kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çay ile muhteşem giden enfes bisküvi.umarım kalitesi düşmez.ülker de çıkardı,yıllardır piyasada ama denemedim.
devamını gör...

ankara'da, tunalı hilmi caddesi'nde bulunan restoran - pub.

neredeyse kendimi bildim bileli oradadır. sanırım 40 yıldır falan var. bir ara çayyolu'nda da bir şubesi açıldı ama sonra ne oldu orası, bilmiyorum. tunalı'daki hâlâ duruyor.

kumpir dediniz mi kıtır gelirdi akıllara. hafta sonları arkadaşlarla gider, şanslı azınlıktan olup da yer bulabilirsek otururduk biraz. pek kalabalık olurdu. özlüyorum eski zamanlarını.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birisinin iyi yazması / kötü yazması göreceli bir kavram olduğu için çok sağlıklı sonuçların ortaya çıkacağını düşünmediğim kıyaslama.
devamını gör...

evrimimizi anlayabilmek için geçmişimize bakmamız gerekiyor.

bizden sonra gelecek nesiller, bilim kurgu filmlerindeki gibi yüksek teknoloji makineler yüklenmiş, uzuvları kendiliğinden çıkan, gözlerine kamera yerleştirilmiş insan-robot karışımı 'sayborg' kuşağı mı olacak?

insanlar, biyolojik ve yapay varlıkların melezine mi dönüşecek? yoksa, daha kısa ya da daha uzun, daha kilolu mu olacağız? ya da acaba farklı cilt rengiyle farklı yüz hatları, özelliklerine sahip varlıklara mı dönüşeceğiz?

tabii ki bilmiyoruz, ama bu sorunun yanıtını bulmak için insanların bir milyon yıl önce nasıl göründüğüne bakabiliriz. o dönem 'homo sapiens' (insan) yoktu. bir milyon yıl önce muhtemelen homo sapien türlerinin farklı çeşitleri vardı. bunlara, 'homo erectus' (dik insan) ve modern insanlar ile benzerlikler taşıyan ama neandertallerin anatomisinden daha ilkel yapıya sahip olan 'homo heidelbergensis' (heidelberg insanı) dahil.
daha yakın tarihlerde, son 10 bin yıl boyunca insanların uyum sağlaması gereken büyük değişiklikler oldu. tarıma bağlı yaşam ve mahsuller, bilimin yardımıyla çözdüğümüz bazı sağlık sorunlarına yol açtı. örneğin diyabet tedavisinde insülin kullanımı. görünüş olarak da insanlar daha kilolu, bazı bölgelerde de daha uzun oldu.

ekosistem ve çevreyle ilgili konularla ilgilenen 'grand challenges in ecosystems and the environment' adlı girişimde görevli dr. jason a. hodgson şu yorumu yapıyor:

"bundan bir milyon yıl sonrasını öngörmek tamamen bir spekülasyon olur. ama genetik farklılıklar hakkında bilinenler ile demografik değişimin ilerleyişine dair modellemeleri birleştirerek biyoinformatik aracılığıyla daha yakın geleceği öngörmek tabii ki mümkün."

bazı topluluklar arasında doğum oranları da farklılık gösteriyor. örneğin afrika'da nüfus hızla artıyor; dolayısıyla buralardaki genler de küresel nüfus seviyesine göre daha hızlı artıyor. daha açık tenli toplulukların yaşadığı bölgelerde doğum oranları daha düşük. hodgson, cilt renklerine bakıldığında küresel olarak daha koyu renkli nüfusların artacağı öngörüsünde bulunuyor:

"koyu tenin küresel olarak daha açık tenlilere oranla daha hızlı arttığı neredeyse kesin. bundan birkaç kuşak sonrası ortalama bir kişinin şimdikinden daha koyu ten rengine sahip olmasını bekleyebiliriz."

peki ya uzayda neler olabilir? eğer insanlar mars'ı sömürge haline getirirse bizim görüntümüz nasıl evrimsel dönüşüme uğrayabilir?

yer çekiminin düşük olmasıyla vücudumuzdaki kasların yapısı da değişebilir. belki de kollarımız ve bacaklarımız daha uzun olacak.

daha soğuk, buzul çağı benzeri bir iklimde, neandertaller gibi vücut tüylerimiz daha yoğun, bedenlerimiz daha kilolu olur mu?

bilmiyoruz. ama insanların genetik varyasyonları kesinlikle artıyor.

hodgson, dünya genelinde insan genomlarındaki 3,5 milyar baz çiftten her birinin, her yıl en az iki yeni mutasyon geçirdiğini söylüyor. bu hayli şaşırtıcı bir durum. bundan bir milyon yıl sonra hala aynı görünüme sahip olmamızın da neredeyse imkansız olduğunu gösteriyor.
devamını gör...

hem kendisinin hem de arkadaş ortamının ahlaksız ve gevşek olduğunu anlayabileceğiniz insandır.

bazı şeyler özel kalmalıdır.
devamını gör...

kaba etimi kaldırmakta zorluk çekiyorum yeap.
devamını gör...

sabır
devamını gör...

birinin yazım yanlışlarına dem vurursanız insanlar da sizin cümlelerinizi kontrol edip yanlış arar. kimse kimseyle uğraşmasa mutlu mesut geçinsek. çok mu zor?
devamını gör...

şile sahil

1) resimyukle.imageupload.work...
2)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ama duvara bantlanan muz sanat eseriydi, hani?
devamını gör...

siz de canınız sıkılınca sahibinden.com'da arabalara bakıyor musunuz..?
edit: geneli ev bakıyormuş..
devamını gör...

yunan dilinde insan kelimesi ve yeme eyleminin birleşiminden oluşan kelime ve/veya ifade. kanibalizm ile sıklıkla karıştırılsa bile esasen antropofaji yalnızca insan eti yeme durumunu -buna hayvanların insan eti yemesi durumu da dahil- karşıladığından ötürü kanibalizm gibi bütün türler arasındaki yamyamlığın ifadesi olan bir kelime antropofaji'den oldukça ayrı bir konumdadır. antropofaji'ye ilk olarak herodot'un historía'sında anthropophage/anthropophagus isimli mitolojik yaratıklarda rastlanır. daha sonra william shakespeare'in the tragedy of othello, the moor of venice'ında -1. perde 2. sahne / othello tarafından- bu yaratıklara atıfta bulunulmaktadır. yine buna benzer başka bir atıf ise ünlü romalı yazar gaius plinius secundus maior'un naturalis historia'sında da şu şekilde yer alır:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
anthropophagus genelde kafası bulunmayan, insanlardan daha farklı bir tür olarak aktarılmaktadır. antropofaji'ye geri dönersek eğer; vahşi hayvanlar tarafından yenilme durumunu dışarıda tuttuğumuz takdirde insanlar arasında çeşitli sebeplerden ötürü -ritüeller dahil- yamyamlık durumlarının tamamı antropofaji olarak değerlendirilmektedir ama tüm kanibalizm vakaları antropofaji ile ilgili değildir.
devamını gör...

nihal'i harcayacaklar matmazel.
devamını gör...

evin ekmek parasını pavyonda yemişsin hissi yaratan durumdur.
(bkz: bir kere de işine yarayan şeyler al kızım)
devamını gör...

günaydın herkese, gönül isterdi ki her sabaha şöyle bir günaydın



ve şöyle bir şarkı ile başlayalım



ama yapabileceğimiz en iyi şey "günaayyyydınnn sööözlüüük" yazabilmek oluyor.

not: sabah kahvaltısı niyetine * radyo yayını niye yok. şöyle neşeli bir moderatörümüz yok mu sabahları bizi canlandırsın sohbeti ve playlistleri ile. benimki sadece basit bir istek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

özellikle artık paralarını harcayacak yer bulamayan insanlarda görülen durum. bir tuval alıp karsına bir iki fırça darbesi vursanız doğru bir stratejiyle 100 binlerce dolara satabilirsiniz. ya da bir sanat galerisinde duvara muz yapıştırıp buna sanat diyebilirsiniz. *
sanat anlayışı herkes için farklıdır. ama akıl var mantık var be kardeşim.
çağın getirisiyle fotoğrafları da sanat eseri sayarsak * buna bir meme fotoğrafının yüksek meblağlara satılması, ya da bir sürü fotoğrafların kolaj yapıldığı bir fotoğrafın da edeceğinden kat kat fazla fiyat biçilerek satılabilmesi de örnek verilebilir.
disaster girl meme’inin fotoğrafının 430 bin dolara satılması
bu da başka bir örnek
ünlü muzumuz
bir örnek daha: jackson pollock’un no.5 adlı eseri.
devamını gör...

eğer birini kaybetmekten kokuyorsaniz, korkmak için bir sebebiniz vardır ve dostlar eğer sebebiniz varsa birgün kesinlikle kaybedersiniz.
devamını gör...

ruhuma kemoterapi uygulamak, ruhumdaki ödemi almak, ruhuma anjiyo yapmak. ruh kanseriyle mücadele ediyorum ve en iyi tedavi yöntemi olarak da zırvalamayı, kendini ifade etmeyi, içini dökmeyi bulduk doktorumla yaptığımız istişareler sonunda.

2011'de, psikolojiyle ilgili olan bir büyüğüm bana dedi ki, yaz. sana iyi geleceğini düşünüyorum. bir süre sonra, internette bir şeyleri araştırırken tesadüfen uludağ sözlük'ü keşfettim. orda da yazıyordu aradığım şeyle ilgili bir şey. birkaç gün oraya baktım ve sonunda üye oldum. 18 gün sonunda da yazarlık onaylanınca serüven başladı. ilk başlarda bir şey anlamadım doğrusu. zamanla hoşuma gitti sözlük yazarlığı. yazarken de yüzümde bir tebessüm oluşuyordu nedensiz...yazdım yazdım yazdım, yazdıkça yazmak geldi içimden. sınırsız bir şekilde saçmalama özgürlüğüm vardı ve bu benim için bir ilkti. bazen gönder deyince sesli güldüm. yazdıklarım beğenilince sevindim çocuk gibi.

kimse için yazmadım, kimseyi kızdırmak yahut mutlu etmek için yazmadım, birileriyle sohbet etmek için yazmadım; sadece ve sadece kendim için yazdım. kendimi ifade edemediğim zamanlarda sıkıntı yaşadığımda, yazmaya başlar başlamaz iyi hissettim. her bir harf, oluşturduğum her bir cümle tutunmama yardımcı oldu. hiçbir zaman da bilerek ve isteyerek birilerini incitmedim. bir gün yazmayı, kendimi ifade etmeyi bıraktığımda rahatlamış olarak gideceğim.

au revoir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim