bilim, sanat ve kültüre önem verilmemesi,
adalet, özgürlük ve en nihayetinde hukuk sisteminin düzgün çalışmaması diye uzar gider bu liste.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

affetmektir.

sizi üzeni bağışlayın böylece size verdiği zararı giderebilir ve yaralarınızı sarıp kendinize gelebilirsiniz.

zamana bırakmak yada unutmaya çalışmak, sizi yarım yamalak yaşamak zorunda bırakır, hep bir yeriniz inceden kanar. affedin, zor olabilir bu ama affedin bu sizin ne kadar yürekli olduğunuzu gösterir.

affetmek için kimseden özür beklemeyin, buna da ihtiyacınız yok.
devamını gör...

hala çaylak olmam üzse de kafa sözlüğe katıldığımdan beri sosyal medya hesaplarımı kullanmıyorum. hem kafamı dağıtıyor hem eğleniyorum.
devamını gör...

sözlükte ilk yazmaya başladığımdan beri adını sıkça gördüğüm bir yazardır. elim ilk başlarda favorilemeye gitmezdi.bu yazar sayesinde çok beğendiğim yazıları favori yapmaya başladım. eskiden beri tanıdığım biri gibi geliyor bana, ismini gördüğümde çok mutlu oluyorum. birlikte burada hep yazalım olur mu? keyifle yazmalar...
devamını gör...

hak ettiği cevabı verip göndermiş. ağzına, yüreğine sağlık. bunların anladığı dil bu maalesef. bile isteye kötü olmayı seçip, çıkarları için kötülüğü savunan insanlar bunlar.
devamını gör...

güçlü insan aklını duygularından arındıran insandır demiş olan komutan.
devamını gör...

insanın içini burkan nazım hikmet ran şiiri. inanılmaz bir öfke, insanın boğazına dizilen bir üzüntü ve adını koymaya cüret edemediğim pek çok şey içeriyor bu şiir. cümleler insanın etine kendi tırnağını geçirdiği bir noktada öylece havada asılı duruyor.


buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz.
biliyorum, ben uyurken
hücreme pencereden girdiniz.
ne ince boyunlu ilâç şişesini
ne kırmızı kutuyu devirdiniz.
yüzünüzde yıldızların aydınlığı
başucumda durup el ele verdiniz.
buyrun, oturun dostlar
hoş gelip sefalar getirdiniz.

neden öyle yüzüme bir tuhaf bakılıyor?
osman oğlu hâşim.
ne tuhaf şey,
hani siz ölmüştünüz kardeşim.
istanbul limanında
kömür yüklerken bir ingiliz şilebine,
kömür küfesiyle beraber
ambarın dibine...


şilebin vinci çıkartmıştı nâşınızı
ve paydostan önce yıkamıştı kıpkırmızı kanınız
simsiyah başınızı.
kim bilir nasıl yanmıştır canınız...

ayakta durmayın, oturun,
ben sizi ölmüş zannediyordum,
hücreme pencereden girdiniz.
yüzünüzde yıldızların aydınlığı
hoş gelip sefalar getirdiniz...

yayalar-köylü yakup,
iki gözüm, merhaba.

siz de ölmediniz miydi?
çocuklara sıtmayı ve açlığı bırakıp
çok sıcak bir yaz günü
yapraksız kabristana gömülmediniz miydi?

demek ölmemişsiniz?

ya siz?
muharrir ahmet cemil?
gözümle gördüm
tabutunuzun toprağa indiğini.

hem galiba
tabut biraz kısaydı boyunuzdan.

onu bırakın ahmet cemil,
vazgeçmemişsiniz eski huyunuzdan,
o ilâç şişesidir
rakı şişesi değil.
günde elli kuruşu tutabilmek için,
yapyalnız
dünyayı unutabilmek için
ne kadar çok içerdiniz...

ben sizi ölmüş zannediyordum.
başucumda durup el ele verdiniz,
buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz...

bir eski acem şairi:
«ölüm âdildir» — diyor, —
«aynı haşmetle vurur şahı fakiri.»

hâşim,
neden şaşıyorsunuz?
hiç duymadınız mıydı kardeşim,
herhangi bir şahın bir gemi ambarında
bir kömür küfesiyle öldüğünü?


bir eski acem şairi:
«ölüm âdildir» — diyor.
yakup,
ne güzel güldünüz, iki gözüm.
yaşarken bir kerre olsun böyle gülmemişsinizdir...
fakat bekleyin, bitsin sözüm.
bir eski acem şairi:
«ölüm âdil...»
şişeyi bırakın ahmet cemil.
boşuna hiddet ediyorsunuz.
biliyorum,
ölümün âdil olması için
hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz...


bir eski acem şairi...
dostlar beni bırakıp,
dostlar, böyle hışımla
nereye gidiyorsunuz?
devamını gör...

ıncir kayısı ya da hurma arası ceviz. çok da lezizdir efenim.
devamını gör...

yarım saat önce sarmayı bitirdiğim, vücudumun ağrımasına sebebiyet veren meşşakatli yemek.. bugün yaprak sarma günü mü? hahahahahahaha
devamını gör...

2018 yapımı serra yılmaz yönetmenliğinde senaristliği murat dişli'nin üstlendiği komedi filmi.

film 2016 yılında çekilmiş italyan yapımı perfetti sconosciuti'nin türk sinemasına kaçırılmış versiyonu diyebiliriz.

tek bir mekanda çekilen film çocukluk arkadaşlarının bir akşam yemeğinde buluşup oynadıkları bir oyunu ve sonrasında kaderlerinin nasılda değişebileceğini konu alır.

konu çocukluk arkadaşları olunca nasılda çocuklaşırız değil mi? ama kahramanlarımız sadece çocuklalmıyor her şeylerini bildiklerini sandıkları arkadaşlarının sırlarına talip oluyorlar.

gece boyu tüm telefonlar masada olacak gelen tüm aramalar hopörlerden yapılacak ve mesajlar sesli okunacak. zaten birbirlerinin her şeylerini bilen bu 7 arkadaş için sorun teşkil etmemeli bu durum değil mi? bazı maskeler düşecek bazı gerçekler ortaya çıkacak bazı ilişkiler çatırdayacak...

oyuncular belçim bilgin, buğra gülsoy, şükrü özyıldız
leyla lydia tuğutlu, serkan altunorak, şebnem bozoklu ve çağlar çorumlu olunca ekibe diyecek pek bir şey kalmıyor.

film bizi cebimizdeki yabancıya karşı uyarıyor mu ne dersiniz? serra yılmaz'ın ilk yönetmenlik deneyimi olan film eleştirilse de beğeni de topluyor.

ben filmi izlediğimde beğenmiştim. çok avrupai diyenler olmuş ama şuan ki türkiye'yi ya görmeyenlerin ya da görmezden gelenlerin yorumu gibi geldi bana. uyarlama olduğundan ve canım memleketime yakışmayan(!) karakterler barındırdığından da yapılmış olabilir bu yorumlar.

iyi seyirler tabi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sigarasini tüttürürken bir yandan piyano calmasina hasta oldugum rus muzisyen. bana cok cool gelen ender insanlardan biridir kendisi. wikipedia bilgisine gore 1984 dogumlu. piyano disinda gitar ve davul da caliyor. turkiye'de rusya'dan daha cok sevildigi soyleniyor ki istanbul, ankara, izmir, mersin ve bircok sehrimizde konserler vermis. ilgili muzisyenin de turkiye'ye karsi ekstra bir sempatisi varmis ama. bircok yazar arkadas gibi vals bestesini favorilerimin basinda geliyor.


carousel bestesi de bence valse kadar muthis bir parca. geceleri yildizlari izlemeyi seviyorsaniz, arka fonda su parcayi bir kere de olsa calin derim. verdigi his tek kelimeyle muhtesem...


eastern serenade kulturumuze ait ezgilerden olusan bir parca. ben oldukca sevdim, tavsiye edilir.


ekran bestesi cello, keman ve akordiyon uclusunden olusmus parca, daha agir tempoda, daha slow bir beste. en sevdiklerimin arasinda yer alir evet.


faulkner's sleep insani bambaska diyarlara goturen bir parca. ne zaman bunu dinlesem nedenini bilmeksizin gozumun onune sessiz sakin akip giden bir irmak gelir.


jane maryam en az vals kadar unlenmis bir diger beste. bu parcanin ritmini, kulakta biraktigi o tini asiri hosuma gidiyor. benim icin de en sevilenler arasinda...
devamını gör...

sanki yenilgiler kötü bir şeymiş gibi gösterilir ama bu animedeki yenilgi (kimin kim tarafından yenildiğini tabi ki söylemem) inanılmaz derecede müthiş kurgulanmış, insan zekasını ve sunuş denilen kavramın ne kadar önemli olduğunu gösterir.
izlemeyen bin pişman, izleyen izlediğine pişman; çünkü bir daha böylesine zekice kurgulanmış ve yazılmış bir anime izleyemeyecekler.
devamını gör...

müzikleri genellikle oldukça sakindir.pek de hareket ve enerji bulunmaz. bu nedenle dinlenmek ve aynı zamanda hayatın anlamını şöyle bir düşünmek istenen zamanlar için mükemmel bir tercih olabilir.
solistleri olan chris martin özellikle yellow'daki performansıyla sempatikliğini tepeden tırnağa hissettirmiştir bana.
devamını gör...

ders yaparken bir anda masam sallandığı için içimi cız ettiren depremdir. daha önce avize sallanmasına şahit olmuştum fakat masamın sağa sola gitmesi beni gerçekten korkuttu ve bence deprem önceden ankarada olanlara göre uzun sürdü.

işin acı tarafı ise bir saat sonra ödev yetiştirmem lazım ve ben aynı masamda assignment yapmaya devam ediyorum.
devamını gör...

olmayacak iş.

olmaz çünkü kimselere kaptırmam iko'yu. unutun o işi. kodu koduma, rengi rengime denk bi' kere. hatta miko bizim ortak hesabımız. meja'nın m'si ile iko'yu birleştirdik. o yüzden miko'nun radyo programında beni göremiyorsunuz çünkü miko zaten biziz, yani benim, yani iko.

yandı mı devreler? güzel.
devamını gör...

2 kitap fazlam varsa hemen ceza veririm kendime. bitirmek için sıkıştırırım kendimi. çok vicdansızım bu konuda. insan kendine bu kadar çektirir mi?* yapıyorum böyle şeyler. bence siz de yapın. çabuk bitirirsiniz kitapları. en fazla artı iki kitabınız olsun. birikince daha çok gözünüzde büyüyor okumak. benim için sorumluluk gibi bir şey oluyor, ki öyle olmamalı. yavaş yavaş sindire sindire okumak varken o kadar kitabın gözümün önünde ne zaman biteceğini bilmeden, vicdan azabını çekerek, sıkıştırırak okumak
çok mantıksız oluyor. bakın işi vicdana vurdum. sırf bu yüzden okuyamayacağımı bildiğim zamanlarda kitap bile almıyorum.
arkanızdan ağlıyor o kitaplar.. yazık..

o kitapları okumakta zorlandığınızda yazımı tekrar tekrar okuyabilirsiniz. depresyona sokarak okuturum.* bir motivasyon gibi düşünün. haydiiii ne bekliyorsun.. başla okumaya..

kamu spotu: önce elinizdeki kitapları bitiriniz sonra yenisini alınız.
devamını gör...

özellikle son dönemlerde kimse eylemleriyle bir başkasını rahatsız edip etmediğini iplemediğinden artık duyduğumda, karşımdaki insana olan saygımın artmasını sağlayan cümledir.
devamını gör...

yahudi duvar ustası ilvıs yorgo efendi ukdesi.

su testisi* su yolunda kırılır. ben bu durumu yaşayanlara sprey olanını öneriyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim