şeker portakalı
josé mauro de vasconcelos tarafından yazılan roman.
canım zeze...
okuduktan epey sonra bile yüreğime öküz oturtan canım kitap.
canım zeze...
okuduktan epey sonra bile yüreğime öküz oturtan canım kitap.
devamını gör...
animasyon film
çok severek izlediğim tür. çocuk filmi diye kenara atılmamalıdır büyüklere de hitap ediyor.
(bkz: inside out)
(bkz: ratatouille)
(bkz: despicable me)*
(bkz: monsters inc)
(bkz: iceage)
(bkz: toy story)
(bkz: madagascar)
(bkz: inside out)
(bkz: ratatouille)
(bkz: despicable me)*
(bkz: monsters inc)
(bkz: iceage)
(bkz: toy story)
(bkz: madagascar)
devamını gör...
dinlenme tesisinde unutulma fobisi
özellikle geceleri yaşanan fobidir.
hep düşünür insan ulan unutur giderlerse ne yaparım buralarda dinlenme tesisi soğuğuna karşı nasıl hayatta kalırım diye düşüncelere dalar.
tabi bu düşünce insan zihnine ulaştığı anda bayat çay hızla yudumlanır sigara hızla içilir ve otobüse koşulur erkenden oturulur.
hep düşünür insan ulan unutur giderlerse ne yaparım buralarda dinlenme tesisi soğuğuna karşı nasıl hayatta kalırım diye düşüncelere dalar.
tabi bu düşünce insan zihnine ulaştığı anda bayat çay hızla yudumlanır sigara hızla içilir ve otobüse koşulur erkenden oturulur.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
devamını gör...
türkiye'nin düzelmesinin tek yolu
milletin cebine ellerini daldırmış yöneticilerin def olup gitmesidir.
devamını gör...
18 mart 2021 normal sözlük instagram rezaleti
bilerek yapılmamış olduğuna inansam da yapılmaması gereken, en azından biraz daha özen gösterilse yapılmayacak hatanın sonucu ortaya çıkan rezalettir. takip etmiyorum ama edindiğim izlenim kafa sözlük sosyal medya hesaplarının çok iyi yönetilmediği yönünde.
binlerce insanımızın şehit olduğu bir savaşın seneyi devriyesinde tarihte bugün kasırgada bilmem kaç kişi öldü diye bir görsel paylaşmak olmamış.
binlerce insanımızın şehit olduğu bir savaşın seneyi devriyesinde tarihte bugün kasırgada bilmem kaç kişi öldü diye bir görsel paylaşmak olmamış.
devamını gör...
ilk defa böyle şeyler hissediyorum
sedat peker gibi tepki verdiğim hede.
"lan bırak!"
"lan bırak!"
devamını gör...
normal sözlük'ün gelişmesi için tavsiyeler
başlıklarda herhangi bir eksiklik, yazım hatası veya değişiklik önerisi olduğunda düzeltme için öneri getirmenin mümkün olduğu bir başlık fonksiyonu şahane olabilir. boş bakınız vermek pek hoş olmuyor her zaman. * *
devamını gör...
naziler ve atatürk
safsata ve yalandan ibaret bir iddiadır. şükrü server aya, "book review and repudidation" başlıklı yazısında bu yalanları çürütmüştür.
issuu.com/lalemis/docs/book...
araştırmacı tarihçi yazar cengiz özakıncı da “atatürk dersleri” ve “türkiye’nin siyasi intiharı yeni osmanlı tuzağı” kitaplarında ve yazdığı diğer makalelerde bu yalana cevap vererek çürütmüştür.
hitler atatürk’ü değil, ünlü amerikalı antisemitist sanayici henry ford’u örnek almıştır. hitler’in kendisi, kavgam kitabında henry ford’un kendisinin ideolojik önderi olduğunu söylemiştir.
1922 yılında hitler’in almanya’da lüks eşyalarla döşenmiş lüks bir daireye sahip olduğu, duvara asılı büyük bir henry ford çerçevesi ile süslendiği, odalardan birinde henry ford’un “uluslararası yahudi” adlıvkitabının almanca’ya çevirisinin binlercesinin yığılı olduğu ve hitler’in militanlarının o kitapları satmakta oldukları, berliner tageblatt gazetesinin 1922’de yayınlanmış bir haberidir.
temmuz 1938’de hitler’in amerika’ya gönderdiği alman diplomatlar henry ford’a madalya takar.
“german diplomats award henry ford, center, with their nation's highest decoration for foreigners, the grand cross of the german eagle, in july 1938.”

“although ford later renounced his antisemitic writings, he remained an admirer of nazi germany and sought to keep america out of the coming war. ın july 1938, four months after the german annexation of austria, he accepted the highest medal that nazi germany could bestow on a foreigner, the grand cross of the german eagle. the following month, a senior executive for general motors, james mooney, received a similar medal for his "distinguished service to the reich."
www.washingtonpost.com/wp-s...
yale üniversitesi’nde akademisyen ve soykırım müzesi’nde danışmanlık yapan amerikalı yazar timothy sneider, “black earth- the holocaust as history and warning” adlı kitabında bu konuya değinir. hitler’in “kim hatırlıyor ki ermenileri?” dedi iddia edilir. halbuki hitler “kim hatırlıyor ki kızılderileri?” demiş, sözleri daha sonradan vahakn dadrian tarafından çarpıtılmıştır.
kendisi de holokostu yaşamış yahudi kökenli amerikalı yazar guenter lewy, “the armenian massacres in ottoman turkey- a disputed genoside” adlı kitabında bu çarpıtmaya değinir. lewy, ermeni yanlısı yazarların hitler ve kendi düşmanları arasında bir ilişki kurmaya çalıştığını, dadrian’ın doğrudan bir kanıt öne süremese de tezini hitler’in generallerine 22 ağustos 1939’da okuduğu nutukta almanya’nın ihtiyacı olan lebensraum (yaşam alanı) ve bunun için önüne çıkacak herkesi yok edeceklerine dair söylediklerine bağlamaya çalıştığını tahmin eder. alman tarihçi winfried baumgart da bu nutuğu incelemiş ve hitler ile ermeniler arasında böyle bir ilişki bulamamıştır.
hitler, atatürk’ü örnek almamıştır. kaldı ki, ikinci dünya savaşı’nda türkler soykırıma uğrayan yahudileri kurtarmaya çalışmıştır. atatürk’ün silah arkadaşlarından, devlet demiryollarının da kurucusu olan ve ıı. dünya savaşı’nda paris’te büyükelçilik yapmış diplomat behiç erkin, savaş sırasında binlerce yahudinin hayatını kurtarmıştır.
behiç erkin hakkında bir akademik çalışma prof. arnold reisman tarafından yapılmış ve bu çalışma "an ambassador and a mensch" isimli kitapta toplanmıştır. kudüs'te the hebrew university'den prof. yitzchak kerem ve tarih araştırmacısı/yazarı andrew mango kitabın arka kapağına yazdıkları yorumlarla bu akademik çalışmanın değerinin altını çizmişlerdir. soykırımdan kurtulan biri olan prof. reisman'ın, başta amerikan dış ilişkiler bakanlığı arşivleri olmak üzere, birçok resmi devlet arşivinden çıkardığı dokümanları gözler önüne sererek behiç erkin'in binlerce kişiyi kurtardığını akademik olarak ispatlamaktadır kitabında.
ayrıca prof. reisman'ın "shoah: turkey, the us and the uk" isimli kitabı ile prof. stanford shaw'un "turkey and the holocaust" isimli kitabında behiç erkin'in soykırıma uğrayan yahudilere nasıl yardım ettiğine ilişkin bilgi ve belgelerin bulunduğu başka bir akademik çalışması daha vardır.
tr.wikipedia.org/wiki/Behi%...
yönetmen burak arlıel, 2011 yılında yönettiği “turkish passport-türk pasaportu” isimli filminde bu olayları anlatmıştır.
tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%...
başka bir örnek de rodos’un türk büyükelçisi diplomat selahattin ülkümen’in çabalarıdır. türkler yahudileri savaş sırasında kurtarmaya çalışmıştır.
tr.wikipedia.org/wiki/Selah...
oysa, atatürk’ün nezdinde bizi, türkleri, mesnetsizce hitler’in ilham kaynağı olmakla itham eden ermeniler’in bazıları, ıı.dünya savaşı’nda nazilerin yanında yer almıştır.
guenter lewy:
“during the world war ıı, while the turkish government was giving asylum to many jews from hitler’s tyrany. anti-semitism engulfed the armenian circles in the nazi-occupied territories… armenian volunteers, under the wings of hiter’s germany, were used in rounding up jews and other ‘undesirables’ for the naci concentration camps… ıt is believed that eleven thousand armenians from the caucasus, motivated by hunger and anti-russian sentiments more than by anti-semitism, had joined the so-called ostlegionen (easter legions) of the german army by october 1944. they served in the front-line units, but, like other german troops, were also used for fighting partisans in the rear…” (age sf. 217)
amerikalı yazar james q. whitman “hitler’s american model” adlı kitabında
hitler’in almanya’da iktidara geldikten sonra çıkardığı ırk yasalarının, amerika’da çıkan ırk yasalarının birebir almanca tercümesi olduğunu, hitler’in ku klux klan’dan esinlendiğini kanıtlıyor.
bununla birlikte, 1920 şubat’ında yayınlanan nazi partisi programı hiçbir değişikliğe uğramadan tatbik edilmiştir. 1920 şubat’ında çıkan nazi partisi programında yahudilerin katledileceği, ırk ayrımcılığı, yahudilerin avrupa’dan nasıl kovulacağı, alman olmanın esasları yer alıyor. şubat 1920’de daha tbmm açılmamış!
antisemitist olması ile bilinen henry ford’dan ilham alan hitler’in atatürk’ü örnek aldığı yalandır. ermeni diasporasının attığı iftiralardan biridir.
kaynaklar:
book review and repuditation on dr.ihrig’s book ataturk in the nazi imagination” , şükrü server aya, ekim 2015.
issuu.com/lalemis/docs/book...
tarih üzerinden psikolojik savaş ve atatürk dersleri, cengiz özakıncı, otopsi yayınevi, 2018
türkiye’nin siyasi intiharı yeni osmanlı tuzağı, cengiz özakıncı, otopsi yayınevi, 2005
louis p. lochner ve nürember davasında “l-3” belge sahteciliği-cengiz özakıncı
www.academia.edu/36908597/L...
hitler’in konuşma ve yazılarında yahudiler, ermeniler, kızılderiler- cengiz özakıncı
www.academia.edu/36843675/H...
abd soykırım anıt müzesinde-cengiz özakıncı
www.academia.edu/36843816/A...
hitler’s money trail, who financed the nazis?
kmplusmedia.com/sites/defau...
ford and gm scrutinized for alleged nazi collaboration, by michael dobbs
washington post staff writer, monday, november 30, 1998; page a01
www.washingtonpost.com/wp-s...
black earth: the holocaust as history and warning-timothy sneider, tim duggan books, 2016.
www.amazon.com/Black-Earth-...
“the armenian massacres in ottoman turkey- a disputed genoside”, guenter lewy, utah series in turkish and ıslamic stud, november 2005
www.amazon.com/Armenian-Mas...
tr.wikipedia.org/wiki/Behi%...
hitler’s american model- james whitman, princeton university press, september 2018
www.amazon.com/Hitlers-Amer...
issuu.com/lalemis/docs/book...
araştırmacı tarihçi yazar cengiz özakıncı da “atatürk dersleri” ve “türkiye’nin siyasi intiharı yeni osmanlı tuzağı” kitaplarında ve yazdığı diğer makalelerde bu yalana cevap vererek çürütmüştür.
hitler atatürk’ü değil, ünlü amerikalı antisemitist sanayici henry ford’u örnek almıştır. hitler’in kendisi, kavgam kitabında henry ford’un kendisinin ideolojik önderi olduğunu söylemiştir.
1922 yılında hitler’in almanya’da lüks eşyalarla döşenmiş lüks bir daireye sahip olduğu, duvara asılı büyük bir henry ford çerçevesi ile süslendiği, odalardan birinde henry ford’un “uluslararası yahudi” adlıvkitabının almanca’ya çevirisinin binlercesinin yığılı olduğu ve hitler’in militanlarının o kitapları satmakta oldukları, berliner tageblatt gazetesinin 1922’de yayınlanmış bir haberidir.
temmuz 1938’de hitler’in amerika’ya gönderdiği alman diplomatlar henry ford’a madalya takar.
“german diplomats award henry ford, center, with their nation's highest decoration for foreigners, the grand cross of the german eagle, in july 1938.”

“although ford later renounced his antisemitic writings, he remained an admirer of nazi germany and sought to keep america out of the coming war. ın july 1938, four months after the german annexation of austria, he accepted the highest medal that nazi germany could bestow on a foreigner, the grand cross of the german eagle. the following month, a senior executive for general motors, james mooney, received a similar medal for his "distinguished service to the reich."
www.washingtonpost.com/wp-s...
yale üniversitesi’nde akademisyen ve soykırım müzesi’nde danışmanlık yapan amerikalı yazar timothy sneider, “black earth- the holocaust as history and warning” adlı kitabında bu konuya değinir. hitler’in “kim hatırlıyor ki ermenileri?” dedi iddia edilir. halbuki hitler “kim hatırlıyor ki kızılderileri?” demiş, sözleri daha sonradan vahakn dadrian tarafından çarpıtılmıştır.
kendisi de holokostu yaşamış yahudi kökenli amerikalı yazar guenter lewy, “the armenian massacres in ottoman turkey- a disputed genoside” adlı kitabında bu çarpıtmaya değinir. lewy, ermeni yanlısı yazarların hitler ve kendi düşmanları arasında bir ilişki kurmaya çalıştığını, dadrian’ın doğrudan bir kanıt öne süremese de tezini hitler’in generallerine 22 ağustos 1939’da okuduğu nutukta almanya’nın ihtiyacı olan lebensraum (yaşam alanı) ve bunun için önüne çıkacak herkesi yok edeceklerine dair söylediklerine bağlamaya çalıştığını tahmin eder. alman tarihçi winfried baumgart da bu nutuğu incelemiş ve hitler ile ermeniler arasında böyle bir ilişki bulamamıştır.
hitler, atatürk’ü örnek almamıştır. kaldı ki, ikinci dünya savaşı’nda türkler soykırıma uğrayan yahudileri kurtarmaya çalışmıştır. atatürk’ün silah arkadaşlarından, devlet demiryollarının da kurucusu olan ve ıı. dünya savaşı’nda paris’te büyükelçilik yapmış diplomat behiç erkin, savaş sırasında binlerce yahudinin hayatını kurtarmıştır.
behiç erkin hakkında bir akademik çalışma prof. arnold reisman tarafından yapılmış ve bu çalışma "an ambassador and a mensch" isimli kitapta toplanmıştır. kudüs'te the hebrew university'den prof. yitzchak kerem ve tarih araştırmacısı/yazarı andrew mango kitabın arka kapağına yazdıkları yorumlarla bu akademik çalışmanın değerinin altını çizmişlerdir. soykırımdan kurtulan biri olan prof. reisman'ın, başta amerikan dış ilişkiler bakanlığı arşivleri olmak üzere, birçok resmi devlet arşivinden çıkardığı dokümanları gözler önüne sererek behiç erkin'in binlerce kişiyi kurtardığını akademik olarak ispatlamaktadır kitabında.
ayrıca prof. reisman'ın "shoah: turkey, the us and the uk" isimli kitabı ile prof. stanford shaw'un "turkey and the holocaust" isimli kitabında behiç erkin'in soykırıma uğrayan yahudilere nasıl yardım ettiğine ilişkin bilgi ve belgelerin bulunduğu başka bir akademik çalışması daha vardır.
tr.wikipedia.org/wiki/Behi%...
yönetmen burak arlıel, 2011 yılında yönettiği “turkish passport-türk pasaportu” isimli filminde bu olayları anlatmıştır.
tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%...
başka bir örnek de rodos’un türk büyükelçisi diplomat selahattin ülkümen’in çabalarıdır. türkler yahudileri savaş sırasında kurtarmaya çalışmıştır.
tr.wikipedia.org/wiki/Selah...
oysa, atatürk’ün nezdinde bizi, türkleri, mesnetsizce hitler’in ilham kaynağı olmakla itham eden ermeniler’in bazıları, ıı.dünya savaşı’nda nazilerin yanında yer almıştır.
guenter lewy:
“during the world war ıı, while the turkish government was giving asylum to many jews from hitler’s tyrany. anti-semitism engulfed the armenian circles in the nazi-occupied territories… armenian volunteers, under the wings of hiter’s germany, were used in rounding up jews and other ‘undesirables’ for the naci concentration camps… ıt is believed that eleven thousand armenians from the caucasus, motivated by hunger and anti-russian sentiments more than by anti-semitism, had joined the so-called ostlegionen (easter legions) of the german army by october 1944. they served in the front-line units, but, like other german troops, were also used for fighting partisans in the rear…” (age sf. 217)
amerikalı yazar james q. whitman “hitler’s american model” adlı kitabında
hitler’in almanya’da iktidara geldikten sonra çıkardığı ırk yasalarının, amerika’da çıkan ırk yasalarının birebir almanca tercümesi olduğunu, hitler’in ku klux klan’dan esinlendiğini kanıtlıyor.
bununla birlikte, 1920 şubat’ında yayınlanan nazi partisi programı hiçbir değişikliğe uğramadan tatbik edilmiştir. 1920 şubat’ında çıkan nazi partisi programında yahudilerin katledileceği, ırk ayrımcılığı, yahudilerin avrupa’dan nasıl kovulacağı, alman olmanın esasları yer alıyor. şubat 1920’de daha tbmm açılmamış!
antisemitist olması ile bilinen henry ford’dan ilham alan hitler’in atatürk’ü örnek aldığı yalandır. ermeni diasporasının attığı iftiralardan biridir.
kaynaklar:
book review and repuditation on dr.ihrig’s book ataturk in the nazi imagination” , şükrü server aya, ekim 2015.
issuu.com/lalemis/docs/book...
tarih üzerinden psikolojik savaş ve atatürk dersleri, cengiz özakıncı, otopsi yayınevi, 2018
türkiye’nin siyasi intiharı yeni osmanlı tuzağı, cengiz özakıncı, otopsi yayınevi, 2005
louis p. lochner ve nürember davasında “l-3” belge sahteciliği-cengiz özakıncı
www.academia.edu/36908597/L...
hitler’in konuşma ve yazılarında yahudiler, ermeniler, kızılderiler- cengiz özakıncı
www.academia.edu/36843675/H...
abd soykırım anıt müzesinde-cengiz özakıncı
www.academia.edu/36843816/A...
hitler’s money trail, who financed the nazis?
kmplusmedia.com/sites/defau...
ford and gm scrutinized for alleged nazi collaboration, by michael dobbs
washington post staff writer, monday, november 30, 1998; page a01
www.washingtonpost.com/wp-s...
black earth: the holocaust as history and warning-timothy sneider, tim duggan books, 2016.
www.amazon.com/Black-Earth-...
“the armenian massacres in ottoman turkey- a disputed genoside”, guenter lewy, utah series in turkish and ıslamic stud, november 2005
www.amazon.com/Armenian-Mas...
tr.wikipedia.org/wiki/Behi%...
hitler’s american model- james whitman, princeton university press, september 2018
www.amazon.com/Hitlers-Amer...
devamını gör...
neden müzik dinlemek isteriz sorunsalı
duygularımıza tercüman olarak gördüğümüz için. bazen bizi kendimize bizden daha iyi ifade edebildikleri için.
devamını gör...
moderasyona soru sor
evde ropdöşambırla mı geziyorsunuz.
devamını gör...
doğru insanı bulmak
kanaatimce doğru insan bulunmaz, doğru insan olunur.
iki insanın birbirini sevmesi sebebiyle sevginin kişileri birbirlerine göre adeta heykel traş edasıyla şekillendirdiğini ve birbirleri için doğru insan haline geldiklerini düşünüyorum
iki insanın birbirini sevmesi sebebiyle sevginin kişileri birbirlerine göre adeta heykel traş edasıyla şekillendirdiğini ve birbirleri için doğru insan haline geldiklerini düşünüyorum
devamını gör...
boğaziçi’nde aşağı bak yalanı
boğaziçi üniversitesi’nde ki olaylarla ilgili dün akşam sosyal medyaya “bilinçli” şekilde yayılan “polis öğrencilere aşağı bak” dedi algısının yol tv tarafından yapılan bir provakasyon olduğunu ortaya çıkaran orijinal video.
alt yazı eklemişler aşağı bak demişler #397252 burada da yazmıştım. bir insan, bir polis durduk yerde neden böyle bir tepki veriyor? ne olmuş? bu videonun öncesi ne? hasta mı bu polis birden bire aşağı bak desin? aşağı bak da ne demek? kimse sorgulamadan delinin taş attığı kuyunun başına gitti.
bir yaygara koptu #aşağıbakmayacağız diye. “istikbal göklerdedir”den girmeler, “göğe bakalım”dan çıkmalar. sanatçılar destek veriyor, vay efendim türk genci aşağı bakmaz deniyor. gerçekten çok komik ve durumun ciddiyetinden gerçekten çok uzak. bakın artık bıkmış, sıkılmış olabilirsiniz, derdiniz tamamen siyasi ideoloji de olabilir. en ufak kıvılcım protesto etme arzusuna dönüşebilir. amenna. rektör atamasına karşı çıkma mücadelenizde sonuna kadar hak aramak istiyor da olabilirsiniz. ama böyle değil ya. böyle komik değil. bunları geçmişte gördü bu ülke, müftünün çakma eşinden, gezideki şarkıcı çıkan çakma doktora kadar zaten yazıp oynandı! ulan bi kere de gerçekten sağduyulu, yalansız, düzgün bir mücadele yürütün ya! lütfen ya!
şimdi “e öyle olmasa bile polisin bu tavrı yanlış” diyecekler çıkar. o zaman sen de o yanlıştan yürü kardeşim. m. kemal’den girip atatürk üzerinden siyasi prim kasma! ata sadece senin atan değil!
2 şubat editi: ısrarla vurgu yapmak istediğim sosyal medya ve yol tv provakatif videosunu anlamak istemeyenlerin -çünkü dertleri üzüm yemek değil bağcıyı dövmek- gözaltı kısımları üstünde durduğunu görüyorum. mesela işin yalan kısmıyla birkaç yazar harici kimse ilgilenmemiş. size yalan bir yem atıldı ve siz de bunu yediniz. kendinizi nasıl hissediyorsunuz? üstelik buraya bakanlığın “gözaltına” alınan kişilerin kaç tanesinin gerçekten öğrenci ve bir takım yasa dışı örgütlerle bağlantısı olmadığını yazmak için resmi kanala ait link koysam onunda kaile alınmak istemeyeceğini bildiğim için koymuyorum. size yol tv’nin sazan.avi videosu yeterli.
bir de beni tanımadıkları halde ilgi alanlarımdan, diğer tanımlarımdan yola çıkarak boğaziçi’nin hem yanında olmam gerekecek bir karakter olduğum söylenmiş, hem hükümet sevici denmiş, hem de troll olduğum düşünülmüş. işte tam da bu sebepten at gözlüklüsünüz. tam da bu sebepten bu haklı mücadeleyi kaybedeceksiniz.
benim üzerimden sözlük troll doldu diyen yazarın sözlüğe benden sonra üye olup 53 tanımı olması, berikilerin engellediğini vurgulaması da ekstra komik. nasıl üzüldüm bir bilseniz. “kafam” duman!
alt yazı eklemişler aşağı bak demişler #397252 burada da yazmıştım. bir insan, bir polis durduk yerde neden böyle bir tepki veriyor? ne olmuş? bu videonun öncesi ne? hasta mı bu polis birden bire aşağı bak desin? aşağı bak da ne demek? kimse sorgulamadan delinin taş attığı kuyunun başına gitti.
bir yaygara koptu #aşağıbakmayacağız diye. “istikbal göklerdedir”den girmeler, “göğe bakalım”dan çıkmalar. sanatçılar destek veriyor, vay efendim türk genci aşağı bakmaz deniyor. gerçekten çok komik ve durumun ciddiyetinden gerçekten çok uzak. bakın artık bıkmış, sıkılmış olabilirsiniz, derdiniz tamamen siyasi ideoloji de olabilir. en ufak kıvılcım protesto etme arzusuna dönüşebilir. amenna. rektör atamasına karşı çıkma mücadelenizde sonuna kadar hak aramak istiyor da olabilirsiniz. ama böyle değil ya. böyle komik değil. bunları geçmişte gördü bu ülke, müftünün çakma eşinden, gezideki şarkıcı çıkan çakma doktora kadar zaten yazıp oynandı! ulan bi kere de gerçekten sağduyulu, yalansız, düzgün bir mücadele yürütün ya! lütfen ya!
şimdi “e öyle olmasa bile polisin bu tavrı yanlış” diyecekler çıkar. o zaman sen de o yanlıştan yürü kardeşim. m. kemal’den girip atatürk üzerinden siyasi prim kasma! ata sadece senin atan değil!
2 şubat editi: ısrarla vurgu yapmak istediğim sosyal medya ve yol tv provakatif videosunu anlamak istemeyenlerin -çünkü dertleri üzüm yemek değil bağcıyı dövmek- gözaltı kısımları üstünde durduğunu görüyorum. mesela işin yalan kısmıyla birkaç yazar harici kimse ilgilenmemiş. size yalan bir yem atıldı ve siz de bunu yediniz. kendinizi nasıl hissediyorsunuz? üstelik buraya bakanlığın “gözaltına” alınan kişilerin kaç tanesinin gerçekten öğrenci ve bir takım yasa dışı örgütlerle bağlantısı olmadığını yazmak için resmi kanala ait link koysam onunda kaile alınmak istemeyeceğini bildiğim için koymuyorum. size yol tv’nin sazan.avi videosu yeterli.
bir de beni tanımadıkları halde ilgi alanlarımdan, diğer tanımlarımdan yola çıkarak boğaziçi’nin hem yanında olmam gerekecek bir karakter olduğum söylenmiş, hem hükümet sevici denmiş, hem de troll olduğum düşünülmüş. işte tam da bu sebepten at gözlüklüsünüz. tam da bu sebepten bu haklı mücadeleyi kaybedeceksiniz.
benim üzerimden sözlük troll doldu diyen yazarın sözlüğe benden sonra üye olup 53 tanımı olması, berikilerin engellediğini vurgulaması da ekstra komik. nasıl üzüldüm bir bilseniz. “kafam” duman!
devamını gör...
her kafadan bir ses
kafa sözlük'ün sloganı olabilecek bir cümle.*
devamını gör...
hassas türk aile yapısı (yazar)
akışta nickini görüp inatla o nicki beynimin bana okutmadığı yazar.
bakın 'eva ede, eva ada, eva edi' okudumda eva eda'yı yoğun çalışmalar sonucu okuyabildim. ya beynim çok yoruldu ya da yok emin değilim. neyse konuyu kendimizden sayın yazara çevirme vakti.
akışta nickini görüp geldik. profilinde dolandık. tanımlarını okuduk ee hoşumuza gitti. neden nickaltı yazmayalım dedik. geldik yazdık birazdan gideceğiz. bunu kaç kişi yaptık emin değiliz. malum beyin benle değil kim o diğerleri?
sayın yazar tanımlarınız öz öz pek tatlı pek okunaklı. keyifli ve içten. okurken kendimizden izler buluyoruz. ve severek okuyoruz. çokça yazın ara ara buralara uğrayalım günümüz renklensin.
hayatınız da tanımlarınız gibi her daim tatlı olsun. keyifli sözlükler.
bakın 'eva ede, eva ada, eva edi' okudumda eva eda'yı yoğun çalışmalar sonucu okuyabildim. ya beynim çok yoruldu ya da yok emin değilim. neyse konuyu kendimizden sayın yazara çevirme vakti.
akışta nickini görüp geldik. profilinde dolandık. tanımlarını okuduk ee hoşumuza gitti. neden nickaltı yazmayalım dedik. geldik yazdık birazdan gideceğiz. bunu kaç kişi yaptık emin değiliz. malum beyin benle değil kim o diğerleri?
sayın yazar tanımlarınız öz öz pek tatlı pek okunaklı. keyifli ve içten. okurken kendimizden izler buluyoruz. ve severek okuyoruz. çokça yazın ara ara buralara uğrayalım günümüz renklensin.
hayatınız da tanımlarınız gibi her daim tatlı olsun. keyifli sözlükler.
devamını gör...
sözlüğü terk ediyoruz kampanyası
nereye gidiyoruz? yedikule hayvan barınağına mı?
laf aramızda kulübeler, puflar falan 10 numara.
oraya gidiyorsak geliyorum. yoksa kabuğumu oynatmam.
laf aramızda kulübeler, puflar falan 10 numara.
oraya gidiyorsak geliyorum. yoksa kabuğumu oynatmam.
devamını gör...
yaşam ve yazgı
ikinci dünya savaşı yıllarında en kanlı katliamların vuku bulduğu cephelerde savaş muhabirliği yapmış olan yazar vasili grossman'ın 21. yüzyılın savaş ve barış'ı olarak adlandırılan 3 ciltlik eseri. orijinal ismi zhizn' i sud'ba olan eser yazarının ölümünden yıllar sonra basılabilmiştir. can acıtacak, mide bulandıracak ve insanın karnına kramplar sokacak olan gerçekliği yumuşatma gibi bir huyu yok grossman'ın, bundan ötürü stalingrad'ın en kanlı yönlerine uzun bir yolculuk olarak ifade edilebilir eser. yazarın kendi iç sorgulamaları, pişmanlıkları ve anti-semitizm hakkındaki gözlemleri bir çok karaktere dağılıp bir bütünün parçalarına dönüşüyor. ki zaten aslında tek bir aile üzerinden şekillenen eserin her bölümünde öne çıkan esas karakterler de farklı bir sınıfın temsili. aynı olayları ve durumları bazen bir askerin, bir filozofun, bir tarihçinin bambaşka perspektiflerinden görebilmek oldukça keyifli bir detaydı. eserin başarısı bir noktada grossman'ın yaşam şartları ile ilişkili çünkü grossman eser boyunca eleştirdiği her şeyin bir noktaya kadar içindeydi de, bu yüzden eserlerinde bu kadar gerçek bir karakter profili yaratabildi ve bir savaş muhabiri olmasından ötürü de savaşı tüm canlılığı ile aktarabilecek bilgisi vardı. tüm bunlar eserin güçlü yanları olsa bile elbette yazarın tüm bunları gerçekçi bir biçimde tasvir edebilmiş ve kağıda aktarmış olması onun kaleminin gücünden geliyor. aslında eser bir romandan ziyade robert chandler'ın da ifade ettiği şekilde çehov-vari bir öykü olarak okunmalı çünkü birbirinden bağımsız görünen ama esasında karakterler ile bağlanan bölümler birden çok öykünün bir araya gelmesinden oluşuyor gibi bir izlenme sahip ki zaten grossman da eser içerisinde çehov'a saygı duruşunda bulunuyor. savaşın yıkıcılığı, komünizm ve faşizm'in altı dolu çıkarımlarla beraber karakterlerin ağzından haklı yorumlanışı, dönemin ve öncesinin yönetimi, katliamlar ve soykırımlar, çığırından çıkan totaliter rejim ve ikinci dünya savaşının en canlı portresi. savaşta tek bir taraf vardır, tek bir düşman; ölüm. düşman askeri ile senin savaştığın şey başka bir şey değildir, ikiniz de ölüme karşı savaşırsınız diye buyurur grossman ve yaşam ve ölüme dair pek çok güzel çıkarım da eserde yerini bulur.
ek olarak ilginç bir biçimde zamanında kgb tarafından bu eser tutuklanmıştır, yazarı değil yani gerçekten kgb tarafından bir eser alenen tutuklanmıştır ve bilinen bütün kopyalarına hatta daktilo fişlerine dahi el konulmuştur. grossman eserin basıldığını görecek kadar uzun süre yaşamamış olsa bile eser yurtdışına kaçırılıp grossman'ın ölümünden yıllar sonra basılmış ve tarihin en önemli eserleri arasında yerini almıştır.
savaşta oğlunu kaybeden anneye karşı bütün insanlar suçludur ve insanlık tarihi boyunca bu annenin önünde boş yere kendilerini aklamaya çalışırlar. s. 205 / 1. cilt
faşizm ve insan bir arada yaşayamazlar. faşizm galip geldiği zaman insanın varlığı sona erecek, sadece içi değişime uğramış, insana benzeyen yaratıklar kalacaktır. ama özgürlük, akıl ve iyilik giysisini sırtına geçirmiş olan insan galip geldiğinde faşizm ölecek ve boyun eğenler yeniden insan olacaklardır. s.132 / 1. cilt
nasyonel sosyalizm tarafından yaratılmış yeni bir siyasi mahkum tipi ortaya çıkmıştı: suç işlememiş suçlular. mahkumların çoğu arkadaşlarıyla konuşurken hitler rejimi hakkındaki eleştrilerini dile getirdikleri, politik içerikli fıkra anlattıkları için kampa düşmüşlerdi. s.34 / 1. cilt
ne kadar çok konuşur ve tartışırlarsa birbirilerini o kadar az anlıyorlardı. ondan sonra da birbirlerine karşı kin ve nefret dolu halde susuyorlardı.dildizlerin bögürtüleri ve körlerin konuşmaları, korku,umut ve acıyla birleşen insanların yoğun karışımı... "aynı dili konuşan insanların birbirini anlamaması, birbirinden nefret etmesi yirminci yüzyılın felaketlerinden birini acıklı bir biçimde ortaya koyuyordu " s.51 / 1. cilt
"zorbalığın olduğu yerde ," diyordu ikonnikov,mostovskoy'a "acı hüküm sürer kan dökülür ".
köylülerin çok büyük acılar çektiklerini gördüm . .oysa kolektifleştirme iyilik adına yapılıyordu. ." "ben iyi duruma inanmam ,iyi yürekliliğe inanırım " s. 45 / 1. cilt
"birbirimizin yüzüne baktığımızda sadece kin duyduğumuz bir yüze değil , aynı zamanda aynaya bakıyoruz ..dönemin trajedisidir bu ..
bize baktığınızda kendinizi ,kendi iradenizi görmüyor musunuz yoksa ? s. 102 / 2. cilt
insanın doğal özgürlük isteği yok edilemez, bu istek bastırılabilir, ama yok edilemez. totalitarizm, zorbalıktan vazgeçemez. zorbalıktan vazgeçen totalitarizm yok olur. ezelî, sürekli, açık ya da örtülü aşırı zorbalık totalitarizmin temelidir. insan, gönüllü olarak özgürlükten vazgeçmez. zamanımızın ışığı, geleceğin ışığı bu yargıdadır. s. 292 / 1. cilt
zaman sadece kendi doğurduklarını, kendi çocuklarını, kendi kahramanlarını, kendi emekçilerini sever. geçmiş zamanın çocuklarını asla ve asla sevmez, geçmiş zamanın kahramanlarını kadınlar da sevmez, üvey analar da başkasının çocuğunu sevmez. s.77 / 1. cilt
her şeyleri tersti, dış görünüşleri bile... komutan basit bir köylü çocuğuydu, komiser ise eldiven giyer ,parmağına yüzük takardı. . "şimdi ikisi yanyana yatıyorlar" s. 66 / 1. cilt
arkadaşlık! ne kadar farklı arkadaşlıklar var. iş arkadaşlığı. devrimci çalışma arkadaşlığı, uzun yol arkadaşlığı, asker arkadaşlığı, tanışmayla ayrılmanın iki-üç gün sürdüğü, bu iki-üç günle ilgili anıların ise uzun yıllar korunduğu menzil hapishanesi arkadaşlığı. sevinçte arkadaşlık, kederde arkadaşlık. eşit arkadaşlık, eşit olmayan arkadaşlık. arkadaşlık nedir? arkadaşlığın özü sadece çalışma ve yazgı ortaklığı mı? s. 55 / 2. cilt
kar değildi bu, zamanın ta kendisiydi, yumuşacık ve bembeyaz yatıyor, bir kentin kanlı savaş alanının üzerine yığılıyordu, şimdiki zaman geçmiş zaman oluyordu ve ağır ağır yağan karın yumuşak parıltısında gelecek diye bir şey yoktu. s. 128 / 3. cilt
ek olarak ilginç bir biçimde zamanında kgb tarafından bu eser tutuklanmıştır, yazarı değil yani gerçekten kgb tarafından bir eser alenen tutuklanmıştır ve bilinen bütün kopyalarına hatta daktilo fişlerine dahi el konulmuştur. grossman eserin basıldığını görecek kadar uzun süre yaşamamış olsa bile eser yurtdışına kaçırılıp grossman'ın ölümünden yıllar sonra basılmış ve tarihin en önemli eserleri arasında yerini almıştır.
savaşta oğlunu kaybeden anneye karşı bütün insanlar suçludur ve insanlık tarihi boyunca bu annenin önünde boş yere kendilerini aklamaya çalışırlar. s. 205 / 1. cilt
faşizm ve insan bir arada yaşayamazlar. faşizm galip geldiği zaman insanın varlığı sona erecek, sadece içi değişime uğramış, insana benzeyen yaratıklar kalacaktır. ama özgürlük, akıl ve iyilik giysisini sırtına geçirmiş olan insan galip geldiğinde faşizm ölecek ve boyun eğenler yeniden insan olacaklardır. s.132 / 1. cilt
nasyonel sosyalizm tarafından yaratılmış yeni bir siyasi mahkum tipi ortaya çıkmıştı: suç işlememiş suçlular. mahkumların çoğu arkadaşlarıyla konuşurken hitler rejimi hakkındaki eleştrilerini dile getirdikleri, politik içerikli fıkra anlattıkları için kampa düşmüşlerdi. s.34 / 1. cilt
ne kadar çok konuşur ve tartışırlarsa birbirilerini o kadar az anlıyorlardı. ondan sonra da birbirlerine karşı kin ve nefret dolu halde susuyorlardı.dildizlerin bögürtüleri ve körlerin konuşmaları, korku,umut ve acıyla birleşen insanların yoğun karışımı... "aynı dili konuşan insanların birbirini anlamaması, birbirinden nefret etmesi yirminci yüzyılın felaketlerinden birini acıklı bir biçimde ortaya koyuyordu " s.51 / 1. cilt
"zorbalığın olduğu yerde ," diyordu ikonnikov,mostovskoy'a "acı hüküm sürer kan dökülür ".
köylülerin çok büyük acılar çektiklerini gördüm . .oysa kolektifleştirme iyilik adına yapılıyordu. ." "ben iyi duruma inanmam ,iyi yürekliliğe inanırım " s. 45 / 1. cilt
"birbirimizin yüzüne baktığımızda sadece kin duyduğumuz bir yüze değil , aynı zamanda aynaya bakıyoruz ..dönemin trajedisidir bu ..
bize baktığınızda kendinizi ,kendi iradenizi görmüyor musunuz yoksa ? s. 102 / 2. cilt
insanın doğal özgürlük isteği yok edilemez, bu istek bastırılabilir, ama yok edilemez. totalitarizm, zorbalıktan vazgeçemez. zorbalıktan vazgeçen totalitarizm yok olur. ezelî, sürekli, açık ya da örtülü aşırı zorbalık totalitarizmin temelidir. insan, gönüllü olarak özgürlükten vazgeçmez. zamanımızın ışığı, geleceğin ışığı bu yargıdadır. s. 292 / 1. cilt
zaman sadece kendi doğurduklarını, kendi çocuklarını, kendi kahramanlarını, kendi emekçilerini sever. geçmiş zamanın çocuklarını asla ve asla sevmez, geçmiş zamanın kahramanlarını kadınlar da sevmez, üvey analar da başkasının çocuğunu sevmez. s.77 / 1. cilt
her şeyleri tersti, dış görünüşleri bile... komutan basit bir köylü çocuğuydu, komiser ise eldiven giyer ,parmağına yüzük takardı. . "şimdi ikisi yanyana yatıyorlar" s. 66 / 1. cilt
arkadaşlık! ne kadar farklı arkadaşlıklar var. iş arkadaşlığı. devrimci çalışma arkadaşlığı, uzun yol arkadaşlığı, asker arkadaşlığı, tanışmayla ayrılmanın iki-üç gün sürdüğü, bu iki-üç günle ilgili anıların ise uzun yıllar korunduğu menzil hapishanesi arkadaşlığı. sevinçte arkadaşlık, kederde arkadaşlık. eşit arkadaşlık, eşit olmayan arkadaşlık. arkadaşlık nedir? arkadaşlığın özü sadece çalışma ve yazgı ortaklığı mı? s. 55 / 2. cilt
kar değildi bu, zamanın ta kendisiydi, yumuşacık ve bembeyaz yatıyor, bir kentin kanlı savaş alanının üzerine yığılıyordu, şimdiki zaman geçmiş zaman oluyordu ve ağır ağır yağan karın yumuşak parıltısında gelecek diye bir şey yoktu. s. 128 / 3. cilt
devamını gör...
ay ne gerek vardı deyip hediyeyi almak
istemem.. yan cebime koy..
devamını gör...

