(bkz: ekmek teknesi)'nden kirli & cengiz
(bkz: avrupa yakası)'ndan volkan & sertaç
devamını gör...

telefonlar karıştırılmamalıdır.
devamını gör...

kendinizi anlatma çabası.
devamını gör...

çok özel gördüğüm kişinin hayatında reklam arası olmam.
devamını gör...

yeşilçam'ın büyük oyuncularından olandır. zarifliği bir başkadır.
devamını gör...

ebru cündübeyoğlu mete, (d. 10 eylül 1974; heilbronn, almanya), türk tiyatro, sinema, dizi oyuncusu ve şarkıcı.
not:tanım wikipedia'dan alınmıştır
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

biraz love.
devamını gör...

'martin eden' i de okumadıysanız bu yargı verilemez verilmemeli ya.
devamını gör...

günlük hayatta ne kadar üşengeç olduğumuzu örneklerle paylaşabileceğimiz başlık.

kişisel olarak üşengeçliğimi bir hayvan ile özdeşleştirecek olursam bu panda ya da koala olurdu sanırım. bu hayvanların yaşam şekillerine özeniyorum, iç geçiriyorum ciddi anlamda. ye, iç uyu döngüsü mis gibi.
ne diyorduk? evet üşengeçlik. hemen bir örnek verelim; mesela daha az önce mutfakta yemek yaparken üst üste duran iki tabak yere düşerek kırıldı. tabakların kırılmasına verdiğim tepki "oh be iyi ki kırıldı, yıkamaktan kurtuldum." sonra bunu düşündüğümü fark edip kısa süreli olarak hayatı sorguladım.
evet yolum yol değil yakında köpük tabak kullanmaya da başlarım ben.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa yazanların bile formata uymuyor olmasından mütevellit iki kez düşünülmesi gereken kampanya.

alınmaca darılmaca yok sevgili çaylak arkadaşlar. bu kadar sözlük var, bu kadar zamandır belirli bir format var, hemen hemen hepsinde ortak olan. sözlüklere aşina olup da hâlâ böyle baştan savarak yazan varsa bu onun ayıbıdır. sözlük denen ortamı ilk kez gören varsa lütfen önce format denen şeyi biraz araştırsın. ortamları bozmak çok ama çok kolay. önemli olan güzel kalmasını sağlayabilmek.

düzgün yazan çaylak görünce zaten oyladığım için, en azından bana göre ekstra bir kampanyaya gerek yok.
devamını gör...

bazen sosyal medyadaki herşeye uzak oldukları için eksik olduklarını düşünürüz ancak biz onlardan fazlası değiliz.
devamını gör...

ben asagu. insanları sevmem. hayvanları severim( özellikle iyi pişmiş olanlarını ). yabancı dil eğitimi almaktayım. ağız şapırdatanları sevmem. dead by daylight isimli multiplayer bir oyunda profesyonel oyuncuydum ama sonradan takımımızı dağıtma kararı aldık. kimsem yok.
devamını gör...

kıyas.. keşke yapmasalardı.. sonumuz böyle olmazdı..
devamını gör...

evrendeki düzen.
devamını gör...

ideal ilişki diye bir kavram yok ki ideal yaş farkı olsun.
devamını gör...

kitaplıktan tüm aile bireylerine geçer o kitaplar..
ben küçükken bir ansiklopedi serisi vardı kitaplıkta. okuldan geldiğimde ödev yapmayı değil a dan z ye kadar sıralanmış olan bu ansiklopedileri karıştırmayı tercih ederdim. belki o an bana gereksizmiş gibi görünen tüm renkli sayfaları gözden geçirirdim hızlıca..
önce renkli sayfalar sonra içinde ki bilgiler dikkatini çekmeye başlar, bu işler de böyle işte. evde hangi kitap varsa onları karıştırarak başlarsın bu bir kitap da olabilir. dönüp dolaşıp o kitaba sararsın. aile bireylerinin dinlediği müziği şimdi de anımsarsın. bilgi böyle daha çekici gelir çünkü yanındakileri o yaşta kopyalarsın. durum budur. okumak diğer şeylerde de olduğu gibi önce taklit ile başlar sonra derinler de istediğin gibi kaybolursun...
devamını gör...

uyku bir süreçtir; anlık olan bir şey değildir. ilk uykuya dalan organ beynin ön kısmı olan frontal lob'dur çünkü diğer organlar mecburen kan dolaşımı, solunum ve boşaltım gibi mecburi faaliyetleri sürdürmelidir. frontal lob aynı zamanda bilincin merkezi olan pre-frontal lob'u da içinde bulundurur. uykuya daldığımız anı hatırlamayız; çünkü bilincin aktif olarak faaliyette bulunmadığı anlarda bilgi kalıcı hafızaya aktarılmaz, yani nöronlar arası bağlar oluşmaz. ayrıca beyin uykuya daldığında gaba isimli bir nörotransmitter de salgılar, vücut sakinleşir ve rahatlar.
devamını gör...

hekimlerin kendisini allah sandığını düşünecek kadar hekim nefreti ile yaşayan insanların düşüncesi.

ölüyorum dediğinizde hekimlere koşmayacaksınız o zaman, homeopatik olup, evrenin gücü ile vırt zırt ile iyileşmeye çalışacaksınız.

hekimlerin kendilerini allah sandığı falan yok. sizler komplekslerinizi o kadar engelleyemiyorsunuz ki hakkını arayan, daha iyilerine layığım diyen herkesi düşman ilan edip, yaftalıyorsunuz.

hekimi dövüyorlar, bıçaklıyorlar, öldürüyorlar. ömrünüzde belki de tatil için iki gün gitmeyeceğiniz yerlere mecburi hizmete gönderiyorlar. devlet su işlerinin, öğretmenlerin, hakimlerin, polislerin evleri, lojmanları varken hekimlerin ortak kullanabilecekleri bir hekimevi bile yok.

her türlü bakanlığın servisi varken, hastaneler doktorlarına servis bile ayarlamıyor.

lise mezunu bekçinin mesleğe başladığı maaş ile üniversite sınavında ilk onbine giren öğrencilerin 6 sene eğitim öğretim sonunda aldığı maaş neredeyse başa baş.

sonra insanlar hakkını arayınca, yok bunlar allah, yok bunlar ego sahibi.

siz yaşamayı ölmemek ve her türlü eziyete katlanmak sandığınız için, azıcık sesini çıkaranı tu kaka ilan ediyorsunuz.

kısa zamanda bir hekime, mümkünse ruh ve sinir hastalıklarına görünmenizi temenni eder, acil şifalar dilerim.
devamını gör...

onca yeteneklerinin arasından hangisini seçebilirim bilmiyorum ama kayıp olduğunu sandığım şeyleri bulabilmesi en işime yarayan yeteneği*.
devamını gör...

o son sevgiliden ayrılmayacaktık. son sevgili.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim