yönetim danışmanlığı
özellikle ülkemizde ne işe yaradığı anlaşılmayan, kulaktan dolma bilgiler ile hakkında atılıp tutulan tanımlanması zor sektör. kısaca bir organizasyonun kurumsal performansının iyileştirilmesi için organizasyonun stratejisi veya herhangi bir bölümünün işleyişi ile ilgili olarak verilen danışmanlık hizmeti olarak tanımlanabilir.
1886 yılında kurulan arthur d. little dünyanın ilk danışmanlık şirketidir.
günümüzde en meşhur danışmanlık şirketleri ise yaygın gruplamaları ile şöyledir:
mbb: mckinsey & company, boston consulting group, ve bain & company
big 4: deloitte, ernst & young veya ey, pricewaterhousecoopers veya pwc, ve kpmg
ülkemizde de ofisi bulunan diğer belli başlı şirketler (belirli bir sıra olmadan): accenture, oliver wyman, kearney, simon-kucher & partners ve arthur d. little
aslında yukarıda bahsedilen big 4 şirketlerinin asıl uzmanlık alanı denetimdir, yönetim danışmanlığı ikincil çalışma alanıdır, ama çok büyük şirketler oldukları için yönetim danışmanlığı pazarının da çok önemli bir kısmını oluştururlar.
sonuç olarak, sektör konusunda sorusu olan arkadaşlar gelen kutuma portakal atabilirler.
edit: gördüm ki verdiğim bakınızların hepsi boş. yavaş yavaş dolduracağım, takipte kalın
1886 yılında kurulan arthur d. little dünyanın ilk danışmanlık şirketidir.
günümüzde en meşhur danışmanlık şirketleri ise yaygın gruplamaları ile şöyledir:
mbb: mckinsey & company, boston consulting group, ve bain & company
big 4: deloitte, ernst & young veya ey, pricewaterhousecoopers veya pwc, ve kpmg
ülkemizde de ofisi bulunan diğer belli başlı şirketler (belirli bir sıra olmadan): accenture, oliver wyman, kearney, simon-kucher & partners ve arthur d. little
aslında yukarıda bahsedilen big 4 şirketlerinin asıl uzmanlık alanı denetimdir, yönetim danışmanlığı ikincil çalışma alanıdır, ama çok büyük şirketler oldukları için yönetim danışmanlığı pazarının da çok önemli bir kısmını oluştururlar.
sonuç olarak, sektör konusunda sorusu olan arkadaşlar gelen kutuma portakal atabilirler.
edit: gördüm ki verdiğim bakınızların hepsi boş. yavaş yavaş dolduracağım, takipte kalın
devamını gör...
islamiyet
şânı yüce allah'ın elçisi hz. muhammed'e (allah'ın salâtı ve selâmı o'nun ve âilesinin üzerine olsun) vahyettiği kur'ân-ı kerîm'de ve peygamberin örnekliğinde esasları hiçbir karışıklığa mahal vermeyecek şekilde açıkça belirtilmiş olan, allah tarafından kemâle erdirilmiş son dindir. bu dini ve kur'ân'ı alaya alan inançsızların ibretli hâlleri, inananlara bir hikmet ve hayret dersi olması için kehf sûresi'nin aşağıda meâlleri verilen âyetlerinde etraflıca açıklanmıştır:
''hakikaten biz bu kur’an’da insanlar için her türlü misali vermişizdir. fakat insan tartışmaya çok düşkün olan bir varlıktır.'' (kehf sûresi 54.)
''kendilerine hidayet geldiğinde insanları iman etmekten ve rablerinden mağfiret talep etmekten alıkoyan şey sadece, öncekilerin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesini, yahut âhiret azabının göz göre göre kendilerine gelmesini beklemeleridir.'' (kehf sûresi 55.)
''biz resulleri, sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. kâfir olanlar ise, bâtıla dayanarak hakkı ortadan kaldırmak için mücadele verirler. onlar, âyetlerimi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya almışlardır.'' (kehf sûresi 56.)
''kendisine rabbinin âyetleri hatırlatılıp da ona sırt çevirenden ve kendi elleriyle yaptığını unutandan daha zalim kim vardır? biz onların kalplerine, bu uyarıyı algılamalarına engel olan bir örtü koyduk, kulaklarına da sağırlık verdik. sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayete eremeyecekler.'' (kehf sûresi 57.)
''o inkârcılar, beni bırakıp kullarımı yardımcı edineceklerini mi sandılar? biz cehennemi inkârcılar için bir konak olarak hazırladık!'' (kehf sûresi 102.)
''de ki: "size, iş ve davranışları bakımından en çok ziyana uğrayanları bildirelim mi?'' (kehf sûresi 103.)
''onlar, iyi yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir." (kehf sûresi 104.)
''işte onlar, rablerinin âyetlerini ve o’na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa gitmiş olanlardır; bu sebeple biz kıyamet gününde onların (dünyadaki) amellerine değer vermeyiz.'' (kehf sûresi 105.)
''inkâr etmeleri, âyetlerimi ve resullerimi alaya almaları sebebiyle işte onların cezası cehennemdir.'' (kehf sûresi 106.)
''hakikaten biz bu kur’an’da insanlar için her türlü misali vermişizdir. fakat insan tartışmaya çok düşkün olan bir varlıktır.'' (kehf sûresi 54.)
''kendilerine hidayet geldiğinde insanları iman etmekten ve rablerinden mağfiret talep etmekten alıkoyan şey sadece, öncekilerin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesini, yahut âhiret azabının göz göre göre kendilerine gelmesini beklemeleridir.'' (kehf sûresi 55.)
''biz resulleri, sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. kâfir olanlar ise, bâtıla dayanarak hakkı ortadan kaldırmak için mücadele verirler. onlar, âyetlerimi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya almışlardır.'' (kehf sûresi 56.)
''kendisine rabbinin âyetleri hatırlatılıp da ona sırt çevirenden ve kendi elleriyle yaptığını unutandan daha zalim kim vardır? biz onların kalplerine, bu uyarıyı algılamalarına engel olan bir örtü koyduk, kulaklarına da sağırlık verdik. sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayete eremeyecekler.'' (kehf sûresi 57.)
''o inkârcılar, beni bırakıp kullarımı yardımcı edineceklerini mi sandılar? biz cehennemi inkârcılar için bir konak olarak hazırladık!'' (kehf sûresi 102.)
''de ki: "size, iş ve davranışları bakımından en çok ziyana uğrayanları bildirelim mi?'' (kehf sûresi 103.)
''onlar, iyi yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir." (kehf sûresi 104.)
''işte onlar, rablerinin âyetlerini ve o’na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa gitmiş olanlardır; bu sebeple biz kıyamet gününde onların (dünyadaki) amellerine değer vermeyiz.'' (kehf sûresi 105.)
''inkâr etmeleri, âyetlerimi ve resullerimi alaya almaları sebebiyle işte onların cezası cehennemdir.'' (kehf sûresi 106.)
devamını gör...
kimliksiz hikayeler
garip bir hava var. sisli. sis biraz bana bilinmezliği hatırlatıyor. duygularıma güvenim azaldığında ise rahatsız hissediyorum.
içimde de garip bir his var. gecikeceğimi bile bile o sokağa değil, diğerine saptım. gerçi köpekler de etkendi burada. otobüs geldi saatinde. ben geç kalmıştım ama onun hızlı gitmesini istedim gecikmemek için. oysaki hatalı olan ve düzeltmesi gereken otobüs değildi. ben hayattan bana güzellik yapmasını bekledim. yapmadı. yapmadığı için de küsmedim, kırılmadım. sadece kabul ettim. iskeleye yaklaştığımda vapuru gördüm. hala hareket etmemişti. koşup yakalayabilirdim, koşmadım. arkasından diğer vapur geçiyordu, benim binmem gereken vapur beklemek zorunda diye düşündüm. beklemedi. kaptan cesur çıktı. vapur benim binmeme tam 20 saniyelik yol kalmışken ya da zaman kalmışken hareket etti. vapur hareket etti. ben izlemedim. geri döndüm.
dalgasız, rüzgarsız, puslu bir havada geç kalacağım diğer vapurda metal kokusu eşliğinde merdivenleri çıktım. geç kalıyordum. geç kaldığım şey sadece bir işte bulunmaktı. varlığımın yeteceği bir göreve geç kalıyordum. orada bulunmadığım için görev gerçekleşmiyordu.
yolcu salonuna geçtim. etrafa baktım. bir sürü boş koltuk vardı. içine serpiştirilmiş birkaç insan. içim gibi. derimin altında olması gereken hisler yok. ya dondular ya da yok oldular. belki de endişe hepsini yedi, emin değilim. duygular, duyguları yiyebilir ya da yenebilir mi? yoksa onlar da benim vapurla olan anım gibi sadece izlediler ve kaçırdılar mı beni?
etraf kalbalıklaştı. sesler de... bir adam geldi. yüksek sesle konuşmaya başladı. zihnimin pusları dağıldı. hikaye olmayan hikaye de bitti.
içimde de garip bir his var. gecikeceğimi bile bile o sokağa değil, diğerine saptım. gerçi köpekler de etkendi burada. otobüs geldi saatinde. ben geç kalmıştım ama onun hızlı gitmesini istedim gecikmemek için. oysaki hatalı olan ve düzeltmesi gereken otobüs değildi. ben hayattan bana güzellik yapmasını bekledim. yapmadı. yapmadığı için de küsmedim, kırılmadım. sadece kabul ettim. iskeleye yaklaştığımda vapuru gördüm. hala hareket etmemişti. koşup yakalayabilirdim, koşmadım. arkasından diğer vapur geçiyordu, benim binmem gereken vapur beklemek zorunda diye düşündüm. beklemedi. kaptan cesur çıktı. vapur benim binmeme tam 20 saniyelik yol kalmışken ya da zaman kalmışken hareket etti. vapur hareket etti. ben izlemedim. geri döndüm.
dalgasız, rüzgarsız, puslu bir havada geç kalacağım diğer vapurda metal kokusu eşliğinde merdivenleri çıktım. geç kalıyordum. geç kaldığım şey sadece bir işte bulunmaktı. varlığımın yeteceği bir göreve geç kalıyordum. orada bulunmadığım için görev gerçekleşmiyordu.
yolcu salonuna geçtim. etrafa baktım. bir sürü boş koltuk vardı. içine serpiştirilmiş birkaç insan. içim gibi. derimin altında olması gereken hisler yok. ya dondular ya da yok oldular. belki de endişe hepsini yedi, emin değilim. duygular, duyguları yiyebilir ya da yenebilir mi? yoksa onlar da benim vapurla olan anım gibi sadece izlediler ve kaçırdılar mı beni?
etraf kalbalıklaştı. sesler de... bir adam geldi. yüksek sesle konuşmaya başladı. zihnimin pusları dağıldı. hikaye olmayan hikaye de bitti.
devamını gör...
z kuşağı bir kanser türüdür
her nesilde olduğu gibi z kuşağında da iyi ve kötü kitleler var. bunu inkar edemeyiz ama bunu sadece z kuşağına indirgemek de doğru olmaz dostlar. her kuşağın, her dönemin kendine göre zorlukları, iyi yönleri, kötü yönleri vardi. bütün suçu z kuşağına yüklemeyelim zira daha önümüzde yeni kuşaklar da var.*
devamını gör...
suç olmadığı halde yaparken öyle hissettiren durumlar
garson masayı toplarken öylece durmak. bıraksalar mutfağa kadar götürürüm
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın, kafadar kardeşler, günaydın yalnız ülkenin , çilekeş halkı, günaydın ulan marabalar ...
devamını gör...
haydar dümen
kendine gelen ahrazlık kokan sorulara verdiği bilgece ve komik cevaplarla ünlü olmuş seksolog.örneklerden bir tanesi buyrun;
3-pul biberle büyür mü?
18 yaşındayım. cinsel organım 10 santim. pul biberin çok işe yaradığını biliyorum. her gün pul biber sürsem penisim büyür mü?
cevap
değerli okurum, aman oğlum, büyüteceğim derken kavurur, küçültürsün. ne olur ne olmaz, ateşle oynamaya gelmez. pul biberin içeriden bazı kimyasal yararları olur. kana bazı olumlu katkıları da bulunur. ama dışarı atılırken de öcünü alır. senin için tersi olmasın. öcünü ufaklıktan almasın. ortalığı kasıp kavurmasın. seninki olduğu yerde kalsın. çünkü o işini görecek. ne yaptığını iyi bilecek. senden daima bir adım ileri gidecek. sen kendine değil, ona inan.
3-pul biberle büyür mü?
18 yaşındayım. cinsel organım 10 santim. pul biberin çok işe yaradığını biliyorum. her gün pul biber sürsem penisim büyür mü?
cevap
değerli okurum, aman oğlum, büyüteceğim derken kavurur, küçültürsün. ne olur ne olmaz, ateşle oynamaya gelmez. pul biberin içeriden bazı kimyasal yararları olur. kana bazı olumlu katkıları da bulunur. ama dışarı atılırken de öcünü alır. senin için tersi olmasın. öcünü ufaklıktan almasın. ortalığı kasıp kavurmasın. seninki olduğu yerde kalsın. çünkü o işini görecek. ne yaptığını iyi bilecek. senden daima bir adım ileri gidecek. sen kendine değil, ona inan.
devamını gör...
insanı en çok kıran şey
üzmez sandığı insanlar tarafından üzülünce.
devamını gör...
yağmura en çok yakışan şey
çay..
devamını gör...
geceye ilginç bir bilgi bırak
ağaçkakanların kafalarında amartisör benzeri bir sistem varmış. ağaçlara yaptıkları seri darbelere karşı beyinlerinin sarsılmasını önlüyormuş.
devamını gör...
uykusuzkahve'nin en iyi mod olması
aslen hazallcı olup yükseleni de uykusuzkahve olan bir mod olarak kısmen katıldığım kıyas.
devamını gör...
orhan veli dizeleri
baka kalırım giden geminin ardından;
atamam kendimi denize, dünya güzel;
serde erkeklik var, ağlayamam.
atamam kendimi denize, dünya güzel;
serde erkeklik var, ağlayamam.
devamını gör...
türkiye'de unutulamayan olaylar
bu ülkenin unutamadığı şey yok.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının gittiği en iyi konser
grup 84 konseri. çoğu şarkısını ezbere bildiğim için söylemekten sesim kısılmıştı.
devamını gör...
beni öp sonra doğur beni
sevgilisine "bana önce sevgili ol, beni öpüp kokla sonra da annem ol sarıp sarmala" demek isteyen şairin, cemal süreya'nın dizeleridir.
devamını gör...
kürtleri sevmemek
bu kürtler size ne etti de sevmiyosunuz anlamıyorum. orda duran adamlara hizmet götürmemişsin, her türlü işkenceyi reva görmüşsün. sen hizmet götürmediğin için adamlar eğitim alamamış. eğitim alamayan insan ne yapar? şiddete başvurur, silaha başvurur. bu denklemde yanlış olan bir şey varsa o da osmanlıdan kalma iğrenç ırk siyaseti ve ırk merkezli yönetme biçimidir.
bizim toplumda şöyle bir huy var; biri sessiz sakin mi duruyo hemen gidip bulaşırlar, illa rahatsız ederler asla kendi haline bırakmazlar. bu da aynı öyle. bir de benim tüm kürt tanıdıklarım çok zekiydi. bu benim bulunduğum çevreyle alakalı olsa da belki de birilerinin korku kaynağı bu insanların zekası da olabilir.
bakın ben siirt'te askerliğini komando olarak yapmış, sıcak çatışmaya girmiş, dağda terörist vurmuş ve hatta kendisi de yaralanmış bir babanın kızıyım. gelmişsiniz özelden bana pkk falan diye sallıyosunuz. komik oluyor.
bizim toplumda şöyle bir huy var; biri sessiz sakin mi duruyo hemen gidip bulaşırlar, illa rahatsız ederler asla kendi haline bırakmazlar. bu da aynı öyle. bir de benim tüm kürt tanıdıklarım çok zekiydi. bu benim bulunduğum çevreyle alakalı olsa da belki de birilerinin korku kaynağı bu insanların zekası da olabilir.
bakın ben siirt'te askerliğini komando olarak yapmış, sıcak çatışmaya girmiş, dağda terörist vurmuş ve hatta kendisi de yaralanmış bir babanın kızıyım. gelmişsiniz özelden bana pkk falan diye sallıyosunuz. komik oluyor.
devamını gör...
normal sözlük
portakal sözlük olaydı bari dediğim ve alışamadığım, güzide sözlüğümüzüm yeni ismi.
olsun ama. biz sözlüğün ismini değil cismini sevdik. adı kafa değil artık belki ama tanıdığım en kafa insanlar hâlâ burada. kalemimiz keskin, sözlüğümüz daim olsun yoldaşlar.
olsun ama. biz sözlüğün ismini değil cismini sevdik. adı kafa değil artık belki ama tanıdığım en kafa insanlar hâlâ burada. kalemimiz keskin, sözlüğümüz daim olsun yoldaşlar.
devamını gör...
1 kelimelik hikayeler
özledim.
devamını gör...
yazarların dikkatini çeken insanlar
insan kalabilenler.
devamını gör...
