teselli kılığına girmiş boş laflar
"bak benim amca oğlunun kolu bacağı yok şükret sen, allah sana kol vermiş bacak vermiş. atlatılır bunlar boş ver."
artık insanları teselli etmek için diğer kötü durumda olan insanları örnek göstermeyi bırakın, bu durum zaten kişi üzgünken onun bencilmiş gibi hissetmesine sebep olur ve daha kötü bir duruma gelir. ayrıca diğer insanlar daha mutsuz diye benim dertlerim azalmaz. teşekkürler.
artık insanları teselli etmek için diğer kötü durumda olan insanları örnek göstermeyi bırakın, bu durum zaten kişi üzgünken onun bencilmiş gibi hissetmesine sebep olur ve daha kötü bir duruma gelir. ayrıca diğer insanlar daha mutsuz diye benim dertlerim azalmaz. teşekkürler.
devamını gör...
1. normal sözlük yazar moderatör çatışması
bu işi yapan modu korumayı bırakıp bize verin, bu iş sükunetle hallolsun. yoksa çok kafalar gider ben size diyim. başlık yazarın namusudur.
devamını gör...
cinsiyet öğrenme partisi
devamını gör...
jüpiter
roma mitolojisi'nde tanrıların kralıdır. yunan mitolojisi'nde zeus'dur.satürn'ün oğludur.bir gök tanrısı olarak şimşek ve yıldırımı yapan ve savaşta zaferi getiren olarak bilinir.
devamını gör...
hoşlanılan yazarın sözlükten uçurulması
uçurulmama ramak kala benden hoşlanan varsa açıksa söylesin. yoksa ebediyen sussun.
t: redbull reklamındaki aslan ve ceylanlar gibi hissettiren olay. "aslandan hızlı olmama gerek yok ki senden hızlı olayım yeter.
hızlı olun kafadorlar. ceza süresi kısa,yazarlar uçuyor.
t: redbull reklamındaki aslan ve ceylanlar gibi hissettiren olay. "aslandan hızlı olmama gerek yok ki senden hızlı olayım yeter.
hızlı olun kafadorlar. ceza süresi kısa,yazarlar uçuyor.
devamını gör...
atonement
son zamanlarda en çok etkilendiğim film.ıan mcewan'ın romanından beyaz perdeye uyarlanmış.james mcavoy...oyunculuğuna diyecek laf yok..keira knightley keza öyle.ikisinin uyumu müthiş.benedict cumberbatch'e sherlock holmes rolünü getiren filmmiş ayrıca.yarım kalmış bir hikaye, düşünmeden söylenen sözlerin insan hayatında nelere mâl olduğu çok net ve acı bir şekilde anlatılıyor.filmin 14 bafta, 7 dalda altın küre ve 7 dalda oscar'a aday gösterildiğini belirteyim.izlemeye değer, kaliteli bir film.
"onlara hakettikleri mutluluğu verdim."
"onlara hakettikleri mutluluğu verdim."
devamını gör...
kısa saçlı kadın
geçtiğimiz hafta içinde bulunduğum grup idi. yüzüm ufak allahtan yakışmıştı fakat ömrü hayatım boyunca ensede olacak kadar kısa saç hiç kullanmamıştım. aşırı garip gelmeye başladı. 1 gün dayanabildim psikolojim giderek bozuluyordu aynaya baktıkça kendimden nefret ediyordum. bir vakittir takip ettiğim salon vardı eşrefpaşa'da. en acilinden 70 cm doğal renk mikro kaynak istiyorum dedim. şu an daha mutluyum. fakat kahrolası erkek milletinden olan sevdiceğim bu durumu kabullenemedi adama psikolojim iyi değil diyorum yine de hede hödö diyor. hede de sensin hödö de. hatta hödük de!
devamını gör...
ara ara açıp kendi yazdıklarını okuyan yazar
mantıklı bir hareket yapan yazardır.
çoğunlukla düşünmeden, o anki ruh halimle yazarım. daha sonradan dönüp okuduğumda, tanımın girildiği zamanki psikolojimle alakalı az çok bilgi sahibi oluyorum. ek olarak insan fevri ya da anlık yazınca çok farklı bakış açılarına sahip olabiliyor. bu fevrilik düşünceyi daha saf, ağdasız bir şekilde yazmayı sağlıyor. sonradan okuduğumda şaşırdığım bile oluyor. ama faydalı buluyorum. iyidir. okuyun. kendi yazdıklarınızı bile.
edit: yoldaşın formatlı bülbüllü başlığından gekdim. gerçekten tanım yapmıyormuşum çoğu zaman. şu başlığa yapmazdım heralde. sağol yoldaş, şamarın işe yaradı.*
çoğunlukla düşünmeden, o anki ruh halimle yazarım. daha sonradan dönüp okuduğumda, tanımın girildiği zamanki psikolojimle alakalı az çok bilgi sahibi oluyorum. ek olarak insan fevri ya da anlık yazınca çok farklı bakış açılarına sahip olabiliyor. bu fevrilik düşünceyi daha saf, ağdasız bir şekilde yazmayı sağlıyor. sonradan okuduğumda şaşırdığım bile oluyor. ama faydalı buluyorum. iyidir. okuyun. kendi yazdıklarınızı bile.
edit: yoldaşın formatlı bülbüllü başlığından gekdim. gerçekten tanım yapmıyormuşum çoğu zaman. şu başlığa yapmazdım heralde. sağol yoldaş, şamarın işe yaradı.*
devamını gör...
örgü ören yazarlar veri tabanı
içinde bulunmadığım yazar grubudur.
aslında çok güzel bir aktivite örgü örmek hatta beynin de gelişmesini sağlıyormuş ve alzheimer hastalığına da engel oluyormuş diye biliyorum.
kim bilir belki bir gün.
aslında çok güzel bir aktivite örgü örmek hatta beynin de gelişmesini sağlıyormuş ve alzheimer hastalığına da engel oluyormuş diye biliyorum.
kim bilir belki bir gün.
devamını gör...
evde spor yapmak
kıymetini bilen için güzel bir eylem.
2-3 haftadır kuzenimle birlikte görüntülü arama eşliğinde spor yapıyoruz. ek olarak da 16-8 aralıklı oruç uygulamaktayız. başlarda -eğer daha öncesinde bir spor geçmişiniz yoksa ve işe chloe adlı sevimli kızın videolarıyla hardcore şekilde başlamışsanız- sağlam kas ağrıları çekebilirsiniz ertesi günlerde. fakat programı bir parça hafifletip devam ettik biz ve şu anki program daha makul geldi, kaslar yine ağrıyor ama daha hafif şekilde.
şimdilik 2 günde bir (dışarıda işim olursa 3 günde bir) yapıyoruz. daha önce yürüyerek gittiğim uzun bir yolun, eve dönene kadar olan kısmıyla birlikte ilk çeyreğinde yorulurken, şimdi aynı yolun eve dönüş son çeyreğine kadar evden daha yeni çıkmış gibi zinde hissediyorum.
kendi evinizin temizliğinde ve rahatında spor yapmak salona kıyasla çok daha iyi. bu arada ev pek de büyük sayılmaz ama bir şekilde yapılıyor işte istekli olursanız.
bakalım şimdilik iyi kötü bir düzen tutturduk. sonrasında ne olur bilmem.
2-3 haftadır kuzenimle birlikte görüntülü arama eşliğinde spor yapıyoruz. ek olarak da 16-8 aralıklı oruç uygulamaktayız. başlarda -eğer daha öncesinde bir spor geçmişiniz yoksa ve işe chloe adlı sevimli kızın videolarıyla hardcore şekilde başlamışsanız- sağlam kas ağrıları çekebilirsiniz ertesi günlerde. fakat programı bir parça hafifletip devam ettik biz ve şu anki program daha makul geldi, kaslar yine ağrıyor ama daha hafif şekilde.
şimdilik 2 günde bir (dışarıda işim olursa 3 günde bir) yapıyoruz. daha önce yürüyerek gittiğim uzun bir yolun, eve dönene kadar olan kısmıyla birlikte ilk çeyreğinde yorulurken, şimdi aynı yolun eve dönüş son çeyreğine kadar evden daha yeni çıkmış gibi zinde hissediyorum.
kendi evinizin temizliğinde ve rahatında spor yapmak salona kıyasla çok daha iyi. bu arada ev pek de büyük sayılmaz ama bir şekilde yapılıyor işte istekli olursanız.
bakalım şimdilik iyi kötü bir düzen tutturduk. sonrasında ne olur bilmem.
devamını gör...
bizi resmen soyanlara yine oy vereceğim yine destekleyeceğim
celladına aşık olmuşsa bir millet,
ister ezan ister çan dinlet.
itiraz etmiyorsa sürü gibi illet,
müstehaktır ona her türlü zillet.
ister ezan ister çan dinlet.
itiraz etmiyorsa sürü gibi illet,
müstehaktır ona her türlü zillet.
devamını gör...
çocukken yaşanan hayal kırıklıkları
ne güzel çocukluk yaşamışsınız dedirten anılarla dolu hayal kırıklıkları.
ilkokuldaydım babamın kardeş kazığı yiyerek işinin dağıldığı zamanlardı.
aile bütçesine katkı için okulda tenefüslerde şekerleme çikolata tarzı şeyler satıyordum.
derslerim de iyi olduğu için öğretmenlerden ses çıkaran da olmuyordu.
işleri ilerletip elma şekeri de satmaya başlamıştım.
annem de maliyet düşsün diye elma şekerini evde yapmaya karar verdi, yaptı da.
sabah oldu, elma şekerlerini çantama koyup okula gittim.
kış mevsimiydi.
ilk derse girdik tenefüs oldu, elma şekerlerini çıkarmak için çantamı açtım ki elma şekerlerini üzerindeki şıralı katman erimiş çantam defterlerim kitaplarım kullanılamaz hale geldiği görüp ağlamıştım.
evdeki hesap çarşıya uymadı, elma şekerinin maliyetini düşürelim derken eldeki defter kitaplardan da olmuştuk.
ilkokuldaydım babamın kardeş kazığı yiyerek işinin dağıldığı zamanlardı.
aile bütçesine katkı için okulda tenefüslerde şekerleme çikolata tarzı şeyler satıyordum.
derslerim de iyi olduğu için öğretmenlerden ses çıkaran da olmuyordu.
işleri ilerletip elma şekeri de satmaya başlamıştım.
annem de maliyet düşsün diye elma şekerini evde yapmaya karar verdi, yaptı da.
sabah oldu, elma şekerlerini çantama koyup okula gittim.
kış mevsimiydi.
ilk derse girdik tenefüs oldu, elma şekerlerini çıkarmak için çantamı açtım ki elma şekerlerini üzerindeki şıralı katman erimiş çantam defterlerim kitaplarım kullanılamaz hale geldiği görüp ağlamıştım.
evdeki hesap çarşıya uymadı, elma şekerinin maliyetini düşürelim derken eldeki defter kitaplardan da olmuştuk.
devamını gör...
şamanizm
kimi grupların kabulüne göre doğa dinlerinin sistematik olarak ilki, en eski din olarak geçen şamanizmin kökeni neredeyse "bilinçli insan"ın tarihiyle aynı zamanlara dayanmaktadır. keşfedilip batı toplumlarına aktarılması esnasında çok tanrılı bir din olarak lanse edilmiş olması, batılı gezginlerin yeterli bilgiye sahip olmamasından kaynaklıdır.
doğa dinlerinin en eskisinin, haliyle günümüz yüksek popülasyonlu modern dinleri gibi tek ve kabul görmüş kaynakları da, metotları da bulunmaz haliyle. çok farklı coğrafyalarda, farklı şekillerde ve farklı bakış açılarıyla algılanmış olan inanç her nasılsa birbiriyle iletişimi olmayan bireylerin bazı unsurları aynı temelde kabulüyle devam etmiştir.
din adamı rolünde karşımıza çıkan şaman figürünün, dört farklı çeşidi vardır; ak, kara, şifacı ve kartal. şamanların beraberinde spiritüal olarak bağ kurdukları hayvan ve elementleri olması, uyguladıkları tedaviler ve ayinlerde bu "hayvan" ve "element" metodunu takip ediyor olmaları da dikkat çekilecek bir diğer unsurdur.
yine din içerisinde sembolik olarak üç farklı alem kabul edilmektedir. "yer, yeraltı ve gök"
bir rivayete göre, islam'daki namaz figürü şamanizmde karşımıza çıkan bir ritüeldeki hareketlerden esinlenilirken, kiliselerde çalınan çanlar ise yine şamanizmdeki çağrı unsuru olarak kullanılmış olan çanlardan gelmektedir.
günümüzde, neo-şamanizm adı altında sürdürülmekte ve kökensel araştırmalarına devam edilmektedir. fakat şu an bilindiği kadarıyla anavatanı sibirya'dır.
(bkz: yakut türkleri)
doğa dinlerinin en eskisinin, haliyle günümüz yüksek popülasyonlu modern dinleri gibi tek ve kabul görmüş kaynakları da, metotları da bulunmaz haliyle. çok farklı coğrafyalarda, farklı şekillerde ve farklı bakış açılarıyla algılanmış olan inanç her nasılsa birbiriyle iletişimi olmayan bireylerin bazı unsurları aynı temelde kabulüyle devam etmiştir.
din adamı rolünde karşımıza çıkan şaman figürünün, dört farklı çeşidi vardır; ak, kara, şifacı ve kartal. şamanların beraberinde spiritüal olarak bağ kurdukları hayvan ve elementleri olması, uyguladıkları tedaviler ve ayinlerde bu "hayvan" ve "element" metodunu takip ediyor olmaları da dikkat çekilecek bir diğer unsurdur.
yine din içerisinde sembolik olarak üç farklı alem kabul edilmektedir. "yer, yeraltı ve gök"
bir rivayete göre, islam'daki namaz figürü şamanizmde karşımıza çıkan bir ritüeldeki hareketlerden esinlenilirken, kiliselerde çalınan çanlar ise yine şamanizmdeki çağrı unsuru olarak kullanılmış olan çanlardan gelmektedir.
günümüzde, neo-şamanizm adı altında sürdürülmekte ve kökensel araştırmalarına devam edilmektedir. fakat şu an bilindiği kadarıyla anavatanı sibirya'dır.
(bkz: yakut türkleri)
devamını gör...
orhan kemal
asıl ismi mehmet reşit öğütçü olan yazarımız askerliği esnasında yazmış olduğu şiirler yüzünden komünizm propagandası yaptığı öne sürülerek 5 yıl hapse mahkum edilmiştir. bu süreç içerisinde 3 cezaevi değiştirmiş ve bursa cezaevinde nazım hikmet ran ile tanışınca yazarlığının dönüm noktasını yaşamıştır.
gelin dönüm noktası nasıl yaşanmış biraz ona bakalım:
bir gün koğuştakiler nazım hikmet'e orhan kemal'in şiirlerinden bahsediyor. nazım hikmet, ''okuyun, dinleyelim.'' diyor. orhan kemal utanıp sıkılarak da olsa okumaya başlıyor ve daha ilk dizeden nazım hikmet söylenilenlere göre ''yeter kardeşim yeter..'' diyerek bir diğer şiire geçmesini istiyor. bir başka şiir okunurken nazım hikmet'in dudaklarından çıkan söz ''berbat...'' oluyor. tabii nazım hikmet, orhan kemal'i böyle bırakmıyor, birçok konuda ona öncülük edip yardımda bulunuyor ve orhan kemal o severek okuduğumuz, edebiyatımızda çok başka yeri olan romanlarını yazmaya başlıyor, yani romana yöneliyor.
eğer nazım hikmetle yolları kesişmeseydi ne olurdu acaba... şiir yazmak için büyük bir uğraş verip beğenmediği için sıkılıp bırakır mıydı dersiniz yazma macerasını? yoksa ne olursa olsun pes etmeyip bir şekilde roman türüne giriş yapıp o çok önemli eserlerini bizlerle yine buluşturur muydu? yolları kesişmeseydi diye düşünmek yersiz aslında, sonuçta kesişmiş ve orhan kemal edebiyatımıza büyük katkıları olan ve orada çok özel bir yere sahip olan bir yazar haline gelmiş.
gelin dönüm noktası nasıl yaşanmış biraz ona bakalım:
bir gün koğuştakiler nazım hikmet'e orhan kemal'in şiirlerinden bahsediyor. nazım hikmet, ''okuyun, dinleyelim.'' diyor. orhan kemal utanıp sıkılarak da olsa okumaya başlıyor ve daha ilk dizeden nazım hikmet söylenilenlere göre ''yeter kardeşim yeter..'' diyerek bir diğer şiire geçmesini istiyor. bir başka şiir okunurken nazım hikmet'in dudaklarından çıkan söz ''berbat...'' oluyor. tabii nazım hikmet, orhan kemal'i böyle bırakmıyor, birçok konuda ona öncülük edip yardımda bulunuyor ve orhan kemal o severek okuduğumuz, edebiyatımızda çok başka yeri olan romanlarını yazmaya başlıyor, yani romana yöneliyor.
eğer nazım hikmetle yolları kesişmeseydi ne olurdu acaba... şiir yazmak için büyük bir uğraş verip beğenmediği için sıkılıp bırakır mıydı dersiniz yazma macerasını? yoksa ne olursa olsun pes etmeyip bir şekilde roman türüne giriş yapıp o çok önemli eserlerini bizlerle yine buluşturur muydu? yolları kesişmeseydi diye düşünmek yersiz aslında, sonuçta kesişmiş ve orhan kemal edebiyatımıza büyük katkıları olan ve orada çok özel bir yere sahip olan bir yazar haline gelmiş.
devamını gör...
sıvı bağımlılığı
artık su gibi içtiğim kahveye annemler laf edince "bende sıvı bağımlılığı varmış" diyerek kurtulacağım.
psikolojide böyle bir şey yoksa da ekleyiversinler lütfen.
psikolojide böyle bir şey yoksa da ekleyiversinler lütfen.
devamını gör...
tuba büyüküstün
asi dizisiyle tanıdığım tuğba büyüküstün bir çok sektörde başarıya imza atmıştır. saçlarını lösemili çocuklar için bağışlamış olması sevindirici bir örnek olmuştur.
devamını gör...


