-yakışıklı zengin erkek
-fakir gururlu kız
-holding ama ne b.ka yaradığı asla bilinmez
-yakışıklı erkeğin eski manitası
-yakışıklı erkeğin daha az yakışıklı ama karizmatik arkadaşı
-fakir kızın kankiştosu
-yakışıklı erkeğin annesi ve babası
-fakir kızın sadece annesi veya babası çünkü biri kayıp ilerleyen bölümde gelecek
aklıma ilk gelenler bunlar.bir kere de bunun dışına çıkın be abi. aslında çok güzel bazı diziler vara fakat değer görmedi. mesela *.düşük reyting dolayısı ile ilk sezon final oldu ne yazık ki.
devamını gör...

diğer platformlar ile burayı ayıran en önemli özellik eksi butonu olmaması,kötü kullanılacağı belli.insanları soğutmamak lazım.
edit:eğer gelirse her şey başlamadan biter.
devamını gör...

gelecekteki şarkılarını, müziğinin izleyeceği yolu merakla beklediğim isim.

itiraf edeyim başlığı açan kişi olmadığım için üzüldüm.

ders çalışırken açtığım çalma listesinde çalan merhabalar şarkısı dikkatimi çekmiş, ders çalışmayı bırakıp melodiye ve sözlere odaklanmıştım.

şarkıyıla illk karşılaştığımda hazine bulmuş gibi sevinmiştim. dinlenme/izlenme sayılarının fazla olması, hazineyi bulan kişilerin de fazla oluşunu ifade ettiğinden mutlu etmişti.
devamını gör...

deprem anındaki uğultu.
devamını gör...

türkiye'nin şehirlerini bırak, afrika'da bile en faal grup, her yerde kuran kursları var. fetöcülerin her ülkede iki okulu varsa, bunların 20 okulu var ama bunlar reklam yapmıyor, kendi içlerinde takılıyorlar.
devamını gör...

karnıyarık.
devamını gör...

touchpad'im aşındııı. sol baş parmağım ve orta parmağım nasır tuttu, sürekli yakışıklı çocuğun fotoğrafını büyütüp duruyorum.
eldivenle yapmayı denedim, olmuyor fakat doktor eldiveni işe yarıyor arkadaşlar.
malum dolar 1.7 olmuş bilgisayar alınmaz bu zamanda
devamını gör...

almanların 2. dünya savaşında kullandıkları efsane tanktır. en büyük problemi tam test edilmeden alelacele sahaya sürülmesidir. bunda sovyetlerin t-34 tankına karşılık veremeyen hitlerin daha iyi ve daha büyüğünü yapın demesinin de payı vardır. bu nedenle sorunlar hep zurnanın zırt dediği yerde, savaş meydanında ortaya çıkmıştır. bilhassa motor-transmisyon ve yürüyüş aksamı çok sıkıntı çıkarmıştır. almanların rus cephesinde ikmal ve lojistik sıkıntıları da buna eklenince sorunlar çığ gibi büyümüştür.

motor arızasında motoru sökmek için neredeyse tüm tankın üst tarafını söküp almak gerekiyordu. en büyük yeniliği 88 mmlik topudur. o zaman için müthiş bir atış gücü sağlıyordu. merminin hem menzili hem de namlu çıkış hızı olarak benzersizdi.

hitler savaşta ,"büyükse iyidir" gibi saçma bir düşünceye saplandığı için bu tank tam verimli kullanılamamıştır. almanların her şeyde en büyüğünü yapalım mantığı bazı tasarım ve mühendislik sorunlarını es geçmelerine neden olmuştur. almanlar gibi makine mühendisliğinin kitabını yazmış adamların, onbaşı hitler gibi bir dangozun sözünü dinlemeleri sonucu başlarına zaten gelmeyen kalmamıştır (bahtsız rommeli çölde kutup ayısı misali)

bu efsane tank sovyetlerin t-34 tankı karşısında bariz bir üstünlük sağlayamamıştır. çünkü t-34 ler traktör fabrikasında üretilen, üretimi çok kolay, sistemi basit, eğimli zırh gibi devrim niteliğindeki yeniliklere sahip herkesin hem fikir olduğu şekilde 2. dünya savaşının en iyi tankıdır. zaten bu tank, tasarımda çığır açmış ve ondan sonraki tüm tanklar t-34 ü örnek almıştır.

king tigerlar ağır tank statüsünde iken t-34 ler orta ağırlıklı tank sınıfındaydı, aradaki bariz siklet farkına rağmen tigerları madara etmişlerdir. sovyetler ağır tank sınıfında josef stalin'in rusça baş harfi olan ıs serisi tankları sürüp daha da geliştirince bizim tigerların sonu pek iyi olmamıştır.

ilk zamanlarda king tigerlar müttefiklere topu ve cüssesi ile korku salmasına rağmen kendinden kaynaklanan kronik sorunları nedeniyle zamanla iyice işlevsiz hale gelmişlerdir.
devamını gör...

baslik: binary
tanim: bilgisayar dilidir. bilgisayarlar açık/kapalı 1/0'ları anlar ve buna göre işlem yapar. bit de zaten buradan gelir, binary digit. 8 bit de 1 byte eder. rusça'dan daha önemli midir? bilemem.

ceviri icin: www.rapidtables.com/convert...

biz de binary kodlamayi biliyoruz da bilinme orani %0.001* olan birseyin basligini acip da gizem yaratmak gibi aksiyonlara gerek yok bence.
devamını gör...

korku, kaygı, kuşku, tasa demektir.
devamını gör...

sisteme ilk taşı atmış olan korkusuz müşriktir. müşriklikten münafıklık makamına terfi etmiştir. şayet müslüman olursa hidayete erecektir.
devamını gör...

evcil hayvan beslemek,
şömine,
doğa manzarası,
hamak,
odanın bir bölümünün kütüphane gibi olması vs.
devamını gör...

yetkililer: tamam.
devamını gör...

kalbinin temiz olduğuna kendini inandırmış insandır.
devamını gör...

kürtçe hakkında en ufak bilgisi olmayanlar gene kendi aralarında komiklikler şakalar yapıyorlar.

size acı bir gerçeği söylemek istiyorum arkadaşlar.
sizin o dalga geçtiğiniz, sürekli hakaret ettiğiniz ve o küçük aklınızla laf soktuğunuz dili konuşan milyonlar var.
ben bugün bir solcu grup ile yaklaşık 8 saat takıldım.
solcu grubun neredeyse %80’i almanlardan oluşuyordu.
sayıları 25’i bulan bu almanlardan üç tanesi kürtçe biliyordu.
buradan yola çıkarak kürtçe dünya dilidir bak insanlar kürtçe öğreniyor gibi salak şeyler söylemeyeceğim.
size soyleyecegim şey şudur:
hani biz kardeşiz,
birlikte yaşıyoruz,
1000 yıldır…
diye bir takım hikayeler söylüyorsunuzya.
bari onları söylemeyin ve iki yüzlü olmayın.
gerçi size ne söylesek boş.
siz faşizmin ne olduğunu bilmeyen faşistlersiniz!
anadil deyince ödünüz kopuyor.
bir çoğunuz ülkemiz bölünecek diyor.
ve bu ülke bölünecek diyenler aç karna çalışan bir takım zerzevat.
almanlar arasında ingilizce bilmeyen neredeyse insan yok.
bunun yanında bir çoğu ispanyolca ve fransızca biliyor.
hayret biri de çıkıp demiyor ki ülkemiz bölünecek.
tabi böyle deyince hemen bizim çok akıllı faşistlerimiz iyi de kürtçe ve ingilizce bir mi?
diyecek.
bir değil sayın beyinsiz.
hiçbir dil başka bir dil ile aynı değil bir defa teknik olarak mümkün değil.
sonra eğer bir dil, bir ülkeyi bölüyorsa ben öyle ülke tüküreyim.

asla düzelmeyecekseniz bunu ben biliyorum ve kabul ediyorum.
ama şunu da unutmayın siz böyle ideolojilere sahip olduğunu sürece de burnunuz gübrenin içinden çıkmayacak.
zavallı hayatlarınızı zavallı bir takım şeyler uğruna harcayıp gideceksiniz.
almanya’da on yıl yaşayıp almanca öğrenemeyen milliyetçiler gibi!
devamını gör...

beyinin, konuşma ve dil ile sorumlu bölgelerinin bir kısmı veya tamamının kalıcı veya kalıcı olmayan hasarı durumunda dil ve konuşma bozukluğu yaşayacağı durumdur. konuşmada güçlük ve anlamakta güçlük çekebilir bu tarz hastalar. dil ve konuşma terapistleri ile belirli tedavi sürecine girilip en aza indirme planlanır. kişinin daha iyi seviyeye gelebilmesi adına egzersizler sıklıkla yapılmaktadır.
devamını gör...

dostum, güzel insan , ben ,kendisine kardeşim diyebilecek kadar samimi bulduğum yazar.
tanımlarını akıcı ve tam isabet buluyorum, yazmaya devam maç ne kadar zor geçer se geçsin.
devamını gör...

6. sınıfın yazında yaşadığım bir olaydır.

bilenler bilir bir zamanlar trt'de 19 mayıs günü ankara 19 mayıs stadyumunda gösteriler olurdu. senee, geçen sene. gösteri yapacak okullardan biri bizim okul, 3 sınıftan biri de bizim sınıf seçildi. neyse çalışma şöyle oluyordu: bizim ellerimize kare şeklinde dışı renklere boyanmış mukavvalar ve numaralar veriyorlardı. stadyuma gidiyorduk, aşağıdan bir adam hoparlörden şu numaralar kaldırsın dediğinde tak diye kaldırıyorduk. öyle indir kaldır şeklinde çalışıp dönüyorduk.

bir sorun vardı ki; 6. sınıfta benim boyum 1 metre civarında, kilom da 30 kg civarındaydı heralde. gerçekten çok ufak ve zayıf olduğumu hatırlıyorum. ben de lisede boy atanlardanım. o zamanlar çok küçüktüm ve bu kartonları bize 4 5 ayrı renkte veriyorlardı. hepsini taşıyamadığımız için boynumuza asıyorduk. diğer arkadaşlarımın bununla bir sorunları yoktu ama benim vardı. maalesef bunları boynuma taktığımda hem 4 5 tanesi ağırlık yapıyordu hem de diz kapağımdan daha aşağıya kadar iniyorlardı ve bunlarla yürümekte zorlanıyordum. yavaş yavaş, diz kapağımla ittirerek yürüyordum ya da ellerimle biraz havaya kaldırarak yürüyordum.

neyse 19 mayıs günü geldi, sabah istiklal marşından sonra biz yola çıkacağız. tüm okul toplanmış, biz de sırada en sağ taraftayız. neyse müdür bey anons geçti: "19 mayıs için stadyuma gidecek arkadaşlar sıra halinde otobüslete geçsin" dedi. en baştan yavaş yavaş yürümeye başladılar, tüm okulun önünden yürüyoruz. ben de yavaş yavaş, imparator penguenleri gibi yürüyorken bir anda, hayatım boyunca unutamayacağım, anlat istanbul'da altan erkekli'nin özge namal'ı fotoğrafçıyla bastığı sahneyle aynı derecede korkunç bir olay yaşandı.

her şey güzel giderken, öndeki yavşaklardan bir tanesi, sebebini anlamadığım bir şekilde koşmaya başladı. o koşunca hemen arkasındaki de koşmaya başladı, onun arkasındaki derken sıra hızla bana geliyordu ancak ben bir penguen gibi, diz kapaklarımla kartonlara vura vura ilerliyordum. ve o korkunç an geldi; önümdeki de koşunca aramızda bir boşluk oluştu. bu boşluğu gören arkamdaki kansız, sırtıma vurarak bana baskı yapmaya başladı: "koşsana lan şerefsiz" diyerek.

inanılmaz bir andı; koşamayacağımı biliyordum ama koşarsam başıma neler geleceğini kestiremiyordum. arkamda baskı vardı, solumdan tüm öğrenciler bizi izliyordu, sağımızda müdür kürsüden bizim gitmemizi ve konuşmasına devam etmeyi bekliyordu ve önümdekiyle aramız iyice açılmıştı. evet, o anda baskılara yenildim ve hayatımın en büyük hatasını yaptım; koşmaya karar verdim.

bir anda koşmaya çalışınca ayaklarım kartonlara takıldı ve ağırlığı vücudum kaldırmadı. ağırlık merkezinin yer değiştirmesi sonucu öne doğru yalpaladım, kendimi kurtarmaya çalışsam da olmadı ve yüz üstü yere yapıştım. tüm okul bana gülüyordu, hemen hocam gelip kaldırdı beni ama inanılmaz rezil olmuştum. o kadar utanıyordum ki sıyrılan avuç içlerimin acısını hissetmiyordum. sağa geçip yavaş yavaş devam ettim yoluma. arkamdaki şerefsizin kahkahası giderek uzaklaşıyor, arkadan gelenler de meraklı gözlerle bana bakıyorlardı.

o gün, hayatımın en kötü günlerindendi. o günden sonra herhangi bir etkinliğe katılmamaya dikkat ettim. bir deluğanlının özgüvenini iki kartona harcatmıştık.
devamını gör...

bir tanıdık büyüğüm sayesinde keşfettiğim ve keşke daha önce keşfetseydim dediğim efsane bir reçeldir.

ekşimtrak bir tadı olur. yapımı çok fazla emek istemez.
devamını gör...

büyük okyanus'un güneyinde bulunan fransız denizaşırı toprağı (bir parçası olmamakla birlikte hakimiyeti altında bulunan) ada. ismini tahiti dilindeki ilk doğum anlamına gelen "pora pora"dan almıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim