severnoe siyanie
inci gibi entrileri olan yazar bakış açısını,üslubunu sevdiğim nadide yazar kalemine sağlık.
devamını gör...
ölümlülüğün kabulü
uzun ve zorlu bir süreç sonucunda oluşan bilişsel bir kabuldür. egonun ortadan kalkması ile sonuçlanırsa, bugünü yaşama yetkinliği kazandırır insana. aynı zamanda her bireyin geçmesi gereken bir olgunluk merhalesidir.
"kendimi gövdemden kurtardım. anlama yetimi bir yana bıraktım, böylece gövdemden de usumdan da kurtulup sonsuz ile bir oldum. ben buna “unutuş içinde oturmak” diyorum." *
"kendimi gövdemden kurtardım. anlama yetimi bir yana bıraktım, böylece gövdemden de usumdan da kurtulup sonsuz ile bir oldum. ben buna “unutuş içinde oturmak” diyorum." *
devamını gör...
şarkılarda geçen acımasız cümleler
rafet el roman
inan artık seni hiç sevmiyorum .
inan artık seni hiç sevmiyorum .
devamını gör...
normal sözlük
yeni uygulama sonrası, tıpkı seri artıda olduğu gibi seri ekside de kısıtlamaya gidilmesi muhtemel sözlük. zira suyunu çıkarmak konusunda mahir bir ülkeyiz. kaos çıkmaz bence oradan ama seri eksileyen yazar* başlıkları havada uçuşmaya başlayınca bir "dur" denilir diye tahmin ediyorum.
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
"insanlar asla söyledikleri kadar meşgul değillerdir. insanların öncelikleri vardır ve bazen sıra sana gelmez."
(bkz: paul auster)
(bkz: paul auster)
devamını gör...
girift radyo yayını
bu akşam; katılamasam da, önemli bir konu hakkındaki araştırmalarına ve paylaşımlarına tanık olduğum, cok sevdiğim insanların yapacağı yayın.
dinlemede olacağız efem şahsen öğreneceğim şeyler var.
dinlemede olacağız efem şahsen öğreneceğim şeyler var.
devamını gör...
bisiklet
çocukken havalı olmak için (!) ön kaldırdığımız, direksiyonu tutmadan uzun soluklu gitmeye çalıştığımız, ani frenler ile drift-patinaj arası hareketler yapmamızı sağlayan alet.
vücudumda hatıra olarak kalan birçok yara izinin kahramanıdır kendisi.
7 yaşındayken şu dolma tekerlekli, metal frenli bisikletlerin birine sahiptim. kuzenimle beraber bir tepeden aşağıya doğru hız almayı hedefliyoruz. başardık da ama hesaplayamadığımız bir taş direksiyon hakimiyetini kaybetmeme neden oldu. düştük, öyle acı falan da yok. üstümdeki tozu toprağı temizlerken birden bir baktım üzerimdeki kazak delik, onu kaldırdım atletimde de bir delik var. korkuyla onu da kaldırdım bir baktım göbek deliğimin yanında yeni bir delik var içinden beyaz bir şey çıkmış. işte onu görür görmez tüm mahalleyi ayağa kaldıran çığlıkları atmaya başladık. nasıl ağlıyorum korkudan. bu arada komşu amcalardan biri beni kucağına kapıp hastaneye götürdü. 3-4 dikiş atıp yarayı diktiler, ölmeyeceğimi anlayınca çığlık atmayı kestim ama annem bu kez beni kesin öldürecek diye ödüm kopuyordu. neyse ki o da çok korkmuş da pek kızamadı. şimdi bu düşüş sayesinde hikayesi olan bir savaş yaram var.
ama asıl en kötü tecrübem olabildiğine hız yaptığım bir yerde mazgallara ön tekerin girmesi sonucu havaya uçmam ve de yere düştükten sonra duramadığımdan asfaltta yüzümün sol yarısını bırakmış olmamdır. annem beni görünce hafif çaplı bir kalp krizi geçirmişti. kızım yüzün diyerek. neyse ki ondan da iz kalmadı.
vücudumda hatıra olarak kalan birçok yara izinin kahramanıdır kendisi.
7 yaşındayken şu dolma tekerlekli, metal frenli bisikletlerin birine sahiptim. kuzenimle beraber bir tepeden aşağıya doğru hız almayı hedefliyoruz. başardık da ama hesaplayamadığımız bir taş direksiyon hakimiyetini kaybetmeme neden oldu. düştük, öyle acı falan da yok. üstümdeki tozu toprağı temizlerken birden bir baktım üzerimdeki kazak delik, onu kaldırdım atletimde de bir delik var. korkuyla onu da kaldırdım bir baktım göbek deliğimin yanında yeni bir delik var içinden beyaz bir şey çıkmış. işte onu görür görmez tüm mahalleyi ayağa kaldıran çığlıkları atmaya başladık. nasıl ağlıyorum korkudan. bu arada komşu amcalardan biri beni kucağına kapıp hastaneye götürdü. 3-4 dikiş atıp yarayı diktiler, ölmeyeceğimi anlayınca çığlık atmayı kestim ama annem bu kez beni kesin öldürecek diye ödüm kopuyordu. neyse ki o da çok korkmuş da pek kızamadı. şimdi bu düşüş sayesinde hikayesi olan bir savaş yaram var.
ama asıl en kötü tecrübem olabildiğine hız yaptığım bir yerde mazgallara ön tekerin girmesi sonucu havaya uçmam ve de yere düştükten sonra duramadığımdan asfaltta yüzümün sol yarısını bırakmış olmamdır. annem beni görünce hafif çaplı bir kalp krizi geçirmişti. kızım yüzün diyerek. neyse ki ondan da iz kalmadı.
devamını gör...
yoga matı
yoga yapmak için değil de normal spor yapmak için kullandığım eşyadır.
devamını gör...
ne aceleniz var
daha çok birkaç ay içinde evlenenler için kullanılan kinayeli cümle.
"neden hemen evlenmek istiyorsunuz?"
"bilmediğimiz bir şey mi var?"
"hı? hı?"
"neden hemen evlenmek istiyorsunuz?"
"bilmediğimiz bir şey mi var?"
"hı? hı?"
devamını gör...
çok kolay tersleyen insan
hayır demeyi bilen ve hayatında gereksiz kuru kalabalık istemeyen insandır.
kıvırmayı bilmeyenlerdeniz.hem günah guzum
kıvırmayı bilmeyenlerdeniz.hem günah guzum
devamını gör...
arkeoloji
yunanca eski anlamına gelen ar(ch)ke ve bilgi, bilim anlamına gelen logos kelimelerinin birleşiminden oluşur. kelime anlamı olarak da "eskinin bilgisi" anlamına gelir.
arkeoloji hakkında yanlış bilinen o kadar çok şey var ki hangisinden başlasam bilemedim.
arkeoloji yazının bulunmasından önceki kültürleri inceler diye bir cümle okudum az önce. arkeoloji kesinlikle böyle bir şey değildir. arkeoloji, sadece yazıdan önceki kültürleri değil sonrakileri de esasen eski olarak tanımlanabilecek şeyleri inceler.
aşağıda yazacağım arkeolojinin bazı alt dalları arkeoloji hakkında insanların ne kadar yanlış bir algıya sahip olduklarını gösteriyor:
sualtı arkeolojisi
osmanlı arkeolojisi
fabrika arkeolojisi/sanayi arkeolojisi
neden özellikle bu üçünü örnek verdiğimi açıklayayım.
sualtı arkeolojisini insanların '' arkeoloji toprak altında kalan kültürleri inceler'' yanılgısı için seçtim.
osmanlı arkeolojisini, insanlardaki arkeolojinin çok eski kültürlerle ilgili olduğu yanılgısı için seçtim.
sanayi arkeolojisini ise bu bilimin alanının ne kadar geniş olduğunu anlatabilmek için seçtim.
hakkında birçok yanılgının olmasını geçtim önemi de yeterince idrak edilemiyor. kaçak kazılar, altın bulurum umuduyla talan edilen arkeolojik alanlar yetmezmiş gibi bilinçsiz arkeologların da verdiği zararlar çoktur.
höyük mü yoksa tümülüs mü olduğu tam anlaşılamayan bir alanda yanlış yöntemle kazı yapıldığı için tahrip edilen hem höyükler hem de tümülüsler var. onu da geçtim kazı boyunca yanlış muhafaza edildiği için tahrip olan eserler var.
bu coğrafya tam bir arkeoloji cennetiyken bu kadar yanlışın yapılması elbette sindirilmesi zor gerçekten. gerçi padişah tahtını evine götüren müze müdürleri varken biz kime neyi anlatıyoruz.
arkeoloji hakkında yanlış bilinen o kadar çok şey var ki hangisinden başlasam bilemedim.
arkeoloji yazının bulunmasından önceki kültürleri inceler diye bir cümle okudum az önce. arkeoloji kesinlikle böyle bir şey değildir. arkeoloji, sadece yazıdan önceki kültürleri değil sonrakileri de esasen eski olarak tanımlanabilecek şeyleri inceler.
aşağıda yazacağım arkeolojinin bazı alt dalları arkeoloji hakkında insanların ne kadar yanlış bir algıya sahip olduklarını gösteriyor:
sualtı arkeolojisi
osmanlı arkeolojisi
fabrika arkeolojisi/sanayi arkeolojisi
neden özellikle bu üçünü örnek verdiğimi açıklayayım.
sualtı arkeolojisini insanların '' arkeoloji toprak altında kalan kültürleri inceler'' yanılgısı için seçtim.
osmanlı arkeolojisini, insanlardaki arkeolojinin çok eski kültürlerle ilgili olduğu yanılgısı için seçtim.
sanayi arkeolojisini ise bu bilimin alanının ne kadar geniş olduğunu anlatabilmek için seçtim.
hakkında birçok yanılgının olmasını geçtim önemi de yeterince idrak edilemiyor. kaçak kazılar, altın bulurum umuduyla talan edilen arkeolojik alanlar yetmezmiş gibi bilinçsiz arkeologların da verdiği zararlar çoktur.
höyük mü yoksa tümülüs mü olduğu tam anlaşılamayan bir alanda yanlış yöntemle kazı yapıldığı için tahrip edilen hem höyükler hem de tümülüsler var. onu da geçtim kazı boyunca yanlış muhafaza edildiği için tahrip olan eserler var.
bu coğrafya tam bir arkeoloji cennetiyken bu kadar yanlışın yapılması elbette sindirilmesi zor gerçekten. gerçi padişah tahtını evine götüren müze müdürleri varken biz kime neyi anlatıyoruz.
devamını gör...
biyoistatistik
sağlık ile ilgili konularda araştırma yapılırken kullanılan istatistik türü. ayrıca halk sağlığı uygulamaları ve koruyucu sağlık hizmeti açısından çok önemli bir alandır. en güncel örneği verecek olursam, bugün koronanın yayılma, bulaşma veya öldürme hızı gibi bilgiler biyoistatistik sayesinde saptanır.
tıbbi sekreter olarak 2 dönem aldığım ders oldukça faydalı geçmişti..
tıbbi sekreter olarak 2 dönem aldığım ders oldukça faydalı geçmişti..
devamını gör...
gebermek
ölmenin kaba hali . çoğu zaman kötü insanlar için söylenir. geberdi kurtulduk anlamında .
devamını gör...
nar çiçeği
kafa karıştırıcı, tartışmalı ve karşılaştırmalı bir başka renk. mercan rengi ve yavru ağzı ile karıştırılır. hakkında kesin uzlaşma olmayan bir renk.
devamını gör...
zorunlu eğitim yaşı 5'e düşüyor
milli eğitim bakanı mahmut özer, türkiye'de 6 yaş olan zorunlu eğitim yaşını 5'e düşürmek için plan ve bütçe çalışmalarının devam ettiğini dile getirdi. bakan özer, ayrıca anaokulu kapasitelerini artırmak adına çalışmalara da hız verildiğini ifade etti.
buradan
5 yaşında okula başlasınlar, 11 yaşında evden devam etsinler, 13 yaşında da evlenirler misss.
4 artı 4 artı 4.
devamını gör...
keyif veren maddeler
illaki pudra şekeri, illaki pudra şekeri. ama pardon venezuela peynirinide pek severim. erzincan tulumu klasmanında efsane bir peynir. sofradan eksik etmem, o derece keyif verir ki vazgeçemem*
devamını gör...
kadınlar yok olsun
tabii ki ciddi değilim. hiç umursamadan işime gücüme bakayım diyordum ama bu ne? sözde burası sözlük. nispeten bilgi donanım sahibi insanların buluştuğuna inandığımız bir platform. ne yapalım erkekler şöyle böyle vırt zırt diye counter attack mi? biz bu ülkede çocukluktan beri belki taciz ediliyoruz. ilk laf atıldığında ben 12 yaşındaydım. ne diyelim? erkekler sapıktır mı? tüm erkekler abaza çomardır mı diyelim? ya da sokaktaki üç beş tipe bakıp 'türk erkeğinin iğrenç ter kokması' 'türkiye' de erkeklerin göbekli oluşu' 'türkiye' deki erkeklerin otuz yaşında kel kalması'' erkeklerin çomar abazalar oluşu' 'türkiye' de erkeklerin erken boşanması' ' türkiye'de erkeklerin kıro oluşu' 'türkiye' de erkeklerin mizah anlayışının kıt oluşu' 'türkiye' de erkeklerin kaba oluşu' gibi vs vs başlıklar mı açalım? uğraşacak daha önemli şeyler var sayın yazarlar.
not. yo hayır, başlıkları üzerime alınmıyorum. sadece bu kadar çok kadın başlığı görmek ülke geleceğine olumsuz bir bakış geliştirmeme neden oluyor. mesela tartışılacak kitaplar var, müzik var, filmler var, teknolojik gelişmeler var, siyasi olaylar var, felsefi edebi akımlar var, tarihi olaylar var. hatırlatma ihtiyacı duydum, ve bunun için de inanılmaz üzgünüm.
not 2. tüm erkek yazarlar lütfen alınmasınlar. tanımlarını okumaktan keyif aldığım, bilgilerini, deneyimlerini, duygu ve düşüncelerini samimiyetle paylaşan, ve kadınlardan başka bir sürü işi gücü olan kıymetli yazarlara selam olsun. eminim siz de en az benim kadar bıkkınsınızdır.
not 3. tabii ki engellemek daha iyi bir çözüm, ama yine de belki dedim, ayna tutmak bir işe yarar.
not. yo hayır, başlıkları üzerime alınmıyorum. sadece bu kadar çok kadın başlığı görmek ülke geleceğine olumsuz bir bakış geliştirmeme neden oluyor. mesela tartışılacak kitaplar var, müzik var, filmler var, teknolojik gelişmeler var, siyasi olaylar var, felsefi edebi akımlar var, tarihi olaylar var. hatırlatma ihtiyacı duydum, ve bunun için de inanılmaz üzgünüm.
not 2. tüm erkek yazarlar lütfen alınmasınlar. tanımlarını okumaktan keyif aldığım, bilgilerini, deneyimlerini, duygu ve düşüncelerini samimiyetle paylaşan, ve kadınlardan başka bir sürü işi gücü olan kıymetli yazarlara selam olsun. eminim siz de en az benim kadar bıkkınsınızdır.
not 3. tabii ki engellemek daha iyi bir çözüm, ama yine de belki dedim, ayna tutmak bir işe yarar.
devamını gör...
tartışmayı bilmeyen insan
türkiye'de bol bulunan lüzumsuz şey. şey kelimesini bilerek kullandım. insanı insan yapan bazı vasıflar olmazsa, karşınızdaki insan olmaktan çıkıp "bir şey"e dönüşüyor, ne olduğunu anlamlandıramadığınız...
insan olmak en başta düzgün bir üslup gerektirir. "o bana dedi önce, o başlattı" gibi bahanelere sığınıp tartışırken ağzını bozan tipleri sevmem. demek ki zaten farkınız yok diye düşünürüm. önemli olan o ne derse desin kendi terbiyeni muhafaza edebilmek. yoksa karşılık olarak sövmek o kadar kolay ki...
tartışma adabını, üslubu biliyor diyelim. bu kez devreye at gözlüğüyle bakıp bakmadığı girer. kendi fikirlerini mutlak doğru kabul eden insanla tartışmaya girilmez. bilimsel bir konuda "doğrusu budur" diye diretebilirsiniz sadece ama onda da bir pay bırakarak. zira bilim geliştikçe bildikleri de her zaman olmasa bile, değişir. fakat tartışılan şey kişisel bir fikirse, bunu dayatamazsınız kimseye.
bir şeyi tartışırken onu kimseye kabul ettirme zorunluluğumuz yok. bu böyle ya da bence böyle der, bırakırsınız. üzerinde düşünmek o kişiye kalmıştır. belki de bir süre sonra "düşündüm de sen haklısın" diyecektir, kim bilir.
son olarak, özellikle dini ve politik tartışmalara dikkatli katılın. karşınızdakini doğruyu düşünmek yerine inandığınız fikirlerden nefret ettirme durumuna getirebilirsiniz.
insan olmak en başta düzgün bir üslup gerektirir. "o bana dedi önce, o başlattı" gibi bahanelere sığınıp tartışırken ağzını bozan tipleri sevmem. demek ki zaten farkınız yok diye düşünürüm. önemli olan o ne derse desin kendi terbiyeni muhafaza edebilmek. yoksa karşılık olarak sövmek o kadar kolay ki...
tartışma adabını, üslubu biliyor diyelim. bu kez devreye at gözlüğüyle bakıp bakmadığı girer. kendi fikirlerini mutlak doğru kabul eden insanla tartışmaya girilmez. bilimsel bir konuda "doğrusu budur" diye diretebilirsiniz sadece ama onda da bir pay bırakarak. zira bilim geliştikçe bildikleri de her zaman olmasa bile, değişir. fakat tartışılan şey kişisel bir fikirse, bunu dayatamazsınız kimseye.
bir şeyi tartışırken onu kimseye kabul ettirme zorunluluğumuz yok. bu böyle ya da bence böyle der, bırakırsınız. üzerinde düşünmek o kişiye kalmıştır. belki de bir süre sonra "düşündüm de sen haklısın" diyecektir, kim bilir.
son olarak, özellikle dini ve politik tartışmalara dikkatli katılın. karşınızdakini doğruyu düşünmek yerine inandığınız fikirlerden nefret ettirme durumuna getirebilirsiniz.
devamını gör...