iki atom bombası atlatmış ve küllerinden yeniden doğmuş, dünyanın devasa teknoloji şirketlerine sahip bir ülkenin vatandaşlarını övme ihtiyacıdır. *
devamını gör...

1951'de yayımlanmış bir graham greene kitabıdır. orijinal ismi the end of the affair olan kitap ülkemizde türkiye iş bankası modern klasikler serisinden çıkmış.
hikaye sarah miles ve sevgilisi maurice bendrix merkezinde gelişmekte. bu gizli bir aşktır çünkü sarah evlidir, sarah'nın kocası henry de oldukça farkındadır bu durumun ama hiçbir şey söylemez. adından anlaşıldığı gibi bu 'gizli' aşkın son dönemlerine şahit oluyoruz. çokça flashback yaşandığı için nereden nereye atladığını fark etmeye çalışmak bazen okuyucuyu yorsa da takibi o kadar zor olmadı benim için. ilişkileri sonlandıktan iki sene sonra denk gelen sarah ve maurice'in arasındaki aşkın küllenmemiş, tekrardan alevlenebilecek bir köz halinde olduğunu anlıyoruz. mourice, sarah'yı takip etmesi için dedektif tutuyor. hikaye gelişirken sarah tanrıyı ve hristiyanlığı, mourice ise kendini sorgulamaya başlıyor, tabii siz de kendinizi. bu kitabı gerçekten bir aşkın sonundayken okuyunca gerçekten daha fazla etkiliyor ve empati yapmanızı sağlıyor. aşk ve nefretin birbirine ne kadar yakın olduğunu tekrar tekrar anlatıyor size bu kitap.
kitap aynı zamanda iki kere beyazperdeye uyarlanmış.
devamını gör...

22 saat süren doğum sancısı sonrası, kızımın dünyaya geldiği an.. o acıyla öleceğimi düşünmüştüm. ölüme en yakın olan o andan hemen sonrası, benim için paha biçilemez bir haz, çok enteresan bir duyguydu. yaşadığımı hiç o anki kadar dolu ve yoğun hissetmemiştim.
devamını gör...

değişkendir. tıpkı zaman gibi. şu an mesela turkuazdır. ay geçti fil dişi beyaz oldu. yok yok dur. bildiğin siyah bu.
devamını gör...

hemen tutuklanip mahkemeleri de tutuklu devam edecekmiş. o zamanlar on kapıdan girip, arka kapıdan salıverilme yokmuş.
devamını gör...

benimdir o, ikinci okul olduğundan gereksiz olduğunu düşünüyorum. ayrıca sevmediğiniz insanlarla beraber okuyorsanız eğer gitme gereği duymadığınız organizasyondur.
devamını gör...

sözlük ahalisi olarak, portakal atmak olarak kararlaştırdığımız zımbırtıdır. noktaa.*
devamını gör...

özdemir asaf şiiri.

“konuşmak susmanın kokusudur.
ya sus-git, ya konuş-gel, ortalarda kalma.
yalan korkaklığın tortusudur.
dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.”
devamını gör...

vücutta kalıcı bir iz bırakmak.
yıllarca belki pişman olurum endişesi ile çok istediğim halde ötelediğim bir eylemdir dövme yaptırmak.
sonra bir gün, zaten zor geçen bir süreçte, aldığım bir haber şoku ile hayatımın altı üstüne gelmiş bir şekilde adrenalin dolu günler geçirirken karar verdim. hep yapamadıklarımdı pişmanlıklarım. ve de içimdeki hissizlik canımı çok yakıyordu. yaşadıklarımı ve yaşayacaklarımı temsil etmesi için bir dövme kondurdum bileğime. hala içimden kırıntılar dökülürken elim oraya gidiyor. ayağa kalkmam gerektiğini anladığım zamanı anımsatıyor ve ne olursa olsun yeniden başlayabileceğime olan inancımı korumamı sağlıyor.
devamını gör...

manolis angelopoulos'un bestelediği ta mavra matia sou şarkısının türkçeye uyarlanmış halidir.

nilüfer ablamız çok güzel söylemiştir.

devamını gör...

biz bunu daha önce yaşadık ve kimse umursamadı.

bana nedense yakın bi geçmiş tarihimiz dejavu gibi gün be gün aklıma geliyor. yok yav bu kadar benzemez diyorum. sonra açıp o dönemleri okuyorum. neredeyse herşey aynı.

biz kim miyiz istanbul üniversitesi.


gerçekten moralim çok bozuk sözlük. neyse random beğeni atanları koruyun beğenin pohpohlayın, size öyle yazarlar lazım.
devamını gör...

insanın kendisi için faydalı şeyler yapması gerektiğini düşünenlerin sorduğu ve merak ettiği sorunsal.
akarsu kıyısında müzik dinleyerek yürüyüş yaptım.
devamını gör...

ideolojik şiirleri pek ilgimi çekmese de geri kalan şiirlerinde dudak uçuklatacak kadar iyi olduğunu düşünürüm hep size bir şiirini bırakıyorum. nasiplenirsiniz:

erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
- baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana...
ve artık
biliyorum:
toprağın
yüzü güneşli bir ana gibi
en son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...

fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kâbil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak...

sen
yürümelisin,
beni bırakarak...

kadın sustu.

sarıldılar

bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...

ayrıldılar...

nazım hikmet - bir ayrılış hikayesi
devamını gör...

rezalet bir durumdur.

evli olan kişi de, bu kişiyle sevgili olan kişi de ahlaksızın önde gidenidir bence.

sonuçta evlilik iki kişi arasında yapılır ve bir tarafın diğer tarafı aldatması ahlaksızlık değil de nedir?


insan seviyorsa iki şeyi asla yapmaz. aldatmaz ve ağlatmaz. çünkü aldatmak insan onuruna; ağlatmak ise insan yüreğine yapılmış en çirkin saldırıdır.
devamını gör...

danimarka hükümeti, suriye’de artık iç savaşın bittiğini ve dönmek için güvenli olduğunu belirterek, suriyeli mültecilerin oturma izinlerinin iptal sürecini başlattı.

— vice news

haber link : www.sozcu.com.tr/2021/dunya...
devamını gör...

başrolünde daniel radcliffe ve paul dano'nun olduğu çok eğlenceli ve hafif duygusal bir film.
hikayesinde ölen bir vücutla birlikte ıssız bir adada olan kişinin ölen kişinin ölmeden önceki hayatını ve yaşamı hatırlatmaya çalışma ve eve dönme çabasını işliyor.
çok tatlı bir dostluğun konu olduğu bu film sonunda içinizi ısıtabilecek yapıda.
basrollerin rollerini çok güzel yaptığı bu filmi izlemenizi tavsiye ederim. keyifli seyirler.
devamını gör...

emsal niteliğinde bir karar artık korkulmasın kötü ruhlu yöneticilerden.bazılarına ciddi psikolojik test uygulanması gerekiyor,bir çoğu'nun psikopatlık derecesi çok yüksek mevki'yi kaldıramayıp zıvanadan çıkanlar ona buna sataşanlardan bahsediyorum.bu insanlar çalışanlarını hasta ediyor.
bir banka da gişe memur'unun başında onu herkesin içinde azarlayıp başında bekleyen şefi vardı işlem sırası bana geldiğinde kız bana makbuzu uzatırken elleri titriyordu.o an ben bile sinir boşalması yaşadım ve kıza dönüp allah yardımcın olsun dedim kız buruk bir şekilde gülümserken adam şaşırmış bir şekilde psikopat bakışlarını fırlattı üstüme kavga çıkarıcaktım zor tuttum kendimi yani ben 5 dakikada bunları yaşadım o kız'ı düşünemiyorum.
devamını gör...

kalbine bir sor, böyle yaşanır mı hiç?
devamını gör...

sözlüğe geç üye olduğum için yetişemediğim liste. ödül kazanan arkadaşların okuyacakları kitaplarla bizleri de bilgilendirmelerini ümit ediyorum.
devamını gör...

ekmeğinde olan yazarladır. sinema ve dizi sektörünü yakından takip ederler. troll başlıklardan yine iyidir diye düşünmeden edemiyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim