gogh'u tanımak için okunması gereken kitaplardan bir tanesidir. kardeşine yazdığı mektuplarda hem ekonomik durumunu hem ruhsal durumunu hem de iş durumunu kolaylıkla öğreniyoruz. ben çok severek okumuştum, çok yerin altını çizmiştim. hala arada dönüp bakarım. birçok tablosuna hayranlıkla baktıktan çok sonra bu kitabı okumak benim için biraz geç kalmışlık oldu.
neden bilmiyorum, kitabı okurken dostoyevski romanı okuyor gibi hissettim. birisi edebiyatta birisi resim sanatında hayran olduğum kişilerdir. sanırım çok sevgi kaynaklı olabilir veya dönemin şartları bu benzerliği beraberinde getirdi. kitapta gogh'un bir yandan bir şeyler üretmenin peşindeyken diğer yandan ne kadar mutsuz ve içsel sıkıntıları olduğunu sıklıkça gözlemliyoruz.
kitaptan çok sevdiğim bir alıntıyı da bırakmak istiyorum şöyle:

başımızdan gerçek acıların geçeceği, büyük düş kırıklıklarına uğrayacağımız, büyük bir olasılıkla birçok kötü suç işleyeceğimiz, yanlış işler yapacağımız her ne kadar kesinse bile, yine kesin olan bir şey var ki, ateşli ve cesur olmak-yapabileceğimiz tüm hatalara- karşın dar kafalı ve aşırı temkinli olmaktan iyidir. birçok şeyi çok sevmek de iyi bir şey çünkü insana güç kazandıran budur. çok seven kişi çok da çalışır ve çok şey başarabilir, sevgiyle yapılmış bir iş iyi yapılmıştır.
devamını gör...

hayal kırıklıklarım.
devamını gör...

nasıl bir gruba düştük ya, kaçan bir daha dönmüyor.
13 oyun oynadım 11 tanesini aldım.
resimag.com/p1/ac7f4586b967.jpeg
herkese teşekkür ediyorum.
resimag.com/p1/636b900a131a.jpeg
devamını gör...

işe bu başlıkta verilen taktikleri görmezden gelerek başlayın. size bir olay hatırlatayım; sene 2003 taksimde, sat komandosu yüzbaşı zeki şen tinerciler tarafından bıçaklanmıştı. 33 yaşında bu diyarı terk eyledi. bahsettiğimiz adam netice olarak tüm yakın dövüş türlerine aşina bir adam. hayatı bu tarz hamleleri savuşturmak üzerine pratik yapmakla geçmiş. ve bu adam dahi o bıçak darbesini savuşturamadı. macera aramayın, tavsiyelere kulak asmayın derim. tavsiye verenlerdeki özgüvene de hayran kaldım cidden. bravo!
devamını gör...

yeşilçam filmlerindeki beyin yakan sahnelerden birisidir. bir yandan da insanlara ufaktan yararlı bilgiler de sunmaktadır. sonuçta sağlık okuryazarlığını filmlerden, dizilerden ve internetten kazanan bir grubuz. ha bu arada bu hava boşluğu ya da hava embolisi, dolaşıma dahil olduğunda farklı organlara giden damarlarda tıkanıklık gibi durumlar yaratarak doku ya da organlarda işleyiş bozukluğuna, ciddi dolaşım sorunlarına neden olabilir. bu nedenle bizi uyaran, yararlı olabilecek bilgiler sunan yeşilçam filmlerinin hastasıyız.
devamını gör...

bir daha hiç çiçek koklayamayacaksın , büyük ihtimalle reenkarnasyon yok ve başka bir bedende can bulmayacaksın. bir daha asla aynı kombinasyon bir araya gelmeyecek sana aşırı benzese de hiç kimse sen olmayacak. oyun bitti.
bir beton yığınının altında hiç beklemediğin bir anda gözüne inen bir yumruk gibi şaşıracaksın. bunlar kötü yanlarından bazıları. ama iyi yanı, bir daha asla ölmeyeceksin. ölümsüz olacaksın. tanrı olacaksın.
devamını gör...

sümerolog muazzez ilmiye çığ'ın kaleme aldığı ve üç dinin atası sayılan hz. ibrahim'in izini sümer çivi yazılarından, arkeolojik buluntulardan ve kumran metinlerinden sürdüğü bir araştırma kitabı. aşağıdaki arkeolojik buluntu, kitabın kapağında yer alan ve ibrahim’in oğlu ishak’ı kurban edecekken allah’ın gökten koç indirmesini temsil ettiği düşünülen bir sümer buluntusudur.

(bkz: kur'an incil ve tevrat'ın sumer'deki kökeni (kitap))

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yine hiçbir şey olmaz. birkaç kişi gözaltına alınıp sırtları sıvazlanarak evlerine gönderilirler. zira bu ülkede normalde suç olan her şey, hdp ye, hdp lilere yapıldığında normal karşılanıyor. buna kimsenin şaşırmamasıdır en büyük tehlike.

izleyin şimdi bunu nasıl normal bir şeymiş gibi göstermek için uğraşacak olanları...
devamını gör...

hoşt hoşt .
devamını gör...

ne bir babayım ne de bir çocuğum var, bir kız çocuğu ve pek çok sorunlu baba kız ilişkisine tanıklık etmiş biri olarak yazacağım.

kızınızı sevin, sevginizi göstermekte cömert olun. bir gün sizden görmediği sevgiyi telafi etmek için olmadık adamlar alır hayatına, üzülürsünüz. kızınız da üzülür. inanın bu sevginizi gösterirken hissedebileceğiniz minicik utangaçlıktan daha acı olur.

kızınıza birey olmayı öğretin. her an yıkılacak, başkasına yaslanmazsa hayatı son bulacak sanmasın kendini. kendine yetmeyi öğretin kızınıza, ayakları sapasağlam bassın dünyada. kendini hayatta nasıl konumlandıracağını bilsin.

olur olmaz bağırıp çağırmayın, sizi örnek alabilir ya da sizden sonra bütün dünyaya korkulu gözlerle bakabilir. her iki durumda da hem sosyal hayatında hem de iç dünyasında sorunlar yaşar.

oturup konuşun kızınızla, sizi aşılması gereken bir duvar zannetmesin. bilsin ki, derdini de sevincini de paylaşabileceği bir babası var.
fikirlerine değer verin, dinleyin kızınızı. babasının bile kulak vermediği bir çocuk tüm hayatı boyunca değersizlik duygusuyla boğuşabilir. sizinle konuşabileceğini bilsin her zaman.

bir eylemi yapıp yapmayacağına karar verirken ölçütü babasının kızıp kızmayacağı değil kendi değerleri olsun. bir gün ona kızacak bir babası olmadığında savrulur o çocuk. kendinize bağımlı yetiştirirseniz hep birilerine bağımlı yaşayabilir. bu siz olmazsanız x olur, y olur.

kızını dövmeyen dizini dövmez efendim, yok öyle bir şey. çocukluğunda babalarından şiddet görmüş pek çok tanıdığım ergenlik döneminde ciddi problemler yaşadı. lütfen şiddetin hiçbir türlüsüne başvurmayın.

son olarak, en başta söylediğimi tekrarlayacağım: sevin efendim kızınızı!
devamını gör...

türk dil kurumuna göre dilimize fransızcadan geçen bibliyoman kelimesi kitap düşkünü anlamına gelirken bibliyomani kelimesi kitap düşkünlüğü anlamına gelir.
bibliyomani olan kişilerin kitaplara olan aşırı düşkünlükleri obsesif-kompulsif bozukluğu* belirtisi olarak gösterilebiliyor. bu da bize bibliyomani kelimesini kitapları sağlıklı bir psikoloji ile seven anlamına gelen bibliyofil kelimesi ile karıştırılmaması gerektiğini gösteriyor.
devamını gör...

odamda uzanıyorum.
arkada bir şeyler çalıyor.
başlık başlık bakınıyorum. tanım okuyor, ilgimi çekerse tanım yazıyorum.
birazdan karikatür okumaya başlarım. zaten çok geçmedende uyurum. beynimi boşaltıyor ve uykuya rahat geçişimi sağlıyor bu aktivite.

karikatür olmasa hayat çok sıkıcı olabilirdi. müzikte öyle.
bip
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

arı mayalı kokulu silgi.
devamını gör...

bir türlü anlam veremediğim ısrarla sol frame’i meşgul eden konu içeriği. dört duvar ne güne duruyor anlayabilmiş değilim. biz sizin ne yaptığınızı bilmek zorunda değiliz.
devamını gör...

#1185564 nolu tanım bugün bizi güzel yerlere sürüklemiştir. pos bıyıklımızın ne düşündüğü neyi savunduğu konumuz olmuştur. bu beni ayrıca sevindirdi.

bir de buradan bakalım;
nietzsche, nihilizmi bir yıkım olarak görmesinin yanı sıra, bir fırsat olarak da değerlendirmiştir.
çünkü nihilizmle birlikte “tanrı ölmüş” ve tüm batı metafiziğinin geleneksel ahlakı çökmüştür.
bu nedenle geriye hiçbir değer kalmamış ve kişi için kendisinin yaratabileceği yeni değerler söz konusu olmuştur. işte bu noktada nietzsche’nin bir nihilist olabileceği akla gelir. ancak kanımızca nietzsche şimdiye değin yaratılan değerleri kabul etmeyerek, batı metafizik anlayışını ve hristiyan ahlakını reddederek, aktif nihilizme ulaşmış ve yeni değerler üreterek nihilizmi aşmıştır. niçe nihilizmi aşmıştır

hem varoluşa karşı durur hem varoluşu reddededer. nietszche ne yapmak ister?
nihilizm'in iki anlamı vardır:
birinci anlam hiçlik değeri.
ikinci anlam bir tepkiyi ifade eder.

nietszche ,yaşama ilişkin bir değerin yeniden yorumlanması için nihilizm'den yardım almıştır sadece.
devamını gör...

şöyle bir şeydir;

deneğimiz fazla araştırmamış, öğrenmemiş islam hakkındaki tüm bilgisi aile ve çevresinden öğrendikleriyle sınırlı (kısacası ülkemizdeki genel çoğunluğa hitap eden) bir müslüman olsun adına da tuğçe diyelim. bu kişinin bir de ordan buradan birkaç yazı okuyarak ateist olmuş bir arkadaşı olsun ve bunlar tartışsınlar. bizim müslüman olan arkadaşımız yani tuğçe hiç o zamana kadar sorgulamadığı için inandığı bazı şeylerin mantıksız olduğunu bu ateist arkadaşı sayesinde anlasın ve ateist olmaya karar versin.
başka bir gün ateist olan tuğçe müslüman bir kişiyle tanışsın. bu kişi hem tuğçe'den hem de onu ateist yapan diğer ateist arkadaşından yaşça büyük hem de bilgisi daha fazla diyelim. müslümanla tartışacak ve sorguladığı hemen her şeyin karşıdaki kişi tarafından altının doldurulabileceğini görmüş olsun. bu sefer tekrar müslüman olmaya karar verir. daha sonrasında ise karşısına kendisinden daha donanımlı bir ateist çıkar vs vs. bu şekilde devam edecektir.
yukarıdaki hayali örgüden farklı olarak bizler siyasi ve dini tutumlarımızı kolay değiştirmeyiz. mesela bizden daha donanımlı ve zıt fikirli birisi karşımızdaysa ya küfrederiz ya da çeşitli psikolojik savunma metodlarıyla söylediklerini kabul etmeme eğilimi gösteririz. eğer öyle olmasaydık ve sadece gerçeğe ulaşmak arzusunda olsaydık işte o zaman durumumuz yukarıdaki tuğçe ile aynı olacaktı. sürekli bizden daha donanımlı insanlar ya da bakış açıları karşısında rüzgarda savrulan bir yaprak gibi ordan oraya savrulacaktık. bunun nedeni inanç konusuna akıl ile yaklaşıldığı zaman kesin bir sonuca ulaşılamayacak olmasıdır. hem bir tanrıya inanan insanların cevap veremeyeceği pek çok "boşluk" vardır hem de ateistlerin cevap veremeyecekleri "boşluklar" vardır.

yukarıdaki kısım sadece akıl ile ilgili olan kısımdır bunun bir de vicdanla ilgili, hislerle ilgili duyuşsal kısmı vardır. zekanız size ne söylerse söylesin hisleriniz de bir taraftan konuşacaktır. ölüme karşı duygularınız ne söylüyor? ölen annenizin nerede olduğunu düşünmek istersiniz? varoluşa hangi pencereden bakıyorsunuz? tüm bunlar kişiden kişiye değişecek olan şeylerdir. işte agnostisizm kısaca bunu söyler. dine ya da dinsizliğe bakış, sayılamayacak kadar çok faktörün etkisindedir ve kişiden kişiye değişir. agnostik der ki; "madem kişinin karakterine göre, duygularına, zekasına, eğilimine, çevresine, kültürüne göre bu tercih şekillenecek. ( yani evrensel bir 2+2=4 durumu olmayacak) ben bir tercihte bulunmamayı tercih ediyorum."
*
devamını gör...

dün bir diş hekimini öldürüp sonrasında 11 yıl hapse mahkum edilen biri için verilen karardır. 2 yıl içeride yattığı için tahliye edilmiş. canımızın ne kadar değeri olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
devamını gör...

yazdıklarım insanlara yardımcı olsun yeri geldiğinde tebessüm ettirsin yeter .
devamını gör...

sözlüğü hackleme iddiasında olan bir yazarımızdan bahsedildiğini düşündüğüm başlık.
benim hesabıma girip başlık açacaktı sanıyorum.
çok bekledik kendisini ancak yok yani bir dönüş olmadı*)
devamını gör...

kandırılmanın önündeki en büyük engeldir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim