kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

uydurulmuş 12 kalıba kendini sokmaya çalışan, hayatını buna göre yönlendiren ve buna bilim diyebilen acınası insandır.*
devamını gör...

hiçbir takım tutmuyorum, yıldızların takımından başka
devamını gör...

...
göğün mavi duvarları geçilmez değil ki,
bir damla neşeyle yıkayıp yüzümüzü
gölgemizi de kendimizden bilerek, ayırmadan...

kanatlarım düşlerden önce ışığa çarptı bir zaman...
cebimde üç d e v harf…
kendinden geçenin de varacağı bir kendi vardır elbet...

bir tane gökyüzü var...
aynı güneşe el sallamak mümkün,
aynı yıldızın kuyruğundan düşmek,
neden olmasın?

bir yağmur damlasını paylaşmak?..
durup düşünmeli bir virgül boyu…

ve tüm duvarların ötesinde bir yerde
yaşamak,
kurşuna dizerek kara bulutları ve
ağartarak bir yudum aşkla düşlerimizi,
mümkün…

her adımda biraz daha özlem,
açılsın kalbimdeki mezarlar.

şimdi yüzüyorum çırılçıplak,
zamanın olmadığı yerde,
şimdi güzel her şey hiç olmadığı kadar.

insanlar biricik, güneş gibi…
şiirler güzel, ben güzelim, biz olduğum için…
“ayak kanatların kırık, dans ediyorsun kendinle”
ihtiyacım yok artık o ayaklara ne de kanatlara…

sevgim güzeldir,
etten kemikten ibaret değilsem sonsuz seveceğim.
içiyorum her gece üç beş kelime,
demleniyor sesim.

yüzümde menekşeler…
ölmeyecekmiş gibi bir şiir…


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ispanyol besteci ve gitarist francisco tárrega tarafından bize kazandırılan, ileri düzey gitaristlerin çalabileceği bir klasik gitar parçasıdır. otantik hisler barındırır. bu eserin bir rengi olsaydı, kesinlikle kırmızı ve turuncu olurdu.

aynı adla bir de netflix yapımı güney kore dizisi vardır. hem ispanya hem de güney kore'de geçen fantastik ögeler barındıran sürükleyici bir dizidir.*

parçanın kendisi
devamını gör...

etrafındaki diğer ülkelere göre küçük ama çok delikanlı, yürek yemiş insanların yaşadığı bir ülkedir. 1865 - 1870 arasında brezilya, arjantin ve bolivya'ya karşı savaştılar. hatta yetişkin her üç erkekten ikisi bu savaşta öldü.
devamını gör...


seni kendimden sakınıp,
başka bir kalbe emanet ettim...


(bkz: buruk)(bkz: cem adrian)
devamını gör...

"havaya atılan bir taşın eğer bilinci olsaydı, yere kendi isteğiyle düştüğünü sanardı." spinoza.
devamını gör...

bir yıldız olan güneş'ten gelen ışığın incelenmesi sonucu ortaya çıkan ve bu ışığın elektromanyetik tayftaki dağılımını gösteren veriler.

şöyle bir şeyden bahsediyoruz görsel olarak:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

ilk bakışta haklı olarak çoğunuza bir şey ifade etmeyen bu çizgiler, 19. yüzyıl başlarında bilim adamlarına da bir şey ifade etmiyordu. güneş ışığıyla detaylı çalışmalar yapan alman optik uzmanı joseph von fraunhofer bu çizgileri fark etti ancak ne anlama geldikleri konusunda pek de bir şey söyleyemedi. yine de ilk keşfeden kişi olarak bu çizgiler onun adıyla anıldı: fraunhofer çizgileri. fraunhofer'in kısıtlı teknolojiyle yaptığı gözlemler sonucunda elde ettiği çizgiler 550'ye yakındı. bugün gelişen teknoloji ışığında yaptığımız gözlemler ise 20 binden fazla çizginin varlığını gösteriyor.

***

tamam, buraya kadar güzel. iyi ama bu çizgiler ne?

franhofer'in bu buluşu, diğer bilim insanlarını bu durumu araştırmaya yöneltti ve birçok çalışmanın sonunda kirchhoff yasaları ortaya çıktı. basitçe şöyle özetleyelim:

1- ışık yayan bir kaynağımız olsun. bu kaynak -katı, sıvı fark etmeksizin- yüksek sıcaklığa sahipse bize sürekli bir spektrum verir. spektrumun ne olduğunu anlamak için yukarıda da bahsi geçen elektromanyetik tayf başlığını okumanızı öneririm.
2- yine yüksek sıcaklığa sahip bir gaz, düşük basınç altındaysa parlak çizgilerle dolu bir salma ya da emisyon spektrumu verir.
3- 1 no'lu şıkta bahsi geçen maddeyi alalım ve önüne bu maddeden biraz daha soğuk bir gaz koyalım. bize bu şekilde ulaşan ışık soğurma ya da absorbsiyon spektrumu verir.

bu 3 maddenin özeti şu aşağıdaki şekiller:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

işte bu 3 yasa, güneş'ten bize gelen ışığın nasıl bir ortamdan geldiğini ve fraunhofer çizgilerinin ne olduğunu açıklar.
devamını gör...


kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz
bilmez misin ki türküler yanmaz
günü gelir sanma hesap sorulmaz
dayanır kapına pir sultan ölmez...
devamını gör...

1 ila 100 mikron arası büyüklüklerde olan, airbag sistemlerinden yazıcılara kadar birçok yere entegre edilebilen ve kısaca mems olarak da bilinen minyatür sistemler. bazı durumlarda biraz daha küçük olabilirler ve nanoteknoloji alanında da kullanılırlar.

bu sistemler genellikle bilgiyi toplayan sensör ve komutları uygulayan aktüatör adlı iki bölümden oluşur. başta silikon olmak üzere çeşitli metal ve yalıtkan malzemelerin ince katmanlar halinde bir araya getirilmesiyle yapılırlar. malzemenin üzerinde mikroskobik boyutlarda 3 boyutlu tırtıklı bir yüzey oluşturulur.

elektrik iletkenliği olan metal bileşenler veriyi toplayan sensörleri oluştururken, diğer bileşenler aktüatör kısmını oluşturur.

yukarıda airbag demişken onun üzerinden örnek vereyim. bir otomobil seyir halindeyken hızı sürekli olarak değişir. ancak biliyoruz ki ani frenler ya da çarpışmalar dışındaki değişimler hızlı değildir ve daha yumuşak geçişler gösterir. airbag'e ait mems, sürekli olarak bu geçişleri algılayan oynar başlıklı bir parçaya sahiptir.

araba bir kaza anında ya da sert bir fren yaptığında aniden durur. ivmedeki bu sert değişim, mems'in sensörü tarafından algılanır ve daha öncekiler gibi mikroişlemciye iletilir. tehlikeli boyutta olan bu ani değişim algılanınca hava yastığı açılır ve böylece kazanın hayati riski azaltılmış olur.
devamını gör...

edip cansever, nazım hikmat, balzac, hugo gibi yazan yazardır.
devamını gör...

aman canım sende. değiştiririz gider. ilahi psg.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

saçlarına kar yağmış antalya'nın, ayağında aynı renkte dalgalar, beyaz beyaz...
devamını gör...

ilk filmi biraz önce seyrettim. bir dönem çok fazla konuşulduğu için neredeyse her şeye hakimdim. film biraz şey.. aşırı. evet evet "aşırı" geldi bana.

aksiyondan da hoşlanırım hâlbuki ama sanırım işin içine silah vs çok dahil olunca tam anlamıyla heyecan duyamıyorum. köroğlu gibi konuştum ahahsh tüfek icat oldu mertlik bozuldu!

biraz entrika olsun, planlar programlar dönsün, ne bileyim işte bina krokileri incelensin, karşı binanın çatısında yüz üstü uzanıp dürbünle bakılsın istiyorum. ama bu film kısaca şu şekilde ilerledi:

-oğlun nerede?
+asla söylemem.
-(silah doğrultur) oğlun nerede!?
+dur hemen adresi yazayım sana.


bir de karakteri ortaya çıkarmak için aşırı övdüler film içinde. hoşuma gitmedi. vay efendim john wick şöyle belalı, şöyle adam öldürüyor, işte ondan kurtulmak mümkün değil..
ya tamam diyelim ki öyle. filmin başında bu kadar mükemmel bir adam nasıl köpeğini koruyamadı? lütfen bana "uykudan yeni uyandı, hazırlıksızdı" falan demeyin. mesela john wick'le benzer bir nama sahip leon abimiz vardı hatırlarsınız? gündüz efendi efendi sütünü içer, çiçeğini sular, gece de koltukta gözü açık uyurdu. buradan kendisini saygıyla anıyorum. gayet de profesyoneldi.

filme dair en beğendiğim şey lakabının "baba yaga" olması. çünkü tesadüfi bir şekilde kurtlarla koşan kadınlar'ı okurken hem de "baba yaga"dan bahsedilen kısmı okurken filmi seyrettim.

neyse aksiyon filmleri özelinde değerlendirirsem 6/10 sanırım. diğer iki filmi de seyredeceğim.
devamını gör...

hepatik ensefalopati durumunda görülen özel klinik bulgudur.

nasıl bir şey olduğunu merak edenler için videoyu bırakıyorum.*
devamını gör...

aslında inceleme dalı olarak bilimin bir koludur. bilim insanları kafatası, vücut özelliklerine bakarak kişinin yaşadığı coğrafyayı hatta sosyoekonomik durumunu tahmin edebilirler. ama kavram olarak ırkçılıkla özleşmiştir ve fiziksel özelliklere göre insanlar hakkındaki yersiz ön yargılar anlamına gelir.
not: antik mısırlı bir kişinin kafatası şekli ile kutuplarda yaşayan bir kişinin kafa şekli çok farklıdır. bu noktaya kadar bilimdir. eğer siz bunu bilim adı altında yapmaz, bilimi kendinize göre yorarsanız ya da amacınız bilimsel bir veri elde etmek değilse bu kafatasçılıktır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

koşarken takılıp düşmemeniz gereken süreç. neme lazım, şeytan doldurur falan yerdeyken...

biriniz de "hayat kısa. dünyaya iyi bir şeyler bırakayım, bir faydam olsun" dese ya... hayatın kısa olduğunu anlayanın eli şeyine gidiyor niyeyse.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

saksı çiçeği üstten görünüm.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim