sevgililer günü
kendisiyle pek de barışık olmadığım gündür. bir türlü denk gelmiyor efendim.
devamını gör...
sevdiğimiz insanları üzme nedenimiz
sevdiklerimizi hayatımızdan hiç çıkmayacaklarını düşündüğümüz için üzeriz.
belki sevgilerini garantilediğimiz içindir bu rahatlığımız, belki de fazla beklentimiz olduğundandır hayal kırıklıklarımız, öfkelerimiz, kırıp dökmelerimiz.
belki sevgilerini garantilediğimiz içindir bu rahatlığımız, belki de fazla beklentimiz olduğundandır hayal kırıklıklarımız, öfkelerimiz, kırıp dökmelerimiz.
devamını gör...
kütle çekim kuvvetinin kaynağı
kütle çekimi ya da yer çekimi kavramları fiziğe resmî olarak giriş yaptığından beri merak edilen kaynak.
bu konu hakkında mesela döngüsel kuantum kütle çekim teorisi gibi birtakım yorumlar var; henüz hiçbiri kanıtlanamamış olsa da... ben burada olaya tersinden bakan farklı bir bakış açısına değineceğim.
şimdi, kütle çekimi diye bir şeyin olmadığını hayal edelim. bu bir ön koşul olsun düşünce deneyimiz için. bu durumda yerde durabilmemiz ya da newton'un hareket yasaları gereğince, durup dururken bir yerlere savrulmamız için hiçbir nedenimiz yok. şu halde atmosferdeki gazlar gibi bir akışkanın içinde havada duran bir elma hayal edebiliriz. hiç hareket etmiyor; ne aşağıya ne de yukarıya doğru çünkü ona dışarıdan herhangi bir güçle etki etmiyoruz.
bu elmayı bir uzay-zaman grafiğine oturtalım. bildiğimiz kartezyen koordinat sisteminden bahsediyorum. elmayı x ve y eksenleri arasında bir yere koyduk. unutmayalım; elma uzayda hareketsiz. diyelim ki y eksenimiz uzayı temsil ediyor. o halde elma y ekseninde hep aynı değere karşılık gelen bir noktada duruyor. fakat zamanı temsil eden x ekseninde sürekli olarak hareketli çünkü zaman sürekli "akış" halinde.
üşenmedim çizdim:

elma 2 numaralı görselde y1 ve x1 noktalarına karşılık gelen bir konumdayken, 3 numaralı görselde y1 sabit kaldı ama x2 noktasına ilerledi.
gerçek deneylerden biliyoruz ki, yerde duran bir saatle havadaki bir uçaktaki saat arasında, son derece küçük boyutta da olsa zaman genişlemesi kaynaklı bir fark vardır. bu farkı düşünce deneyimizde kullanacağız.
elmanın alt kısmını yerdeki saat en üstünü de uçaktaki saat gibi kullanacağız. bu iki alan arasında aşırı derecede küçük de olsa bir zaman farkı olacağını biliyoruz. elmamız zamanda hareket ettiğinden, elmanın üst kısmı zamanda daha hızlı hareket edecek (uçak deneyini unutmayın.)

evet, ortada elmanın alt ve üst kısmı arasında ve aslında elmanın tümü boyunca yukarıya doğru zamansal bir farklılık var. manzara şu: bir akışkan içerisinde, üst kısmı alt kısmına nazaran daha hızlı hareket eden bir cisim var karşımızda. bu durumda ortaya kendi ekseni etrafında dönme hareketine benzeyen dairesel bir hareket çıkacağı açık. zamanla bu harekete ait olan vektör yavaş yavaş yere doğru yönlenecek. bu durumda görmeyi beklediğimiz şey hareketsiz duran elmanın yere doğru hareketi olacak.
voila! yola zamandan çıktık ve zamandaki değişimin kütle çekimine neden olabileceğini gördük. unutmayın bu sadece bir düşünce deneyi. vardığımız bu sonuç bir kanıt değil.
olay "yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan" noktasına geldi de diyebiliriz. yani bugüne dek kütlenin zamanı bükmesinden yola çıkarak kütle çekiminin varlığına eğiliyorduk ama acaba tam tersi mi oluyor: yani zaman "aktığı" için mi kütle çekimi ortaya çıkıyor?
***
kütle çekiminin tam olarak ne olduğunu anlamak için biraz daha zamana ihtiyacımız var. bilim insanları bu konu üzerinde hararetli şekilde çalışıyor. umarım kendi ömür süremiz içerisinde bununla ilgili mihenk taşı olacak bir keşifte bulunulur ve cevabı bizim de öğrenme şansımız olur.
bu konu hakkında mesela döngüsel kuantum kütle çekim teorisi gibi birtakım yorumlar var; henüz hiçbiri kanıtlanamamış olsa da... ben burada olaya tersinden bakan farklı bir bakış açısına değineceğim.
şimdi, kütle çekimi diye bir şeyin olmadığını hayal edelim. bu bir ön koşul olsun düşünce deneyimiz için. bu durumda yerde durabilmemiz ya da newton'un hareket yasaları gereğince, durup dururken bir yerlere savrulmamız için hiçbir nedenimiz yok. şu halde atmosferdeki gazlar gibi bir akışkanın içinde havada duran bir elma hayal edebiliriz. hiç hareket etmiyor; ne aşağıya ne de yukarıya doğru çünkü ona dışarıdan herhangi bir güçle etki etmiyoruz.
bu elmayı bir uzay-zaman grafiğine oturtalım. bildiğimiz kartezyen koordinat sisteminden bahsediyorum. elmayı x ve y eksenleri arasında bir yere koyduk. unutmayalım; elma uzayda hareketsiz. diyelim ki y eksenimiz uzayı temsil ediyor. o halde elma y ekseninde hep aynı değere karşılık gelen bir noktada duruyor. fakat zamanı temsil eden x ekseninde sürekli olarak hareketli çünkü zaman sürekli "akış" halinde.
üşenmedim çizdim:

elma 2 numaralı görselde y1 ve x1 noktalarına karşılık gelen bir konumdayken, 3 numaralı görselde y1 sabit kaldı ama x2 noktasına ilerledi.
gerçek deneylerden biliyoruz ki, yerde duran bir saatle havadaki bir uçaktaki saat arasında, son derece küçük boyutta da olsa zaman genişlemesi kaynaklı bir fark vardır. bu farkı düşünce deneyimizde kullanacağız.
elmanın alt kısmını yerdeki saat en üstünü de uçaktaki saat gibi kullanacağız. bu iki alan arasında aşırı derecede küçük de olsa bir zaman farkı olacağını biliyoruz. elmamız zamanda hareket ettiğinden, elmanın üst kısmı zamanda daha hızlı hareket edecek (uçak deneyini unutmayın.)

evet, ortada elmanın alt ve üst kısmı arasında ve aslında elmanın tümü boyunca yukarıya doğru zamansal bir farklılık var. manzara şu: bir akışkan içerisinde, üst kısmı alt kısmına nazaran daha hızlı hareket eden bir cisim var karşımızda. bu durumda ortaya kendi ekseni etrafında dönme hareketine benzeyen dairesel bir hareket çıkacağı açık. zamanla bu harekete ait olan vektör yavaş yavaş yere doğru yönlenecek. bu durumda görmeyi beklediğimiz şey hareketsiz duran elmanın yere doğru hareketi olacak.
voila! yola zamandan çıktık ve zamandaki değişimin kütle çekimine neden olabileceğini gördük. unutmayın bu sadece bir düşünce deneyi. vardığımız bu sonuç bir kanıt değil.
olay "yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan" noktasına geldi de diyebiliriz. yani bugüne dek kütlenin zamanı bükmesinden yola çıkarak kütle çekiminin varlığına eğiliyorduk ama acaba tam tersi mi oluyor: yani zaman "aktığı" için mi kütle çekimi ortaya çıkıyor?
***
kütle çekiminin tam olarak ne olduğunu anlamak için biraz daha zamana ihtiyacımız var. bilim insanları bu konu üzerinde hararetli şekilde çalışıyor. umarım kendi ömür süremiz içerisinde bununla ilgili mihenk taşı olacak bir keşifte bulunulur ve cevabı bizim de öğrenme şansımız olur.
devamını gör...
kimsesizler mezarlığı
kayahan demir'in romanlarından biridir.
devamını gör...
çıplak bir insanla yapılabilecek en zevkli şey
bonya yapmak. duş değil banyo. böyle keseli, lifli. önce temiz olun, gerisinde ne yaparsanız yapın. temizlik imandandır lütfen.
devamını gör...
erkeklerin zeki kadın sevmemesi
sorsanız hepsi zeki kadın sever. fakat gerçek şu ki yönetemeyeceği, yanında ezileceği kadını hiçbir erkek istemez. zeka, egonun altında eziliyor.
devamını gör...
12 yaşındaki kızın biriktirdiği harçlıklarla çiftçiliğe atılması
ben ilkokula giderken her gün 1.5 lira harçlık alırdım.evde kahvaltı yapmaz,okulda simit falan yerdim. bi gün babam beni karşısına aldı,koca insanla konuşur gibi,konuştu.
oğlum,dedi.sen artık harçlığını harcama,kahvaltı yap git.paran birikir sana oyuncak alırız dedi.bende tamam dedim.
kahvaltı yapmaya başladım.ilk gün paramı kumbaraya attılar.ikinci gün annem paran bende dedi.üçüncü gün ortada para yoktu.
çocuk yaşımda organize bir dolandırıcılığın kurbanı oldum.hem de ailem tarafından kurban edildim.
t:zenginin malı züğürdün ağzını yorar
oğlum,dedi.sen artık harçlığını harcama,kahvaltı yap git.paran birikir sana oyuncak alırız dedi.bende tamam dedim.
kahvaltı yapmaya başladım.ilk gün paramı kumbaraya attılar.ikinci gün annem paran bende dedi.üçüncü gün ortada para yoktu.
çocuk yaşımda organize bir dolandırıcılığın kurbanı oldum.hem de ailem tarafından kurban edildim.
t:zenginin malı züğürdün ağzını yorar
devamını gör...
2002 doğumlu birini ciddiye almak
yine birilerinin çok saçmaladığını gösteren başlık.
devamını gör...
migren
migren, başta zonklama, ışık ve sese hassasiyet ve hatta mide bulantıları belirtileri ile birlikte günlük yaşamı insanlar için oldukça zorlaştıran bir rahatsızlıktır. migren için reçete ile satılan ilaçlar bulunsa da yan etkileri nedeniyle çoğu kişi bu ilaçları kullanmaktan kaçınır.
bazı gıda maddeleri; eskimiş peynir, tuzlu ve işlenmiş gıdalar, birçok yiyecekte bulunan tatlandırıcı aspartam ve koruyucu monosodyum glutamatın, migreni tetikleyebilir.
stres, migren ataklarında önemli bir rol oynar. yüksek sesler, parlak ışıklar ya da güneş ışığına maruz kalmak migren atağını başlatabilir.
bazı koku çeşitleri; parfüm de dahil olmak üzere, tiner, sigara dumanı gibi bazı kokular migren atağını tetikleyebilir.
uykusuzluk, aşırı uyku, uyku kalitesindeki bozulmalar, yoğun fiziksel efor migren atağının sıklaşmasına ya da ortaya çıkmasına neden olabilir. lodoslu havalar migren ataklarını tetikler.
migren ataklarını engellemek için düzenli egzersiz yapın. keskin kokuların ve parlak ışıkların yoğun olduğu ortamlardan, bilhassa yüksek sesten uzak durun. günde 2-3 litre su için.
sinirleri koruyucu etkiye sahip omega-3 zengini olan başta somon, hamsi, uskumru ve ton balığını tüketin.
serotonin zengini kabuklu yemişler olan badem ve ceviz, süt, susam ve kepekli tahıllar yiyin.
migren ataklarına karşı müzik
bazı gıda maddeleri; eskimiş peynir, tuzlu ve işlenmiş gıdalar, birçok yiyecekte bulunan tatlandırıcı aspartam ve koruyucu monosodyum glutamatın, migreni tetikleyebilir.
stres, migren ataklarında önemli bir rol oynar. yüksek sesler, parlak ışıklar ya da güneş ışığına maruz kalmak migren atağını başlatabilir.
bazı koku çeşitleri; parfüm de dahil olmak üzere, tiner, sigara dumanı gibi bazı kokular migren atağını tetikleyebilir.
uykusuzluk, aşırı uyku, uyku kalitesindeki bozulmalar, yoğun fiziksel efor migren atağının sıklaşmasına ya da ortaya çıkmasına neden olabilir. lodoslu havalar migren ataklarını tetikler.
migren ataklarını engellemek için düzenli egzersiz yapın. keskin kokuların ve parlak ışıkların yoğun olduğu ortamlardan, bilhassa yüksek sesten uzak durun. günde 2-3 litre su için.
sinirleri koruyucu etkiye sahip omega-3 zengini olan başta somon, hamsi, uskumru ve ton balığını tüketin.
serotonin zengini kabuklu yemişler olan badem ve ceviz, süt, susam ve kepekli tahıllar yiyin.
migren ataklarına karşı müzik
devamını gör...
merdumgiriz_
o bizim miniğimiz, canımız. ve bugün doğum günü insanı. bu sebeple ilk cümle "iyi ki doğdun sevgili merdum." çok yaşların olsun ve de her biri nickinin tersine insanlar ile iç içe ve neşe içinde geçsin.
devamını gör...
the evil dead
en büyük ergenlik travmam.gece bodrum kattaki odunluğa tek başıma inerken aklımdan çıkmamıştı uzun süre.o yaşta niye izlediysek.
devamını gör...
hastanede seks skandalı
bu duyulanı, duyulmayan yüzlercesi var. insanın sağlığı için gittiği yerde böyle bir durumun yaşanması hoş değil. orası insanlara açık ortamlardır. bir de steril olması gereken bir ortamda yapılması hiç hoş olmayan bir durumdur.
devamını gör...
geceye bir aforizma bırak
ne kadar tahammül edersek daha az şikâyet ederiz. tahammülsüzlük hiçbir cehennemin içinden geçmemenin belirtisidir.
emile mihai cioran
emile mihai cioran
devamını gör...
böyle giyinirsen bakarız diyen yaşlımsı
ülkenin genel profilini yansıtan yaşlı amca. yahu amcacım gelmişsin kaç yaşa biraz ar ve edep. neyse konumuza gelecek olursak eğer amcamız iyi ahlak ve normal olan davranış kavramlarını sadece görüntü kapsamında değerlendirerek içindeki ahlaksızlığı dışa yansıtmıştır. bu versiyonların gün geçtikçe artması da güzel ülkemiz için içler acısı. tacizin, tecavüzün ve şiddetin insan görünümü ile özdeşleştirilerek kişilere yönelik yapılan davranışların bu zihniyetler tarafından meşrulaştırılması durumuna da şahit olmak mümkündür. böyle göründüğün için başına gelenleri hak ediyorsun veya ikaz etmek benim hakkım gibi söylemleri sıkça duyabiliriz. yozlaşma sadece görüntü temelinde okunduğunda amaçsız, nereye gittiğini bilmeyen, sorgulamayan ve vicdani muhakemesini yapmayan bu tip sosyal şizofrenikler hayatımızın her evresinde karşımıza çıkmaya devam edecektir.
devamını gör...
the albatross (kısa film)
alex karonis, alex jeremy ve joel best tarafından çekilen bir kısa animasyon filmidir.

yaş aldıkça ve planlanan hayat gerçekleşmedikçe insanların içinde büyük bir boşluk oluşur. bu boşluk devasa bir kara delik gibi büyüdükçe büyür ve insanın içindeki yaşama sevinci benzeri her şeyi alıp götürür. artık geriye sadece karamsarlık kalmıştır ve bir türlü gelmeyen ölümü beklemek.
filmde tıkanma ve tutulma yaşayan ve artık istediği gibi yazmayan artık genç de olmayan bir yazarın yanına şişe şişe viski alarak balık avına çıkmasını izliyoruz. bir süre sonra yazar başarısız birkaç denemeden sonra oltasını kaybeder ve umudu da tükenir ta ki yanına küçük bir kuş gelene kadar. bundan sonrası ise acılı ve şeffaf bir yüzleşme.
filmdeki karakter yetmiş yıllık hayatına yedi yüz yıllık bir yaşam sığdıran amerikalı yazar ve oyuncu sterling hayden’dan esinlenilerek yaratılmıştır. hayden yazarlık ve oyunculuğun yanı sıra bir kaptandır da aynı zamanda. ve bu kısa filmde kullanılan ses de kendisine aittir. bu ses 1983 yılında yani yazar ölmeden üç yıl önce çekilen pharos of chaos belgeselinden alınmıştır.
the albatross

yaş aldıkça ve planlanan hayat gerçekleşmedikçe insanların içinde büyük bir boşluk oluşur. bu boşluk devasa bir kara delik gibi büyüdükçe büyür ve insanın içindeki yaşama sevinci benzeri her şeyi alıp götürür. artık geriye sadece karamsarlık kalmıştır ve bir türlü gelmeyen ölümü beklemek.
filmde tıkanma ve tutulma yaşayan ve artık istediği gibi yazmayan artık genç de olmayan bir yazarın yanına şişe şişe viski alarak balık avına çıkmasını izliyoruz. bir süre sonra yazar başarısız birkaç denemeden sonra oltasını kaybeder ve umudu da tükenir ta ki yanına küçük bir kuş gelene kadar. bundan sonrası ise acılı ve şeffaf bir yüzleşme.
filmdeki karakter yetmiş yıllık hayatına yedi yüz yıllık bir yaşam sığdıran amerikalı yazar ve oyuncu sterling hayden’dan esinlenilerek yaratılmıştır. hayden yazarlık ve oyunculuğun yanı sıra bir kaptandır da aynı zamanda. ve bu kısa filmde kullanılan ses de kendisine aittir. bu ses 1983 yılında yani yazar ölmeden üç yıl önce çekilen pharos of chaos belgeselinden alınmıştır.
the albatross
devamını gör...
spor yapmayan insan
yapabildiğim tek spor çay karıştırmak efendim.
devamını gör...
30 yaşında aile kurmamış insan
isteyen 18'inde evlenir, isteyen 30'undan sonra aile kurar, istemeyen hiç kurmaz. bu çok kişisel bir konu ve sırf toplumsal baskı yüzünden evlenip mutsuz bir yuva kurmaktansa, hiç evlenmeyip mutlu bir birey olarak kalmak çok daha güzeldir.
devamını gör...
david reimer deneyi
22 ağustos 1965’de dünyaya gelen david ve brian isimli ikiz kardeşlere henüz altı aylıkken fimoz adı verilen bir hastalık teşhisi konuldu. bu hastalığın tek tedavisi sünnetti, ancak dönemin kanada’sında sünnet yaygın bir işlem olmadığından ilkel bir yöntemle, yani yakarak sünnet etmeyi tercih ettiler. ancak işlem sırasında yapılan hatalar sebebiyle ikiz kardeşlerden david’in penisi tamamen yandı ve işlevsiz hale geldi.
yaşanan bu trajedinin ardından aile david’i johns hopkins hastanesinde bir doktor olan john money’e götürdü. john money o dönemde cinsel gelişim ve cinsiyet kimliği alanlarında yaptığı çalışmalarla oldukça gündemdeydi.
john money’e göre cinsiyet çevresel etkilerle değiştirilebilirdi. karşılaştığı bu vaka da onun için teorisini kanıtlamak üzere ona sunulan bir fırsat niteliğindeydi.
doktor ve ekibinin aileyle yaptığı görüşmelerin ardından verilen ortak kararla david 22 aylıkken orşektomi işlemiyle testisleri alındı ve brenda ismiyle bir kadın gibi yetiştirilmeye başlandı. öyle ki, yalnızca yaşam tarzı, davranışları ve giyim kuşamı değil, bedeni ve seks esnasında girmesi gereken pozisyonlar bile doktorlar tarafından öğretilmişti.
10 sene boyunca doktor john money’nin yakın takibiyle devam eden deneylerde brenda* ve brian’a dair her detay not alındı ve money notlarında deneyin ilerleyişini “ çocuğun hareketleri net bir şekilde küçük bir kızı andırıyor, kardeşi gibi erkeksi değil.” cümlesiyle açıklamıştı. aile de aynı şekilde deneyin başarıyla ilerlediğini ve çocuklarının çok sağlıklı olduğunu söylüyorlardı.
deneylerin doktor ve ailenin bahsettiği şekilde gerçekleşmediği ancak 20 yıl sonra, money’nin ekibinden john colapinto tarafından yayınlanan bir makale ile ortaya çıktı.
colapinto’nun anlatımına göre david, deney süresince dişi kimliğini asla benimsememişti. bir kadın gibi görülmesi için verilen hormonlar ve giydirilen kıyafetler sanılanın aksine toplumdan dışlanmasına ve ağır depresyon süreçlerinden geçmesine sebep olmuştu.
13 yaşında geldiğinde daha fazla doktora gitmek istemediğini ve eğer ailesi onu zorlamaya devam ederse intihar edeceğini söyleyen david 15 yaşına geldiğinde gerçekleri öğrenmiş ve ailesinden tamamen kopmuştu.
brenda kimliğini tamamen reddeden david, 37 yaşına geldiğinde mastektomi işlemiyle göğüslerini aldırdı ve falloplasti ameliyatıyla yeniden penis sahibi olmaya çalıştı. aynı zamanda 1990 senesinde jane fontaine ile evlenerek 3 çocuk sahibi oldu.*
ikiz kardeş brian yapılan deneylerin yarattığı travmanın etkisiyle yaşadığı şizofreninin ardından aşırı dozda antidepresan kullanımı sebebiyle 2002 senesinde öldü. david ise kardeşinin ölümünden iki yıl sonra bir manavda kendisini kafasından vurarak hayatına son verdi.
yapılan bu deney ise cinsel kimlik ve yönelimlerin doğuştan geldiği ve çevresel etkilerle değiştirilmesinin olanaksız olduğu teorisini kanıtlamak üzere en güçlü delillerden biri olarak tarihe yazıldı.
yaşanan bu trajedinin ardından aile david’i johns hopkins hastanesinde bir doktor olan john money’e götürdü. john money o dönemde cinsel gelişim ve cinsiyet kimliği alanlarında yaptığı çalışmalarla oldukça gündemdeydi.
john money’e göre cinsiyet çevresel etkilerle değiştirilebilirdi. karşılaştığı bu vaka da onun için teorisini kanıtlamak üzere ona sunulan bir fırsat niteliğindeydi.
doktor ve ekibinin aileyle yaptığı görüşmelerin ardından verilen ortak kararla david 22 aylıkken orşektomi işlemiyle testisleri alındı ve brenda ismiyle bir kadın gibi yetiştirilmeye başlandı. öyle ki, yalnızca yaşam tarzı, davranışları ve giyim kuşamı değil, bedeni ve seks esnasında girmesi gereken pozisyonlar bile doktorlar tarafından öğretilmişti.
10 sene boyunca doktor john money’nin yakın takibiyle devam eden deneylerde brenda* ve brian’a dair her detay not alındı ve money notlarında deneyin ilerleyişini “ çocuğun hareketleri net bir şekilde küçük bir kızı andırıyor, kardeşi gibi erkeksi değil.” cümlesiyle açıklamıştı. aile de aynı şekilde deneyin başarıyla ilerlediğini ve çocuklarının çok sağlıklı olduğunu söylüyorlardı.
deneylerin doktor ve ailenin bahsettiği şekilde gerçekleşmediği ancak 20 yıl sonra, money’nin ekibinden john colapinto tarafından yayınlanan bir makale ile ortaya çıktı.
colapinto’nun anlatımına göre david, deney süresince dişi kimliğini asla benimsememişti. bir kadın gibi görülmesi için verilen hormonlar ve giydirilen kıyafetler sanılanın aksine toplumdan dışlanmasına ve ağır depresyon süreçlerinden geçmesine sebep olmuştu.
13 yaşında geldiğinde daha fazla doktora gitmek istemediğini ve eğer ailesi onu zorlamaya devam ederse intihar edeceğini söyleyen david 15 yaşına geldiğinde gerçekleri öğrenmiş ve ailesinden tamamen kopmuştu.
brenda kimliğini tamamen reddeden david, 37 yaşına geldiğinde mastektomi işlemiyle göğüslerini aldırdı ve falloplasti ameliyatıyla yeniden penis sahibi olmaya çalıştı. aynı zamanda 1990 senesinde jane fontaine ile evlenerek 3 çocuk sahibi oldu.*
ikiz kardeş brian yapılan deneylerin yarattığı travmanın etkisiyle yaşadığı şizofreninin ardından aşırı dozda antidepresan kullanımı sebebiyle 2002 senesinde öldü. david ise kardeşinin ölümünden iki yıl sonra bir manavda kendisini kafasından vurarak hayatına son verdi.
yapılan bu deney ise cinsel kimlik ve yönelimlerin doğuştan geldiği ve çevresel etkilerle değiştirilmesinin olanaksız olduğu teorisini kanıtlamak üzere en güçlü delillerden biri olarak tarihe yazıldı.
devamını gör...
organ bağışı
organ bağışı için gerekli başvuruyu yaptıktan sonra görevlinin uyarsına istinaden eşime, anne-babama vasiyetimdir: ben yok olup giderken en azından birilerinin şansı olma fırsatını elimden almayın, deyip bağış onayını vereceklerine dair söz de aldım.
devamını gör...
