dünya çapında tarihi çağları ilk çağ, orta çağ, yeni çağ ve yakın çağ olarak dörde ayırıyoruz fakat bunların başlangıç - bitiş tarihlerini ve olaylarını avrupa'ya göre daha farklı kabul ediyoruz.

yani, siz bir yabancıya "istanbul'un fethi çağ açıp çağ kapattı, yeni çağ bununla başladı." derseniz size bir yerleriyle güler çünkü ona göre yeni çağ amerika'nın keşfedilmesiyle başlamıştır.

aşağıya tarihi çağların bize ve avrupa'ya göre kabul edilen iki farklı şekliyle şemalarını bırakıyorum, isteyen inceleyip karşılaştırabilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


tanım: az bilinen bilgilerin paylaşıldığı başlık.
devamını gör...

adalet dağıtacak şahısların sanki,babalarının işyerini işleten zengin veletler gibi, ben yaptım, işe aldım, işten çıkardım,oldu zan ediyorlar hukuku, ama suç onların değil?suç parayı verenin istediği hukuk fakültesinden mezun olmalarını sağlayan sistemde, orda adalet dağıtacak siniz sözünü yanlış anlamışlar, parayı verdik adaleti'de aldık zan ediyorlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ba yi li yo rum ya!

boyle bir teknoloji var ve bundan nasil nefret edebilirsiniz? kac kilometre oteden benim minicik ekranima koca new york sigabiliyor, sen neyin tatavasindasin?

el kol felci garantili de azicik katlaniver be.
aaa bak hatta kamera kapatma opsiyonu var inanir misin, abidik gubidik seyler yapmaya da gerek kalmiyor boylece, sadece karsi taraf da izlenebiliyor.

hahaha bak hatta akraba bulusmalarinin da sonunu getirdi bu, mis gibi ya mis. gereksiz samimiyetleri bitirmesi kalppp ben. bu teknolojiyi boklamak da alenen simariklik ama siz biligggsiniizzz.

he arabik kardeslerimiz gibi uluorta yapilmasina ben de karsiyim, milletin dinlemesine ve izlemesine gerek yok tabii.

lan durduk yere terorist de oldum, neyse.*
devamını gör...

en ünlü üç stoacı seneca, epictetus ve marcus'dur.
stoacılar felsefeyi üç alana ayırır:
-mantık: doğru düşünebilmek.
-fizik: evrenin yapısı ve metafizik.
-etik: ''iyi yaşam nasıl olmalı?''

stoacılar mutluluğu toplumsal düzeyde değil de kişinin iç dünyasında aramaya çabalamışlardır. insanın kendine yetebilmesi ve erdemli bir hayat sürmesi önemli bir yer alır.

stoacılar ''yaşanan ana odaklan'' der. o an, beklenmedik ve kötü bir şey de getirse sinirlenmek doğru bir tepki değildir. çünkü nasıl yağmur yağıyor diye sinirlenemezsek hayatın bize getirdiği şeylere de, 'hayatın gerçeklerini öğrenen kişiler' olarak öfke duymayız.
devamını gör...

türkiye'nin en büyük yüzölçümüne sahip koruma öncelikli alanına sahip bölge. doğu karadeniz kıyı şeridini ve bu kıyılara paralel olarak uzanan 250 kilometre uzunluğundaki bir dağ silsilesini içeriyor. burası, birçok endemik bitki, kuş, memeli, sürüngen hayvan, tatlı su balığı, kelebek, kızböceği türlerine ev sahipliği yapıyor.
devamını gör...

vücudumuzda 3 adetten oluşan savunma hattı vardır. bunlardan en güçlüsü ve sonuncusu özgül bağışıklık olan ve t, b lenfositlerinin bulunduğu savunma hattıdır. ilk ve ikinci savunma hattını aşan mikroorganizmalar üçüncü savunma hattı ile karşılaşır. ayrıca bu lenfositler sadece hastalığa sebep olan organizmalara değil, kanser hücreleri ve nakledilmiş dokularla da savaşır. bu lenfositler vücutta ilk kez yabancı bir molekülle karşılaştıklarında bu moleküle uygun reseptör taşıyanlar uyarılarak çoğalmaya başlar. ve bu molekülü tanımaya çalışırlar, bir daha vücudu ziyaret ettiğinde onu kolayca yenebilmek için. vücudun savunmasında çok önemli rol oynarlar.
devamını gör...

soba üstünde sürekli olarak kestane pişiyormuş gibi bir aile ortamı olan kafa sözlük'ün; bünyamin bey tarafından kahın gidin lan burdan denilmesi suretiyle kapanması yahut devlet eliyle kapatılması halinde, yazarlarının nerde/nerelerde buluşacağı üzerine beyin fırtınaları.

gece 03:47'de aklıma düştü bu düşünce. karıncalar gibi ordan oraya dağılır mıyız yoksa bu kutlu davayı başka mecralarda sürdürebilir miyiz acaba ey necip sözlük ahalisi.
devamını gör...

dünyanın gelmiş geçmiş en büyük komutanlarından biri olan sahâbî. yani tarihe damgasını vurmuştur. benim şaşırdığım nokta, sen git dünyanın en büyük komutanları arasına gir ama hatırlanma. kimse adını anmasın, hayatını, katıldığın savaşları falan hiçbir şeyi merak etmesin. işte böyle bir adam hz. halid bin velid. kendisi kadar başarılı olamamış komutanlar bile bugün abartıla abartıla anlatılırken, kendisinden bahseden olmamıştır. hz. halid bin velid, seyfullah yani allah'ın kılıcı olarak bilinir.

hz. halid bin velid müslüman olana kadar düşman saflarında müslümanlara karşı savaşmıştır. mesela uhud savaşı'nda kâfir ordusunun komutanlarından biriydi.

babası, hz. hâlid'e cesaret, cömertlik gibi iyi huyları aşılar, soyuyla övünmesi gerektiğini söylerdi. hz. hâlid, yay, mızrak, ok, kalkan ve kılıç kullanmayı, ata binmeyi, süvari birlikleri yönetmeyi öğrendi. spor sayesinde de güçlü bir fiziğe erişti. islam geldiğinde, hz. hâlid, hz. muhammed ve ona inananlara karşı nefrette babası gibi düşünüyordu ve onlar gibi davranıyordu.

bedir savaşında kardeşi velîd bin velîd, müslümanlara esir düşmüş ve hz. hâlid fidyesini ödeyerek kardeşinin serbest bırakılmasını sağlamıştır. daha sonra dönmek üzere birlikte yola çıktılar fakat velîd müslüman olmaya karar verdi ve yolda kardeşlerini bırakarak geri kaçtı. hz. hâlid sinirlendi ve o da döndü. velîd'i bulup zorla götürerek hapsetti ama velîd hapisten kaçıp tekrar gitti.

hicretin 6. senesinde umre yapmak niyetiyle hudeybiye'ye yerleşen hz. muhammed'i ve müslümanları mekke'ye sokmak istemeyen kureyşliler, bir tepeye yerleştirdikleri 200 kişilik süvari birliğine hz. halîd bin velîd'in kumanda etmesini kararlaştırdılar. hz. halid, ashabı ile öğle namazı kılarken hz. muhammed'i seyretmekteydi, ansızın hücum etmeyi düşünüyordu. sonra askerlerine bunu başka bir namaz vaktinde gerçekleştireceğini söyledi. ikindi namazında hz. muhammed'in korku namazı kıldırdığını görünce, bu adam korunmuştur demiştir.

hz. hâlid, hudeybiye antlaşması'ndan bir sene sonra umretü'l-kazâ amacıyla mekke'ye gelen hz. muhammed ile karşılaşmak istememiş ve bu yüzden şehirden ayrılmıştır.

ki umretü'l-kazâ için hz. muhammed ile birlikte mekke'ye gelen velîd, kardeşi hz. hâlid'i bulamayınca kendisine verilmek üzere bir mektup bırakmıştır. bu mektupta, müslüman olmamasını ve islam'dan uzak kalmasını hayretle karşıladığını belirtmiş, sonra hz. muhammed'in kendisini sorduğunu ve, hâlid gibi bir insanın islâm'ı tanımaması ne tuhaf! keşke o, gayret ve kahramanlıklarını müslümanların yanında müşriklere karşı gösterseydi; bu kendisi için çok daha hayırlı olurdu. biz de onu başkalarına tercih ederdik dediğini belirtmiştir. hz. hâlid mektubu okuyunca müslüman olmaya karar verdi ve hz. osman bin talha ve hz. amr bin âs ile birlikte medine'ye gitti. mescid-i nebevî'de, hz. muhammed'in yanında kelime-i şehâdet getirerek müslüman oldu.

hz. hâlid'in, neredeyse hepsi suriye'deki veba salgınında vefat etmiş olan kırk kadar çocuğu olduğu rivayet edilir.

islami kaynaklara göre, hz. hâlid katıldığı yüzü aşkın savaşta hiçbir yenilgiye uğramamıştır. bu onu yenilgisiz olan nadir komutanlardan biri yapar.
devamını gör...

sinan özen'in de çok güzel okuduğu herkesin onda görüp çiçekli gömlek lerle dolaştığı zamanların şarkısı.
devamını gör...

kış aylarımın vazgeçilmezidir. en sinir eden kısmı pişirdikten sonra kestanenin içindeki ince kabuktan ayrılmamış olmasıdır. soba artık nostalji olduğuna göre fırınlama tekniğini anlatalım ki bahsettiğim sorunu yaşamayın.

fırınlamadan önce kestaneleri 2-3 dk kadar suda bekletip, sonra dış kabuğunu kuruluyoruz. sonrasında kabuğu delecek çizik veya çizikler atıyoruz. 200 dereceye önceden ısıtılmış fırına atıp kestanelerin büyüklüğüne göre 20 ile 30 dk arasında bekliyoruz, afiyetle yiyoruz.

kestanenin ağaç üzerinde nasıl göründüğünü hiç bilmeyen yazar arkadaşlarımız için bir görsel bırakayım, ilginç bulabilirler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"kendi olarak, sana gelen
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen
sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen
kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan
o, işte..." *
devamını gör...

bildirin bir yerlere çocuklar,
'geceler bozuk' deyin,
'gündüzler bozuk' deyin,
yaşamak be çocuklar
'yaşamak bozuk' deyin..

hasan hüseyin korkmazgil
devamını gör...

maalesef şarkıları kadar ünlü olamayan grup. akdeniz akşamları ve hasretler ayrılıkla başlar gibi çoğu insanın haluk levent yorumuyla bildiği, dinlediğii şarkıların gerçek sahipleri.

1986 yılında serhan kelleözü tarafından kurulan grup, 1991 yılında çiçeği burnunda ismiyle ve içinde akdeniz akşamları, hasretler ayrılıkla başlar ve albüme de adını veren çiçeği burnunda gibi şarkıları hit olan ilk albümlerini çıkardı. bunu 1993 yılında yine içinde ara beni ara yar ve dilber gibi hit olmuş parçalar barındıran insan için albümü izledi.

grubun bu iki albümü yaklaşık 600 bin satış grafiği yakaladı ve o dönem yıllık 150 konser ortalamasıyla en fazla konser veren gruplar arasında yerini aldı.

akdeniz akşamları


hasretler ayrılıkla başlar
devamını gör...

klasik okur ve alıntılarla yaşıyorum
devamını gör...

tüm yaşlar renklerimiz bizim.. bu ayrı gayriya ne gerek var.. benden büyükler.. küçükler.. akranlarim.. gökkuşağı gibiyiz.. seviyorum hepimizi..
devamını gör...

kıyamam yaa tipe bak *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mide fundus ve korpusunda dev gastrik kıvrımlar ile karakterize protein kaybının hakim olduğu bir hastalıktır.
bu hastalarda aklorhidri( mide asidi olan hidroklorik asit seviyesi düşüklüğü) görülür.

patogenezde tgf-alfa'nın aşırı salınımı rol oynar.

tedavide ilk seçenek egfr monoklonal antikoru setuksimab'dır.
devamını gör...

bob dylan'in albümü ile aynı adı taşıyan şarkısıdır. abd' de sivil hareketlenmeye, savaşa karşı protestolara neden olmuştur.
devamını gör...

17 _ 28 yaş aralığında günde 25 mg kullandım. yanında kullandığım diğer ilaçlarla birlikte başımın üzerinde bir kara bulut ile gezmeme sebep olmuştur. kortizon insanda bağımlılık yaratan bir madde. bir anda kestiginizde vücut özellikle halsizlik ve depresyon ile tepki vermeye başlıyor. bu nedenle azlaltilarak birakilmalidir. halen günde 5 mg içmeye devam ediyorum. çünkü bıraktığımda olusan halsizliğe sabredemiyorum. ayrıca kortizon sadece içtiğiniz dönemde şişmanlığa sebep olmuyor. sonrasında da vücut şeklinizi değiştirmekte zorlanıyorsunuz. hamilelik döneminde hidrokortizol çeşidi ile bebeği koruma altına alabiliyorsunuz. 2013 yılına kadar ülkemizde hidrokortizol ilaçları çok sınırlıydı ve yurtdışından euro ile getirtiliyordu. hatta doktorumuz " kaçakçı tanıdığınız var mı? şöyle ege kıyılarında insan ticareti yapan kayikcilari falan tanıyorsaniz onlar da halleder bu işi. " diyerek bizi dumura ugratmisti. şimdi bir kaç çeşidi çok şükür bulunuyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim