ve bu dünya
öyle insanların ayak sesleriyle doludur ki
seni öpüyorken
kafalarında seni asacakları urganı örüyorlar. dize'lerinin sahibidir.
devamını gör...

yemin ederim ilgiyle ve severek takip ettiğim bir yazardır. bence siz de takip edin.*
devamını gör...

inatla kullanmayacağım uygulamadır. nedeni ise orayı keşfeden yazarlar gruplara gidiyor ve burayı unutuyor.
(bkz: sözlüğe ciddi zarar verdiren eylemler)
devamını gör...

merak ettiğim şey şu, o kadar z kuşağına sallamalarından sonra insan bekliyor ki sözlüğe bilgi dolu, insanın ufkunu açan, okudukça hayran olacağımız tanımlar bırakmış olsun. açıp bakıyorsun tanımlarına, genellemelerle dolu, ön yargılı, ayrıştıran tanımlar gırla. kısacası amaçları bir tarafı kışkırtarak açtıkları başlığa tanım yazılmasını sağlamak.

ayrıca (bkz: dinime küfreden müslüman olsa)

tanım: bugün kimi ayrıştırsam diyen yazarımsı başlıklarından biridir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel bugün ben.
devamını gör...

3 sene önce eşimle birlikte dişimizi tırnağımıza taktık, varımızı yoğumuzu ortaya koyup, uğruna günde 12 saat çalıştık (şaka değil, yasal da değil, beyaz yaka da maalesef bu şartlarda ülkemizde) ve bir ev aldık, kredisinin yarısını ödedik devamını da hala ödüyoruz. bu kredi varken bakamayız diye çocuk bile yapmadık. komşularımızla çok mutlu olduğumuz, kendisini çok sevdiğimiz bir evimiz var. yurt dışı imkanları karşımıza çıksa dahi burada mutluyuz deyip bir yere kımıldamadık.

şimdi evimizin 100 m yanında bulunan 10 senelik okul bilmediğimiz bir nedenle (!) yıkıldı ve mülteci okulu yapılıyor. bu demek oluyor ki, yaşam tarzlarımız aynı olmayan insanlar kısa süre içinde buraya yerleşecekler. ve biz şimdi kendi aramızda ne yapalım? taşınalım mı? komşularımızı seviyoruz, burayı seviyoruz? yine de gitmeli miyiz bunu konuşuyoruz..

neden mi? çünkü mahallemizin çehresi değişecek, çünkü ben bugün giydiğim elbiseyi (zaten inanılmaz sakin ve ıssız olan bu yerde) giyemeyeceğim. korkacağım, bakışlardan rahatsız olacağım. çünkü biz istanbul'dan tam da bu sebeple taşındık. çünkü biz tam da bu sebeple bu semtte oturmak istedik. çünkü ben işten gecenin köründe döndüğümde evime huzurla gidebileyim istedik.

şimdi çok kafasız varmış sözlükte diyen arkadaşa sormak isterim, bir tane, 2 tane değil tüm semtin çehresini değiştirecek okul senin evinin yanına yapılsın ister miydin? şimdi yukarıda uzun uzun projeyi anlatan ve onlar zaten oradaydı, yoğun yaşadıkları yerlere yapılıyor diyen arkadaşa da belirtmek isterim. hayır! bizim semtte yoklar.. hem de hiç.. bu tamamen yerleştirme politikası. eğer bu okullarla bir adaptasyon planlansaydı bunu mevcut devlet okullarında yaparlardı. almanya'da sizce türk çocukları türk okuluna mı gidiyor? hayır, haftada bir gün türkçe dersi seçiyorlar benliklerini unutmamak için, o kadar. ayrıca medeni ülkelerde bir semt için böyle büyük adımlar atılırken mahalle sakinlerine sorulur, referandum yapılır bölgesel. öyle tepeden inme al yaptım senin de hayatın değişisin banane denmez.

istanbul'daki arkadaşlarımdan 3 tanesi geçtiğimiz ay yine yurt dışına gitti yaşamak için. bunların hepsi bu ülkenin yetiştirdiği emek ve para harcayıp bir yere getirdiği ve tam da ülkeye en çok katkı sağlayacak zamanı gelen insanlar. gittiler.. neden mi? 3'ününki de ekonomik değil. artık burda yaşayamıyoruz, sahile inemiyoruz yolda bile yürünmüyor. 5 kişiden biri türkçe konuşmuyor burda, rahat değiliz dedikleri için..

37 yaşındayım.. mühendisim.. 11 senedir bir konuda uzmanlaştım. 2 yabancı dilim var. eşim de benzer. ve biz bugün, burada kendi insanımızla yaşamayı sevdiğimiz, buranın güzelliklerine duyduğumuz hayranlık ve etrafımızda çocukken bizimle aynı çizgi filmi izlemiş aynı şeylere gülebildiğimiz insanlar olsun diye zamanında çalışmak için gitmeyi düşünmediğimiz ülkeleri şimdi düşünmek zorunda kaldık.. birlikte yaşamak istemediğimiz mülteciler yüzünden, bize aynı tavırla bakacak ülkelere.. bin bir emekle aldığımız evimizin fiyatını dahi düşüren okul yüzünden... o yüzden kimse de bana şimdi gelip yok hamaset, yok bilmem ne demesin.
devamını gör...

allah kimseyi düşürmesin dediğim durum.*
devamını gör...

yaklaşık 100 kişinin ikamet ettiği apartmanda yöneticiyim. bu görevi bana zorla verdiler. ve apartmana her hangi bir şey alırken kesinlikle pazarlık yapmıyorum. teklif alıyorum kaç lira 2 bin mi? yap abicim. kaç lira 300 lira mi? getir abicim. kendime bir şey alırken canını aldığım esnafa, apartman söz konusu olduğunda “şu kadar olur mu?” bile demiyorum. umrumda degil. gönülsüz şeyden şey olur derler.
devamını gör...

loving vincent (film) ile tanıştığım usta müzisyen. iyi ki de loving vincent ile tanışmışım çünkü en iyi albümü de bu bana kalırsa. black swan (film), black mirror (dizi), the fountain (film), moon (film), requiem for a dream (film) için müzikler yapmıştır. pop will eat itself'in eski solistidir ayrıca. iyi ki de grubu dağılmış diyorum bazen film müziklerini dinleyince.

the sower with setting sun:


five sunflowers in a vase: *


waves crashing on distant shores of time:


nina's dream:


lux aeterna:


together we will live forever:
devamını gör...

battı balık yan gider diyen kemancıdır. madem battık bari güzel bir ses duyarak batalım diye düşünmüştür.
devamını gör...

lamborghini diablo.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
chrysler stratus.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
cadillac eldorado.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
chevrolet impala
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ferrari superamerica
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

egzama hastalığı ile karıştırılan bir durumdur.

çok acı verir, krem sürmek bile işe yaramaz.

belki vazelin kullanmak biraz azaltabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1997 yılında eurovision şarkı yarışmasında dinle adlı parça ile 3. olan dünyalar güzeli türk şarkıcısı.
devamını gör...

birbirine laf sokmadan kendi halinde yazıp çizen herkesi seviyorum.
devamını gör...

içinde yaşamasan komik ülke aslında.
devamını gör...

vefatının 25.yılında saygıyla andığımız unutulmayacak radikal sanatçı.
devamını gör...

tip önemli değil diyen insanlar arasında sosyal deney yapılmış. deneyde iki adam var. birinin üstünde eski kıyafetler var. tip olarak çok da iyi değil. diğer adam da takım elbiseli. tip olarak ortalamanın üzerinde. bu iki adam sırasıyla sokak ortasında bayılmış numarası yapıyor. dış görünüşü iyi olmayan adamın yüzüne bile bakmıyorlar öylece yanından geçip gidiyorlar. sonra şık giyinen adam yere yığılıyor sokak ortasında. herkes ambulansı arıyor, yardım etmek için çaba gösteriyorlar.
bu da demek oluyor ki tip önemli değil diyen insanların çoğu yalan söylüyor.
ayrıca kadın erkek ilişkilerinde benim için karakter ön planda, dış görünüş önemli değil diyenler de genellikle yalan söylüyor. çünkü dışını beğenmediğin bir insanın içini merak etmezsin. bu böyledir.
devamını gör...

servigiller* ailesinin sekoya cinsinden dünyanın en uzun* ağacıdır. amerika da redwood ulusal ve eyalet parkında bulunur.
devamını gör...

tüm diğer sanatlar gibi edebiyat da, gerçeğin çıplaklığı karşısında insanın ihtiyaç duyduğu en güzel yalan(lar)dır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim