kerem ile aslı
16. yüzyıla halk edebiyatına ait hikaye, eser
merak edenler için;
--- alıntı ---
bir zamanlar yaşlı bir isfahan padişahı, mirasını bırakacak bir erkek evladı olmadığı için üzülmektedir. padişahın "keşiş" diye hitap ettikleri bir yardımcısı vardır. keşiş padişah için bir elma ağacı diktirtir ve senesinde padişahın herkesi kıskandıracak derecede yakışıklı bir erkek evladı dünyaya gelir. bu çocuğa yiğitliği ve mertliği dolayısı ile kerem adı verilir. keşişin de aslı adında dünyalar güzeli bir kızı vardır. bu iki genç çocukluklarını beraber geçirirler. kerem'in sofu adında bir arkadaşı vardır. kerem bir gün sofuyla gezerken aslı'yla karşılaşır. kerem'in nutku tutulur ve bir daha konuşamaz. bir süre sonra aslı ortadan kaybolur. kerem aslı'yı bulmak için yollara düşer. yolda karşısına çıkan herkese aslı'yı sorar. yolda karşılaştığı kızları aslı'ya benzetir. bir gün sofu kerem'in yanına gelir. kerem'e, aslı'nın başkasıyla evleneceğini söyler. kerem bunu duyar duymaz aslı'nın evine gider. aslı ile kerem o gece evlenirler. keşiş düğün sırasında kerem'e büyü yapar, düğünden sonra kerem ile aslı yorgun bir şekilde evlerine dönerler. kerem üstündeki mintanı çıkarmak için düğmeleri açar fakat düğmeler tekrar iliklenir. daha sonra kerem birkaç kez mintanı çıkarmayı denese de başaramaz. artık daraldığı için yorgunluktan bir "ah" çeken kerem ağzından yayılan ateşle yanmaya başlar. aslı kerem'i söndürmek için ona su verir fakat bu sefer ateş daha da güçlenir. birkaç dakika içinde kerem yanmaktan kül olur. aslı da kahrından haykırırken saçları kerem'in külüne değerek tutuşur ve o da yanarak can verir.
--- alıntı ---
kaynak: vikipedi
merak edenler için;
--- alıntı ---
bir zamanlar yaşlı bir isfahan padişahı, mirasını bırakacak bir erkek evladı olmadığı için üzülmektedir. padişahın "keşiş" diye hitap ettikleri bir yardımcısı vardır. keşiş padişah için bir elma ağacı diktirtir ve senesinde padişahın herkesi kıskandıracak derecede yakışıklı bir erkek evladı dünyaya gelir. bu çocuğa yiğitliği ve mertliği dolayısı ile kerem adı verilir. keşişin de aslı adında dünyalar güzeli bir kızı vardır. bu iki genç çocukluklarını beraber geçirirler. kerem'in sofu adında bir arkadaşı vardır. kerem bir gün sofuyla gezerken aslı'yla karşılaşır. kerem'in nutku tutulur ve bir daha konuşamaz. bir süre sonra aslı ortadan kaybolur. kerem aslı'yı bulmak için yollara düşer. yolda karşısına çıkan herkese aslı'yı sorar. yolda karşılaştığı kızları aslı'ya benzetir. bir gün sofu kerem'in yanına gelir. kerem'e, aslı'nın başkasıyla evleneceğini söyler. kerem bunu duyar duymaz aslı'nın evine gider. aslı ile kerem o gece evlenirler. keşiş düğün sırasında kerem'e büyü yapar, düğünden sonra kerem ile aslı yorgun bir şekilde evlerine dönerler. kerem üstündeki mintanı çıkarmak için düğmeleri açar fakat düğmeler tekrar iliklenir. daha sonra kerem birkaç kez mintanı çıkarmayı denese de başaramaz. artık daraldığı için yorgunluktan bir "ah" çeken kerem ağzından yayılan ateşle yanmaya başlar. aslı kerem'i söndürmek için ona su verir fakat bu sefer ateş daha da güçlenir. birkaç dakika içinde kerem yanmaktan kül olur. aslı da kahrından haykırırken saçları kerem'in külüne değerek tutuşur ve o da yanarak can verir.
--- alıntı ---
kaynak: vikipedi
devamını gör...
sözlükte devrim sinyallerinin verilmesi
(bkz: ben izlemeye geldim)
devamını gör...
gülünmemesi gereken durumda gelen gülme isteği
geçen sene cenazede gülmüştüm. gerçekten de insanın eline değil şu anda bile gülme isteği geldi.
devamını gör...
hiç gelmeyecek birini özlemek
zamanla acısının geçeceği, bir süre sonra hissizleştireceği söylenir; pek doğru olduğunu düşünmüyorum. ne kadar zaman geçerse geçsin aklınıza her geldiğinde kalbinizin bir köşesi sızlar arkadaşlar. özlemek insana ne çok çaresiz hissettiriyor !
devamını gör...
11 mayıs 2021 israil protestoları
muhtemelen devletler arası menfaatler hatırlanıp birden bire bitecek olan protestolardır. her sene öyle oluyor çünkü.
devamını gör...
ucemak
sözlükte sevmeyen yoktur diye tahmin ediyorum.
devamını gör...
songs of faith and devotion

depeche mode'un 1993 tarihli 9. stüdyo albümü.
albümden i feel you, walking in my shoes, condemnation ve in your room olmak üzere 4 single çıkmıştır.
depeche mode için, her anlamda değişimin en yoğun hissedildiği albüm denilebilir. müzikal anlamda violator ile başlayan, daha yalın ve vurgulu synthsizer kullanımı formülüne uygun şekilde hareket edilmiş, loop'a alınmış gospel tınıları ile kendini çok daha fazla hissettirmiştir.
albüm, depeche mode'da olduğu gibi hayranlar için de değişime neden olmuştur; albümü beğenen ve benimseyen bir kitle vardır, ancak grup gittikçe synth-pop'tan uzaklaşan, 90'ların değişen ana trend müziğine uygun, daha "rock" bir albüm ile karşımıza çıkmaktadır.
müzikal anlamdaki başarısını bir kenara bırakırsak sofad, depeche mode'un en "dibe vurmuş" albümüdür. albümün ilk kaydı, madrid'de kiralanan bir villanın stüdyo haline getirilmesi ile gerçekleştirilmiştir. en sancılı kayıt sürecinin yaşandığı albüm de denilebilir. sex&drugs and rock'n roll'un dibine vuran junkie bir solist, ortalıkta dolanıp mali işlerle uğraşan bir arkadaş, şarapçı bir söz yazarı/bestekar ile yetenekli bir prodüktorün bir araya gelmesi ve bu arkadaşların birbirlerini görmeye tahammül edemezken kayıt boyunca kendilerini villaya kapatmalarının sonucunda oluşan sancılı ortam, albümün bel kemiğini oluşturmaktadır. her ne kadar albümde ve albümdeki şarkılara çekilen kliplerde dini motiflere yer verilmiş olsa da inanç ve bağlılığın şarkılarının neye veya kime olduğu noktasında şeffaflık söz konusu değildir.
albüm, aynı zamanda grubun en uzun süren turnesine eşlik eden ana albümdür. 1993 yılında devotional tour ve bu turnenin beklenenden daha başarılı sürmesi sonrası 1994 yılında exotic tour gerçekleştirilmiştir. nitekim grup içi yaşanan çatışmalar ve aynı zamanda gruba katkısının yeteri kadar değer görmediğini düşünen alan wilder, albümün ilk kaydı esnasında gruptan ayrılmayı kafasına koymuşken bu kararını turne bitimine kadar ertelemiş, turne bitimiyle beraber gruptan ayrıldığını açıklamıştır.
her şey bi yana, rahatlıkla söyleyebilirim ki bu albüm depeche mode'un en dibe vurmuş albümü olmakla birlikte, grubun gerçek potansiyelini en iyi şekilde yansıttığı albümdür. martin l. gore lirikalite bakımından en sansürsüz ve vurgulu şekilde istediklerini ifade etmiştir; dave gahan'ın sesi her ne kadar madde kullanımından dolayı (göreceli olarak) eskisi gibi olmada da albümün genel havasına gayet uygundur; kuvvetlidir ama bir o kadar da bitap düşmüştür. alan wilder grupta yer aldığı son albümde istediği karanlık ve derin formattaki müziği yapabilmiş, iyi ki de yapmıştır. aynı zamanda müzikal yeteneğinin sadece synthsizer kullanmaktan ibaret olmadığını da göstermektedir, albümdeki back-drumming kit'ler, kendisi tarafından icra edilip kaydedilmiştir. sadece bununla sınırlı kalmayarak henüz 6 aylık tecrübeyle 1993 ve 1994 turnelerinde davulda adeta yardırmaktadır.
özet olarak baş tacı albümlerdendir, canlı performansı stüdyo kaydını aşan albümlerdendir aynı zamanda. dinleyin, dinletin efenim.
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
yaygın görünen rüyalardan biri de, tamamlanan bir eylemin rüyada devam etmesi. recurring dreams deniyor buna literatürde. mesala, lise bitmiş ama rüyanda tekrar çağırırlar. üniversite bitmiş ama bir sorun çıkmış notlarda, tekrar okula dönmen istenir. askerden döndükten sonra üst üste tekrar askere çağrıldığımı gördüm. askerden dönen her erkeğin gördüğü klasik rüyalardan biridir bu. sanırım, meşakkatli geçen, uzun süren, zor biten şeyler, öğrencilik - askerlik vs. gerçek hayatımızda bitse bile, bilinç dışında akmaya, yaşamaya devam ediyor.
devamını gör...
çocukluğu anımsamak
zamanın dediğim dedik,başına buyruk ve acımasız doğrusallığına karşı insan hafızasının duygusal, direnişçi ama cılız bir başkaldırısı olarak gördüğüm eylemdir benim için.
toprağın daha bir toprak gibi, çimenlerinse yeşil koktuğu, gök yüzünün bambaşka bir mavi barındırdığı 90'lı yılların nostaljik dünyasının çocuk öznesi olarak,onca yıl sonra bambaşka bir galaksiden o dünyaya net bir pencere açabilmek bu kadar kolay olabilir mi bir insan için? benim için öyle sanki.bazen öyle bir anımsayış ki bu, hani bir umut elini uzatsan o pencereden, zamanı bükecekmişsin, her şeyin teorisini sen bulacakmışsın gibi.
bu, geceleri sobadaki kömürün o çatırdama sesini,büyükbabanın almanya'dan getirdiği naftalin kokulu valizleri açıp havalara uçuşunu, büyükbabanın, o koca adamın, toprak olmadan önceki halini anımsayıştır bazen.öksüz bir arkadaşına her gün ,sırf mutlu olsun diye günün sonunda üzüleceğini hiç hesap edemeden '-annen bugün gelecek ' yalanlarını söylediğini anımsayış. sabahın erken saatlerinde pencereden bakarken lapa lapa yağan karın dallar üzerindeki huzurlu birikintilerini, en güzel çizgi filmleri, gece yarılarına dek oynanan sokak oyunlarını,mahalle maçlarında cüsse olarak iki katın çocukları nasıl şebeğe çevirdiğini anımsayıştır. kanepenin altına saklanıp saatler boyu hayal kuruşunu, baba sevgisinden bir haber oluşunu, annenin gözyaşlarını ve bundan hep utanışını anımsayıştır.
edip cansever: "gökyüzü gibi çocukluk,hiç bir yere gitmiyor" demiş ya hani.sahiden de kafamı kaldırıp, gökyüzüne bakınca anımsıyorum çocukluğumu; sert bir adam olarak, sert zemine sertçe basarken ayaklarım.
âdet gereği tanım: bir yazarın içini uzayın derinliklerine dökmek amacıyla açtığı başlık.
toprağın daha bir toprak gibi, çimenlerinse yeşil koktuğu, gök yüzünün bambaşka bir mavi barındırdığı 90'lı yılların nostaljik dünyasının çocuk öznesi olarak,onca yıl sonra bambaşka bir galaksiden o dünyaya net bir pencere açabilmek bu kadar kolay olabilir mi bir insan için? benim için öyle sanki.bazen öyle bir anımsayış ki bu, hani bir umut elini uzatsan o pencereden, zamanı bükecekmişsin, her şeyin teorisini sen bulacakmışsın gibi.
bu, geceleri sobadaki kömürün o çatırdama sesini,büyükbabanın almanya'dan getirdiği naftalin kokulu valizleri açıp havalara uçuşunu, büyükbabanın, o koca adamın, toprak olmadan önceki halini anımsayıştır bazen.öksüz bir arkadaşına her gün ,sırf mutlu olsun diye günün sonunda üzüleceğini hiç hesap edemeden '-annen bugün gelecek ' yalanlarını söylediğini anımsayış. sabahın erken saatlerinde pencereden bakarken lapa lapa yağan karın dallar üzerindeki huzurlu birikintilerini, en güzel çizgi filmleri, gece yarılarına dek oynanan sokak oyunlarını,mahalle maçlarında cüsse olarak iki katın çocukları nasıl şebeğe çevirdiğini anımsayıştır. kanepenin altına saklanıp saatler boyu hayal kuruşunu, baba sevgisinden bir haber oluşunu, annenin gözyaşlarını ve bundan hep utanışını anımsayıştır.
edip cansever: "gökyüzü gibi çocukluk,hiç bir yere gitmiyor" demiş ya hani.sahiden de kafamı kaldırıp, gökyüzüne bakınca anımsıyorum çocukluğumu; sert bir adam olarak, sert zemine sertçe basarken ayaklarım.
âdet gereği tanım: bir yazarın içini uzayın derinliklerine dökmek amacıyla açtığı başlık.
devamını gör...
değiştirmek istediğiniz tarihi bir olay
düzeltmek istemezdim ama kennedy gerçekten nasıl öldü izlemek isterdim.grassy noll'den ateş edildiğine inanıyorum.
devamını gör...
venüs
güneş sistemimizin yaşam kuşağında yer alır. ama aşırı yoğun bir atmosferi vardır. yüzey sıcaklığı ve basıncı muazzam derecededir. bu yüzden buraya gönderilmiş araçlar kısa sürede eriyerek ve ezilerek harap olur. yine aynı basınçtan ötürü hiç dağ yoktur. ama bütün bunların aksine eskiden yaşama elverişli bir gezegen olabileceği düşünülmektedir. kendi adıma küresel ısınmadan sonraki dünya olarak görmekteyim.
edit: 1983 venera-13 uzay aracı tarafından çekilen venüs yüzey fotoğrafı. elimizdeki tek venüs yüzey fotoğraflarını bu araç çekebilmiştir. resimdeki yerdeki parça aracın eriyip düşen bir parçasıdır.
edit: 1983 venera-13 uzay aracı tarafından çekilen venüs yüzey fotoğrafı. elimizdeki tek venüs yüzey fotoğraflarını bu araç çekebilmiştir. resimdeki yerdeki parça aracın eriyip düşen bir parçasıdır.
devamını gör...
başkalarının mutsuzluğundan mutlu olmak
harry potterdaki ruh emicilerden pek bir farkı yok.
devamını gör...
yılın kelimesi
filyasyon.
devamını gör...
yasaklanması gereken şeyler
bitcoin.
devamını gör...
az kişinin bildiği muhteşem web siteleri
1. e-postalarım güvende mi? size e-postanızın veri sızıntılarında bulunup bulunmadığını söyleyecek bir yardımcı. şayet bir sızıntı olduğunu söylerse, şifrenizi değiştirmenizde fayda var. haveibeenpwned.com/
2. dünyanın radyosu burada! dünyanın herhangi bir yerindeki radyo istasyonlarını bu site üzerinden dinleyebilirsiniz.http://radio.garden/
3. 10 dakikalık e-posta hesabı tek kulanımlık bir e-posta hesabına mı ihtiyacınız var? tıklayın o halde.https://www.10minutemail.com
4.matematik yolu öğrenciler için harika bir site! cebir, hesaplama ve hatta kimya problemlerini bile çözüyor!www.mathway.com
5.internet arşivi web sitelerinin yıllar evvel arşivlenmiş sürümlerini bulun. ayrıca, archive.org'da kitaplar, filmler vb. gibi başka faydalı şeyler de bulabilirsiniz.http://archive.org/web
6.noisli muhteşem bir web sitesi daha. çalışırken rahatlamanız için istediğiniz türden doğal sesleri üretip arkaplanda çalabilirsiniz.https://www.noisli.com/
7.sakin yazar dikkatinizi dağıtmadan yazabileceğiniz tertemiz bir sayfa. noisli ile iyi bir ikili olabilirler.https://www.calmlywriter.com/o...
8.uyku vakti uyumanız için en ideal vakti sizin için hesaplayan bir site. yapmanız gereken sadece bugün saat kaçta uyandığınızı yazmak.http://sleepyti.me/
9.ücretsiz hd fotoğraf birbirinden güzel fotoğrafları hd ve ücretsiz olarak indirebileceğiniz bir site.https://unsplash.com/
10.tarayıcı izleri tarayıcınız, hakkınızda ne kadar çok şey biliyor olabilir?webkay.robinlinus.com/
11.köpekbalıklarını takip edin üzerlerine gps cihazı bağlanarak doğaya salınan köpekbalıklarıyla tanışabilir, onları gerçek zamanlı olarak takip edebilirsiniz.http://www.ocearch.org/
12.ortaya karışık sizi rastgele kullanışlı bir web sitesine götürerek vaktin akıp gitmesini sağlayacak uçsuz bucaksız bir kaynak.http://www.randomusefulwebsite...
gzt kaynağından alıntılanmıştır. ilgili içerik.
2. dünyanın radyosu burada! dünyanın herhangi bir yerindeki radyo istasyonlarını bu site üzerinden dinleyebilirsiniz.http://radio.garden/
3. 10 dakikalık e-posta hesabı tek kulanımlık bir e-posta hesabına mı ihtiyacınız var? tıklayın o halde.https://www.10minutemail.com
4.matematik yolu öğrenciler için harika bir site! cebir, hesaplama ve hatta kimya problemlerini bile çözüyor!www.mathway.com
5.internet arşivi web sitelerinin yıllar evvel arşivlenmiş sürümlerini bulun. ayrıca, archive.org'da kitaplar, filmler vb. gibi başka faydalı şeyler de bulabilirsiniz.http://archive.org/web
6.noisli muhteşem bir web sitesi daha. çalışırken rahatlamanız için istediğiniz türden doğal sesleri üretip arkaplanda çalabilirsiniz.https://www.noisli.com/
7.sakin yazar dikkatinizi dağıtmadan yazabileceğiniz tertemiz bir sayfa. noisli ile iyi bir ikili olabilirler.https://www.calmlywriter.com/o...
8.uyku vakti uyumanız için en ideal vakti sizin için hesaplayan bir site. yapmanız gereken sadece bugün saat kaçta uyandığınızı yazmak.http://sleepyti.me/
9.ücretsiz hd fotoğraf birbirinden güzel fotoğrafları hd ve ücretsiz olarak indirebileceğiniz bir site.https://unsplash.com/
10.tarayıcı izleri tarayıcınız, hakkınızda ne kadar çok şey biliyor olabilir?webkay.robinlinus.com/
11.köpekbalıklarını takip edin üzerlerine gps cihazı bağlanarak doğaya salınan köpekbalıklarıyla tanışabilir, onları gerçek zamanlı olarak takip edebilirsiniz.http://www.ocearch.org/
12.ortaya karışık sizi rastgele kullanışlı bir web sitesine götürerek vaktin akıp gitmesini sağlayacak uçsuz bucaksız bir kaynak.http://www.randomusefulwebsite...
gzt kaynağından alıntılanmıştır. ilgili içerik.
devamını gör...
marketin eve uzak olma durumu
kar yağdığında daha da zorlanılan durumdur. eskiden bu zorluğu çekenlerdenim.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
devamını gör...
gelen moderatörlük teklifini reddetmiş olmam
yani şimdi para gelecek yerden tavuk esirgememek lazım ama parada gelmeyeceği için tavukların telef olmaması çok akıllıca bir seçim.
devamını gör...
nazım hikmet ran
1902 yılında doğan türk yazar. türk edebiyatındaki yeri tartışılamaz. kıymetli yerini her daim korur.
hiroşima felaketine sessiz kalmayıp kız çocuğu ve abd'nin bikini atolü'nde yaptığı nükleer denemelerden etkilenen japon balıkçıları unutmayıp japon balıkçısı şiirlerini yazıp güncel olaylara sessiz kalmayan, japonların gönlünde taht kuran yazardır. kız çocuğu şiirinden sonra japon çocukları bu düşünceli hareketi cevaplamak ister ve kendi elleriyle efsanedeki gibi bin turna kuşu yapmaya çalışırlar. ancak 15 günde tamamlarlar fakat nazım hikmet'in ölüm haberini alırlar. bin turna kuşunu ve nazım hikmet'e yazılan mektupları vera hikmet alır.
yazılan mektup ''nâzım hikmet; artık sürekli bir rüyaya girdiniz ve artık bir daha kalemi elinize alamayacaksınız ve insanlara başka çağrılar gönderemeyeceksiniz. daldığınız bu sonsuz rüya içindeyken de biz hiroşimalı genç kızların sizin şiirlerinizden ne büyük bir coşku duyduğumuzu öğrenmek isteyeceğinizi sanıyoruz.'' cümleleriyle başlar.
bu kadar çok yönlü bir şairken ne yazık ki ''yazılarım otuz kırk dilde basılır, türkiye’mde türkçemle yasak!'' sözünün de sahibidir.
kendisi ne yazık ki sabahattin ali'nin de zamanında düşünmüş olduğu gibi öldürüleceğini düşünüp sovyetler birliği'ne kaçmıştır. zaten sonrasında türk vatandaşlığından çıkarılmış (1951).
birini tanımadan sevmek ya da nefret etmek biraz saçma geliyor bana. nazım hikmet'in nasıl bir çevrede yetiştiğini ya da tam olarak nasıl biri olduğunu ayrıntılı bilmiyorum fakat ülkesi için yazdıklarını görüyorum ve asla okumadan onu vatan haini olarak etiketlememek gerektiğini düşünüyorum. vatan haini dediğiniz kişi ''memleketim''den başka bir şey demiyor çünkü. okuyun, okuyalım.
hiroşima felaketine sessiz kalmayıp kız çocuğu ve abd'nin bikini atolü'nde yaptığı nükleer denemelerden etkilenen japon balıkçıları unutmayıp japon balıkçısı şiirlerini yazıp güncel olaylara sessiz kalmayan, japonların gönlünde taht kuran yazardır. kız çocuğu şiirinden sonra japon çocukları bu düşünceli hareketi cevaplamak ister ve kendi elleriyle efsanedeki gibi bin turna kuşu yapmaya çalışırlar. ancak 15 günde tamamlarlar fakat nazım hikmet'in ölüm haberini alırlar. bin turna kuşunu ve nazım hikmet'e yazılan mektupları vera hikmet alır.
yazılan mektup ''nâzım hikmet; artık sürekli bir rüyaya girdiniz ve artık bir daha kalemi elinize alamayacaksınız ve insanlara başka çağrılar gönderemeyeceksiniz. daldığınız bu sonsuz rüya içindeyken de biz hiroşimalı genç kızların sizin şiirlerinizden ne büyük bir coşku duyduğumuzu öğrenmek isteyeceğinizi sanıyoruz.'' cümleleriyle başlar.
bu kadar çok yönlü bir şairken ne yazık ki ''yazılarım otuz kırk dilde basılır, türkiye’mde türkçemle yasak!'' sözünün de sahibidir.
kendisi ne yazık ki sabahattin ali'nin de zamanında düşünmüş olduğu gibi öldürüleceğini düşünüp sovyetler birliği'ne kaçmıştır. zaten sonrasında türk vatandaşlığından çıkarılmış (1951).
birini tanımadan sevmek ya da nefret etmek biraz saçma geliyor bana. nazım hikmet'in nasıl bir çevrede yetiştiğini ya da tam olarak nasıl biri olduğunu ayrıntılı bilmiyorum fakat ülkesi için yazdıklarını görüyorum ve asla okumadan onu vatan haini olarak etiketlememek gerektiğini düşünüyorum. vatan haini dediğiniz kişi ''memleketim''den başka bir şey demiyor çünkü. okuyun, okuyalım.
devamını gör...
gece yolculuğu
zamanında bir kadını gece 2'de terminalde unutmamak için verdiğim mücadeleyi hatırlatıyor bana.
otobüsün farkında bile olmayan kadın kişisi büyük bir dikkatle telefona bakmaktadır. o esnada koca otobüste uyumayan tek canlı bendeniz ise etrafa saf saf bakmakta, üstün gözlem yeteneklerini sergilemektedir. otobüs hareket eder ve aheste aheste çıkışa doğru ilerlemektedir. kadın kişisi otobüsü fark eder ancak otobüsle arasında 100 metre mesafe vardır. o esnada şahsım olan ben bütün küfürleri göze alarak o sihirli cümleyi söyler: 'paaardooon, kadını unuttunuuğğzz.' kadın kişisi ise oldukça aheste şekilde otobüse doğru ilerler. bütün otobüs halkı uyanmış, kadına fısıldayarak sövmektedir.* bendeniz ise yaptığı kahramanlıktan ötürü kafasının içinde kendi kendini alkışlamaktadır.
otobüsün farkında bile olmayan kadın kişisi büyük bir dikkatle telefona bakmaktadır. o esnada koca otobüste uyumayan tek canlı bendeniz ise etrafa saf saf bakmakta, üstün gözlem yeteneklerini sergilemektedir. otobüs hareket eder ve aheste aheste çıkışa doğru ilerlemektedir. kadın kişisi otobüsü fark eder ancak otobüsle arasında 100 metre mesafe vardır. o esnada şahsım olan ben bütün küfürleri göze alarak o sihirli cümleyi söyler: 'paaardooon, kadını unuttunuuğğzz.' kadın kişisi ise oldukça aheste şekilde otobüse doğru ilerler. bütün otobüs halkı uyanmış, kadına fısıldayarak sövmektedir.* bendeniz ise yaptığı kahramanlıktan ötürü kafasının içinde kendi kendini alkışlamaktadır.
devamını gör...