tanım: küçük çocukların dillerinin dönmemesi ve bazı harfleri farklı söyleyerek oluşturdukları yeni kelimeler. sadece telaffuz hatası değil hatırlayamadığı kavramlara yaptığı benzetmelerle oluşturulmuş taklit sesler ve yeni kelimeler de dahildir.

çu(su)
mimini(teyze)
haga(hala)
vafa(zürafa)
ayı mama(petito çikolata)
devamını gör...

kimse sözlük sevgimi sorgulamasın!

*
devamını gör...

kanser savaşçıları derneği üyelerinin, kanser hastalarının tedavi sürecinde geçici olarak dökülen saçlarından dolayı sosyal çevreden uzaklaşmamaları adına başlatılan, gönüllü olarak kadın veya erkek bağışçıların saçlarınının gönüllü kuoförlerde proje şartlarına uygun kesilerek yine gönüllü peruk atölyeleri tarafından peruk yapılması ve tanı almış veya saçları tedaviden dökülmüş kanser hastalarına bağışlanmasını kapsayan proje.

peruk talebi için dernek sorumlularına veya sosyal hesaplarından yine yetkililere ulaşmak yeterli.

daha detaylı bilgi için;
buradan

bağışlanacak saçların gönüllü kuaförler tarafından şartlara uygun kesilmesi gerekiyor. en az 30 cm ve birkaç örgü şeklinde, kuru olarak gönderilmeli. 3 yıl önce ilk bağışımı yapmıştım bende. saçlarım omuz hizasında kalmıştı. sonuçta kökü bendeydi ve yeniden uzadı. yaz sonunda yeniden bağış yapmayı düşünüyorum. bizim için çokta önemsiz olan bir şey bir kardeşimize mutluluk sebebi olabilir. saçım saçın olsun...
devamını gör...

"yürekten sevdiğim,
sana yine yazıyorum çünkü yalnızım ve çünkü kafamın içinde seninle konuşurken senin bunu bilmiyor, ya da karşılık veremiyor olmana katlanamıyorum.

kısa süreli ayrılıklar iyi oluyor, çünkü hep bir arada olunca her şey ayırt edilmeyecek kadar birbirine benzemeye başlıyor. yan yana durduklarında kuleler bile cüceleşirken, alelade ve ufak tefek şeyler yakından bakınca kocamanlarmış. küçük tedirginlikler onlara yola açan nesneler göz önünden kaldırıldığında yok olabilir. yan yanalık dolayasıyla sıradanlaşan tutkularsa mesafenin büyümesine yeniden büyüyüp doğal boyutlarına dönerler. aşkımda öyle...

zamanın aşkımı tıpkı güneş ve yağmurun bitkileri büyüttüğü gibi büyütmüş olduğunu anlamam için senin bir an, sırf rüyada bile olsa, benden koparılman yetiyor. senden ayrılır ayrılmaz sana olan aşkım bütün gerçekliğiyle kendini gösteriyor: o, ruhumun bütün enerjisiyle yüreğimin bütün kişiliğini bir araya getiren bir dev. böylece yeniden insan olduğumu hissediyorum çünkü içim tutkuyla doluyor. araştırma ve çağdaş eğitimin bizi kucağına attığı belirsizlikler ve bütün nesnel ve çzel izlenimlerimde kusur bulmaya iten kuşkuculuk bizi küçük, zayıf ve mızmız kılıyor. ama aşk feurbachvari insana aşk değil, metabolizmaya aşk değil, proletaryaya aşk değil, sevdiğine aşk, yani sana aşk, insanı yeniden insanlaştırıyor...

dünyada çok dişi var, kimileri de çok güzel ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha nerede bulabilirim? senin tatlı çehrene sonu gelmez acılarımı, yeri doldurulmaz kayıplarımı bile okuyabilir ve senin tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öperim.

hoşçakal canım. seni ve çocukları binlerce kere öperim.
senin, karl

manchester, 21 haziran 1865"
devamını gör...

buyrun benim
devamını gör...

şu virüs illeti geçmiş. tüm sözlük maaile bir piknik organizasyonu yapmışız. neden piknik diye sormayın şimdi hasretini çekiyorum mangal yapmanın falan. bir orman kapatmışız kendimize. ooohh miss. enstrüman çalabilen arkadaşlar çalar biz söyleriz. olur mu olmaz belki ama hayal işte.
devamını gör...

ege insanı, saatlerce konuşsa keyifle dinleyeceğiniz şeker gibi konuşmalara sahiptir.
- bene bak gız
- huna bak gari bizim oğlan
- len du biyu
- ilana dolması yapmış emine gadın
- enkini enkire goy bakim.
devamını gör...

kadın mı ne diyorsunuz zannetmiyorum öyle bir şey olacağını. bana çok tuhaf geldi bu durum.
(bkz: daha neler)
devamını gör...

bir pazar sabahı
kuş sesleriyle kuşatılmış gökyüzü
seyre daldım akıp giden nehri
sarıp sarmalar umut her gülen yüzü.
devamını gör...

"3 deyince dalıyoruz cemal!"

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir realite.
eskiden neydi öyle ya hu, bir yağardı, ben diyeyim 60cm, sen de 1,5metre kar yağardı.
ama şimdi öyle mi? ya yağmıyor ya da minnacık, yerde tutmayacak şekilde bırt diye yağıyor.

iklimler değişiyor, hayat akıp gidiyor...

kar !!!
yağman lazım dostum, kardan adam yapacağız daha.
devamını gör...

çay koydum mehpare, tatlı al gel.
devamını gör...

lise sonda ingilizce hocamız, sınavda birinci olana ödül var dediğinde birinci olup kasedini aldırdığım, ellerim bomboş şarkısını söyleyen, hala zevkle dinlediğim sanatçı.
devamını gör...

sen bir yıldızsın diyen (bkz: nikos vertis) şarkısı. bana, daha doğrusu ruhuma ait olan şarkılardan. belki de en güzellerinden.

/ποτέ τα όνειρά μου
δε θα΄χαν γίνει αληθινά
μα τώρα είσαι εδώ εσύ/ diyor şarkıda...

peki ya sen, en güzel rüyalarımın ta kendisiysen?
open.spotify.com/track/3i0h...

~ne oluyor bana,
anlatmaya korkuyorum.
benim kalbim kırık
gerçeği yaşamama izin ver...
gerçek bir aşk olması için
nedeni ve sonucu olması için
baktığım bu gözler...
onlarda sevgiyi bulmak için

eğer boş hayatımı aydınlatacak bir yıldızsan
asla sönme ve asla beni bırakma
bu aşk asla sönmeyecek
ama eğer bir rüya isen söndür ışıkları
böylece rüyalarda yaşayabileyim
asla şafak sökmesin, asla bitmesin
içimde kal ki seni sevebileyim

benim yolumda
her şey karanlıktı
rüyalarım asla gerçek olmayacaktı
ama şimdi sen buradasın
ve ben yeniden doğdum
sonumu başlangıcım,
benim hayatım sensin...~
devamını gör...

sarilinca hamile kaliniyor zannediyordum. yorganima her sarildigimda sabaha hamile kalarak uyanirim diye korkuyordum.
devamını gör...

dedi ki götür beni aya aya..
devamını gör...

akmadı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

filmlerinde erotizmi yağmur gibi yağdırıp dolgun vücutlu hanımları çekici mi çekici erkeklerle bir araya getiren italyan yönetmen.

çığır açan performansların ve daha uçuk kaçık fantezilerin kol gezdiği porno sektöründe kendini kaybedenlere babacan tavırla kol kanat geren brass, filmlerinde her ne kadar fazla uçuk kaçıklık olmasa da - caligula hariç - dillendirilmesi güç makul* fantezi ve arzuları usul usul işlemeyi başarır.

caligula'yı daha önce yazmıştım zaten, diğer filmlerinden de ayrı tutmak gerekir kanaatindeyim. bunun dışında paprika, monella, fermo posta gibi filmlerinde gerçek tinto brass'ı görürsünüz. bol bol popo gösterir, bol bol kışkırtır. aşktan öte seksten beri anlarla dolup taşarken zaten size 'vermek' istediğini de vermiş olur.

tinto brass'ı sevme sebebim sanırım şu: "sırf bir hikaye olsun da nasıl olduğu önemli değil, onun etrafında insanlar bol bol sevişsinler, hep seks çekelim" gibi bir yönelimle çalışmıyor. tamam başarılı kurgu yok pek, oyunculuklar da bazı filmlerde çok çok kötü ama yapmak istediği ve oluşturduğu çizgi sayesinde takdirimi kazanıyor. erşan kuneri gibi düşünün siz. çünkü brass'ın bazı filmlerinde pek bilinmese de* mizah unsuru da yer alır. "konuşmaları atlaya atlaya izledim ben" diyor olabilirsiniz. ilk ben de öyle izledim, yalan yok.

yönetmenler bir kadın yaratacak olsaydı, ayakları tarantino'nun popoyu brass'ın seçmesini isterdim.
devamını gör...

(bkz: agam bizle eglenir)
devamını gör...

bit pazarı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim