her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır
seksizm yapmayalım arkadaşlar. her başarılı insanın arkasında kendisi vardır. en azından olmalıdır.
devamını gör...
arabaşı
eski türkler'de obaş, bubaş, arabaş diye zaman dilimleri vardır. arabaş da geceyarısına yakın zaman diliminde içildiği için ve içine kaygan hamur atılıp kaşıklanmak suretiyle içilen tavuk suyu çorbası bu ismi almıştır. sanıldığı gibi araptan gelme değildir.
devamını gör...
sarhoş olmak
mutlu olmanın yolu. farklı farklı türleri vardır. dinle sarhoş olmak, sanatla sarhoş olmak, edebiyatla sarhoş olmak, şarapla sarhoş olmak, aşkla sarhoş olmak. en nihayetinde, konu mutlu olmaktır.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
yemekleri ben yaptım, bulaşıklar sizde.
devamını gör...
11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu
ismi ne olursa olsun. biz ismi için değil, sizlerin samimiyeti için buradayız yoldaş kardeşim. nasıl destek olmak gerekiyorsa da ben şahsım adıma söz veriyorum. menfaat için beraber olanların sonun hep gördük, göreceğiz. ama biz öyle değiliz.
biz, birbirimizi sevdiğimiz için buradayız ve bu hiç değişmeyecek !!!
biz, birbirimizi sevdiğimiz için buradayız ve bu hiç değişmeyecek !!!
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
gerçek aşkı, sevgiyi bulmak istiyorum. şimdiye kadar hiç sevildiğimi hissetmedim. nasıl bir duygu merak ediyorum karşılıklı sevgi, iki tarafında birbiri için deli olması.
kaderin cilvesi hep beni sevmeyenleri sevdim.
kaderin cilvesi hep beni sevmeyenleri sevdim.
devamını gör...
doküman açık sınav
dört halifeden biri dahi olsanız geçemeyeceğiniz tek sınavdır.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
ne kadar süslenirsen süslen, gülümseyebildiğin kadar güzelsin.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
ve kafam, il olma izni alabilecek kadar kalabalıktı .
hakan günday.
hakan günday.
devamını gör...
fazla ciddiye alınan şeyler
linç yemeyeceksem eğer şu yaz dizilerindeki başroller.
sevgili olsunlar diye dua etmek, olur olmadık fotoğraflarını paylaşarak "yoksaaaaa" diye gelin güvey olmak falan. çok itici değil mi ya? tamam, birbirinin yanına yakışan başroller var ama bu kadar abartmazsınız. *
sevgili olsunlar diye dua etmek, olur olmadık fotoğraflarını paylaşarak "yoksaaaaa" diye gelin güvey olmak falan. çok itici değil mi ya? tamam, birbirinin yanına yakışan başroller var ama bu kadar abartmazsınız. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
küllükte unutulmuş bir sigara gibi
yanıyor , kül oluyor sessizce zaman
öyle samimi ki akreple yelkovanın dansı
unut diyorlar, unutuldun diyorlar
bak saniyelik bile müptezel oldu aramızda
sen de bu tuvalde , yalanlar tablosunda
eski türküler gibi yaşlanıyorsun..
yanıyor , kül oluyor sessizce zaman
öyle samimi ki akreple yelkovanın dansı
unut diyorlar, unutuldun diyorlar
bak saniyelik bile müptezel oldu aramızda
sen de bu tuvalde , yalanlar tablosunda
eski türküler gibi yaşlanıyorsun..
devamını gör...
yakın arkadaşla sevgili olmak
insan hiç arkadaşını.....
aslında en guzel yapılacak eylemdir bi kere her türlü huyunu suyunu biliyorsun, yıllardır arkadaşsın karşı tarafın rol yapma imkanı sıfır genelde böyle birliktelikler evliliğe kadar gider.
aslında en guzel yapılacak eylemdir bi kere her türlü huyunu suyunu biliyorsun, yıllardır arkadaşsın karşı tarafın rol yapma imkanı sıfır genelde böyle birliktelikler evliliğe kadar gider.
devamını gör...
fakir dertleri
bir şey alacaksa; zihnindeki onlarca ihtiyaç içerisinden elemeye gitmek.
her defasında en ufak şey için bile çekiliş düzenlemek.
"günün talihlisi yeni bir uçlu kalem!!!"
bunda bile alsam mı? almasam mı?
her defasında en ufak şey için bile çekiliş düzenlemek.
"günün talihlisi yeni bir uçlu kalem!!!"
bunda bile alsam mı? almasam mı?
devamını gör...
patagonyalı (yazar)
uzaklardayım. çok uzaklarda, elimde harita dahi yok. gerçi buraların bir haritası var mı ondan da şüpheliyim. nerede olduğumu inanın hiç bilmiyorum. kimsecikler de yok burada. nereye, nasıl gidilir kestiremiyorum. bazen kendi etrafımda dönüyorum, bazen de ağaçların etrafında. bazen koşuyor, bazen yürüyorum.
çok güçlü rüzgarlar esiyor burada. ayakta durmakta çok zorlanıyorum da bir köşeye geçip oturmuyorum. deliler gibi oradan oraya koşturup duruyorum.
şu an, yanı başımdaki ağaçları bir görseniz, göğü deliyor sanırsınız. sarı yabani orkideler var bir de. çok güzeller. havası bir garip gri.
bir şekilde ormandan çıkıyorum. azıcık sakinleşip, nefes kesen manzarayı hissetmeye çalışıyorum.
ama ne mümkün. kaç gündür buradayım bilmiyorum. suyum bitmek üzere. su bulabirdim ama yiyecek bir şey bulabilir miydim bilmiyorum. açlıktan ölmek üzereyim.
bir süre daha yürüdükten sonra kendimi kaybetmiş olacağım ki, bir ses beni kendime getirdi.
bu ses patagonyalının sesiydi. kibar ve naif bir sesti.
ondan patagonya topraklarında olduğumu öğreniyorum.
oracıkta yemem için bir şeyler verip, kendime gelmemi sağlıyor.
doğruca yaşadığı yere götürüyor beni.
ben böyle dost canlısı bir insan görmemiştim. yaptığımız sohbetlerden onun görmüş geçirmiş, hoşgörülü ve cömert bir insan olduğunu öğreniyorum.
çok iyi bir dinleyen, seninle kederlenen, seninle mutlu olabilen bir kardeş olabileceğini hissedebiliyordum.
ha birde adını tam hatırlayamadığım bir sözlükte yazarlık yapıyormuş.
ama sahibi koldaş yazarlara bayadır maaşlarını veremiyormuş. bundan çok dert yanıyor patagonyalı.
yürürken anlatıyor patagonyalı yaşadığı toprakları.
patagonya, şili ve arjantin'in güneyindeki bölgedir. çok az yerleşim alanı vardır.
darwin’in patagonya ve çevresindeki adalarda beş yıl süren bir inceleme gezisi yaptığından, burada çok sayıda değişik canlı türüne rastladığını, “evrim” teorisinin temellerini burada atıldığından bahsediyor.
unesco doğal ve tarihi miras listesi’ndeki buzullar parkı nın bulunduğunu,
kutuplardan sonraki yeryüzünün en büyük buzul alanları burada olduğunu,
çok sayıda gölleri, yeşil vadileri ve şelalariyle cennetten bir köşe olduğunu,
güneyinde yarı antarktika ikliminin hüküm sürdüğü dünyanın sonu olarak adlandırılan ateş topraklarının bulunduğunu söylüyor.
sonra maradona’dan bahsediyor patagonyalı. onu çok sevdiğini anlatıyor.
ama asla patagonyalı, tanrı nın bir eli olamazdı.
seni tanıdığım için mutluyum dostum.
çok güçlü rüzgarlar esiyor burada. ayakta durmakta çok zorlanıyorum da bir köşeye geçip oturmuyorum. deliler gibi oradan oraya koşturup duruyorum.
şu an, yanı başımdaki ağaçları bir görseniz, göğü deliyor sanırsınız. sarı yabani orkideler var bir de. çok güzeller. havası bir garip gri.
bir şekilde ormandan çıkıyorum. azıcık sakinleşip, nefes kesen manzarayı hissetmeye çalışıyorum.
ama ne mümkün. kaç gündür buradayım bilmiyorum. suyum bitmek üzere. su bulabirdim ama yiyecek bir şey bulabilir miydim bilmiyorum. açlıktan ölmek üzereyim.
bir süre daha yürüdükten sonra kendimi kaybetmiş olacağım ki, bir ses beni kendime getirdi.
bu ses patagonyalının sesiydi. kibar ve naif bir sesti.
ondan patagonya topraklarında olduğumu öğreniyorum.
oracıkta yemem için bir şeyler verip, kendime gelmemi sağlıyor.
doğruca yaşadığı yere götürüyor beni.
ben böyle dost canlısı bir insan görmemiştim. yaptığımız sohbetlerden onun görmüş geçirmiş, hoşgörülü ve cömert bir insan olduğunu öğreniyorum.
çok iyi bir dinleyen, seninle kederlenen, seninle mutlu olabilen bir kardeş olabileceğini hissedebiliyordum.
ha birde adını tam hatırlayamadığım bir sözlükte yazarlık yapıyormuş.
ama sahibi koldaş yazarlara bayadır maaşlarını veremiyormuş. bundan çok dert yanıyor patagonyalı.
yürürken anlatıyor patagonyalı yaşadığı toprakları.
patagonya, şili ve arjantin'in güneyindeki bölgedir. çok az yerleşim alanı vardır.
darwin’in patagonya ve çevresindeki adalarda beş yıl süren bir inceleme gezisi yaptığından, burada çok sayıda değişik canlı türüne rastladığını, “evrim” teorisinin temellerini burada atıldığından bahsediyor.
unesco doğal ve tarihi miras listesi’ndeki buzullar parkı nın bulunduğunu,
kutuplardan sonraki yeryüzünün en büyük buzul alanları burada olduğunu,
çok sayıda gölleri, yeşil vadileri ve şelalariyle cennetten bir köşe olduğunu,
güneyinde yarı antarktika ikliminin hüküm sürdüğü dünyanın sonu olarak adlandırılan ateş topraklarının bulunduğunu söylüyor.
sonra maradona’dan bahsediyor patagonyalı. onu çok sevdiğini anlatıyor.
ama asla patagonyalı, tanrı nın bir eli olamazdı.
seni tanıdığım için mutluyum dostum.
devamını gör...
yavaş konuşan insan
yıllar önce ntv kanalında gazeteci hasan cemal böyle yavaş yavaş konuşurken yanında oturan mehmet barlas dayanamayıp amma yavaş konuşuyorsun hasan demişti, ufak bir tartışma olmuştu aralarında. barlas, tartışma esnasında diğer gazeteci nuray mert 'i kastederek de küçük hanım deyince aynı anda iki pot birden kırmıştı.
devamını gör...
nickaltı nickaltında kalmalı
sol frame'de "nickaltı şelalesi oluşması" *
devamını gör...



