sözlük yazarlarının hissettirdikleri
mutlu olabilmek için onca sebep varken insanlar neden hep olumsuzluklara çekilir? neden hep kendi yarattığımız karmaşanın kurbanı oluyoruz? dengede yaşayabilmek varken neden hep uçlarda koşarız? bunları anlamıyorum. biz insanlar domino taşı gibi varlıklarız, birimizin hissettiği ile bir başkasını kolayca devirebiliriz. etki bu kadar basittir, hiç konuşmayan iki insan aynı ortamda bulunduklarında elbette birbirlerinin hislerini süzgeç gibi çekeceklerdir. uzun lafın kısası birbiri ardına devrilen bu domino taşlarının düştüğü yönün ya da düşme kararının sorgulanması… mutlulukta etkidir, mutsuzlukta. bu duyguları başka bir insana yıkmakta bir etkidir, yıkmamakta.
devamını gör...
takiyüddin'in rasathanesi
ya da direkt takiyüddin rasathanesi. osmanlı topraklarında kurulmuş ilk rasathanedir. adı üzerinde, astronom takiyüddin tarafından 1575'te kurulmuştur. zic-i uluğ bey'in* geçerliliğini yitirdiği gerekçesiyle, sokollu mehmed paşa ve hoca sadettin efendi'nin desteğiyle, 3. murat'ın zamanında ve izniyle gerçekleştirilmiştir. döneminin en ileri teknolojilerini barındırıyor, araştırmacılara çalışma alanı sağlıyor, zengin bir kütüphane de barındırıyor idi.
fakat ne yazık ki uzun ömürlü olamadı. kuruluşundan hemen sonra, takvimler 1580'i gösterdiğinde yıkıldı. gerekçesi de "takiyüddin ve yardımcılarının meleklerin bacaklarını izlediği" idi. bu konuda o zamanlar baş gösteren veba salgını ya da deprem afetleri de söz konusudur. ama gene de genel kanı, kurulmasından hoşnutsuz olan ulema mensuplarının ve birtakım tarikatların karşıtlığı sebebiyle yıkıldığı üzerinedir.
neticede osmanlı'nın cahil cühela halk kesiminin osmanlı'ya ödettiği bir diğer ağır bedeldir. buna rağmen gene de topraklarımızdaki modern astronomi çalışmaları oldukça eskiye dayanmakta fakat gerekli ilgiyi hem geçmişte hem de bugün göremediğinden her geçen gün biraz daha unutulmakta, eskimektedir. ta 16. yüzyılda "dine karşı olduğu" gerekçesiyle engellenen astronomi, 400 küsür yıl sonra hala daha aynı gerekçeyle engellenemese de göz ardı edilebilmektedir. bu da bu toprakların laneti olsa gerek.
fakat ne yazık ki uzun ömürlü olamadı. kuruluşundan hemen sonra, takvimler 1580'i gösterdiğinde yıkıldı. gerekçesi de "takiyüddin ve yardımcılarının meleklerin bacaklarını izlediği" idi. bu konuda o zamanlar baş gösteren veba salgını ya da deprem afetleri de söz konusudur. ama gene de genel kanı, kurulmasından hoşnutsuz olan ulema mensuplarının ve birtakım tarikatların karşıtlığı sebebiyle yıkıldığı üzerinedir.
neticede osmanlı'nın cahil cühela halk kesiminin osmanlı'ya ödettiği bir diğer ağır bedeldir. buna rağmen gene de topraklarımızdaki modern astronomi çalışmaları oldukça eskiye dayanmakta fakat gerekli ilgiyi hem geçmişte hem de bugün göremediğinden her geçen gün biraz daha unutulmakta, eskimektedir. ta 16. yüzyılda "dine karşı olduğu" gerekçesiyle engellenen astronomi, 400 küsür yıl sonra hala daha aynı gerekçeyle engellenemese de göz ardı edilebilmektedir. bu da bu toprakların laneti olsa gerek.
devamını gör...
şarkılarda sorulan en zor soru
devamını gör...
radyo dinlemek
tek başına araba kullanırken en sevdiğim eylem olur kendisi.
devamını gör...
ülkemizin en önemli meselesi
ne doğu akdeniz ne de nato. her şeyin temelinde iş yapmamak abi bizim sorunumuz. kalitesiz ve yarım yamalak. gerçekten çok muzdaribim. herkes şeyinin ucuyla iş yapıp maksimum kazanç bekliyor. en vasıfsız işi yapandan en vasıflısına kadar. ne tesisatçısı ne camcısı ne de ekonomi bakanı.
ulan senden ayakkabı almışım kutuya yanlış numara koymuşsun. beni tekrar yanına getirmişsin. aaa o numara kalmamış demişsin. başka mağazanı aratmışım sana var demişler. 20 km oraya gitmişim. tekrar yok demişler. tekrar sana gelmişim. sonra bana diyorsun ki. "iade et abi amma sıkıntı yaptın." y.. şak ben senin gibi boş adam mıyım. ömrüm ne kadar ki 5 saatimi yedin.
arkadaşlar herkes böyle iş yaparsa kimse üreten kaliteli bir şey üretemez. ihracat yapamayız. turist gelmez döviz girmez.
hakimi de savcısı da işini böyle yaparsa hukuk işlemez. kimse yatırıma gelmez. yetenekli beyinlerimiz yazılımcılarımız kaçar gider.
ee en b..ktan malı üreteceksin. en kaliteli malı almak isteyeceksin. kötü hizmet vereceksin ama hizmet alırken ayrıcalık bekleyeceksin. pahalıya satmak isteyeceksin ama alırken ucuza almak isteyeceksin.
ülkenin temeli ekonomidir. üretmektir. o yoksa söz hakkın olmaz. 2 milyon askerin olsa ne olur. bak japonyaya bak koreye
olum dua edin bu ülke 10-15 milyon dürüst insanın sırtında duruyor.
ulan senden ayakkabı almışım kutuya yanlış numara koymuşsun. beni tekrar yanına getirmişsin. aaa o numara kalmamış demişsin. başka mağazanı aratmışım sana var demişler. 20 km oraya gitmişim. tekrar yok demişler. tekrar sana gelmişim. sonra bana diyorsun ki. "iade et abi amma sıkıntı yaptın." y.. şak ben senin gibi boş adam mıyım. ömrüm ne kadar ki 5 saatimi yedin.
arkadaşlar herkes böyle iş yaparsa kimse üreten kaliteli bir şey üretemez. ihracat yapamayız. turist gelmez döviz girmez.
hakimi de savcısı da işini böyle yaparsa hukuk işlemez. kimse yatırıma gelmez. yetenekli beyinlerimiz yazılımcılarımız kaçar gider.
ee en b..ktan malı üreteceksin. en kaliteli malı almak isteyeceksin. kötü hizmet vereceksin ama hizmet alırken ayrıcalık bekleyeceksin. pahalıya satmak isteyeceksin ama alırken ucuza almak isteyeceksin.
ülkenin temeli ekonomidir. üretmektir. o yoksa söz hakkın olmaz. 2 milyon askerin olsa ne olur. bak japonyaya bak koreye
olum dua edin bu ülke 10-15 milyon dürüst insanın sırtında duruyor.
devamını gör...
nilüfer
şiir canım murathan mungan'ın. beste, sunay özgür'ün.
"zamanın eli değdi bize
çoktan değişti her şey
aynı değiliz ikimiz de
zaaflarına bir gece
hatalarına bir nilüfer
sevgisizliğine bir kalp verdim
artık geri ver "
sevgisizliğine bir kalp verdim, artık geri ver
"zamanın eli değdi bize
çoktan değişti her şey
aynı değiliz ikimiz de
zaaflarına bir gece
hatalarına bir nilüfer
sevgisizliğine bir kalp verdim
artık geri ver "
sevgisizliğine bir kalp verdim, artık geri ver
devamını gör...
depeche mode
1980 yılında kurulmuş olan, en bilindik haliyle dave gahan, martin gore ve andy fletcher isimlerinden meydana gelen elektronik müzik grubu. alan wilder ve grubun kurucularından biri olan vince clarke, farklı dönemlerde gruba dahil olan ve gruptan ayrılan 2 isim.
10'dan fazla stüdyo albümü olan grup, özellikle 80 ve 90'lı yıllarda müzik dünyasını sallamayı başarmıştı. çocukluğumdan beri onların şarkılarını dinleyip dave'in sesine aşık olarak büyüdüm. bu nedenle en sevdiğim grup listesinin başındadır bu grup.
şu sesin güzelliğine bakar mısınız?
edit: başlık ukde olarak bırakılmış ama kimin bıraktığı görünmediğinden onu belirtemedim.
edit2 : @devotee adlı yazar arkadaşımızın ukdesi imiş. geç öğrendim ama öğrendim *
10'dan fazla stüdyo albümü olan grup, özellikle 80 ve 90'lı yıllarda müzik dünyasını sallamayı başarmıştı. çocukluğumdan beri onların şarkılarını dinleyip dave'in sesine aşık olarak büyüdüm. bu nedenle en sevdiğim grup listesinin başındadır bu grup.
şu sesin güzelliğine bakar mısınız?
edit: başlık ukde olarak bırakılmış ama kimin bıraktığı görünmediğinden onu belirtemedim.
edit2 : @devotee adlı yazar arkadaşımızın ukdesi imiş. geç öğrendim ama öğrendim *
devamını gör...
başı kapanan öğrencinin beyni çalışır
erkekler seri üzgün.
devamını gör...
atom
aynı zamanda bir meyve suyu karışımına verilen isim.
gribe birebir meyve suyu tam bir şifa deposudur. bomba gibi yapar insanı *
içerisinde her meyveyi kullanabilirsiniz ancak ben bir tane liste atayım.
elma,kivi,portakal,greyfurt,nar,limon,mandalina ve bal
gribe birebir meyve suyu tam bir şifa deposudur. bomba gibi yapar insanı *
içerisinde her meyveyi kullanabilirsiniz ancak ben bir tane liste atayım.
elma,kivi,portakal,greyfurt,nar,limon,mandalina ve bal
devamını gör...
tesadüfen tanışılan insanlar
planlı bir şekilde tanıştırılan insanlardan daha iyi anlaştığımız insanlardır. herhangi bir kitleye dahil olmaksızın bulundukları ortamda rahat hissedersiniz.
(bkz: kafa sözlük yazarları)*
(bkz: kafa sözlük yazarları)*
devamını gör...
öngörü
ilerde gerçekleşecek olayları mevcut verilere veya tecrübelere dayalı olarak yorumlama ve tahmin etme güdüsü.
devamını gör...
ece ronay’ın mehmet ali erbil’i ifşa etmesi
‘tiktok üzerinden kendini nasıl pazarlarsan ona göre müşteri bulursun. bu kadın sanki cami de yayın yaptıda mehmet ali erbil buna rağmen mi asıldı. paket neyse alıcı ona göre olur.’ yani şunu yazan, gece vakti bir kadın tecavüze uğradığında ‘o saate orda ne geziyormuş’ diyendir, ondan farkı yokturdur. insanların ne yaptığı, ne giydiği nasıl davrandığı ‘taciz,tecavüz’ edilmesini normalleştirmez ! bakın biz bunu bir türlü geri kafalı yobazlara anlatamıyoruz, anlamıyorlar. mehmet ali erbil’in ne olduğu belli bu adamın hakkında taciz, tecavüz haberi ilk defa çıkmıyor sonuçta. ronay’ın anlattığına göre kendisini nişanlısıyla, para teklif ederek, bilinen bir kanalın sahibi direk arayarak tehdit etmiş, ilk başlarda bende reklam yapmak için ‘yalandır’ dedim ama olay ciddi. bu olayı ‘eğöphöhöö kızın ne olduğu belli ne bekliyorsunuz’ diyen g*doşlar zaten her zaman olacak, onların gözünde kadın olmak bile ‘haksız’ olmak için bir sebeb. gerçekten yazık.
devamını gör...
start-up
başrollerinde bae suzy, nam joo hyuk ve the prince of dimples yani kim seon ho'nun bulunduğu 2020 güney kore yapımı bir netflix dizisi.
hayallerine ulaşmak için görünürdeki ilk adımı, kore'nin silikon vadisi'nde bulunan sand box'a girişimci olarak katılarak atan girişimcileri konu alıyor dizi.
suzy, seo dal mi karakterini canlandırıyor. seo dal mi parlak, açık sözlü, çalışkan ve azimli bir kişiliğe sahip. annesi ve babasının ayrılma dönemini ve sonrasında babasını kaybedişini ona mektup yazan fakat kim olduğunu bilmeyen çocuk sayesinde atlatıyor. ve işin doğrusu yıllar geçse de hep o kişiyle tanışmayı hayal ediyor. bunun yanında, babasının hayali olan girişimciliğe o da kapılıyor. annesi ve babası ayrılırken o babasını bırakmayıp onun yanında kalmayı tercih ediyor. bu kararının yanlış olmadığını ablasına ve annesine kanıtlamak için başarılı biri olmak istiyor.

görsel kaynak
nam joo hyuk'un canlandırdığı karakter nam do san ise çok zeki olmasına rağmen yanlış kararları ve adımları yüzünden başarısız olan biri. derme çatma bir yerde 2 yakın arkadaşıyla kurduğu samsan tech'in ceo'su. dizide bazı olaylar yaşanır ve seo dal mi, kendisine mektup yazan kişinin nam do san olduğunu düşünür. bu sayede aralarındaki ilişki kuvvetlenir. daha doğrusu başlar.
nam do san karakterinin en sevdiğim yönü, azimli gibi gözükmese de hatta herkes ondan umudunu kesse de fazlasıyla azimli olmasıydı. içindeki azim sadece doğru zamanı bekliyordu belki de.

görsel kaynak
herkesin gözlerinden kalpler fışkırmasına neden olan kim seon ho ise han ji pyeong karakterini hayata geçirdi. han ji pyeong dışarıdan bakıldığında hiç zorluk yaşamamış, mükemmel bir insan olarak gözüküyor lakin ailesiz büyüyen, hatta seo dal mi'nin babaannesinin kendisine bir süre baktığı biri. zaten o mektupların sahibi de kendisi. göstermese de duygusal, düşünceli ve fazlasıyla zeki biri. zekasını küçük yaşlarda yaptığı yatırımla ve sonrasında girişimcilikte başarıyı yakalamasıyla da görebiliyoruz. diğer iki karakterle yolları sand box'da mentor ve başarılı bir iş insanı olduğu yerde kesişiyor.

görsel kaynak
ve buradan sonra olaylar başlıyor. iyi seyirler.
hayallerine ulaşmak için görünürdeki ilk adımı, kore'nin silikon vadisi'nde bulunan sand box'a girişimci olarak katılarak atan girişimcileri konu alıyor dizi.
suzy, seo dal mi karakterini canlandırıyor. seo dal mi parlak, açık sözlü, çalışkan ve azimli bir kişiliğe sahip. annesi ve babasının ayrılma dönemini ve sonrasında babasını kaybedişini ona mektup yazan fakat kim olduğunu bilmeyen çocuk sayesinde atlatıyor. ve işin doğrusu yıllar geçse de hep o kişiyle tanışmayı hayal ediyor. bunun yanında, babasının hayali olan girişimciliğe o da kapılıyor. annesi ve babası ayrılırken o babasını bırakmayıp onun yanında kalmayı tercih ediyor. bu kararının yanlış olmadığını ablasına ve annesine kanıtlamak için başarılı biri olmak istiyor.

görsel kaynak
nam joo hyuk'un canlandırdığı karakter nam do san ise çok zeki olmasına rağmen yanlış kararları ve adımları yüzünden başarısız olan biri. derme çatma bir yerde 2 yakın arkadaşıyla kurduğu samsan tech'in ceo'su. dizide bazı olaylar yaşanır ve seo dal mi, kendisine mektup yazan kişinin nam do san olduğunu düşünür. bu sayede aralarındaki ilişki kuvvetlenir. daha doğrusu başlar.
nam do san karakterinin en sevdiğim yönü, azimli gibi gözükmese de hatta herkes ondan umudunu kesse de fazlasıyla azimli olmasıydı. içindeki azim sadece doğru zamanı bekliyordu belki de.

görsel kaynak
herkesin gözlerinden kalpler fışkırmasına neden olan kim seon ho ise han ji pyeong karakterini hayata geçirdi. han ji pyeong dışarıdan bakıldığında hiç zorluk yaşamamış, mükemmel bir insan olarak gözüküyor lakin ailesiz büyüyen, hatta seo dal mi'nin babaannesinin kendisine bir süre baktığı biri. zaten o mektupların sahibi de kendisi. göstermese de duygusal, düşünceli ve fazlasıyla zeki biri. zekasını küçük yaşlarda yaptığı yatırımla ve sonrasında girişimcilikte başarıyı yakalamasıyla da görebiliyoruz. diğer iki karakterle yolları sand box'da mentor ve başarılı bir iş insanı olduğu yerde kesişiyor.

görsel kaynak
ve buradan sonra olaylar başlıyor. iyi seyirler.
devamını gör...
kalbinizi en çok kıran cümle
''seni sevmedim ki, hoşlantıydı sadece'' belki ileride daha ağır şeyler duyacağım bilmiyorum ama şu yazılanları gece 2de hayırsızın birisi yazmıştı ve kalbim buz tutmuş gibi hissettim.
bu da geçecek ama.
umarım geçer ya...
bu da geçecek ama.
umarım geçer ya...
devamını gör...
neden ağladığını bilmeden ağlamak
hiçbir şey nedensiz değildir. içinizde o kadar biriktirirseniz mutlaka bi gün patlarsınız. arınma gecesi gibi düşünün. bi arkadaştan biliyorum. *
devamını gör...
doğru eşi bulma yöntemi
doğru eşi bulmak için öncelikle renklere bakılır. renklerin aynı olması gerekir.
sonra büyüklükler aynı olmalıdır. biri büyük, biri küçük olmaz. ikisi de aynı boyda olmalı.
farklı desen olursa da olmaz.
eşlerin tek biri sağa, diğeri sola uygun olmalı.
biri yaza uygun, diğeri kışa uygun olmamalı.
markalarının da aynı olması lazım.
aksi durumlarda çorabınızın doğru eşini bulamazsınız.
sonra büyüklükler aynı olmalıdır. biri büyük, biri küçük olmaz. ikisi de aynı boyda olmalı.
farklı desen olursa da olmaz.
eşlerin tek biri sağa, diğeri sola uygun olmalı.
biri yaza uygun, diğeri kışa uygun olmamalı.
markalarının da aynı olması lazım.
aksi durumlarda çorabınızın doğru eşini bulamazsınız.
devamını gör...
hem üniversiteli hem akp'li olmak
ismini anmak istemediğim toplulukların demirbaş üyesi olurlar. okulların iibf fakültesini baştan aşağı etkinlik afişleriyle donatırlar. öğlen 1'de islam'ı kurtaran mücahitler, okul çıkışı 101 oynama ayağına üç beş kız keserler kafede.
maaş alanları da vardır. bana şimdi kimse ihtiyacı olanın bursa bağlanması falan demesin. sosyal devlet varsa niye karşıt görüşlü öğrencilere yok? hem tüm bu imkanlardan yararlanıp da üniversite yıllarını nargile kafede geçiren bu teneke gençliğe yazıklar olsun.
başarılı olanları için de: akademik başarıyla insan onuruna sahip olmak çok farklı konular bence. ha bir de de rektörlük bir bu grubu sever bir de perinçekçi gerizekalı öğrenci grubunu. gerçi ikisi de aynı grup zaten.
edit: perinçek tayfası için gerizekali öğrenci grubu yazmışım. gerizekalı öğrenci grubu olarak revize ettim.
maaş alanları da vardır. bana şimdi kimse ihtiyacı olanın bursa bağlanması falan demesin. sosyal devlet varsa niye karşıt görüşlü öğrencilere yok? hem tüm bu imkanlardan yararlanıp da üniversite yıllarını nargile kafede geçiren bu teneke gençliğe yazıklar olsun.
başarılı olanları için de: akademik başarıyla insan onuruna sahip olmak çok farklı konular bence. ha bir de de rektörlük bir bu grubu sever bir de perinçekçi gerizekalı öğrenci grubunu. gerçi ikisi de aynı grup zaten.
edit: perinçek tayfası için gerizekali öğrenci grubu yazmışım. gerizekalı öğrenci grubu olarak revize ettim.
devamını gör...
normal sözlük'teki kaliteli yazarların sözlüğü bırakması
neden bıraktıklarını anlayabildiğim yazarlardır. sıkıcı olmaya başladı sanki sözlük ya da benim hayatım hızlı ilerlemeye başladı, emin değilim. yine de biraz hareket getirilmeli bence sözlüğe, daha fazla etkinlik olmalı. rutine bağladı gibi sanki.
devamını gör...
yaz bitince çöken hüzün
özellikle bu yaz. çok çok kötü tüm uçuş uçuş halim bedenimden çekip alındı sanki. burnumda tütüyor yazın günü gecesi. hayat enerjimi özledim. şimdi akciğerlerim titriyor öyle bir üşüme, göğe bakıp güneşi aramak zorunda kalmadığım günleri geri istiyorum. elimde olsa şimdi uyur nisana kadar uyanmam.
devamını gör...
