müzik dehasının malum olduğu, kendi alanında aktivist de olan fazıl say'ın, mazlum gazze' yi görmezden gelmediği kalbimi kazandığı tweeti. twitter.com/fazilsaymusic/s...
devamını gör...

franz kafka / babaya mektup

birincisi yaşadığım dünya, sadece benim için yaratılmış ama asla uymakta başarılı olamadığım emirler altında köle olarak yaşadığım dünya. ikincisi benden sonsuza dek uzak, içimde senin yaşadığın, hükmetmekle emir vermekler ve uyulmadığı zaman öfkelenmekte geçirdiğin dünya. üçüncü dünya ise herkesin mutlu, emir ve zorunluluklardan bağımsız yaşadığı bir âlem.
devamını gör...

(bkz: mazoşist) başka bir açıklaması olamaz diye düşünüyorum. bunun bir tık üstü zaten*
devamını gör...

tum biskuvileri tanimlayarak gece gece aciktiran yazar. (bkz: ne yapmak nereye varmak istemektedir)*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayattaki 26. yılımı tamamlamaya günler sayarken oyumu "savaşmaktan" yana kullandığım versus. yaşımı özellikle belirtmek istedim çünkü er ya da geç "teslim olmaya" meyletme ihtimalim olduğunu düşünüyorum.

belki de yanlış değerlendiriyorum ama bu karşılaştırma "eylemek" ve "eylememek" arasındaymış gibi geliyor bana. teslim olmak en basit tanımıyla "eylememe" halidir kanımca. öte yandan biliyorum ki savaşmak "eylemenin" tek yolu değildir. bana böyle düşündüren kişisel geçmişim belki de. ben şimdiye dek hayatımda memnun olmadığım şeylerle ilgili eylemde bulunmayı seçtim. e haliyle bu, çoğunlukla birileriyle veya bir şeylerle savaşmama yol açtı. bazen başıma işler açtı bazense "ne iyi yaptım" dedirtti bana.

ancak günler, yıllar geçip daha çok şey gördükçe de yorulmaya başladığımı fark ediyorum. belki de en iyisi teslim olup huzur bulmaktır. ama yorgun düşene kadar savaşılacak.
devamını gör...

#1146820 evett yolumuzdan çıkardı bizi. uzun zamandır da takipteyim geri de dönemiyorum.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
takip öncesinde de böyle bir uyarı çıkartıyor sistem. resmen tehdit ediliyoruz korktuk mu peki hayır tabii ki de.

çılgın karikatürleri, hi hi hi leri ilk kendisinden gördük e biraz fırlamadır. sözlüğün eskileri heyeti kurulursa oraletini alıp oturur okey masasına. okey taşı çalıp hi hi hi diyebilir her an.
devamını gör...

otizmli gibi davranmak.

yıllar yıllar önce tek nefeste sönüverecek bir çiçek olarak yaşarken onu gördüm. eski eniştenizi. ondan bir önceki ilişkimde adam bana neden 73 gündür aramıyorsun diye sormuştu. bilmiyordum aramam gerektiğini. ilişki süreci henüz kafamda oturmamıştı. aramak, mesaj göndermek ve bir şeyleri paylaşmak lazım kısmında eksik kalıyordum.

hâl böyle üğken eski enişteniz ile ilişkim benim yıl içinde 5 gün ortalara çıkmam ile yaşanıyordu. bir gidiyordum 5 ay yokum. o 5 aylık dönemde kendimi eve kapatmıştım ergen hikayesi yazıyordum mesela. 8 ay yoksam çalışıyordum. ılk başlarda yokladı, çözmeye çalıştı, şöyle bir tutup çekmeye çalıştı ama olmadı. ben o zamanlar durumu yine böyle algılamıyordum. her şey normal geliyordu. 3-4 sene önce başka bakmaya başladım bu sürece. şimdi daha başka anlıyorum. olgunlaşıyorum. 55 yaşına gelince ergenlikten çıkacağım sanırım.

ona her dönüşümde beni gülümseyerek karşıladı. hiç hesap sormadı ve suçlamadı. sanki daha dün görüşmüş gibi sıcacık şekilde karşıladı.

yirmilerin başı. üzüldüğüm an göz temasını anında keserdim ve ortamdan uzaklaşmaya çalışırdım. ilk seferinde bu durumla karşılaşınca sanırım oturup uzun haftalar bu yaşanan şeyi düşünmüş. ondan sonra yine yaşandı bu. göz temasını kesip ortamdan uzaklaşınca peşimden gelirdi gizlice, arkamdan takip ederdi. bilirdim. taksiyle eve dönerken o da arabayla takip ederdi. bir kez bile sen neden böyle yapıyorsun demedi. bu durumun isteğim dışında olduğunu anlamıştı. süreç sırasında güvende olduğumdan emin olmaya çalışmasını çok asil bir davranış olarak görürüm hep. başkası olsa bu davranışı şımarıklık olarak görür. o bunu şımarıklıktan yapmadığımı bir şekilde fark etmişti.

bana sağımı solumu öğretmek için sürekli alıştırmalar yapardı. sağ ve sol oyunu oynardı. sağ eller havaya diye aynı anda ellerimizi kaldırırdık. öğrenemedim ama. olsun.

surekli göz teması kuramadığımı fark ettikten sonra yine bu durumla ilgili bir şey söylemedi. gözlerini kaçırarak konuşurdu. başka bir yere baktığım zamanlar çok dikkatli bakardı, ona döndüğüm zaman aniden çevirirdi kafasını. kendisiyle göz göze gelmek zordu çünkü psikolojik olarak rahat etmemi isterdi. bir süre sonra ( sanıyorum 5- 6 sene) dakikalarca gözlerine bakabilmeye başlamıştım. sanırım bunu sağlamak için yavaş yavaş alıştırdı gözlerine.

sesleri çok iyi duyduğum ve bu durum korkuya neden olduğu için hep kalabalığa uzak mekanlara götürürdü. herkese arkam dönük olacak uzak bir masa bulurdu. yemek öncesi bir rutinim vardı, onu yapmamı beklemeden yemek yemeğe başlamazdı. yolculuk boyunca araba motoru çok ses çıkarmasın diye hızını sabitlerdi. çayımı hangi bardakta içtiğimi ya da ne zaman üşüyeceğimi bilirdi. bunların hiçbirini ben söylememiştim. görüyordu, alışıyordu, saygı duyuyordu.

sakar olduğumu anladıktan sonra kendisi sağ olsun fazladan elim kolum olmuştu. sakarlık yapmamı engelleyecek kadar dikkatli davranmaya başlamıştı.

meslek hayatının en mutlu gününde, başarısı kalabalıklar tarafından bilinirken o benim girdiğim kıytırık işi kutlamak için yemeğe götürmüştü. başarısından bahsetmedi, hep benim kıytırık iş üzerine konuştu ve benim adıma çok mutluydu. ayrıca çoğu girdiğim yere beni cesaretlendirmek için gelir, iste bu sefer en iyi işi bulduğumu söylerdi. bir süre sonra işten çıktığım zaman yine destek olmaya başlardı var gücüyle.

duygusal cümlelerden hiç anlamazdı. pek iyi şey söylemezdi de. özledim bile diyemezdi. ancak görüştüğümüz onca yıl boyunca sen şöylesin, bunu bile yapamıyorsun, yap, bak işte böyle yapman gerekiyor gibi cümleler ile karşıma geçmek yerine otizmli gibi davranarak daha sağlıklı iletişim kurma çabası gütmesi hep içimin sıcacık olmasına neden olur. sanırım bundan daha güzel seni seviyorum diyemez kimse.

insanların birbirinden çok kolay vazgeçtiği ve hep daha iyisinin olduğunu düşündüğü bu acayip dönemin içinde belki doya doya izlemek isterken sırf rahatsız olmayayım diye yüzüme bakmaması. ah ah.
devamını gör...

(bkz: okan suvari) savaşları ve tarihi etkilemiş olayları, özel efektlerle takipçilerine hem sesli hem görsel harika hizmetler sunuyor. aynı zamanda katıl üyesiyim.
(bkz: zeyrek) siyasesi
(bkz: ada) bir bayan arkadaşın kripto para hakkında çok anlaşılır ve öğretici bilgiler paylaşıyor.
(bkz: 321go soramazsın) değişik konukları ile herşeyi dobra sorulup cevaplanan bir kanal, sunucu rihanna abla gittikten sonra pek tadı kalmadı.
(bkz: bilgi otağı) tarihi olayları kısa kısa ele alıp harika anlatımı ile, faydalı bulduğum bir kanal.
(bkz: röportaj adam) sanırım hepimiz biliyoruzdur.
(bkz: geprgy kavkaz) adam tüm et ürünlerinden binbir çeşit mangal yapıyor, iştah kabartıyor.
devamını gör...

6. yy arapçasına hakim bir insandır. başka bir şey söylemeye gerek yok hakkında.
merak edenler için denizin ötesindeki sesler adlı kanal turan dursun'u anlatan güzel bir podcast sunmaktadır.
devamını gör...

peyami safa ' nin da dedigi gibi
"yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır, zaman insanları değil armutları olgunlaştırır."
devamını gör...

aha da benim herkes hoca efendi derken biz yine o******* çocuğu diyoduk.
devamını gör...

asla bu düşünmeyi durduramayacaklar gibi olursun. sonu olmayan bir labirantte kapana kıslmışsındır adeta.
devamını gör...

burhan altıntop
devamını gör...

80'lere kadar doğan çocuklardan, hamama giden babaannesine, anneannesine eşlik etmemiş olan yoktur. eğlenceli bir sosyalleşme yeridir. sıcak ortam, bolca sıcak-soğuk su, görüş mesafesini kısaltan buhar ve sağdan soldan yükselen mırıl mırıl konuşmalara eşlik eden arada ayıp kahkahalar.
içine yedek çamaşır, havlu, şampuan, sabun, kese, lif, peştemal, terlik, krem, temiz poşet konulan çanta önceden hazırlanır. hazırlamazsanız sabun ve şampuanı içeriden sarın alabilir, diğerlerini de oradakilerden kullanabilirsiniz. hamama giriş yapar boş bir soyunma kabinine yerleşir, edep ölçünüzde soyunarak peştemala sarılırsınız. kimisi iç çamaşırını çıkarmaz, kimisi mayo giyer, kimisi sadece külot, kimisi de sadece peştemal. poşetin içine getirdiğiniz banyo malzemelerini, havlunuzu ve odanızın anahtarını koyarsınız.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
nefes ve denge sorununuz varsa yavaş hareket etmelisiniz. sıcak kısıma hemen girilmez. büyük ağır kapıyı açıp önce soğukluğa girilir. burası esas kısımdan daha serindir ama ilk girişte hem çok sıcak hem de buharlı gelir. burada biraz oyalanıp, sıcağa ve buhara alışıp, etrafı net görmeye başlayıp, vücudunuz nemlendiğinde diğer kocaman ağır kapıyı açıp ana bölüme geçebilirsiniz. burada; altında ateş yanan, dolayısıyla çok sıcak olan, mermerden yapılmış kocaman alçak bir yuvarlak masa gibi olan göbek taşını görürsünüz. tabii çok sıcak ve çok buhar*. göbek taşı ortada bulunur, etrafında yıkanmak için kurnalar vardır. bu kısmı salon gibi düşünürsek, girişi buradan olan başka küçük odalar vardır. sadece sauna odasının kapısı olur, diğerleri açıktır. odalardan bir ya da bir kaç tanesinde yine mermerden, tezgah gibi uzanma yerleri bulunur. buraya önce sırt üstü sonra yüz üstü uzanırsınız ve natır*; isteğinize göre size komple sabunlayıp şampuanla yıkar ya da sadece keseleyip lifler. isterseniz masaj bile yapar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
keyfinize ve yer olmasına göre odaya geçer ya da göbek taşının etrafındaki kurnalardan birine konuşlanırsınız*. sıcak suları dökünmeye başlarsınız. arada arkadaşlarınıza tas dolusu soğuk su atar çığlıklar kahkahalara eşlik ederken terlersiniz, kirleriniz kabarır. (bu aşamada şampuan ve duş jeli kullanmamalısınız çünkü vücudunuzu kayganlaştırır, kese kayar ve kir çıkmaz.) natır, arada gelip; elini vücudunuza sürterek kirleriniz yuvarlanıyor mu, diye kontrol eder. kirler* yumuşamışsa sizi güzelce iki tur önlü arkalı keseleyip, köpük köpük lifler. bu bölüm çokomelli; tamamen natırın kontrolünde ellenmedik yeriniz kalmayacak şekilde paklanırsınız. iç çamaşırı natırın işine engel değildir. ayrıca onların keseleri zımpara kağıdına benzer olup bazen hamam sonrası derilerinizin yüzülmüş olduğunu görebilirsiniz*.
kurnanıza geçip saçınızı başınızı yıkama aşamasına geçme vaktidir artık. saçınızı hızlıca bir tur şampuanlar kremlersiniz çünkü çok su kaybetmişsinizdir, içiniz yanar. havluya sarınıp dışarı çıkarsınız. serin hava yüzünüze çarpıp sizi kendinize getirir. soyunma odalarının olduğu bölüm de genelde salon gibi olup küçük soyunma odalarıyla çevrilidir. bu salonun ortasında bir havuz ve onu çevreleyen oturma alanları bulunur. işte oraya oturup pembe vücudunuz, kırmızı yanaklarınızla parlayarak varsa, ekşi soğuk ayran, yoksa gazoz/soda/su içer tekrar hamama girersiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu artık son tur yıkanmadır. yavaş yavaş, güzelce tekrar saçınızı yıkar kremler, liflenir, durulanır, havlunuza sarınıp çıkarsınız. odanıza geçip kremlenir, sıkıca giyinirsiniz. hamamda saç kurutma makinesi bulunur. genelde sıra olur, bu esnada yine bir şeyler içerek beklersiniz. hava sıcak da olsa soğuk da olsa kendiniz iyi korumalısınız çünkü hem deriniz inceldi hem de bütün gözenekleriniz açıldı. hamama akşam gitmek, sonrasına bir iş bırakmamak, eve dönüp fazla oyalanmadan misler gibi uyumak en iyisidir. hadi sıhhatler olsun.
devamını gör...

insan gücüne ihtiyaç duymadan süpürme işini yapan - bazı modellerinde de silme- süpürgelerdir.

tanımımızı girdikten sonra deneyimimiz de girelim ki faydamız olsun.

alet tam bir canavar. zaten temiz olan evi süpür talimatı verip dışarı çıkıyorum haznesine bakınca o kadar çok toz pislik görüyorum ki şaşırıyorum.

yaklaşık 3 haftadır kullanıyorum. hergün kullandığım eski süpürge bir kez yerinden çıkmadı. bir kez de yer silinmedi.

evim geniş ve çok fazla ayaklı eşyam yok. koltukların da altına girebiliyor. halılar da kalın değil.

hayat kalitesini üst seviyelere taşıyan bir alettir kendisi.
devamını gör...

ben yalnız kalmayı sorun etmiyorum zannediyordum, nasıl kıyılıyor içimde bağzı şeyler; kıyılmayası bağzı şeyler.

ağzıma çalınan o bir parmak balın sonradan böyle ağırlaşıp ağıya döneceğini nerden bilebilirdim?

insan, insanın ağısını alır diyorlar ya; ben öğrendim ki insan kimi zaman insanın ağısıymış.
devamını gör...

beş kardeş dizisindeki nazım olmak isterdim. dizideki nahifliği, edebiyat tutkunluğu, kardeşler arasında en çok ilgiye muhtaç olanı, büyümesine rağmen içindeki çocuğu da yaşatmış olması ve en önemlisi " hayat geçiyor. hayat geçecek. aralarda birbirimizi ne kadar çok seversek yanımıza kâr kalacak" sözüyle bana umut ışığı olan nazım olmak isterdim bu kadar ümitsizliğin içinde umudumu korumak isterdim..
devamını gör...

bu beyaz tv'ye çıkanlara ne yedirip içiriyorlar sorusunu akla getiren beyan.

sahi, bu kanalda normal konuşan insan var mı?
devamını gör...

varsa bir sendromun alırım ey 32 yaş! demek istesem de, bugün veda ettiğim yaştır. hoş kal 32, merhaba 33.

(bkz: bugün benim doğum günüm)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim