normal sözlük yazarlarının en sevdiği yazar
hep değişiyor.
bu isim burda bir yazarın adı, onu biliyorum.
bir dönem psikiyatristlerdi, bir dönem tarih yazarlarıydı, bir dönem öykü yazarları oldu,kısa bir dönem roman yazarları oldu, bir dönem kadın yazarlardı şu an arayıştayım.
şöyle beni alıp götüren bir yazar arıyorum.
sanırım ömrümde bir geçiş dönemindeyim.
hayır olsun.
bu isim burda bir yazarın adı, onu biliyorum.
bir dönem psikiyatristlerdi, bir dönem tarih yazarlarıydı, bir dönem öykü yazarları oldu,kısa bir dönem roman yazarları oldu, bir dönem kadın yazarlardı şu an arayıştayım.
şöyle beni alıp götüren bir yazar arıyorum.
sanırım ömrümde bir geçiş dönemindeyim.
hayır olsun.
devamını gör...
normal sözlük
merhabalar,
aktif yazar sayısı : 7307
aktif çaylak sayısı : 9195
gömülmüş yazar : 405
moderasyonun görevi basittir arkadaşlar. başlık ve tanımların, format kurallarına uygunluğunun kontrolünü sağlamak, yazarlarla; tanım, başlık ve şikayetleri üzerinden iletişim kurmak. bırakın direkt yazar uzaklaştırmayı, üç cümleden uzun ve format kurallarına uymayan tanımlarda, küfür veya cinsiyetçilik olmadığı sürece, yazarla iletişime geçmeden direkt tanımı dahi silmiyoruz.
moderasyon ekibi halihazırda sözlükteki yazarlardan oluşur. genelde her ay değişiklikler yaşanır. birini ekibe dahil ederken baktığımız en önemli iki şey ise ; insanlarla olan iletişimi ve sözlüğe ayırabileceği zaman aralığıdır. şuan ekipte aktif altı kişiyiz. bundan birkaç ay öncesine dönersek, bu ekibin neredeyse yarısından fazlasını farklı arkadaşlar oluşturuyordu.
kısacası hepimiz farklı karakterlerde ve sözlük vasıtasıyla bir araya gelmiş insanlarız. yaptığımız şey temelde, sözlüğü sevdiğimiz için elimizi taşın altına koyarak, katkı sağlamaya çalışmak.
yazar uçurma dediğimiz şey gelinebilecek son noktadır. moderasyonu eleştirdi, yoldaşa veya pavlova özelden küfür etti veya formatı ihlal etti diye kimse sözlükten uçurulmaz. arkadaşlar sözlükten uçurulmak için gerçekten özel olarak çaba harcamanız gerekir. belirli uyarılar almışsınızdır, profilinize belirli notlar düşülmüştür ve hala formata uygun olmayacak şekilde içerik üretmeye devam ediyorsunuzdur ve kendinizi iletişime tamamen kapatmış olmanız gerekir.
bunun dışında kalan ekstrem durumlar da vardır.
örneğin; birden fazla kadına psikolojik şiddet uygulayarak kadınları taciz etmiş bir yazar düşünelim. bu noktada bu yazarlar ellerinde ss'lerle bizlere ulaşmış olsunlar ve biz bunların notunu almış olalım. cinsiyetçi söylem ve küfrü kırmızı çizgi olarak belirlemiş bir sözlükte, bu tarz yazarları barındırmak en başta temel ilkelerimize ve sözlüğün dinamiğine aykırı olacaktır. yani kısacası uzaklaştırılan istisnasız her yazar için temel motivasyonumuz, burada oluşturmaya çalıştığımız topluluğun çıkarlarını korumaktır.
son zamanlarda gündemden düşmeyen "kafasına göre yazar uçurma" söylemlerinin ise gerçeklikle uzaktan yakından alakası yoktur. ayrıca sözlüğü daha iyi bir noktaya götürme motivasyonuyla yola çıkmış insanların böyle hareket etmesinin elle tutulur tek bir mantıklı sebebi de olamaz.
uçurulma sebebine gelince, uçurulan her yazara, neden uçurulduğu eksiksiz bir şekilde izah edilir. yukarıda örneklendirmeye çalıştığım, belirli uç noktadaki istisnai durumlar için bu şekilde hareket edilmeyebilir. hiçbir açıklama geçmeden uçurduğum beş tane yazar sayamam.
uçurulan her yazarın aylarca devam eden süreçte yaptıklarını tek tek şeffaf bir şekilde herkese izah etmemiz ise etik değildir.
bu iletişimi sadece yazarın kendisiyle kuruyoruz ve üçüncü kişilerle ek olarak herhangi bir bilgi paylaşmıyoruz.
belki biraz daha küçük bir toplulukta, uçurduğumuz her yazar için nick altlarına küçük bir açıklama düşebilirdik. bu noktada sadece birkaç yazarın isteği doğrultusunda, bu sayılara ulaşmış bir toplulukta, her ceza alan veya uzaklaştırılan yazar için sürekli nick altlarına açıklama düşmek pek mantıklı değildir.
istatistiklerde gördüğünüz üzere, sözlük kurulduğundan beri uzaklaştırılan toplam yazar sayısı 405 ve bunların yarısından çoğunu ise fake hesaplar oluşturmaktadır. bu şekilde asılsız bilgi kaynaklı söylemlerin çoğalması ve sürekli olumsuz bir algı yaratılmasının kimseye bir faydası olacağını düşünmüyorum. özellikle profiline tek bir not düşülmemiş ve uzaklaştırılma ihtimali olmayan yazarların, bir şekilde bu psikolojiye girerek tanım girmesi ise son derece talihsiz bir durum.
kısacası burada önemli olan bizlerin de içinde bulunduğu yazar topluluğudur. sözlükte gördüğünüz olumsuzlukları düzeltmek ve burayı daha iyi bir hale getirmek en başta yine sizlerin elinde. özellikle gerçeklikle uzaktan yakından alakası olmayan suçlamalarla bir şekilde elini taşın altına koyarak emek veren (yarın sizlerin de içinde yer alabileceği) arkadaşlarımızı yıpratmak veya moderasyona gereğinden fazla anlam yükleyerek, gördüğünüz bütün olumsuz durumlar için hedef göstermek, kimsenin yararına olmayacaktır.
sürekli üçüncü kişiler üzerinden çıkarımlar yapmaktansa, kişisel olarak uğradığınızı düşündüğünüz haksızlık veya sorunları dile getirdiğinizde daha sağlıklı bir iletişim kurulacağına inanıyorum.
aktif yazar sayısı : 7307
aktif çaylak sayısı : 9195
gömülmüş yazar : 405
moderasyonun görevi basittir arkadaşlar. başlık ve tanımların, format kurallarına uygunluğunun kontrolünü sağlamak, yazarlarla; tanım, başlık ve şikayetleri üzerinden iletişim kurmak. bırakın direkt yazar uzaklaştırmayı, üç cümleden uzun ve format kurallarına uymayan tanımlarda, küfür veya cinsiyetçilik olmadığı sürece, yazarla iletişime geçmeden direkt tanımı dahi silmiyoruz.
moderasyon ekibi halihazırda sözlükteki yazarlardan oluşur. genelde her ay değişiklikler yaşanır. birini ekibe dahil ederken baktığımız en önemli iki şey ise ; insanlarla olan iletişimi ve sözlüğe ayırabileceği zaman aralığıdır. şuan ekipte aktif altı kişiyiz. bundan birkaç ay öncesine dönersek, bu ekibin neredeyse yarısından fazlasını farklı arkadaşlar oluşturuyordu.
kısacası hepimiz farklı karakterlerde ve sözlük vasıtasıyla bir araya gelmiş insanlarız. yaptığımız şey temelde, sözlüğü sevdiğimiz için elimizi taşın altına koyarak, katkı sağlamaya çalışmak.
yazar uçurma dediğimiz şey gelinebilecek son noktadır. moderasyonu eleştirdi, yoldaşa veya pavlova özelden küfür etti veya formatı ihlal etti diye kimse sözlükten uçurulmaz. arkadaşlar sözlükten uçurulmak için gerçekten özel olarak çaba harcamanız gerekir. belirli uyarılar almışsınızdır, profilinize belirli notlar düşülmüştür ve hala formata uygun olmayacak şekilde içerik üretmeye devam ediyorsunuzdur ve kendinizi iletişime tamamen kapatmış olmanız gerekir.
bunun dışında kalan ekstrem durumlar da vardır.
örneğin; birden fazla kadına psikolojik şiddet uygulayarak kadınları taciz etmiş bir yazar düşünelim. bu noktada bu yazarlar ellerinde ss'lerle bizlere ulaşmış olsunlar ve biz bunların notunu almış olalım. cinsiyetçi söylem ve küfrü kırmızı çizgi olarak belirlemiş bir sözlükte, bu tarz yazarları barındırmak en başta temel ilkelerimize ve sözlüğün dinamiğine aykırı olacaktır. yani kısacası uzaklaştırılan istisnasız her yazar için temel motivasyonumuz, burada oluşturmaya çalıştığımız topluluğun çıkarlarını korumaktır.
son zamanlarda gündemden düşmeyen "kafasına göre yazar uçurma" söylemlerinin ise gerçeklikle uzaktan yakından alakası yoktur. ayrıca sözlüğü daha iyi bir noktaya götürme motivasyonuyla yola çıkmış insanların böyle hareket etmesinin elle tutulur tek bir mantıklı sebebi de olamaz.
uçurulma sebebine gelince, uçurulan her yazara, neden uçurulduğu eksiksiz bir şekilde izah edilir. yukarıda örneklendirmeye çalıştığım, belirli uç noktadaki istisnai durumlar için bu şekilde hareket edilmeyebilir. hiçbir açıklama geçmeden uçurduğum beş tane yazar sayamam.
uçurulan her yazarın aylarca devam eden süreçte yaptıklarını tek tek şeffaf bir şekilde herkese izah etmemiz ise etik değildir.
bu iletişimi sadece yazarın kendisiyle kuruyoruz ve üçüncü kişilerle ek olarak herhangi bir bilgi paylaşmıyoruz.
belki biraz daha küçük bir toplulukta, uçurduğumuz her yazar için nick altlarına küçük bir açıklama düşebilirdik. bu noktada sadece birkaç yazarın isteği doğrultusunda, bu sayılara ulaşmış bir toplulukta, her ceza alan veya uzaklaştırılan yazar için sürekli nick altlarına açıklama düşmek pek mantıklı değildir.
istatistiklerde gördüğünüz üzere, sözlük kurulduğundan beri uzaklaştırılan toplam yazar sayısı 405 ve bunların yarısından çoğunu ise fake hesaplar oluşturmaktadır. bu şekilde asılsız bilgi kaynaklı söylemlerin çoğalması ve sürekli olumsuz bir algı yaratılmasının kimseye bir faydası olacağını düşünmüyorum. özellikle profiline tek bir not düşülmemiş ve uzaklaştırılma ihtimali olmayan yazarların, bir şekilde bu psikolojiye girerek tanım girmesi ise son derece talihsiz bir durum.
kısacası burada önemli olan bizlerin de içinde bulunduğu yazar topluluğudur. sözlükte gördüğünüz olumsuzlukları düzeltmek ve burayı daha iyi bir hale getirmek en başta yine sizlerin elinde. özellikle gerçeklikle uzaktan yakından alakası olmayan suçlamalarla bir şekilde elini taşın altına koyarak emek veren (yarın sizlerin de içinde yer alabileceği) arkadaşlarımızı yıpratmak veya moderasyona gereğinden fazla anlam yükleyerek, gördüğünüz bütün olumsuz durumlar için hedef göstermek, kimsenin yararına olmayacaktır.
sürekli üçüncü kişiler üzerinden çıkarımlar yapmaktansa, kişisel olarak uğradığınızı düşündüğünüz haksızlık veya sorunları dile getirdiğinizde daha sağlıklı bir iletişim kurulacağına inanıyorum.
devamını gör...
boltzmann sabiti
avusturyalı fizikçi ludwig boltzmann tarafından tanımlanmış olan, mutlak sıcaklık ile kinetik enerji arasındaki ilişkiyi tanımlayan ve k harfiyle gösterilen sayı.
yaklaşık olarak 1.3807 x 10-²³ m².kg.s-².k-¹ değerindedir.
yaklaşık olarak 1.3807 x 10-²³ m².kg.s-².k-¹ değerindedir.
devamını gör...
ülkede ses çıkaranın terörist olması sorunsalı
pandemiyi de bahane ederek gittikçe ipleri eline alan iktidarın ürünüdür.
devamını gör...
evli birinin eşinden başka birine aşık olması
olur. hayatta her şey olur. en çok da "bana olmaz" diyenler olur.
gönüldür, bilemezsin. belki boşluktur, belki ihtiyaçtır, belki güzel bakan gözlerdir, belki seni yakalayan bir cümledir gönlü düşüren. olur mu olur.
sonrasında ne olur işte orası meçhul. aşık olundu diye hemen sevişilecek aldatılacak demek değil. çoğu insan içine gömüp kaldığı yerden devam eder. bazen bir kadeh rakıda gözleri dolar, derin bir nefes alır sonra şarkıya eşlik eder.
çünkü çoğunlukla sadece aşk yetmediği gibi evlilikleri devam ettiren de aşk değildir.
gönüldür, bilemezsin. belki boşluktur, belki ihtiyaçtır, belki güzel bakan gözlerdir, belki seni yakalayan bir cümledir gönlü düşüren. olur mu olur.
sonrasında ne olur işte orası meçhul. aşık olundu diye hemen sevişilecek aldatılacak demek değil. çoğu insan içine gömüp kaldığı yerden devam eder. bazen bir kadeh rakıda gözleri dolar, derin bir nefes alır sonra şarkıya eşlik eder.
çünkü çoğunlukla sadece aşk yetmediği gibi evlilikleri devam ettiren de aşk değildir.
devamını gör...
türk solunun apoculardan ve seyit rızacılardan kurtarılması
sadece sol değil muhalif medyanın da halkta karşılığı olmayan ama tüm köşe başlarını kaynağı müphem fonlarla işgal etmiş marjinallerden kurtarılması gerekliliğidir.
80 darbesinin ve dolayısıyla kenan evren'in bu ülkeye attığı en büyük kazık budur.
siyasal islamın bugün dahi bu kadar güçlü olmasının altında yatan neden türk solunun bu simbiyotik tayfa tarafından kanının emilmesidir.
halktan kopuk, sadece cihangir solcularının sarhoşken s*çtığı tezlerle ve kadın hakları maskesiyle örgütlenmiş kürtçü yapılarla hareket eden solun bu ülkede geleceğinin olmadığını 5 yaşındaki çocuk bile varsayabilir.
şundan eminim ki bugün deniz gezmiş sağ olsaydı adamın ''tam bağımsızlık için mustafa kemal yürüyüşü'' söylemlerine gezmiş'i bile ulusalcı, militarist ve faşist diye klavyelerinin ardından linç edecek kadar şuursuzca itham ediyor olurlardı.
siyasal islamın bir kanser olarak yurdun tüm sathına yayılmasında başka bir kanser hücresi olan apocu ve seyit rızacı diğer kanser hücreleri sebep olmaktadır.
her ikisinin de nihai amacı sağlıklı bir vücut gibi sapasağlam temeller üzerine kurulu türkiye cumhuriyeti'ni hasta etmektir.
ek: apocunun önde gideni karın ağrısı şikayetiyle anında başlık altına damlamış. ırkçı bir beyinin algısının zayıflığı dünyayı sadece kendi mikro çevresinden ibaret sanmasıdır. özellikle etnikçilik etrafında siyaset yapan bu organizmalar anında sizi ait olmadığınız kampa etiketleyerek ad hominem'in tillahıyla saldırıya geçer.
atsız'ın türk edebiyatının en güzel aşk şiirlerinden birini yazdığını bilmez, bilse bile kendine bile itiraf etmekten çekinir. anında seni atsızcı diye itham eder. halbuki sen profilinde sabahattin ali'den, nazım hikmet'e, can yücel'den ahmed arif'e bu ülkenin her değerini özümsemişsindir.
aynı zamanda bu ilkel algı düzeyiyle her vatan ve bayrak sevdalısının ülkücü olduğu sanrısına kapılır ki küçüklükten beri bu tip provokatif ajitasyonlarla algısı evrensel değerlere kapatılmış, kendi kabile kültürünün feodal dürtüleriyle beyni zehirlenmiştir.
siz siz olun dünyaya bunların baktığı at gözlükleriyle bakmayın...
80 darbesinin ve dolayısıyla kenan evren'in bu ülkeye attığı en büyük kazık budur.
siyasal islamın bugün dahi bu kadar güçlü olmasının altında yatan neden türk solunun bu simbiyotik tayfa tarafından kanının emilmesidir.
halktan kopuk, sadece cihangir solcularının sarhoşken s*çtığı tezlerle ve kadın hakları maskesiyle örgütlenmiş kürtçü yapılarla hareket eden solun bu ülkede geleceğinin olmadığını 5 yaşındaki çocuk bile varsayabilir.
şundan eminim ki bugün deniz gezmiş sağ olsaydı adamın ''tam bağımsızlık için mustafa kemal yürüyüşü'' söylemlerine gezmiş'i bile ulusalcı, militarist ve faşist diye klavyelerinin ardından linç edecek kadar şuursuzca itham ediyor olurlardı.
siyasal islamın bir kanser olarak yurdun tüm sathına yayılmasında başka bir kanser hücresi olan apocu ve seyit rızacı diğer kanser hücreleri sebep olmaktadır.
her ikisinin de nihai amacı sağlıklı bir vücut gibi sapasağlam temeller üzerine kurulu türkiye cumhuriyeti'ni hasta etmektir.
ek: apocunun önde gideni karın ağrısı şikayetiyle anında başlık altına damlamış. ırkçı bir beyinin algısının zayıflığı dünyayı sadece kendi mikro çevresinden ibaret sanmasıdır. özellikle etnikçilik etrafında siyaset yapan bu organizmalar anında sizi ait olmadığınız kampa etiketleyerek ad hominem'in tillahıyla saldırıya geçer.
atsız'ın türk edebiyatının en güzel aşk şiirlerinden birini yazdığını bilmez, bilse bile kendine bile itiraf etmekten çekinir. anında seni atsızcı diye itham eder. halbuki sen profilinde sabahattin ali'den, nazım hikmet'e, can yücel'den ahmed arif'e bu ülkenin her değerini özümsemişsindir.
aynı zamanda bu ilkel algı düzeyiyle her vatan ve bayrak sevdalısının ülkücü olduğu sanrısına kapılır ki küçüklükten beri bu tip provokatif ajitasyonlarla algısı evrensel değerlere kapatılmış, kendi kabile kültürünün feodal dürtüleriyle beyni zehirlenmiştir.
siz siz olun dünyaya bunların baktığı at gözlükleriyle bakmayın...
devamını gör...
para üstü yerine sakız veren bakkal
çoklu paket ürünlerini de tek tek satar, sinekten yağ çıkarır.
devamını gör...
covid yalanına inanmıyorum
devamını gör...
yabancı dizi izledikten sonra gelen ingilizce konuşma isteği
yeap. hem de nasıl ya adeta evde turist rüzgarı estiriyorum. sonra türkiye'de olduğumu hatırlıyorum geçiyor.
devamını gör...
düz normal bayağı dümdüz sözlük
yeni mekanımız.
saat 14:00 de açılış sebebiyle mevlüdümüz var kıymalı pide ve ayran dağıtılacak.
katılım zorunludur, 2. nesil yazarlar siz de bizden artanları yersiniz artık kusura bakmayın.
saat 14:00 de açılış sebebiyle mevlüdümüz var kıymalı pide ve ayran dağıtılacak.
katılım zorunludur, 2. nesil yazarlar siz de bizden artanları yersiniz artık kusura bakmayın.
devamını gör...
para mutluluğu satın almaz
gerçek anlamda maddi sıkıntı çekmemiş kişilerin önermesidir. parayla kiranı da ödersin, depreme dayanaklı güzel bir evde de oturursun, araba da alırsın, sağlık da alırsın bir yere kadar, tatile gidip kendine gelebilirsin, dışarıda canının çektiğini yersin, konsere gider eğlenirsin, işin çok kötüyse riske atar ayrılıp yeni bir iş ararsın...
parasız hiçbir insan mutlu değil, olamaz da.
parasız hiçbir insan mutlu değil, olamaz da.
devamını gör...
cahil cesareti
yurdum topraklarında en sık rastlanan insan özelliği olması elbette bir tesadüf değildir, adeta doğuştan yüklü bir özelliktir ve bilemeyeceğimiz hiçbir şey olamayacağı için her işi en iyi bilen gibi girişir, yorum yapar, akıl veririz.
“saksı değiliz biz, en çok bize soracaksınız.”
“saksı değiliz biz, en çok bize soracaksınız.”
devamını gör...
islam'ı bilmeyen yazarların islam'ı kötüleyici başlıklar açması
islamı bilmeden müslümandım.öğrenince ateist oldum. bunlar da her bilimi yutmuş gibi bizi bilmeden inkar etməklə itham ediyor. ben islamın iddialarına kurandan dəlil aramaya çıkınca ateist oldum. yolu açan ilk uydurma bilgi de islamın köleliği yasakladığı yalanı. kuranda bir tane kölelik yasaktır ayeti bulamayınca koptu kayış. kuran tekrar tekrar okuyup araştırdım ve sonu. bu. bu saatten sonra sizin iddialarını sivri sinek
devamını gör...
güçlü kadınların ortak özelliği
kendilerini tanımlamak için başkalarına ihtiyaç duymazlar. kendini gerçekleştirmiş kadınlardır ve var olmak için kimsenin onayını istemezler.
devamını gör...
karma puan formülü
nelson'ın kafasından çıkan ışığın beni kör etmesiyle sonuçlanmış hesaplamadır.
devamını gör...
türkiye’de müzik yapmanın zor olması
15 yıldır müzikle uğraşıyorum. bu benim mesleğim değil ama profesyonel olarak ilgileniyorum. hatta işimden arta kalan zamanlarda gitar eğitmenliği de yapıyorum. ekipman vs enstrüman almak çok pahalı bu da yaptığın müziğin ileri gitmesini engelliyor. bu piyasada da bir ponzi üçgeni hakim. hep üstekiler kazanıyor bunu maddi olarak söylemiyorum ,yaptıkları iş bazında.yaptıkları işlerin ne kadar kaliteli olduğu da tartışılır. benim gibi bir çok insan olduğunu düşüyorum. bu sebeplerden ötürü tamamen müziğe yönelemiyorlar. bu durum kaygı seviyelerini artırıyor.sonucunda üretemiyorlar ve biz de hep aynı tınıları hep aynı sözleri duyuyoruz. youtuberlar bile sırf kitleleri var diye şarkı yapıyorlar ve milyon görüntülenmeye ulaşıyorlar . gerçekten müzik yapanlar ise puslu köşelerine çekiliyor. sırf yaptıklarının duyulması için ciddi bir pr almam gerekiyor bu da olmayan için çok zor bir durum. bir yerlere gelmiş olanların sırf sesinin güzelliğinden olmadığı aşikar. sonuç gerçekten bu koşullarda müzik yapmak çok zor , yeni birilerini keşfetmek istemeyen dinleyici kitlesi de çok. kulaklarının konfor alanından ne yazık ki çıkamıyorlar, bildik sularda yüzmek istiyorlar. umarım ilerisi için bu durum düzelir, bu işi gerçekten yapanlar istediği kitleye ulaşabilir.
devamını gör...




