yazarların an itibarıyla düşündüğü şey
ne zamana buluşacağız arkadaşlarla, bunu düşünüyorum.
evden tiksiniyorum artık. *
evden tiksiniyorum artık. *
devamını gör...
hz. muhammed
(bkz: sallallahu aleyhi ve sellem)
devamını gör...
arnavutluk
1939 yılında italya tarafından işgal edilmiş ülke. arnavutluk 1925 yılında italya ile hem ekonomik ve askeri alanda sıkı ilişkiye girmişti, hatta öyle ki ordunun eğitimi ve yönetiminde italyan subaylar yer alıyordu. italya arnavutluk'u mare nostrum, yani italya'nın akdeniz üzerinde etkisini arttırmaya çalıştığı yayılmacı dış politikası doğrultusunda italya arnavutluk'u barışçıl yollarla italya'nın bir sömürgeye çevirmek istiyordu.

italya'nın arnavutluk üzerine hak iddiasını venedik cumhuriyeti üzerinden ve iki toplumun ırksal yakınlıklarından hak iddia ediyordu. arnavutluk görüldüğü üzere yunanistan'nın işgali için bir basamak noktası olarak ve italya adriyatik denizinde güçleneceği için arnavutluk'ın bir şekilde alınması önemliydi.
1939 yılında italya arnavutluk kralı zog'a arnavutluk'ta italya'ya bağlı olmasını teklif ettiler ve karşılığında para teklif ettiler. kral bu teklifi reddetti ve bu ültimatomu halktan saklamaya çalıştılar. ancak bu sırada arnavutluk hükümeti dağılmıştı. kral savumayı dağlarda yürütmeyi planlamıştı ancak italya arnavutluk'a karşı rahatça sabotaj girişimlerinde bulunmuştu. italya arnavutluk topçularını etkisizleştirmiş ve mühimmat depoları sabote edilmişti. bu yüzden direniş sadece yerel gruplara kalmıştı onlar ise başarısız olmuştu. kral ise yunanistan'a kaçmıştı.
işgalden sonra arnavutluk'ta kukla bir hükümet kurulmuştu. italya yugoslavya'yı işgal ettikten sonra kukla hükümetin sınırları genişlemişti. bu kukla hükümet bölgede ayrıca sırpları ve yahudileri katletmiştir.

işgale ve kukla hükümete karşı, komünist enver hoxha liderliğinde direnilmeye çalışmıştır. savaş bitince ise iktidarı komünistler almıştır.
(bkz: enver hoxha)
(bkz: ahmet zogu)

italya'nın arnavutluk üzerine hak iddiasını venedik cumhuriyeti üzerinden ve iki toplumun ırksal yakınlıklarından hak iddia ediyordu. arnavutluk görüldüğü üzere yunanistan'nın işgali için bir basamak noktası olarak ve italya adriyatik denizinde güçleneceği için arnavutluk'ın bir şekilde alınması önemliydi.
1939 yılında italya arnavutluk kralı zog'a arnavutluk'ta italya'ya bağlı olmasını teklif ettiler ve karşılığında para teklif ettiler. kral bu teklifi reddetti ve bu ültimatomu halktan saklamaya çalıştılar. ancak bu sırada arnavutluk hükümeti dağılmıştı. kral savumayı dağlarda yürütmeyi planlamıştı ancak italya arnavutluk'a karşı rahatça sabotaj girişimlerinde bulunmuştu. italya arnavutluk topçularını etkisizleştirmiş ve mühimmat depoları sabote edilmişti. bu yüzden direniş sadece yerel gruplara kalmıştı onlar ise başarısız olmuştu. kral ise yunanistan'a kaçmıştı.
işgalden sonra arnavutluk'ta kukla bir hükümet kurulmuştu. italya yugoslavya'yı işgal ettikten sonra kukla hükümetin sınırları genişlemişti. bu kukla hükümet bölgede ayrıca sırpları ve yahudileri katletmiştir.

işgale ve kukla hükümete karşı, komünist enver hoxha liderliğinde direnilmeye çalışmıştır. savaş bitince ise iktidarı komünistler almıştır.
(bkz: enver hoxha)
(bkz: ahmet zogu)
devamını gör...
istavroz
pek yaygın olarak bilinmese de; istavroz çıkarırken yapılan hareketlerin bir diğer anlamı da; inanışa göre isa'nın babasız dünyaya gelmesinden mütevellit; meryem'in insanlara seslenişidir. şöyle ki; sağımdaki solumdaki melekler şahittir ki; karnımdaki çocuk alnımın akıdır.
devamını gör...
kadınların eskisi kadar zor olmaması
çünkü artık kadınlar toplumun onlar hakkında ne dediğini umursamıyor. erkeklerin kendilerini; namuslu, namussuz, zor, basit, kolay, eğlenilecek, evlenilecek kategorilerinden hangisine koyduğu umurlarında değil. çünkü artık kadınların tek derdi namusunu ve hamaratlığını bir erkeğe kanıtlayıp evlenmek değil. kadınlar şimdi değil her zaman böyleydi. erkekler gibi istediklerini yapıp yargılanmamayı her daim isterlerdi. şimdi buna özgürlük adı altında yozlaşmak diyen olacaktır. ancak dedelerimiz, atalarımız her daim özgürdü, istediklerini yapıp kimseye hesap vermeme hakları vardı. şimdi kadınlar toplumu umursamayı bıraktı diye mi yozlaştık?
devamını gör...
saatleri ayarlama enstitüsü
okuduğumdan beridir aklıma takılmış bir şey var bu kitapla alakalı. yazar 2 dönemi anlatır aslında kahramanının özelinde. cumhuriyet öncesi ve cumhuriyet sonrası.
kitabı okurken, arapça bilmiyorsanız sözlüksüz okuyamıyorsunuz kitabı. şahsen 4 büyük sayfa kelime yazmıştım anlayamadığım. o anlarda içimden "kitap bitene kadar 20 sayfa kelime yazacağım herhalde" demiştim. okurken farketmemiştim ama o sayfalardan sonra bir daha kelime not almadım, çünkü her şeyi anlamaya başlamıştım. yazarın cumhuriyetin ilanından sonraki kısmı anlatmaya başladığını anladım kitap bittikten sonra. sanki tanpınar satırlardan "cumhuriyetin değerini bilin!" diye bağırıyordu.
kitabı okurken, arapça bilmiyorsanız sözlüksüz okuyamıyorsunuz kitabı. şahsen 4 büyük sayfa kelime yazmıştım anlayamadığım. o anlarda içimden "kitap bitene kadar 20 sayfa kelime yazacağım herhalde" demiştim. okurken farketmemiştim ama o sayfalardan sonra bir daha kelime not almadım, çünkü her şeyi anlamaya başlamıştım. yazarın cumhuriyetin ilanından sonraki kısmı anlatmaya başladığını anladım kitap bittikten sonra. sanki tanpınar satırlardan "cumhuriyetin değerini bilin!" diye bağırıyordu.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük...
ama öyle, ne kadar işe yaramaz, saçma sapan, bomboş bir senaryo olacağını öngörmenize rağmen, o kahrolasıca 'bir umut' izlemeye başladığınız yerli yapım bir diziyi, 3 sezon takip etmişsiniz de (bkz: atiye (dizi)) ( yaklaşık 16 saat yapıyor, o da ömrünüzde hemen hemen 1 güne denk geliyor), üçüncü sezon son bölümde ekrana ağız dolusu küfür ede ede önünüzdeki tüm patlamış mısırları fırlatmışsınız gibi sizi, ömrünüzden koca bir günün boşa gittiği gerçeğiyle yüzleştiren bir günaydın değil elbet...
seyircinin kafasında uyanan bütün soru işaretlerini cevapsız bırakmamış, beklentilerin çok üstünde bir metin ve kurguyla gönülleri fethetmiş, içerisinden en az 2 filmlik hikaye ayıklayabildiğiniz, klişelerden çooook uzak bir dizi gibi günaydın...
ama öyle, ne kadar işe yaramaz, saçma sapan, bomboş bir senaryo olacağını öngörmenize rağmen, o kahrolasıca 'bir umut' izlemeye başladığınız yerli yapım bir diziyi, 3 sezon takip etmişsiniz de (bkz: atiye (dizi)) ( yaklaşık 16 saat yapıyor, o da ömrünüzde hemen hemen 1 güne denk geliyor), üçüncü sezon son bölümde ekrana ağız dolusu küfür ede ede önünüzdeki tüm patlamış mısırları fırlatmışsınız gibi sizi, ömrünüzden koca bir günün boşa gittiği gerçeğiyle yüzleştiren bir günaydın değil elbet...
seyircinin kafasında uyanan bütün soru işaretlerini cevapsız bırakmamış, beklentilerin çok üstünde bir metin ve kurguyla gönülleri fethetmiş, içerisinden en az 2 filmlik hikaye ayıklayabildiğiniz, klişelerden çooook uzak bir dizi gibi günaydın...
devamını gör...
1 mayıs işçi ve emekçi bayramı
ağırlıklı sağ hatta siyasal islam görüşlü işçi sınıfının içselleştirmediği emek bayramıdır. umarım bir gün tüm dünyanın işçileri birleşir, kıymetini bilerek kutlarız.
yaşasın emeğin hakkı, yaşasın emeğin bayramı.
yaşasın emeğin hakkı, yaşasın emeğin bayramı.
devamını gör...
kışı güzel kılan detaylar
sokağı gören bir pencereye sahip olmak, karın yağışını izlerken kalorifere yapışmaktır.
devamını gör...
kazıklı maria
(bkz: bitti demediniz mi lan)
devamını gör...
çağımızın hastalığı
linç kültürü ve tahammülsüzlük.
devamını gör...
nişanlısı tarafından katledilen 16 yaşındaki genç kız
16 yaşında ve ailesinin zoruyla nişanlanmış.. şimdi ailesine sormak lazım evlendirmek istedikleri kızlarının ölümüne sebep oldukları için mutlular mı, namusları korunmuş mu?
şiddet cezaları caydırıcı değil. acilen bu varlıklar için caydırma kuramına yönelik işlemler yapılmalı. vicdanı olan susmaz, görmezden gelmez.
şiddet cezaları caydırıcı değil. acilen bu varlıklar için caydırma kuramına yönelik işlemler yapılmalı. vicdanı olan susmaz, görmezden gelmez.
devamını gör...
30 bin takipçili instagram hesabı olan kadınla sevgili olmak
ünlü biriyle sevgili olan kişinin durumu.
devamını gör...
iz bırakan kitap karakterleri
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
yalnız kalmaktan ölesiye korkuyorum. hatalarım hep bu yüzden.
devamını gör...



