rakı içen pes oynayan kokoreç seven hatun
arkadaşlarım, romalılar, seri yazanlar! kadınları zevklerinize göre multi-function arıyorsunuz da siz de evi süpüren, yemek yapan, her ay acı çeken bireyler olacağ mısınız derler adama!(bkz: lol) öyle benim her zevkim onda da olsun, extra bedava sınırsız sos olsun yook genşlerr!(bkz: swh)
devamını gör...
foto parçalanma
çok yüksek enerjili bir fotonun bir atom çekirdeğiyle etkileşim süreci. bu etkileşim neticesinde atom çekirdeği parçalanır, ortama çekirdek içindeki nötron, proton gibi hafif parçacıklar dağılır.
bu süreç yıldızlarda süpernova aşamasından hemen önce ortaya çıkar. çekirdekler öyle süratli bir şekilde parçalanır ki, yıldızın çekirdeğinde milyonlarca yıl boyunca olup biten her şey geriye döner. yıldız yaşamı boyunca çekirdeğinde hafif elementleri nükleer füzyonla birleştirip ağır elementlere dönüştürmüştür. ancak foto parçalanma ile bu ağır elementler tekrar ilk hallerine dönene, hatta ondan da geriye giderek proton ve nötronlarına ayrışana kadar parçalanır. bu süreç ile yıldızın çekirdeği, kendisini ayakta tutan desteği kaybettiğinden, büyük bir hızla çöker ve süpernova gerçekleşir.
bu süreç yıldızlarda süpernova aşamasından hemen önce ortaya çıkar. çekirdekler öyle süratli bir şekilde parçalanır ki, yıldızın çekirdeğinde milyonlarca yıl boyunca olup biten her şey geriye döner. yıldız yaşamı boyunca çekirdeğinde hafif elementleri nükleer füzyonla birleştirip ağır elementlere dönüştürmüştür. ancak foto parçalanma ile bu ağır elementler tekrar ilk hallerine dönene, hatta ondan da geriye giderek proton ve nötronlarına ayrışana kadar parçalanır. bu süreç ile yıldızın çekirdeği, kendisini ayakta tutan desteği kaybettiğinden, büyük bir hızla çöker ve süpernova gerçekleşir.
devamını gör...
13 mayıs 2021 normal sözlük bayramlaşması
herkese mutlu, sağlıklı, huzurlu bayramlar..
edit: büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öpemedim çünkü maske, mesafe, covid-19..
ulan ne hale geldik ya..
edit: büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öpemedim çünkü maske, mesafe, covid-19..
ulan ne hale geldik ya..
devamını gör...
iz bırakan kitap cümleleri
yemek, uyumak ve çıplak dolaşmamak için insanın yapmak zorunda olduğu şeyler ürkütücüydü. ben de yatakta kalıp içiyordum. içtiğin zaman dünya yine ordaydı, kaybolmuyordu ama boğazına sarılmıyordu en azından.
charles bukowski
charles bukowski
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
memati ne ya şaka gibi taci köpek falan koysaydınız bari.. annem gelip görse şu memati'yi evlatlıktan reddeder yemin ediyorum cami avlusuna bırakıldım az önce.
devamını gör...
yapay zeka bilinç kazanabilir mi sorunsalı
üzerinde düşünmek için güzel bir soru.
aslında tek başına, mekanik bir alet, bir yazılım olarak düşündüğümüzde, herhangi bir yapay zekânın bilinç kazanması konusu epey tartışmalı hale gelebilir. ancak ben işe dahil edilmesi gereken bir konu daha olduğu görüşündeyim: yapay dokular ve sinir ağları.
bugün biliyoruz ki 3 boyutlu yazıcılarla canlı hücrelere sahip çeşitli organlar elde edilebiliyor. ayrıca robotlara hissetme ve acıya tepki verme konularının öğretildiği birtakım projeler de var. her ne kadar tüm bunların robotların kendilerini tehlikelere karşı savunabilmesi ve meydana gelebilecek mekanik yahut elektronik bozulmaların önüne geçmek amacıyla yapıldığı söylense de, hissedebilmeyi öğrenen ve kendiliğinden öğrenme yeteneği olan bir alet bana biraz tehlikeli gibi görünüyor.
bundan yıllar önce bir program izlemiştim. ışığa tepki veren bir robot yapılmıştı. ampul nereye götürülürse robot başını o tarafa çevirerek onu takip ediyordu. ampulü elinde tutan kişi onu bir anda robota doğru hızla yaklaştırdığında, robot irkilmiş gibi bir hareketle gözlerini kapatıp başını başka bir yöne doğru çevirdi. herhangi birimizin, gözüne aşırı ışık gelmesi durumunda yapabileceği bir hareket...
tabi ki bunu ışığa duyarlı sensörler ve birtakım kodlar aracılığıyla yapabilirsiniz. bu bir canlılık belirtisi olmak zorunda değil. fakat yapay dokularla, robotların hissetmesini sağlarsanız ve tüm bunları birbiriyle birleştirirseniz bunun sonu ne olur, kestirebiliyor musunuz?
diyoruz ki "bir yapay zekâ, ancak ona kodlanan bilgileri bilebilir." peki, kodlayıcıların her zaman iyi niyetli olacağına güvenme şansımız var mı? örneğin hissetme gücüne sahip bir yapay dokuyu bağladığınız bir robota, acımasızlık hissinin iyi, merhametin kötü olduğunu kodlarsanız, bu robot bir insanla karşılaştığında ona nasıl davranır, bir fikrimiz var mı? elysium adlı filmde gördüğümüz, şu türden bir yaratığa bu dediğim yazılımı yükleyerek onu polis, gardiyan, doktor falan yapsanız, sonuçları ne olur? sahip olduğu bu "yarı bilinç" ile aslında bir insana asla uygulamaması gereken acımasızca yöntemlerin iyi bir şey olduğunu "düşünerek" eyleme geçerse dünya nasıl bir yer olur?
bir de, kendiliğinden öğrenebilen yapay zekâların sınırlarını bilmiyoruz. kendiliğinden öğreneceği şeyler, sadece bizim ona verdiğimiz konulardan ibaret mi olacak, yoksa bir noktadan sonra tamamen kendi isteğiyle, etrafında görüp duyduğu her şeyi öğrenmeye başlayabilecek mi? bu noktada da bu kodları yazan kişilere ne kadar güvenebileceğiz?
örneğin fedor adlı robotun silah kullanmayı öğrenmesi epey tartışma yaratmıştı. video linki
bilinci falan geçtim, bir robota neden silah kullanmayı öğretirsiniz ki? bu robot ne için lazım olacak? bu soruların cevapları oldukça sıkıntılı yerlere çıkıyor gibi geliyor bana.
sorular, sorular...
neyse... izlememiş olan varsa ex machina (film) tavsiyemdir; izleyiniz.
aslında tek başına, mekanik bir alet, bir yazılım olarak düşündüğümüzde, herhangi bir yapay zekânın bilinç kazanması konusu epey tartışmalı hale gelebilir. ancak ben işe dahil edilmesi gereken bir konu daha olduğu görüşündeyim: yapay dokular ve sinir ağları.
bugün biliyoruz ki 3 boyutlu yazıcılarla canlı hücrelere sahip çeşitli organlar elde edilebiliyor. ayrıca robotlara hissetme ve acıya tepki verme konularının öğretildiği birtakım projeler de var. her ne kadar tüm bunların robotların kendilerini tehlikelere karşı savunabilmesi ve meydana gelebilecek mekanik yahut elektronik bozulmaların önüne geçmek amacıyla yapıldığı söylense de, hissedebilmeyi öğrenen ve kendiliğinden öğrenme yeteneği olan bir alet bana biraz tehlikeli gibi görünüyor.
bundan yıllar önce bir program izlemiştim. ışığa tepki veren bir robot yapılmıştı. ampul nereye götürülürse robot başını o tarafa çevirerek onu takip ediyordu. ampulü elinde tutan kişi onu bir anda robota doğru hızla yaklaştırdığında, robot irkilmiş gibi bir hareketle gözlerini kapatıp başını başka bir yöne doğru çevirdi. herhangi birimizin, gözüne aşırı ışık gelmesi durumunda yapabileceği bir hareket...
tabi ki bunu ışığa duyarlı sensörler ve birtakım kodlar aracılığıyla yapabilirsiniz. bu bir canlılık belirtisi olmak zorunda değil. fakat yapay dokularla, robotların hissetmesini sağlarsanız ve tüm bunları birbiriyle birleştirirseniz bunun sonu ne olur, kestirebiliyor musunuz?
diyoruz ki "bir yapay zekâ, ancak ona kodlanan bilgileri bilebilir." peki, kodlayıcıların her zaman iyi niyetli olacağına güvenme şansımız var mı? örneğin hissetme gücüne sahip bir yapay dokuyu bağladığınız bir robota, acımasızlık hissinin iyi, merhametin kötü olduğunu kodlarsanız, bu robot bir insanla karşılaştığında ona nasıl davranır, bir fikrimiz var mı? elysium adlı filmde gördüğümüz, şu türden bir yaratığa bu dediğim yazılımı yükleyerek onu polis, gardiyan, doktor falan yapsanız, sonuçları ne olur? sahip olduğu bu "yarı bilinç" ile aslında bir insana asla uygulamaması gereken acımasızca yöntemlerin iyi bir şey olduğunu "düşünerek" eyleme geçerse dünya nasıl bir yer olur?
bir de, kendiliğinden öğrenebilen yapay zekâların sınırlarını bilmiyoruz. kendiliğinden öğreneceği şeyler, sadece bizim ona verdiğimiz konulardan ibaret mi olacak, yoksa bir noktadan sonra tamamen kendi isteğiyle, etrafında görüp duyduğu her şeyi öğrenmeye başlayabilecek mi? bu noktada da bu kodları yazan kişilere ne kadar güvenebileceğiz?
örneğin fedor adlı robotun silah kullanmayı öğrenmesi epey tartışma yaratmıştı. video linki
bilinci falan geçtim, bir robota neden silah kullanmayı öğretirsiniz ki? bu robot ne için lazım olacak? bu soruların cevapları oldukça sıkıntılı yerlere çıkıyor gibi geliyor bana.
sorular, sorular...
neyse... izlememiş olan varsa ex machina (film) tavsiyemdir; izleyiniz.
devamını gör...
andy'nin nesi var
2003 -2007 yılları arasında fox kidste yayımlanan eğlenceli bir çizgi dizi. 2005'de öss'ye hazırlandığım yıllarda bunun yüzünden ders çalışamadığım zamanlar olurdu. okulundaki elemanları devamlı trolleyen bir elemandı andy. kimse anlayamazdı ama mutlaka her bölümün sonundaki 'hesap lütfen' lafı dillere pelesenk olmuş idi. good old days.
encrypted-tbn0.gstatic.com/...
encrypted-tbn0.gstatic.com/...
devamını gör...
barış anıtı parkı
dünya üzerinde nükleer saldırıya uğrayan ilk şehir olan hiroşimanın büyük parklarından birisidir. 6 ağustos barış anıtı törenlerine sahiplik yapar. parkı'nın kurulduğu alan saldırı öncesi kentin kalbi durumundaydı.
park içerisinde; atom bombası kubbesi, saldırıda ölen çocukların anısına yapılmış bir heykel olan çocuk barış anıtı, saldırıda ölen 70.000 den fazla insanın küllerinin bulunduğu atom bombası anıtı tepeciği, saldırı esnasında hiroşima da bulunup ölen koreliler için oluşturulan koreli kurbanlar anıt mezarı, üzerinde "rahat uyuyun çünkü hata yinelenmeyecek" yazısı bulunan saldırıda ölen tüm insanların isminin yazılı olduğu ana anıt mezar, barış meşalesi, hiroşima ulusal barış anıtı salonu, hiroşima barış anıtı müzesi ve üzerlerinde 49 dilde ''barış'' kelimesi yazılı altı kapıdan oluşan barış kapıları bulunmaktadır.
park içerisinde; atom bombası kubbesi, saldırıda ölen çocukların anısına yapılmış bir heykel olan çocuk barış anıtı, saldırıda ölen 70.000 den fazla insanın küllerinin bulunduğu atom bombası anıtı tepeciği, saldırı esnasında hiroşima da bulunup ölen koreliler için oluşturulan koreli kurbanlar anıt mezarı, üzerinde "rahat uyuyun çünkü hata yinelenmeyecek" yazısı bulunan saldırıda ölen tüm insanların isminin yazılı olduğu ana anıt mezar, barış meşalesi, hiroşima ulusal barış anıtı salonu, hiroşima barış anıtı müzesi ve üzerlerinde 49 dilde ''barış'' kelimesi yazılı altı kapıdan oluşan barış kapıları bulunmaktadır.
devamını gör...
eski fotoğraflar
leman sam’ın sevilen bir şarkısıdır.
şarkıyı daha iyi hissetmek için önce eski bir fotoğrafa bakalım…
“avrupa bizim topraklarımızdan çıkan eserleri değerlendirmesini bilmiş, biz bilmiyoruz. bu bir para meselesi değil, bir kafa meselesidir” diyen deneme ve inceleme yazarı, eski yunan ve roma dilleri uzmanı, filolog, arkeolog, çevirmen ve düşünce insanı azra erhat’ın yanında
“huzur bulunan yerde, gurbet hasreti çekilmez” sözüyle bizi düşündüren nurullah ataç.
“unutmayın ki, dünyada en korkunç şey, ümidini kaybetmektir” diyerek bizi ümitli olmaya teşvik eden sabahattin ali’nin yanında “bütün şairler gökyüzüne pencereden bakarlar, halbuki kuş yuvalarının üstü açıktır ve kuşlar şiir yazmazlar” diyerek şiir yazmanın inceliklerini öğreten bedri rahmi eyüboğlu.
“insanı insan yapan duyguların ilkidir aşk. bir kişiyi seven, bütün insanları sever” diyen necati cumalı’nın yanında “yaşamın olmadığı her bir gezegen, başlayacak olan bir hayata işaret edebileceği gibi orada yaşamış canlıların tükettiği, hatta yok ettiği bir aleme dair izler de bırakmış olabilir bize” diyerek doğayı korumanın önemini anlatan orhan veli kanık'ın eserleri akla gelir... leman sam’ın eski fotoğraflar şarkısını dinlerken.
“bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı
elbet vardır demiş büyükler
sulanmış akşamüstü bahçelerinde
dostluk kokan kahveler içmişler
arıyorum nerde o bahçeler
dostluk dumanıyla tütsülü geceler
kaybetmeyin bu fotoğrafları
kaybolan dünümün son yadigarları
yok artık her gün son seferde geçerken
tüm yalıları selamlayan kaptan
ya da ince bir tebessümle balıkçıdan
küçücük paketini alan madam
ah çok mu zor karşıki komşuya
serin sabahlarda bir günaydın demek
ah çok mu zor eve dönüşlerde
yoldan geçenlere iyi akşamlar demek
karanlıkta kaybolmuşsa eğer zaman
yoksa aşk için konuşmaya bir an
utanırsam bir gün eğer ağlamaktan
düş olup akarım camlardan.”
“kayıp fotoğraflar bulunur ansızın, hayatın ve yılların gizli deliklerinde” -didem mamak.
şarkıyı daha iyi hissetmek için önce eski bir fotoğrafa bakalım…
“avrupa bizim topraklarımızdan çıkan eserleri değerlendirmesini bilmiş, biz bilmiyoruz. bu bir para meselesi değil, bir kafa meselesidir” diyen deneme ve inceleme yazarı, eski yunan ve roma dilleri uzmanı, filolog, arkeolog, çevirmen ve düşünce insanı azra erhat’ın yanında
“huzur bulunan yerde, gurbet hasreti çekilmez” sözüyle bizi düşündüren nurullah ataç.
“unutmayın ki, dünyada en korkunç şey, ümidini kaybetmektir” diyerek bizi ümitli olmaya teşvik eden sabahattin ali’nin yanında “bütün şairler gökyüzüne pencereden bakarlar, halbuki kuş yuvalarının üstü açıktır ve kuşlar şiir yazmazlar” diyerek şiir yazmanın inceliklerini öğreten bedri rahmi eyüboğlu.
“insanı insan yapan duyguların ilkidir aşk. bir kişiyi seven, bütün insanları sever” diyen necati cumalı’nın yanında “yaşamın olmadığı her bir gezegen, başlayacak olan bir hayata işaret edebileceği gibi orada yaşamış canlıların tükettiği, hatta yok ettiği bir aleme dair izler de bırakmış olabilir bize” diyerek doğayı korumanın önemini anlatan orhan veli kanık'ın eserleri akla gelir... leman sam’ın eski fotoğraflar şarkısını dinlerken.
“bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı
elbet vardır demiş büyükler
sulanmış akşamüstü bahçelerinde
dostluk kokan kahveler içmişler
arıyorum nerde o bahçeler
dostluk dumanıyla tütsülü geceler
kaybetmeyin bu fotoğrafları
kaybolan dünümün son yadigarları
yok artık her gün son seferde geçerken
tüm yalıları selamlayan kaptan
ya da ince bir tebessümle balıkçıdan
küçücük paketini alan madam
ah çok mu zor karşıki komşuya
serin sabahlarda bir günaydın demek
ah çok mu zor eve dönüşlerde
yoldan geçenlere iyi akşamlar demek
karanlıkta kaybolmuşsa eğer zaman
yoksa aşk için konuşmaya bir an
utanırsam bir gün eğer ağlamaktan
düş olup akarım camlardan.”
“kayıp fotoğraflar bulunur ansızın, hayatın ve yılların gizli deliklerinde” -didem mamak.
devamını gör...
sözlüğü bırakmasından korkulan yazar
hepinizin bırakmasından korkarım, kafa sözlükte bir topluluk olduk. yapboz parçası gibiyiz, birimiz eksilse tüm yapboz yerle bir olur.
devamını gör...
boş başlıklar girilmesi
bu başlık da güzel bir örnektir.
devamını gör...
sosyal medya kullanmayan insan
bazen sosyal medyadaki herşeye uzak oldukları için eksik olduklarını düşünürüz ancak biz onlardan fazlası değiliz.
devamını gör...
24 mayıs 2021 habertürk süleyman soylu yayını
süleyman denen demagog kendisine ne sorulursa sorsun önceden kafasında hazırladığı şeyleri anlatacak. bakan ile gazeteci arasında asimetrik bir güç ilişkisi vardır. bakanla polemiğe giremezsin. gene terörle mücadeleyi anlatacak. kendisine ne sorulduğu umurunda bile olmayacak. soruları gazetecilerin ağızlarına tıkayacak. hızlı ve yüksek sesle konuşan kimselerle diyalog olmaz. ancak dinlersin.
devamını gör...
beinecke nadir kitaplar ve el yazmaları kütüphanesi
abd new yale üniversitesi’nde yer alan beinecke nadir kitaplar ve el yazmaları kütüphanesi, şeffaf dany mermer duvarlardan oluşan tasarımıyla ve çok değerli kitapları ile ilgi çeker. islam tarihi ve edebiyatı için devasa bir hazine olan bu kütüphanede 600 civarında paha biçilmez türkçe eser bulunmaktadır.
beinecke’nin türkçe yazmaları arasında ince ve zarif tezhipli yazmalardan özellikle divan-ı halim serpme altınla süslenmiş ışıl ışıl sayfalarıyla göz alıcıdır. dünyanın nadir bulunan kitapları ve elyazmalarına sahip en büyük kütüphanesi olan bu kütüphane beinecke ailesi’nin maddi desteği sayesinde inşa edildiğinden bu adı almıştır.
beinecke’nin türkçe yazmaları arasında ince ve zarif tezhipli yazmalardan özellikle divan-ı halim serpme altınla süslenmiş ışıl ışıl sayfalarıyla göz alıcıdır. dünyanın nadir bulunan kitapları ve elyazmalarına sahip en büyük kütüphanesi olan bu kütüphane beinecke ailesi’nin maddi desteği sayesinde inşa edildiğinden bu adı almıştır.
devamını gör...





