ozzy osbourne'un hayvanları tüfekle vurması
eee gençken konserlerinde çivili botlarla civciv ezdiği söylenirdi. ben görmedim tabi ki ama 80’lerde böyle bir skandal söylenti ortalıklarda gezerdi. onu yaptıysa bu nedir ki?
devamını gör...
sözlüğün düz yazarları
başta şahsımın olduğu yazarlardır. hiçbir enler listesinde yoklardır. sözlüğün en sevilen, en sevilmeyen, en troll, en gülümseten, en polemikli listelerinde yoksanız sizler de sözlüğün düz yazarlar kulübündesinizdir efendim.
devamını gör...
sokak köpeği
aslında sokak köpeği yoktur, sokağa mahkum edilmiş köpek vardır. insanların sorumsuzlukları, bir canlının hayatını vicdani sorumluluk hissetmeksizin değiştirebilmeleri, köpeklerin kontrolsüz üremelerine müdahale edilmemesi gibi nedenlerle sayıları her geçen gün artmaktadır.
sokakta yaşayan bir köpeğe aniden yaklaşmayın, amacınız sevmek bile olsa sizi tehdit olarak algılayabilir. uyurken birden dokunmayın, daha önce uykusundan kaç tekmeyle uyandırıldığını ve sevilmeye alışıp alışmadığını bilemezsiniz. yaptığınız her hareket köpeğin sizi görebileceği bir açıda ve yavaş olsun ki sizin bir tehdit olup olmadığınıza karar versin.
sokakta yaşayan bir köpeğe aniden yaklaşmayın, amacınız sevmek bile olsa sizi tehdit olarak algılayabilir. uyurken birden dokunmayın, daha önce uykusundan kaç tekmeyle uyandırıldığını ve sevilmeye alışıp alışmadığını bilemezsiniz. yaptığınız her hareket köpeğin sizi görebileceği bir açıda ve yavaş olsun ki sizin bir tehdit olup olmadığınıza karar versin.
devamını gör...
geceye nazım hikmet'ten bir şiir bırak
ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
toprağa beraber dalacağız.
ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
ben
daha ölümü düşünmüyorum.
ben daha bir çocuk doğuracağım.
hayat taşıyor içimden.
kaynıyor kanım.
yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
ama ölüm de korkutmuyor beni.
yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
içimden bir şey :
belki diyor.
devamını gör...
shogun
samuraylarla tanıştığımız diziydi fi tarihinde. herkesin dilinde toronaga ve anjinsan kelimeleri vardı. çok etkilenmiştik milletçe. hoş 80'lerin başında ekrandaki necefli maşrafa bile rating rekoru kırıyordu.
devamını gör...
#20liyaşlarchallenge
benimde katıldığım akım. 3 yıl önceki fotoğrafimi paylaştım ama olsun. sevdiğim güzel bir fotoğrafti sefam olsun. sözlük ahalisi sosyal medyada dünyayı kurtarmakla meşgul olduğu için bakmasınlar.
devamını gör...
michelson morley deneyi
1887 yılında yayınlanmış bir deney. amacı uzay boşluğunu doldurduğuna, ısı ve ışığın iletilmesini sağladığına inanılan esirin (ing: luminiferous aether) varlığını kanıtlamaktı. deney, dünya ile esirin birbiriyle göreceli bir hareket halinde olduğu hipotezine dayanıyordu. dünya, güneş ve kendi etrafında dönerken esir rüzgarı oluşmalıydı. yani ışığı taşıdığına inanılan esire karşı harekette ışık hızı daha fazla, aksi yönde daha az ölçülmeliydi. deney sonucunda ışığın her zaman ve her yönde sabit hızda olduğu görüldü. bulgular esir teorisiyle uyumsuzdu. verileri açıklamak için einstein'in özel görelilik kuramı ve ışık hızının değişmez bir sabit olduğunun anlaşılması gerekiyordu.
devamını gör...
leyla lydia tuğutlu
fazla abartıldığını düşündüğüm hanım bacı. uğruna bırak kurşun atmayı sapan bile atmam.
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
caspar david friedrich - evening on the river (c. 1820-25)
devamını gör...
bengi dönüş
#1230130
ve böyle buyurdu; @kuzguncuktaki vişne ama ve fakat güzel buyurmuş.
yazı içerisinde sevdiğim iki konuya değinilmesi nedeniyle iki satır laf etme hakkını kendimde buldum. hem ne demişler? “hak verilmez, yazılır”
ilki beni finali ile hayal kırıklığına uğratan dizi dark ve diğeri tabii ki pos bıyıklarına maniler dizdiğimin filozofu nietzsche.
dark dizisi, niçe’nin “böyle buyurdu zerdüşt” kitabında anlattığı bengi dönüş veya edebi tekerrür bakışını ortaya koyduğu ama finali ile bu görüşten uzaklaştığı bir yapımdır. nedeni ise nietzsche’nin, bengi dönüş görüşünün olabilmesi için en büyük engel olarak gördüğü tanrı’yı ortadan kaldırmasıdır. tanrı varsa, bir tekerrür mümkün değildir. dolayısıyla nietzsche tanrı’yı öldürür.
ancak dizi içerisinde bir sahne vardır ki, bir tartışma konusu yaratır. diziyi izleyenler hatırlayacaktır. konu 33 yılda bir yaşanan ve tekrarlanan yaşamları anlatır. ancak konuyu götürüp “adam und eva” (adem ile havva) ya bağlamak işin tadını en azından benim için kaçırmıştır. dizi her ne kadar nükleer santraller ve büyük patlamaya göz kırpsa da, konu bir türlü oraya vardırılmaz.
efendim bahsettiğim sahne şudur; adam genç hali jonas ile buluşur. ve kendi genç haline sorar “insanlar neden bir tanrı’ya inanırlar?” bu soruya genç jonas cevap veremez. adam cevabı verir “çünkü insanlar bir yalana inanmak isterler.” de hadi buyrun tartışmaya.
efendim konu çok uzun, ancak karşı görüş koymadan bitirmeyelim. nietzsche bengi dönüş ile hayatın tekrarlardan ibaret olduğunu altını doldura doldura çizer. karl marx ise “değişmeyen tek şey değişimdir görüşünden, değişmez olan şey hareketin kendisidir” der. de hadi buna da buyrun. konu uzar dostlar benden bu kadar.
(bkz: karl marx)
(bkz: toplumsal değişme teorisi)
ve böyle bitirir yazısını ozgur1ey.
ve böyle buyurdu; @kuzguncuktaki vişne ama ve fakat güzel buyurmuş.
yazı içerisinde sevdiğim iki konuya değinilmesi nedeniyle iki satır laf etme hakkını kendimde buldum. hem ne demişler? “hak verilmez, yazılır”
ilki beni finali ile hayal kırıklığına uğratan dizi dark ve diğeri tabii ki pos bıyıklarına maniler dizdiğimin filozofu nietzsche.
dark dizisi, niçe’nin “böyle buyurdu zerdüşt” kitabında anlattığı bengi dönüş veya edebi tekerrür bakışını ortaya koyduğu ama finali ile bu görüşten uzaklaştığı bir yapımdır. nedeni ise nietzsche’nin, bengi dönüş görüşünün olabilmesi için en büyük engel olarak gördüğü tanrı’yı ortadan kaldırmasıdır. tanrı varsa, bir tekerrür mümkün değildir. dolayısıyla nietzsche tanrı’yı öldürür.
ancak dizi içerisinde bir sahne vardır ki, bir tartışma konusu yaratır. diziyi izleyenler hatırlayacaktır. konu 33 yılda bir yaşanan ve tekrarlanan yaşamları anlatır. ancak konuyu götürüp “adam und eva” (adem ile havva) ya bağlamak işin tadını en azından benim için kaçırmıştır. dizi her ne kadar nükleer santraller ve büyük patlamaya göz kırpsa da, konu bir türlü oraya vardırılmaz.
efendim bahsettiğim sahne şudur; adam genç hali jonas ile buluşur. ve kendi genç haline sorar “insanlar neden bir tanrı’ya inanırlar?” bu soruya genç jonas cevap veremez. adam cevabı verir “çünkü insanlar bir yalana inanmak isterler.” de hadi buyrun tartışmaya.
efendim konu çok uzun, ancak karşı görüş koymadan bitirmeyelim. nietzsche bengi dönüş ile hayatın tekrarlardan ibaret olduğunu altını doldura doldura çizer. karl marx ise “değişmeyen tek şey değişimdir görüşünden, değişmez olan şey hareketin kendisidir” der. de hadi buna da buyrun. konu uzar dostlar benden bu kadar.
(bkz: karl marx)
(bkz: toplumsal değişme teorisi)
ve böyle bitirir yazısını ozgur1ey.
devamını gör...
sagopa kajmer'in de dediği gibi
çok bildimlik yaparsan çok düşmüşlük yaşarsın, yok derdimlik yaparsan dert görünce saparsın.
devamını gör...
etsiz çiğ köfte yiyen insan
etli çiğköftenin, içindeki çiğ etten dolayı hemen tüketilmesi gerekir. hemen tüketilmezse bakteri üreyebileceği için hastalıklara sebep olur. bu yüzden dışarda etli çiğköfte satmak yasaktır. hiçbir satıcı etli olarak satamaz. bence maliyetinden dolayı da etli olarak satmazlar zaten. yine de evde yapılıp yenmesi en iyi seçenektir.
devamını gör...
raptiye rap rap
cem karaca'nın bu isimde bir tv programı vardır.
bölüm 1:
bölüm 2:
bölüm 3:
bölüm 4:
edit: bazı videolara ulaşılamıyor. gördükçe editlerim.
bölüm 1:
bölüm 2:
bölüm 3:
bölüm 4:
edit: bazı videolara ulaşılamıyor. gördükçe editlerim.
devamını gör...
doğru söylüyor dedirten şarkı sözleri
“yanan ışıklarımı kaplayacak kadar karanlığım var.”
sagopa kajmer.
sagopa kajmer.
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük iyilik
kendisi olmasıdır.
devamını gör...
yazarların hüzünlüyken dinlediği şarkılar
depeche mode dinleyerek hüznümden kurtulurum.
zaten hüzünlüysem, neden beni daha beter hale getirecek şeyler dinleyip de kendime eziyet edeyim?
zaten hüzünlüysem, neden beni daha beter hale getirecek şeyler dinleyip de kendime eziyet edeyim?
devamını gör...
din kültürü ve ahlak bilgisi
bu dersi veren öğretmenler (genelde) kendilerini ahlak abidesi sanıp herkese ders verme peşindedir.
devamını gör...


