kayıp zamanın izinde kitabının ikinci cildi olan çiçek açmış genç kızların gölgesinde tam içinde anlatılanlara uygun bir isme sahip. kitabı okumaya başladığımızda karşımıza ilk kitapta okuduğumuz ünü kendinden büyük odette'yi mme swann olmuş halde hayatını izlerken buluyoruz kendimizi. birinci kitapta bize film izler gibi anlatılan odette'nin hayatı bu sefer anlatıcının onunla yakın ilişkiler kurmasıyla daha da üstümüze başımıza bulaşıyor. gilbert ve anlatıcının ona karşı olan duyguları, gençliğin damarda alev alev akan kanıyla kurulan hayaller, beslenen umutlar büyük bir yer kaplıyor kitabın ilk kısmında. ikinci kısımda balbec'e gidilen bir tatil ve orayı anlatıcı için cennete çeviren cıvıl cıvıl genç kızlar topluluğu, onlarla tanışmak için anlatıcının çabaları, küçük çete (kızlar topluluğuna taktığı isim) ve sonrasında anlatıcının da içlerine dahil olup tatilde geçirdiği günler büyük bir yer kaplıyor kitapta. ikinci kitap anlatıcının ergenliğinin getirdiği telaşları anlatsa da bunu o kadar incelikle yapıyor ki okuyucuyu hiç rahatsız etmiyor.
devamını gör...

ruh sağlığının korunması yükseltilmesi ve sağlıklı duygusal gelişime yönelik yöntemler geliştirme ve uygulama konusu ile ilgilenen psikiyatri dalıdır.
devamını gör...

catechu bitkisinin sert kabuklu meyvelerinden elde edilen, santral sinir sisteminde öğrenmek ve bellek ile ilgili öfori oluşturan parasempatomimetik ajandır.
devamını gör...

aslan burcu olmak mükemmel bir şey. allah'ım vermişte vermiş vermişte vermiş.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kiymetli yazar arkadaslarim selam!

bu haftaki youtube roportaji icin konugumuz celebrant olacak. hate birazzzcik rahatsiz oldugu icin bu haftaki gorev bende*.

cevaplanmasini istediginiz sorularinizi bu baslik altina siralamanizi rica edecegim.

sagli sollu sorularla derbeder edip, hep birlikte bu arkadasi soguk soguk terletmeye ne dersiniz?*

dipnot: ifsa olmadan soru yoneltmek isteyenler icin mesaj kutum sizi cagiriyor, haddii bakiiimm*.

dudut: sadece bu haftalik buradayim; hate'i yerinden etmedim, mod modu destekler kips.
devamını gör...

yakın zaman trollemesi.işin aslı da kazın ayağı da öyle değildir. kadınlar hoşlandıkları erkeklere gülerler.
devamını gör...

tüik, 2020 yılı ekim ayı işsizlik oranını geçen yıla kıyasla 0,7 puan azalışla %12,7 açıkladı.
disk-ar tarafından tüik verilerinin ayrıntılarına dayanarak hesaplanan geniş tanımlı işsizliği %27 olarak beyan etti.
disk-ar yayımladığı raporda dikkat çeken husus "tüik’in dar danımlı işsizlik hesaplaması salgın döneminde iş kaybını yansıtmıyor." ifadesi.
kaynak
devamını gör...

erkekler:
ailevi problemlerim var,
sadece sana değil herkese böyleyim ben,
ne alakası var kafanda kuruyorsun.

kadınlar:
yok aşkım ne makyajı ya sadece rimel sürdüm.
devamını gör...

hem öğretmen hem öğrenciyim.
devamını gör...

su kıtlığı ile ilgili insanı huzursuzluğa gark eden bir gökhan özoğuz belgeseli. isminin bu olmasının sebebi de geçtiğimiz yıllarda güney afrika'da günlük su tüketiminin 25 litre/kişi kotada sabitlenip (günümüzde 175 lt/kişi) karneye bağlanması ve yakın bir gelecekte türkiye'yi ve tüm dünyayı bundan daha beterlerinin kasıp kavurması ihtimalidir. böyle bir belgesel yaparak sorumluluk üstlenen gökhan özoğuz'u ayrıca tebrik etmek istiyorum.

devamını gör...

umarım sadece bana olmuyordur hissi.
ben üzülüyorum bu arkadaşlara ya. duygusal dönemlerden mi geçiyorum bilemiyorum ama sesini duyurmakta güçlük yaşayan bu çaylak arkadaşlara üzülüyorum. yazıyorlar ama silik fontta kalıp kalmayacağı belli değil. garip.
devamını gör...

özgür mumcu ve eray özerin birlikte yaptığı "yeni haller"
müthiş keyifli, kafa açıcı bilgilendirici bi iş yapıyolar. bazı sabahlar arabada açıyorum işe gidene kadar su gibi akiyo yol.
devamını gör...

tek kelimeyle bir şaheser...
aslında ilk okumaya başladığımda 10.sayfadan sonra kitabın kapağını kapatmıştım fakat 2 ay sonra elime aldığımda çok farklı şeyler hissettim. ingiliz edebiyatı okuduğumda niyeyse hep böyle oluyor.kitabın konusu hakkında da bir şey bilmiyordum.

sizce bir insanın ruhundaki tüm sevgisini verdiği bir portre nasıl olur?
basil bunun tam anlamını bilmese de tabloya kendinden çok fazla şey kattığını hissetmişti.
lord henry ise dorian gray'ı bu olaylara sürükleyen kişidir yalnız eminim ki henry ona bu gençlik aforizmalarını yaparken böyle şeyler olacağını bilmiyordu.
dorian ise hala kafamda suçlu mu kurban mı olarak adlandıramadığım kişidir. büyük yeminden hatta tiyatrodaki geceden önceki dorian gray benim gözümde ikinci bir werther'di fakat o geceden sonra tablodaki ifadeyi gördüğü andan itibaren konuşması ve tavırları çok değişti.
kendi ruhunun kirlenmesinden zevk aldı ve çevresindekileri önemsemedi. günahlarını yansıtan tabloya baktıkça kendi gençliğini görüp bundan zevk aldı ama bir yere kadar.

en son sahne kitabın climax noktasıdır.dorian bir vane'nin daha ölümüne şahit olur ve bu hayatı geride bırakmak ister.artık günah işlemek istemiyordur ve bu günahlarını da görmek istemiyordur. tabloyu yok etmeye karar verir ama gerçekte kendisi kimdir?güzel bir surat mı yoksa günahlarla dolu bir insan mı? dorian kendisi olarak ölür...

oscar wilde bu romanda bize simgeleme yöntemiyle insan ruhunu açık ve en vahşi şekilde anlatmış. viktorya döneminde atılabilecek çok cesur bir adım.
devamını gör...

ne zaman görsem aklıma bu komik görseli getiren anıt:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat ettiniz mi? bizden yeni ayrılmış dostlarımızı ne kadar severiz, değil mi? ağızları toprakla dolup hiç konuşmaz olmuş hocalarımıza ne kadar hayranızdır! saygı o zaman çok doğal olarak gelir, belki de tüm yaşamları boyunca bizden bekledikleri o saygı. ama biliyor musunuz niçin ölülere karşı hep daha dürüst ve daha cömertizdir? nedeni basittir! onlara karşı bir yükümlülüğümüzdür yoktur. özgür bırakır bizi onlar, zamanımızı rahatça kullanabiliriz... bizi bir şeye yükümlü kılarlarsa, belleğe yükümlü kılar onlar, bizimse belleğimiz zayıftır. (albert camus - düşüş)
devamını gör...

zamanında bir arkadaşın sahip olduğu versiyonu, merdivenden aşağıya koşarken bacaklarıma çarpması nedeniyle 1 gün boyunca yürümekte zorlanmama neden olan köpek cinsi. maşallah nasıl bir kas yapısı varsa adamda, bacağımı kırmadığına şaşırıyorum düşündükçe.

bir defasında da geri geri giderken birinin üzerine oturmuştum yanlışlıkla. şöyle bir dönüp "bu ağırlık benim için bir hiç" der gibi baktı ve çevirdi kafasını. boyutuyla kıyaslandığında çok daha büyük olan uysallığı harika!

köpeklerin apollo'su olarak bilinen bu cins genellikle av için kullanılırmış eskiden. kulakları da domuzlardan korumak için kesilirmiş. ancak şu an birçok ülkede bu hayvanların kulaklarının kesilmesi yasaklanmış durumda.

tıpkı astronomideki büyük kütleli yıldızlar gibi bu köpekler de diğer büyük cüsseli köpekler gibi kısa ömürlü. uygun olmayan diyet ve egzersizlerle büyütürseniz gelişim sorunları yaşayabilirler. bir de maalesef tümör geliştirmeye yatkın bir bünyeleri var. yukarıda bahsettiğim, bacağımı neredeyse kıran arkadaşta da vardı bir tane. çok üzülmüştük öğrendiğimizde.

küçük alanlarda kıçıyla dağ devirdiği için oyun konusu ev içinde sorun olabilir. bahçede besleyecekseniz, atlayarak kaçması ihtimaline karşın yüksek çitlere ihtiyacınız olacaktır. malum, boyları epey uzun bu tatlışların. dişlerini düzenli olarak fırçalamanız, tırnaklarını da ayda 1-2 kez dikkatlice kesmeniz gerekir. kulak kesimi önerilmediğinden, kulak içlerini de sık sık kontrol etmelisiniz.

şu güzelliğe, asalete bakar mısınız*:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

(bkz: ilber ortaylı)
devamını gör...

sohbeti ve tanımları da kendisi gibi tatlı olan sevimli, kibar yazar. umarım sözlükte her daim bulunur ve kendisini bizden eksik etmez.
devamını gör...

kuruluş hikâyeleri, modern müzik tarihinin en güzel hikâyelerinden biridir.
buyrun;

--- alıntı ---

2002’de ingiltere, sheffield'lı komşu iki genç; 16 yaşındaki alex turner ve jamie cook, ailelerinden noel hediyesi olarak gitar istediler. arkadaşları matt helders çat pat davul çalıyordu. toparlanıp amatörce müzik yapmaya başladılar. ilk konserlerini 2003 haziranında 13 kişiye verdiler. 2004’ün sonlarında bir arkadaşları, demoları beneath the boardwalk'u internet sitesine koydu ve adresi arkadaşlarına gönderdi. arkadaşları kendi arkadaşlarına, onlar da başkalarına, oradan mp3 arama motorlarına derken birden herkes onlar hakkında konuşmaya başladı. bbc radyosu ve ingilizlerin meşhur tabloid gazeteleri, şarkılarla değil, arctic monkeys’in birden nasıl herkesin konuşma konusu olduğuyla ilgileniyordu.

arctic monkeys, müziklerini internet'te yaymaya devam etmek istiyordu. londra’daki meşhur astoria’yı dolduracak kadar hayranları vardı, konserleri kapalı gişe gidiyordu. 2005 mayısında kendi imkânlarıyla ilk ep’leri five minutes with arctic monkeys'ten bin tane bastılar. röportajlarda plak firmaları için “buraya kadar onlarsız geldik, bundan sonra neden onlara ihtiyaç duyalım ki!” demişlerdi.

--- alıntı ---

kaynak: wikipedia
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim