çocuklar günlük hayatta karşılarına çıkan ve anlam veremedikleri görselleri sesleri duyguları kokuları vs. (yani bir başka deyişle uyarıcı çevreden aldıkları uyaranları ) anlamlı hale getirdiklerinde gerçek bir ogrenme olusturuyorlar. bir sonraki öğrenme için guduleniyor, hayal güçlerini geliştiriyorlar. bunu başarmanın en estetik yolu ise sanat. işte mona lisa güzel ,çirkin, eski, yeni, değerli, doğru,yanlış, dağınık, düzenli, mutlu, mutsuz, uzak, yakın ve daha pek çok kavramı konusabileceginiz bir konu.
kim ?
devamını gör...

2017-2019 anketi istatistiklerini içerir.

2017-2019 anket araştırmalarında sadece 2 yılda ateist ve deist oranında %7 artış yaşanmış.

vatandaşa sorulan soru şu:

"kendinizi dini anlayış bakımından nasıl tanımlarsınız?"

cevaplar şöyle:

%89.5: "allah'ın varlığına ve birliğine inanıyorum"

%4.5: "bir yaratıcı olduğunu düşünüyorum ama dinlere inanmıyorum"

%2.7: "bir yaratıcı olup olmadığından emin değilim"

%1.7: "bir yaratıcı olduğunu düşünmüyorum"

%1.7: "cevap yok"


türkiye, nüfusunun %89.5'i "müslüman", %4.5'i "deist", %2.7'si "tanrı'nın varlığından şüphe eden", %1.7'si "ateist" bir ülke.

türkiye, daha önce gerçekten %99'u müslüman olan bir ülke miydi?

evet aşağı yukarı öyleydi.

ne kadar zaman önce öyleydik?

sadece iki yıl öncesine kadar.

sadece iki yılda deist ve ateist oranı %7 puan arttı.

optimar şirketi buna benzer son araştırmayı 2017 yılında yapmış.

o gün bu soru iki aşamalı sorulmuş.

"kendinizi herhangi bir dine mensup hissediyor musunuz?"

cevap:

%96.1: "evet"
%1.7: "hayır"
%2.2: "cevap yok"


bunun üzerine şu ikinci soru sorulmuş:

"sakıncası yoksa kendinizi hangi dine ait hissediyorsunuz söyleyebilir misiniz?"

cevap: %99.9: "müslüman"

inanç araştırmaları cevap almanın çok kolay, ama gerçek cevabı almanın zor olduğu araştırmalardır.

o nedenle çapraz sorularla desteklenmesi gerekir.

genel baskının ve muhafazakar mahalle baskısının yüksek olduğu toplumlarda, bir de iktidarda islami bir parti varsa, bu sorunun cevabını almak daha da zordur.

bu dramatik değişim %7 puanın da çok üzerinde olabilir.


türkiye dinden neden uzaklaşıyor?

bu sonuç, "dindar" ve "kindar nesil" tezinin, "belagat şehveti" üslubunun ve "nefret söyleminin" çöküşünü ilan ediyor.

metin sadeleştirilmiştir.

kaynak: www.hurriyet.com.tr/yazarla...
devamını gör...

(bkz: notre dame katedrali)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

x kuşağı çocukluğundan beri bir şeyleri onararak,tamir ederek büyüdü.yetinmenin ne demek olduğunu bu süreçte öğrenen bir nesil oldu. ihtiyacı olmasa bile aileleri tarafından belki hayatın içine çok erken yaşta sokularak belki idare etmenin ne demek olduğu aşılanarak hayat yoluna devam etti.sonuç olarak bu kuşak hem anne baba'ya hürmet eden hem de belki bir çok insana göre katı yetiştirilmiş bir çocukluk yaşandığı için çocuklarını el üstünde tutarak hep idare etmiş taraf oldu.şimdi gelelim y kuşağına belki el bebek gül bebek yetiştirildi fakat hayat umduğu gibi olmadı biraz isyankar oldu, z kuşağı belki çok istedi yetinmeyi bilemedi. x kuşağı istediği hayatı yaşamadı ama hayatın içine daldı ve kontrol ve uyum yeteneğinden dolayı evliliklerde başarılı oldu. y ve z kuşağı biraz daha istediği kişi ve istediği hayat serüvenini yaşamak adına daha güçlü duygular besledi ve özgürlükçü oldu. bireyselliğe daha çok önem verildiğinden evlilik uyumunu yakalayamaz oldu. aslında bakarsınız kimse suçlu değil.
devamını gör...

tarikatlar.
devamını gör...

temel bilimlerde eksi anlamında kullanılan kelime. örneğin negatif yük dediğimizde - yük anlaşılmalıdır.
devamını gör...

"her sınıfta vardır bu salaktan", "marjinal olma çabası", "mallık"

eleştiri yaparken bu yukarıdaki kelimeleri kullanarak ben ve benim gibi 0.5 uç kullananları hunharca gömen çok değerli yazar arkadaşım. her ne kadar uç üzerinden karakter tespiti yaparak benim takdirimi kazanmış olsanız da sorunun derinine inip 0.5 uç ve onu kullanan biz mallar size ne yaptı diye düşüncelere dalmak isterim şayet size göre de uygun olursa ve bu karakter haneme ekstra bir mallık olarak yansımayacak ise? çünkü ben bundan sonra sizden destur almadan çok affedersiniz tuvalete bile gidemem o kadar isabetli bir tespitte bulunmuşsunuz...

en derin saygılarımla!
devamını gör...

nil'in

hakkında her şeyi duymak istiyorum
bu, aşk değil de nedir...

şarkısını söylerken kendimi buluyorsam geçmiş olsun*
devamını gör...

geç miyosen* döneminde asya'dan amerika'ya bering boğazı'nı kullanarak geçtiği düşünülen bir kedi türüdür. geç miyosen'de bering boğazı iklim değişikliği sebebiyle köprü vazifesi gördüğü için kıtalar arası geçişi daha da kolaylaştırmıştır.
yaşam alanı orta ve güney amerika'dır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dostlarım günaydınnnnnnn. uzun zaman sonra ilk defa bu saatte uyumuyorum, uyaniyorum. bi garip geldi, bünye alışık değil tabi. çünkü normalde benim bu saatte yeni uyuyor falan olmam lazımdi amaaa beni bekleyen işlerimden dolayi 4 saatlik bir uykunun ardından buradayım. hepinize güzel günler dilerimmmm.
devamını gör...

2018 yılı çıkışlı olan bu manhwa * bugün itibariyle 152 bölümden oluşmaktadır. ayrıca novel olarak okuyabileceğiniz 270 bölüm mevcuttur. devam etmekte olan bir eserdir.
kısa özet isterseniz görsel ile açıklayayım. resimdeki karakterimizin sol taraftaki halinden sağ taraftaki haline geçişi diyebiliriz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
uzun özet isterseniz mangadenizi adlı site myanimelist adlı siteden çevirisini yapmış.

on yıl önce gerçek dünyayı canavarların dünyasına bağlayan "geçit" açıldıktan sonra, insanlar canavarları avlamaya başladılar. canavarları avlayan insanlara "avcı" dendi. ancak tüm avcılar güçlü değildi. e-seviye bir avcı olan sung jin-woo, en düşük seviyeli zindanlarda hayatını riske atarak geçimini sağlamaya çalışıyor. "dünyanın en güçsüz avcısı" olarak görülen sung jin-woo, d-seviye bir zindanın içinde en zorlu seviyeye sahip gizli bir zindana rastladıktan sonra tuhaf bir güç elde etti. bu güç, sadece kendisinin görebildiği bir görev ekranı ve onun sayesinde seviye atlayabiliyor. en güçsüz avcıdan s-seviye bir avcıya evrilme!


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

anlatılacak çok şey var fakat çok derine girmeden özet kısmında geçen olayı anlatacağım.
sung jin-woo isimli ana karakterimiz e- seviye bir avcıdır. hasta annesinin bakım masraflarını karşılamak ve okuluna devam eden kız kardeşine bakmak zorundadır. babası ortadan kaybolan eski bir avcıdır.ana karakterimizin diğer tüm işlere yeteneği olmadığı için avcılık yapması gerekmektedir. oluşan geçitlere girebilmek için kore avcı birliğinin bir kuralı vardır.geçite girecek grupta birliğin belirlediği sayıda ve seviyede avcılar olması gerekmektedir.günlerden bir gün yine zindana girmek üzere ekip ile toplanırlar. bizim ana karakter de bu sayıyı tamamlamak üzere çağırılan biridir ve bu kural için gerekli koşullar sağlandıktan sonra zindana girerler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
zindana girdikten sonra etrafı güzelce temizlerler. fakat geçit kapıları dönüş için açılmaz. “ikiz in” denilen farklı bir görev açılmıştır. görev içinde görev gibi bir durum söz konusudur. girip girmeme konusunda oylama yaparlar ve oylama sonucunu bizim ana karakterin oyu belirleyecektir. sebebi ise en güçsüz olduğu için oyu en sorulan olmasıdır. iki tarafında oyu eşittir ve bizim değersiz görülen avcımızın oyu artık çok değerlidir. annesi hastanede olduğu için para lazım diye düşünür ve girelim der. sonra ikinci görev için yeni zindana girerler.
bu arada "ikiz in" denilen zindan aşırı derecede tehlikeli bir zindandır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

zindan da onları şöyle bir manzara beklemektedir. sonrası için lütfen serisini okuyun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
eklemek istediğim bir kaç şey var. öncelikle kimsenin öznel yargılarına güvenerek bir şeye karar vermeyin. bir iki bölüm okuyup ya da izleyip kendiniz karar verin. bu yazıyı yazmam için istemeden de olsa teşvik veren gandalfgillerden mahlaslı yazarımıza ayrıca teşekkür etmek isterim. birinci sezonun ardından okumaya ara vermiştim. kendisi ikinci sezona başlamam gerektiğini söyledikten sonra beklettiğim tüm bölümleri okudum ve keşke bekletmeseydim dedim. çizimler olsun, hikaye olsun ilk sezondan 2 kat daha iyiydi. kısaca ilk 110 bölüm sonrası bana yeter biraz bekleyeyim derseniz benim gibi çok güzel şeyler bekletiyorsunuz diyebilirim. bekletmeyin.
bazı kısa notlar vereceğim spoiler içermeden.
-evet, her ülkede avcı ve geçitler var
-her avcı bir loncaya üye ,tek başına geçitlere giremiyorlar çünkü tehlikeli
-loncalar arası çatışmalar mevcut
-avcı seviyeleri en güçlüden en güçsüze; “s-seviye,a-seviye,b-seviye,c-seviye,d-seviye,e-seviye”
-avcıların farklı klasmanları mevcut “ fighter,healer,mage,assassin,tank,ranger”
-karakterleri tanıtmıyorum çünkü okumanız gerekiyor yoksa spoiler vermiş olacağım.
aslında anlatılması gereken çok şey var fakat şu ana kadar anlattıklarım ilginizi çektiyse okursunuz diye anlatmıyorum. okumak istemiyorsanız zaten yeteri kadarını anlattığımı düşünüyorum.
animesinin aslında bu yılın sonuna doğru hazırlanıp yayınlanması planlanıyordu fakat pandemi nedeniyle erteleme kararı aldılar. şu an için yayınlanma tarihi 2022 sonbahar veya 2023 ilk bahar olarak bilinmektedir. ayrıca fanlar daha erken yayınlanması için şu şekilde bir imza kampanyası başlattı.katılmak isterseniz linki bırakıyorum.
imza kampanyası linki:www.change.org/p/netflix-so...
manhwa okumak için link : mangadenizi.com/manga/solo-...
novel okumak için linkler: kisslightnovels.info/novel/...
www.epiknovel.com/seri/solo...

kaynaklar
myanimelist.net/manga/12149...
mangadenizi.com/manga/solo-...
kisslightnovels.info/novel/...
solo-leveling.fandom.com/wi...
devamını gör...

--- alıntı ---

haklıydın.seni sevmiyorum sen de beni sevmiyorsun. kendimizden daha az nefret etmeye çalışan iki yalnız insanız.

--- alıntı ---

s:1 e:7
devamını gör...

lüleburgaz trakya'nın parisidir, aksini iddia eden kırklareli merkez'de oturuyordur diyerek "selamınaleyküm". an itibarı ile ayağımı attığım cemiyet.

baba: makedonya göçmeni, anne: yunanistan göçmeni. kütük pınarhisar-kaynarca. daha ne yapalım, kanımızı akıtıp "gündendi" renginde mi akıyor onu mu kontrol ettirelim?

yapmayın kendinizi aykırı. ayrıca sözlüğü çok bırkalıyorsunuz, bozuljak beaganın.
devamını gör...

mega köy balıkesir...
merkezi asla gelişmemiş ve gelişmeyecek yer. çoğu kişi tatil beldelerinden söz etmiş kimse merkezinin küçüklüğünden konuşmuyor. tek bir çarşı var doğru düzgün o da bir cadde boyu zaten. adım başı tanıdıkla veya komşuyla karşılaşırsınız. balıkesir insanı için de olumlu şeyler söyleyemem. benden beklemeyin onu. esnafı kazıkçı, ulaşımı aşırı pahalı. bir yetişkin biniş 3 liraydı en son. iç ulaşımı aşırı pahalı. sessizce oturabileceğiniz bir tane bile kafe yok çünkü kafeye gidince insanlara bi açılma geliyor, kimse susmuyor. doğru düzgün markalar yoktu uzun süre. şehrin taaa en ucundaki yeni alışveriş merkezinde var artık. şehrin yaş ortalaması 40 diye hatırlıyorum. artmış bile olabilir. asla ama asla gelişmeyen bir yer. balıkesir merkezde yaşanmaz. gidin edremite ayvalığa orda yaşayın. merkeze gelmeyin. merkez çok kötü.
pandemi için konuşacağım son olarak. ne sosyal mesafe ne de bir bilinç kalmadı. kimsenin umurunda değil. çocuklar her gün dışarıda. çarşı bir gün sakin değil. herkes geziyor maşallahh ne var sanki çarşıda gezmede anlamadım. ipini koparan evinde oturamıyor. devamlı olarak kırmızı olması da bu yüzden.
devamını gör...

21. yy'da varlığımın kokuştuğunu aynaya bakmadan görebiliyorum. artık bir kanalizasyon faresinin dedikodularına bile konu olamıyorum. odamdaki kılıç çiçeği tozlanmış, balıklarımın yemini vermeyi unutmuşum gibi hissediyorum. en yakın arkadaşımı kaybetmiş ,aslında hiç bulamadığını anlayamamışım gibi. kulaklığımı düşürdüğüm koltuk kenarına geçen sene bıraktığım umutlarımı çorabımın teki ile birlikte bulmama vesile olduğu için teşekkür ediyorum. camımın önündeki menekşeler solmuş, kumrular artık şafakta penceremi ziyaret etmez olmuş. sivri dilim bile kesmez olmuş tenimin nemini. var neyleyim sensiz bedenimi. zat-ı muhterem tekilim, şahtı şahbaz gönlümün ehval'i olmuş.
sirtaki yapmak isteyen bir palyoçaya minnetlerim bunlar. kalk hadi -
rakı içelim,
çifte telli oynayalım,
mutlu olalım.
devamını gör...

-dedikodu yapmak
-k**ına giyecek donu yokken kredi çekip son model telefon almak
-empatiden yoksun olmak
-kıskanç olmak
-araştırmaya üşenmek
-doğru bulduğu bir savı savunmak yerine çoğunluğa uymak.
devamını gör...

türk tiyatrosu'nun en ikonik sanatçılarından birisiydi. tiyatro kökenli aileden gelen ve 12 yaşında çıktığı sahneden hiç kopmayan sanatçı 2019 yılında 90 yaşında hayatını kaybetmiştir.
devamını gör...

bilen bilir; en arkada oturan dörtlü bir grup vardır, yedikleri içtikleri ayrı gitmez. kopyayı beraber çeker, azarı beraber yer, her türlü eğlenceyi birlikte yaparlar. fakat anlaşılmaz olaydır ki, bu dörtlü liseden sonra bir anda dağılır. sanki aradaki tek bağ lisedir. o kopunca bu dörtlüden geriye anılar kalır.

şimdi gelelim o dörtlüden kalanlara. eğer arka dörtlüye dahil iseniz şu an ne yapıyorsunuz? arkadaşlarınız ne yapıyor? siz dağıldınız mı?

me*: üniversite sınavı üçüncü kez gireceğim. pek ilerlediğim söylenemez. biri okulu bıraktı, biri babasının ofisinde çalışıyor, diğerinden haberim bile yok. biz de dağılan gruba dahiliz.
devamını gör...

yine her zamanki gibi biraz bilimsel, biraz lay lay lom takılmak istiyorsanız, bu akşam 20:00'de agora meyhanesi'ne bekliyoruz hepinizi.

günün konusunun anlam ve önemine istinaden;
devamını gör...

“turnayı gözünden vuranlar bizden değildir.
turnanın kalbinden dem vuranlar bu tarafa.”
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim