çaylak olduğu halde tanım girmek
bir bitmediniz alüminyum. yahu adam 3 gün önce kayıt olsa zaten yazardı, hem de 1. nesil. neyin cakası neyin tebriği bu sanırsın sözlüğü bu kurdu.
devamını gör...
geceye bir alıntı bırak
"çiçekler; yağmur gören, hüzünlü insanların bahçelerinde açarmış..."
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
destuuurrr! sultan yoldaş benjamin han hazretleri.
sözlüğün kurucusu olması ve gizemli kimliğini hala korumasından mütevellit yerlere göklere sığdırılamayan, sözlükte yoldaş aşağı yoldaş yukarı tanım koşturtan, seveni olduğu kadar sevmeyeni de olan, estirdiği yoldaş rüzgarlarıyla adını mıh gibi aklımıza kazıyan fazlasıyla abartıldığını *düşündüğüm adminimiss. kendisi aynı zamanda sözlükte bonkörlüğüyle de bilinir. (bkz: yoldaş benjamin franklin'in beni takip etmeye başlaması) (bkz: yoldaş sizi takip etmeye başladı) (bkz: yazılan entry'nin yoldaş benjamin franklin tarafından beğenilmesi)
fakat bizim karnımız böyle şovlara toktur, oyuna gelmeyiz. (bkz: yer mi lan anadolu çocuğu) kendisi kırlarda bahçelerde kalitesiz kamyoncu zevklerini tadabilsin, bir de gelip bunun nispetini yapabilsin* diye burada saçlarını süpürge eden cefakar moderatörlerine olan tavrı da ektedir. (bkz: kafa sözlük yazarlık rütbeleri) (bkz: huysuz)
bu yorgun savaşçımız kafayı sözlük ile kırmış. varsa yoksa kafa sözlük. yahu git birkaç gün dinlen, şuraya uğrama deyip kapıdan kovuyoruz, adam bacadan giriyor. kafa sözlük’ün kurucusu olmayı aşıp direkt kafa sözlük’ün kendisi oldu. buna rağmen nasıl olup da hala delirmediğine şaşıyorum. belki de “ben size normal kafayla katlanamam” deyip en başta akıl sağlığını bir kenara bırakıp gelmiştir. ama hangimiz normaliz ki, hemen taşlamayalım. ya da ilk taşı en normaliniz atsın. ha ben mi? ben öyle arada keyfi atıyorum, çok şey etmeyin.
peki yoldaş bizi de görecek mi? bu arada havalar nasıl oralarda? bizim entry’mizi de beğenecek mi? (bkz: ellere var da bize yoh mi) buralar çok sıcak ya, sözlükte cam kapı ne varsa açtım cereyan etsin diye. bir sözlük uğruna ya rab, ne yoldaşlar* yüceltiliyor! neyse öptüm canım ben kapatıyorum, çok yazmasın.*
(bkz: kıymetlimiss)
sözlüğün kurucusu olması ve gizemli kimliğini hala korumasından mütevellit yerlere göklere sığdırılamayan, sözlükte yoldaş aşağı yoldaş yukarı tanım koşturtan, seveni olduğu kadar sevmeyeni de olan, estirdiği yoldaş rüzgarlarıyla adını mıh gibi aklımıza kazıyan fazlasıyla abartıldığını *düşündüğüm adminimiss. kendisi aynı zamanda sözlükte bonkörlüğüyle de bilinir. (bkz: yoldaş benjamin franklin'in beni takip etmeye başlaması) (bkz: yoldaş sizi takip etmeye başladı) (bkz: yazılan entry'nin yoldaş benjamin franklin tarafından beğenilmesi)
fakat bizim karnımız böyle şovlara toktur, oyuna gelmeyiz. (bkz: yer mi lan anadolu çocuğu) kendisi kırlarda bahçelerde kalitesiz kamyoncu zevklerini tadabilsin, bir de gelip bunun nispetini yapabilsin* diye burada saçlarını süpürge eden cefakar moderatörlerine olan tavrı da ektedir. (bkz: kafa sözlük yazarlık rütbeleri) (bkz: huysuz)
bu yorgun savaşçımız kafayı sözlük ile kırmış. varsa yoksa kafa sözlük. yahu git birkaç gün dinlen, şuraya uğrama deyip kapıdan kovuyoruz, adam bacadan giriyor. kafa sözlük’ün kurucusu olmayı aşıp direkt kafa sözlük’ün kendisi oldu. buna rağmen nasıl olup da hala delirmediğine şaşıyorum. belki de “ben size normal kafayla katlanamam” deyip en başta akıl sağlığını bir kenara bırakıp gelmiştir. ama hangimiz normaliz ki, hemen taşlamayalım. ya da ilk taşı en normaliniz atsın. ha ben mi? ben öyle arada keyfi atıyorum, çok şey etmeyin.
peki yoldaş bizi de görecek mi? bu arada havalar nasıl oralarda? bizim entry’mizi de beğenecek mi? (bkz: ellere var da bize yoh mi) buralar çok sıcak ya, sözlükte cam kapı ne varsa açtım cereyan etsin diye. bir sözlük uğruna ya rab, ne yoldaşlar* yüceltiliyor! neyse öptüm canım ben kapatıyorum, çok yazmasın.*
(bkz: kıymetlimiss)
devamını gör...
kan bağışı
18 yaşını geçmiş ve akli ehliyeti olan, kan vermeye engel olacak bir hastalığı bulunmayan her vatandaşımızın yapması gereken eylemdir. fakat son zamanlarda duyulan kan satışı haberleri ve kızılay içindeki yolsuzluklar insanları bu eylemi yapmaktan uzaklaştırmış, korkutmuştur.
devamını gör...
23 nisan 2021 normal sözlük'e komünizmin gelmesi
(bkz: tüm yazarların profilinde kurucu yazması)
güzel ve yalnız ülkemizde iyi şeylerin de olabildiğinin işareti olan rejim değişikliği. yaşasın halklarin kardeşliği, yaşasın insanlık!
güzel ve yalnız ülkemizde iyi şeylerin de olabildiğinin işareti olan rejim değişikliği. yaşasın halklarin kardeşliği, yaşasın insanlık!
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
bütün ümidim gençliktir.
devamını gör...
coğrafya kader midir sorunsalı
tek kader olsa.. coğrafya kederdir
devamını gör...
alfred adler
yahudi kökenli avusturyalı psikiyatrist.
“bir şeyi kaybedeceğinizi anladığınız an o şeyi daha çok seversiniz.”
alfred adler
“bir şeyi kaybedeceğinizi anladığınız an o şeyi daha çok seversiniz.”
alfred adler
devamını gör...
eksik öğrenme
ingilizce underfitting olarak geçer. makine öğrenmesi sırasında elde edilen modelin train için kullandığımız veriyi tam tanıyamaması durumudur. test verisinde vetahmin için verilen verilerde büyük hatalar ile tahminler yapmaktadır. bunun birinci sebebi yetersiz miktardaki bağımsız değişken olabilir. genelde bu sonuca ulaşılan modeller basit model olarak adlandırılabilir çünkü model, girdiler ile çıktılar arasındaki temel ilişkiyi öğrenemez.
devamını gör...
yazarların hayalleri
dumduz yasamak... kimseden zarar gormeden; arka planda kendi halinde, kavgadan gurultuden, sacma sapan hirs ve ego kavgalarindan uzak, manipule edilmeden yasamak... zarar verilmesin, kimsenin iyiligini de istemiyorum. hayalim de hedefim de tamamiyla bu hayat tarzini yakalamak. hepsi bu. tekrar edeyim, dumduz yasamak. kenarda, kuytuda, kösede...
devamını gör...
seksli başlıklarda oy vermemek
beğenirsem oylarım, eğer o kişi mesaj kutuma gelip saçmalarsa da basarım engeli hiç acımam. misal durumumuz yoktu sevisemedik nikli yazarı oylardım arada lakin hiç terbiyesizlik yapmadı. böyle insanları oylarım kardeşim kimse kusura bakmasın.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
zaman, öldürmeye gelmeyen acımasız biri.
kendi kendime bir karar verip, kısa vadeli bir zorluğu göğüslemeyi göze aldıktan sonra ilk tümsekte tökezleyince kolum bacağım ayrılıp kopmuş gibi davrandım bu sabah.
o biri de çıkıp
-tüm bunları düşündün, yaşayacağın zorluğu öngördüğünde tam da bu cümlelerle anlattın kendine tane tane. ve aynaya bakıp "şikayet etmeyeceğim" demedin mi?
hayırdır, şimdi hiç beklenmedik şeyler oluyor gibi şaşkın, tutunacak dal arıyorsun kendine? n'oldu? ölmedin, farkındasın dimi? düştün ve zaman öldürüyorsun sadece.
beni beni bihterini!
gülme, cezalısın! espriyi sana değil kendime yaptım. sen zaman öldürürken o her şeyle dalga geçer, sen gülemezsin. kendine kimin zamanı bu ölen diye sormak yerine sadece acıyorsun.
sen düşkün değilsin!
yayılmak rahat geldiyse kalk yerine yat cicim öl bi' zahmet!
yok rahatsızsan, canın çıkmamış acıyorsa düştüğün için değil o, hatırla ve kaldır kıçını artık!
yaşa!
yakın geçmişte düşkün gündemlerini elinin tersiyle iteleyebildiğini gördüğünde hissettin o ilk ateşlenmeyi unutma. şimdi o ateşi harlamak yerine aval aval dansını izliyorsun.
harlasana ateşi! ne duruyorsun? ver yansın! ufak tefek alevleri izlemek tatlı geliyorsa burda böyle yattığın yerde başka hiçbir şey yapmadan sadece sıcaktan şikayet edip ter atmaya devam edeceksin. ama her şeyi yakmak istiyorsan önce yeterince büyük bir yangın çıkarmalısın. hem kendini yakmaktan korkup hem de ateşin başından ayrılmayarak sadece ter atar başka hiçbir şey yapamazsın.
kalk, yak ve git bir tepeden izle alevleri.
kaldır kıçını!- dedi.
kendi kendime bir karar verip, kısa vadeli bir zorluğu göğüslemeyi göze aldıktan sonra ilk tümsekte tökezleyince kolum bacağım ayrılıp kopmuş gibi davrandım bu sabah.
o biri de çıkıp
-tüm bunları düşündün, yaşayacağın zorluğu öngördüğünde tam da bu cümlelerle anlattın kendine tane tane. ve aynaya bakıp "şikayet etmeyeceğim" demedin mi?
hayırdır, şimdi hiç beklenmedik şeyler oluyor gibi şaşkın, tutunacak dal arıyorsun kendine? n'oldu? ölmedin, farkındasın dimi? düştün ve zaman öldürüyorsun sadece.
beni beni bihterini!
gülme, cezalısın! espriyi sana değil kendime yaptım. sen zaman öldürürken o her şeyle dalga geçer, sen gülemezsin. kendine kimin zamanı bu ölen diye sormak yerine sadece acıyorsun.
sen düşkün değilsin!
yayılmak rahat geldiyse kalk yerine yat cicim öl bi' zahmet!
yok rahatsızsan, canın çıkmamış acıyorsa düştüğün için değil o, hatırla ve kaldır kıçını artık!
yaşa!
yakın geçmişte düşkün gündemlerini elinin tersiyle iteleyebildiğini gördüğünde hissettin o ilk ateşlenmeyi unutma. şimdi o ateşi harlamak yerine aval aval dansını izliyorsun.
harlasana ateşi! ne duruyorsun? ver yansın! ufak tefek alevleri izlemek tatlı geliyorsa burda böyle yattığın yerde başka hiçbir şey yapmadan sadece sıcaktan şikayet edip ter atmaya devam edeceksin. ama her şeyi yakmak istiyorsan önce yeterince büyük bir yangın çıkarmalısın. hem kendini yakmaktan korkup hem de ateşin başından ayrılmayarak sadece ter atar başka hiçbir şey yapamazsın.
kalk, yak ve git bir tepeden izle alevleri.
kaldır kıçını!- dedi.
devamını gör...
kendi kendine konuşmak
eğer cevap geliyorsa sıkıntı dedirten durum.
onun dışında kendi kendine konuşmayan insanlar azınlıktadır bence.
edit: yıllar sonra gelen edit, gerçekten de iç sesi olmayan insanlar varmış ve bu insanlar azınlıktaymış. geçmiş olsun.
onun dışında kendi kendine konuşmayan insanlar azınlıktadır bence.
edit: yıllar sonra gelen edit, gerçekten de iç sesi olmayan insanlar varmış ve bu insanlar azınlıktaymış. geçmiş olsun.
devamını gör...
tanımlarda ayrı mesaj kutusunda ayrı bir insan olmak
benim. içimdeki abazalığı, libido yüksekliğini, şehveti, tutkuyu tanımlarıma yansıtmıyorum. özelden tam bir fingirdek oluyorum. yazarlık budur esasında.
siz cemal süreya normal hayatında yazar gibi mi takılıyor zannediyorsunuz. rahmetli pek abazaydı.
siz cemal süreya normal hayatında yazar gibi mi takılıyor zannediyorsunuz. rahmetli pek abazaydı.
devamını gör...
dönüşüm
dönüşüm, kafka'nın 1912'de yazdığı kısa roman. gregor samsa bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş olarak bulur. ilk başta bu durumu saçma olarak görür, "biraz daha uyusam ve bütün bu saçmalıkları unutsam" diye geçirir içinden. bu aslında bir yerde hayatın kurulu düzenine uymamayı (işe gitmemeyi) insanlıktan çıkmak olarak görmektir. o kadar alışmıştır ki kendisinden beklenenlere, vücudunun böceğine dönüştüğünü gördüğü halde günlük yaşamına dönmeyi düşünür, saate bakar, biraz daha uyuyup kalkayım der, hala treni yakalama umudundan bahseder. aklını kaçıracak kadar korkması gereken bir durum karşısında (ben olsam herhalde deli gibi bağırırdım) sakinliğini korur. aslında ailesi de biraz öyle davranır, hatta tam da gregor'dan beklenecek bir durum olduğunu düşünürler. tıpkı, çocuklarının azıcık ders çalışmadığını, azıcık kurallara uymadığını görünce "sen adam olmazsın" diye bağıran ebeveynler gibi. bana göre gregor, camus'un meursault'unun tam tersidir, sosyal statüsünü, görev ve sorumluluklarını önemser. bu yüzden durumu kabullenmekte zorlanır. ama güneş balçıkla sıvanmaz, çaresizce çırpınan ince ayaklarını görünce gözlerini kapatır ve sağına dönmeye çalışır. duyduğu inanılmaz acı sonucu çabalamayı keser. bu bir nevi kabullenmektir artık.
roman o kadar ince ayrıntılarla dolu ki, 700 sayfada anlatılacakları 70 sayfada anlatır. ama benim için şu cümlenin anlamı hepsinden ötedir: "insan dediğin uykusunu almalı."
roman o kadar ince ayrıntılarla dolu ki, 700 sayfada anlatılacakları 70 sayfada anlatır. ama benim için şu cümlenin anlamı hepsinden ötedir: "insan dediğin uykusunu almalı."
devamını gör...
kadın kuaförü
her kadın bilir ki, 1000 kere iyi yapsa da saçını, bir kere kötü yaptı mı ilişkini bitireceğin meslek grubu.
biraz insaflı davranıp, sonuncusuna 4 kere şans verdim ama yok. sürekli gidince, bir süre sonra kafasına göre takılmaya ve nazım geçiyor ne de olsa diyerek iyice salmaya başlıyorlar.
biraz insaflı davranıp, sonuncusuna 4 kere şans verdim ama yok. sürekli gidince, bir süre sonra kafasına göre takılmaya ve nazım geçiyor ne de olsa diyerek iyice salmaya başlıyorlar.
devamını gör...
karşı cinste aranan özellikler
kendini sevmesi ve kendine güvenmesi önemli. yalnızken de kendiyle mutlu olmalı. birine ihtiyaç duyduğu için değil sevdiği için seninle olmalı.
devamını gör...
dinlediğin şarkının can alıcı sözü
güneşte demlerim senin çayını
yüreğimden süzer öyle veririm.*
yüreğimden süzer öyle veririm.*
devamını gör...


