sinsi eski arkadaşı özlemek
yalnız kalmak bile size iyi gelmeyen bir insanı tekrar hayatınıza almaktan çok daha iyidir. yapılmaz diyorum.
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
birileri tarafından mutsuz ve değersiz hissettirilmek. anneniz ve babanız sizi birileri üzsün veya kullansın diye dünyaya getirmedi.
devamını gör...
kulak kıkırdağını deldirmek
bazılarında çok hoş duruyor.
devamını gör...
müennes
arapça dilinde dişi olarak kabul edilen varlığı gösteren kelimelerdir.
tam anlamı ''dişil kelimeler''dir.
tam anlamı ''dişil kelimeler''dir.
devamını gör...
normal sözlük 1. istanbul zirvesi
bir cenk'in arka bahçesi tasarımı olarak yaka kartlarımızla mekanda onlaynız.
sadece zirveye gelenler bu bu kartı alabiliyomuş diyolllaa*
sadece zirveye gelenler bu bu kartı alabiliyomuş diyolllaa*
devamını gör...
hiçbir hayali olmayan çocuk
çocuk yaşta büyümeye mecbur bırakılmış yürek sızlatan çocuktur.
gözlerinden öperim çocuk.bu dünyadaki tüm çocukların birgün aynı standartlara ve haklara sahip olması dileğiyle..
gözlerinden öperim çocuk.bu dünyadaki tüm çocukların birgün aynı standartlara ve haklara sahip olması dileğiyle..
devamını gör...
istiskal
hoşnut olmadığını belli edecek tarzda soğuk davranmak, yüz vermemek anlamına gelen arspça sözcüktür. türkçesi kovumsamadır.
devamını gör...
90'larda satanizm
90'ların sonunda bir tane cinayet işlendi. yazıyla 1. yapanlar biz satanistiz o yüzden yaptık dediler. ve o olaydan sonra satanist avı başladı. reha muhtar ve savaş ay başta olmak üzere haberciler her gün satanistler şöyle kötü, böyle kötü, gençliğimiz nereye gidiyor temalı programlar yaptılar. emniyette satanist masası kuruldu. siyah giyinen, rock dinleyen herkes satanist muamelesi görmeye başladı. satanist demek de kedi kesen cinayet işleyen manyak demekti. yani halka ve devlete göre siyah giyiyorsan, saçın uzun ve küpe de takıyorsan sen sapık katilsin demekti.
ne demiştik satanist avı başladı ama ortada satanist yoktu. bir iki sene sürdü bu saçmalıklar ( uzun saçlıların dövülmesi, rock dinliyenlerin gözaltına alınması vb) sonra azalarak bitti. bitti ama ön yargılar yerleşti. halen satanist: kedi kesen katil. uzun saçlı rock dinliyen: satanist diye görür halkım.
ne demiştik satanist avı başladı ama ortada satanist yoktu. bir iki sene sürdü bu saçmalıklar ( uzun saçlıların dövülmesi, rock dinliyenlerin gözaltına alınması vb) sonra azalarak bitti. bitti ama ön yargılar yerleşti. halen satanist: kedi kesen katil. uzun saçlı rock dinliyen: satanist diye görür halkım.
devamını gör...
içine atmak
atarsın ama sonunda patlaması olasıdır.bu da can neticede ne kadar dayanabilir ki.
devamını gör...
faydalı mobil uygulamalar
sesli kitap ve radyo tiyatrosu severler için ücretsiz bir uygulama olan trt dinle’yi öneririm. (bkz: trt dinle)
devamını gör...
moderatörlerin başlıkları gluteusuna göre değiştirmeleri
devamını gör...
misket tüfeği
(bkz: musket).
devamını gör...
her köşe başında olması istenen bir şey
hayatı sıfırlama butonu.
devamını gör...
7. koğuştaki mucize
her ne kadar yeşil yol filmini andırsa da gösterime girdiği ilk zamanlarda izlediğim için şanslı hissediyorum kendimi. şanslı hissediyorum dedim çünkü sinemada izleme şansım oldu. televizyon ya da herhangi bir internet platformunda izlemiş olsaydım adım gibi eminim ki o an sinemada izlerken hissetmiş olduğum duyguların onda birini hissetmeyecektim, hissetmiş olsaydım bile etkisi kısa süreli olacaktı insanların anlattığı kadar güzel bulmayacaktım belki de filmi hatta sıradan bir dönem filmi olarak bile görebilirdim.
filme gelecek olursak; özellikle karakterlerin yansıtmaya çalıştıkları duygular insanın içine öylesine işliyor ki bazı sahnelerde o karakter ile yer değiştirdiğinizi bile hissediyorsunuz. ayrıca filmin vurgulamak istediği adalet kavramı o kadar derin ki insanların o an sadece sırf suçlayacak birisi olsun diye anlayıp dinlemeden güçsüz ve zayıf insanlar üzerinde suçlamalarda bulunmaları hemen hemen her kaynakta yaratılmışların en üstünü olarak gösterilmekte olan insanın adalet karşısında aciz bir varlığa dönüşüp çıkarlarını konuşturduğunu gösteriyor. bunun yanında fedakarlığın çarpıcı örneklerine de çok sık rastladığımız filmde kalbimize dokunan sayısız pek çok öğeye yer verilmekte.
filme gelecek olursak; özellikle karakterlerin yansıtmaya çalıştıkları duygular insanın içine öylesine işliyor ki bazı sahnelerde o karakter ile yer değiştirdiğinizi bile hissediyorsunuz. ayrıca filmin vurgulamak istediği adalet kavramı o kadar derin ki insanların o an sadece sırf suçlayacak birisi olsun diye anlayıp dinlemeden güçsüz ve zayıf insanlar üzerinde suçlamalarda bulunmaları hemen hemen her kaynakta yaratılmışların en üstünü olarak gösterilmekte olan insanın adalet karşısında aciz bir varlığa dönüşüp çıkarlarını konuşturduğunu gösteriyor. bunun yanında fedakarlığın çarpıcı örneklerine de çok sık rastladığımız filmde kalbimize dokunan sayısız pek çok öğeye yer verilmekte.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
uzaktan görüp gelenler
kırk yıllık saz üstadı kesilmişler
bir hevesle gelip giderler
umurumda bile olmaz nükleer denemeler
kırk yıllık saz üstadı kesilmişler
bir hevesle gelip giderler
umurumda bile olmaz nükleer denemeler
devamını gör...
the cafe terrace on the place du forum
vincent van gogh'un eylül 1888'de tamamladığı tablosu.**

sanatçı, tabloyu arles'da yaşadığı dönemde resmetti.
bu tablonun en önemli özelliği, van gogh'un çizdiği ilk yıldızlı gökyüzü olmasıdır. aynı ay çizdiği rhone üzerinde yıldızlı gece (1888) ve 1 yıl sonra tamamladığı yıldızlı gece (1889) tablolarıyla yıldızlı gökyüzü üçlemesini tamamlamış.
hepimizin en çok gördüğü tablolardan birisi zaten, biraz yakından bakalım.
''gecenin gündüzden daha canlı, daha zengin renklerle dolu olduğunu sık sık düşünmüşümdür zaten.'' diyor aynı ay theo'ya yazdığı mektubunda. eserde siyah rengini hiç kullanmamış, bunun yerine koyu tonlarla geceyi çizmiş: prusya mavisi gökyüzü ve sapsarı yıldızlar.

kafede oturan insanlar, sokakta yürüyenler, ışıkları yanan evler ve gökyüzüyle sakin bir akşam resmedilmiş. bunda sarı rengin baskın olmasının da etkisi var. van gogh denilince aklımıza sarı geliyor zaten.

tablonun sakin bir akşamı anlatışının yanında dini bir mesaj içerebileceği de düşünülüyormuş. ilginç buldum, hemen anlatıyorum.
kafede oturan 12 figür son akşam yemeği'ne bir gönderme olabilirmiş. ortada garson olarak görünen beyaz giyimli figür ile solda karanlıkta kalan figür* bu fikri destekliyor gibi. van gogh'un dindar olduğunu, bir süre vaizlik yaptığını da düşününce biraz daha anlam kazanıyor bu teori.
kaynak1 kaynak2

sanatçı, tabloyu arles'da yaşadığı dönemde resmetti.
bu tablonun en önemli özelliği, van gogh'un çizdiği ilk yıldızlı gökyüzü olmasıdır. aynı ay çizdiği rhone üzerinde yıldızlı gece (1888) ve 1 yıl sonra tamamladığı yıldızlı gece (1889) tablolarıyla yıldızlı gökyüzü üçlemesini tamamlamış.
hepimizin en çok gördüğü tablolardan birisi zaten, biraz yakından bakalım.
''gecenin gündüzden daha canlı, daha zengin renklerle dolu olduğunu sık sık düşünmüşümdür zaten.'' diyor aynı ay theo'ya yazdığı mektubunda. eserde siyah rengini hiç kullanmamış, bunun yerine koyu tonlarla geceyi çizmiş: prusya mavisi gökyüzü ve sapsarı yıldızlar.

kafede oturan insanlar, sokakta yürüyenler, ışıkları yanan evler ve gökyüzüyle sakin bir akşam resmedilmiş. bunda sarı rengin baskın olmasının da etkisi var. van gogh denilince aklımıza sarı geliyor zaten.

tablonun sakin bir akşamı anlatışının yanında dini bir mesaj içerebileceği de düşünülüyormuş. ilginç buldum, hemen anlatıyorum.
kafede oturan 12 figür son akşam yemeği'ne bir gönderme olabilirmiş. ortada garson olarak görünen beyaz giyimli figür ile solda karanlıkta kalan figür* bu fikri destekliyor gibi. van gogh'un dindar olduğunu, bir süre vaizlik yaptığını da düşününce biraz daha anlam kazanıyor bu teori.
kaynak1 kaynak2
devamını gör...
hiçbir zaman evlenemeyeceğini anlamak
gariptir.
eğer bu bir tercih değilse üzücüdür. ama bu bir tercihse güzeldir saygı duyulması gerekir.
bazı kişiler evlilik nasıl bir sorumluluk bilmeden evleniyorlar ve sonu berbat bitiyor.
sadece sevgi yetmiyor bir kişiyle saygı muhabbet gibi klasik olayların bir arada olması gerekiyor.
yoksa babannemle dedem gibi kavga eder durursunuz 80 yıl boyunca.
dediğim gibi duruma göre değişecek bir anlama mevzusudur.
eğer bu bir tercih değilse üzücüdür. ama bu bir tercihse güzeldir saygı duyulması gerekir.
bazı kişiler evlilik nasıl bir sorumluluk bilmeden evleniyorlar ve sonu berbat bitiyor.
sadece sevgi yetmiyor bir kişiyle saygı muhabbet gibi klasik olayların bir arada olması gerekiyor.
yoksa babannemle dedem gibi kavga eder durursunuz 80 yıl boyunca.
dediğim gibi duruma göre değişecek bir anlama mevzusudur.
devamını gör...
bir kedinin öğrenmesi gereken şeyler
kedi olduğunu öğrense yeter.
sonra geliyor bizi eğitmeye çalışıyor falan hoş olmuyor yani...
sonra geliyor bizi eğitmeye çalışıyor falan hoş olmuyor yani...
devamını gör...
dokuzuncu senfoni
beethoven'ın işitme engeli olduğu dönemde bestelediği güzel eseridir.
devamını gör...
maysa
yazın açan çiçek, gururlu yürüyüş, zarif anlamına gelen kız ismi.
bir de maysa ve bulut çizgi filmindeki maysa var, küçük yörük kızı maysa.
bir de maysa ve bulut çizgi filmindeki maysa var, küçük yörük kızı maysa.
devamını gör...