hala bunu düşünenlerin varlığını görmenin şaşırtıcı olduğu sorunsal. evet kardeşim var. babam öldü üç ay evvel oradan biliyorum.
devamını gör...

eğer tabağındakileri bitirmezsen arkandan ağlarlar denilince kıyamayıp yiyordum ben hep o yüzden de en inandığım yalan buydu maalesef .
devamını gör...

anıtkabir'e mabed diyen, kemalizm'e din diyenler bir insanı sevip saymanın sadece metafizik ve ruhani olduğunu sanarlar. sanki türbelerden, şeyhlerden ev,iş,eş,para isteyen başkaları. rabıta ve şefaatçilik kula kulluk değil midir? önce bunun hesabını veriniz. biz atatürk'ten cennette şaraplar, nuriler istemiyoruz biz atatürk'ün mezarına da anıtkabir'e de sizin zihniyetinize çomak sokmak, hala medeni bir türk ülkesinde yaşadığımızı hatırlamak ve hatırlatmak için gidiyoruz. al sana komünist ateistlerin lenin ve mao için yaptıkları. lenin'in mumyası için yılda 500 bin dolar harcanıyor. ve hala mumyası açıkta sergileniyor. bazı insanlar özeldir ve hayatını bir ideal uğruna harcarlar o idealin sevenleri o insanların mezarına da gider mumyasını da yaptırır. çünkü anılar güzeldir. bazı şeyler güzel hissettirir

images.app.goo.gl/wYj44cfQy...
images.app.goo.gl/D33jaoMMc...
images.app.goo.gl/WYETP6VL2...
edit: #549625 bu da burada dursun bakalım din miymiş değil miymiş?
devamını gör...

--- alıntı ---

deniz subayı bir babanın oğlu olarak 1920 yılında caddebostan’da doğan turan seyfioğlu, ilk öğrenim ve lise yıllarının ardından babası londra tarım ataşeliğine atanmış.. babası ile birlikte ingiltere’ye gitmek istemişse de, 2.dünya savası sırasında londra’nın durumu kötü olması sebebiyle götürülmemiş.

böylece türkiye’de kalan turan, güney sınırından suriye’ye geçerim, oradan da bir yolunu bulur londra’ya giderim diye düşünmüş. ancak suriye’ye adım atar atmaz fransızların eline düşmüş. üç ay sonra fransızlar’ın, “lejyon’a yazılırsan hapisten kurtulursun” teklifini kabul etmiş ve lejyona yazılmış.

süveyş kanalı dolaylarında rommel’in ordusuyla çarpışmış. bir yıl sonra 1943 yılının eylül ayında türkiye’ye dönmüş. 2.dünya savaşına katılan ender türklerden biri olması dışında, kısa ömrüne çok şey sığdırmış turan seyfioğlu.. aynı zamada komple bir sporcu olan turan seyfioğlu, dereceler almış bir kayakçı,

fenerbahçe genç takımında iki yıl kalecilik yaymış bir futbolcu, çeşitli rekorları olan bir yüzücüydü. 50 ‘li yıllarda caddebostan da ettiği kavgalar efsane gibi anlatılırmış. .

beyaz perdede yarattığı ilk kahraman, 1951 tarihli yapım olan “ulubatlı hasan”. turan seyfioğlu 1951′de “sinema sanatçıları derneği”nin düzenlediği bir yarışmada en iyi artist armağanı kazanmış. 17 filmde başrol olmak üzere 40 civarı filmde oynamış. uludağ’da kayak dersi verirken, londra’dan turist olarak gelen patricia ile tanışmış, dost olmuşlar ve 1952 yılında da evlenmişler.

yedi yıl boyunca mutlu bir evlilik geçiren çiftlerin bir de kız çocukları olmuş. 1959 yılına gelindiğinde, patricia londra’ya dönmüş. ayhan ışık, ahmet tarık tekçe ve neriman köksal ile “devlerin öfkesi”, seyfioğlunun son filmi olmuş. bu filmi bitirdikten sonra rahatsızlanarak, tedavi için gittiği londra’da 18 ağustos 1961 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

--- alıntı --- buradan

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

simyacı kesinlikle okunması gereken, sizi alıp gerçekten başka başka yerlere götüren bir kitaptır. pişman olmazsınız, sıkılmazsınız zira yazarı paulo coelho' dur ki kendisi muhteşemdir. veronika ölmek istiyor 'da bonus tavsiyem olsun öyleyse. :)
devamını gör...

pek bilinmeyen,
"canımla yazdığım sözlerim var istersen
kafiye bulmamı bekleyen sana
sev beni küçük ellerinle
bir soruyla ömrünü harcama
sevmek mi sevilmek mi
ölmek mi daha kolay?
iki yalnız/yanlış arasında olanlar şimdi neye yarar?" sözlerine sahip bir tuna kiremitçi şarkısıdır.buradan...
....
fuzuli "sevmek diye cevap vermiş bu soruya çünkü sevildiğimizden emin olmak zormuş...
devamını gör...

“bütün yalnızlar gibi özgür ve bütün özgürler kadar yalnızız.”

bir stefan zweig sözüdür.
devamını gör...

aile içinde geçen özel meselelerin dışarı çıkmaması için kullanılan atasözü.
devamını gör...

sözlükte gözlemlenen durum. bir başlık açılıyor. ne kadar ilginç olursa olsun, altında en fazla 5-6, bilemedin 10-15 entry yer alıyor. bu sözlükte başlıklar yürümüyor. açıldığıyla kalıyor. bu şekilde tutunması kolay olmaz.
devamını gör...

okula yeni gelmiş utangaç küçük hanımlar ya da hayvansı erkekler vardır. hayvansı erkekler tehlikedeki küçük hanımları korur ve doğası gereği ona kötü davrama işini sadece kendisinde hak görür. küçük hanımlar da 'n'apıyo lan bu gebeş' demek yerine gözlerinden kalp fışkırtmak suretiyle bu davarlara aşık olur.
devamını gör...

müjde ve mehtap ar'ın annesi, şair ve oyuncu. ağır roman'da oynadığı "puma zehra" rolünde zorlandığını zannetmiyorum çünkü gerçek hayatta da o roldeki gibi renkli bir kişiliği vardır. aynı zamanda kendisi türkiye'deki en iyi bestecilerden biridir. kendisi türk pop müziğini türk pop müziği yapan birçok sanatçıya besteler yapmıştır (bkz: sezen aksu) (bkz: tarkan) (bkz: ajda pekkan). "kadınlar aşık olmaz, sevmez" gibi laklak edenlere karşın kendisinin yazdığı aynı zamanda ağır roman filminin müziklerinde de yer alan ağla sevdam ve masum günahlar şarkılarını şiddetle dinlemelerini öneririm*
devamını gör...

yalın'ın gerçek adının hüseyin olması

bu bilginin bana kattığı o kadar çok şey olacak ki eminim buna* ama yine de bi şaşırmadım değil yani.
devamını gör...

sözlüğü zarara uğratan, fitili ateşleyen ilk yazardır ayrıca *
devamını gör...

1916 karagümrük doğumlu türk sahaf, vaiz ve mutasavvıf. halvetî cerrahî yolunun 19. postnişini. ilk tahsilini babası konyalı hacı mehmed efendi'nin yakın arkadaşı uşşâkî şeyhi abdurrahman sami saruhanî'nin yanında yaptı. annesi ayşe hanım tarafından seyyid olan ozak'ın on bir abisi, iki dayısı l. dünya savaşı'nda, en küçük abisi de milli mücadele sırasında şehit olunca zor şartlar altında büyümek zorunda kaldı. döneminin önemli isimlerinden dersler aldı. süleymaniye, sultan ahmed, fatih, eyüp, beyazıt gibi önemli camilerin yanı sıra istanbul'un çeşitli camilerinde vermiş olduğu sohbet ve vaazlarında nüktedan bir üslupla dinin anlaşılması zor kısımlarını kolayca izah ederek halkın ilgisini çekmeye başladı. gördüğü bir rüya üzerine halvetî cerrahî şeyhi fahreddin efendi'ye intisap etti. şeyhinin vefatı üzerine nureddin cerrahi tekkesi'nde irşada başladı. irşad, envâr'ül-kulûb, zînet'ül-kulûb, aşk yolu vuslat tariki adlı eserler kaleme aldı ve aşkî mahlasıyla şiirler yazdı. sahaflar çarşısı'ndaki sahaf dükkanında da halkı irşad etmeye devam etti. katılmış olduğu kültür-sanat festivallerinde amerika başta olmak üzere birçok ülkeden insanı islam'la tanıştıran ozak, on dokuz yıl şeyhlik makamında hizmet ettikten sonra 13 şubat 1985 yılında vefat etti ve nureddin cerrahi tekkesi'nin türbe kısmına defnedildi.

"sende gizli olan hazineyi bil. onu keşfet, bul. sen bir emanet-i ilahiyyeye hâmilsin, yani allah'ın emanetlerini taşıyorsun. bâtınen sen busun. sende büyük bir hazine-i ilahi var, bunun farkına var. bu senin iç âlemindir. dış âlemin mahdûddur fakat iç âlemin nâ-mahdûddur. çünkü senin özünden içeri bir öz vardır. ki sen o öze bağlısın. yani allah'a bağlısın. hakk seninle beraber, sen kiminlesin?"
devamını gör...

bir keresinde dudaklarımdan düşen sigarayı gayet atik bir şekilde yine dudaklarımla yakalamıştım.
devamını gör...

wikipedia şöyle muazzam açıklamıştır; bir ülkede iktidarı ele geçiren bir ailenin ya da siyasal veya dini grubun, o ülkenin kaynaklarını sistemli olarak soyması demektir ve kısaca hırsızlar rejimi anlamına gelir.
devamını gör...

"yapacak bir şey yok"
"olacağı varmış"
"takma kafana"
"kitap okumaya vaktim yok"
devamını gör...

bir kamçılı orkestra şefi ukdesidir.

bu aşkı deniz kenarı şehirlerden gelen insanların geneli anlayamaz. bu aşkı çocukluğunu, gençliğini, ilk sevgilisini, mutluluklarını, hüzünlerini şehrin baktığı yerlerinde gören insanlar anlar.

sizin o denizi, yeşili olan şehirlerinizi herkes sever. oraları sevmek kolaydır. ankara’yı sevmek ise yürek ister, bu bozkırda bile güzellik görecek derin bir ruh ister.

edit: sen tunalı hilmi ile kennedy’nin kesişiminden dikilip caddeyi yokuş aşağı izlerken asfalttan ve binalarla dolu bir cadde görürsün. ben o caddede ilk elini tuttuğum kızı, konser için ilk gittiğim mekanı, liseliyken yılbaşı gecesi komi olarak ekstra çalıştığım mekanı, oturup ağladığım köşeyi görürüm.
devamını gör...

1894-1978 yılları arasında yaşamış amerikalı ressam-illüstratör. yaşamı boyunca 4000'den fazla eser vermiş. 47 yıl boyunca the saturday evening post dergisinin tam 321 sayısının kapağını hazırlamıştır. eserlerinde ideal amerikan toplumunu ve tipik amerikan rüyasını çizmiştir.

--- alıntı ---

“without thinking too much about it in specific terms, ı was showing the america ı knew and observed to others who might not have noticed.
--- alıntı ---

beğendiğim eserlerini iliştireyim:
self portrait (1960)
the problem we all live with (1935)
the golden rule (1961)
before the date (1949)
after the prom (1957)
devamını gör...

arap yarımadasına, arapça diliyle arap milletine tanrı allah tarafından gönderildiğine inanılan dindir. türklerin dini değildir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim