tanışmak istenen ölmüş yazarlar
sanırım bunun için önce ölmek gerekiyor.
(bkz: kalbimiz seninle)
(bkz: kalbimiz seninle)
devamını gör...
yazarların çay tercihi
bir çok çay denemiş biri olarak kırmızı paketli çaykur tiryaki'de karar kıldım. içimi, rengi, demi, tadı vs. en stabil olan çay bu. kilosu ortalama 30 lira. parasının hakkını fazlası ile veriyor.
devamını gör...
cinsel ilişki olmadan ilişki yürür mü sorunsalı
burada yürümez diyen bereket tanrılarına sesleniyorum. kaç yaşında olduğunuzu da biliyorum boşa yırtınmayın. gayet yürür. bu tamamen karşıdaki insana olan saygınıza ve ilişkiden aynı zamanda da o kişiden beklentinize bağlıdır. gerçi siz ilk buluşmada sevişen italyan aygırlarına bu dediklerim tuhaf gelebilir. cinsellik ilişkinin tuzu biberi ya da pesto sosu falan olabilir ama çok daha farklı dinamikler söz konusudur.
kendimi tutamıyorum. lan sanki ananız babanız görücü usulu evlenmemiş gibi hava atan ergen zevatları sizi sanki türkiye değilde pompei halkı doluşmuş başlığa.
kendimi tutamıyorum. lan sanki ananız babanız görücü usulu evlenmemiş gibi hava atan ergen zevatları sizi sanki türkiye değilde pompei halkı doluşmuş başlığa.
devamını gör...
bir erkeği kırmadan ona şaman olduğunu söylemek
içtiğin ot senin olsun bana gördüklerini anlat. o elindeki ile ne yapıyordun? sana şaman olduğunu diyen oldu mu? o kostümler sana çok yakışıyor bence...
devamını gör...
kitap alıntıları
binlerce yıl önce, birisi ateş yakmayı keşfetti. herhalde insan kardeşlerine ateş yakmayı öğretti diye, o ateşte yakmışlardır onu.
ayn rand-hayatın kaynağı
ayn rand-hayatın kaynağı
devamını gör...
anneler günü
herkesin annesinin anneler gününü kutlarım, anneler bir gün yok, her gün ve hep varlar.
abartmadan, şova dökmeden yaşayalım. annesi vefat etmişlerin de başları sağ olsun, allah rahmet eylesin.
abartmadan, şova dökmeden yaşayalım. annesi vefat etmişlerin de başları sağ olsun, allah rahmet eylesin.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
tarih kitapları yazmaz aşk savaşlarını.
küçük iskender.
küçük iskender.
devamını gör...
viyana filarmoni orkestrası
an itibariyle yaz gecesi konseri ile trt 2'de canlı yayınla arz-ı endam etmekte olan orkestradır.
devamını gör...
verem
bulaşıcı bir akciğer hastalığı.
veba ve kolera hastalığının nasıl ki ecnebiler tarafından romanı ve sineması yapılmışsa, bizim edebiyatımızın konusunu verem ya da diğer ismiyle tüberküloz belirlemiştir. buna örnek olarak reşat nuri'nin çalıkuşu, halit ziya uşaklıgil'ın kırık hayatlar, nabizade nazım'ın karabibik, yaşar kemal'in höyükteki nar ağacı isimli eserlerinde verem hastalığı yer edinmiştir. ayrıca abdülhak hamit tarhan da makber adlı şiiri veremden ölen karısı için yazmıştır. buna benzer şekilde hacı arif bey de verem yüzünden kaybettiği karısı zülfi nigar hanım için segah makamında unutulmaz bir eser bestelenmiş aynen şu şekilde :
"olmaz ilaç sine-i sad pareme.
çare bulunmaz bilirim yareme..."
dünya, bu verem illetinin romantizm kabul edildiği, aşk acısı göstergesi olarak gördüğü dönemleri yaşamış. pek çok roman ve sinemada esas oğlanın veremden öldüğünü okuduk ve seyrettik. kaderin garip bir cilvesi olsa gerek, verem hastalığı, deyim yerindeyse sanatçı hastalığı olmuş. voltaire, maksim gorki, peyami safa, rıfat ılgaz gibi pek çok edebiyat insanı bu hastalığa yakalanmış.
veba ve kolera hastalığının nasıl ki ecnebiler tarafından romanı ve sineması yapılmışsa, bizim edebiyatımızın konusunu verem ya da diğer ismiyle tüberküloz belirlemiştir. buna örnek olarak reşat nuri'nin çalıkuşu, halit ziya uşaklıgil'ın kırık hayatlar, nabizade nazım'ın karabibik, yaşar kemal'in höyükteki nar ağacı isimli eserlerinde verem hastalığı yer edinmiştir. ayrıca abdülhak hamit tarhan da makber adlı şiiri veremden ölen karısı için yazmıştır. buna benzer şekilde hacı arif bey de verem yüzünden kaybettiği karısı zülfi nigar hanım için segah makamında unutulmaz bir eser bestelenmiş aynen şu şekilde :
"olmaz ilaç sine-i sad pareme.
çare bulunmaz bilirim yareme..."
dünya, bu verem illetinin romantizm kabul edildiği, aşk acısı göstergesi olarak gördüğü dönemleri yaşamış. pek çok roman ve sinemada esas oğlanın veremden öldüğünü okuduk ve seyrettik. kaderin garip bir cilvesi olsa gerek, verem hastalığı, deyim yerindeyse sanatçı hastalığı olmuş. voltaire, maksim gorki, peyami safa, rıfat ılgaz gibi pek çok edebiyat insanı bu hastalığa yakalanmış.
devamını gör...
savaş esnasında biz yeniçeriysek eskiçeriler kimdi lan diye sorgulayan yeniçeri askeri
savaşı soğutan yeniçeri askeridir. öyle hararetli bir durumda bu nasıl aklına geldi acaba diye düşündürür.
devamını gör...
damatlar
zamanında okan bayülgen'in zaga programında, engin günaydın ve bülent polat tarafından oynanmış skeç.
devamını gör...
paramanyetik madde
manyetik alan etkisindeyken geçici olarak mıknatıslık özelliği gösteren madde.
devamını gör...
enjoy the silence
depeche mode'un 1990 tarihli 9. stüdyo albümü violator'da yer alan,
personal jesus'tan sonra albümden çıkan ikinci single.
grubun en bilinen şarkısı desek yanlış olmayacaktır.
şarkının sahip olduğu popülaritesine ulaşmasında müzikal açıdan alan wilderve flood'un; görsel açıdan anton corbijn'in katkısı yadsınamayacak derecededir. şöyle ki, grubun söz yazarı ve bestecisi olan martin l. gore şarkıyı albüme arkaplanda hüzünlü bir melodiye sahip ballad olarak yer vermeyi planlarken, flood ve alan wilder'ın ısrarları sonucu perküsyon ve gitar riff'i şarkıya eklenerek son hali şekillendirilir.
şarkının iki adet klibi bulunur. tv'de yayınlanan promosyon klibinde grup üyeleri gökdelen terasındadır, dave gahan beyazlar içinde arz-ı endam ederken gitarda martin l. gore, klavyede ise alan wilder ve andrew fletcher* ona eşlik etmektedir. anton corbijn tarafından yönetilen ikinci klipte ise yalnız kral dave, dünyada sessziliğin tadını çıkarabileceği bir yeri aramaktadır. o zamanlar dave gahan ve martin lee gore, klibin "garip" olduğu düşüncesi ile başlarda anton'un "dağ tepe dolaşan yalnız kral" fikrine karşı çıksalar da sonrasında bu düşünceden vazgeçmişlerdir.
stüdyo versiyonu her ne kadar güzel olsa da, bu şarkı sahnede seyircilerle buluştuğunda daha da lezzetli hale gelen bir depeche mode eseridir. her canlı versiyonunda illa altyapıda ufak tefek değişiklikler yapıldığı için karşılaştırma yapmak istemem ancak 1993 devotional altyapısı, 2001 one night in paris 2014 live in berlin ile 2017 live spirits versiyonları seyircinin katkısı ile öne çıkan versiyonlar için örnek verilebilir.
personal jesus'tan sonra albümden çıkan ikinci single.
grubun en bilinen şarkısı desek yanlış olmayacaktır.
şarkının sahip olduğu popülaritesine ulaşmasında müzikal açıdan alan wilderve flood'un; görsel açıdan anton corbijn'in katkısı yadsınamayacak derecededir. şöyle ki, grubun söz yazarı ve bestecisi olan martin l. gore şarkıyı albüme arkaplanda hüzünlü bir melodiye sahip ballad olarak yer vermeyi planlarken, flood ve alan wilder'ın ısrarları sonucu perküsyon ve gitar riff'i şarkıya eklenerek son hali şekillendirilir.
şarkının iki adet klibi bulunur. tv'de yayınlanan promosyon klibinde grup üyeleri gökdelen terasındadır, dave gahan beyazlar içinde arz-ı endam ederken gitarda martin l. gore, klavyede ise alan wilder ve andrew fletcher* ona eşlik etmektedir. anton corbijn tarafından yönetilen ikinci klipte ise yalnız kral dave, dünyada sessziliğin tadını çıkarabileceği bir yeri aramaktadır. o zamanlar dave gahan ve martin lee gore, klibin "garip" olduğu düşüncesi ile başlarda anton'un "dağ tepe dolaşan yalnız kral" fikrine karşı çıksalar da sonrasında bu düşünceden vazgeçmişlerdir.
stüdyo versiyonu her ne kadar güzel olsa da, bu şarkı sahnede seyircilerle buluştuğunda daha da lezzetli hale gelen bir depeche mode eseridir. her canlı versiyonunda illa altyapıda ufak tefek değişiklikler yapıldığı için karşılaştırma yapmak istemem ancak 1993 devotional altyapısı, 2001 one night in paris 2014 live in berlin ile 2017 live spirits versiyonları seyircinin katkısı ile öne çıkan versiyonlar için örnek verilebilir.
devamını gör...
yaşından küçük göstermek
20 ye kadar herkes yaşımdan büyük gösterdiğimi söylüyordu 20 den sonra da küçük gösterdiğimi söylemeye başladılar. galiba ben benjamin button biriyim.
devamını gör...
müze
tarihsel, kültürel, bilimsel veya sanatsal varlıkların sergilendiği ve korunduğu halka açık kurum. müzenin kökeni çok eksilere kadar gider. roma'da üstü kapalı portiko' larda ve kütüphane girişlerinde sergilemeler yapılırdı. modern manada bildiğimiz müzeciliğin kökeni ise 18.yy'da özel koleksiyonların kamulaştırılması ile başladı. british museum ve louvre müzesi bu yöntemle kurulmuşlardır.
devamını gör...
futureme.org
gelecekte belli bir tarih secerek, kendinize o tarihe bir email gonderebilireceginiz guzel bir site.
ben amacindan farkli olarak, birine cok kirildigimda, birinden kazik yedigimde atiyorum o maili, o gunku hislerimi detaylica tarif ediyorum ki, unutursam, affedersem ve acim hafiflerse, bana o aciyi gelecekte tekrardan hatirlatsin.
ben amacindan farkli olarak, birine cok kirildigimda, birinden kazik yedigimde atiyorum o maili, o gunku hislerimi detaylica tarif ediyorum ki, unutursam, affedersem ve acim hafiflerse, bana o aciyi gelecekte tekrardan hatirlatsin.
devamını gör...
yazarlar ilkokulda olsa açılacak başlıklar
alinin ata bakma sorunsalı.
devamını gör...
normal sözlük'ü çağrıştıran kelimeler
turuncudur.
devamını gör...
müslüman olup gelişen ülke
müslümanlıktan bağımsız olarak dini değerlere körü körüne bağlanan hiçbir ülke gelişemez. her zaman din bir yerde sömürge, ayak bağı olarak karşımıza gelir. çünkü devletlerin değil bireylerin dini yönelimi olabilir. devletse tüm bunları korumak, kollamak ve taraf tutmamak zorundadır.
devamını gör...
muhabbet kuşu öldü diye ağlayan erkek
bir hayvana merhamet eden insan (cinsiyeti ne olursa olsun fark etmez) takdir edilmesi gereken insan gibi insandır.... merhametli olmanın nesi kötü acaba?
devamını gör...