bedava yaşıyoruz, bedava;
hava bedava, bulut bedava;
dere tepe bedava;
yağmur çamur bedava;
otomobillerin dışı,
sinemaların kapısı,
camekanlar bedava;
peynir ekmek değil ama
acı su bedava;
kelle fiyatına hürriyet,
esirlik bedava;
bedava yaşıyoruz, bedava.
devamını gör...

bazı kitaplar büyümenizi bekler,büyütür de sizi; dolayısıyla geçen sene okuduğunuz kitabı bu sene okuduğunuzda çok farklı hisler tecrübe edebilir,çok farklı anlamlar çıkarabilirsiniz..çoğu zaman da aynı duyguları,aynı anlamları..
devamını gör...

boğaziçili olmayan bir adamı boğaziçi'ne rektör atamışlar adam hala protestocular boğaziçili değil diyor. he anam he.
devamını gör...

kamp alanında ayıları misafir etmiştik. karpuza ortak olmuşlardı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bunu ateistler bu kadar düşünmüyordur. zira iyilik karşılık beklenerek yapılan bir şey değildir.

yaparsın ve kendini iyi hissedersin o kadar.

bunun ateisti, hristiyanı, yahudisi mi oluyormuş birde?
devamını gör...

özdemir asaf'ın kendi el yazısıyla gördüğünüz şiirdir:
resimag.com/p1/c2d2fabb85e1.jpeg
devamını gör...

insanların gittikçe birbirine benzemesine neden olan gerçek. sadece burun estetiği değil, her türlü estetik, tornadan çıkmış gibi benzeşen kadın ve erkekler çıkarıyor ortaya.

insanlardaki güzel ya da yakışıklı olmak hevesi anlaşılabilir bir şey tabii ki. fakat hiç kimseninkinden farkı olmayan güzel/yakışıklı bir yüzün ne anlamı olabilir ki? düşünsenize; penguen gibi hepimizin yüzlerinin, giyimlerinin aynı olduğu bir dünyayı... fabrika üretimi gibi standart yüzlere sahip olduğumuzu...

böyle giderse yakın bir gelecekte, doğal ve yamuk olan bir burun dünyanın en güzel şeyi olmaya başlayacak. zira insanlar her ne kadar kısa vadede yapay ama güzel görünene yönelse de uzun vadede doğallık kazanıyor her zaman.

gerçekten nefes alamayan ve doktora gittiğinde tek talebi "nefes alayım, yeter" olan kişileri tenzih ediyorum.
devamını gör...

halk kahramanı tabirinin vücut bulmuş, dile gelmiş, gönülleri hoş etmiş hali. nevi şahsına münhasır, müstesna bir yaratık. hepimiz onu ''kaptan mağara adamı geliyor anacığımmmm!'' nidalarıyla hatırlarız. suçluların korkulu rüyasıdır. öyle superman'a, batman'e falan benzemez, zerre kasıntılık bulamazsınız kaptanda. kodu mu oturtur. suçlularla mücadele edeceğim diye kırk dereden su getirmez, direkt değiştirir üstünü ve vınnn... ayrıca onun üzerini değiştiği esnada dünya güzelleşir. rengarenk yıldızlar arş-ı alaya çıkar. yalanı, riyası, oyunu düzenbazlığı yoktur. diğer pelerinliler gibi sinsi değildir. taş gibi halk çocuğudur. fazla düşünmez, çat diye işini yapar. ha bazı zamanlar düşündüğü de olur, o da uzun sürmez. ''unga bunga!'' dedi mi, anlayın ki o iş tamamdır. bakın bu iki kelime çok mühim zira bu iki kelime söylendiği andan itibaren, mevzuya dair her türlü detay düşünülmüş, eylem planı hazırlanmış ve kaptan sonuca çoktan ulaşmıştır. geçmiş ola halk düşmanlarına! captain america bu yüce şahsiyetin ancak getir götürünü yapar. buram buram elitizm kokan o çakma kahramanlara sopasını her daim göstermiştir. sopalı ilahtır bizim kaptan. hem aba altından göstermez sopayı. direkt gözünüze gözünüze sallar. hal böyle olunca da farkı tak diye anlaşılır.

yün yumağıdır evet! ama halk kahramanı olmanın bana göre ilk şartı yün yumağı olmaktır. tıpkı alf'te olduğu gibi bu asli şartı yerine getirmesi onu gözümüzde daha da büyütmektedir. hem o postun altında neler vardır neler? kaptan'ın o postun içinden çıkarmadığı bir şey henüz görmedik. o derece de kirli çıkıdır. bir de gözlüğü için bir kaç laf etmek lazım; clark kent denen çakma kahramanın gözlüğüne bin beş yüz basar. kemik çerçeveli gözlükler her daim daha karizmatiktir.

ha kusurları yok mu? elbette var. halk kahramanı dediğinin kusurları olur zaten. biraz pis ve pasaklıdır ama o devrin şartlarında ben bunu olağan karşılıyorum. hiçbir zaman yumuşak iniş yapamadı ama bence burada da hep sert adamım imajı vermeye çalıştı. bodoslama dalışı bundandır hep. diğer algı oyunlarına asla itibar etmeyiniz. hatta kamikaze olmak en çok kaptan'a yakışırdı lakin çağ farkı yüzünden kaçırdı o şansı.

neyse efendim, kaptan mağara adamı önümüzdeki bölümde wilma ve betty'yi kurtarabilecek mi bakalım?*

şu karizmaya bakar mısınız yahu. bu adam için ne söylesek az gelir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2015 yapımı eli roth yönetmenliğinde gerilim filmi.

başrol oyuncuları: keanu reeves, ana de armas, lorenza izzo.

konusu kısaca şöyle: mutlu bir evliliği olan evan, eşinin ve çocuklarının evde olmadığı bir haftasonu, kapısı çalınır. kapıda iki genç kız vardır ve kaybolduklarını söylerler ve evan’dan yardım isterler. bu iki kız başta çok normal görünmektedir ama evan’a kabusu yaşatacaklardır.


film ile ilgili hatırladıklarım üzerinden gideceğim. önce iki kız allem edip kallem edip evan ile birlikte oluyorlar. ama sonrasında yaşlarının henüz 18 olmadığını ve suç işlediğini söylüyorlar. yanlış hatırlamış olabilirim ama bu iki genç kızın, geçmişlerinde taciz vakası var; belki ondandır ‘babacık’ sözünü kullanıyorlardı.


evan, bunu haketmiş miydi yoksa kızların zorlamasıyla mı oldu her şey , inanıyorum ki herkes bu konuda muallakta kalacaktır. bana göre suçlu olan hepsi. evan da belki olanları haketti; ama farklı bir durumda yine aynı şeyi yapar mıydı bilemiyoruz. çünkü karakterin geçmişi anlatılmıyor filmde.

en can alıcı sahne de sonuydu haliyle. videoyu kapatayım derken, yanlışlıkla beğenmesi olayı*.

filmi izleyecek olanlar için, aile filmi olmadığınu söyleyeyim. keanu reeves de bu tür filmlere gerçekten uygun değil. genelde sabit yüz ifadesine sahip rollere uygun; bu filmde ise karakterin daha aşırı tepki vermesi gerekiyordu. en büyüğü de öfke.

filmi övmeyeceğim. izlenir ama etkisinde kalacağınız bir film değil. keanu’nun yüzü gözü hürmetine izlenir. izleyecek olursanız, iyi seyirler.

imdb: 4,9/10
benden: 5,5/10.
devamını gör...

a. yaşlı, engelli ve hamile insanlara yer vermek,
b. yayalara yol önceliği tanımak,
c. engelliler için tasarlanmış bölümleri (yaya yolu-kaldırım, otopark vb) işgal edecek girişimden uzak durmak, her kaldırımda bir rampa olması.
ç. kaldırımlarda kalabalık halde yürüyüp insanları engellememek,
d. bir yerde toplanıp, çevreyi rahatsız edecek şekilde sesler çıkarmamak,
e. izmarit, sakız gibi çöpleri yerlere atmak ve yerlere tükürmemek,
f. toplu ulaşım yapılan araçlarda yüksek sesle müzik dinlememek,
g. toplu ulaşım araçlarında kapı ağzında bekleyip insanları engellememek gibi birçok durumlar önemli detaylardır.
ğ. bir yere girmeden önce kapı tıklatmak. kendiniz eviniz dahil olsa, dolu bir odaya girerken kapı mutlaka tıklatılmalı ve gel/müsait değilim çağrısına uyulmalıdır,
h. karşı tarafın fikirlerine saygı duymasanız bile fikirleri hakkında kötüleyici herhangi girişimde bulunmamak. *

ğ maddesini genelde ofis tipi halka açık ama kısmen kapalı mekanlarda uygularız (şartlar oluşmuşsa tıklatmaya gerek yok) ama ev halkı tarafından çoğunlukla da uygulamayan bir davranıştır. aile bağlarından gelen yakınlıktan dolayı yani bir nevi "evin insanısın" mantığından kaynaklıdır. şahsen kendi evimde olsa her seferinde kapıyı tıklatırım, yapılmasını da tavsiye ederim.
devamını gör...

salonumuza vitrin almak yerine zevkimize göre kocaman bir kitaplık yaptırdık, süs eşyası almak yerine de kitapla doldurduk rafları bir güzel. kitaplığın teslim edildiği günü hiç unutmam. yılların birikimi... saatler almıştı düzenlemek. velhasıl kelam, evimizin en değerli köşesidir.
devamını gör...

her gördüğümde "ben kalender meşrebim"şarkısını aklıma getiren yazar.
devamını gör...

karanliktakimum'un idil amin'le ilgili yazdığı yazıyı görünce, film aklıma düştü. gireyim başlığına bir şeyler yazayım dedim ama ne göreyim beğenirsiniz? başlık henüz açılmamış. hüzünlendim tabi biraz.* forest whitaker’ın bu filmdeki başarısı ile oscar kazandığını da söylemek lazım. ancak benim üzerinde duracağım nokta o değil. dr. nicholas garrigan karakteri bu filmin lokomotifi. bu abi biraz başına buyruk, dediğim dedik bir karakter. aslında otorite ile sorunu olan bir adam. babasının ayrıcalıklarından yararlanmayı reddeden idealist bir doktor. ama işin ironik tarafı şu ki; bu karakter idil amin gibi bir figürle teşrik-i mesaide tabiri caizse arşı alaya çıkıyor. garrigan karakteri aslında kurgusal bir karakter. dönemi yansıtmak için filme entegre edilmiş. ama bu karaktere ilham veren bir isim var; robert bob astles...

garrigan'ın uganda'ya gidişi de bomba, yerli halka yardım için gittiği ülkede darbe olduğunu orada öğreniyor. eh medeniyeti vahşilere(!) götürmenin bazı bedelleri oluyor tabi. böyle böyle ısınıyorsunuz filme. zaten james mcavoy doktor karakterini çok iyi oynamış. ısındırma turlarından itibaren bunu hissediyorsunuz. sonra sahneye idil amin karakteri çıkıyor. adama sempati duymaya başlıyorsunuz. sevimli bir diktatör figürü var ortada. tabi bu bilinçli bir tercih. zira amin'in darbeyi yapmasından sonra özellikle batılı devletlerin kendisine olumlu bakması ve hakkında pozitif şeyler söylemesine binaen yapılmış bir eleştiri. sonrasında tüm yaşananları garrigan'ın gözünden görüyorsunuz. amin'in açmazları, gelgitleri ve dahi yalnızlığı çok güzel gözler önüne serilmiş. tarihi bir karakter olarak fena yansıtılmadığını söyleyebilirim. bir dönem filmi olarak gayet akıcı ve kaliteli bir film. aslında amin ve garrigan ilişkisi üzerine yazılacak çok şey var ama bunlar ciddi ipuçları içerdiği için kaba taslak üzerinden geçmiş olalım. izlememiş olanların muhakkak izlemesini öneririm. tabi bu önerim dönem filmlerini sevenler için. şerhimizi koyalım ki başımıza taş yağmasın. *

tanım: 2006 yapımı kevin macdonald imzalı kaliteli bir dönem filmi.
devamını gör...

param yok. evet param yok tek sıkıntı bu.*
devamını gör...

eski sevgilimin telefon numarasıdır. siz siz olun hayatınızdan çıkması muhtemel olan birine dair herhangi bir şeyi ezberlemeyin. unutmaya çalışır, unutamazsınız.
devamını gör...

gene her zamanki gibi işlerine başlayıp, safları sıklaştırmak vazifesinin kendilerine ait kısmını ifa etmekte olan parti ve organik bağı olan örgütün garipsenmeyen açıklamasıdır.
ayni gün bir saldırı ve şehit haberi gelmesi ise bunların işi nerelere vardırabileceklerinin yeni kanıtıdır.
evet evet, halkların kardeşliği
tabi tabi, barış falan..
terör eylemi yapınca halklar, kardeşlik falan filan
tepene bombayı yiyince barış.
tabi tabi...
devamını gör...

boş iştir .

(bkz: tüpçü)ye para kazandıracağınıza biriktirin veya bağışlayın daha iyi.
devamını gör...

mide yanmasını alan ilaç.

son çalıştığım yerde ofis arkadaşım , her sabah pastane poğaçası yerdi. midesinde de sorun vardı ama ne yardan ne serden geçerdi. bu nedenle de çekmecesinde her daim bulunurdu bu ilaç. poğaça üstüne çay içer gibi içerdi.
devamını gör...

beyin kanseri ile sonuçlanması muhtemel olan saçma sapan bir eylemdir.

halihazırda laftan anlayabilecek kapasitesi olan bir insan cahil olmaz.

sorunun biyolojik olduğunu düşünmekteyim.
devamını gör...

sevdiğim bir yemektir. tadı fast foodları anımsatır. güzel yapılırsa yerim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim