bir erkeğin bağımlılık yapabilecek özellikleri
kesinlikle gizemidir. deşifre olan herkesin büyüsü bozulur ve bağımlılık etkisi sona erer.
devamını gör...
vişne ve kiraz

-vişne ekşimsi bir tada sahipken kiraz tatlıdır.
-vişne tek renkli bir meyvedir yani dünya genelinde yer alan tüm vişneler kırmızı renktedir ancak kirazların kırmızı, pembe ve sarı gibi renkleri de bulunmaktadır.
-kış mevsimi yaklaştığı zaman kiraz ağacı yapraklarını tamamen dökerken vişne ağacı yapraklarını daha uzun süre boyunca yeşil bir şekilde koruyabilir. yani vişne kiraza oranla daha dayanıklıdır.
-kiraz taze bir şekilde tüketilen meyvedir. vişne ise işlem görerek çeşitli şekillerde tüketilen bir meyve türüdür.
işte karşınızda birbirlerine benzeyen iki meyve. farklılıkları olsa da kardeş gibiler.. ikiside birbirinden şahane. ama siz yine de tarafınızı seçin derim. benim ki biraz kiraz biraz vişne..(seçemem ki)
devamını gör...
cinler geldi diyerek kızını pencereden atan anne
"din yaygın bir akıl hastalığıdır".
sigmund freud
sigmund freud
devamını gör...
ilk defa alkol alacaklara tavsiyeler
almayın.
devamını gör...
kafanın geceleri daha iyi çalışması
iki tip insan vardır
1- tavuklar
2- baykuşlar
tavuklar sabah erken kalkıp sabah çalışmayı,baykuşlar ise gece geç saatlerde çalışıp sabah geç kalkmayı severler ve daha verimli olurlar.
yani aslında gece ilham gelmesi veya çalışmayı sevmeniz istemeniz gayet normal ve sizin elinizde olan bir şey değil genlerinizde olup bebeklikten beri değişmeyen özelliğinizdir.
buradan daha ayrıntılı okuyabilirsiniz.
1- tavuklar
2- baykuşlar
tavuklar sabah erken kalkıp sabah çalışmayı,baykuşlar ise gece geç saatlerde çalışıp sabah geç kalkmayı severler ve daha verimli olurlar.
yani aslında gece ilham gelmesi veya çalışmayı sevmeniz istemeniz gayet normal ve sizin elinizde olan bir şey değil genlerinizde olup bebeklikten beri değişmeyen özelliğinizdir.
buradan daha ayrıntılı okuyabilirsiniz.
devamını gör...
bepantheneden masallar
her akşam yatmadan önce kullandığım masal..bir kremi varmış bir merhemi yumuşacık edermiş elleri..
(bkz: reklam sloganı)
(bkz: reklam sloganı)
devamını gör...
gerçekte en çok görülmek istenen sözlük yazarları
mutlaka herkesin vardır. entryi okursun.. yazarına bakarsın.. böyle bir mantık, böyle bir zeka yok dersin..
tek dileğin o an keşke görebilsem olur.. yazarken klavyesine düşen kül bile olasın gelir bazen.. takibe başlarsın..
okursun, okursun. okudukça aydınlanırsın ve bakış açın gelişir..
benim de bu düşünceler ışığında gerçekten merak ettiğim bir yazar var şükür.. iyi duygulardır bunlar. bu da tabi ki (bkz: abdulseyidbincabbar)
tek dileğin o an keşke görebilsem olur.. yazarken klavyesine düşen kül bile olasın gelir bazen.. takibe başlarsın..
okursun, okursun. okudukça aydınlanırsın ve bakış açın gelişir..
benim de bu düşünceler ışığında gerçekten merak ettiğim bir yazar var şükür.. iyi duygulardır bunlar. bu da tabi ki (bkz: abdulseyidbincabbar)
devamını gör...
orijinalinden daha iyi olan coverlar
coldplay coverı olan, orijinali kylie minogue’ ye ait “can’t get you out of my head” şarkısı burdan
devamını gör...
quo fata ferunt
yeni farkettiğim harika bir yazar. tanımları hem akıcı hem bilgilendirici hem eğlenceli hem...* gerçekten iyi bir yazar. keyifli ve bol tanımları daim olsun* .
devamını gör...
mecburiyet
"içinde bir şeyler hayır diyorsa, sen de hayır demelisin."
bir çırpıda okunabilecek, kitap bittikten sonra ise etkisini benliğinizde uzun süre hissedebileceğiniz bir stefan zweig eseridir mecburiyet. zweig kitabın ismini "firari" koyacakken son anda "mecburiyet" olarak değiştirmiştir. bu kitap bizleri ferdinand adında bir ressamla tanıştırıyor. ferdinand, karısı ile beraber savaştan kaçıp isviçre'ye yerleşmiş olan bir ressamdır. ülkesi adına savaştan kaçtığı için hep içinde bir yerlerde acaba aynı durumla tekrar karşı karşıya kalır mıyım korkusu yatmaktadır. ve nitekim bu korkusu gerçek olur ve ülkesinden kendisine bir tebligat gelir. ferdinand ülkesi adına savaşmaya çağrılmaktadır. çok zor bir seçim yapmak zorundadır: özgürlük mü? sorumluluk mu? eşi onun kesinlikle savaşa katılmaması gerektiğini düşünmektedir. ferdinand da bu görüşe katılmaktadır lakin içini kemiren bir vicdan hesaplaşması yaşamaktadır. bu içsel hesaplaşmayı, karar verme sürecini stefan zweig çok başarılı bir şekilde yansıtmaktadır okuyucuya. adeta o kararı ferdinand değil de biz verecekmişiz gibi. zaten onu da bu denli büyük bir yazar yapan özelliklerinden birisi de bu harika psikolojik tahlilleri değil midir? zweig aslında bu eserinde kendinden de bahsetmiştir bir anlamda. kendisi de savaş karşıtı olan zweig, bu eserinde aslında hüzünlü bir hikayeye değil de acıklı ve oldukça zor bir sorgulamaya davet etmiştir bizleri.
ferdinand "bunu yapmak istemezdim ama mecburum." der. eşi paula ise neden mecbur olduğunu sorgulamaktadır. ve ferdinand'a, "dürüst ol, vatanın hayatın kadar önemli mi senin için? soylu hükümdarlara bile kalmayan bir taşrayı resim yaptığın sağ elin kadar seviyor musun?" diye sorar. aslında bu cümleler mecburiyetin, vatanın ve savaşın sorgulamasını yaptırıyor bizlere. bize vatan neresidir diye soruyor.
elli sayfalık incecik bir kitap olan mecburiyet, aslında kendimize soramadığımız, insanlık olarak üzerine düşünmediğimiz bir konuda, derin bir sorgulamaya itiyor. kitap bittikten sonra dahi, içimizde bir yerlerde devam ediyor adeta.
bir çırpıda okunabilecek, kitap bittikten sonra ise etkisini benliğinizde uzun süre hissedebileceğiniz bir stefan zweig eseridir mecburiyet. zweig kitabın ismini "firari" koyacakken son anda "mecburiyet" olarak değiştirmiştir. bu kitap bizleri ferdinand adında bir ressamla tanıştırıyor. ferdinand, karısı ile beraber savaştan kaçıp isviçre'ye yerleşmiş olan bir ressamdır. ülkesi adına savaştan kaçtığı için hep içinde bir yerlerde acaba aynı durumla tekrar karşı karşıya kalır mıyım korkusu yatmaktadır. ve nitekim bu korkusu gerçek olur ve ülkesinden kendisine bir tebligat gelir. ferdinand ülkesi adına savaşmaya çağrılmaktadır. çok zor bir seçim yapmak zorundadır: özgürlük mü? sorumluluk mu? eşi onun kesinlikle savaşa katılmaması gerektiğini düşünmektedir. ferdinand da bu görüşe katılmaktadır lakin içini kemiren bir vicdan hesaplaşması yaşamaktadır. bu içsel hesaplaşmayı, karar verme sürecini stefan zweig çok başarılı bir şekilde yansıtmaktadır okuyucuya. adeta o kararı ferdinand değil de biz verecekmişiz gibi. zaten onu da bu denli büyük bir yazar yapan özelliklerinden birisi de bu harika psikolojik tahlilleri değil midir? zweig aslında bu eserinde kendinden de bahsetmiştir bir anlamda. kendisi de savaş karşıtı olan zweig, bu eserinde aslında hüzünlü bir hikayeye değil de acıklı ve oldukça zor bir sorgulamaya davet etmiştir bizleri.
ferdinand "bunu yapmak istemezdim ama mecburum." der. eşi paula ise neden mecbur olduğunu sorgulamaktadır. ve ferdinand'a, "dürüst ol, vatanın hayatın kadar önemli mi senin için? soylu hükümdarlara bile kalmayan bir taşrayı resim yaptığın sağ elin kadar seviyor musun?" diye sorar. aslında bu cümleler mecburiyetin, vatanın ve savaşın sorgulamasını yaptırıyor bizlere. bize vatan neresidir diye soruyor.
elli sayfalık incecik bir kitap olan mecburiyet, aslında kendimize soramadığımız, insanlık olarak üzerine düşünmediğimiz bir konuda, derin bir sorgulamaya itiyor. kitap bittikten sonra dahi, içimizde bir yerlerde devam ediyor adeta.
devamını gör...
izmir şambalisi
ana malzemesi irmik olan şerbetli bir tatlı. kabaca; yoğurt, irmik, kabartma tozu vs. bu malzemeler bir tepsiye aktarılıp fırına veriliyor. sonra da şerbet dökülüp servise hazır hale getiriliyor. buraya kadar her şey normal. sıradan basit bir tatlı gibi görünüyor.
fakat bu tatlıyı doğru dürüst yapabilen tatlıcı neredeyse yok gibi. farklı şehirlerde farklı birçok tatlıcıda denedim. ama yok arkadaş!
nasıl beceriyorlar anlamıyorum. kimi tarçınlı yapıyor, kimisinden yumurta tadı geliyor, kimisinden de hindistan cevizi tadı geliyor.
yahu kardeşim şambalide tarçının işi ne?
madem kıvamı tutturabiliyorsun yapsana insan gibi.
ankara'da kocatepe camii'nin yakınlarında bir seyyardan almıştım en son. güzeldi. sonrası yok ama. daha da iyisine rastlamadım.
tabi her şey yerinde güzel. izmir'de kemeraltında meşhur hisarönü şambalicisi en iyi yapan yerlerdenmiş.
bu arada izmir şambalisi'nin coğrafi işaret olarak tescili de var, belirtelim.

buradan ve buradan
son olarak varsa istanbul'da bildiğiniz bir yer paylaşırsanız güzel olur.
fakat bu tatlıyı doğru dürüst yapabilen tatlıcı neredeyse yok gibi. farklı şehirlerde farklı birçok tatlıcıda denedim. ama yok arkadaş!
nasıl beceriyorlar anlamıyorum. kimi tarçınlı yapıyor, kimisinden yumurta tadı geliyor, kimisinden de hindistan cevizi tadı geliyor.
yahu kardeşim şambalide tarçının işi ne?
madem kıvamı tutturabiliyorsun yapsana insan gibi.
ankara'da kocatepe camii'nin yakınlarında bir seyyardan almıştım en son. güzeldi. sonrası yok ama. daha da iyisine rastlamadım.
tabi her şey yerinde güzel. izmir'de kemeraltında meşhur hisarönü şambalicisi en iyi yapan yerlerdenmiş.
bu arada izmir şambalisi'nin coğrafi işaret olarak tescili de var, belirtelim.

buradan ve buradan
son olarak varsa istanbul'da bildiğiniz bir yer paylaşırsanız güzel olur.
devamını gör...
bugünü iki kelime ile anlatmak
sıfır beklenti, sonsuz mutluluk
devamını gör...
bilim ve din arasında uyumsuzluk yoktur
bilim ve din ikisi de dünya’yı algılamaya çalışır. doğa olaylarını, insan yapılarını, düzeni, dünya’nın oluşunu. aradaki farksa din dogmatiktir yani bu algılama şeklini seneler önce sunmuş ve bitmiş. bilimse gelişmeye, geliştikçe ilerlemeye devam ediyor.
t. bilim ve din arasında uyumsuzluk yoktan kastettiği ikisinin de bir yerde ortak bir amacı olmasıdır.
t. bilim ve din arasında uyumsuzluk yoktan kastettiği ikisinin de bir yerde ortak bir amacı olmasıdır.
devamını gör...
erdoğan'ın saçını uzatan çocuğu azarlaması
bu adam cumhurbaşkanıydı dimi ben yanlış bilmiyorum..
devamını gör...
kedilerin hayat anlayışı
“olursa olur, olmazsa kendi bilir.”
devamını gör...
dünyaya bir daha gelseniz ne olursunuz sorunsalı
ceviz ağacı, evet bildin.
gülhane parkında.
gülhane parkında.
devamını gör...
aile hekimliği birimleri
6 ay boyunca poliklinikler kapalı iken polikliniklerine devam eden tek sağlık kuruluşları oldu. hastanelere olduğu kadar polikliniklere de kovid - 19 temaslı ve pozitif hastalar başvuruyor. şu anda da kovid aşılamasının yüzde 70 kadarı aile hekimliğinde yapılıyor.
devamını gör...


