kız çocuğu babalarına tavsiyeler
şimdiye kadar on yedi * kadın bireyle konuştum dert dinledim. 16 sında depresif, sallantılı gitgelli kimisinde ağır depresif ruh hali vardı.* hepsini ortak problemlerinden biri baba ilgisizliği,baba iletişimsizliği.. bir baba kızının maddi olarak herseyini karşılaşmasıyla baba olmadığını gözlemledim. kız çocuğu efendim en temel ihtiyaçları güven,aidiyet,sevgi,ilgi ihtiyacını hayran olduğunu babasından bekliyor. alamayınca noluyor ergenlikte kimlik karmaşası ile beraber bir arayış. ilgi arayışı. ya otcuya ya topçuya dediğimiz bir takim yanlışlıklara düşüyorlar. nolur kız çocuğunuzdan ilgi alakanızı eksik etmeyin. onun manevi duygusal ihtiyaçlarını karşılamaya bakın. bu ulkede kadın olmak zor. bunu bilerek kız çocuklarını güçlü yetiştirin. saygılarımla. *
devamını gör...
avrupa süper ligi
bütün suç uefada. uefa dediğimiz oluşumu belki insanlar uyduruk saçma sapan bi kurum zannedebilir güçlü futbol takımlarını da onun üstünde görebilir ama iş öyle değil. bu kurum avrupa futbolunun bugünlere gelmesini sağlayan en önemli etken mafyatik ve güçlü bi oluşum.buyuk ligler biz ön eleme oynamak istemiyoruz dediler tamam dedin 32 takıma çıkar dediler tamam dedin tabiri caizse ne istedilerse verdin. en sonunda seni de istemiyoruz deyince resti çektin. bunu baştan yapacaktın. bu işe sevinen bizim takım taraftarlarına da allah akıl fikir versin. şampiyonlar ligine gitmek ve başarılı olmak ne olursa olsun en büyük hayalimizdi.adamlar bunu da aliyo elinden.ama sen hala kurulsun abi izleriz diyosun zaten şampiyonlar ligi üst turlarında bu takımların sürekli birbirleriyle oynamasını izlemiyo musun?
devamını gör...
benim karşımda sigara yakma
puhahah. amca delirmiş. kimlerle aynı oksijeni paylaşıyoruz. amcaya biri sigara uzataydı, susardı.
devamını gör...
türkiye’de siyaset
allah deyin,kur’an deyin buyrun artık türkiye’de bir siyasetçisiniz.
ayrıca,insanların yaptığı siyaset * takım tutar gibi parti tutmaktır. ideallerine,hedeflerine,değerlerine asla bakılmaz partilerin. tüp sırası denilince sular durur,kullandığınız telefon markası da iyiyse zaten iyi yönetiliyor olursunuz.
ayrıca,insanların yaptığı siyaset * takım tutar gibi parti tutmaktır. ideallerine,hedeflerine,değerlerine asla bakılmaz partilerin. tüp sırası denilince sular durur,kullandığınız telefon markası da iyiyse zaten iyi yönetiliyor olursunuz.
devamını gör...
yazarların en sıkıcı özelliği
çok var, hangi birini sayayım? *
- herhangi birinden soğuma hızım ışık hızıyla yarışır, tabii yaptıklarına göre.
- kolay sinirlenmem, sinirimi sertçe göstermem, kalp kırmam.
- hayatımın belirli dönemlerini yalnız geçirmek istemem. bunun sonucunda o dönem kimsenin bana ulaşamaması, ulaştıklarında aynı kalmamış olmam.
- kalabalık sevmemem.
genel olarak eeen kötü huylarım ve eeen sıkıcı huylarım bunlar. kendilerini göstermedikleri sürece gerçekten iyi insanım. iyilik görecelidir ama olsun.
- herhangi birinden soğuma hızım ışık hızıyla yarışır, tabii yaptıklarına göre.
- kolay sinirlenmem, sinirimi sertçe göstermem, kalp kırmam.
- hayatımın belirli dönemlerini yalnız geçirmek istemem. bunun sonucunda o dönem kimsenin bana ulaşamaması, ulaştıklarında aynı kalmamış olmam.
- kalabalık sevmemem.
genel olarak eeen kötü huylarım ve eeen sıkıcı huylarım bunlar. kendilerini göstermedikleri sürece gerçekten iyi insanım. iyilik görecelidir ama olsun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
gecenin karanlığında
tatlı bir ay ışığında
sessiz bir çocuk çığlığında
saklıydı yüreğim.
tatlı bir ay ışığında
sessiz bir çocuk çığlığında
saklıydı yüreğim.
devamını gör...
tanrının insana verdiği en büyük ceza
vicdan ve bilinç olabilir..
devamını gör...
trabzonlu
sevgili köylü yazardan ironiler'in memleketi trabzon olunca kendisi de trabzonlu oluyor haliyle..
devamını gör...
alet çantası sözlük olsa alınabilecek nick
estetik olmuş karga burnu.
ademin havya.
ademin havya.
devamını gör...
ispanyolca
dillerin oluşumu beni hep çok düşündürmüştür. ispanyolcada bir acele havası var.
küçüklüğümden beri hep şöyle düşünürüm: sanki dilin oturmaya başladığı dönem bu topluluğun çok sinirli bir yöneticisi varmış da sürekli koştura koştura hizmet ediyorlarmış, çok ortada görünmek istemiyorlarmış ya da boğalar çok başıboşlarmış sürekli onlardan kaçıyorlarmış da ondan bu kadar hızlı konuşuyorlarmış.
mesela rusçanın da çok ön damaktan konuşulmasının sebebini soğuktan kasılmalarına bağlardım. ya da arapların çöl sıcağından, ter içinde dilleri dışarda wahelahela gibi seslerle konuştuklarını düşünürdüm.
küçüklüğümden beri hep şöyle düşünürüm: sanki dilin oturmaya başladığı dönem bu topluluğun çok sinirli bir yöneticisi varmış da sürekli koştura koştura hizmet ediyorlarmış, çok ortada görünmek istemiyorlarmış ya da boğalar çok başıboşlarmış sürekli onlardan kaçıyorlarmış da ondan bu kadar hızlı konuşuyorlarmış.
mesela rusçanın da çok ön damaktan konuşulmasının sebebini soğuktan kasılmalarına bağlardım. ya da arapların çöl sıcağından, ter içinde dilleri dışarda wahelahela gibi seslerle konuştuklarını düşünürdüm.
devamını gör...
buray
öncelerden bir iki şarkısını beğenerek dinlediğim,
instagramdaki afrika gezisi görüntülerinden sonra, fanları arasına girdiğim, merhametli şarkıcı.
allah yolunu açık etsin.
www.instagram.com/reel/CNg9...
instagramdaki afrika gezisi görüntülerinden sonra, fanları arasına girdiğim, merhametli şarkıcı.
allah yolunu açık etsin.
www.instagram.com/reel/CNg9...
devamını gör...
lümpen
içinde bulunduğu sosyal sınıfın farkında olmayan kimse. örneğin; asgari ücretli işçinin piyasadaki en pahalı telefonu alması, ilkokul terk birinin kendini aristokrat sanması gibi.
aynı zamanla nickim olur bu kelime. eleştirmeye kendinden başlamalı insan.
aynı zamanla nickim olur bu kelime. eleştirmeye kendinden başlamalı insan.
devamını gör...
başarının sırrı
offf tutturmuşsunuz bir çok çalışmak ezber gibi. çok çalışmak değil doğru şekilde çok çalışmaktır. kardeşim sen ne istiyorun? bunu bunu, bunun gerçekleşebilmesi için ne yapman gerekiyor ? e şunu şunu. e oturup yapacaksın bir zahmet. burada mesele çok fazla çalışmak değil, sadece gereklilikleri yerine getirmek. birçok insanda bunu yapabilecek azim, sabır yada kapasite olmadığı için "başarının sırrı ne lütfen söyleyin" gibi basite kaçmak, kolay yol bulmak istiyorlar ama öyle bir şey yok.
burada önemli olan ne kadar zor olduğuna bakmak değil sadece gerekeni yapmak. unutmayın, isteyen yolunu, istemeyen bahanesini bulur. herkese başarılar.
burada önemli olan ne kadar zor olduğuna bakmak değil sadece gerekeni yapmak. unutmayın, isteyen yolunu, istemeyen bahanesini bulur. herkese başarılar.
devamını gör...
at hırsızı
trabzon ili, sürmene ilçesinden olanlar için kullanılan ironi dolu tabir.
devamını gör...
biri hiçbiri binlercesi
italyan oyun ve öykü yazarı luigi pirandello tarafından 1909 yılnda yazmaya başladığı ancak 1926 yılında tamamlayıp yayımladığı felsefi ve mizahi bir roman. kitabın ana kahramanı vitangelo moscarda' nın bir gün aynada yüzünü incelerken karısının ona burnunun sağa doğru yamuk olduğunu söylemesi ile hayatı altüst oluyor ve içsel bir buhranın başlangıcı oluyor. 28 yıl boyunca hiç bu eğriliği fark etmeyen moscarda insanın varoluşundan bu yana kendine bakış açısı ile diğer insanların bakış açısının ve gördüğü şeylerin birbirinden farklı olduğunu anlıyor. sorgulamaya başlıyor ve her insan için farklı bir moscardo olduğunun ama aslında asıl moscardo'nun kim olduğunun bilincine varıyor. oldukça ilginç ama bir o kadar da akıcı olan bu kitapta bu sorgulamaya ve buhrana şahit oluyor ve ara ara okuyucuya da kendini ve benlik kavramını sorgulatıyor.*benlikler arasında kaybolan delirmiş bir moscardoyu okuyoruz ve yazar bize moscardo ile şu soruyu sorgulatıyor:
"insan bir midir. hiç midir, yoksa binlerce midir?"
başkalarının bende birini gördüğü ama o birinin de benim tanımadığım bir ben olduğu; başkalarının ancak bana ait olmayan gözlerle dışarıdan bakarak görebildikleri ve tanıyabildikleri o birisine, benim içimde ve onlara göre benim görüntüm olduğu hâlde( demek ki 'benim' dediğim aslında benim için değildi!!) bana hep yabancı olarak bir görüntü atfedecek olmaları; onlara göre benim olan bu hayatın içine giremeyeceğim düşüncesi, benim huzurumu kaçırıyordu.
"insan bir midir. hiç midir, yoksa binlerce midir?"
başkalarının bende birini gördüğü ama o birinin de benim tanımadığım bir ben olduğu; başkalarının ancak bana ait olmayan gözlerle dışarıdan bakarak görebildikleri ve tanıyabildikleri o birisine, benim içimde ve onlara göre benim görüntüm olduğu hâlde( demek ki 'benim' dediğim aslında benim için değildi!!) bana hep yabancı olarak bir görüntü atfedecek olmaları; onlara göre benim olan bu hayatın içine giremeyeceğim düşüncesi, benim huzurumu kaçırıyordu.
devamını gör...
serseri
necip fazıl kısakürek' in beğenilen şiiridir:
yeryüzünde yalnız benim serseri,
yeryüzünde yalnız ben derbederim.
herkesin dünyada varsa bir yeri,
ben de bütün dünya benimdir derim.
yıllarca gezdirdim hoyrat başımı,
aradım bir ömür, arkadaşımı.
ölsem dikecek yok mezar taşımı;
halime ben bile hayret ederim.
gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;
ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,
bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,
gölgemin peşinden yürür giderim...
buradan
yeryüzünde yalnız benim serseri,
yeryüzünde yalnız ben derbederim.
herkesin dünyada varsa bir yeri,
ben de bütün dünya benimdir derim.
yıllarca gezdirdim hoyrat başımı,
aradım bir ömür, arkadaşımı.
ölsem dikecek yok mezar taşımı;
halime ben bile hayret ederim.
gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;
ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,
bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,
gölgemin peşinden yürür giderim...
buradan
devamını gör...
yaşamak
bir yu hua eseri. kafa sözlük kitap edebiyat kulübü ile okuduğumuz 3. kitap. canım armysuzy' nin önerip seçtiği bir kitap ve gerçekten iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu. filmi de varmış. bugün uzandım ve 3-4 saatte okudum. akıcı bir kitaptı. 209 sayfa.
kitap hakkındaki yorumlarıma gelirsek kitapta genelde fugui'nin zorlu ve hata dolu hayatını okuyoruz. dönemin siyasi ve sosyal ortamına da tanık oluyoruz. bana göre bunca sefalet çekmeleri bu kadar ölüm tamamen fugui'nin suçu. geç olsun güç olmasın deriz ama fugui için her şey hem geç hem güç oldu
. annesi, babası, karısı ve çocukları.. hatta torununu bile fugui kendi elleriyle gömdü.
fugui'nin onca hatasına rağmen hayattaki şansı ailesi oldu gerçekten. her şeye rağmen koşulsuz sevdiler. fugui'nin bu mücadelesinin en büyük yardımcıları..
kitabın dili gayet basit ve akıcı. ve beni ağlatan kitaplardan oldu yu hua'nın yaşamak kitabı. bir çin edebiyatı eseri. onca ölümün, yoksulluğun ardından fugui'nin hayatı öğrenmesi sevindirici. favori karakterim youqing oldu ve en çok ona ağladım. canım youqing..
fugui'nin çocuklarının erken ölmesi, tam torunuyla beraber güzel bir hayatı olur derken onun da ölmesi gerçekten üzücüydü.
içim sökülene kadar ağladım. kızının tam mutlu olmuşken ölmesi.. her hayat ayrı bir dram içeriyordu.
kısacası bu kitaptan öğrendiğim hayatta en sevdiğim söz olan "ne oldum değil, ne olacağım demeli insan." sözünü de hatırlatmış oldu bana.. fugui'nin hayatından birebir görmüş oldum.
şimdi birkaç alıntı paylaşayım..
"sıradan bir hayat en iyisi. onunla savaş, bununla mücadele et derken sonunda hayatından oluyorsun."
"artık öyle noktaya gelmiştik ki yaşamak ya da ölmek önemli değildi."
"geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım. nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma ama sonunda yine kendimden nefret ederdim."
gerçekten güzel bir kitaptı. okuyun, okutturun.. sevgiler saygılar..*
kitap hakkındaki yorumlarıma gelirsek kitapta genelde fugui'nin zorlu ve hata dolu hayatını okuyoruz. dönemin siyasi ve sosyal ortamına da tanık oluyoruz. bana göre bunca sefalet çekmeleri bu kadar ölüm tamamen fugui'nin suçu. geç olsun güç olmasın deriz ama fugui için her şey hem geç hem güç oldu
. annesi, babası, karısı ve çocukları.. hatta torununu bile fugui kendi elleriyle gömdü.
kitabın dili gayet basit ve akıcı. ve beni ağlatan kitaplardan oldu yu hua'nın yaşamak kitabı. bir çin edebiyatı eseri. onca ölümün, yoksulluğun ardından fugui'nin hayatı öğrenmesi sevindirici. favori karakterim youqing oldu ve en çok ona ağladım. canım youqing..
fugui'nin çocuklarının erken ölmesi, tam torunuyla beraber güzel bir hayatı olur derken onun da ölmesi gerçekten üzücüydü.
kısacası bu kitaptan öğrendiğim hayatta en sevdiğim söz olan "ne oldum değil, ne olacağım demeli insan." sözünü de hatırlatmış oldu bana.. fugui'nin hayatından birebir görmüş oldum.
şimdi birkaç alıntı paylaşayım..
"sıradan bir hayat en iyisi. onunla savaş, bununla mücadele et derken sonunda hayatından oluyorsun."
"artık öyle noktaya gelmiştik ki yaşamak ya da ölmek önemli değildi."
"geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım. nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma ama sonunda yine kendimden nefret ederdim."
gerçekten güzel bir kitaptı. okuyun, okutturun.. sevgiler saygılar..*
devamını gör...
elmalı çocuk istismarı davası
iki küçük çocuğun tacizi, tecavüzü, şiddeti, çizerek anlattığı bir ülke düşünün.
ya da düşünmeyin, çünki toplumun ahlak düzenini şort giyen kız, ıssızda dolaşan köpek, sahnede şarkısını seslendiren şarkıcı bozuyor.
karaktersizliğini midemi bulandırıyor.
" bizi bu ülkede yaşamaktan utandıran, nefret ettiren herkesin allah belasını versin."
#elmalı davası
ya da düşünmeyin, çünki toplumun ahlak düzenini şort giyen kız, ıssızda dolaşan köpek, sahnede şarkısını seslendiren şarkıcı bozuyor.
karaktersizliğini midemi bulandırıyor.
" bizi bu ülkede yaşamaktan utandıran, nefret ettiren herkesin allah belasını versin."
#elmalı davası
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
"tek bir kelime ile olmayacak yollara düşen tek canlı insandır, hem de arkasında milyonlarca olmaz diyen cümleye rağmen."
noktayı koydu, cümleyi kapattı adam. şimdi tek yapması gereken sabahı beklemekti, gerisi ondan çıkmıştı. burnuna menengiç kokusu geldi, bir yanı fıstık aşılı kocaman bir ağaç, az ötesinde eski toprak bir fırın, fırının tam karşısında eski sakız tipi eski bir evin olduğundan da daha yaşlı görünen merdivenleri, sonra saksılarda sardunyalar, ötesi avlu, dışarı çık, koca bir yol.
son 20 senedir eski ihtişamını kaybetmiş bir köyün içinde yaşayan tek insandı adam, yaşamak derken sadece kelimelerde, yaşamak derken sadece o tek kelimede, yaşamak derken sadece o tek kelimeye tutunan tek insan.
menengiç kokusu geçti, fırın söndü, sardunyalar yıkılan evin altında kaldı, o tek kelime olmaz diyen cümlelere yenik düştü, adam eline kalemi alıp yeni bir cümleye başladı.
artık durmasını gerektirecek hiçbir şey kalmamıştı ve bunun farkındaydı.
noktayı koydu, cümleyi kapattı adam. şimdi tek yapması gereken sabahı beklemekti, gerisi ondan çıkmıştı. burnuna menengiç kokusu geldi, bir yanı fıstık aşılı kocaman bir ağaç, az ötesinde eski toprak bir fırın, fırının tam karşısında eski sakız tipi eski bir evin olduğundan da daha yaşlı görünen merdivenleri, sonra saksılarda sardunyalar, ötesi avlu, dışarı çık, koca bir yol.
son 20 senedir eski ihtişamını kaybetmiş bir köyün içinde yaşayan tek insandı adam, yaşamak derken sadece kelimelerde, yaşamak derken sadece o tek kelimede, yaşamak derken sadece o tek kelimeye tutunan tek insan.
menengiç kokusu geçti, fırın söndü, sardunyalar yıkılan evin altında kaldı, o tek kelime olmaz diyen cümlelere yenik düştü, adam eline kalemi alıp yeni bir cümleye başladı.
artık durmasını gerektirecek hiçbir şey kalmamıştı ve bunun farkındaydı.
devamını gör...
eşinin genital bölgesine demir çubuk sokarak öldüren adam
"tutuklanan o.ç hakkında "canavarca hisle eşi kasten eziyet çektirerek öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı."
evet o.ç. daha ironik bir isim kısaltma kombinasyonu olamazdı. ateş düştüğü yeri yakıyor, ne diyelim.
evet o.ç. daha ironik bir isim kısaltma kombinasyonu olamazdı. ateş düştüğü yeri yakıyor, ne diyelim.
devamını gör...