balta
mavi sakal'ın kan kokusu albümünde yer alan sevdiğim şarkılardan birisidir. zaten albümü edinme hikayemi ve bu şarkılarla nasıl tanıştığımı ''başladım yürümeye'' başlığında yazmıştım ama biraz önce yine baltayı dinlerken buldum kendimi. eh yazmazsak olmazdı. albümün'ün ikinci sıradaki parçasıdır ve girişine bayılırım. sonra gelen dinginlik hissi de cabası. tabi erken yaşlarda dinlenen bir parça olması ve albümün bende hikayesinin olması bu şarkıların değerini benim indimde arttırır. şarkının sözleriyse, soruların ve cevapların peşinden koşmak açısından ve sorgulama sürecine etkisi sebebiyle önem arz eder.
misal;
''bu günlerde bir şeyler kafamı kurcalıyor
meclisler biz kara koyunları düşünür mü?''
tam da bu soruların zihninizi kurcalamaya başladığı dönemlerde, soruyu müzikal anlamda sürekli kafanıza çivi gibi çakması vesilesiyle cevabın peşine düşüp daha sık okumamıza sebep olmuştur.
bu günlerde bir şeyler kafamı kurcalıyor
vatan kurtaranlar, arkamızdan ne söylerler?
takiben ikinci can alıcı soru gelir ve size bunları düşünürken üzerinize düşen sorumluluğu hatırlatır.
bu baltaya oooo sakın sakın
bu baltaya oooo sakın sakın sap olma
ve can alıcı mesajlardan biri de buradadır. müesses nizamın, sistemin sapı olmamanız konusunda kendince öğüt verir. tabi siz kara koyunları, size vakti zamanında güzel bir ülke bırakan adamları/kadınları düşünürken, içinde bulunduğunuz ortamın saplarına kafayı takarsınız. ülkeyi bu noktaya taşıyanlar, işte o baltaya sap olanlardır. koca çınarı, sapı oldukları baltanın kesmesine destek olurlar. o sebeple de bu baltaya sap olmamak en doğru tercihtir. çınarınıza sahip çıkın!
şarkıyı şöyle bırakalım;
tabi sonrasında balta deyince aklıma bir de aşık ihsani gelir. onun türküsünü de çok severim. demek ki şarkı isimlerinde balta adının geçmesi bende olumlu etki doğuruyor. *
onu da şöyle bırakalım;
misal;
''bu günlerde bir şeyler kafamı kurcalıyor
meclisler biz kara koyunları düşünür mü?''
tam da bu soruların zihninizi kurcalamaya başladığı dönemlerde, soruyu müzikal anlamda sürekli kafanıza çivi gibi çakması vesilesiyle cevabın peşine düşüp daha sık okumamıza sebep olmuştur.
bu günlerde bir şeyler kafamı kurcalıyor
vatan kurtaranlar, arkamızdan ne söylerler?
takiben ikinci can alıcı soru gelir ve size bunları düşünürken üzerinize düşen sorumluluğu hatırlatır.
bu baltaya oooo sakın sakın
bu baltaya oooo sakın sakın sap olma
ve can alıcı mesajlardan biri de buradadır. müesses nizamın, sistemin sapı olmamanız konusunda kendince öğüt verir. tabi siz kara koyunları, size vakti zamanında güzel bir ülke bırakan adamları/kadınları düşünürken, içinde bulunduğunuz ortamın saplarına kafayı takarsınız. ülkeyi bu noktaya taşıyanlar, işte o baltaya sap olanlardır. koca çınarı, sapı oldukları baltanın kesmesine destek olurlar. o sebeple de bu baltaya sap olmamak en doğru tercihtir. çınarınıza sahip çıkın!
şarkıyı şöyle bırakalım;
tabi sonrasında balta deyince aklıma bir de aşık ihsani gelir. onun türküsünü de çok severim. demek ki şarkı isimlerinde balta adının geçmesi bende olumlu etki doğuruyor. *
onu da şöyle bırakalım;
devamını gör...
kullanıcı adın bir cevap olsaydı sorusu ne olurdu sorunsalı
rakıyı şalgamla mı içersin, suyla mı, sodayla mı?
devamını gör...
26 nisan 2021 mansur yavaş'ın tam kapanma açıklaması
kıymetli ailem mi? ama ayıp artık bu kadarı. bizi de sahiplensin, bizi de ailesine alsın dediğim açıklamadır.
devamını gör...
sekstant
ismi "altıda bir" anlamına gelen, gök cisimlerinin ufuk çizgisinden olan yüksekliklerini ve iki gök cisminin arasındaki açıyı ölçmeye yarayan alet. özellikle gemicilerin kullandığın bir alettir. ancak uçaklarda da kullanılabilir. tabi ki eskiden daha sık kullanılıyordu. günümüzde birçok ölçüm aleti teknolojiye ayak uydurmuş durumda.
aletin adının altıda bir anlamına gelmesinin nedeni, cismin ufuk yüksekliğini veren kısmın, tam bir dairenin altıda birine karşılık geliyor olması.
aletin adının altıda bir anlamına gelmesinin nedeni, cismin ufuk yüksekliğini veren kısmın, tam bir dairenin altıda birine karşılık geliyor olması.
devamını gör...
tartışmaktan zevk almak
bu benim. her seferinde zeytin yağı gibi üste çıkarım konuya çarpıtıp değiştirip haklı çıkarım. kaos seviyorum napim.
devamını gör...
bystander etkisi
örnek olarak, tenha bir yerde birisi düşerse direkt yardıma koşarsınız, kalabalık yerde nasıl olsa biri kaldırır diye yola devam edersiniz.
devamını gör...
uyumadan önce küçük bir çocuğa doğaçlama masal anlatmak
ben de sevdiğim kişiye anlatırdım o'ndan sonra artık hiç anlatmayacağım...
devamını gör...
isimlerin kişiliğe etkisi
"çoğunlukla" etkili olduğunu düşünüyorum dostlar. şahsen adımın anlamı "sevgili" demek aynı zamanda da bir çiçek ismi. burada benimle bağdaşacak bir anlam yok zaten ama yukarıda, diğer yazarlarımızın belirttiği gibi bazı isimler o karakteri etkilemekte. he kişinin bütün davranışlarını ve karakterini buna yormak bence yanlış fakat bir etkisinin olduğu*kesin.
devamını gör...
tesadüf diye bir şey olmaması
tesadüf yoktur; tevafuk vardır!
ben de tesadüfe inanmayanlardanım.
ben de tesadüfe inanmayanlardanım.
devamını gör...
30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
olm başlık hortlayıp duruyor. bak uçuracaksanız önceden haber verin şu birikmiş karma puanları harcayalım. kefenin cebi yok malum.
devamını gör...
yönseme
herhangi bir şey için bir gayeye sahip olmak fakat onu gerçekleştirmek için çalışmamak. işler duruma dönüştürmemek.
devamını gör...
1000 dolar için sevgilisini öldüren youtuber
hamile bir insanın ölümüne sebebiyet vermek ve cezanın 2 yıldan başlamasını aşırı ilginç buldum.
devamını gör...
mutsuz bir ailede büyümek
"mutsuz bir ailede büyüdüm ben demişti" bi tanıdığım." sevgi nedir, nasıl birini sevebilirim, nasil onunla mutlu olabilirim bilmiyorum. ne annemden ne de babamdan sevgi görmüştüm. insanlarla nasil iletişim kurulur onu da bilmiyorum. sırf aileme benzer mutsuz bir aile kurarım diye evlenmiyorum. evladım olursa mutsuz büyümesin, benimle aynı şeyleri yaşamasın" demişti. "her şeyimiz vardi para,ev, araba bir insanin sahip olmak isteyip de olamadığı her sey vardi bizde ama huzur eksikti, mutluluk eksikti" demişti.
t: çocukluğunda neyden eksik kalırsa bir insan en çok onun eksikliğini yaşar ömründe. en büyük korkusu o eksiklik olur ve ölene kadar da o eksikliği bastıramaz, yerini dolduramazmış.
t: çocukluğunda neyden eksik kalırsa bir insan en çok onun eksikliğini yaşar ömründe. en büyük korkusu o eksiklik olur ve ölene kadar da o eksikliği bastıramaz, yerini dolduramazmış.
devamını gör...
9 ağustos dünya kitapseverler günü
pasta kesmek için bir sebep daha!
devamını gör...
valery legasov
chernobyl dizisini izleyenlerin iyi bildiği bir isimdir. --! spoiler !--
dizinin giriş sahnesinde intiharı öncesi kayıtlarını yaparken son sahnesinde ise intiharını görüyoruz.
--! spoiler !-- ölümüyle beraber milyonlarca insanın hayatını kurtardı. 1936 doğumlu legasov iyi bir kimya profesörüydü. parlak bir akademik geçmişi vardır.
1986 yılında yaşanan chernobyl nükleer felaketi sonrasında kendisine bölge incelemesi yapacak ekipte bulunma görevi verildi. legasov bölge incelemesi yaptığı sırada hükümet olayın sadece yakıt tanklarında yaşanan bir sorun olduğunu söyleyip olayı büyütmüyordu. legasov ise helikopter ile havadan yaptığı ilk incelemede bu olayın daha büyük bir şey olduğunu ve rektörlerle ilgili olduğunu anlamıştı. insanların tahliyesini hükümete iletmiş ama 36 saat sonra bu tahliye gerçekleştirilmiş. insanlar tahliye edilse bile geriye büyük bir reaktör ve onun bekleyen etkileri kalmıştı. legasov, chernobyl bölgesinde kalan herkesin maruz kaldığı yüksek radyasyondan dolayı uzun süre yaşayamayacağını biliyordu. kendi canı pahasına orada kaldı.
o dönemlerde patlamanın haberleri dönemin kapalılığına rağmen avrupa ülkeleri tarafından havadaki değişimler sebebiyle fark edilmiş ve anormallik anlaşılmış. rusya uluslararası alanda itibarını kaybediyordu ve bunun üzerine legasov uluslararası viyana atom enerjisi grup toplantısında 400 sayfa bir rapor sundu. suçun sovyet rusya'ya ait olmadığını söyledi. tabi kendi isteğiyle söylediği söylenemez dönemin siyasi baskıları var ki sonrasında bunları notlarında kendisi açıklayacaktı.
büyük bilgiler biliyordu. kimsenin bilmediği bilgiler. legasov intiharı öncesinde chernobyl felaketinin tüm perde arkasında yaşanan detayları ses kaydı olarak bıraktı. patlamanın ikinci yıldönümü sırasında intihar etti. intihar etmese bile radyasondan dolayı daha fazla yaşayamayacaktı.
felaket fırasında büyük fedakarlıklar yaptı. bunun üzerine kendisine "rusya federasyonu onursal kahramanı" unvanı verildi. kendi canını hiçe saydı ama gelecekte ve kendi döneminde çok fazla insanı kurtardı.
valery legasov hakkında daha detaylı bilgi ve dönemin olaylarını güzel bir sinematik gözle görmek isterseniz (bkz: chernobyl) dizisine bakmanızı kesinlikle öneririm.
dizinin giriş sahnesinde intiharı öncesi kayıtlarını yaparken son sahnesinde ise intiharını görüyoruz.
--! spoiler !-- ölümüyle beraber milyonlarca insanın hayatını kurtardı. 1936 doğumlu legasov iyi bir kimya profesörüydü. parlak bir akademik geçmişi vardır.
1986 yılında yaşanan chernobyl nükleer felaketi sonrasında kendisine bölge incelemesi yapacak ekipte bulunma görevi verildi. legasov bölge incelemesi yaptığı sırada hükümet olayın sadece yakıt tanklarında yaşanan bir sorun olduğunu söyleyip olayı büyütmüyordu. legasov ise helikopter ile havadan yaptığı ilk incelemede bu olayın daha büyük bir şey olduğunu ve rektörlerle ilgili olduğunu anlamıştı. insanların tahliyesini hükümete iletmiş ama 36 saat sonra bu tahliye gerçekleştirilmiş. insanlar tahliye edilse bile geriye büyük bir reaktör ve onun bekleyen etkileri kalmıştı. legasov, chernobyl bölgesinde kalan herkesin maruz kaldığı yüksek radyasyondan dolayı uzun süre yaşayamayacağını biliyordu. kendi canı pahasına orada kaldı.
o dönemlerde patlamanın haberleri dönemin kapalılığına rağmen avrupa ülkeleri tarafından havadaki değişimler sebebiyle fark edilmiş ve anormallik anlaşılmış. rusya uluslararası alanda itibarını kaybediyordu ve bunun üzerine legasov uluslararası viyana atom enerjisi grup toplantısında 400 sayfa bir rapor sundu. suçun sovyet rusya'ya ait olmadığını söyledi. tabi kendi isteğiyle söylediği söylenemez dönemin siyasi baskıları var ki sonrasında bunları notlarında kendisi açıklayacaktı.
büyük bilgiler biliyordu. kimsenin bilmediği bilgiler. legasov intiharı öncesinde chernobyl felaketinin tüm perde arkasında yaşanan detayları ses kaydı olarak bıraktı. patlamanın ikinci yıldönümü sırasında intihar etti. intihar etmese bile radyasondan dolayı daha fazla yaşayamayacaktı.
felaket fırasında büyük fedakarlıklar yaptı. bunun üzerine kendisine "rusya federasyonu onursal kahramanı" unvanı verildi. kendi canını hiçe saydı ama gelecekte ve kendi döneminde çok fazla insanı kurtardı.
valery legasov hakkında daha detaylı bilgi ve dönemin olaylarını güzel bir sinematik gözle görmek isterseniz (bkz: chernobyl) dizisine bakmanızı kesinlikle öneririm.
devamını gör...
makale yazmak
müthiş bir disiplin, analiz yeteneği, bolca araştırma ve uzunca vakit isteyen düşünce yazısı. ayrıca alanınızda çığır açacak bir makale yazısı üretmek istiyorsanız çıldırmamak için çok sabırlı olmalısınız.
devamını gör...
malatyalıların ortak özelliği
kıymetli ozan akyol'un seslendirdiği ve klibinde büyük boyda bir kuru kayısının üzerinde uzaya çıktığı harika bir kalt şarkısıdır. malatyalı ünlülerden yapılan gezegen animasyonları şahanedir. *
şöyle bir bakın, malatyalıların yüzüne
şöyle bir bakın, malatyalıların tipine
malatyalıların ortak özelliği,
hepsinin malatyalı olmasıdır.
malatyalıların ortak özelliği,
hepsinin malatyalı olmasıdır.
malatyalı, malatyalı
malatyalı, malatyalı.
malatyalıların ortak özelliği,
hepsinin malatyalı olmasıdır.
şöyle bir bakın, malatyalıların yüzüne
şöyle bir bakın, malatyalıların tipine
malatyalıların ortak özelliği,
hepsinin malatyalı olmasıdır.
malatyalıların ortak özelliği,
hepsinin malatyalı olmasıdır.
malatyalı, malatyalı
malatyalı, malatyalı.
malatyalıların ortak özelliği,
hepsinin malatyalı olmasıdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
"ruha gelince,
tanıyacaksa kendini,
bir başka ruhun
derinliklerine bakması gerek."
yok, ben yazmadım bunu, rimbaud neferi hemşerim yazmış, yorgo seferis yazmış yani. bize mi yazmış bunu?
hangi zaman diliminde içinde biz varız bunun? urla neresinde peki?
urla.
bugün gözüm hep urla'da biliyor musun? kaç gündür gözüm hep sende onu biliyor musun peki?
nasıl özlemişim yargılanma korkusu olmadan, arkamı döndüğüm anda batacak bişiler olmadan kendimi salıp akmayı?
bugün sana eski ben ile bişi anlatayım dedim, ağzıma tıktın nazik bi şekilde "bana ne müdür?" türü bişi diyerek, acayip mutlu oldum. bilmem kaç aydır geçmiş zaman dilimlerinin diyetini ödedim yaşadığım her saniye, üstüne sen? yok böyle bir şey gerçekten!
erken gittin bugün, geride kendini bıraktın ama, biliyorum. sen de şunu bil;
tek kelimene bakarım..
/ seferis'ten kavafis'e geçelim mi? yolu çok güzeldir.. /
tanıyacaksa kendini,
bir başka ruhun
derinliklerine bakması gerek."
yok, ben yazmadım bunu, rimbaud neferi hemşerim yazmış, yorgo seferis yazmış yani. bize mi yazmış bunu?
hangi zaman diliminde içinde biz varız bunun? urla neresinde peki?
urla.
bugün gözüm hep urla'da biliyor musun? kaç gündür gözüm hep sende onu biliyor musun peki?
nasıl özlemişim yargılanma korkusu olmadan, arkamı döndüğüm anda batacak bişiler olmadan kendimi salıp akmayı?
bugün sana eski ben ile bişi anlatayım dedim, ağzıma tıktın nazik bi şekilde "bana ne müdür?" türü bişi diyerek, acayip mutlu oldum. bilmem kaç aydır geçmiş zaman dilimlerinin diyetini ödedim yaşadığım her saniye, üstüne sen? yok böyle bir şey gerçekten!
erken gittin bugün, geride kendini bıraktın ama, biliyorum. sen de şunu bil;
tek kelimene bakarım..
/ seferis'ten kavafis'e geçelim mi? yolu çok güzeldir.. /
devamını gör...
şeker portakalı kitabından alıntılar
hıçkırarak bacaklarına sarıldım. '' bu artık hiç bir şeye yaramaz, baba; hiç bir şeye yaramaz... ''
benimkiler gibi yaşlarla dolan gözlerine bakarak bir ölü gibi mırıldandım: '' onu kestiler bile, baba ;benim küçük şeker portakalı fidanım kesileli bir haftadan çok oluyor. ''
benimkiler gibi yaşlarla dolan gözlerine bakarak bir ölü gibi mırıldandım: '' onu kestiler bile, baba ;benim küçük şeker portakalı fidanım kesileli bir haftadan çok oluyor. ''
devamını gör...
