kendimi acındırıyor gibi olmayayım da, yaşamadığım durum.

zengin doğunca çalışmak zorunda kalmazsın. fakirsen yaşam kaliteni yükseltmek için ömrün boyunca çalışırsın. ama bunun ekmeğini 60 yaşında belki alırsın. o yaşta da rahat etsen ne etmesen ne.

zengin doğunca istediğin çoğu şeyi yapabilirsin. bir hobi edinmek kolaydır mesela. ama fakirsen bir şeyler yapmak için ne paran vardır, ne de zamanın.

zengin doğunca ister istemez donanımlı bir insan olursun. özel dersler, en az bir spor, enstrüman... fakirsen devlet okulu. hepsi bu.
devamını gör...

"artık şu sözlük kızlarını bi salın abi, yeter" dediğim başlık. sol frame de bu tarz başlıklar görmekten gına geldi. trollüğünüzü gidin kendi arkadaş çevrenize yapın arkadaş.
devamını gör...

yazdığı tanımları da silen yazardır. kafası güzeldir, sonradan ben ne yazdım yahu deme olasılığı yüksektir.
devamını gör...

ilçenin sembolü olacakmış. ondan sonra da karadenizlilerle dalga geçildiğinde kızıyorlar.
devamını gör...

benim de takibe aldığım ve yazılarını keyifle okuduğum, okumadan beğeni yapmayan dikkatli yazarımızdır. bu yüzden beğenileri benim için çok değerli.keyifli sözlükler..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

okumayanlar sevmiyor genelde. cehaletten.
devamını gör...

moda

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aklını din, imanla bozmuş bir yere illa bunu sıkıştırmak için olay kovalayan yazar beyanı. yok artık lebron james ya. namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz hesabı (pardon imansızlar için din temalı örnek verdim ama) * insanın canı anlamak istemezse illa ki bir kılıf bulur.

marşta şöyle bir dize var.

“garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar” garb ne? batı. türk milleti zaten ezelden beri batı ile savaşmıştır. hani türk’e “barbar” diyen batı. bu batı medeni midir? batı özentilerine göre medeniyetin allah’ıdır be! üfff!
oysa batı tek dişi kalmış canvarın ta kendisidir.

ayrıca marşta, al sancak, nazlı hilal şeklinde türk bayrağına ithafen sıfatlar kullanılmıştır. bu mükemmel şaheserdeki edebi sanatların ne olduğunu anlamak isteyen gitsin lise yılları edebiyat kitaplarını okusun. belli ki o derslerde okulu asmışlar. zaten burada al sancak ve hilal’den kasıt kesin üzerinde kılıç ve kelime-i tevhid olan yeşil arabistan bayrağıdır. net!

ha, bir de kırmızı zeminle hilal ve yıldızlı bayrağın 1844’te resmen kabul edildiğini biliyor isek, marşın da 1921’de, yani tam tamına 77 sene sonra vuku bulduğunu idrak edebilecek dimağlara sahip isek fantezi dünyasında yaşamıyoruz demektir.

aklı hür, vicdanı hür her türk bunu kavrayabilir. arada kalanlara allah selamet versin. allah dedik ama artık idare etsinler. *
devamını gör...

pamuk gibi kek yapabilmesi. paspal olmaması ve kendine saygısı olması en azından.
devamını gör...

dünden kalan kek’in yanında siyah zeytin ve çay tüketmektir.
devamını gör...

kara deliklerin olay ufkundan içeri düştüğünüz anda başınıza geleceği varsayılan durum. buna göre düşen cisim gittikçe sünecek ve en sonunda da atomlarına kadar parçalanacaktır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, wikipedia'dan alıntıdır.)

brian greene gibi teorik fiziğin önde gelen isimlerinden bazıları, son derece büyük kara deliklerde bunun gerçekleşmeyebileceğini iddia eder.
devamını gör...

yazmak bir ihtiyaç bence, kendini ifade etme ihtiyacı; eğer kendinizi yazarak ifade ettiğinizi düşünüyorsanız tabi.
ben sadece mutsuzken değil mutlu, şaşkın, heyecanlı olduğumda da yazmayı tercih edenlerdenim. bir şekilde kendimi bu yolla ifade edip hissettiklerimi aktarabildiğimi düşünüyorum çünkü.
hatta bazen sadece kendi anladığım şeyleri yazıp kimsenin anlamasını bile beklemiyorum.
sanırım tüm bunları birleştirince sözü kafka'ya bırakabilirim;
insan yazarken sadece anlaşılmak değil, muhakkak ki aynı zamanda anlaşılmamak da ister.
devamını gör...

arapça ''kadr'' ve farsça ''şinas'' sözcüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş osmanlıca bir sıfattır. tam karşılığı değerbilirdir. kadir kıymet bilen, saygı değer, değerli insanlar için kullanılır. bu nitelikteki insanlar için kullanmayı da çok sevdiğim ve onlara yakıştığını düşündüğüm bir kelimedir aynı zamanda.
devamını gör...

antik ezoterik öğreti. kökeni başlangıcı konusundaki tartışmaları bir kenara bırakıp ne anlattığına odaklanmak gerekli. öncelikle sert ve tokat gibi çarpan bir gerçekliği ima eder. dünyadaki tüm bilinçler bedenin içinde hapistir. dünya yaldabaoth adındaki cahil bir yarı tanrının yarattığı hasarlı,bozulan , entropik bir yerdir. incilde dünyadan lake of cold fire olarak söz edilmesinin sebebi budur. soğuk alev her şeyi çürüten entropidir. insanların elde etmek istediği tüm üstün iktidar hırsları ve materyal başarılar aslında yaldabaoth'un onların gerçeği görmesini engellemek için önlerine sunduğu oyalanma oyunlarıdır. zafer ancak dünyaya bir daha doğmamak üzere kaynağa, pleroma'nın ışıktan bahçelerine geri dönüşle mümkün olabilecektir.

orta çağdaki katharlar ve bogomiller gibi hristiyan batınileri bu görüşü benimsemişler, vegan beslenmişler ve üremeden şiddetle kaçınmışlardır çünkü her bir bebek , kaynaktan koparılarak bedene ve onun yaşayacağı acılara hapsedilen bir melek bilincidir. ancak insanın hayvansal dürtülerine uyarak orgazma kanışıyla organik maddeyi çoğaltma hevesi onun felaketi de olmaktadır. çöküş çoğalmadan dolayı gelecektir. felaketler nüfus ve cehaletin artışıyla artmaktadır. buradaki cehalet yine okuma yazma değil hakikati görememekten kaynaklanan roma'nın karanlık lejyon soylarına dayanan o dünyevi güç istencidir.

gnostik kaynak'ın semavi patriyarşik rab'den en büyük farkı omnipotent bir tanrı olmayışıdır. yani bu kaynak (tanrı demekten özellikle kaçınıyorum çünkü cismi belli bir yaratıcı fikri de pavlus'un incilinin yozlaşmışlığından gelir) aslında insanın kurtuluşu için yine insanın işbirliğine ihtiyaç duyar. altını çizerek söylüyorum kaynak'ın insanların eylemine ve gayretine ihtiyacı vardır. bu yüzden tam şu anda dünyadaki bir çok kötülüğe direk müdahale edememektedir. ışıklar bahçesi pleroma'nın titreşimi öylesine büyük ve ruhanidir ki dünyevi aşağı toprak seviyesine inemez. peki ya nasıl müdahale eder ?

tarih boyunca gönderdiği mesajcıları , şairleri, ilham alan delileri ve çılgın meczuplarıyla. kaynak'ın etten bir eli yoktur onun yerine kendinden parçalar koparıp dünyaya gönderir. tesadüfler ve rüyalarla mesajını aktarmaya çalışır ki insanlığı içinde bulunduğu korkunç kölelikten kurtulup dünya denen hatalı gezegene tekrardan enkarne olmasını engellesin.

öte yandan ehrimen/yaldabaoth/şeytan/lucifer ise gerek fiziksel gerek psişik düzlemlerden tüm aldatıcı oyunları ve saldırılarıyla insan psişesini zayıf düşürerek toprağa bir sürüngen gibi bağlamaya çalışır. tamamen materyalist görüştekilere hylic, belli bir manevi sezgiye sahip olan ancak çabalayarak daha da yükselmeye ihtiyaç duyan bireylere psychic, doğuştan kaynağa yakın bir parçadan koparak dünyaya görevli gönderilen ilham spiritüellerine ise pneumatic denir.

bu köleliğe karşı savaş ancak insanın çoğalmayı durdurması , başka canlılar üzerinde tahakküm kurma hevesinden vazgeçmesi ve uyum içinde yaşamayı öğrenmesiyle anlamlı bir sonuca ulaşacaktır. bu yolda tüm patriyarşik ibrahimi dinler başta islam olmak üzere kan şiddet ve kadın köleliği üzerinden insanları din adı altında hakikatten gizlemek için ehrimen'in sızıp bozduğu kurumlardan ibarettir.
devamını gör...

masha. koca ayıya neler çektiriyor. yine ayı sabırlı bir ayı da kafasını gözünü kırmıyor. ayıya doğada bir nefes aldırmadı sıpa.
devamını gör...

isteği yan gelip yatmak olanların başka işe bakmadan doğrudan devlete kapak atması olarak düşünüldüğünde de doğru olan durum.

yalnız aslına bakarsanız bu yan gelip yatma isteği sadece devlette yok, ülke insanının genelinde var. ben genellemeleri seven biri değilim ama bu konuda ne yazık ki toplumun çok büyük bir kısmı için bu genellemeyi yapabilirim.

yine küçük bir azınlığı tenzih ederek şunu söyleyebilirim ki bir şeyleri elde eden kişiler, kendilerini daha fazla geliştirmek ya da ülkeye bir şeyler katmak gibi bir endişe içerisine girmiyor hiçbir zaman. doktorlar, öğretmenler, mühendisler gibi, sürekli olarak alanındaki yeniliklere açık olup kendisini geliştirmesi gereken kişilerin çoğu sadece para kazanmak olarak bakıyor olaya. yerini sağlama almışsa birazcık, bir şeyler üreteyim, keşfedeyim, icat edeyim falan demiyor. verilen işi yapıyor sadece, ötesine kafa yormuyor. zaten bu tür bölümlerin mezunlarına bakarsanız, mezun olmadan önce bölüm seçerken en büyük motivasyonları para. çok zengin olup da sırf bir şeyler üretmek adına mühendis olanı pek görmedim açıkçası. ya fakirlikten, insanları, hayat kurtarmayı önemsediği için değil, sırf parası için doktor oluyor adam ya da çok zenginim okumasam da olur kafasıyla nerede akşam orada sabah biçiminde takılıyor. bir işin ucundan tutayım da ülkeye faydam olsun, mesleğimin yeniliklerine kendimi uydurayım diyen o kadar az kişi var ki... onların bir kısmı da çoktan çekti gitti ülkeden zaten.

neyse... bu konularda çok konuşurum da, dinleyen ve anlayan hep aynı kesim olduktan sonra faydası yok.
devamını gör...

ebru cündübeyoğlu mete, (d. 10 eylül 1974; heilbronn, almanya), türk tiyatro, sinema, dizi oyuncusu ve şarkıcı.
not:tanım wikipedia'dan alınmıştır
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

istanbul'un avrupa yakasındaki yüksek gökdelenleriyle plazalariyla ünlü semtdir. bana göre istanbulun manhattani hatta mashattan da deniyor oralara.
devamını gör...

esketit isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

lenovo'nun tasarımı ile hayran bırakan ancak fiyatlarıyla da göz korkutan ve cep yakan laptop serisinin adıdır.

harbiden çok güzel tasarımları var ama ya.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim