yeni açılacak pastaneye isim önerileri
15 temmuz milli mücadele pastanesi. (iş yapmama ihtimali yok)
şaka bir yana; "pasta bahane" olabilir.
şaka bir yana; "pasta bahane" olabilir.
devamını gör...
yazarların kitaplıklarının fotoğrafları
sürekli bi şeylerin fotoğraflarını istiyolar arkadaşlar,dikkatli olun dediğim başlık.
devamını gör...
derdini seveyim başlıkları
devamını gör...
beğeni alınca mutlu olan yazar
çok güzel bir duygu yanlız değilsin hissi veriyor.
devamını gör...
aşık olmak
stendhal aşkın insan üzerindeki tesirini şu muazzam cümlelerle ifade ediyor:
''salzburgun tuz yataklarından birine, kışın etkisiyle yaprakları dökülmüş bir ağaç dalı atılır. yatağın derinliğinde kaldığı süre boyunca bu ağaç dalı binbir güzellikteki kristallerle kaplanır. kristalleşme yalnızca ağaç dallarına özgü değildir. yaşadığı uzun kışın ardından, çırılçıplak bir ağaç dalı olan insan, aşkı tanıdıktan sonra binbir kristalle kaplanır. doğadaki her şey daha güzeldir, sevdiği kişide fark ettiği her yeni özellik yeni bir kristaldir onun için; çok daha güzeldir, çok daha parlaktır. işte kristalleşmiştir insan; fakat artık çok daha kırılgandır.''
''salzburgun tuz yataklarından birine, kışın etkisiyle yaprakları dökülmüş bir ağaç dalı atılır. yatağın derinliğinde kaldığı süre boyunca bu ağaç dalı binbir güzellikteki kristallerle kaplanır. kristalleşme yalnızca ağaç dallarına özgü değildir. yaşadığı uzun kışın ardından, çırılçıplak bir ağaç dalı olan insan, aşkı tanıdıktan sonra binbir kristalle kaplanır. doğadaki her şey daha güzeldir, sevdiği kişide fark ettiği her yeni özellik yeni bir kristaldir onun için; çok daha güzeldir, çok daha parlaktır. işte kristalleşmiştir insan; fakat artık çok daha kırılgandır.''
devamını gör...
kediler konuşabilse ilk söyleyecekleri sözler
her gün whiskes whiskes nereye kadar be kardeşim. koy adam gibi tava ciğeri de havamızı bulalım.
devamını gör...
kanzuk'un eşini torpille yazar yapması
kanzuk burada yazar mı? değilse nafile olmuş da ondan soruyorum. kafa sözlük diye geldik, sürekli ekşiye maruz kalıyoruz. benim çok gereksiz bulduğum başlık. ayrıca damadın bakan olduğu ülkede buna şaşıran isveçli yazara da ülkemize hoş geldin demek istiyorum.
devamını gör...
constance mayer
1775 - 1821 yılları arasında yaşamış fransız ressam. constance dünyaya başarılı bir devlet adamının kızı olarak gelmiştir. belli bir refah seviyesinin üzerinde bir ailede doğmuş olması, kadınların yapmasının pek de onaylanmadığı ressamlık mesleğinde tutunmasını sağlamıştır.*
mayer, 20'li yaşlarının başında belli sahneleri* ve portreler çizmeye başladı. joseph-benoit suvee ve jean-baptiste greuze ile çalıştıktan sonra eğitmenlerinden etkilenerek yumuşak bir fırça darbeleriyle çizdiği duygu dolu sahneleri resmetmeye başladı.
pierre paul prud'hon ile ilişkisi
1802 yılından itibaren prud'hon'un sözde öğrencisi olarak yanında çalışmaya başladı fakat ikisinin arasındaki ilişki usta-çıraktan ziyade iki meslektaş gibiydi.
tarzları ve teknikleri o kadar benzer hale gelmişti ki günümüzde bile hala ikiliden hangisinin yaptığı kesin olmayan tablolar vardır. birkaç kaynak resimlerin eskizlerini prud'hon, boyamasını ise mayer'ın yaptığını söylüyor.
prud'hon evli ve 5 çocuk babasıydı, eşi akıl hastanesine kapatıldığında 5 çocuğunun velayeti ona verilmişti. aynı zamanlarda mayer ile komşu olmuştu ve mayer prud'hon'un hem çocuklarını büyüttü, hem evine baktı hem de onunla birlikte çalıştı. karısı öldüğünde onunla evleneceğini düşünmüştü fakat bu gerçekleşmedi. hayatı boyunca psikolojik problemleri olan constance hem bu ilişkiye hem de kendi problemlerine daha fazla dayanamadığı için prud'hon'un tıraş bıçağıyla boğazını keserek intihar etti ve yaşamını sonlandırdı.
venus and cupid sleeping

self-portrait with artist's father

the happy mother

prud'hon ile birlikte tamamladıkları son eserin hikayesi için (bkz: une famille dans la desolation)
mayer, 20'li yaşlarının başında belli sahneleri* ve portreler çizmeye başladı. joseph-benoit suvee ve jean-baptiste greuze ile çalıştıktan sonra eğitmenlerinden etkilenerek yumuşak bir fırça darbeleriyle çizdiği duygu dolu sahneleri resmetmeye başladı.
pierre paul prud'hon ile ilişkisi
1802 yılından itibaren prud'hon'un sözde öğrencisi olarak yanında çalışmaya başladı fakat ikisinin arasındaki ilişki usta-çıraktan ziyade iki meslektaş gibiydi.
tarzları ve teknikleri o kadar benzer hale gelmişti ki günümüzde bile hala ikiliden hangisinin yaptığı kesin olmayan tablolar vardır. birkaç kaynak resimlerin eskizlerini prud'hon, boyamasını ise mayer'ın yaptığını söylüyor.
prud'hon evli ve 5 çocuk babasıydı, eşi akıl hastanesine kapatıldığında 5 çocuğunun velayeti ona verilmişti. aynı zamanlarda mayer ile komşu olmuştu ve mayer prud'hon'un hem çocuklarını büyüttü, hem evine baktı hem de onunla birlikte çalıştı. karısı öldüğünde onunla evleneceğini düşünmüştü fakat bu gerçekleşmedi. hayatı boyunca psikolojik problemleri olan constance hem bu ilişkiye hem de kendi problemlerine daha fazla dayanamadığı için prud'hon'un tıraş bıçağıyla boğazını keserek intihar etti ve yaşamını sonlandırdı.
venus and cupid sleeping

self-portrait with artist's father

the happy mother

prud'hon ile birlikte tamamladıkları son eserin hikayesi için (bkz: une famille dans la desolation)
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
her yerde saçlar
kimin bu saçlar
bilemiyorum
bilemiyorum altan
bilemiyorum lan barış
kimin bu saçlar
bilemiyorum
bilemiyorum altan
bilemiyorum lan barış
devamını gör...
delibo
haziran 2020’de (bkz: can yayınları)’ndan çıkan özgün ve güzel bir (bkz: murat uyurkulak) kitabıdır.
yusuf ismindeki kahramanımız, 18 yıl aradan sonra çocukluğunu geçirdiği bornova’ya dönmüştür. çocukluğunun geçtiği bornova, 18 yıl öncesinden çok da farklı değildir aslında. çocukluğundan hatırladığı mahallenin delisi deli ibrahim (delibo) kayıptır. zaten yusuf bu yüzden izmir’e gelmiştir. yusuf’un izmir’e gelmesi delibo’yu arayış içinmiş gibi görünse de , aslında bu arayış yusuf’a geçmişini sorgulatmakta ve babasıyla bir yüzleşme içine girmesine de sebep olmaktadır.
geçmişe dönüş olur da çocukluk aşkı olmaz mı dediğinizi duyar gibiyim. demeyin, çünkü olur…bu kitapta da bu çocukluk aşkı yasemin olarak karşımıza çıkıyor.
karakter derinliklerini sevdim. özellikle yusuf’un derinliğini çok sevdim. öğretmen emeklisi devrimci bir babanın, sosyalist içerikli kitaplarını okuyarak büyümüş, muhafazakar bir adam yusuf. kitap boyunca da hep bir kaybeden olduğunu düşündüm. öyle böyle bir kaybeden de değil üstelik, potansiyelini bilinçli bir şekilde ziyan etmiş bir kaybeden yusuf…
mesela kitapta şöyle bir bölüm var, babasıyla çatışmasından ötürü ondan giderek uzaklaşan yusuf, onun devrim içerikli, romantizm içerikli tüm kitaplarını okumuştur ve şöyle bir eleştiride bulunur kendince:
‘’oyuncak değil, sahici bir tabancam olsa, hatta bir mitralyözüm; edebiyat denen palavra dağını karşıma alıp basardım tetiğe, delik deşik ederdim o sayfaları…’’
bazı kitaplar vardır, bir solukta okunur, elinizden bırakamazsınız…
delibo benim için öyle bir kitaptı…
yusuf ismindeki kahramanımız, 18 yıl aradan sonra çocukluğunu geçirdiği bornova’ya dönmüştür. çocukluğunun geçtiği bornova, 18 yıl öncesinden çok da farklı değildir aslında. çocukluğundan hatırladığı mahallenin delisi deli ibrahim (delibo) kayıptır. zaten yusuf bu yüzden izmir’e gelmiştir. yusuf’un izmir’e gelmesi delibo’yu arayış içinmiş gibi görünse de , aslında bu arayış yusuf’a geçmişini sorgulatmakta ve babasıyla bir yüzleşme içine girmesine de sebep olmaktadır.
geçmişe dönüş olur da çocukluk aşkı olmaz mı dediğinizi duyar gibiyim. demeyin, çünkü olur…bu kitapta da bu çocukluk aşkı yasemin olarak karşımıza çıkıyor.
karakter derinliklerini sevdim. özellikle yusuf’un derinliğini çok sevdim. öğretmen emeklisi devrimci bir babanın, sosyalist içerikli kitaplarını okuyarak büyümüş, muhafazakar bir adam yusuf. kitap boyunca da hep bir kaybeden olduğunu düşündüm. öyle böyle bir kaybeden de değil üstelik, potansiyelini bilinçli bir şekilde ziyan etmiş bir kaybeden yusuf…
mesela kitapta şöyle bir bölüm var, babasıyla çatışmasından ötürü ondan giderek uzaklaşan yusuf, onun devrim içerikli, romantizm içerikli tüm kitaplarını okumuştur ve şöyle bir eleştiride bulunur kendince:
‘’oyuncak değil, sahici bir tabancam olsa, hatta bir mitralyözüm; edebiyat denen palavra dağını karşıma alıp basardım tetiğe, delik deşik ederdim o sayfaları…’’
bazı kitaplar vardır, bir solukta okunur, elinizden bırakamazsınız…
delibo benim için öyle bir kitaptı…
devamını gör...
eyvallah
pasif agresif teşekkür etme söylemi.
bazen çok lakayıt gelse de bazen çok anlamlı gelebilir.
bazen çok lakayıt gelse de bazen çok anlamlı gelebilir.
devamını gör...
repugnant
kabul edilemez anlamındaki ingilizce kelime.
benzer anlam içeren diğer kelimeye örnek olarak unacceptable verilebilir.
benzer anlam içeren diğer kelimeye örnek olarak unacceptable verilebilir.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bugün son görüsmemizin üzerinden 4 yıl geçti dostum. 4 koca yıl.
beni bilirsin ağlamayı pek sevmem yine de bu gece, gözyaşlarımla doldurduğum kadehi senin için kaldırıyorum. sana ve sensiz geçen 4.yılıma...
iyi ki doğdun birtanem. sevgim, hasretim ve acımla...
merdumgiriz.
beni bilirsin ağlamayı pek sevmem yine de bu gece, gözyaşlarımla doldurduğum kadehi senin için kaldırıyorum. sana ve sensiz geçen 4.yılıma...
iyi ki doğdun birtanem. sevgim, hasretim ve acımla...
merdumgiriz.
devamını gör...
pis kokuyormuş gibi duran ünlüler
kesha. canlı yayında kendi çişini içen bir kız zaten.
devamını gör...
normal sözlük'e eksileme butonu gelsin kampanyası
gelmemesi gerekendir.
beğenmediğiniz fikiri ve yazıyı yazara mesaj yoluyla nedenleriyle beraber yazdığımız zaman, hem birbirimizle olan iletişimimiz güçlenir hem de yazarken eksi oy gelir mi kaygısı yaratmamış oluruz.
şahsi fikrim gelmemesi yönündedir.
beğenmediğiniz fikiri ve yazıyı yazara mesaj yoluyla nedenleriyle beraber yazdığımız zaman, hem birbirimizle olan iletişimimiz güçlenir hem de yazarken eksi oy gelir mi kaygısı yaratmamış oluruz.
şahsi fikrim gelmemesi yönündedir.
devamını gör...
akşamüstü müzik ve kahve üçlüsü
muhteşemdir..sonbaharın hafif serinliği ile haline taç giydirir.
bir kucak çiçek bırakacak üstümüze dünya..
yaseminler üstüne yemin etmeye..
bir kucak çiçek bırakacak üstümüze dünya..
yaseminler üstüne yemin etmeye..
devamını gör...
başarılı insanların ortak özellikleri
gelen olumsuz eleştirilerden gerçekten de haklı olanları dikkate almak. ve eleştirildiği tarafları düzeltmek için gayret göstermesi.
devamını gör...
elminster the wise
kullanıcı adını deli gibi kıskandığım başka bir yazar. bana da bir tane bulsa keşke diye içimden geçirmiyor değilim.
kaza da yapmış, neyse ki iyi ve harika tanımlarıyla sözlüğe kalite katmaya devam edecek. umarım ki çabucak iyileşir ve bir daha da böyle acı tecrübeler yaşamaz.
hoş geldiniz sayın güzel nickli yazar, keyifli sözlükler.
kaza da yapmış, neyse ki iyi ve harika tanımlarıyla sözlüğe kalite katmaya devam edecek. umarım ki çabucak iyileşir ve bir daha da böyle acı tecrübeler yaşamaz.
hoş geldiniz sayın güzel nickli yazar, keyifli sözlükler.
devamını gör...
ama kafamız nasıl güzel radyo programı
mutlu ettiği kadar hüzünlendiren güzel yayın.fon müziği ve parça seçimleri de hoş.
değerli yazar arkadaşlarımızı tebrik ederim.emeklerinize sağlık.
değerli yazar arkadaşlarımızı tebrik ederim.emeklerinize sağlık.
devamını gör...
pame radyo yayını
"hüzün nedeniyle yayındayız."
pame radyo yayını'nın bu akşamki bölümünde bol hüzünlü şarkılar var, bir de bu hüzne tuz ekecek alıntı ve şiirler.
mendilinizi, incecik sızılarınızı, kırgınlıklarınızı, efkarınızı alın gelin.
belki başka bir dilden şarkılara bırakır kaçarız. *
pame, saat 22:30'da sözlük radyosunda!
radyo.kafasozluk.com/
pame radyo yayını'nın bu akşamki bölümünde bol hüzünlü şarkılar var, bir de bu hüzne tuz ekecek alıntı ve şiirler.
mendilinizi, incecik sızılarınızı, kırgınlıklarınızı, efkarınızı alın gelin.
belki başka bir dilden şarkılara bırakır kaçarız. *
pame, saat 22:30'da sözlük radyosunda!
radyo.kafasozluk.com/
devamını gör...