alıntı
devamını gör...

zeynep yayını terk mi etti? *
devamını gör...

çoğu film ve dizi sahnesinde bu sözü duymuşuzdur.

-anlamıyorsun aytenn biz.. biz ayrı dünyaların insanıyız o yüzden buseyle aldattım seni.. *

çocukken anlamazdım. nasıl yani birden fazla dünya var biri orda biri burda mı diye düşünürdüm.*

ayrı yaşanmışlığımız var, ayrı bir yetiştirilme tarzımız, ayrı kültürlerimiz var demekmiş.

sen çay içersin ben mocha içerim demekmiş.
sen tatile köye yaylaya gidersin ben italya'da tur yaparım demekmiş.
sen ekmek bandırırsın yemeğe benim için ise üç çeşit tatlı çatalı vardır demekmiş.

(bkz: burası tozludere değil)

ne olursa olsun işitildiğinde insanı bir parça kırabilir.
devamını gör...

evlenmekten vazgeçtiğini söyleyerek; 2,5 yıllık ilişkiyi sonlandıran eski sevgilinin 6 ay sonrası attığı mesaj:

"neler yapıyorsun zelika ya? görüşemedik uzun zamandır. bu ayrılık süreci ikimiz için de zor oldu. arada çay kahve içerek ya da paylaşımlar yaparak bu süreci daha kolay atlatabiliriz... ne diyorsun?"

gereken cevap verildi verilmesine de, bu mesaj benim canımı çok acıttı.
devamını gör...

bmw ile gelen erkekten daha güvenilir olduğu nettir ve kıza daha fazla değer vereceği nettir.
devamını gör...

kürt asıllı suriyeli müzisyen. kendisi türkiyede yaşamaktadır. düğün müziği diye tabir ettiğimiz müzikleri yapmaktayken, rizan said ile beraber düğün müziğini elektronik müzikle karıştırmış ve dünyaca üne kavuşmuştur. yurt dışında bolca dinlenir. harika bir müziği var bu adamın, özellikle klavyecisi rizan said çok yetenekli.

nobel barış ödülleri, glastonbury, babylon, montreal jazz festivali gibi yerlerde çalmıştır.

glastonbury lan glastonbury! rihannayla aynı sahneye çıktı adam.
devamını gör...

kaşınıyordur... bu sebeple eli vücudunda sürekli gezinir...
devamını gör...

kendisiyle bu dünya üzerinde sadece iki ay aynı zamanda diliminde bulunma şansına eriştiğim için büyük onur ve mutluluk duyduğum fransız yazardır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
okuduğum ilk kitabı bahçedeki gidonları kromajlı pırpır da neyin nesi idi. ve bitir bitirmez yeni bir kitabına başlamam gerektiğini düşündüm ve hemen hiç “ e “ harfi kullanmadan yazdığı şaheseri kayboluş’u okudum.

bu romandan sonra da georges perec ile dostluğumun sonsuza kadar süreceğine olan inancım perçinlendi.

hayat kullanma kılavuzu birçok insanın anlam veremeyip yarım bıraktığı bir kitapmış, bunu sonradan öğrendim ama benim için tam bir şaheserdi.

perec başka bir adam, bambaşka bir zihin yapısına sahip. kuralları, sınırları, sınırlamaları yok sayıyor. kendi edebiyat alemini yaratıyor ve bunu o kadar güzel yapıyor ki okur bu alemde olmaktan büyük keyif almakla kalmıyor, yokluğunu da hissetmeye başlıyor zamanla.

perec okumak için perec’i tam olarak anlamak gerek. anlamsız görünen birçok şeyin içinden anlamlı bir bütün ortaya çıkarabilen bir yazardır.

sadece edebi zevk almak için değil ücret artışı talebinde bulunmak için servis şefine yanaşma sanatı ve biçimini öğrenmek için de okuyabilirsiniz yazarı.
devamını gör...

bugün bu güzel bilgi ile umutlandım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
devamını gör...

oldu o zaman biz ufaktan kalkalım dedirten durumdur. yahu kardeşim ben bu sözlüğe geldiğimde doğru düzgün kavga olmuyordu, millet sakin şekilde entry giriyordu be. şimdi herkes kaplan gibi, adeta saldıracak yer arıyorlar resmen. ilk başta kaos olmadığı için burayı sıkıcı bulan ben o sakinliği arıyorum.
ulan var ya yatacak yerin yok normal sözlük.

ah be yine dertlendik…
devamını gör...

#1632024

l kardeşimiz zekiydi ama bir hatası vardı. işine duyguları karıştırdı. tabii yagami light yani ben de şimdi sevilmeyecek gibi değilim ama ne yaparsın yani dünyanın kurtulması adına birtakım fedakarlıklarda bulunduk. kıymetimiz bilinmedi.

watashi wa seigidesu!*
devamını gör...

2.dünya savaşı'nda nazi soykırımının gerçekleştiği en büyük toplama kamplarından biri, şimdi anıt müze. polonya kraków'dan 1 saat uzaklıkta. içeride konuşmak yasak. selfie falan da çekmeyin burada zaten.
"arbeit macht frei" (çalışmak özgür kılar) yazan giriş kapısından geçince nereye geldiğinizi anlıyorsunuz.
orada bulunmuş mahkumların resimlerini, kişisel eşyalarını, kaldıkları yerleri hatta krematoryumları da görebilirsiniz.
insanın kanını donduran bir yer. gezinin bitişine doğru günbatımını gördüğümde, burada güneşin hala nasıl doğup batabildiğini içimde sorgulamıştım.

müzenin twitter sayfası da çok aktif. buradan
devamını gör...

132 takipcisi olan bir yazara ait bir entry'nin 17 layk almasi cok da surpriz degil kanimca, az bile hatta. okumadan otomatik layk'liyor insanlar. parmakla beyin arasinda baglanti yok.

o yuzden hep diyorum eksi oy gelmeli diye. o olmayinca boyle insan zekasina hakaret olarak addedilebilecek cumleler oylaniyor yok yere. ha bana giren yok, benden cikan yok ayri da, eksi oyu getirin bari artik. begenmeme hakki da var insanlarin.

su entry'nin su kadar layk almasi bir insanlik dramidir.
devamını gör...

zaman zaman benim de dahil olduğum grup. bu tip yazarların birçoğu en azından tanım yapıp, birşeyler anlatıyor.

söylemek istediği şeyi herkes 2 kelimeyle açıklayamıyor olabilir. kapasite meselesi! bütün hayatımızı 140 karakter içine sığacak şekilde geçirmedik belki de.

bazen bir şeyi açıklamak için uzun yazmak gerekir. bir örnek vereyim; gidin ayhan ışık başlığına bakın. buradan ilk tanım iki kelime. ayhan ışık bu mudur? iki kelimeyle anlatılabilir mi yani? her ne kadar başlığı açan iyi niyetli de olsa iki kelimeye sığar mı ayhan ışık?

sizi de anlıyorum. uzun okumaktan hoşlanmıyorsunuz. sınavlarda paragraf sorularından nefret ediyorsunuz. çünkü paragrafın sonuna geldiğinizde başını unutmuş oluyorsunuz. bu bir sorun değil mi sizce de? peki nasıl kitap okuyorsunuz? okuyorsanız uzun yazılardan neden şikayet ediyorsunuz. okumuyorsanız zaten "kitap okumuyorum, eksikliğini de hissetmiyorum" diyenlerdensiniz. zaten bunun eksikliğini siz değil biz çekiyoruz genelde. okumayan, okuduğunu da anlamayan bir topluluk var karşımızda. arada kısa da olsa tanım da yapsanız keşke.

uzun okumayı sevmeyen arkadaşlar buraya kadar gelmemiştir zaten. hayatınızı 300 kelime ile de geçirebiliyorsunuz. onlara selam eder gözlerinden öperim.

şu arkadaş birçoğumuzdan iyi durumda bence.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olması gereken uyarı.

çünkü neden?
format başından beri belli mi? belli.
format neden var? uyulması için.
uyulmazsa bir şey olur mu? olur.
ne olur? uyarı alırsın.
uyarıları sallamazsan ne olur? ceza alırsın.

tamam işte. normal gidiyor her şey. esas sorun formata uymayıp ceza almayanlarda bence.

seni severim sevgili yazar ama format iyidir. uymak gerek ki çarşamba çanağına dönmesin sözlük.

not: bence silmeyecekler.
devamını gör...

dayanılmaz bir durumdur. dinler dinlemez beynim şarkının sesini algılamak istemiyor. güneş gören vampir gibi oluyorum adeta. moralim bozuk olduğunda asla dinleyemiyorum. şu an arkada çalan müzik bana işkence ediyor. seriden mutsuz depresif şarkı önerilerinizi alabilirim.*
devamını gör...

tebrik ediyorum kendilerini...

uzun uzun okumak istemeyenler için:


dünyanın en prestijli hızlı klavye yarışmalarından olan dünya internet klavye şampiyonası, 2 ay süren finallerden sonra dün sonuçlandı. geçen sene rekor sonuçlarla 8 madalya alan türk milli takımı, bu sene 9 madalyayla yarışmanın şampiyonu oldu. rekor kelime sayısı, geçen senenin rekorunu kıran nisan maya tunçoğlu’ndan geldi.

uzun uzun okumak isteyenler için:


dünyanın en prestijli hızlı klavye yarışmalarından olan dünya internet klavye şampiyonası, 2 ay süren finallerden sonra dün sonuçlandı. geçen sene rekor sonuçlarla 8 madalya alan türk milli takımı, bu sene 9 madalyayla yarışmanın şampiyonu oldu. rekor kelime sayısı, geçen senenin rekorunu kıran nisan maya tunçoğlu’ndan geldi.

hızlı klavye kullanımı alanında düzenlenen yarışmaların en büyüğü olarak bilinen dünya internet klavye şampiyonası, yine uzun bir sürecin ardından kazananlarını belirledi. 839 yarışmacının katıldığı, yaklaşık 2 ay süren finaller yine türk takımının lehine sonuçlandı.

geçen sene düzenlenen yarışmada türkiye milli takımı, rekor sonuçlarla 8 madalya alarak şampiyonadan birinci olarak ayrılmıştı. bu seneki değişiklik madalya sayısı oldu: milli takımımız, 9 madalya kazanarak bu yıl da dünya şampiyonu oldu.

birleşmiş milletlere bağlı ıntersteno uluslararası bilgi işlem ve iletişim federasyonu tarafından düzenlenen yarışmaya on binlerce kişi katıldı. yapılan elemelerin ardından finallere kalan türk milli takımı, yarışmayı 1 rekor ve 9 madalyayla kapattı.

20 ülkenin katıldığı yarışmanın finalleri, 15 mart – 12 mayıs tarihleri arasında düzenlendi. anadil ve çok dilli (16 dil) ayrımıyla iki yarış türünde ve 4 yaş kategorisi ile yapılan toplam 8 yarıştaki en iyi 3’er yarışçıya toplam 24 madalya verildi. türkiye milli takımı; biri dünya rekoru olmak üzere 3 şampiyonluk, 2 ikincilik ve 4 üçüncülük kazanarak takım halinde turnuva şampiyonu oldu. diğer 15 madalyayı ise çekya (5 madalya), japonya (3 madalya), italya (3 madalya), abd (1 madalya), polonya (2 madalya) slovakya (1 madalya) ülkeleri kazandı.

afyonkarahisar’ın miralay reşatbey ilkokulu’ndan katılan merve mutlu, dakikada 80 sözcük yazarak dünya şampiyonu oldu. afyonkarahisar’ın sandıklı cumhuriyet ortaokulu’ndan nisan maya tunçoğlu ise geçen seneki rekorunu kırarak 13 - 16 yaş grubunun dünya şampiyonu oldu. tunçoğlu, geçen seneki yarışmada dakikada 109 kelimeyle birinci olmuştu. bu sene bu sayı 135’e çıktı.

17 - 20 yaş kategorisinin birincisi ise, şişli şampiyon kursu’ndan mete özen oldu. özen, dakikada 119 kelime yazarak dünya şampiyonu oldu.

kaynak:

www.webtekno.com/turk-milli...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şu gelen mesajdır:
-ablam, napıyorsun?
devamını gör...

bu sizin arkadaşlığınızı etkileyecekse sorun sizdedir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim