yapılmış en aptalca dalgınlık
yoğurdu ocağın üstüne koyup (kapta yoğurt olduğunu bilmeme rağmen) pişirmek ve beş dakika geçtikten sonra fark etmiştim bu durumu.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
benim yazmaya ihtiyacım vardı, yazdıklarımın birileri tarafından okunmasına. bir yandan da okumaya ihtiyacım vardı, hiç tanımadığım insanların fikirlerine. yeni bir platforma ihtiyacım vardı. hem kendim olabileyim hem yeni insanlar tanıyabileyim. birden kendimi burda buldum sonrası da zaten malum.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
kafamdaki radyo bir anda bunu çalmaya başladı. iyi yapmış.
devamını gör...
sometimes you win sometimes you learn
john c. maxwell tarafından yazılan, tam adı "sometimes you win--sometimes you learn: life's greatest lessons are gained from our losses" (bazen kazanırsınız - bazen öğrenirsiniz: hayatın en büyük dersleri kayıplarımızdan elde edilir) olan, center street; reprint edition (isbn: 978-1599953700), 2015.
bu kitapta john maxwell, bir kaybı kazanca dönüştürmek için doğru araçlara sahip olduğunuzda, ister profesyonel ister kişisel olsun, herhangi bir gerilemenin ileriye doğru bir adıma dönüştürülebileceğine dair inancını açıklar. yaklaşık elli yıllık liderlik deneyiminden yola çıkan dr. maxwell, problemler, başarısızlıklar ve kayıplar karşısında başarılı olan öğrencilerin dna'sını oluşturan on bir unsuru inceleyerek kazanmak için bir yol haritası sunar. "zor zamanlarda öğrenmek kolay değildir, bir şeyler ters gittiğinde doğru şeyi yapmak disiplin gerektirir. john maxwell'in sık sık belirttiği gibi, deneyim en iyi öğretmen değil, değerlendirilen deneyimdir" der.
yazar hakkında: 5 milyondan fazla kitap satan 1 numaralı new york times en çok satan yazarı, koçu ve konuşmacısı john c. maxwell, american management association® tarafından iş dünyasında 1 numaralı lider ve dünyanın en etkili liderlik uzmanı oldu. 2014'te business insider and inc. dergisi. örgütleri - the john maxwell company, the john maxwell team ve equıp - dünya çapında 5 milyondan fazla lider yetiştirdi. maxwell, fortune 500 şirketleriyle, ulusların başkanlarıyla ve birçok üst düzey dünya iş liderine danışmanlık yapıyor.
*
bu kitapta john maxwell, bir kaybı kazanca dönüştürmek için doğru araçlara sahip olduğunuzda, ister profesyonel ister kişisel olsun, herhangi bir gerilemenin ileriye doğru bir adıma dönüştürülebileceğine dair inancını açıklar. yaklaşık elli yıllık liderlik deneyiminden yola çıkan dr. maxwell, problemler, başarısızlıklar ve kayıplar karşısında başarılı olan öğrencilerin dna'sını oluşturan on bir unsuru inceleyerek kazanmak için bir yol haritası sunar. "zor zamanlarda öğrenmek kolay değildir, bir şeyler ters gittiğinde doğru şeyi yapmak disiplin gerektirir. john maxwell'in sık sık belirttiği gibi, deneyim en iyi öğretmen değil, değerlendirilen deneyimdir" der.
yazar hakkında: 5 milyondan fazla kitap satan 1 numaralı new york times en çok satan yazarı, koçu ve konuşmacısı john c. maxwell, american management association® tarafından iş dünyasında 1 numaralı lider ve dünyanın en etkili liderlik uzmanı oldu. 2014'te business insider and inc. dergisi. örgütleri - the john maxwell company, the john maxwell team ve equıp - dünya çapında 5 milyondan fazla lider yetiştirdi. maxwell, fortune 500 şirketleriyle, ulusların başkanlarıyla ve birçok üst düzey dünya iş liderine danışmanlık yapıyor.
*
devamını gör...
eksi butonu neden olmamalı
her fikir ifade edilmeye* değer olduğu içindir.
elbette her fikre saygı duyup duymama meselesi bambaşka bir tartışmanın konusu ki bence kesinlikle her fikir saygıyı hak etmez ancak suç teşkil eden, ayrımcılık, faşizm, kin, düşmanlık ve şeref yoksunluğu içeren fikirimsi zihinsel atıklar için halihazırda bir şikayet butonu var zaten. bunun dışında, saygı ve ifade özgürlüğü çerçevesinde kendini ifade eden birini eksikemek bana saçma geliyor. çok absürt şeyler yazanları engelleyip geçiyorum zaten; herkese de tavsiye ederim.
elbette her fikre saygı duyup duymama meselesi bambaşka bir tartışmanın konusu ki bence kesinlikle her fikir saygıyı hak etmez ancak suç teşkil eden, ayrımcılık, faşizm, kin, düşmanlık ve şeref yoksunluğu içeren fikirimsi zihinsel atıklar için halihazırda bir şikayet butonu var zaten. bunun dışında, saygı ve ifade özgürlüğü çerçevesinde kendini ifade eden birini eksikemek bana saçma geliyor. çok absürt şeyler yazanları engelleyip geçiyorum zaten; herkese de tavsiye ederim.
devamını gör...
musicbuddy
devamını gör...
anın fotoğrafı
kazanıldığında anı kaybettiren.
devamını gör...
zimem defteri
zimme borç anlamına gelmektedir, zimem defteri ise borç defteri demektir.
osmanlı zamanındaki zenginlerin borçlarını ödeyemeyen vatandaşların borçlarını ödeyerek bu şekilde yardımcı oldukları bilinir.
osmanlı zamanındaki zenginlerin borçlarını ödeyemeyen vatandaşların borçlarını ödeyerek bu şekilde yardımcı oldukları bilinir.
devamını gör...
entry girdiğin saniye artı almak
büyük ihtimalle sizi zaten takip etmekte ve tarzınızı bilmekte olan bir yazarın "o yazdıysa mutlaka güzel yazmıştır" diye düşünerek peşin peşin gerçekleştirdiği eylemin sonucu.
devamını gör...
yazarların gözünden kendi hayatları
kapak fotom.
devamını gör...
maginot hattı
1.dünya savaşından sonra fransa'nın, almanların işgaline uğramaması için yapılan yüzlerce km uzunluğunda inşa edilen savunma hattıdır.
şimdi efendim, 1. dünya savaşı sırasında almanlarla savaşan fransızlar, almanlara karşı kolaylıkla savunabilecekleri içeriden beton duvarlarla sağlamlaştırılmış, aralara büyük kalibreli toplar yerleştirilmiş tünellerden oluşan hattın inşasına önayak olan kişi savunma müsteşarı andre maginot'tur. maginot'a göre, fransa'nın güneydoğu ucundan başlayıp baltık denizine kadar uzatarak hesapta alman tanklarına karşı koyacaktı.
(arada lüksenburg civarında çok yoğun ağaçlıklı arden ormanları var, orayı es geçmişler)
yaklaşık olarak 650 km uzunluğunda inşa edilen tüneller, belçika ve hollandalıların kabul etmemesi sebebiyle baltık denizine uzatılamamıştır.
1930lu yılların sonlarına geldiğimizde , avrupa'da çalan savaş çanlarına karşı uyanık fransızlar, "hacı n'olcak ya en kötü ihtimalle hollanda'da ve belçika'da karşılarız almanları, oraya asker yollarsak tampon bölge oluşturur durumu idare ederiz" diye düşünüyorlardı.
altta maginot hattı, üstte hollanda-belçika savunmasını ayarlayan fransızlar keyfimiz keyif, bir elimizde ayna umurumuzda mı dünya diye şaraplarını yudumlayıp danslarını ediyorlardı.
gelgelelim, almanlar da batı cephesine geldiklerinde (muhtemelen aralarında en çok bira içeninin aklına gelmiş olup), " hafız bu ortadaki arden ormanlarını niye yıkıp geçmiyoruz ki biz, zamanı gelince de 8 milyar ağaç diktik deriz, kim bilecek" demişler ve tüm iş makinaları ve tanklarını bu ormanlardan geçirerek maginot hattını yarıp boşa çıkarmışlar, fransa'yı işgal etmişlerdir.
elin fransızı baktı ki işler öyle yürümüyor, mecburen gerilla savaşına geçmiş öyle böyle amerikanlar yardıma yetişene kadar almanları oyalamıştır (yersen).
şimdi de "madem bu kadar para harcadık bu hattı inşa ettik bari parasını çıkaralım" diye turizme açmışlar öyle gelene geçene bilet kesiyorlar.
öyle jose morinho gibi ceza sahası önüne otobüsü çekerim mantığıyla yaklaşırsan elin almanı gelir aradan bir gedik bulur uzaktan golu atar.
şimdi efendim, 1. dünya savaşı sırasında almanlarla savaşan fransızlar, almanlara karşı kolaylıkla savunabilecekleri içeriden beton duvarlarla sağlamlaştırılmış, aralara büyük kalibreli toplar yerleştirilmiş tünellerden oluşan hattın inşasına önayak olan kişi savunma müsteşarı andre maginot'tur. maginot'a göre, fransa'nın güneydoğu ucundan başlayıp baltık denizine kadar uzatarak hesapta alman tanklarına karşı koyacaktı.
(arada lüksenburg civarında çok yoğun ağaçlıklı arden ormanları var, orayı es geçmişler)
yaklaşık olarak 650 km uzunluğunda inşa edilen tüneller, belçika ve hollandalıların kabul etmemesi sebebiyle baltık denizine uzatılamamıştır.
1930lu yılların sonlarına geldiğimizde , avrupa'da çalan savaş çanlarına karşı uyanık fransızlar, "hacı n'olcak ya en kötü ihtimalle hollanda'da ve belçika'da karşılarız almanları, oraya asker yollarsak tampon bölge oluşturur durumu idare ederiz" diye düşünüyorlardı.
altta maginot hattı, üstte hollanda-belçika savunmasını ayarlayan fransızlar keyfimiz keyif, bir elimizde ayna umurumuzda mı dünya diye şaraplarını yudumlayıp danslarını ediyorlardı.
gelgelelim, almanlar da batı cephesine geldiklerinde (muhtemelen aralarında en çok bira içeninin aklına gelmiş olup), " hafız bu ortadaki arden ormanlarını niye yıkıp geçmiyoruz ki biz, zamanı gelince de 8 milyar ağaç diktik deriz, kim bilecek" demişler ve tüm iş makinaları ve tanklarını bu ormanlardan geçirerek maginot hattını yarıp boşa çıkarmışlar, fransa'yı işgal etmişlerdir.
elin fransızı baktı ki işler öyle yürümüyor, mecburen gerilla savaşına geçmiş öyle böyle amerikanlar yardıma yetişene kadar almanları oyalamıştır (yersen).
şimdi de "madem bu kadar para harcadık bu hattı inşa ettik bari parasını çıkaralım" diye turizme açmışlar öyle gelene geçene bilet kesiyorlar.
öyle jose morinho gibi ceza sahası önüne otobüsü çekerim mantığıyla yaklaşırsan elin almanı gelir aradan bir gedik bulur uzaktan golu atar.
devamını gör...
sahip olmak istenen dertler
paramı altına mı dövize mi yatırsam derdi.
devamını gör...
1.55'lik kızların 1.75'lik erkekleri kısa bulması
özellikle türkiye'de rastlanan durumdur. hadi evrim olaylarını falan anlarım uzun boya ilgin olabilir ama 1.90'lık adamla veli toplantısına giden kurdeleli ecrin nur gibi gezmekten ne zevk alıyorsunuz? gerçekten çok komik duruyor.
(bkz: davul bile dengi dengine)
(bkz: davul bile dengi dengine)
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
devamını gör...
kemer
mimarlıkta iki sütun veya ayağı birbirine bağlayan, yarım çember ya da yonca yaprağı gibi çeşitli biçimlerde de olabilen yapıdır.
devamını gör...
yazarların ilk sarhoş olduğu an
hiç içmediğim için sarhoş da olmadım.
nasıl bir şey bilmiyorum.
gerek görmedim.
yapar mıyım güvendiğim, sevdiğim kişilerle belki ilerde.
pişman mıyım? hiç değilim.
merak ediyor muyum? etmiyorum.
nasıl bir şey bilmiyorum.
gerek görmedim.
yapar mıyım güvendiğim, sevdiğim kişilerle belki ilerde.
pişman mıyım? hiç değilim.
merak ediyor muyum? etmiyorum.
devamını gör...
meja (yazar)
#942995
(bkz: samimi söylüyorum vazgeç kanka manyak olursun bak)
tövbe estağfurullah, şu mübarek günde?
mutlu aşk yuvamı bozmaya and içmiş mübarek, lilith kılıklı entel.
(bkz: samimi söylüyorum vazgeç kanka manyak olursun bak)
tövbe estağfurullah, şu mübarek günde?
mutlu aşk yuvamı bozmaya and içmiş mübarek, lilith kılıklı entel.
devamını gör...
yazarların en sevdiği çocuk kitabı
louisa may alcott-küçük kadınlar. şu kitabı okurken aldığım hazzı hala hatırlıyorum, kaç kere tekrar okuduğumu hatırlamıyorum. kafamda kitabı okurken çizdiğim sıcak ev,mutlu aile, karakterlerin yüzleri hala beynimin bir köşesinde duruyor.
devamını gör...
gece sözlükte oluşan elit ortam
halbuki geceye atfedilen anlamlar, suç işlemek için müsait zaman dilimi gibi saçmalıklardan öteye gitmediğinden, fularsız entellik de olmaz olsundur diyerek hemen bir fular kapıp geldim. bu gece tabuları yıkıyoruz bulaşıkları da birileri halletsin artık.
devamını gör...
harcırah
yolluk da denen devamlı ya da geçici bir görevle bir yere gönderilen görevlilere, bu yere gidebilmeleri, orada yeme içme ve konaklama gibi ihtiyaçlarını giderebilmeleri için verilen para.
devamını gör...