fişne reçeli.
devamını gör...

kitap yazmak bunlardan biridir.
devamını gör...

849 tanımla 91. sırada olduğum liste. bu 850. tanımım. wow.
devamını gör...

müslüman olanlar da cennete gitmeyeceği için çok da dert edilmemesi gereken durumdur
devamını gör...

ayan beyan ortada olan durumdur.

(bkz: lucifer)

bizi en ufak entry nedeniyle 2 gün uzaklaştıran yönetim bu arkadaşa nedense sürekli torpil geçiyor. şu başlıkları biz açsak kışkırtma diye silik atarlar, şaka gibi lan.
devamını gör...

erkek yazarlar atomu parçalamaya gitti...
devamını gör...

sonuçlardan önce sebeplerinden bir ufak bahsetmek istiyorum (tanımı en son yaparız). öncelikle buzul çağına girmemiz için en olası senaryo atmosferik yapının değişmesidir. ya güneş ortadan kaybolacak (ki bu durumda ölürüz), ya da güneş ışınlarının dünyaya ulaşması engellenecek (ki bu durumda da ölürüz).

güneşin ortadan kalktığı senaryoyu konuşmak anlamsız olacağı için blokan senaryodan biraz bahsedelim. iki şekilde güneşi bloklayabilirsiniz.

1) güneş-dünya arasına bir cisim gelip yörüngeye oturursa,

2) atmosferik toz ve partikül yoğunluğu artarsa.

mevcut durumun değişmediğini varsayarsak her iki senaryoda da yolumuz göktaşı kavramına çıkıyor (mevcut durumun değişmemesinden kastım ay-dünya-güneş-yörünge vs durumlarının günümüzdeki haliyle korunması. ay'a motor takıp güneşin önüne park etmek gibi fantastik yöntemleri eliyoruz). ilk senaryoda bu göktaşımız öyle bir yörüngeye oturur ki güneşi perdeler, ikinci senaryoda dünyaya çarpar.

şimdi sonuçlara gelebiliriz işte...

çarpma sonrası birçok şey etkilenecek tabii ki fakat etkilerden biri atmosferik toz yoğunluğunun artması olacak. göktaşı eğer bu kadar büyük etki edebilecek büyüklükteyse, çarpma alanının onyüzbinmilyon kilometre çapı içindeki hayat zaten buharlaşacak (fakat ben patlama sonrasından/güvenli uzaklıktan bahsediyorum).

şu görsel ile daha güzel anlatılabilir belki operation doorstep. nevada 1953..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselde frame 0'da her şey yerli yerindeyken frame 1'de yerdeki toz toprak havalanmaya başlamış, umarım dikkat etmişsinizdir. 16 kilotonluk bir patlama bunu yapıyorsa 1000 kiloton ne yapar siz düşünün, 1000000 kiloton ne yapar hayal edin. devasa bir patlamadan bahsediyorsak devasa rüzgarların da bu toz partiküllerini dünyaya yaydığını düşünebiliriz sanırım.

sonuç olarak toz yoğunluğuna bağlı olarak dünya karanlığa gömülecek, küresel soğuma başlayacak, fotosentez duracak, bitkiler ölecek, bütün besin zinciri tepeden tırnağa çökecek. biz de öleceğiz tabii ki. hayatta kalan birkaç şanslı dayanıklı tür ile hayat muhtemelen yeniden filizlenip devam edecek, fakat bence biz bu hayatın bir parçası olmayacağız.

şurada da dinozorların soyunun neden tükendiğiyle ilgili bir bilgisel var (ki benim anlattığım şeyin asıl kaynağıdır. ben birazcık soslayıp tekrar yazdım diyebilirim. emrah hocaya da buradan teşekkürler efenim).

tanım: dünyanın bir takım sebepler yüzünden aşırı soğuması durumu.
devamını gör...

eğer bir baba dolapta bir tane bile çürük meyve gördüyse işte o an yandınız. konuşmalar başlar. "ben siz vitamin alın diye alıyorum siz yemiyorsunuz, boşa mı gitsin bu meyveler, hep ziyan oluyor..."
bir ara babam kız olmama rağmen fanila giy diye zorlamıştı.
devamını gör...

senaryosunu uğur uludağ’ın yazdığı, yönetmenliğini onur tan’ın yazdığı ve başrollerinde bir zamanlar televizyon ekranlarında çok izlenen iner misin çıkar mısın programı ile ünlenen şafak sezer ve yerli jim carrey olmak için çok uğraşan ama başaramayan alp kırşan oynamakta. diğer rollerde ise eylem şenkal, esin civangil ve nedense ahmet mümtaz taylan bulunmaktadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sulu yaz komedilerinden biri olmasına rağmen film kendini bir şekilde izlettirmeyi başarıyor. yani deli gibi kahkaha atabileceğiniz sahneler, takdir edilesi zekice espiriler ya da muhteşem bir oyunculuk beklemeyin ama hiçbir şey düşünmenize gerek bırakmadan izlenecek vasat bir komedi filmi.

film iki yakın arkadaş olan cem ve kadri’nin antalya’da tatil yapmaya gitmeleri ile başlıyor. aşk acısı çekmekte olan cem kendini salmak üzereyken kadri onu antalya’da lüks bir otele götürür. şansa bakın ki cem’in unutmaya çalıştığı sevgilisi ile onun erkek arkadaşı da oradadır.

eğer bir gün uzun bir şehirler arası otobüs yolculuğu yapmak zorunda kalırsanız ve size dayatılan filmler arasında bu film de varsa bence izleyebilirsiniz.
devamını gör...

öldürülmemizin faturası da bize kesiliyor, ne garip. tacizcilerin bile yaşam hakkının korunması gerektiğinin savunulduğu 21. yüzyıl düşünce dünyası sırf yanlış bir tercih yaptığı için kadınlar için "e üzülüyoruz tabii de onlar da yanlış tercihler yapmasalardı ya" gibi anlamsız söylemler üretebiliyor. bu farkında olmadan erkeklerin erillik alanını genişletmekten başka bir şeye yaramaz. bunun bir üst segmenti o zaman onu giymeseydi, orda ne işi vardı. insan olduğumuz için yanlış tercihler yapıyor olabilir miyiz? mesela neden yanlış tercih yapan erkeklerin ölümü değil de yanlış tercih yapan kadınların ölümü söz konusu?
devamını gör...

halde 2 lira olan ıspanağı özel altın kaplamalı araçlarda mı taşıyorlar da 8 liraya kadar çıkıyor fiyatı dediğim başlıktır.
devamını gör...

kendi kendime espiri yapıp katıla katıla gülüyorum sonra da bu çok iyiydi diye kendime mental high five yapıyorum.
devamını gör...

tadını nedense hiç beğenmediğim, aşırı şekerli gelen içecektir.
devamını gör...

en azından 3 tanesi değildir, kanıtlarım var.

hiçbir bot durup dururken "pis urlalı" diye mesaj atmaz, "kabak kemane" diye dalga geçmez, bıçak çekmez.
devamını gör...

aldatmayacak biriyle olmaktır. * *
devamını gör...

aa fikirlerim beğeniliyor lan diyip mutlu olan yazardır. uyuyacağım mutlu etmek isteyen beğenebilir demek istediğim başlıktır.
not uyuyacağım için iştahlanıp tanım girmeyeceğim uyuyacağım.
devamını gör...

üç yaş buyukle evlendim.. yeri geldi analık yaptım.. keşke daha buyuk bir adamla evlenseydim.. belki kadir kıymet bilirdi..
devamını gör...

(bkz: nolursun gitme)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"müzik, hayatınızın zor yıllarını kolay atlatmanızı sağlar." sözünün sahibi piyanist.

müzik tutkusunu küçük yaşlarda keşfetmiş.
piyano derslerine yedi yaşında başlamış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
on yaşına gelene kadar elli tane orijinal besteye imza atmış.

new york'un hemen dışında büyüyen spielberg, ailesiyle broadway'deki tiyatrolara gidermiş.
gençlik zamanlarında amerikan müziğine duyduğu sevgiyle filmlerde ve tiyatrolardaki popüler amerikan şarkılarını aranje etmiş.

konser kayıtlarına 1996'da başlayan spielberg birçok broadway oyununda piyanist olarak rol almış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dinleyicilerin onun eşsiz müziğini dinlemek için konserlerine tekrar tekrar katıldığı söyleniyor.

kendisinin müziği hakkında hippopress new hampshire'dan bruce bressack şöyle söylüyor:
"sahneye ilk çıktığı andan son notası dinlediğiniz salonu nazikçe kucaklayana kadar sizi aşikar ve ruhsal bir büyünün etkisine alıyor.
daha iyi bir söyleyişle onun performansına şahit olduktan sonra dünyaya dair çok daha iyi hissediyorsunuz."


kaynak
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim