giderken arkasını döndü: "may we meet again." dedi. "sorry canım, no english" dedim.
devamını gör...

sözlükte seks ile ilgili başlıkların sürekli sansür yemesi ve başıboşlar sekmesine atılması durumudur. hayır yani dünya üzerinde seks kaldırıldı da bizim mi haberimiz yok nedir bu düşmanlık anlayamıyorum. tamam ya siz sevişmeyin biz sizin yerinize de sevişiriz.
devamını gör...

"fizik kanunlarına göre sırtını dayadığın herhangi bir şey birden bire giderse, o yöne doğru devrilirsin. bunun güçsüzlükle alakası yok." demiştir kızı anna'ya yazdığı mektupta.
devamını gör...

mehmet coşkundeniz kitabı.


“insanlar inanmak istedikleri şeye inanır. gördüklerine değil...”
devamını gör...

(bkz: bundan bize ne olması)
devamını gör...

her şey daha tatlı bir sözlük için. *

benimdir efendim. düşünüyoz bi şeyler kendi çapımızda.
edit. aman aman efendim tmm en bir anda parlak fikirli sizsiniz.*
devamını gör...

inceden inceden etrafta dolanan, etliyle sütlüyü pek sevmeyen, kendi halindeki haliyle bile varlığını fark ettiren, hiç ummadığınız anda kulağınıza çalınan yazar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ayıcığım nerede?
devamını gör...

eserde kahramanın adı yoktur. yazarında küçük yaşta kemik rahatsızlığı geçirmesi nedeniyle otobiyografik kabul edilir. ahmet hamdi tanpınar eseri "acı ve ıstırabın yegane kitabı" olarak tanımlar.

--! spoiler !--

"nüzhet, bana yalan söyledi. (...) dünyanın hiçbir nüzhet'i yalan söylememelidir."

--! spoiler !--
devamını gör...

can evimden vurdun beni.
devamını gör...

kapitalist düzenin kölesi oldukları için çok normal kabul edilebilecek bir durum. ekşi sözlüğü halen bir katılımcı sözlük olarak mı görüyorsunuz? hayır aslında ekşi sözlük dev bir reklam ajansı. sadece çalışanlarının bundan haberi yok.
devamını gör...

sarilinca hamile kaliniyor zannediyordum. yorganima her sarildigimda sabaha hamile kalarak uyanirim diye korkuyordum.
devamını gör...

ismet özel'in ismet özel olduğu zamanlarda yazdığı muazzam şiiridir:

--- alıntı ---
ben ismet özel, şair, kırk yaşında.
her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
ben yaşarken koptu tufan
ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat
her şeyi gördüm içim rahat
gök yarıldı, çamura can verildi
linç edilmem için artık bütün deliller elde
kazandım nefretini fahişelerin
lanet ediyor bana bakireler de.
sözlerim var köprüleri geçirmez
kimseyi ateşten korumaz kelimelerim
kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına
uçtum ama uçuşum
radarlarla izlendi
gayret ettim ve sövdüm
bu da geçti polis kayıtlarına.

haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
ruhum sahte
evi nepal'de kalmış
slovakyalı salyangozdur ruhum
sınıfları doğrudan geçip
gerçekleri gören gençlerin gözünde.

acaba kim bilen doğrusunu? hatta ben
kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
sanki ne anlıyorum?
ola ki
şeytana satacak kadar bile bende ondan yok.
telaş içinde kendime bir devlet sırrı beğeniyorum
çünkü bu, ruhum olmasa da saklanacak bir şeydir
devlet sırrıyla birlikte insanın
sinematografik bir hayatı olabilir
o kibar çevrelerden gizli batakhanelere
yolculuklar, lokantalar, kır gezmeleri
ve sonunda estetik bir
idam belki!
evet, evet ruhu olmak
bütün bunları sağlayamaz insana.
doğruysa bu yargı
bu sonuç
bu çıkarsama
neden peki her şeyi bulandırıyor
ertelenen bir konferans
geç kalkan bir otobüs?
milli şefin treni niçin beyaz?
ruslar neden yürüyorlar berlin'e?
ne saçma! ne budalaca!
dört incil'den yuhanna'yı
tercih edişim niye?
ben oysa
herkes gibi
herkesin ortasında
burada, bu istasyonda, bu siyah
paltolu casusun eşliğinde
en okunaklı çehremle bekliyorum
oyundan çıkmıyorum
korkuyorum sıram geçer
biletim yanar diye
önümde bir yığın açalya
bir sürü çarkıfelek
gergin çenekli cesetleriyle
önümde binlerce çiçek
korkuyorum sıra sende
sen de başla ve bitir diyecek.
yo, hayır
yapamaz bunu, yapmasın bana dünya
söyleyin
aynada iskeletini
görmeye kadar varan kaç
kaç kişi var şunun şurasında?

gelin
bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
bana kötü
bana terkettiğiniz düşünceleri verin
o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
onları verin, yakınmalarınızı
artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
ben aştım onları dediğiniz ne varsa
bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
verin bana
verin taammüden işlediğiniz suçları da.
bedelinde biliyorum size çek
yazmam yakışık almaz
bunca kaybolmuş talan
parayla ölçülür mü ya?

bakın ben, bir çok tuhaf
marifetimin yanısıra
ilginç ödeme yolları bulabilen biriyim
üstüme yoktur ödeme hususunda
sözün gelişi
üyesi olduğunuz dernek toplantısında
bir söyleve ne dersiniz?
bir söylev: büyük insanlık ideali hakkında!
yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirim
kazanana vertigolar, nostaljiler
karasevdalar çıkar.
yapılsın adil pazarlık
yapılsın yapılacaksa
işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları
sizin geçmiş hatalarınız karşısına.
ne yapsam
döl saçan her rüzgarın
vebası bende kalacak
varsın bende biriksin
durgun suyun sayhası
yumuşatmayı bilen ateş
öğüt sahibi toprak
nasıl olsa geri verecek
benim kılıcımı.
(1984)
--- alıntı ---
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yolda aşk. amerikalı ressam ron hicks. tuval üzerine yağlı boya.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devlet adamları.
devamını gör...

kanser, hem genetik hem epigenetik bir hastalıktır. yani, kanserleşmede görülen genom değişiklikleri, dna'daki mutasyonlarla sınırlı değildir; epigenetik değişiklikler de bu süreçte rol oynamaktadır.

kanserde basitçe, 3 tane ana gen tipinden bahsedebiliriz :
1-onkogenler (kanserleşmeye neden olan genler),
2-proto-onkogenler (normalde sorunsuz yaratmayan fakat çeşitli mutasyonlar sonucu onkogenlere dönüşebilen genler)
3-tümör baskılayıcı genler (kontrolsüz büyümeyi baskılayan genler)

genetik olarak, dna'da mutasyon birikmesi sonucunda kanserleşme oluşur. bu mutasyonlar genetik olarak aileden gelebilir ya da dış etmenlerle (sigara, uv, vs) sonradan edinilebilir. örneğin, bir tümör baskılayıcı gende oluşan mutasyon, bu genin işlevini (yani kontrolsüz büyümeyi) bozabilir ve kanserleşmenin yolunu açabilir. bunun sonucu olarak hücrenin kontrolsüz büyümesi, değişmesi, ve sonrasında yayılması görülür. dolayısıyla, kanserlerde sıklıkla hücre döngüsünü, bunun regülasyonunu ve dna tamir mekanizmalarını etkileyen genlerde mutasyonların saptanması şaşırtıcı değildir. fakat genetik, tek başına, kanserleşme mekanizmalarının aydınlatılmasında yetersiz kalmaktadır. burada devreye epigenetik girer.

epigenetik, gen ifadesini düzenleyen ancak (genetikten farklı olarak) dna dizisini etkilemeyen olaylar (metilasyon, histon modifikasyonları, vs) ile ilgilenir. bu epigenetik değişimler, dna dizisindeki nükleotitlerin dizisini değiştirmez, fakat genlerin ifade miktarlarını belirler. örneğin, epigenetik değişimlerle onkogenlerin aktivasyonu (aşırı üretimi) ve tümör baskılayıcı genlerin fonksiyonunu yitirmesi ya da işlevinin azalması sonucunda da, dna dizisi değişmeden, kanserleşmenin yolu açılabilmektedir.
devamını gör...

konkistador olarak bilinen, gözünü altın bürümüş fetihçi ispanyolların, kızılderililerin ifadeleri sonucunda var olduğuna ikna oldukları efsanevi kayıp altın şehir.

yaklaşık 400 yıl boyunca güney amerika'da bu şehri bulmak uğruna başta kızılderililer olmak üzere çok sayıda insan katledildi.

francisco pizarro adlı bir ispanyol, inka imparatorluğu'nun sahip olduğu tüm hazineleri elde etmek istiyordu. bu uğurda inka imparatorunu öldürmekten de çekinmemişti. ancak bu infazdan önce imparatorun kendisine vermek zorunda kaldığı bir oda dolusu altın ve değerli eşya, pizarro'nun gözünü döndürmüştü. ülkenin her yerinde bundan daha fazlası olabileceğini düşünerek işe koyuldu.

bu sırada, yanında bulundurduğu ispanyol askerler, kızılderililerden aldıklarını iddia ettikleri bilgileri sağda solda anlatıp yaymaya başlamıştı. bölgede altından göller ve şehirler olduğunu iddia edenler, kendisini altın tozuna bulayarak altından bir göle giren kralların varlığını söyleyenler...

bu son iddia aslında bir anlamda doğruydu. bölgedeki bir krallığın başındaki kişi, bir ritüel sırasında kendisini altın tozuna bulayarak göle girerdi. maiyetindekiler de kral gölde yüzerken üzerine kıymetli cevherler atardı. yani aslında hikâyenin bir doğruluk payı da vardı. işte bu hikâye, ekvador ülkesinin kâşifi olan sebastian de belalcazar tarafından iyice ballandırılarak askerlerin aklına sokuldu. böylece altın adam anlamına gelen el dorado'yu aramak için çalışmalara başladılar. tabi bu arada efsane de altın adamdan altın imparatorluğa kadar dönüştü ve altın avcılarının iştahını daha da kabarttı.

sonuç? kimse böyle bir şehir bulamadı ve ölen öldüğüyle kaldı. ancak bugün o bölgede gerçekten birçok değerli maden yatağının varlığı biliniyor.
devamını gör...

b.manço-dönence.
devamını gör...

büyüklü küçüklü 7 bin adadan oluşan bir asya pasifik ülkesidir.* başkent manila'da toplumsal ayrım yüzüne bir tokat gibi çarpar. ülkenin en zengin semti olan makati ve fakir malate yan yana bulunur. yalnız malate bölgesinde bindiğiniz motorlu bisikletler ile makati'ye giremezsiniz. makati sınırlarına girdiğiniz an, tebrikler! new york'tasınız.! inanılmaz gökdelenler, temiz sokaklar, lüks oteller ve büyükelçiliklerin merkezindesiniz.

ülkede jeepney denilen, amerikan sömürgesi zamanından kalma askeri jeep'ler var. ülke halkı kalan bu askeri jeep'leri rengarenk boyayıp minibüs olarak kullanmaya başlamışlar. akşam vakitlerinde jeepney'lere doluşmuş insanlar evlerine giderler. ülke genel olarak fakirdir. sokaklarda evsizlerin üzerinden atlayarak geçmek zorundasınız.! amerikanlar oldukça zengin yaşarlar burada.

başkent manila'da bulunan rizal park, bir nefes bölgesi olarak işlev görür. yeşillik ve sosyal bir yerdir. bu parkın yakınında devasa bir mason anıtı bulunur.

birçok batı'lı için filipinler hem yaşamak hem de gezmek için oldukça rağbet görmeye başlamıştır.

resimde bir jeepney görüyorsunuz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim