ülkenin en büyük sorunları arasında son sıralarda olan sorundur. nefret dolu bir insan olarak itperest kadar çirkin bir tabir uzun zamandır görmüyordum tebrik ederim seni.

yazara hak verdiğim nokta sokakta köpeklerin yaşamaması gerektiğidir. kışın soğuktan ölen köpekler var ankara'nın ortasında. hastalıktan ölen var. açlıktan ölen var. araba çarpıp sakat kalan, ölen var. ve sürekli oluyor bu durum. gece uluma sesleri arasında uyuyorum. metropolde, şehirde köpeğin mutlu olamayacağını düşünmüyorum. ha birde evet sürü halinde tehlike yaratırlar.
devamını gör...

koyabiliyor musun adını
yokladığında
hissedebiliyor musun

sesleniyor sana
duy beni

inatçı çocuk vazgeç inadından
elini götür
kulağının önüne
vursun parmak uçlarına
kalbinin sesi...
devamını gör...

bir tespit.

belki de sorulup "evet dünyaya gelmek istiyorum." cevabı alındıktan sonra, bize sorulduğu kısım unutturulmuştur. harry potter'daki unutturma büyüsünde olduğu gibi...
devamını gör...

bir marshall curry kısa filmidir. filmin adı the neighbour’s window’dur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yirmi dakikalık bu film uzun metraj bir film tadındadır. kısa film en iyi kısa film oscar’ını da kazanmış ve bence hal etmiştir de.

filmi izlerken aklımda hep kafka vardı. sanırım aklımda hep kafka var. ne izlesem, ne okusam kafka’ya yoruyorum. birçok eserinde pencerelerden bahseder kafka ve kafkaya göre pencere dünya ile ilişki kurabilmek için en güzel, en doğru yöntemdir. içeri girmek ya da dışarı çıkmak mümkün değildir ama insan kendini bir şekilde hem dışarıda hem içeride hissedebilir. dokunulmaz bir gözlemcilik halidir pencere.

ama kafkaya değil marshall curry’ye katıldığım bir durum da var. pencereden bakmak aldatıcı olabilir. hele de başka insanların hayatını izliyorsak.

sahip olduğumuz şeylerle sahip olmak istediklerimizi çarpıştırmak kendimize haksızlık yapmanın en kolay yoludur. çağımızın hastalığı özenmektir, imrenmektir belki de.

asla unutulmaması gereken bir şey var pencereden bakarken. siz pencere kenarında oturup birilerini izlerken başka bir pencere kenarında oturan birileri de sizi izliyor olabilir. her an tetikte olun.

the neighbour’s window
devamını gör...

güzel şarkılarından biridir.
devamını gör...

junji ito'nun yazıp çizdiği çizimleri ve hikayesinin eşsiz uyumuyla insanı içine çeken adeta orada yaşatan harika bir 3 ciltlik manga serisi. japonya'nın kıyısındaki küçük bir kasabanın bir insandan değil bir düzenden lanetlenişini ve dünyayı hipnotize eden gizemli şeklin, uzumakinin yani sarmalın kasabayı ve orada yaşayan insanları ele geçirişini konu edinir. kasvetli hikayesinin yanı sıra o kasvetli çizimleriyle insanı kasabada yaşatan başlangıçta birbirinden bağımsızmış gibi ilerleyen hikayelerin daha sonra birleşmesiyle son bulan junji ito'nun en sevdiğim mangası.
özellikle ilk cildinden, yağmurlu karanlık bir günde okuduğumdan mıdır nedir çok etkilenmiştim ve okurken ciddi manada korkmuştum. o tek sayfalık çizimleri beni içine çekmişti. tüm kafacılara tavsiyemdir bu manga serisi.
devamını gör...

lucifer gitmedi demek, yan çardan devam ediyor.
devamını gör...

son günlerde kızları için türk siyasetini cayır cayır yakan baba.
pablo escobar kızı için 2 milyon $ yaktı sedat peker ise 2 kızı icin akp nin kritik isimlerini...
(bkz: kız babası olmak)
devamını gör...

freud'a ve kızı anna freud'a göre kaygılı ego yaşadığı rahatsızlıkları bir nebze de olsa azaltabilir. egoyu kaygıdan korumak için bilinçsiz olarak devreye sokulan stratejilere de savunma mekanizmaları denir. bazı savunma mekanizmaları şunlardır:

bastırma:
egoya yabancı olan ya da onun tarafından kabul edilemez olan dürtülerin bilinçaltına itilmesidir.
yansıtma: bireyin bilinçli farkındalığının kabul edemeyeceği ama yine de sahip olduğu bazı özelliklerin, arzuların sanki kendisine ait değilmiş gibi, bir başkasına/başkalarına atfedilmesidir.
yer değiştirme: tepkiyi olası tehlikeli nesneden başka bir nesneye yöneltmektir.
karşıt tepki geliştirme: bir duyguyu onun aksine çevirip o şekilde algılamaktır.
regresyon: saplanmayla bağlantılı olarak daha önceki dönemin/yaşın davranış örüntülerine geri dönmektir.
rasyonalizasyon: mantığa uymayan davranış, duygu ve düşüncelere mantıklı gerekçeler bulmaktır.
yüceltme: cinsel veya saldırgan dürtülerin toplum tarafından değer verilen, beğenilen sosyal davranışlara dönüştürülmesidir.

*
devamını gör...

yazmak isteyene kapı her zaman açık. ama bende eğlenceli kelimeler yok, ona göre dostlar.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dedikodu yapmayı seven civcivler.
devamını gör...

iyi bir ustanın elinde sanat eserine dönüşen, doğada diğer metallere kıyasla daha ender bulunduğu ve güzel görüntüsü sebebiyle yüzyıllarca insanoğlunun elinde oyuncak olmuş bir madendir.
doğada saf halde bulunur ancak insanoğlunun değer yargıları ve hırsı yüzünden insan eliyle ''ayar'' dediğimiz yüzdesel oranlara bölünüp, daha çok insana daha ulaşılabilir bir şekle sokulup,sunulmuştur.
altın ayarı, ticarette 24'e bölünmüştür. 24 ayar altının en saf halidir, içinde herhangi bir katkı maddesi bulunmaz.
1'den 24'e kadar giden skalada 1 ayar içerisinde en az altın bulunan karışımı, 24 ayar ise saf altını temsil eder.
binlik yüzde ile hesaplandığı zaman ise şöyle bir tablo çıkar karşımıza:
1000/24=41,66 demektir. yani 1 ayarlık altın dendiğinde aklınıza binde 41,66 yani yüzde 4'lük bir oran gelmelidir.
kuyumcularda duyduğunuz 8 ayar,14 ayar, 18 ayar ve 22 ayar(genellikle burma bilezikler) aslında size o mamülün içindeki has altın oranı hakkında bilgi verir.
10 gramlık 22 ayar bir burma bileziğin içinde 9,16 gram has altın bulunmaktadır.geriye kalan 0,84'gramlık kısım ise katkı maddeleridir(bakır,alloy ve rodyum genellikle)
şöyle hesaplayabilirsiniz; 10 gr (toplam bileziğin gramı) x 0,916( 22 ayarlık bir bileziğin içerisindeki altın oranının katsayısı- 41,66x22: 916)
aynı hesabı diğer ayarlar için de bulabilirsiniz.
bu nerede işime yarar derseniz:
güncel gram altın fiyatının 500 tl olduğunu düşünürsek;
10 gramlık 18 ayar bir ürünün içerisindeki sadece altının fiyatını hesaplayabilirsiniz:
o da şöyle olmakta;
10x(41,66x18)=10x0,750=7,5 gram has altın demektir.
7,5grx500(güncel altın fiyatı)= 3750 tl 10 gramlık 18 ayarlık bir bileziğin içindeki altın fiyatıdır.
tabii ki size kuyumcu bunu bu fiyata veremez. çünkü altın satmıyor, size aslında sattığı şey işçiliktir.
yani bir kuyumcuya gidip bak abi bunun fiyatı bu sen neden bana başka fiyat veriyorsun dediğiniz zaman sizi dükkandan kovarsa hakkıdır.
çünkü o ürünü yaptırmak için sadece altını tezgaha koyup oluşmasını beklemiyorlar.
1 bilezik yapımı için makina ve katkı maddeleri, kiralar, çalışan masrafları, vergiler vs. hepsini hesaplaması gerekiyor.
kuyumculuk sektöründe özellikle makinelerin döviz ile satılması, altının içine konulan katkı maddelerinin döviz kuruna endeksli olması gibi çok fazla dışa bağımlı etmen vardır.
ve özellikle kalifiye eleman gereklidir çünkü elinizde bulunan altın madeni biraz kaprislidir, öyle herkes kolay kolay ondan bir şeyler çıkaramaz.
ek olarak, kuyumculuk sürekli ve düzenli para kazanabileceğiniz bir alan değildir.çok risklidir ve biraz da şansa ihtiyacınız vardır, sürekli satış durumunuz olmadığı için yüksek kar marjıyla çalışmak zorundasınızdır. yani bu hesaplamayı alıp da lütfen kuyumcu abilerimiz ablalarımıza atar yapmayınız.
türkiye'de bu işin uzmanı ermenilerdir. gerçekten madenle aralarında özel bir ilişki vardır, bunu konuşmalarından, bakış açılarından farkedebillirsiniz.
esnaflıkları harikadır. hiç bir şekilde size türlü çakallıklar yapıp sizi uyutmaya çalışmazlar. ürünleri el emeğidir, harika tasarımları vardır ve siz işe yeni başlamış bir genç olarak yanlarına gittiğiniz zaman size abilik yapıp her şeyi gösterirler. tanıdığım onca ermeni usta hakkında bir kere bile kötü bir şey duymadım.
altın muhteşem bir madendir. ruhu ve kişiliği vardır, istediğiniz kadar kimya okuyup teorik olarak düşünseniz dahi bazen tepkimeye girmesi gereken yerde tepkimeye girmez,böyle durumlarda ustanıza bakarsınız, madenin canı sıkkın rahat bırak der, gümüş yenge ile mi atışmış usta dersiniz, güler geçersiniz.
devamını gör...

sen , dünyanın en güzel ayşegül'ünü bırak ondan sonra git sıla ile ol.

(bkz: poyraz karayel)
devamını gör...

ünlü fransız yönetmen françois truffaut ortaya atılan teoridir.
bu teoriye göre; filmlerin iyi veya kötü olarak nitelendirilemeyeceği, iyi veya kötü yönetmenler olarak kıyas yapılabileceği savunulmuştur.
yönetmeni yücelten bir bakış açısıdır.


bu teori yönetmenleri ressamlara film ekibini de bir nevi boyaya benzetmektedir. (wikipedia)


alfred hitchcock: “oyuncuların inek olduğunu söylemedim. benim söylediğim, oyunculara inek muamelesi yapılması gerektiği.”
devamını gör...

girilen bir tanım sonrası apar topar mesaj atıp kendi fikirlerini ortaya sürüp racon kesen yazar modelidir. bunlar neyin kafasını yaşıyor anlamıyorum bide ciddi ciddi niye böyle yazdın diye hesap soranları mevcut. kardeşim sana fikirlerini soran oldu mu o kadar biliyorsan başlığa format dahilinde görüşlerini yaz işine bak işte. evet.
devamını gör...

gerçekten çok çok geriye gitmiş güzel vatanımız.
devamını gör...

istanbul emirgan'da atlı köşk'te bulunan, 2002'de açılan özel müze.
joan miro, claude monet, pablo picasso, rembrandt, salvador dali, auguste rodin gibi ünlü sanatçıların eserlerini yıllar içerisinde geçici sergilerle ülkemize getirten bir müzedir.
öncelikle çok çok geniş bir koleksiyona sahip olan bir müze olduğunu söylemeliyim. ibrahim çallı, osman hamdi bey, mihri müşfik, hoca ali rıza, feyhaman duran ve daha bir çok türk ressam hakkında hem bilgi veren hem de tablolarının bulunduğu ”tanzimat’tan cumhuriyet’e: ressam hocaların ressam öğrencileri” sergisi görülmeye değer.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel süleyman seyyid ve şeker ahmed paşa'nın bazı tabloları (solda), ibrahim çallı - kız portresi (1908) (sağda)

bunun yanında sabancı ailesinin yaşadığı haliyle korunmuş olan köşkün alt katında ''mobilya ve dekoratif eserler koleksiyonu'' bulunuyor. burada bir çok mobilya, avizeler ve vazolarla beraber abdülmecid efendi'nin ya da ivan ayvazovski'nin fausto zonaro'nun tablolarını da görüyoruz. özellikle bu katta gözünüzün gördüğü her şey durup incelemelik olduğu için uzun zaman ayırmanız gerekebilir. ben böyle durumlarda nereye bakacağımı şaşırıyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
müzenin ayrıca çok çok geniş bir ''kitap sanatları ve hat koleksiyonu'' var. burada 14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar bir çok kur'an-ı kerim nüshası, padişah fermanları ve bir çok ünlü hattatın çalışmalarını görüyoruz. osman hamdi'nin çeşitli tablolarını ve bunların x-ray ışınları altında incelenerek yapılan konservasyon ve bilimsel analizleriyle ilgili bilgi verilen ''görünenin ötesinde osman hamdi bey'' sergisi de görülmeye değer.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel kitap sanatları ve hat koleksiyonu (solda), osman hamdi bey - beyaz vazoda çiçekler (1876) (sağda)

ayrıca müze pandemiden yıllar yıllar önce, 2013'te başlayarak koleksiyonunu digital ssm adıyla dijitale aktardı. yukarıda bahsettiğim tüm kalıcı ve geçici sergileri internetten de inceleyebiliyoruz.
müzeye bayıldığımı eklemem lazım son olarak. özel bir müzenin bu kadar geniş bir koleksiyona sahip olması çok ilginç, türk müzeciliği için çok değerli bir müze. bahçesi de çok çok güzel bu arada. gidip uzun uzun gezilesi bir yer olduğunu söyleyebilirim.

kaynak
görsel kaynak: ben.
devamını gör...

bakkala zor gidiyoruz bacım ne yuropası ya.
devamını gör...

roketlerin ucunda bulunan, insan veya malzeme taşınan, yalıtımlı ve kapalı yerdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim