normal sözlük yazarlarının karalama defteri
buraya, bu başlığa hiç, güzel şeyler yazılmadığından bahsetmiş çok sevgili bir yazar arkadaşım. karalayalım. ya da, aklayalım. bugün. böyle söyleyince anlamını yitirir elbet. elbette sana kalmaz hangi anlamın yiteceği. bana da kalmaz, kalmamalı, kalmasın, kalmaması güzel.
güzel arkadaşlık. yeni tanıştık. ya da, henüz. o, beni okur. ben, onu. gıyaben. gayb değil fakat. o zaman tutanamayanlara tutanamayan kadın, uzun zaman sonra uzun bir tanım...
hüzünlü bir parça çalıyor yine arka planda, bak ki bu da şaşmıyor. ismet özel falan da yok odamda ama sesi kulaklarımda. o, beni okur. ben, onu. gıyaben. gayb değil ancak.
mutlu olmak zor, sözlük, sevgili yazarlar. her şeyi, düzeltmeye, kalkışmanın, yok ettiği de olmamak gerek fakat. cümleler devrilsin. siz devrilmeyin. çünkü cümlelere de... size de...
diyenler olacaktır elbet. elbette cüreti pek âlâdır densizlerin. senden bekler sonra; güvenlikçisi, kasabı, bakkalı... bekler de bekler. döngü bile düzgün çalışmaz. birazdan binip gideceğin eski kırmızı külüstür bile bekler.
olsun. sen, seni anlayana mucizesin. olsun. izin verme! sana çirkin demelerine. dalgalanan acılar, yürek burkan; gam, keder arasına serpiştirilmiş saadetin. bırak. mutlu ol. olsun. mutlu ol sözlük.
güzel arkadaşlık. yeni tanıştık. ya da, henüz. o, beni okur. ben, onu. gıyaben. gayb değil fakat. o zaman tutanamayanlara tutanamayan kadın, uzun zaman sonra uzun bir tanım...
hüzünlü bir parça çalıyor yine arka planda, bak ki bu da şaşmıyor. ismet özel falan da yok odamda ama sesi kulaklarımda. o, beni okur. ben, onu. gıyaben. gayb değil ancak.
mutlu olmak zor, sözlük, sevgili yazarlar. her şeyi, düzeltmeye, kalkışmanın, yok ettiği de olmamak gerek fakat. cümleler devrilsin. siz devrilmeyin. çünkü cümlelere de... size de...
diyenler olacaktır elbet. elbette cüreti pek âlâdır densizlerin. senden bekler sonra; güvenlikçisi, kasabı, bakkalı... bekler de bekler. döngü bile düzgün çalışmaz. birazdan binip gideceğin eski kırmızı külüstür bile bekler.
olsun. sen, seni anlayana mucizesin. olsun. izin verme! sana çirkin demelerine. dalgalanan acılar, yürek burkan; gam, keder arasına serpiştirilmiş saadetin. bırak. mutlu ol. olsun. mutlu ol sözlük.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
eleştiremiyorum, yorum yazamıyorum. galiba ben tutuklanmaktan korkuyorum..
devamını gör...
aktif yazar sayısının 3.000 olması
gittikçe çok sesli oluyoruz, maşallahlık durum.
devamını gör...
afgan tacizcinin saldırdığı kızın vefat ettiği iddiası
sorumlusu kafasını kuma gömmüş siyasal islamcı kokuşmuş zihniyettir.
devamını gör...
satyagraha felsefesi
ghandi'nin şu sözüyle özetlenebilecek felsefe:
"nazik bir şekilde dünyayı sallayabilirsiniz"
"nazik bir şekilde dünyayı sallayabilirsiniz"
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan yazarın asıl amacı
profil fotoğrafı koyabilme hakkını kullanmak istemesidir muhtemelen.
neden sürekli insanları eleştirmek için gereksiz şeylere takılıyorsunuz ki ?
neden sürekli insanları eleştirmek için gereksiz şeylere takılıyorsunuz ki ?
devamını gör...
kaplumbağa terbiyecisi
yukarıdaki soruya ithafen;
kaplumbağa terbiyeciliği osmanlı devletinin lale devrinin sefahat, lüks ve görkemli yaşamanı da temsil eden bir meslektir aynı zamanda.
rivayet odur ki: sabahlara kadar süren sazlı sözlü saray eğlencelerinde geceyi aydınlatmaları için sırtlarında mum taşıyan kaplumbağaları eğiten kişidir kaplumbağa terbiyecisi.
osman hamdi bey tabloda, sanayi devriminin ve elektriğin çok gerisindeki osmanlı devletinin geri kalmışlığını eleştirmekle kalmamış, nedenini de gözlerimizin önüne sermiştir fikrimce.
kaplumbağa terbiyeciliği osmanlı devletinin lale devrinin sefahat, lüks ve görkemli yaşamanı da temsil eden bir meslektir aynı zamanda.
rivayet odur ki: sabahlara kadar süren sazlı sözlü saray eğlencelerinde geceyi aydınlatmaları için sırtlarında mum taşıyan kaplumbağaları eğiten kişidir kaplumbağa terbiyecisi.
osman hamdi bey tabloda, sanayi devriminin ve elektriğin çok gerisindeki osmanlı devletinin geri kalmışlığını eleştirmekle kalmamış, nedenini de gözlerimizin önüne sermiştir fikrimce.
devamını gör...
monsanto
amerika birleşik devletleri merkezli, gdo tohumları üretmesiyle meşhur şirket. küresel tohum pazar payında %26 ile ilk sırada gelen şirket, gdo illetini dünyaya tanıtmasından 1 yıl sonra, yani 1997'den beri ne yazık ki ülkemizde de faaliyet gösteriyor. bir süre önce bayer adlı firma tarafından satın alındığı biliniyor.
şirketin geçmişi tehlikeli madde üretimiyle dolu ama ne yazık ki ne dünyada ne de ülkemizde buna dur diyen var. asla rahat durmuyorlar ve ürettikleri neredeyse her şey kanserojen. bunun bilinçli olarak yapıldığından başka bir düşünce de gelmiyor insanın aklına artık.
bianet. org'dan alıntı:
--- alıntı ---
1901'de amerikan menşeli çok uluslu bir şirket olarak kurulan monsanto'nun tarihçesi şöyle:
ilk ticari faaliyeti, kanserojen bir madde olan, coca cola için üretilen yapay tatlandırıcı sakarin ile başladı.
1920'lerde poliklorlanmış bifeniller (pcb)'in üretimine başladı. canlı sağlığına aşırı zararı saptanmış olan bu kimyasal abd`de 1979'da yasaklandı. ancak monsanto, 2001'deki stockholm sözleşmesi'ne kadar diğer ülkelerde bunların üretimine devam etti.
sentetik
1941'de, gıda ürünlerinin de ambalajı olarak kullanılan sentetik polistiren (polystyrene) üretimine başladı. günümüzde strafor olarak adlandırılan maddelerin atıkları amerikan çevre koruma ajansı (epa) tarafından 1980'de yayınlanan en zararlı atıklar listesinde.
1943-45 yılları arasında ise monsanto merkezi araştırma departmanı, radyoaktif plütonyum saflaştırma, üretim ve nükleer silah yapım projesi olan manhattan projesi'nde yer aldı.
böcek öldürücü
1944'de "insanlar ve hayvanlar için çok güvenilir" diye reklamları yapılan ddt'nin ilk üreticisi monsanto'dur. sıtmayı önlemek için çıkartılan bu zehir, dünyanın hemen hemen her yerinde tarımda böcek öldürücüsü olarak yıllarca kullanıldı. daha sonra çevre ve canlı sağlığına verdiği zarar nedeniyle 1972'de yasaklandı.
dioxin
1945'te tarım ilacı olarak geliştirdiği ot öldürücünün dioksin maddesini üretti. kalp, karaciğer hastalıkları, üreme ve gelişme bozukluklarına yol açan çok toksik bir kimyasal madde olan dioxin, 1997'de dünya sağlık örgütü'nce kanserojen olarak sınıflandırıldı.
1955'te ilk petrol bazlı gübreyi üretti. bu kimyasal gübreler, günümüzde hala tartışma konusu olan toprak mikroorganizmalarının yok edilişi ve toprağın bir anlamda sterilize olmasında, toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının bozulmasında önemli rol oynuyor.
--- alıntı ---
yazının tamamı için link
ya da olayı ziraat mühendisleri odası'ndan dinlemek isteyenler için link
şirketin geçmişi tehlikeli madde üretimiyle dolu ama ne yazık ki ne dünyada ne de ülkemizde buna dur diyen var. asla rahat durmuyorlar ve ürettikleri neredeyse her şey kanserojen. bunun bilinçli olarak yapıldığından başka bir düşünce de gelmiyor insanın aklına artık.
bianet. org'dan alıntı:
--- alıntı ---
1901'de amerikan menşeli çok uluslu bir şirket olarak kurulan monsanto'nun tarihçesi şöyle:
ilk ticari faaliyeti, kanserojen bir madde olan, coca cola için üretilen yapay tatlandırıcı sakarin ile başladı.
1920'lerde poliklorlanmış bifeniller (pcb)'in üretimine başladı. canlı sağlığına aşırı zararı saptanmış olan bu kimyasal abd`de 1979'da yasaklandı. ancak monsanto, 2001'deki stockholm sözleşmesi'ne kadar diğer ülkelerde bunların üretimine devam etti.
sentetik
1941'de, gıda ürünlerinin de ambalajı olarak kullanılan sentetik polistiren (polystyrene) üretimine başladı. günümüzde strafor olarak adlandırılan maddelerin atıkları amerikan çevre koruma ajansı (epa) tarafından 1980'de yayınlanan en zararlı atıklar listesinde.
1943-45 yılları arasında ise monsanto merkezi araştırma departmanı, radyoaktif plütonyum saflaştırma, üretim ve nükleer silah yapım projesi olan manhattan projesi'nde yer aldı.
böcek öldürücü
1944'de "insanlar ve hayvanlar için çok güvenilir" diye reklamları yapılan ddt'nin ilk üreticisi monsanto'dur. sıtmayı önlemek için çıkartılan bu zehir, dünyanın hemen hemen her yerinde tarımda böcek öldürücüsü olarak yıllarca kullanıldı. daha sonra çevre ve canlı sağlığına verdiği zarar nedeniyle 1972'de yasaklandı.
dioxin
1945'te tarım ilacı olarak geliştirdiği ot öldürücünün dioksin maddesini üretti. kalp, karaciğer hastalıkları, üreme ve gelişme bozukluklarına yol açan çok toksik bir kimyasal madde olan dioxin, 1997'de dünya sağlık örgütü'nce kanserojen olarak sınıflandırıldı.
1955'te ilk petrol bazlı gübreyi üretti. bu kimyasal gübreler, günümüzde hala tartışma konusu olan toprak mikroorganizmalarının yok edilişi ve toprağın bir anlamda sterilize olmasında, toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının bozulmasında önemli rol oynuyor.
--- alıntı ---
yazının tamamı için link
ya da olayı ziraat mühendisleri odası'ndan dinlemek isteyenler için link
devamını gör...
isyan tetick
patlamaya devam adında müptezel şarkıya sahip müptezel şarkıcı. artık fenalık geldi yerli yersiz her türlü videonun arkasına bu aptalca şarkının kullanılmasından. şarkı 2 ay önce spotify’da global 50’ye girmiş şaka gibi.
kimdir bu nedir diye baktım meğer zamanında yine bir kekoluk nişanesi ile dillere pelesenk olmuş adana merkez patlıyor herkes şarkısını söyleyen veledin ta kendisi imiş. bu şarkının da youtube’da 65 milyon izlenmesi var şaka gibi. adana’da herkesin patlamasının ardından şimdi de patlamaya devam diye durum güncellesi yapmış. hayır, link verip izlenmesine katkı sunmak istemiyorum.
şarkının şöyle varoş, rezil sözleri mevcut.
ses ver adana, zirveden selam
durmak yok homie, patlamaya devam
yok bundan sonra size sigara filan
uçuyor yıldızlara müptezel bayan
harmanım, baba nerde çarşafım?
gördüğün bu paketler benim dermanım
hoppa, yavaşça açıldı fermanım
sakın kaçma, buraya gel la kezbanım
asıl ismi ramazan aslan imiş. hayat hikayesini bilmiyorum. illa ki kırsalın birinden kopup gelen ve kesin yürekleri burkacak acıklı bir hayat hikayesi vardır. yokluktan falan okuyamamıştır malum.
gündeme heijan diye bir müptezeli sokup “yansın geceler pelinsu eceler” ehehehehe diye gevrek gevrek güldüler bunlar da ağabeylerini (!) örnek alıp mantar gibi türüyorlar. adına da underground music diyorlar. nedense paraları olmadıkları için okuyamıyor ama torbacı kovalamak için baba cüzdanını çalabiliyorlar. sonra ün kazanıp biz bu işlerin kötü bir şey olduğuna vurgu yapmak istediğimiz için bunu müzikle anlatıyoruz diyorlar. bir tanesi de “evet ben ailemi ve yaşadığım ortamı değiştiremezdim belki ama direndim. okudum, bu bataklıktan çıktım” desin. yok. kısa yoldan para. içtikleri ucuz sentetiklere veda, babalarına merhaba!
kimdir bu nedir diye baktım meğer zamanında yine bir kekoluk nişanesi ile dillere pelesenk olmuş adana merkez patlıyor herkes şarkısını söyleyen veledin ta kendisi imiş. bu şarkının da youtube’da 65 milyon izlenmesi var şaka gibi. adana’da herkesin patlamasının ardından şimdi de patlamaya devam diye durum güncellesi yapmış. hayır, link verip izlenmesine katkı sunmak istemiyorum.
şarkının şöyle varoş, rezil sözleri mevcut.
ses ver adana, zirveden selam
durmak yok homie, patlamaya devam
yok bundan sonra size sigara filan
uçuyor yıldızlara müptezel bayan
harmanım, baba nerde çarşafım?
gördüğün bu paketler benim dermanım
hoppa, yavaşça açıldı fermanım
sakın kaçma, buraya gel la kezbanım
asıl ismi ramazan aslan imiş. hayat hikayesini bilmiyorum. illa ki kırsalın birinden kopup gelen ve kesin yürekleri burkacak acıklı bir hayat hikayesi vardır. yokluktan falan okuyamamıştır malum.
gündeme heijan diye bir müptezeli sokup “yansın geceler pelinsu eceler” ehehehehe diye gevrek gevrek güldüler bunlar da ağabeylerini (!) örnek alıp mantar gibi türüyorlar. adına da underground music diyorlar. nedense paraları olmadıkları için okuyamıyor ama torbacı kovalamak için baba cüzdanını çalabiliyorlar. sonra ün kazanıp biz bu işlerin kötü bir şey olduğuna vurgu yapmak istediğimiz için bunu müzikle anlatıyoruz diyorlar. bir tanesi de “evet ben ailemi ve yaşadığım ortamı değiştiremezdim belki ama direndim. okudum, bu bataklıktan çıktım” desin. yok. kısa yoldan para. içtikleri ucuz sentetiklere veda, babalarına merhaba!
devamını gör...
votka ve tekilayı karıştırmak
organlarima saygim yok diyenlerin yaptigi, basligi okuyunca bile midemi bulandiran eylem.
bunyede hemen hemen ayni etkiyi yaratan ickileri karistirmanin sebebi neydi ki?
bunyede hemen hemen ayni etkiyi yaratan ickileri karistirmanin sebebi neydi ki?
devamını gör...
unorthodox
yahudilik ve islamiyetin birbirine ne kadar benzediğini, tüm o tuhaf adetlerin, dini ritüellerin aslında ortadoğunun bir gerçeği olduğunu son derece gerçekçi sahneler ve de sağlam bir hikayeyle yansıtan başarılı dizi.
ama beni asıl çeken, sanat aşığı ama bir o kadar da sanattan mahrum bıraktırılmış bir kadının tüm olanaksızlıklara rağmen kendisini bulma yolculuğunda gösterdiği cesaret. bu bir başkaldırı ve mücadele öyküsü aslında. ve bu öyküde müzik hepimizi sarıp sarmalarken bir yandan da diyor ki "asla vazgeçme!".
ama beni asıl çeken, sanat aşığı ama bir o kadar da sanattan mahrum bıraktırılmış bir kadının tüm olanaksızlıklara rağmen kendisini bulma yolculuğunda gösterdiği cesaret. bu bir başkaldırı ve mücadele öyküsü aslında. ve bu öyküde müzik hepimizi sarıp sarmalarken bir yandan da diyor ki "asla vazgeçme!".
devamını gör...
eyluling kahkahası
dinlerken aşık olduğum, yüzümde istemsiz bir tebessüme sebep olan kahkaha. çok içten, çok samimi geldi bana.
devamını gör...
youtube kanalı önerileri
ünsal ünlü : eski parlamento muhabiri, gündem ve ekonomi hakkında harika işleri var.
tarih obası : tarih severler için bakılması gereken bir kanal.
murat soner : kötü kötü türk dizileri ile iyi dalga geçiyor.
coşkun aral anlatıyor : başarılı savaş muhabiri coşkun aral'ın anılarını, mesleki hayatını anlattığı kanal.
dost kayaoğlu : oyun incelemeleri ile yıllardır izleyenlerinin yüzünü güldürür kendisi.
ezgi'nin kanalı : geek kültür ve gündemi takip etmek için güzel bir kanal.
çilem akar : ingilizce videoları ve pozitifliği ile sizi kendine bağlayan bir kanal.
flu tv : ilker canikligil'in kişisel okulu gibi kullandığı kanal.
geekyapar : dedeler sofrası bile izlemeye değer.
evrim ağacı : biyolojiye hele hele evrime ilgisi olan insanların radarına alması gereken bir kanal.
medyascope : bağımsız medya takip etmek isteyen, gazeteciliğe aç insanlar için bir içim su gibi kanal.
allianz motto müzik : müziğe ilgisi olan insanların içinden çıkamayacağı bir kanal.
anadolu rock revival project : anadolu rock efsanelerini, gizli kalmış şaheserleri dinlemek ve keşfetmek için bire bir kanal.
tarih obası : tarih severler için bakılması gereken bir kanal.
murat soner : kötü kötü türk dizileri ile iyi dalga geçiyor.
coşkun aral anlatıyor : başarılı savaş muhabiri coşkun aral'ın anılarını, mesleki hayatını anlattığı kanal.
dost kayaoğlu : oyun incelemeleri ile yıllardır izleyenlerinin yüzünü güldürür kendisi.
ezgi'nin kanalı : geek kültür ve gündemi takip etmek için güzel bir kanal.
çilem akar : ingilizce videoları ve pozitifliği ile sizi kendine bağlayan bir kanal.
flu tv : ilker canikligil'in kişisel okulu gibi kullandığı kanal.
geekyapar : dedeler sofrası bile izlemeye değer.
evrim ağacı : biyolojiye hele hele evrime ilgisi olan insanların radarına alması gereken bir kanal.
medyascope : bağımsız medya takip etmek isteyen, gazeteciliğe aç insanlar için bir içim su gibi kanal.
allianz motto müzik : müziğe ilgisi olan insanların içinden çıkamayacağı bir kanal.
anadolu rock revival project : anadolu rock efsanelerini, gizli kalmış şaheserleri dinlemek ve keşfetmek için bire bir kanal.
devamını gör...
iş beğenmemek
bugünkü gittiğim iş görüşmesinde zaten hedefe ulaşamayanları gönderiyoruz dediler sağolsunlar ama sizinle değilim dostum, beni gönderemeyeceksiniz. evet, iş beğenmeyen kronik bir işsizim. hem işsizim diye söyleniyor hemde iş beğenmiyorum. tanrı beni affetsin..
devamını gör...
jean paul sartre
henüz okumayı sökmeden, evlerindeki resimli kitapları bıkmadan ve usanmadan saatlerce karıştıran, yazarak üretmeye çok ufak yaşta başlayan, tüm dinleri ve metafizik gelenekleri yok sayan varoluşcu ateizmin savunucusu fransız düşünür ve yazar. yazım hayatıyla daha fazla bilgi edinmek isteyenler otobiyografi niteliği taşıyan "sözcükler" adlı eserini okuyabilirler.
devamını gör...
ben evlenmeyeceğim insanları
evlilik dediğin zaten 'ben evlenmek istiyorum, hadi birini bulayım da evleneyim' diyebileceğin bir şey olmamalı. şahsen benim için durum daha farklı. evlenmeye karar verip, ona göre aday seçmeyi yanlış buluyorum. aksine karşındaki kişi sana bunu düşündürtmeli. hiç aklında yokken biri ile tanışır ve sonrasında 'iste o kişi' diyebildiğin noktada evliliği düşünmek daha mantıklı geliyor.
devamını gör...
kızların espri yapmayı becerememesi
yanlış önerme.ben bayağı iyiyim bu konuda. sadece benle vakit geçirmek lazım anlamak için. *
devamını gör...


