sorma arkadaş öyle bir sanatsal ruha bürünüyorum ki, zırhıyla ateşten geçen bir şövalye gibi hissediyorum ya, tabii hafif yanıyoz malum demir üstümüzdeki... nietzsche metal dinleseydi ne olurdu merak ediyorum...
devamını gör...

1917 bolşevik ihtilâli’nin, lenin, stalin, troçki ile birlikte dört büyüğünden biridir. tatar kızıl ordusunun başında beyaz ordunun yenilmesinde hayati rolü olmuştur.
milli komünizm fikrinin kurucusu ve teorisyenidir. türk solu onunla doğan avcıoğlu’nun, asya’da marksizm ve milliyetçilik kitabına yazdığı önsöz ile tanışmıştır. fakat gerçek anlamda onunla tanışmamız 90 sonrasında atilla ilhanın yazılarıyla mümkün olmuştur.
hayatına dair bilgiler, daha çok 23 mayıs 1923’te kendisinin kaleme aldığı “ben kimim” başlıklı otobiyografisine dayanmaktadır. bu otobiyografiyi devlet suçlusu olarak tutuklu olduğu sırada savunma amaçlı yazıp stalin ve troçkiye göndermiştir.

“kendimi ancak ekim devrimi sırasında ve devrimin ilk yıllarında özgür hissettim… ama bana şöyle dedikleri günden beri: sen kölesin ve biz sana güvenmiyoruz , - ve bu ekim devriminin üçüncü yılında oldu, - ben tekrar kendimi köle hissettim.”

uluslararası sosyal devrim çalışmasında metropol proletaryasının rolünü ve önemini yeniden değerlendirmiş ve yeni teorilerini bu zeminde oluşturmuştur.
ona göre dünya burjuvazisine karşı tam zafer elde edilmesi için sadece batı avrupa proletaryasının gücünün yeterli olduğu fikri yanılgıdır.
çünkü batı proletaryası, kapitalist metropol ekonomi sistemi içinde sömürgelerin sömürülmesi konusunda burjuvazinin yandaşı konumuna sahiptir; ister istemez kendi burjuvazisinin karının belli bir kısmını paylaşmaktadır. ingiliz ya da amerikan işçisinin maddi konumu da sömürge işçisinin konumundan kat kat daha iyidir ve sömürgelerin sömürülmeleri sayesinde yarattığı kültürden yararlanma olanağına sahiptir.
galiyev, rusya merkezli komünizme karşı turan sosyalist devleti ve sömürgeler enternasyonali tezlerini geliştirmiştir. sosyalizmin uygulanmasında, ideolojik olarak evrensel bir geçerlilikten ziyade milletlerin kendilerine has şartlarının uygulamada belirleyici olması gerektiğini savunmuştur.

“galiyevizm olarak da değerlendirilen “sömürgeler enternasyonali” tezi genel anlamda iki aşamalı bir programdı. ilk aşamada sırasıyla tatar-başkırt devleti, türkistan cumhuriyeti ve turan federal halklar sosyalist cumhuriyeti tesis edilecek, daha sonra azerbaycan ile altay ve çuvaş bölgesindeki türk toplulukları dahil edilerek sovyetler birliği’ndeki bütün müslüman ve türk halklarının siyasî birliği tamamlanacak, ikinci aşamada ise benzer birliklerini oluşturmuş bütün dünyanın mazlum halklarının sömürgeler enternasyonali gerçekleştirilecekti.”

sultan galiyev, sömürgelerin bağımsızlık hareketine destek vermenin uluslararası sosyal devrimin çıkarına olduğunu savunurken onun bu fikri, stalin tarafından “milli sapma” olarak görülmüştür.
ölümü ise tartışmalıdır. 1940 yılında almanlara karşı savaştığı dahil bir çok teori vardır.
daha önce de defalarca kez devrim karşıtı örgüt kurmak, basmacı hareketi ile bağlantısı olmak gibi suçlarla sürülen, yıllarca tutuklu kalan sultan galiyev, sbkp mk’ya bağlı parti denetleme komitesi, marksizm-leninizm enstitüsü, sscb başsavcılığı ve sscb kgb tarafından 29 mayıs 1990 tarihinde hazırlanan belgeye göre 19 mart 1937’de tekrar tutuklanmış ve sscb yüksek mahkemesi askeri kurulu’nun 8 aralık 1939 tarihli kararına istinaden 28 ocak 1940’ta kurşuna dizilerek idam edilmiştir.
“sultan galiyev’in karşı devrimci örgütü” adını taşıyan mesele üzerinde çalışan gpu eski görevlileri y. s. aysenberg, k. p. konstantinov ve h. s. petrosyan daha sonra çeşitli görev dosyaları üzerinde çalışırken yaptıkları sahtekarlıklardan dolayı cezaya tabi tutulmuşlardır.
29 mayıs 1990’da sultan galiyev ve arkadaşlarının itibarının iade edilmesi kararı

“sultan galiyev örgütüne dair delil olarak gösterilenlerin çoğu, moskova’da devlet yönetiminde oluşan durum ve kadro düzenlemeleri hakkında konuşulan ve j. v. stalin’in hatalarının eleştirildiği hemşehri toplantıları ve aile kutlamalarından ibarettir.”
ifadeleri ile ilan edilmiştir.
devamını gör...

android için youtube vanced geri kalan herşey için master card :-)
devamını gör...

ön yargılıyım. bir kelimenin altında binlerce mana ararım. birine kırılırsam affetmem. geçmişe takılıp kalırım. dünya benim gibiler için bir cehennemdir.
devamını gör...

çok değil daha birkaç gün önce, iki kardeşi hayattan koparan elim olay. abla kardeşin bindiği motorsiklet arabayla çarpışıyor ve oracıkta can veriyorlar. hem de çok kötü bir şekilde. hep korkmuşumdur motorsikletten, kazasından. allah ailelerine sabır versin.
devamını gör...

bu ahlakın sahibi insanlar ensar vakfında 45 çocuğa tecavüz edilmesiyle ilgili “bu olayın 1 kez yaşanmış olması kurumu karalamaya yetmez” gibi akıl fikir kanseri açıklamalar yapmıştır. şimdi bulamadım ama birisi de “bu çocuklar evinde lolipop yiyemiyordu, burada her istedikleri yapıldı” tarzı bi şey demişti yanlış hatırlamıyorsam.
devamını gör...

türkiye istatistik kurumunun açıkladığı verilere göre; ülkemizde haziran ayı sonu itibariyle trafiğe kayıtlı ve tescilli araç sayısı 24.729.901 araç olarak tespit edilmiştir. ülkemizdeki motorlu taşıtların, %54,3'ü otomobil, %16,3'ü kamyonet, %14,6'sı motosiklet, %8,1'i traktör, %3,5'i kamyon, %2'si minibüs, %0,9'u otobüs ve %0,3'ü özel amaçlı taşıtlar oluşturmaktadır. hemen hemen her 3,5 kişiden birinin motorlu aracı bulunmaktadır.

her araç kullanıcısında olduğu gibi biz de dizel ve benzin arasındaki farkı merak etmekteyiz. bu ikisi arasındaki farkı elimiz döndüğünce açıklamaya çalışayım;

ikisi de, alt akışkan ve koyu renkli bir kütle halinde duran ham petrol. adından da anlaşılacağı üzere ham petrolün, işlenmeden önce pek bir işe yaradığını söylememiz mümkün değil. ham petrol öncelikle petrol rafinerilerinde işlenmeye başlar. "zincir hidrokarbon" molekülleri parçalanır ve birbirinden ayrılır. birbirinden ayrılan bu parçalar, ayrıştırılarak farklı yerlerde depolanır. ayrıştırılan hidrokarbon zincirlerinin kısa zincirleri benzin'i oluşturuyor. uzun zincirler ise dizel dediğimiz motorin yakıtı oluşturuyor. benzinle dizel arasındaki belirleyici fark; molekül zincirlerinin kısalığı veya uzunluğu ile alakalıdır. zincirler ne kadar kısa ise yakıt o kadar çabuk alevlenir. motorinin molekül zincirleri uzun olduğundan hemen alevlenmez, yanması için belli bir süre ısıya ve aleve maruz kalması gerekir. ancak benzinin molekül zincirleri kısa olduğundan hemen alevlenir. kolay tutuşarak yanar.

motorinle çalışan dizel motorları, benzinli motorlara göre çok daha fazla sesli çalışır. aracın motorunun sesinden dahi benzin mi yoksa dizel mi olduğunu anlamamız mümkündür. ayrıca dizel motorların yakıt tasarrufu yaptığı kabul edilmektedir. ancak insanlar olarak göz ardı ettiğimiz bir nokta söz konusudur; 1 litre benzin, 1 litre motorinden çok daha hafiftir. motorin benzinden daha ağırdır. ve motorin benzinden çok daha fazla karbondioksit üretir. benzinle motorin arasında karbondioksit salınımını karşılaştıracak olursak eğer; 7,6 litre motorin, 10 litre benzin kadar karbondioksit açığa çıkarır. otomobillerin ilk üretildiği yıllarda yakıt istasyonları bulunmamaktaydı ve insanlar araçlarının yakıtlarını çok şaşıracağınız şekilde "eczane"lerden almaktaydı. ve tabii ki benzinle motorin arasında o dönemde fiyat farkı da yoktu ve bu kadar pahalı olmadıkları da kesin...
devamını gör...

büyütülmesi gereken bir başarı değil arkadaşlar, gayet kolay. hatta kendi kopçasının bile tek hamlede açabilir insan. abartmayalım....
devamını gör...

ülkemiz şartlarında yüksek ihtimalle gelecek kaygısı olan konudur
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir çeşit gök cismi.

uluslararası astronomi birliği, cüce gezegenin tanımını şu şekilde yapar:
1- güneş etrafındaki bir yörüngede dolanan
2- kendi kütle çekimi nedeniyle yuvarlak bir şekil alacak kadar kütleye sahip olan
3- yörüngesinin yakın komşuluğunu temizlememiş olan cisimler

plüto'nun cüce gezegen kategorisine alınmasının nedeni, 3. madde. plüto, gravitasyonel olarak bulunduğu bölgeyi temizleyebilecek baskınlığa sahip değil. yani kütle çekimi bunun için yetersiz. bu nedenle etrafı irili ufaklı birçok cisimle dolu ve bu onu bir gezegen değil, cüce gezegen yapıyor.
devamını gör...

sakalıyla oynamayı alışkanlık haline getirmiş dümdüz erkektir.
ve konuşurken sakalımız var sözümüzü dinle tavrı takınıyordur.
devamını gör...

yer kabuğu
şiddetli darbeler vuruyor yüzünüze
sıcak kaynaklar toprakları aralıyor
kırmızı ve koyu

akşam haberlerinden çıkarılmış
çağrılar
kadınlar
artık konuşmayacaklar
örgütlenmiş sarsıntılarda
onlar
ah'rar
bilmezsiniz

sesler
ışık ışık gömülüyor karanlığa
toprak emiyor özünü çığlıkların
bilseniz

tüm renkleri astığınız
köküne uzayan bir dev gibi
zaman
geçmek bilmiyor

boğazı patlıyor gecenin
sarhoş yıkık bir kent
sızıyor koynunuza
yine de
bilmezsiniz

kırmızı kahkahalar ağarırken vagonlarda
el değmedik topraktır
z’aman
ve kırılgan
tükenmek bilmiyor

aşınmış ağrılı bir gülüş saplanıyor
ıslak, diri akşamlarınızın koynuna
erkenci naylon baharlar
ölgün hükümlerinize sürüyor mermilerini

tetikte, bereketli uyanışlar
tetikte, aklığı ellerinizin

ölü zamanlara dayanıyor
sesler
kaos
zehirli ok
ürkütülmüş karanlık

yine de bilmezsiniz
tüm kadınlar
ah'rar


yedinci dem *


(bkz: ahrar)
devamını gör...

streç filmler ilk üretildikleri zamanlarda poliviniliden klorür yani kısaca pvdc denilen maddeden üretiliyor idi; fakat günümüzde gıda için kullanıma uygun olması sebebiyle hammadde olarak düşük yoğunluklu polietilen (ldpe) kullanılıyor, bu maddenin yapışma özelliği ise pvdc'den daha az olduğu için streç filmler eski yapışma performanslarını yitirmişlerdir. fakat hâla ucunu bulamayacağımız kadar yapışkandırlar * . bu durumun bir de biz çocukken yaşadığımız, ödevlerde kullandığımız hali vardır (bkz: para bandı) adındaki küçük, streç film gibi şeffaf ve daha yapışkan olduğundan mütevellit onun da ucunu bulamazdık. benim bir yöntemim vardı, çocukken her ne kadar iğrençliğinin farkında olmasam da dilimi bantın etrafinda sürer çıkıntıyı bulup tırnağımla ucu gövdeden ayırırdım. sonrasında dilim yerine her iki işlem için de tırnağımı kullandım; hoş, dil daha çok işe yarıyordu * .
devamını gör...

benzetmenin iki ana unsurundan benzeyenin olmadığı ama kendisine benzetilen olduğu için benzeyenin ne ya da kim olduğunu çıkarımlayabildiğimiz benzetme türüdür.

attila ilhan'ın jilet yiyen kız şiirinden bir bölüm üzerinde örnekleyelim:

"..........................................
çarpılmışım başım sersem
sevdim jilet yiyen kızı
göğsündeki kumrulara değsem
gagaları zehirli kırmızı
............................................."
yukarıda kumrular, kendisine benzetilen ögedir, benzeyen söylenmemiştir ama biz kumrularla kastedilenin ne olduğunu anlarız. benzeyen, kızın memeleridir ve burada açık istiare vardır. devamında gaga olarak nitelendirilen de meme uçlarıdır, aynı şekilde gaga kendisine benzetilendir, meme uçları yani benzeyen söylenmemiştir, burada da açık istiare vardır.

bu sabah okuduğum bir ölüm ilanı şöyle başlıyordu:
"canımın babası, arslanlarımın dedesi........."
yukarıdaki can kendisine benzetilendir, adamın karısı kastedilmektedir. arslanlar da kendisine benzetilendir ve adamın erkek çocukları kastedilmektedir.

bir örnek daha verelim ve anlaşılırlığı pekiştirelim:
"ten kafeste durmaz uçar." burada kafes kendisine benzetilendir ve hayatın kendisini anlatır. 'ten'le anlatılan da vücuttur ve burada da yine bir açık istiareden söz etmek mümkündür. -ayrıca (bkz: kapalı istiare)-

görüldüğü gibi, açık istiareyi bulmak zor değildir ve dinlediğimiz her şarkıda, okuduğumuz her yazıda -eğer varsa- kolayca görebiliriz.
devamını gör...

tam alacakken hakkımda ne yazacağımı düşündüm, aklıma hiçbir şey gelmedi.
devamını gör...

lezzeti, sululuğu ve çıtırlığıyla kendine has bir elma türüdür. sanırım misket elma olarak biliniyor. amasya'dan ayrılırken yol kenarından aldık. çıtırlığıyla yolculuğumuza ayrı bir renk kattı. ve biz en çok çıtırlığını sevdik. teşekkürler lütfen amasya elması.
devamını gör...

ilk haftaya özel yapacağı trakya oyun havaları konsepti ile bizlere keyifli bir akşam vaad eden radyonun taze yayını. yerimizi aldık bekliyoruz, hayırlı olsun efendim.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

politik doğrucu-sjw güruhun türkiye versiyonudur. hdp sempatizanı, azınlık ırkçısı, feminazi, meriç, popülist, primci, linççi, aşırı boş duyarcı sol-liberal ve sosyalist tayfanın ideolojisine verilen genel ad.
efe aydalın tabiriyle : sol gericilik. zengin baba parası yiyip, zengin semtlerde yaşayıp, özel okullarda okuyup, son model iphone kullanıp komünizm, sosyalizm, kürt, alevi vs. duyari kasarlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim