ırkçılığı sadece türk faşistliği olarak değil kürt faşistliği olarak da düşünürsek ikisi de hastalıktır.
devamını gör...

söylenecek ne kadar çok şey var. susmaktan başka bir şey yapamıyoruz.
devamını gör...

yukarıdaki yazar kendi sebebi ile destek vermediğini kendince haklı sebebe dayandırarak açıklamış. sen hükümetin bırak 100 çocuğu binlerce çocuğu kurtaracak parayı yutmasına rağmen bu açıklamayı yapabiliyorsan, zihniyetin yerin dibine girsin. bir kaç defa okudum acaba yanlış mı anlıyorum diye. ama bariz saçmalamış.
az önce haberleri izlerken yine küçücük bedenleriyle hayata tutunmaya çalışan bebekleri görünce içim sızladı. bu çocukları böyle bilip, duyup, görüp kılını kıpırdatmayan ve hatta yardım kampanyası yürüten ailelere hakaret eden hükümet yetkilileri, her ne hakkım varsa haram olsun. dilerim ki tez zamanda bin beterini yaşarsınız ve inşallah bizede görmek nasip olur.*
t: vicdanı sızlayan gönlü güzel insanların, bu lanet hastalıkla mücadele eden yavrularımıza destek olmak için çabası.
devamını gör...

ceket iç çebimde tuşlu nokia taşıma sebebim.

koyuyorum önüne berivan çalan nokia 3310. aklı gidiyor, ezel’in ömer olduğunu öğrenen cengiz gibi kitleniyo. hadiiii beee diyo. yaa diyorum.
devamını gör...

gerçek adı kintpuash'dı. california'nın kuzeyi, oregon'un güneyinde yaşayan küçük bir kızılderili kabilesi olan modoc'ların reisinin oğluydu. babası gittikçe çoğalan beyazlarla çarpışıyor ve onlardan uzak durmalarını istiyordu. fakat oğlu beyazların elbiselerini, evlerini, at arabalarını, yaşam tarzlarını seviyordu.
babası ölünce reis oldu ve beyazlara gidip çarpışmaya gerek olmadığını, onlar gibi yaşamak istediklerini söyledi. beyazlar, bizimle yaşayamazsınız, en iyisinin bir rezervasyona gitmeleri olduğunu söylediler. klamath kabilesinin rezervasyonuna gönderildiler ama oradakiler o kadar kötü davrandı ve gelen yiyecek sadece onlara verilip bunlar aç kalınca, eski topraklarına geri döndüler. a.b.d ordusu kamplarına gelip rezervasyona dönmelerini istedi. modoc'lar orada kendilerine yiyecek verilmediğini, dönmek istemediklerini söylediler ama mecburdular. silahları teslim ederken ortalık karıştı ve birkaç asker öldürüldü. kızılderililer hemen diğer kampa kaçtılar. kintpuash'ın yanına gittiler ve olanları anlattılar. reis adamlarına çatıştıkları için kızgındı, savaşmak istemiyordu, zaten küçük bir kabileydiler ve 50 savaşçıları belki vardı ama kendi halkınıda idam etmeleri için beyazlara veremezdi. bütün savaşçılar toplantı yaptı ve kintpuash ve birkaç kişi hariç, askerleri vuranlar başta olmak üzere, savaş kararı çıktı. artık modoc savaşı başlamıştı. lav yatakları olan kayalık bölgeye saklandılar ama bir zaman sonra etrafları a.b.d askerleri ile doldu. a.b.d ordusu önce toplarla vuruyor, saldırıyor ama ölenler, yaralananlar olsada, kayalık alandaki savaşçılar onları kolayca vuruyorlardı. ne kızılderililer kaçabiliyor, ne beyazlar onları yok edebiliyordu. bu yüzden beyazlar görüşme istediler ama birkaç kere toplantı olsada, birileri idam edileceği için sonuç çıkmadı. belki komutanlarını vurursak, ordu dağılır ve kaçabiliriz diyerek, toplantıya gelen general canby'i kintpuash öldürdü. gerçekten kaçtılar ama her yer a.b.d askeri doluydu zamanla yaşlılar, çocuklar, kadınlar ve savaşçılar vuruldu yada yakalandılar. artık sadece etrafa dağılmış aç, perişan birkaç savaşçı kalmıştı ve sürekli yer değiştiriyorlardı. reis kintpuash'ın beyazlara vermediği, askerleri öldüren dört kişi, askerlere haber gönderdiler ve eğer affedilirlerse, reisi sağ yada ölü getireceklerini söylediler. askerler bunu kabul etti ve eski savaşçıları, askerleri reisin saklanabileceği yerlere götürdüler. sonunda bir yerde reis ve üç savaşçısını yakaladılar. kintpuash devamlı savaş isteyen, askerleri öldüren eski savaşçılarını, askerlerin yanında görünce şaşırdı. artık onlar için herşey bitmişti, 1873 yılında kintpuash ve üç adamı asıldılar.
devamını gör...

seni seviyorum. gördüğünden, gösterebildiğimden çok daha fazla hem de. milyon kere yazıp söyleyebilirim bunu çünkü altı boş değil. lütfen beni hayal kırıklığına uğratma çünkü bi love problemi yaşamadan bitirmem lazım bu tezi. akademi aşktan anlamıyor yarim yarim *
devamını gör...

(bkz: fringe)
devamını gör...

türk kahvesi & çay eşliğinde: kitap, dergi okumayı seven bir tipseniz, şu kış aylarında fonda ılık ılık latin havası esintisi istiyorsanız:

- buena vista social club

- diego el cigala

- cesária évora

- buika tavsiye ederim, bişey değil *
devamını gör...

tek bir oda içerisinde bu kadar kült nasıl bir film çekilmiş dedirten türkçe adıyla 12 öfkeli adam filmi, sidney lumet yönetmenliğinde çekilmiş siyah beyaz film. şiddetle tavsiye edilir.
devamını gör...

rasyonalizm akımının temsilcilerinden biri olan tümdengelim yöntemi ile matığın kurucusu, filozof.
sokrates ve platon'dan farklı olarak gözlemsel çalışmalar yapmış ve "akıl bilgi taşıyıcısı değil üreticisidir" diyerek bilginin hazır halde gelmediğini söylemiştir.
insanın doğuştan bilgi üretme potansiyeline sahip olduğunu söyler.
var olan şey ile ilgili gerçek bilgiye ulaşmak için onun varlığa gelişini sağlayan dört nedeni bikmek gerekir bunlar:
1 maddi neden (neden yapıldığı)
2 formel neden (varlığın özü)
3 faili neden (varlığa getiren neden)
4 ereksel neden (varlığa geliş amacı)

ayrıca biyolojideki ilk sınıflandırmayı yapması, yere bırakılan cisimlerin neden yere düştüğünü sorarak yerçekimi yasasının bulunmasını sağlayan çalışmaları başlatması bakımından önemli girişimleri olmuştur.
devamını gör...

genel kuralları şu şekildedir:

bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.

bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.

bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.

bir şeyin olma olasılığı, isteme olasılığı ile ters orantılıdır.

er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.

ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.

olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekir.

ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir.

çözülen her problem yeni problemler yaratır.

her şey yolunda gidiyorsa, kesin bir terslik vardır.

bir şeyle fazla oynarsanız, onu bozarsınız.

bütün bir dönem kusursuz çalışan hesap makinesinin, matematik sınavında pili biter. (açıklama: her ihtimale karşın, beraberinizde pil taşırsanız, o da bayat çıkar)

hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir.

piyangoda para kazandığınız gün, ölümünüze fazla kalmamıştır.

bir şeyi anlayamıyorsanız, içgüdüsel olarak doğrudur.

bir kişiye "masa boyalı, sakın değme!" derseniz, size inanmadan önce mutlaka masaya dokunacaktır.

eğer kendinizi iyi hissediyorsanız, üzülmeyin geçer.

aradığınız bir şeyi en başından değil en sonundan aramaya başlayın.
devamını gör...

terbiyeli insan gibisi yok.

nerde, kiminle ve nasıl konuşacağını bildiği gibi susacağı zamanı da biliyor. her sohbette kalitesini belli ediyor.

bi de terbiye görmemiş kesim var, taş çatlasa 3 dakika katlanabiliyorsun.

bunların da meslek, sosyal statü, zenginlik veya fakirlikle ilgisi yok. tamamen terbiye meselesi...
devamını gör...

eski usul mermer havanda dövülüp yapılırsa, lezzeti üst seviyeye çıkaracaktır. sıcak ve soğuk seçenekleri olan meze çeşidi.
devamını gör...

bununla sahile iniyorum şimdi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zamanında gelmeyen adalete edilecek onlarca küfür biliyorum ama bunları kullanmayacağım bu yazıda. siz kendi küfür dağarcığınız elverdiğince tahminlerde bulunun ve sanki küfür ederek başlamışım gibi okuyun bu yazıyı.

adalet geciktikçe adil olmaktan çıkacağı için tam zamanında uygulanmalıdır diye bar bar bağırırken hiç gelmeyen adaletlere düşeceğimizi tahmin eder miydik acaba?

elbette hukukun belli kuralları vardır ve buna uyulması düzen gereğidir ama o kurallar yine insanlar tarafından konulduğuna göre ve biz insanlığa olan güvenimizi her geçen gün kaybettiğimize göre hukukun bağlı olduğu bu kurallara saygı duymalı mıyız hala?

doğa katliamı olaylarına tepki vererek başladık mücadeleye ama sonuçta elde kalan sıfırla ne yapacağını bilmez halde dolaşan doğaseverlere dönüştük. elimizdeki sıfır hep sola koyduk sanki. olmadı.

kadına şiddet olayları için sokaklara döküldük. bağırdık, çağırdık, adalet istedik. sanki bağırdıkça sesimiz azalıyormuş gibi davranıldı. elimizde amaçsızca tuttuğumuz sıfırımızın yanına bir sıfır daha eklendi.

çocuk istismarı konusunda yeri göğü inlettik ama yeterli değildi aslında. bu eksiğimizin farkına vardık ve artık daha da öfkeliyiz. ama bilin bakalım sonuç ne oldu? elde var üç sıfır, elde var hüzün.

olumlu yönden bakalım biz yine de. zamanı gelince elimizdeki sıfırlar sonunda çocukların, kadınların ve çiçeklerin mutlu olduğu bir masalın ardından gökten düşen üç elmaya dönüşecek.

sakın enseyi karartmayın. insanlığı, insanların elinden kurtaracağız.
devamını gör...

okuduklarım arasında kafka'nın dönüşüm'üdür.
"gregor samsa, bir sabah, korkulu bir rüyadan uyanınca yatağının içinde kendini korkunç bir hamam böceği olarak buldu."
devamını gör...

devamlı gördükleri kadınlara iç geçirmekten bu kafa yapısa evrilmiş insanların yaftası. kimlerden anne olup olmayacağı gözlemi yapcağına senden baba olur mu diye düşünmesi gereken insanlardır bunlar ayrıca ki bence olmaz.
devamını gör...

“birlikte 'eskimek' çok güzel,

eksilmedikçe...”
devamını gör...

okur olarak epey bir zamandır takibimde olan sözlük. yardım kampanyalarından etkilendiğim için nihayet bugün buraya yazar olarak kaydolmaya karar verdim.
devamını gör...

ismini duyunca (bkz: salavat)getirdiğim en sevdiğim insan.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim