bir şeylerin kendiliğinden düzelmesini beklemek

zamanla hiçbir şey değişmez ya da düzelmez; aksine kontrolden çıkar eğer öylece beklersek.
şans kartları dağıtılır, kader de diyebiliriz buna. ön göremeyeceğimiz gerçeklikler vardır er yada geç yüz yüze geleceğimiz.
nasıl olsa düzelir denen şeyler o kadar çoktur ki...
bazıları sağlıkla ilgilidir:
yıllarca kilo vermeyi umarsanız ama yüksek kalorili yiyecekleri hayatınızdan çıkaramazsınız.
bazıları hedefle:
herhangi bir alanda başarılı olmak istersiniz ama ya kılınızı kıpırdatmaz ya da samimi bir şekilde çalışmazsınız.
bazıları öylece durup beklediklerinizdir , farkında gibisinizdir ‘ama yok, değildir’ dersiniz:
yaklaşan tehlikeleri görmezden gelip devam etmeye çalışırsınız, bu bazen ilişkiler bazen sağlıkla ilgili sorunlar, bazen de mutlaka bir gün yaşayacağımız deprem gibi felaketler olabilir.
ilişkileri denetlemek, yönetmek hiç de kolay değildir, burada da çok fazla değişken devreye girer çünkü.göz göre göre zarar veren bir iletişimi sürdürmek -aileden birileri, arkadaş, sevgili ya da eş- zamana bıraktıkça daha da yıpratacaktır.
kontrolün tamamen bizden çıktığı duygusu enerjimizi sömürür ve yeniden hareket etme özgürlüğümüzü elimizden alır.
devamını gör...
lgbt
bunu bir hastalık, bir günah, bir ahlaksızlık olarak gören var ama lgbt'li olmak ne günahtır, ne hastalıktır, ne de ahlaksızlıktır. bu sonradan keyfi olarak tercih edilen bir yönelim değildir. doğuştan olan bir hormonal bir durumdur. buna günah diyenler, doğuştan olduğunu yani allahın öyle yarattığını bilmeleri gerek, buna ahlaksızlık diyenler kime göre, neye göre ahlaksızlık? asıl lgbt'li insanlara yapılan iğrenç ayrımcılıklar, kötü sözler, hakaretler, uygulanan fiziksel ve sözlü şiddetler ahlaksızlıktır, herkesin özel hayatı ve tercihleri sadece o kişiyi ilgilendirir. kimsenin aşkına kimse karışamaz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının gördüğü en saçma rüya
dün gece gördüğümdür. olası bir marvel filminin hikayesi olabilir.
şimdi iki adamı başka bir gezegene gönderiyoruz. adamlardan biri kafayı yiyor ve intihar etmek için tuhaf bir bombayı patlatmaya karar veriyor. tam patlatıcakken arkadaşı hey adamım ne yapıyorsun filan diyor ve bizimki bombayı patlatıyor. her yer cennet gibi bembeyaz. bir anda bizimki uyanıyor, lan nasıl ölmedim demeye kalmadan arkadaşının vücuduna bakıyor. ne görse iyi? arkadaşı uzun bacaklı, koca gözlü beyaz tenli bir uzaylıya dönüşmüş! hemen koşmaya başlıyor. uçarcasına ilerliyor ama anlık heyecandan bu özelliğinin farkına varmıyor. bir su birikintisinin önünde durunca gerçeğin farkına varıyor: o da artık bir uzaylıdır! sonra uyandım ama bence dünya'ya bir süper kahraman olarak dönüp iyilik yapmaya başlayabilir.
nasıl bir rüyadır bu anasını satayım?
şimdi iki adamı başka bir gezegene gönderiyoruz. adamlardan biri kafayı yiyor ve intihar etmek için tuhaf bir bombayı patlatmaya karar veriyor. tam patlatıcakken arkadaşı hey adamım ne yapıyorsun filan diyor ve bizimki bombayı patlatıyor. her yer cennet gibi bembeyaz. bir anda bizimki uyanıyor, lan nasıl ölmedim demeye kalmadan arkadaşının vücuduna bakıyor. ne görse iyi? arkadaşı uzun bacaklı, koca gözlü beyaz tenli bir uzaylıya dönüşmüş! hemen koşmaya başlıyor. uçarcasına ilerliyor ama anlık heyecandan bu özelliğinin farkına varmıyor. bir su birikintisinin önünde durunca gerçeğin farkına varıyor: o da artık bir uzaylıdır! sonra uyandım ama bence dünya'ya bir süper kahraman olarak dönüp iyilik yapmaya başlayabilir.
nasıl bir rüyadır bu anasını satayım?
devamını gör...
boş beleş sanılan yazarlar
burada yazdığı birkaç cümle'nin değerlendirilmesi sonucu boş beleş damgası yiyen aslında donanımlı olan yazarlar.
devamını gör...
hapşırmak
devamını gör...
en kötü tv dizisi
devamını gör...
zarif sözlük yazarları
sözlüklerine girdiğimde iğrenç başlıklar gördüğüm nasıl bir kafa yapısıyla orda yazdıklarını anlamadığım. inci sözlükten bile beter bir yerin reklamını yapmaya çalışan zavallılardır.
devamını gör...
kilosierra
tanımlarının bir kısmını okuduğum ve çok beğendiğim yazar arkadaşımızdır kendileri.
nickaltını açmak da bana nasip olmuştur.
nickaltını açmak da bana nasip olmuştur.
devamını gör...
22 mart 2021 istanbul yağmuru
peşinden odama kedi sağanağı başlamıştır. hava güzel diye bahçeye çıkardım, yine odama doluştular. *
an itibari ile odamda 6, evde toplam 8 kedi var.*
bahar mı geldi ? yoo...
tiplere bak
an itibari ile odamda 6, evde toplam 8 kedi var.*
bahar mı geldi ? yoo...
tiplere bak
devamını gör...
erkek adam olamamak
adam dediğin zaten erkek olur. yani adam dediğimiz kişinin erkekliğinden şüphe etmeyiz.
ama erkek adam öyle mi? bir kere erkek sıfatına muhtaç. hiçbir adam erkek sıfatıyla erkekliğinin pekiştirilmesine ihtiyaç duymaz.
muhtaç olan erkeğe adam diyemeyiz.
adam olun lan!*
ama erkek adam öyle mi? bir kere erkek sıfatına muhtaç. hiçbir adam erkek sıfatıyla erkekliğinin pekiştirilmesine ihtiyaç duymaz.
muhtaç olan erkeğe adam diyemeyiz.
adam olun lan!*
devamını gör...
baş ucu eserleri
yapılan düzenleme için öncelikle iko'ya sonrasında yoldaş'a teşekkür ederiz. yoldaşın başını ağrıtma ve sinirlerini bozma şenliklerimizin 3236'ncısı da başarıyla neticelendirmiş olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
kızıl öfke benjamin bu başlıkta dile getirdiğimiz tüm talepleri yerine getirmiş ve bizim için görev şimdilik tamamlanmıştır. sanmasın ki, biz de talepler biter. sakın bizi başından savdığını zannetmesin *
aynı zamanda bu başlığın şöyle de güzel bir yanı var; sözlük ahalisinin başlıklara bakıp, başlık içeriklerini okumadığını net olarak görme fırsatımız oluyor. bildiğiniz turnusol gibi bir başlık bu. o yüzden buralar daha da değerlendi. başlığa bakıp, paldır küldür kendi başucu eserlerini yazan güzide okumaz/yazarlara da sevgilerimizi sunuyoruz *
kızıl öfke benjamin bu başlıkta dile getirdiğimiz tüm talepleri yerine getirmiş ve bizim için görev şimdilik tamamlanmıştır. sanmasın ki, biz de talepler biter. sakın bizi başından savdığını zannetmesin *
aynı zamanda bu başlığın şöyle de güzel bir yanı var; sözlük ahalisinin başlıklara bakıp, başlık içeriklerini okumadığını net olarak görme fırsatımız oluyor. bildiğiniz turnusol gibi bir başlık bu. o yüzden buralar daha da değerlendi. başlığa bakıp, paldır küldür kendi başucu eserlerini yazan güzide okumaz/yazarlara da sevgilerimizi sunuyoruz *
devamını gör...
sabah sabah edebi başlıklara tanım girmek
takdir ettiğim yazar eylemidir.
bu nasıl bir edebiyat aşkı sayın sözlük yazarları.
neyse,
günaydın.
bu nasıl bir edebiyat aşkı sayın sözlük yazarları.
neyse,
günaydın.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
oo iki gözüm hoş geldin. sağlam bir yazar. buyursun.
devamını gör...
murphy kanunları
bir nevi başarısızlıklar veya şanssızlıklar üzerine yoğunlaşmış olan mühendis edward a. murphy jr tarafından ortaya atılan murphy kanunları için kaynak araştırması yapıldığında pek çok değişik hikaye ile karşılaşılıyor. konu hakkında yazılmış pek çok kitap da bulunuyor.
hikayenin başlangıcı kaliforniya’daki edwards hava üssü’nde 1949 yılına kadar gidiyor. murphy’nin, amerikan hava kuvvetlerinin mx981 kod adlı, çarpışma testi araştırma projesi sırasında john stapp tarafından meşhur edilmesine dayanıyor.
kanunun isim babası, o sırada mühendis bir yüzbaşı olan ed murphy. gerginlik ölçen algılayıcılarda kablolamadan doğan sürekli hatalardan bıkan murphy, kablolamayı yapan teknisyene kızgınlığını “bir işi yanlış yapmanın bir yolu varsa, bu adam onu mutlaka bulur” diyerek dile getiriliyor. buradaki komedi potansiyelini gören iş arkadaşları, murphy’nin bu cümlesi ve çeşitli varyasyonlarına “murphy’nin kanunları” adını veriyorlar ve aralarında esprili bir şekilde yaymaya başlıyorlar.
bu kanunların kapalı bir çalışma ortamı olan bu hava üssünden, halka ve dünyaya yayılmasının sebebi de yine john strapp. proje ile ilgili yaptığı basın toplantısında gazetecilere şöyle diyor: “yıllardır yaptığımız çarpışma testlerinin güvenle devam etmesi; murphy kanunları’na kalpten inanmamız ve kaçınılmaz olan sonuçları sürekli görmezden gelmemizden kaynaklanmaktadır!”.
bu basın toplantısı ve ardından murphy kanunu’nun bazı reklamlarda kullanılması, bir anda kamuoyunda bir ilgi patlamasına yol açmış ve “murphy kanunları” önce amerikan toplumunda, sonra dünyada bir anda büyük bir ilgi ile karşılaşmıştır.
bir kaç ay içinde “murphy’nin kanunları”, mühendislik sahasında çalışanlar arasında yayıldı ve 1958′de de nihayet webster’in sözlüğüne girdi.
bir proje üzerinde çalışırken işlerin sürekli ters gitmesini eleştirmek üzere bir dizi kuramlar geliştiren murhpy, aynı yıllarda new york menşeli ‘harvey hutter’ yayınevi tarafından derlenerek bir kitap haline getirilince bir anda kendi adıyla anılan kuramları ile birlikte dünya çapında ün kazandı. teknoloji, aşk, askerlik ve hukuk ile ilgili günlük hayatta yaşanan sorunları gözler önüne seren ve zaman zaman da pratik çözümler sunan ‘murhpy kanunları’, 1949 yılından sonra başkaları tarafından da geliştirildi.
en bilinen kanunları:
"bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir."
"bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir."
"bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır."
"bir şeyin olma olasılığı, isteme olasılığı ile ters orantılıdır."
"er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır."
"ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir."
"olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekir."
"ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir."
"çözülen her problem yeni problemler yaratır."
"her şey yolunda gidiyorsa, kesin bir terslik vardır."
"bir şeyle fazla oynarsanız, onu bozarsınız."
"bütün bir dönem kusursuz çalışan hesap makinesinin, matematik sınavında pili biter. (açıklama: her ihtimale karşın, beraberinizde pil taşırsanız, o da bayat çıkar)"
"hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir."
"piyangoda para kazandığınız gün, ölümünüze fazla kalmamıştır."
"bir şeyi anlayamıyorsanız, içgüdüsel olarak doğrudur."
"bir kişiye "masa boyalı, sakın değme!" derseniz, size inanmadan önce mutlaka masaya dokunacaktır."
"eğer kendinizi iyi hissediyorsanız, üzülmeyin geçer." [2]
"aradığınız bir şeyi en başından değil en sonundan aramaya başlayın.
"anlattığın bir şeyin dinlenme ihtimali, anlatma isteğinle ters orantılıdır
devamını gör...
insanın ağzının tadını kaçıran olaylar
eve geldiğimde kapıda faturaları görmek.
devamını gör...
açtığın başlığa girilen entrylerin hepsini oylamak
ben okuduğum ve düşünce yapıma ters gelmeyen her şeyi beğenirim. ayrıştırıcı başlıklarda açmadığım için yazılan her entryi okuduktan sonra beğenirim. neden çünkü para gitmiyor cebimden. gitse hayatta beğenmezdim.
devamını gör...
kitap okuma aşkını kazandıran kitabın ismi
ergenliğin doruklarında idik tabii o zaman.bir genç kızın gizli defteri.
devamını gör...
nazik erkeklerin eş cinsel zannedilmesi
çok ucuz bi olay bu. aksine nazik erkekler diğer barzolara göre adam gibi adamlardır benim gözümde. ne yani şimdi erkek dediğin yumruğunu masaya mı vurmalı? kabadayılık mı yapmalı? sürekli ahkam mı kesmeli? hayır arkadaşım. ben böyle bir erkeği erkek olarak bile görmem. olsa olsa ondan dağ ayısı olur. kimse kusura bakmasın.
devamını gör...

