ilk duyduğumdan beri aynaya bakarak söylediğim, üstüme alındığım şarkı .

en son canım cicim bengaripsengüzeldünyaumutlunun
tescillediği üzere.
beni sevmeyen ölsün.
kalanlar bana yeter.
devamını gör...

(bkz: ttneti arayıp küfür etmek)
devamını gör...

sözlüğe yeni adım atan ben oluyorum bu
devamını gör...

tost, taze ekmek arası kaşar, mantı, kıymalı makarna, tereyağlı pilav, kıymalı börek, poaça, çikolatalı açma, sade açma, pizza, lahmacun, profiterollü pasta, alman pastası, ekler............

acıktığım "an" aklıma gelen yiyecekler bunlar, ama yediklerim omlet, ızgara sebze, haşlanmış tavuk :(
devamını gör...

kettleı su doldurup ocağın üzerine koymak ve altını yakmak. sonra o erimiş plastik kokusuyla kendine gelmek.
devamını gör...

yok yok sen geç ben sana bakim denilebilir.asla bu tuzağa düşülmemeli,iyi niyet sorgulanmalıdır.zaman kötü.
devamını gör...

günümüzde içgüdü adını verdiğimiz ve pek de açıklayamadığımız kavramın jung tarafından ele alınıp incelenmesi sonucunda ortaya çıkmış bir terim de denebilir arketip için. terim karşılığı yukarıda verildiği için tekrar yazmayacağım. jung'a göre bunlar kolektif bilinçdışının ürünleri olmakla birlikte her insanda görülen evrensel oluşumlardır. örneğin bir çocuk dünyanın neresinde doğarsa doğsun anne arketipi ile birlikte dünyaya gelir ya da mitler/masallar incelendiğinde görülür ki yeniden doğuşun yaşandığı yerler daima kuyu, mağara, uçsuz bucaksız bir ormandır. arketipler ve yansıma şekillerine dair örnekler elbette çoğaltılabilir. fakat jung'un özellikle üzerinde durduğu ve kişiliğin oluşumunda önemli bir rol oynadıklarını düşündüğü temel arketipler; persona, anima, animus ve gölge arketipleridir.
persona; kişinin sosyal görünümünü temsil eder. başkalarına karşı taktığımız maske de denilebilir. tabii maske deyince mutsuzken mutluymuş gibi rol kesmek değil burada kast edilen şey. daha çok üstlendiğimiz roller olarak düşünebiliriz.
anima, erkeklerin bilinçaltındaki dişil tarafı temsil ederken; animus ise kadınların bilinçaltındaki eril yanı temsil eden arketiplerdir. bu iki arketip büyük oranda aşk hayatımızdan sorumludur diyebiliriz.
gölge; insanın karanlık tarafını yansıtan arketiptir. muhtemel kötülüklerimiz bu arketipin içinde barınmaktadır. masal metinlerindeki antikahramanlar bu arketipin bir yansımasıdır.
devamını gör...

az önce gördüğüm farkettiğim bir olay (bkz: uluslararası gaylar ve travestiler günü) adlı başlık moderatörler tarafından sansürlenmiştir. nedenini oldukça merak etmekteyim. bu nasıl bir saçmalıktır anlamadım gitti. bitmeyecek hiçbir yerde, hiçbir platformda lgbt-i+ nefreti. nedendir anlayamadım gitti bu (bkz: heteroseksizm). tek doğruculuğunuzdan bıktık.
edit: ''lgbt-i + ''başlığımı bile ''lgbt-i ''olarak düzenlediler fldkfjldgşf delirdim.
edit2: #729856 moderasyon tarafından sansürle ilgili yapılan açıklama.
devamını gör...

bedava yazarlık eğitimi almak gibi bir şey.. çünkü ancak yazdıkça yazma kabiliyeti gelişiyor, zihin berraklaşıyor, daha net düşünebilir hale geliyorsun.. yazmak, terapi etkisi yapıyor. yazıyorum, iyileşiyorum, çok şükür..

edit: (bkz: ziegarnik etkisi)nden kurtulmaya yardımcı oluyor çünkü yarım kalan, tamamlanmamış olayları yazınca olay zihinde tamamlanmış oluyor, artık eskisi kadar rahatsız etmiyor. mesela kızgın olduğunuz, affedemediğiniz kişileri, olayları vb. yazın, zamanla o duyguların hafiflediğini fark edeceksiniz..
devamını gör...

4 olmuş teşekkürler dostlarım beni sizler var ettiniz sevgi emojisi.
devamını gör...

çok önceden bi tanım yazmıştım buraya sanırım ama yetmedi bana evet*.
kendisi gerçekten çok tatlı, sohbeti aşırı eğlenceli ve güzel tanımlarıyla da sözlüğün sevilen yazarlardan birisi. denk geldikçe okuyorum tanımlarını ve tanım sayısının o kadar çok olmasına rağmen öyle güzel ve kaliteli yazmış kii. her an aşırı kibar davranan, iyi kalpli ve çok samimi eğlenceli birisi. umarım fırsat buldukça tanım yazmaya ve aramızda olmaya devam eder. hayatında hep mutlu olması dileğiyle*.
devamını gör...

karakter olarak kesinlikle tartışmalı ama konu satranç olduğunda önünde diz çökülecek sayılı isimlerden olan 6. dünya şampiyonu. öyle ki 12 yaşında satranç öğrenip yalnızca 4 sene sonra usta ünvanını almayı başarmış, keres ve smislov gibi büyük isimleri ağır yenilgilere uğratmış ve kaybettiği dünya şampiyonu ünvanını defalarca rövanş maçı ile tekrar elde etmiştir. eğer fide yeniden rövanş hakkı tanımış olsaydı son defa ünvanını kaptırmış olduğu tigran petrosian* da yenilgiye uğratacak kadar hırslı bir adamdı şüphesiz. sscb'nin bugün oyun stillerine hayran kaldığımız pek çok oyuncusunu yetiştirmiş olan ve sovyet satranç ekolünün kurucusu olarak nitelendirilen botvinnik; nimzo indian ve fransız savunması denildiğinde akla gelen ilk isimlerden ki 1960 yılındaki dünya şampiyonasında mikhail tal ile yaptığı ve beraberlik ile sonuçlanan ilk maçta da nimzo indian-sämisch varyasyonunu tercih etmişti yanlış hatırlamıyor isem ve maç insanın tüylerini diken diken edecek cinstendi. najdorf ile oynadığı -yılını hatırlamıyorum ama muhtemelen 1950'lerin ortası olması gerek- maçta yine nimzo-indian savunması - hübner, rubinstein varyasyonu ilginç bir tercihti ama botvinnik ağır üstünlük kurarak şaşırtmadı.

karakter olarak tartışmalı olmasının sebebi esasında acımasız, güvensiz ve tamamen öngörüden yoksun olmasından kaynaklanıyor ki karpov hakkındaki satranç konusunda başarılı olamaz söylemleri ve öğrencisi kasparov'un yerine andrianov'u turnuva için tercih etmesi -siyasi ayrılıklardan kaynaklı olduğu düşünülse de- onun konu satranç tahtası olduğunda üst düzey bir oyuncu olsa da insanlar konusundaki öngörülerinin yetersiz olduğunu gösteriyor. yine de oldukça sivri olan karakteri onun tutarsız kararlar vermesine sebep olsa da satranç tahtasında yanlış kararlar aldığı pek nadirdi. önceki oyunlarının analizlerini yapıp hata yapmasına sebep olan her hamlesini, ona yenilgi getirmiş olan her kararını veya kararsızlığını törpüledi bu da onu gerçek bir oyuncu yapar. oyun içindeki derin hesaplamaları ve doğru oyunsonu hamleleri ile -ki bence pal benko bu konuda daha niteliklidir- sovyet satranç okulunun patriği dünya sahnesinin görmüş olduğu en başarılı dünya şampiyonlarından biridir şüphesiz. ayrıca öyle güzel notasyon tutuyor ki kendi dağınık tekniğimden utanç duyma sebebimdir.

devamını gör...

1) nefi:

asıl adı ömer'dir.

‘’yararlı, faydalı’’ anlamlarına gelen ‘’nef’i’’ mahlasını kullanmıştır.

tasavvuftan etkilenmemiştir.

‘’sebkihindi’’ akımından etkilenen ilk şairdir.
mesnevi yazmamıştır.

edebiyatımızda hiciv türünün en önemli temsilcisidir.

‘’fahriye (yazılan kişiye övgü)’’ bölümünü kasidenin vazgeçilmez bir bölümü haline getirmesinden dolayı ‘’fahriye şairi’’ olarak da bilinmektedir.

kaside türünün yapısını değiştirmiş, kasidelerine fahriye ve tegazzülle başlamıştır.

gazellerinde sade, kasidelerinde ise ağır ve süslü bir dil kullanmıştır.

‘’siham-ı kaza (kaza okları)’’ isimli eserinde hicivlerini toplamıştır.

‘’tuhfetü’l uşşak (aşıkların armağanı)’’ isimli kasidesi de önemlidir.


2) nabi:

asıl adı yusuf’tur.

hikemi (öğretici-didaktik) şiirin edebiyatımızdaki en önemli temsilcisidir.

nabi ekolü’nün kurucusudur (hikemi şiir akımı olarak bilinen akım).

devrinde ‘’şeyhü’l şuara’’ ve ‘’melikü’l şuara’’ olarak nitelendirilmiştir.

‘’hayriyye’’ isimli eserinde oğlu ebü’l hayr mehmed çelebi’ye öğütler yazmıştır.’’

şiirlerinde sade, nesirlende (düzyazı) ise ağır bir dil kullanmıştır.

‘’tuhfetü’l harameyn’’ isimli eseri edebiyatımızda süslü nesirin en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilir.

‘’hayrabad’’ ve ‘’münşeat’’ isimli eserleri de önemlidir.


3) nevizade atai:

şair nevi’nin oğludur.

hamse (beş mesnevi) sahibidir.

mesnevilerinde didaktik (öğretici) bir üslup kullanmıştır.

atasözü, deyim ve kalıplaşmış sözlere sıkça yer vermiştir.


4) şehülislam yahya:

gazel şairlerinden biridir.

mahallileşme akımından etkilenmiştir.

şiirlerinden bazıları bestelenmiştir.

gazelde rubai veznini kullanan ilk şairdir.


5) naili (naili-i kadim):

sebkihindi akımının kurucularından ve ilk temsilcilerinden biridir.

şiirlerinde farsça kelimelere ve ağır tamlamalara bolca yer vermiştir.

telmih, mübalağa ve tezat sanatlarını sıkça kullanmıştır.

şarkılarında ise sade bir dil kullanmıştır, mahalli (yerel) söyleyişlere yer vermiştir.


6) neşati:

mevlevi şeyhi olmasından dolayı ‘’neşati dede’’ olarak da bilinmektedir.

sebkihindi akımının en önemli temsilcilerinden biridir.

gazelleriyle ünlenmiştir.

gazellerinde naili-i kadim’den, kasidelerinde ise nef’i’den etkilenmiştir.


7) azmizade haleti:

rubaileriyle tanınmıştır.

‘’divan şiirinin ömer hayyam’ı’’ olarak anılmaktadır.

‘’rubaiyyat (rubaiyyat-ı haleti)’’ isimli eserinde rubailerini bir araya getirmiştir.


tanım: 17. yüzyıl divan şairleri hakkında yükseköğretim kurumları sınavı'na yönelik bilgi içeren başlıktır.

kaynak: edebiyat notlarım.
devamını gör...

insanların gerçek yüzünü görmüş olmak ve ona göre sıfırdan emin adımlarla ilerlemek.

ben çok geç farkettim.
devamını gör...

türklerin geçmişte sanatla olan ilişkisinden bahsetmeyeceğim çünkü ben de türklerin sanatçı olduklarına inanıyorum. günümüzde sanata bakış açısındaki yozlaşma ve özellikle tahribatla ilgili bir şeyler karalamak isterim.
tarihin istisnasız her döneminde uygarlıkların gelip geçtiği ve kültürlerinden parçalar bıraktığı başka bir ülke var mıdır eserlerini yok etmek için özenle çaba sarfeden? sanmıyorum. günümüzde eserler restorasyonda mahvediliyor bir kere.* insanlar tarihi eserlere ismini yazıyor ya. kaç yüzyıllık eserin üzerine sprey boya alıp adını yazacak kadar kendini nasıl önemli görebilirsin? anlayamıyorum.
yukarıdaki tanımda da söylenmiş zaten, sanatın herhangi bir dalıyla uğraşmak ya da sergi, müze gezmek insanlara gereksiz geliyor. resim çekmek için gezilmiyorsa eğer. bu alanlarla uğraşan insanların da şevki kırılıyor doğal olarak.
tarih okudum duramadım üzerine müzecilik okuyorum şimdi. sanatın hiç bir dalında yetenekli değilim* ama bir sanat sevdalısıyım. bu sığ bakış açısı beni çok üzüyor ama düzeleceğini düşünmüyorum. çok şeyin değişmesi lazım.
devamını gör...

azer reis vefat etse de, yaşatacağımın kanıtı olan profil fotoğrafım.

bizde noel baba değil, azer baba var. mutlu noeller.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

fotoğraf için ıvanmılınskıye tenkyuverimaç.
devamını gör...

"beni beğeneni ben, ben beğenmem; benim beğendiğim ise beni beğenmez."
- ismail yk paradoksu
devamını gör...

matrix’de miyiz gençler? *
devamını gör...

"bana yoldaşlık etmeyecek kişilerin yalnızlığımı çalmasından nefret ederim."
devamını gör...

geçen bayramda bazı dangalakların "meclisin açılmasıyla çocuğun ne alakası var?" dediklerine şahit oldum.

cevap vereyim, bir alakası yok. sadece atamız bu bayramı çocuklara armağan etmiş. çocuklar mutlu olsun demiş. zorunuza gidiyorsa kutlamayın. çocuklara değer vermiyorsanız kutlamayın. umrumuzda değil. geçmiş ve gelecek bütün bayramlarımızı kutluyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim