jüstinyen vebası
541 yılında konstantinopol'de imparator jüstinyen tahtta otururken avrupa'da başlayan bir salgın önce mısır'a oradan filistin'e, suriyeye ve oradan da anadolu'ya ulaştı. jüstinyen konstantinapol'a tüm giriş çıkışları kapattıysa da salgın hastalık askeri birliklerin şehre getirdiği malzemeler arasında yer alan fareler yoluyla girdi.
farelerin tüyleri arasına gizlenen ve bir milimetreden küçük 'xenopsylla' isimli uçucu bir böcek, midesinde 'pasteurella pestie' denen ölümcül veba bakterisi taşıyordu. bu böcekler uçarak çevrede bulunan diğer farelerin tüyleri arasına yerleşip hızla üredi.
insan vücudunun herhangi bir noktasına konup ısırarak veba mikrobunu aktaran böcekler hastalığı bulaştırdıkları kişilerin birkaç gün içerisinde ölmesine neden oldu.
bir hafta içinde veba şehirde hızla yayıldı ve ölümler başladı. sarayın çevresi askeri birliklerce karantinaya alındı. başlangıçta günde birkaç yüz olan ölü sayısı, kısa süre sonra binlere ulaştı. mezar yerleri dolunca, ölüler denize atılmaya başlandı.
hastalık normal seyrini sürdürdü ve zamanla kendiliğinden yok oldu ancak o zamana kadar dönemin en kalabalık şehirlerinden olan konstantinopol nüfusunun yüzde 40'ını kaybetti. salgın iş gücü ve asker sayısını kaybeden bizans'ın zayıflamasına ve saldırılara açık hale gelmesine neden oldu ki bu durum avrupa tarihini kökten değiştiren gelişmelerin yaşanmasına vesile oldu.
buradan
devamını gör...
kedilere selam vermek
selam vermek sayılır mı bilmiyorum ama gördüğüm kedilere çoğunlukla 'pist, naber len' derim.
tanım: kedilere selam vermek eylemini paylaştığımız başlık.
tanım: kedilere selam vermek eylemini paylaştığımız başlık.
devamını gör...
kaybettiğimiz yakınlarımızı chat robotu olarak diriltme projesi
olmaması gereken şeydir. ölen birinin sevdiklerinde bıraktığı boşluğu kapatmak için çok uğraşıyor insanlar. bu sadece o boşluğu genişletmeye yarar bence. en azından benim için.
devamını gör...
kılıç kalkanla diriliş seyreden yurdum insanı
muasır medeniyetler seviyesine neden çıkamayacağımızı şimdi daha iyi anlıyorum.
devamını gör...
21 ocak 2021 85 yaş üstü vatandaşların aşılanmaya başlanması
--- alıntı ---
sağlık bakanı fahrettin koca, bilim kurulu toplantısının ardından yazılı açıklama yaptı. koca açıklamasında, 85 yaş üzeri vatandaşların yarından itibaren aşılanmaya başlayacağını duyurdu.
sağlık bakanı fahrettin koca, bugün düzenlenen bilim kurulu toplantısının ardından yazılı açıklama yaptı. koca açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"bugün gerçekleştirdiğimiz bilim kurulu toplantımızda aşı programındaki gelişmeleri ele aldık. şu ana kadar yapılan aşı programı kapsamında 1 milyondan fazla vatandaşımız aşılanmış bulunmaktadır. aşı programının 1. aşaması bildiğiniz gibi sağlık çalışanlarımızla başladı ve 980 binden fazla sağlık çalışanı aşı oldu. salı günü itibariyle de huzurevlerinde ve bakım evlerinde kalan vatandaşlarımızla bu vatandaşlarımızın bakımında görev alan personelin aşılanmasına başlandı.
ayrıca 90 yaş üzerindeki vatandaşlarımızın da aşılanmasına dün itibariyle başlandı. 90 yaşından büyük vatandaşlarımız için sağlık ekipleri evlerine giderek aşı uygulamasını yaptılar. aşılama kapasitesinin her geçen gün artacağını bilmenizi isterim.
bilim kurulumuzun yaptığı değerlendirme ile yarından itibaren 85 yaş üzerindeki vatandaşlarımızın da aşılanmasına başlanacaktır. 85 yaş üzerindeki vatandaşlarımız da evlerinde aşı olacaklar. evlere aşı için giden ekibimizde hekim ve uzman sağlık personeli tam teçhizatlı olarak hazır bulunmaktadır. aşı uygulama süresini artırsa da bu gruptaki vatandaşlarımız için en uygun şartlarda aşı yapılmasından yanayız.
tüm dünyada aşı programlarını yürüten ve başlatmaya çalışan ülkeler doğru tedarik planlaması yapmaya çalışmaktadır. biz de vatandaşlarımız için bir tedarik ve aşı programı planlamasını erkenden yaptık.
aşı programımızdaki hedef gruplara göre aşı uygulaması ile uyumlu olarak tedarik planlaması yapıldı ve bu programa uygun olarak uygun dozlarda aşı tedarik edilmektedir. her bir aşamada aşı programına ara vermeden sürekli aşılama yapılabilecek bir plan çerçevesinde aşı lojistiği devam edecektir. mümkün olan en kısa sürede en çok vatandaşımızın aşıya ulaşmasını temin edebilmek için tüm şartları zorluyoruz.
yaşadığımız devirde bilgiye ulaşmanın kolaylığı yanında gerçek dışı bilgilerin yayılımı da çok yüksek hızda gerçekleşmektedir. yanlış ve yönlendirici bilgilere itibar etmemenizi, resmi açıklamalarımızı takip etmenizi rica ederim."
--- alıntı ---onedio haberi kaynak buradan
sağlık bakanı fahrettin koca, bilim kurulu toplantısının ardından yazılı açıklama yaptı. koca açıklamasında, 85 yaş üzeri vatandaşların yarından itibaren aşılanmaya başlayacağını duyurdu.
sağlık bakanı fahrettin koca, bugün düzenlenen bilim kurulu toplantısının ardından yazılı açıklama yaptı. koca açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"bugün gerçekleştirdiğimiz bilim kurulu toplantımızda aşı programındaki gelişmeleri ele aldık. şu ana kadar yapılan aşı programı kapsamında 1 milyondan fazla vatandaşımız aşılanmış bulunmaktadır. aşı programının 1. aşaması bildiğiniz gibi sağlık çalışanlarımızla başladı ve 980 binden fazla sağlık çalışanı aşı oldu. salı günü itibariyle de huzurevlerinde ve bakım evlerinde kalan vatandaşlarımızla bu vatandaşlarımızın bakımında görev alan personelin aşılanmasına başlandı.
ayrıca 90 yaş üzerindeki vatandaşlarımızın da aşılanmasına dün itibariyle başlandı. 90 yaşından büyük vatandaşlarımız için sağlık ekipleri evlerine giderek aşı uygulamasını yaptılar. aşılama kapasitesinin her geçen gün artacağını bilmenizi isterim.
bilim kurulumuzun yaptığı değerlendirme ile yarından itibaren 85 yaş üzerindeki vatandaşlarımızın da aşılanmasına başlanacaktır. 85 yaş üzerindeki vatandaşlarımız da evlerinde aşı olacaklar. evlere aşı için giden ekibimizde hekim ve uzman sağlık personeli tam teçhizatlı olarak hazır bulunmaktadır. aşı uygulama süresini artırsa da bu gruptaki vatandaşlarımız için en uygun şartlarda aşı yapılmasından yanayız.
tüm dünyada aşı programlarını yürüten ve başlatmaya çalışan ülkeler doğru tedarik planlaması yapmaya çalışmaktadır. biz de vatandaşlarımız için bir tedarik ve aşı programı planlamasını erkenden yaptık.
aşı programımızdaki hedef gruplara göre aşı uygulaması ile uyumlu olarak tedarik planlaması yapıldı ve bu programa uygun olarak uygun dozlarda aşı tedarik edilmektedir. her bir aşamada aşı programına ara vermeden sürekli aşılama yapılabilecek bir plan çerçevesinde aşı lojistiği devam edecektir. mümkün olan en kısa sürede en çok vatandaşımızın aşıya ulaşmasını temin edebilmek için tüm şartları zorluyoruz.
yaşadığımız devirde bilgiye ulaşmanın kolaylığı yanında gerçek dışı bilgilerin yayılımı da çok yüksek hızda gerçekleşmektedir. yanlış ve yönlendirici bilgilere itibar etmemenizi, resmi açıklamalarımızı takip etmenizi rica ederim."
--- alıntı ---onedio haberi kaynak buradan
devamını gör...
kitap alıntıları
bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir ve oraya bir gün geri döneceksin. bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. yalnızca bu bile, yaşamış olmanın zahmetine değer.
simyacı.
simyacı.
devamını gör...
hacı komünist
“ülkemiz, insanlara maddesel zenginlikler sunmak için çok yoksul olsa da; onlara eşitlik duygusu, insanlık onuru sunamayacak kadar yoksul değildir!” diyen adamın gizemli adasına, yani fidel castro’nun ülkesi küba’ya, ‘şans kapıyı kırınca’ filminin çekimleri için giden sevgili ferhan şensoy’un, öyle sanıyorum ki tuttuğu günlüklerden ve kamera arkası anılarından derleyip kaleme aldığı muhteşem bir kitap ‘hacı komünist’ ...
öncelikle şunu söylemeliyim, kitap o kadar güzel ve ferhan şensoy o kadar tatlı anlatıyor ki, gümrüğünden içeri adım atmadan tüm küba’yı gezmiş gibiyim... hatta ve hatta kitap bittiğinde, oturup filmi yeniden izledim. öyle bir hal vardı ki üzerimde, sanki filmi ferhan şensoy ile beraber çekmiş gibiydim.
mesela reklam tabelaları olmayan küba sokaklarını ferhan abi ile beraber turluyor, o meşhur cohiba purolarını faturalı ve de bandrollü bir şekilde el altından nasıl temin edebilirsiniz onu öğreniyor, hem de asuman dabak, rahmetli rasim öztekin, fethi kantarcı, rahmetli zeki alasya ve adını daha hatırlayamadığım bir çok oyuncu ile birlikte filmin içinde buluyorsunuz kendinizi...
ayrıca havasını atmadan da duramayacağım...
trump towers’ta “ferhangi şeyler”i izlemeye gittiğimde, ‘kalemimin sapını gülle donattım’ kitabı ile birlikte ‘hacı komünist’i de kendisine imzalatabilmiş olmam, bu kitabı daha da anlamlı kılıyor benim için..
şiddetle tavsiye ediyorum. okuyunuz, okutunuz efendim...
öncelikle şunu söylemeliyim, kitap o kadar güzel ve ferhan şensoy o kadar tatlı anlatıyor ki, gümrüğünden içeri adım atmadan tüm küba’yı gezmiş gibiyim... hatta ve hatta kitap bittiğinde, oturup filmi yeniden izledim. öyle bir hal vardı ki üzerimde, sanki filmi ferhan şensoy ile beraber çekmiş gibiydim.
mesela reklam tabelaları olmayan küba sokaklarını ferhan abi ile beraber turluyor, o meşhur cohiba purolarını faturalı ve de bandrollü bir şekilde el altından nasıl temin edebilirsiniz onu öğreniyor, hem de asuman dabak, rahmetli rasim öztekin, fethi kantarcı, rahmetli zeki alasya ve adını daha hatırlayamadığım bir çok oyuncu ile birlikte filmin içinde buluyorsunuz kendinizi...
ayrıca havasını atmadan da duramayacağım...
trump towers’ta “ferhangi şeyler”i izlemeye gittiğimde, ‘kalemimin sapını gülle donattım’ kitabı ile birlikte ‘hacı komünist’i de kendisine imzalatabilmiş olmam, bu kitabı daha da anlamlı kılıyor benim için..
şiddetle tavsiye ediyorum. okuyunuz, okutunuz efendim...
devamını gör...
zahter
kurutulmuş zahter ile çok güzel çay demlenir. kışın biraz hasta hissedeyim, azıcık öksüreyim hemen demler anacığım. ne hastalık kalır ne başka bir şey. bir de yanılmıyorsam şu zamanlar tam mevsimidir.
devamını gör...
karaçalı
bir ara tavuk döner dahi satmış rapçidir. türkçe rapin önemli isimlerindendir, saian ile yaptığı battle royal albümü de türkçe rapin efsanelerindendir.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
"sen bu çirkin dünyanın pencere önü çiçeğisin."
devamını gör...
başı kapanan öğrencinin beyni çalışır
gün geçmiyor ki, ülkemde yine bazı yüksek yerlere gelmiş şahıslar, -nasıl oraya bu beyinle geldikleri belirsiz- kadının ne giymesi gerektiği hakkında saçmalamasınlar..
saçlarım açıkken veya kapalıyken, şortla, etekle, pantolonla, dilediğim her kıyafet içinde istediğim her meslek konusunda uzmanlaşırım, beynimin çalışmasını bunlar etkilemez, bunu anaokuluna giden çocuk dahi bilir!!!
ama bunlara aptala anlatır gibi anlatmak gerekir.
bu gibi şahıslar ülkemin değerli akademisyenlerini de zan altında bırakıyorlar.
avrupa'da zamanında reform olduğu ve kiliseye karşı çıkıldığı gibi türkiyede de böyle bir reform gelmesi gerekiyor gerçekten, nasıl geri geri gittik bu kadar anlamıyorum.
inanın içime oturuyor böyle açıklamalar görmek, ruhum daralıyor, öfkeden deliye dönüyorum, benim güzel ülkem bu hale mi gelecekti, seveni bile soğuttunuz.
saçlarım açıkken veya kapalıyken, şortla, etekle, pantolonla, dilediğim her kıyafet içinde istediğim her meslek konusunda uzmanlaşırım, beynimin çalışmasını bunlar etkilemez, bunu anaokuluna giden çocuk dahi bilir!!!
ama bunlara aptala anlatır gibi anlatmak gerekir.
bu gibi şahıslar ülkemin değerli akademisyenlerini de zan altında bırakıyorlar.
avrupa'da zamanında reform olduğu ve kiliseye karşı çıkıldığı gibi türkiyede de böyle bir reform gelmesi gerekiyor gerçekten, nasıl geri geri gittik bu kadar anlamıyorum.
inanın içime oturuyor böyle açıklamalar görmek, ruhum daralıyor, öfkeden deliye dönüyorum, benim güzel ülkem bu hale mi gelecekti, seveni bile soğuttunuz.
devamını gör...
banucabirhayat

neden deli birkaç örnek yazacağım. bir gün teyzemle dondurma yedik. dedi ki hadi gel ağzımıza yüzümüze sürelim anneni sinir edelim. bende hemen atladım. her yerimize sürdük. sen üst kata çık ben geliyorum dedi wcye girdi. ben yukarı çıktım annem beni gördü tam bana bağırmaya başladı ben de güle güle arkama bir baktım teyzem yüzünü gözünü yıkamış. bir de demez mi napmış bu değişik annem beni odama kadar terlikle kovaladı.
yine günlerden bir gün bir abim, ikizim ve teyzemle geziyorduk. ikizim furkanla bir anda koşup koşup kaldırımdaki su birikintisine atladılar. bizi de çağırdılar bizde hopladık zıpladık eğlendik. sonra aklıma annem geldi teyzeme dedim. dedi ki ben ne güne duruyorum arkanızda ben varım rahat olun. eve geldik zili çaldık annem çığlık attı arkamızı bir döndük teyzem yoktu.
teyzem deli dolu komik biridir. başka teyzelere benzemez. onlar gibi davranmaz konuşmaz. bizimle oynar, zıplar arada satar şaka şaka. şakalar yapar hep. seni seviyorum canım teyzem. bunlarda bana hissettirdiklerin. *
devamını gör...
tek cümleyle hayatı tanımla
nickim.
devamını gör...
cüda
'çok sevilen bir şeyden ayrı kalmak' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
ben sizin babanızım
yoldaş benjaminin sözlükte söyleye söyleye dolaştığı şarkıdır.
devamını gör...
türkçenin yazıldığı gibi okunmayan bir dil olması
türkçe, her zaman yazıldığı gibi okunan bir dil değildir. tahminen 8500 yıllık bir dil olan türkçe oldukça zengin ve güzel bir dildir. içerisinde arapça ve farsça birçok kelime barındıran dilimiz sadece bu sözcüklerden ibaret değildir.
yazı dilimizde 29 harf (ses) ile kendimizi ifade ederiz. fakat konuşma dilinde bu 29 ses yeterli değildir. tam 45 e yakın ses ile konuşma dilinde duygu ve düşüncelerimizi aktarırız. elbette bu ses artışı dilimizi daha doğru, güzel, akıcı ve estetik bir şekilde ifade etmemizi olanak sağlar.
yazı dilinde bulunan 29 ses dışında konuşma dilinde türkçe'ye estetik kazandıran diğer sesleri şöyle ifade edebiliriz.
kalın -a
ince -a
açık -e
kapalı -e
ince -o
ince -u
nispet -i
akıcı-c
ince-k
ince-l
geniz(nazal) -n
ince-t
g sesi ince ünlüler ile farklı kalın ünlüler ile farklı telaffuz edilir.
ayrıca -ğ sesini konuşurken telaffuz etmeyiz. telaffuzda ya yutulur ya da -y sesine dönüşür.
ağır : a:r olarak telaffuz edilir. a sesi biraz uzatılarak ı ve ğ sesleri ifade edilmeden söylenir.
eğlence kelimesini yazarken böyle yazarız ama telaffuz ederken -eylence olarak ifade ederiz. tüm bunlar daha akıcı ve estetik bir dil için oluşturulmuş kurallardır.
yazı dilimizde 29 harf (ses) ile kendimizi ifade ederiz. fakat konuşma dilinde bu 29 ses yeterli değildir. tam 45 e yakın ses ile konuşma dilinde duygu ve düşüncelerimizi aktarırız. elbette bu ses artışı dilimizi daha doğru, güzel, akıcı ve estetik bir şekilde ifade etmemizi olanak sağlar.
yazı dilinde bulunan 29 ses dışında konuşma dilinde türkçe'ye estetik kazandıran diğer sesleri şöyle ifade edebiliriz.
kalın -a
ince -a
açık -e
kapalı -e
ince -o
ince -u
nispet -i
akıcı-c
ince-k
ince-l
geniz(nazal) -n
ince-t
g sesi ince ünlüler ile farklı kalın ünlüler ile farklı telaffuz edilir.
ayrıca -ğ sesini konuşurken telaffuz etmeyiz. telaffuzda ya yutulur ya da -y sesine dönüşür.
ağır : a:r olarak telaffuz edilir. a sesi biraz uzatılarak ı ve ğ sesleri ifade edilmeden söylenir.
eğlence kelimesini yazarken böyle yazarız ama telaffuz ederken -eylence olarak ifade ederiz. tüm bunlar daha akıcı ve estetik bir dil için oluşturulmuş kurallardır.
devamını gör...
lev nikolayeviç tolstoy
--- alıntı ---
"gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir."
--- alıntı ---
sözünün sahibi insan. rus olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde... belki de gelmiş geçmiş en iyi roman olan anna karenina'nın kaşifidir (bkz: kaşif)
kendisi gözümde gerçek denilen algoritmayı çözebilen nadir kişilerdendir. zekası büyüleyicidir. bir dostoyevski tutkunu olarak söyleyeyim: belki dostoyevski'den bile zekiydi. tabii bana kalsa dostoyevski daha güzel yazıyor, o ayrı... hayatı çözmüştür kendince tolstoy. hem acı verici olduğunun farkındaydı da hep. optimistliğinin altında yatan neden sosyeteye mensup olmasıdır diyecekler olacaktır, lakin haksızdırlar. tolstoy'un hayatı her ne kadar dostoyevski'ninki kadar olmasa da, bir trajedidir. shakespeare'in o güzide trajedileri gibi.
"gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir."
--- alıntı ---
sözünün sahibi insan. rus olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde... belki de gelmiş geçmiş en iyi roman olan anna karenina'nın kaşifidir (bkz: kaşif)
kendisi gözümde gerçek denilen algoritmayı çözebilen nadir kişilerdendir. zekası büyüleyicidir. bir dostoyevski tutkunu olarak söyleyeyim: belki dostoyevski'den bile zekiydi. tabii bana kalsa dostoyevski daha güzel yazıyor, o ayrı... hayatı çözmüştür kendince tolstoy. hem acı verici olduğunun farkındaydı da hep. optimistliğinin altında yatan neden sosyeteye mensup olmasıdır diyecekler olacaktır, lakin haksızdırlar. tolstoy'un hayatı her ne kadar dostoyevski'ninki kadar olmasa da, bir trajedidir. shakespeare'in o güzide trajedileri gibi.
devamını gör...
uyduda kanal listesinin gerisinde kalan sürekli kemal sunal filmi yayınlayan kanallar
hatta geçenlerde sahte kabadayı isimli filmini izlemeye koyuldum ama filmde para, para şarkısının geçtiği bölümü keserek yayınlandığını görünce yarıda bıraktım.
bu kanallar pıtrak gibi çoğalmıştı. cezadan kaçmak için ise kanal sahibinin kanalı çaycısının üzerine yaptığından bahsedilmişti. kapanınca da başka bir isimle yenisini açıyorlardı. başta kemal sunal'ın filmleri olmak üzere yayınlanan filmler telif ödemeksizin yayınlanan filmler.
bu kanallar pıtrak gibi çoğalmıştı. cezadan kaçmak için ise kanal sahibinin kanalı çaycısının üzerine yaptığından bahsedilmişti. kapanınca da başka bir isimle yenisini açıyorlardı. başta kemal sunal'ın filmleri olmak üzere yayınlanan filmler telif ödemeksizin yayınlanan filmler.
devamını gör...