bir insanla ilişkiyi kesmek için yeterli sebepler
sizi aptal yerine koyması
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
her zaman iyi olmak zorunda değiliz varsın bugünde kötü olalım ne çıkar
devamını gör...
insanı yoran şeyler
geçen her günün bir önceki günle aynı,sıkıcı ve bomboş bir şekilde ilerlemesi .
devamını gör...
victor hugo'nun mösyö daelli'ye mektubu
“sefiller kitabının tüm halklar için yazılmış olduğunu söylerken haklıydınız beyefendi. herkes tarafından okunacak mı bilmiyorum ama ben herkes için yazdım. ingiltere’ye olduğu kadar ispanya’ya, italya’ya olduğu kadar fransa’ya, almanya’ya olduğu kadar irlanda’ya, köleleri olan cumhuriyetlere olduğu kadar, serfleri olan imparatorluklara da hitap etmektedir. toplumsal meseleler sınırları aşar. insan türünün yaraları, dünyayı kaplayan o geniş yaralar, dünya haritası üzerine çizilmiş mavi ya da kırmızı çizgilerde son bulmuyor. insanın cahil ve umutsuz olduğu her yerde, kadının kendini ekmek parası için sattığı her yerde, çocuğun bir şeyler öğrenebileceği bir kitabın ve ısınabileceği bir ateşin eksikliğini çektiği her yerde, sefiller kapıyı çalar ve şöyle der: açın kapıyı, sizin için geldim.
içinde yaşadığımız medeniyetin bu çok karanlık ânında, sefilin adı insandır; her iklimde can çekişmekte, her dilde inlemeye devam etmektedir.”
içinde yaşadığımız medeniyetin bu çok karanlık ânında, sefilin adı insandır; her iklimde can çekişmekte, her dilde inlemeye devam etmektedir.”
devamını gör...
steven weinberg
enrico fermi'nin talebesinin talebesi, kuantum alan teorisini yalamış yutmuş, standart model'in babalarından, einstein'ı ters köşe yapan birleşik alanlar kuramı ile nobel alan parçacık fizikçisi.
nobel kazandıran birleşik alanlar kuramı'nda elektromanyetik kuuvet ile zayıf kuvvetin etkileşimini birleştirip, ahanda elektrozayıf kuvveti buldum demiştir. gram felsefe bilmeyen teorik fizikçilerden bi ufak farkı vardır. ( 'dreams of theory' de bilimi harekete geçiren soru ''neden'' sorusudur demiş)*
bu amcaya -ve bi çok parçacık fizikçisine- göre, fizik bu yolun sonunda mutlak gerçekliğe ulaşacakmış. weinberg'i diğer fizikçilerden farklı kılan şey, bunun bi 'inanç' olduğunu bilmesi.( edwart witten'a falan bakın, zannedersiniz mağaradan çıkmış) yakışmadığı halde felsefi dil kullanmaya çalışmasına rağmen süper çarpıştırıcı* ya da herhangi bi hızlandırıcının mutlak gerçeklikle alakası hakkında tek kelimesi yoktur. ancak nihai bi teorinin insanlık için hiçbi şey ifade etmeyebileceğini ve fiziksel teorileri kabul edip etmeme kararında kullanılan tekniklerin öznel olduğunu kabul ettiğini hatırlıyorum. daha sonra, nihai, mutlak bir teori- ya da her şeyin teorisi- olsa da bunu bilemeyeceğimizi de söylemiş kendisi. insan yaşlandıkça şüpheci oluyo tabi. dine karşı olan konumu ateizm değildir, anti-teizm'dir. tanrı yoktur dememiş, tanrı'yı sevmiyorum ve ona inanmıyorum demiş.
nobel kazandıran birleşik alanlar kuramı'nda elektromanyetik kuuvet ile zayıf kuvvetin etkileşimini birleştirip, ahanda elektrozayıf kuvveti buldum demiştir. gram felsefe bilmeyen teorik fizikçilerden bi ufak farkı vardır. ( 'dreams of theory' de bilimi harekete geçiren soru ''neden'' sorusudur demiş)*
bu amcaya -ve bi çok parçacık fizikçisine- göre, fizik bu yolun sonunda mutlak gerçekliğe ulaşacakmış. weinberg'i diğer fizikçilerden farklı kılan şey, bunun bi 'inanç' olduğunu bilmesi.( edwart witten'a falan bakın, zannedersiniz mağaradan çıkmış) yakışmadığı halde felsefi dil kullanmaya çalışmasına rağmen süper çarpıştırıcı* ya da herhangi bi hızlandırıcının mutlak gerçeklikle alakası hakkında tek kelimesi yoktur. ancak nihai bi teorinin insanlık için hiçbi şey ifade etmeyebileceğini ve fiziksel teorileri kabul edip etmeme kararında kullanılan tekniklerin öznel olduğunu kabul ettiğini hatırlıyorum. daha sonra, nihai, mutlak bir teori- ya da her şeyin teorisi- olsa da bunu bilemeyeceğimizi de söylemiş kendisi. insan yaşlandıkça şüpheci oluyo tabi. dine karşı olan konumu ateizm değildir, anti-teizm'dir. tanrı yoktur dememiş, tanrı'yı sevmiyorum ve ona inanmıyorum demiş.
devamını gör...
fatma
tatliş, güzel, bir tanem kızımın adı.*
devamını gör...
sanat denildiğinde akla gelen ilk ülke
italya tabii ki.
devamını gör...
sarılmak
kalbin ritmini hareketlendiren güzel eylemlerden biridir.
devamını gör...
çocukları can kulağıyla dinlemek
değerli oldukları, dinlendikleri, ilgiyle kabul gördükleri hissiyatı oluşturur.
gördüklerini yapacakları için, siz konuştuğunuzda onlar da sizi can kulağıyla dinliyor olacak.
dinlenen bir çocuk duygularını çok güzel ifade etmeyi öğrenir. duygularını ifade etmeyi öğrenen bir çocuk ise, empati yapma becerisi kazanır. özgüven problemi yaşamaz. değersizlik hissi yaşamaz.
onu can kulağıyla dinleyecek öyle çok kişi var ki dışarda.'' çocuğum beni dinlemiyor, benimle konuşmuyor, odasına kapanmış çıkmıyor.'' diyorsunuz ya hani.. zamanında yeterince dinlenmemiş çocuklar, ergenlikte aile bağları pamuk ipliğine bağlı yaşıyor.
bazen çok konuşuyor, hep aynı şeyleri söylüyor ve bu hayat telaşının içinde çok bunalıyorken dinleyemiyoruz. ama genel manada çocuğunu can kulağıyla dinleyen, söylediklerini merak eden, önemseyen ve bundan keyif alan; onunla sohbet etmeyi sabırsızlıkla bekleyen, birlikte kikirdeyen ebeveynler olmamız dileğiyle..
gördüklerini yapacakları için, siz konuştuğunuzda onlar da sizi can kulağıyla dinliyor olacak.
dinlenen bir çocuk duygularını çok güzel ifade etmeyi öğrenir. duygularını ifade etmeyi öğrenen bir çocuk ise, empati yapma becerisi kazanır. özgüven problemi yaşamaz. değersizlik hissi yaşamaz.
onu can kulağıyla dinleyecek öyle çok kişi var ki dışarda.'' çocuğum beni dinlemiyor, benimle konuşmuyor, odasına kapanmış çıkmıyor.'' diyorsunuz ya hani.. zamanında yeterince dinlenmemiş çocuklar, ergenlikte aile bağları pamuk ipliğine bağlı yaşıyor.
bazen çok konuşuyor, hep aynı şeyleri söylüyor ve bu hayat telaşının içinde çok bunalıyorken dinleyemiyoruz. ama genel manada çocuğunu can kulağıyla dinleyen, söylediklerini merak eden, önemseyen ve bundan keyif alan; onunla sohbet etmeyi sabırsızlıkla bekleyen, birlikte kikirdeyen ebeveynler olmamız dileğiyle..
devamını gör...
moda diye giyilen şeyler
leopar desenli her şey.*
devamını gör...
antalya'da bir kadının cinsel saldırıya uğraması
sinkaflı küfürler etmeden bu haber hakkında ne kadar yorum yapabilirim bilmiyorum. diplomamı yakmayı isteyecek kadar beni tiksindiren adalet sistemine mi arabasında ne işi varmış diye soracak kadar aptal insanlara mı bu şeref yoksununa mı neye sövsem içim rahat etmeyecek. şurada kendimizi de parçalasak bir halta yaramayacak olduğunu bilmek kadar çaresiz hissettiren bir şey yok. düşünüyorum bir yol, bir çıkış, bir şey, herhangi bir şey... yok hiçbir şey yok! sadece oturup dehşetle okumaktan başka, ağız dolusu sövmekten başka elimiz kolumuz bağlı öylece durmaktan başka bir şey yapamamak insanın midesini bulandırıyor. tecavüze uğruyor, yakılıyor, gömülüyor, çatıdan veya balkondan aşağı itiliyoruz; bir gece yarısı apartman boşluğunda bıçaklanıyor, sırf o an orada olduğumuz için boğazımız kesiliyor, akrabalarımız hatta iş arkadaşlarımız bazen tanımadığımız insanlar tarafından tacize uğruyor, dövülüyoruz sonra ne giydiğimizden tutun ne içtiğimize kadar suçlu bulunuyoruz. bizi öldürüyorlar ve hepimiz sadece izliyoruz. hayatımızı mahvediyorlar ve mahkeme utanmasa madalya takacak bu heriflere. utanmasalar, ellerine ödül tutuşturup tebrik edecekler. yazık, sadece çok yazık.
devamını gör...
bağımlılık
insanın anlamsız bir dünyadaki anlam arayışında düştüğü karanlık bir çukur.
devamını gör...
istancool
2000'li yılların başında istanbul'a isminden dolayı yabancı dergilerde yapılan bir benzetme. new york times gibi, financial times gibi etkin yayın organları, ziyaret edilmesi gerekli şehirler listesinde istanbul'a üst sıralarda yer verirlerdi. bu sebeptendir ki beyoğlu sokaklarında türkçe'den başka diller de yankılanır oldu. tabi o dönemde her köşesinden konser, her köşesinden muhabbet fışkıran, istiklal caddesi'nin 24 saat boyunca akan rengarenk bir ırmak gibiydi. istanbullu olmak, bütün dünyada cool kabul ediliyordu.
devamını gör...
derdini seveyim butonu
duygularını küfürsüz bir şekilde ifade etmek isteyenlerin bkz verebileceği başlıktır.
devamını gör...
sensei
üstad, master anlamlarına gelen japonca bir kelime. uzak doğu savaş sanatlarında bir dojoda o sanatı en az on beş sene gibi uzun yıllar icra etmiş ve artık öğreticilik yapmaya başlamış insanlara denir. örneğin ninja kamplumbağalardaki splinter usta aslında bir sensei'dir. buna ek olarak bizdeki ''hocam'' tabiri gibi japonya'da doktorlara, öğretmenlere, akademisyenlere vs. beyin gücü gerektiren meslek erbablarına karşı da bir saygı ifadesi olarak kullanılır.
devamını gör...
dildo için alternatif türkçe isimler
çükübik.
devamını gör...
çift olarak birbiriyle uyumlu olabilecek meslek grupları
mesleklerin insan üzerindeki inanılmaz şaşırtıcı etkisini görünce, uyum konusunda bir şey diyemiyorum.
devamını gör...
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
"gelecek için hazırlanan vatan evlatlarına, hiçbir güçlük karşısında yılmayarak tam bir sabır ve metanetle çalışmalarını ve öğrenim gören çocuklarımızın ana ve babalarına da yavrularının öğreniminin tamamlanması için hiçbir fedakarlıktan çekinmemelerini tavsiye ederim."
bayramımız kutlu olsun! <3
bayramımız kutlu olsun! <3
devamını gör...
bunalmak
hayatın tüm sorunları hakkındaki düşünceleriniz ve duygularınız tarafından, etkililikten yoksun olduğunuz ve donmuş veya felç olmuş gibi hissettiğiniz noktaya kadar gömülmektir. üzerinizden şiddetli bir dalga geçmiş ve siz o dalganın altında kalmışsınızdır adeta.
korkunç bir deneyimdir, hangi yön sizi yukarıya çıkaracaktır veya ne tarafa yüzmeniz gerekmektedir bilemeyebilir, sersemlemiş hissedebilir ve tepki veremeyebilirsiniz. mantıklı veya işlevsel olarak düşünemeyebilir veya hareket edemeyebilirsiniz ve bu durum ilişkilerinizi veya profesyonel yaşamınızı etkileyebilir.
bu durumla baş etmek için ilk başta bu duygunun son derece doğal olduğunu kabullenmek gerekir. genellikle bu duyguların üstesinden gelmenin kolay olması gerektiği hissine kapılabiliriz, ancak bunalmış hissetmek, aynı anda çok fazla şeyin devam etmesine karşı doğal bir tepkidir. daha sağlıklı bir hayat yaşamak istiyorsanız, zihninizin size yavaşlamanız gerektiğini söyleme şeklidir.
bunalmanın vücudunuzun zor zamanlarda size yardım etme yöntemi olduğunun farkına varmak, bu duygu ile olan ilişkinizi değiştirmenize yardımcı olabilir. onun ne olduğunu anladığınızda ve onunla savaşmadan davet ettiğinizde, duygularınızı sağlıklı bir şekilde geliştirmek için bu duyguyla çalışmaya başlayabilirsiniz.
bu durumun hayatın değil sadece duygu ve düşüncelerimizin kırılma noktası olduğunu unutmamalıyız. ve hayatımızın, ilişkilerimizin, yaşadıklarımızın her an tam tersi bir yönde değişebileceğini aklımızdan çıkarmamalıyız.
bunun dışında daha önce de böyle hissettiğimizi kendimize hatırlatmakta her zaman fayda var. ve o süreçlerde aynı durumla nasıl baş ettiğinizi, neleri yanlış neleri doğru yaptığınızı değerlendirip ona göre aksiyon almakta fayda var.
son olarak, aklımızdan çıkarmamamız gereken bir diğer konu ise problemlerimizin muhtemelen düşündüğümüz kadar kötü olmadığı. elbette hayatta başımıza çok kötü şeyler gelebilir, ama çoğunlukla çok da büyük olmayan sorunlarla uğraşırız. onlarla uğraşırken bunun farkına varmak zor olsa da, daha sonrasında 'bunun için mi üzüldüm' ben deyip şaşırdığımız çok olur. o yüzden sakince oturup, yaşadıklarımızı bir akıl süzgecinden geçirmek bize yardımcı olabilir.
kaynak 1, 2
korkunç bir deneyimdir, hangi yön sizi yukarıya çıkaracaktır veya ne tarafa yüzmeniz gerekmektedir bilemeyebilir, sersemlemiş hissedebilir ve tepki veremeyebilirsiniz. mantıklı veya işlevsel olarak düşünemeyebilir veya hareket edemeyebilirsiniz ve bu durum ilişkilerinizi veya profesyonel yaşamınızı etkileyebilir.
bu durumla baş etmek için ilk başta bu duygunun son derece doğal olduğunu kabullenmek gerekir. genellikle bu duyguların üstesinden gelmenin kolay olması gerektiği hissine kapılabiliriz, ancak bunalmış hissetmek, aynı anda çok fazla şeyin devam etmesine karşı doğal bir tepkidir. daha sağlıklı bir hayat yaşamak istiyorsanız, zihninizin size yavaşlamanız gerektiğini söyleme şeklidir.
bunalmanın vücudunuzun zor zamanlarda size yardım etme yöntemi olduğunun farkına varmak, bu duygu ile olan ilişkinizi değiştirmenize yardımcı olabilir. onun ne olduğunu anladığınızda ve onunla savaşmadan davet ettiğinizde, duygularınızı sağlıklı bir şekilde geliştirmek için bu duyguyla çalışmaya başlayabilirsiniz.
bu durumun hayatın değil sadece duygu ve düşüncelerimizin kırılma noktası olduğunu unutmamalıyız. ve hayatımızın, ilişkilerimizin, yaşadıklarımızın her an tam tersi bir yönde değişebileceğini aklımızdan çıkarmamalıyız.
bunun dışında daha önce de böyle hissettiğimizi kendimize hatırlatmakta her zaman fayda var. ve o süreçlerde aynı durumla nasıl baş ettiğinizi, neleri yanlış neleri doğru yaptığınızı değerlendirip ona göre aksiyon almakta fayda var.
son olarak, aklımızdan çıkarmamamız gereken bir diğer konu ise problemlerimizin muhtemelen düşündüğümüz kadar kötü olmadığı. elbette hayatta başımıza çok kötü şeyler gelebilir, ama çoğunlukla çok da büyük olmayan sorunlarla uğraşırız. onlarla uğraşırken bunun farkına varmak zor olsa da, daha sonrasında 'bunun için mi üzüldüm' ben deyip şaşırdığımız çok olur. o yüzden sakince oturup, yaşadıklarımızı bir akıl süzgecinden geçirmek bize yardımcı olabilir.
kaynak 1, 2
devamını gör...
