önce sosu yapıp sonra sosu sulandırıp, makarnayı sosun içinde pişirmek. tabi ayarı tutturmak önemli ve 7 dk'dan fazla kaynamamalı.
devamını gör...

savaşın berbat yönlerini ve savaşın ne kadar kötü bir olay olduğunu anlatan kalemi efsanevi yazardır. kitapları 109'un üstünde dillere çevrilmiştir. savaşı anlatmasında babasının(bkz: stalin) tarafından öldürmesinin büyük etkisi vardır. roman ve hikaye türünde yazan yazarın en öne çıkan eserleri beyaz gemi,toprak ana,gün olur asra bedel, (kitabın ismi bile çok güzel) cengiz han'a küsen bulut...
romanları genelde dram üstüne kurulu olan yazarın kitabını okuduğunuzda gözünüzden illaki birkaç damla göz yaşı dökülüyor.
devamını gör...

kitap cesare pavese'nin ilk romanı. yazar kırk iki yaşındayken bir otel odasında intihar ediyor. tezer özlü okuyanların aşina olacağı bir yazar. kitaba gelecek olursak hapisten çıkan iki adam var. berto ve talino. talino makine ustası olan koğuş arkadaşına kendisiyle köye gelmesini ve iş yapmasını önerir. aslında pek istekli olmayan makine ustası kendini köyde bulur. kitabın ilk yarısı durağan bir köy, köylüler, köylülük üzerine inceleme gibi ilerliyor. kitaptaki o sıcak ve boğucu havayı hissediyorsunuz okurken. ama aniden olaylar değişiyor ve bu sefer kitabı elinizden bırakamadan bitirmiş oluyorsunuz. makine ustasının köyde önceden yaşananlarla ilgili öğrendiği gerçekler onu allak bullak ediyor. herkesin her şeyi bildiği halde hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmesi onu sarsıyor. üstüne bir de ortaya kan dökülünce. az daha çıldıracaktı karakter. yazar köylülerin psikolojik ve sosyolojik tahlilini çok iyi yapmış bana göre. kitabın arkasında italyan yeni gerçekçiliğinin ilk örneklerinden biri olarak kabul edildiği yazıyor. bence de öyle, hatta biraz fazla gerçek. son olarak kitapta en uyuz olduğum karakter köylü ailenin reisi, evin babası vinverra. bunlar ülkemizde de çokça bulunur. köyde felaketler kopar ama onlar hâlâ ekin derdinde, tarla derdindedir. olanların da hep üstünü kapatır ya da görmezden gelir ki tarlada çalışacak kollar azalmasın. tüü senin gibilerin de kalıbına, pis adam. talino sen de gün yüzü görme e mi. ilk roman için başarılı bir kitap. aferin pavese. sevdim seni.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendi fikirlerini başkalarına empoze edip, başkalarını dinlememek şeklinde gerçekleşen bir kültürdür. herkesin her konuda bir fikri vardır ve önüne bin tane argüman koysan da o fikir asla değişmez. senin ne dediğin önemli değildir, o sırada kişi kendi fikrini anlatabilmek için sırasını bekliyordur. farklı görüşlere saygı duymamanın ve empati yeteneğinden yoksun olmanın doğal bir sonucudur bu. sağlam temeller üzerine kurulmuş bir tartışma kültürünün olmaması sorgulamayı da maalesef ortadan kaldırır. sorgulamanın olmadığı bir toplumda da sorunlar artık normal bir hal alır, toplum tarafından kabullenir. ve gün gelir büyük bir sorun için "bu niye böyle" dediğiniz için siz tepki görürsünüz.
devamını gör...

t: "keyif veren bir durum karşısında bön bön gülmek" anlamına gelen deyim. mevzu yine gariban eşeklere patlamış.

"+" kişisi gelir ve gökyüzüne bakmakta olan "-" kişisine sorar:
+o'lum ne lan öyle taze ot görmüş eşek gibi sırıtıyorsun?
-abi, şu buluta bak, ne şekil dimi a**, sigaraya benzemiyo' mu? ehehe
+...
-...
devamını gör...

bir çok sözlükte yazdıktan sonra soluğu kafa sözlükte aldım, diğer bütün sözlükler içinde açık ara en iyi şekilde işleyen sözlük ama şahsen ben sözlük kültüründen iyice soğudum artık kimse tanım yazmak istemiyor. kimse artık eskisi gibi formattı içerikti kaliteydi umursamıyor. önüne gelenin gündeme dair fikir beyan ettiği skmsnk bir şeye dönüştü bütün sözlükler. bu her sözlükte böyle ne yazık ki kimse artık bu yozlaşmışlığın önüne geçemez. cidden sağlam içerikler üretmek isteyen yazarlada bu kültürel evrimden rahatsız eski tadı alamıyorlar ve yeni bir şey istiyorlar. şahsen ben farklı bir konsept arıyorum ama yok ya sözlük ya forum ikiside üreticiyi tatmin etmiyor. sonunda kendim bir web sitesi kurmaya karar verdim ve şu saatten sonra web tasarım, kodlama, wordpress, seo, bilmem ne tonlarca şeyi öğrenmeyi göze alıp bir site kurdum. baya emek harcadım harcıyorum, sözlük olmayan hem forum, hem blog hem sosyal network karışımı yeni bir konsept tasarladım şimdi içerik oluşturmakla uğraşıyorum o yüzden kafa sözlüğe yazacak vaktim olmuyor. kafa sözlükte yazmaya daha uzun zaman devam ederim artık istediğim formatta bir web siteside kurdum zamanla buradan ayrılıp oraya akmam gerekecek.

sözün özü sözlük kültürü çok bozuldu eski tadı yok, zamanla piyasa yeni bir konsepte eninde sonunda kayacaktır. kafa sözlük bu geleneğin son evresini yakalamış olmalı ki böyle bir başlık var. memnuniyetsizler her zaman olacaktır bu kafa sözlüğün iyi bir yer olmadığı anlamına gelmez.
devamını gör...

iki mal bulduk birbirimizi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: hoçça ğalın ğidiyom ben)
devamını gör...

eğer beğendiysen, abone olmayı ve beni arkadaşlarına önermeyi unutma. ayrıca farklı şeyler denemek istersen şuraya da bağlantı koyuyorum.
devamını gör...

günün güzel haberlerinden biri*. heyecandan ilk cümleyi yazıp kaydettim*. sevdiğim yazarlardan biri daha radyomuzda daha nolsun efenim. darısı benim başıma, derdim ama demiyorum çünkü sınavlarım var. hayırlı uğurlu olsun, pek fantastik çok güzel olacağına eminim*.
devamını gör...

birisinin bana türk kahvesi hazırlaması.
devamını gör...

bu biraz bana abartı geldi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

derdimi anlatabilme yeteneği diyebilirim. ağzım laf yapar.
devamını gör...

ekleme: ulen başlık altında herkes haklı bu nasıl oldu anlamadım

misal ben. neden izin veriyorlar anlamıyorum. hiç bir özelliğim, bilgim yok ama burada yazabiliyorum ve benim gibi niceleri burada. gerçi beni önceden kovdular ama geri geldim.
devamını gör...

dünya üzerinde yaşayan en tehlikeli hayvan. rekabet, cahillik, zevke düşkünlük ve şeytanlıktan oluşur doğası. bu hastalıklı doğayı kabul etmeyip ona karşı çıkan azınlık, hala iyilik kavramından bahsetmemizi sağlayan unsurlardan biridir.

rekabet, ilkel homo canavarus sapienslerindeki, en güçlü olup diğerlerini sindirerek rahat bir hayat sürmek ve başkalarının kendilerine kulluk etmelerinden aldıkları tarifsiz zevk sonucu ortaya çıkmış bir terimdir. eskiden kabilenin reisi olmak, beğendiği dişiyi elde etmek veya etin en iyi yerini yemek için birbirlerini katleden insanlar, günümüzde varlığını zamana ayak uydurmuş şekilde sürdürmektedir. modern şeytan, bir kızı elde etmek için rekabette öne geçmek adına, kendi düşüncesinden ve özünden vazgeçip yapmacık hareketlerle savaşı kazanmaya çalışır. yeri gelir onun kölesi olur, yeri gelir maddi imkanlarıyla farkını atar. karşı cinsi ise şövalyelerin savaşarak elde etmesi gereken cennetten düşme bir ödüldür. erkeğin bu ilgisiyle şımaran dişi, artan egosuyla tehlikeli bir kişiliğe dönüşürken, bu hastalıktan etkilenmeyen azınlıkta ki kısım naif ve daha bilge bir yolda gider.

günümüzde rekabette, eskiden etin en lezzetli kısmı için birbirini öldüren insanın yerini, daha iyi bir iş pozisyonu için rakiplerini kötüleyen, iftira atan ve galip gelmek için her şeyi yapabilecek bir hale gelmiş insan almıştır. erdem ve ahlak duygusu hak getire bir durumdadır.

kabilenin reisi olma, yani en büyük hastalık olarak adlandırdığımız egoyu tatmin etmek ise günümüzde eline güç geçti mi yoldan çıkan kişilerde görülür. doğrudan benzerlik ilgisi kurarak, devletin veya bir kurumun başına oturup eline güç geçince, bu güç yüzünden sarhoş olup, kendini zamanla ilah sanmaya başlayanları örnek gösterebiliriz.

dolaylı benzerlik ilgisini ise şöyle kurabiliriz ; karşısında ki insandan ilgi ve saygı gördü mü,buna aynı şekilde karşılık vermek yerine karşısındaki insanın bu davranışının aslında doğal olduğunu, kendisine gösterilen bu ilginin zaten gösterilmesi gerektiği için karşılık vermek gerekmediğini düşünür insan. bu şeytanımız, daha fazla ilgi ve saygı ister, artık aç bir örümcektir, anlamaz karşısındakinin bu davranışı kendi temiz kalbinden dolayı herkese karşı gösterdiğini. kahramanımız ise, zamanla burnu havalarda gezmesi sonucu milletin saygısını yitirir, bu durumun sonucunda öfke ve hasetle dolup etrafına zarar vermeye başlar. insan kibirlidir. yine nereye vardık ? ego. birçok hastalığın kaynağı olduğunu tekrar belirtmeye gerek yok. bu yüzdendir ki naif insan iyidir, candır, değeri bilinmelidir.

insana sözlükte karşılık olarak ‘yok edici’ denmelidir. doğası gereği aklı güzellikleri soldurmaya, kötülük tohumlarının yeşerebilmesi için saflığın ve iyiliğin yetiştiği yerleri yerinden sökmeye çalışır. insan yapıcıyken bile yıkıcıdır. bina yapar doğayı baltalayıp, ağaç katliamı yapar. araba yapar, havayı kirletir. insan sırf yaşamını kolaylaştırmak için dünyaya kalıcı, geri dönüşü olmayacak zararlar verir, gram umursamaz. tek önem verdiği kendisidir, cebinin bolluğu, keyfi ve rahatıdır. insan bencildir, aksini söyleyen yalancıdır. bencil olduğunu reddetme ki en azından dürüstlüğünü kaybetme.

insan sadece kendi yaşamını düşünür, dünyaya verdiği kalıcı zararlar onun derdi değildir ki. kendilerini ilgilendirmeyecek geleceği düşünmezler. kurtuluş savaşındaki insanlar senin için vermedi hayatını, kendi için, kendi bağımsızlığı için savaştı. o savaşta birçok değer için savaşıldı ama kendi neslinden sonraki gelecek bu değerlerden biri değildi. siz şu an diktatörlüğe kendi hayatınızı daha özgür kılmak için karşı koyuyorsunuz, gelecekte ne olacağını siklemiyorsunuz, neden sikleyesiniz ki ?

insandan bahsediyorsak, cehalet de üzerinde durulması gereken konulardandır. “ cehalet mutluluktur.” mottosu vardır. doğrudur, cahil insanın bildiği acı ve düşünüp kafasını yoracağı azdır. kendi küçük dünyasında ufak şeylerle mutlu olarak yaşar. bilge, bunun farkındadır. bilginin beraberinde getirdiği yükü bilir, ama bunu umursamaz. mutlu olmak değildir bilgenin amacı, bu mutluluğun uyuşturucunun verdiği mutluluktan farklı olmadığını bilir.

cahil insan kendine verdiği zararın yanında, eğer cehaleti bir de “yobazlık” ile destekleniyorsa, çevresinde ki insanlara da zarar verir. bu yobaz kavramı oldukça geniştir ki dincinin, solcunun, sağcının, türkçünün, kemalistin vs, kısaca insan o ideolojiye tutsak olduğu sürece her görüşün yobazı mevcuttur. onlara acımak gerekir, beyinleri esaret altındadır, farklı bir görüşü dinlemeye bile tahammül edemezler. sanki dinleyince bile o görüşü kabul etmiş olacaklardır.

insan hiçbir şey bilmez, işin en vahim kısmı, hiçbir şey bilmediğini de bilmez. başkaları tarafından yazılan yazıları, kitapları referans almayı bırak, sanki orada bahsedilen olayları görmüş ve yaşamış gibi savunur, kan döker uğruna. kendi fikrini oluşturmaktansa başkaları tarafından ortaya atılan fikirlere sığınır, rezildir.

savaş, yıkım, adaletsizlik, güce tapma, cehalet, gericilik ve daha birçok hastalık, insan var oldukça olacaktır, beraber barış içinde yaşayamaz insan. ego temelinde büyüyen herhangi bir şeytani değer, en barışçıl toplumu bile bozar. ne yazık ki erdem pek moda olamamıştır insanlar arasında.

zalimlerin zalimi insan. ilk cümlemde ne demiştim ? insan en tehlikeli hayvandır. aslında az dedim, daha ağır sıfatlar getirebilirsiniz. fakat, “google” da “en tehlikeli hayvan” diye ararsanız, karşınıza çıkan aslan, timsah veya diğer yırtıcı hayvanlardan oluşan listeler olacaktır. insan ikiyüzlüdür… bir aslan yırtıcıdır, doğru, ama karnını doyurmak, ailesini korumak dışında diğer canlılara dokunmaz. kocaman bir sürüye girip, ihtiyacı olanı alır, gerisini bırakır. insan, o sürüyü alır. hepsini keser, yer, fazlasını dondurur ve satıp para kazanmaya bakar. aslan bir ceylanla doyarken, insan bir sürüyle doymaz. her zaman fazlasını ister. insan açgözlüdür.

zalim olan bu yaratığın diğer masum canlılara eziyeti bu kadarla bitmez. sizi biraz, güle oynaya gidip gezilen hayvanat bahçelerini düşünmeye sevk ediyorum. var mıdır böyle bir orospu çocukluğu ? doğal ortamında sana bir zararı olmadan ormanda özgürce yaşayan hayvanı al, bir kafese kapat, sonra gelen geçen iki ayaklı pezevenkler yanlarından gülüp geçip, dalga geçerek umursamadan gitsinler. bre şerefsiz, bir bak bakalım o hayvanın gözünün içine. o umutsuzluğu, üzüntüyü ve masumiyeti hiç mi görmedin ! her gün aynı kafesin içinde ömrü acılarla solup gitsin hayvanın, ve insan para kazanmaya devam etsin. yazarken bile sinirlenmemek elde değil böyle konularda. özgürlük lan bu ! bırak bundan para kazanma bari haysiyetsiz ! peki ya o sirkler ? bir siktiğimin numarasını öğrenip, karşısında götünü devirmiş elinde yemeğiyle kahkaha ata ata onları izleyen haysiyetsiz, insan denilen canlıyı iki güldürmek için aylarca işkence görüyor lan bu hayvanlar. oysaki izlerken ne kadar tatlı görünüyorlar değil mi ? bir araştır bakalım, nasıl öğretiliyor o numaralar…

insan orospu çocuğudur. o azınlıkta olan güzel insanlar sayesindedir varsa bir umudumuz. bu barbarlık hiçbir zaman bitmeyecek, ikiyüzlü insan dönüp arkasına bakıp yanlışını telafi etmeyecek. hayat budur işte, aynı şeyler aynı düzenle olur ve biz izlemeye devam ederiz. sadece izleriz, görmezden geliriz. neden ? çünkü insanlığın çoğu için, erdem sadece sözlükte yer alan bir kelimeden ibarettir
devamını gör...

karadeniz bölgesi denince akla gelen ilk şehir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nefes almaktır.. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim