yunanlı şair markos cırımokos'a ait bir şiir. çevirisi refik durbaş tarafından yapılmış

gövdesi çelik, yüzü çocuksu
yiğitlik ve sevinç doluydu
aç kurtlar gibi saldıran düşmanı
öldürmek için yola koyuldu.
altı azizler gibi parladı askerde
alçakgönüllü her yana koştu
birinci atıldı savaşa
sonuncu bıraktı.

arkadaşları yaydı ününü
dört yana
dağlar, ovalar
hep onu alkışladı.

karanlık ve korku diyarında
yıllarca bir hayvan gibi
yaşayan bir kahraman
şimdi bir insan paçavrası,

yüzü sapsarı
saçları omuzlarında
baktım
sanki bir zafer anıtı.
çakılıp kalmış
yolun ortasında
sağ eli
koltuk değneğine dayalı.

incil' den barış ve sevgi üstüne
bir söylev dinliyordu sırıtarak
el yerine
ceketinin boş kolunu sallayarak.
devamını gör...

geride kalan çocuklarının devlet korumasına alınarak acilen kendisinden uzaklaştırılması gereken yaratığın beyanı.
devamını gör...

aynı zamanda bir reklam yüzüdür:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

#209671

zamanında yukarıdaki entryde de yazdığım üzere, her zaman okulumu bitirip nitelikli bir eleman olarak gitmeyi hayal etmiştim yurt dışına ancak bu gidişle bir gece ansızın şişme bir botla izmir sahillerinden yunan adalarına doğru açılacakmışım gibi geliyor.
gidişat onu gösteriyor.

ve şuan bu endişeyi taşıyan tek insan olmadığımı çok iyi biliyorum. an itibariyle ülkedeki durumu bir nebze de olsa doğru bir şekilde gözlemleyebilen herkes bu gidişatın sonunda nereye varacağını kestirebiliyor az çok.

ülkedeki çürüme ve yozlaşma yetmiyormuş gibi bir de dünyanın en boktan ülkelerinin içerisindeki çürükleri bok varmış gibi ülkemizde topluyoruz.
artık bana insanlık, kardeşlik, merhamet diyenlerin ağzına kürekle vurmak istiyorum.
kendi ülkemizdeki işsizlere, yoksullara, öğrencilere, kadınlara gelince tık yok ama elin medeniyet görmemiş orta doğulusu söz konusu olunca inlir mizlim insinlir bik bik.
mazlum diyebileceğimiz insanlar götü biraz rahat görünce ortalığın a.... koyan insanlar değildir bir kere, bunu bir anlamak lazım.

neyse sözlük ben çok doldum gerçekten. yalnız o değil de, gençliğe hitabeyi okuyorum aklıma geldikçe tekrar tekrar ve sevgili atatürk'ün ileri görüşlülükten öte geleceği görme yeteneği olduğuna inanmaya başladım artık. bir ülkenin geleceği ancak bu kadar iyi tarif edilebilir çünkü. adam olabilir demekten ziyade resmen, bunlar olacak hazırlıklı olun demiş bu ülkenin gençliğine.

her neyse. şu ülkenin sınırlarından geri dönmemek üzere çıktığım gün ikinci bir hayata başlamış gibi olacağım sanırım.
ister sığınmacı olarak olsun ister göçmen olarak, bugünler için biriktirdiğim az miktardaki parayı, pasaportumu ve sırt çantamı alıp defolup gideceğim gök tanrının izniyle.

tanım: ülkeyi yaşanmaz hale getirenlerin bile hayallerini süsleyen düşünce.
(adamlara kendi ülkelerini batırmak yetmiyor, ufukta batıracak yeni gemiler arıyorlar. swh)
devamını gör...

içimizdeki fatih terimleri ortaya çıkaran metotlardır.
3+3+3+2 - 4+3+3+1 - 3+3+2+3 veya farklı türlerde ezberlenebilir düzgün bir metot geliştirirseniz akp hükümetinde milli eğitim bakanı bile olabilirsiniz.
devamını gör...

az bişey merakım vardır bilinçaltı konulara... bu sözün ardındaki zihinsel durumu freud - jung ve bizden de nusret kaya'nın yaklaşımlarıyla izah etmeye çalışayım, naçizane:

her insanın içinde hem eril hem dişil yönler vardır. erkek içindeki dişil yön fazla olduğu zaman (eğer kişi dışarıya açık hayatında eşcinsel değilse) o kadınsılığı bastırmak için erkekliği sürekli abartır, "horozlanır" ve olabildiğince kadınları ve kadınlığı aşağılar. bizim toplumda çok görülür. peki içteki bu kadınsılık neden fazladır?



erkeğin içindeki kadınsılığın fazla olmasının sebebi, annesinin eşiyle (baba) olan ilişkisinde yaşadığı cinsel tatminsizliktir. bu tatminszilik, annelerin olanca enerjilerini (rahimsel enerji) oğullara yöneltmesine sebep olur. ne kadar "oğlum da oğlum, erkek oğlum" diye abartsalar da oğullar bir türlü "erkek" olamazlar. bu girdaptan da örnekteki kişi gibi çıkmaya çalışırlar.



freud "eşcinsellikten çok korkan, erkekliği abartan kişi, gizli eşcinseldir" tespiti ile ünlüdür. jung, insanların içindeki eril - dişil yönlerinden ve bunların dengesinden bahsetmiştir. nusret kaya ise kadınlardaki cinsel enerjiyi 1. rahimsel 2. vajinal olarak ayırır. rahimsel enerji anaçlığı, vajinal enerjiyse dişiliği sembolize etmektedir.



toplumumuzda (genelde islam toplumlarında) dişi olmak ayıp, günah ama "ana" olmak yüce, cennetlik, geleneklere uygun demektir. o yüzden bu toplumda kadınlığını hayat boyu yaşayamamış ama ileri derecede ana olmuş kadınlar mevcuttur, oran çok yüksektir. kocalarla yaşanamayan, daha doğrusu renklendirilmemiş, üstü kapalı, tatminsiz, "saygın" (!) yaşanmış cinsel hayat, eşlerden gittikçe soğumaya ama oğullara iyice bağlanmaya, adeta onlara "aşık" olmaya sebebiyet verir. freud'un oedipus kompleksi gibi... oğul anasının ilgisinden, aşırı sevgisinden, rahimsel enerjisinden sıyrılamaz, içindeki kadın gelişir, erkeklik güdük kalır. sonuçta o da kendi eşini / sevgilsini tatmin edemez ve bu döngü sürer gider.
kompleksli, yarım, öz güvensiz, ana kuzusu erkekler bu vahim durumlarını da kadınlara her türden ve yönden saldırarak, aşağılayarak, küfürlerde kadını aşağılayıcı sözcükler kullanarak aşmaya çalışırlar.
devamını gör...

selamlar. geldik dördüncü yayına, evet. vay be.

bu akşam ne yapacağız? bir konumuz var mı? yok! spontane'den emprovizeye geçiş mi yapacağız peki? neden olmasın. bir takım sorularımız var, sizlere soracağız. sizler bizlere soracaksınız, biz birbirimize soracağız. benim uzaylıyla birebir soruşan arkadaşım var onu da getireceğim, öbürünü de getireceğim ve burada bir sinerji yaratacağız.

her hafta olduğu gibi, bu akşam da 21.00'da sözlük radyosunda görüşmek üzere.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir rivayete göre şekersiz içtiklerini belli etmeyince periler şeker atıyormuş çaylarına. o yüzden bu çaba.
devamını gör...

uzaya gidecek astronotların yer çekimsiz ortama alışmaları için kullandıkları bir eğitim aracı.

yer çekiminin azaltılarak simülasyonlarda kullanılması fikri 1950'lere kadar dayanıyor. şu anda zero-g corp. adlı bir firma boeing 727-200f uçaklarıyla bu işi üstlenmiş durumda.

önce uçağın 45 derecelik açıyla tırmanışa geçtiği ve kontrol kollarıyla sıfır g kuvvetini tutturduğu süreç, uçağın burnunun bu kez 45 derece açıyla aşağıya doğru çevrilmesiyle sürer. ardından aynı hareketler tekrar edilir. 20-25 saniye aralıklarla yapılan bu dalış ve çıkışlar, içerideki kişilerin uzayda olma durumunda deneyimleyecekleri koşulları oluşturur.

2-3 ya da 4 saat kadar süren bu süreç, uzay yolcularının uçak içerisinde çeşitli alıştırmalar yapması için de ortam sağlar. koşu bandında koşabilirler, vücutlarının pozisyonunu kontrol edebilmek için çalışabilirler... birkaç saat sonunda bazı katılımcılar mide bulantısı yaşadığı için bu uçuşlar bu isimle anılır.

1950'lerde nasa kc-135a uçaklarıyla yapıyordu bu işi. 90'lı yıllarda apollo 13 filminin çekimleri için bu uçak 6 aylığına kiralandı ve bazı görüntüler, uçağın içinde özel olarak oluşturulan uzay aracı görüntüsüne sahip dekorlar içerisinde çekildi. uçak 2004 yılında emekliye ayrıldı ve şimdi ellington field adlı üste sergileniyor.

kc-135a
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

bu da günümüzde kullanılmakta olan kusmuk kuyruklu yıldızı 727-200f:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

punch veya sangria yapmak için ideal bir şarap markası.
devamını gör...

ne tanımda, ne de başlıkta anlam bulamadım. komik hiç değil. yahu siz hangi ilmihali okuyorsunuz? çıplak ayakla namaz kılınmaz diye bir şey yok. rükû da çıplak ayakla da karşılaşırsın, çoraplı ayakla da (ayak senin olacak tabiki). beğenenler niye beğenmiş onu hiç anlamadım.
edit: tanım sahibi mod olunca doğru ya da yanlış farketmez beğenilir. neden? piyasa öyle.
devamını gör...

bırakılan ukdelere tanım girmeden, x ukdesi diye belirtip ukdeye cevap niteliğinde ya da forumsal yazılar yazmaktır.
x ukdesi bir tanım değildir.
ukdeye cevap yada yorum yapmak da tanım değildir.
ukde doldurmuş olmak için doldurmaktır.
devamını gör...

bir lol ukdesidir.
islamcı ve milliyetçi yazar abdürrahim karakoç'un mihriban şiirinin dizelerinden ve solcu halk ozanı musa eroğlu'nun bağlamasından dökülen, aşkın halk edebiyatındaki en güçlü tariflerinden biri olan mısradır. kanımca aşkın ve sevginin bu halkın çocuklarının gözünde siyasi kavgaların çok daha üstünde anlam taşıdığına dair ince bir sitemdir.
devamını gör...

günaydın sözlüğün güzel insanları. güzel enerjinizi hissediyorum. harikasınız. gününüz sizin gibi güzel olsun.
devamını gör...

doğum günüm çünkü. literatüre düşülsün.

sevdiğim insanlar yanımda, çok güzel dostlar biriktirmişim ki böyle bir günde beni yalnız bırakmıyor, iyisiyle kötüsüyle eski yaşımı geride bırakıyorum. mutluyum ve yeni yaşımdan umutluyum.

ayrica güzel mesajlariniza tek tek geri dönüş yapsamda doğum günümü kutlayan kutlamayan herkese teşekkür ederim*
devamını gör...

yaptığın bana öğrendiğin sana.

her temizlik öncesi motive etme şekli ve her temizlik öncesi de söyler bu sözünü. yaptıklarımdan pişman değilim demek isterdim ama öğrendiklerimin haddi hesabı yok.

haaa bu arada yaş 25.
devamını gör...

yok abi şu an seni okuyamam çok uzun yazmışsın.
ama sen başkasın seni tabii ki okurum.

bu da mı gol be,
ulan ne vurdu görüyor musun?

öyle ölmeyiz füze at!

bu nası sözlük arkadaş biz laf atılıyor diye gelmiştik, laf cambazları varmış burda!

ama bu kadar da iyiniyetli olunmaz ki, bir yazar hiç mi kimseyle takışmaz?

bir saat hiç mi yanlışı göstermez?

hadi hep doğruyu gösterdi, bırak da bari biz yanlışı gösterelim di mi. yok, biz de doğruyu gösterecekmişiz.(o sırada iç sesin iç sesi: e yerden göğe kadar haklı.)

yine mizah yine istihza!

bakıyorlar ama göremiyorlar,
uzansalar alacaklar ama kolları yetişmiyor!

bambaşkadırlar.
devamını gör...

1990 yılı eurovision şarkı yarışmasında ispanyayı temsil eden arjantinli iki kızkardeşten oluşan azucar moreno grubunun seslendirdiği şarkıdır.

şarkı, yarışma esnasında teknik aksaklık sonucu yanlış şekilde başlamış, grup üyeleri sinirlenerek sahneyi terketmiştir. sahneye tekrar gelerek şarkıyı seslendirmişlerdir. mükemmel ötesi bir şarkıdır. bir çok dilde coverlanmıştır. ülkemizde aşkın nur yengi'nin "zehir gibisin, grup vitaminin de şaşırmayın şarkıları bu parçanın coverlanmış halidir. fırtınalar estiren bu kadar güzel şarkının eurovision' da beşinci olması ise yarışmadaki oylama önceliğinin siyasi oluşunu göstermektedir.

aynı zamanda kelime olarak ispanyolca haydut anlamına gelir. benim için sözlüğe bir daha gelinse alınacak nick tercihlerimden biri olabilirdi. gözlerim kara değil ama ruhum bandido.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
beni niye sevmiyorsunuz
devamını gör...

an itibariyle ve helios marifetiyle odunluktan * insanlığa terfi etmiş bulunuyorum. yeter o musun bu musun sorusundan gına gelmişti. tabi bu sizi kandırmasın , yeni rumuzumla da sevgi pıtırcığı olarak aranızdayım , kendime başarılar diliyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim