tanımları beyin ödül yolumu çoşturan yazar.
devamını gör...

(bkz: kedi)

edit: yalnız değilmişim ya lan. swh.
devamını gör...

nazım hikmet ran' ın aynı adlı şiirinden zülfü livaneli tarafından bestelenmiştir. zülfü livaneli şöyle anlatır:

bestecilik dünyanın en zevkli uğraşlarından birisi. bir odada yapayalnızken, bir enstrümanın üzerine eğilerek ezgiler oluşturmanın tadı dünyada hiçbir şeyle ölçülemez. hele bu bestelerin kitlelere ulaştığını, yüzbinlerce kişinin hep bir ağızdan söylediğini görmek bir besteci için sevinçlerin en büyüğüdür. ben şanslı besteciler arasında sayıyorum kendimi. stockholm’deki yalnız yıllarımda, evimin yanındaki karlı ormanda dolaşarak oluşturduğum karlı kayın ormanı, paris’te bir akşamüstü bestelediğim ‘yiğidim aslanım burda yatıyor’ ve bunun gibi bir çok beste hem kitlelerin yüreğinde yer tuttu, hem de dünyanın çeşitli yörelerinde çok büyük solistler tarafından ayrı dillerde okundu. kendimi hiçbir zaman sadece yorumcu olarak görmedim: bir ses sanatçısı değilim ben. kendi bestelerimi, bir de müthiş geleneğimizden seçtiğim bazı deyişleri seslendiriyorum. ne yazık ki türkiye’de besteci ve yorumcu ayrımı pek fazla yapılmaz.

kaynak

devamını gör...

harika bir parçayla başlayarak kulaklarımızın pasını silecek kaliteli yayın.emeği geçen herkese teşekkürler.
devamını gör...

en sevilen tatlı - en sevilen taytlı.
devamını gör...

-kilo. bu zaten benim yıllardır uğraştığım konu, fazla açıklamaya gerek yok.
-moral. canı sıkkın birine verdiğiniz moral, hem onu hem de sizi rahatlatır.
-dosyalar.* uzun süre üzerinde uğraştığım dosyayı bitirip sahibine verdiğimde acayip rahatlıyorum.
-harçlık. her gün çocuklara veriyorum, üzerimden büyük bir yük kalkıyor.
-akıl/fikir. samimi olarak size fikir danışan birine fikir vermek ve bir gün sizin fikirlerinizle hayatına yön verdiğini görmek acayip güzel bir his.
-umut. kalbi kırık, umudu tükenmiş birine "sen yaparsın" demek ne rahatlatıcı bir şey.
-evdeki fazla eşyalar. muhakkak ihtiyaç sahiplerine verin, nereden bulacağım diyorsanız, belediyeyle irtibata geçin, çoğu belediye gelip evinizden alıyorlar.
-elektronik atıklar. evinizde eski telefon, bilgisayar veya başka elektronik ev eşyaları varsa, kesinlikle çöpe atmayın. elektronik atık firmaları var, onlarla irtibata geçin. büyük bir şehirdeyseniz, evinizden gelip alıyorlar ve o atıklardan elde ettikleri parayla köy okullarına bilgisayar alıyorlar, size de fotoğraflarını gönderiyorlar. atıklarınızın, köy çocuklarına bilgisayar olması muhteşem bir şey..
-yüz. hak eden, sevdiğiniz birine yüz vermek, iyidir, güzeldir, hoştur.
devamını gör...

kendini anlatamamak, anlaşılmamak.
devamını gör...

peter pan.
devamını gör...

geri kalmış bir ülke demeyelim de, siyasi politikaların yol açtığı durum diyelim. yoksa gayet güzel bir ülkeyiz. siyasal politikalar din gözetilmeksizin yapılsa toplumsal zihniyet en azından bu şekilde olmazdı.
t: türkiye'nin çok geri kalmış bir ülke olduğu gerçeği.
devamını gör...

sevgili kalbim!
neden hala apartman boşluğunun
gün ışığı görmeyen penceresinde
kuş sesleri beklersin?

(bkz: ali lidar)
devamını gör...

eşimi tanıdığım andan beri hep cüzdanımda taşıyorum fotoğrafını.
devamını gör...

uzak doğu karate filmleri. bir dönem abiyi kardeşe kırdıran, uçan tekme denemelerine sebebiyet veren filmler.
devamını gör...

eski adıyla çingene, şimdiki adı roman olan vatandaşların bol olduğu bir yerdir. normal polis oradaki "işlerle" uğraşmak istemediğinden, arada bir binden fazla narkotik polisi operasyon yapar.
devamını gör...

kahve eşliğinde kitap okumak
devamını gör...

bir arkadaşım heyecanla bir şey anlatırken evde telefon çekmiyor diye anlamadığımdan anlamış gibi yaparak ortamı bozmuyorum.bir de üstüne anlamadığım konu için yorum yapıyorum, gülüyorum falan .
devamını gör...

nick değiştirebiliyorsak eğer;
yoldaş benjamin nihat franklin olsun, doğu-batı sentezine ek olarak, türk-islam sentezi hatta bir aylığına yoldaş yerine
ihvanı-ı benjamin franklin ismi ile siyasal islam mahlaslı yöneticilik istiyoruz.
buradan
devamını gör...

çok fazla tutmayacak olan yağıştır. mevcut iklimden dolayı 24 saat içinde eriyip gideceğini düşünüyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hassasiyetlerini silah gibi kuşanıp toleranssızlıklarını yaymak için elinden geleni yapmaya çalışan zehirli bir zihniyetin yaratmaya çalıştığı algı. karl popper'ın tolerans paradoxu diyerek yüz yıl önce maskesini düşürdüğü bir kesime yüz yıldır uyanamayan milletin suçu da bu algıcı tiplerin yükselişinde aşikardır.
devamını gör...

+lütfen ateş etmeyin, ben polonyalıyım.
-peki neden o lanet alman paltosunu giyiyorsun?
+üşüyorum.

piyanist.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim