valentina nappi iyi çalışıyor o da
vay arkadaş. bu sözlüğe ilk geldiğimde tanıştığım kaynaştığım iyi anlaştığım ne kadar yazar varsa tek tek gitti. şaka yapmıyorum2-3 yazar dışında kimse kalmadı hepsi gitti şu 6 ay içinde. üzülüyorum açıkçası yahu arkadaşlarıyla oynarken tek kalan çocuk gibi hissediyorum. maçın zor geçeceğini bilmiyordum da uzun zamandır gitmek istiyordu gerçi. masadan eksiliyor dostlar…
devamını gör...
cezalar ağırlaştıkça suçun sıklığı azalır mı sorusu
cezalar kötü eylem için caydırıcı güçtür. örnek olarak arabanız cadde kenarında ve siz de evde rahatsanız bunu arabanızı çalacak potansiyele sahip kişinin yakalanınca bedel ödeme korkusuna borçlusunuz. cezayı göze almış ise daha da ağırlaştırılır. işe yarar.
hesap verme korkusu ortadan kalkınca insan içindeki kötü niyeti bastırmak zorunda kalmaz. eyleme döker.
iyi niyetli bilinçli insanların çoğunluk olduğu toplumlarda ise zaten fazla cezaya gerek kalmaz. mesela norveç ceza evine bakın mahkumları bile değişik.
hesap verme korkusu ortadan kalkınca insan içindeki kötü niyeti bastırmak zorunda kalmaz. eyleme döker.
iyi niyetli bilinçli insanların çoğunluk olduğu toplumlarda ise zaten fazla cezaya gerek kalmaz. mesela norveç ceza evine bakın mahkumları bile değişik.
devamını gör...
mağara alegorisi
platon’un adalet, gerçeklik ve güzellik kavramlarını inceleyerek ideal bir toplum hayalini canlandırdığı devlet (kitap) eserinin 7. kitabında bahsettiği alegoridir.
gerçeklik, bilgi ve hayatın anlamı nedir? bazı temel konular bunları mecazen ele alır ve varoluşu bir yolculuk olarak açıklar. bir yol imgesiyle veya okyanus üzerinden; bir tırmanış, savaş, kitap, ince bir çizgi, oyun ya da bir fırsat penceresi... veya zamansız sönmüş bir ışık ya da alev olarak tanımlar.
2400 yıl önce platon; hayatın, bir mağara içerisinde zincirlenmek ve taş duvara yansıyan gölgeleri izlemeye mecbur kalmak olduğunu söyledi.
bir grup tutsak, doğumlarından itibaren bir mağaraya kapatılırlar ve sırtları mağara kapısına dönüktür. sadece kapıdan geçenlerin gölgeleri ile dış dünyayı anlamaya çalışıp gölgeleri adlandırıp sınıflandırırlar. sonrasında bir tutsak serbest bırakılır. girdiği yeni ortamını karışık bulan tutsak, gölgelerin sadece birer yansımadan ibaret olduğu söylendiğinde inanmaz ya da inanmak istemez. çünkü gölgeler, onun asıl gerçekleriydi. fakat daha sonrasında alışır ve ışığın kaynağını, yani güneşi keşfeder.
bu keşiflerini paylaşmak için daha önce hiç mağaradan dışarıya çıkmamış olanların yanına gidip anlatır, fakat diğerleri bu yolculuğun onu aptal ve kör ettiğini düşünürler. serbest bırakılmayı da istemezler.
ve platon bunu, halkı eğitmeye çalışan bir filozofun durumuna benzetir.
çoğu insan, cehalet içinde yalnızca mutlu olmakla kalmıyor aynı zamanda bu cehaletlerini dile getirenlere karşı da düşmanlık besliyor diyerek bu bahsi de kapatıyoruz.
gerçeklik, bilgi ve hayatın anlamı nedir? bazı temel konular bunları mecazen ele alır ve varoluşu bir yolculuk olarak açıklar. bir yol imgesiyle veya okyanus üzerinden; bir tırmanış, savaş, kitap, ince bir çizgi, oyun ya da bir fırsat penceresi... veya zamansız sönmüş bir ışık ya da alev olarak tanımlar.
2400 yıl önce platon; hayatın, bir mağara içerisinde zincirlenmek ve taş duvara yansıyan gölgeleri izlemeye mecbur kalmak olduğunu söyledi.
bir grup tutsak, doğumlarından itibaren bir mağaraya kapatılırlar ve sırtları mağara kapısına dönüktür. sadece kapıdan geçenlerin gölgeleri ile dış dünyayı anlamaya çalışıp gölgeleri adlandırıp sınıflandırırlar. sonrasında bir tutsak serbest bırakılır. girdiği yeni ortamını karışık bulan tutsak, gölgelerin sadece birer yansımadan ibaret olduğu söylendiğinde inanmaz ya da inanmak istemez. çünkü gölgeler, onun asıl gerçekleriydi. fakat daha sonrasında alışır ve ışığın kaynağını, yani güneşi keşfeder.
bu keşiflerini paylaşmak için daha önce hiç mağaradan dışarıya çıkmamış olanların yanına gidip anlatır, fakat diğerleri bu yolculuğun onu aptal ve kör ettiğini düşünürler. serbest bırakılmayı da istemezler.
ve platon bunu, halkı eğitmeye çalışan bir filozofun durumuna benzetir.
çoğu insan, cehalet içinde yalnızca mutlu olmakla kalmıyor aynı zamanda bu cehaletlerini dile getirenlere karşı da düşmanlık besliyor diyerek bu bahsi de kapatıyoruz.
devamını gör...
gideceği yere kadar eşlik etmek
kadın-erkek ayırt etmeden yaptığım şey .eğer kadınsa daha da titiz olurum.ben dostlarımı satmam felsefesi ile yaşarım malum hiçbir yer tekin değil ve bir nezaket göstergesi tabi ki karşı taraf uygun görürse yapılır.
devamını gör...
estetik ameliyatla birbirine benzeyen kadınlar
en kötüsü ne biliyormusunuz, bunları gören muhteşem, çok güzel buluyor, ama birde dogurduk ları çocukları gördüğün'de şaşırıp kalıyor çünkü gen aynı ona estetik yapılmıyor maalesef, çocuğun senin eski halin, aynan , bari bırak çocuğunun sana benzemesi ile gurur duy.
estetik ile anne adriana lima, çocuk bizim fatma ablanın kızı, durumu.
estetik ile anne adriana lima, çocuk bizim fatma ablanın kızı, durumu.
devamını gör...
konuşacak birinin olmaması
bazen de etrafında, geyik muhabbeti yapacak birilerinin her zaman bulunmasına karşın seni gerçekten anlayacak birilerinin bulunmamasıdır.
devamını gör...
yazarların psikolojik durumları
yürüdüğüm kilometrelerce yolun sonunda, çıkmaz sokağa ulaşmanın vermiş olduğu hayal kırıklığı içerisindeyim sanki.
tekrar geri dönüp başka bir yol seçmeli ve bu sefer de o seçtiğim yolu yürümeliyim. peki ya o da çıkmaz sokağa varırsa?
tekrar geri dönüp başka bir yol seçmeli ve bu sefer de o seçtiğim yolu yürümeliyim. peki ya o da çıkmaz sokağa varırsa?
devamını gör...
oluruna bırakılan şeyler
(bkz: her şey)
devamını gör...
köpek korkusu olan yazarlara tavsiyeler
eskiden benim de köpek korkum vardı. fobi gibi değil de; daha çok çekince gibi, köpek yaklaştıkça ufaktan ufaktan uzaklaşıyordum.
bir gün parkta dolaşırken su içen bir köpek gördüm ve aklıma daha önce köpekler hakkında öğrendiğim bir bilgi aklıma geldi.
bilgi, köpeğe doğru elimi okşar gibi uzattığımda köpeğin gelip kendini sevdireceği yönündeydi.
suyunu içen köpekçiğe elimi uzattım tırsak şekilde. baktım geliyor. gitsem mi kalsam mı derken beni gafil avladı ve yumuşacık kafasını avucumun içinde gezdirmeye başladı. hayatımda bu kadar mutlu olduğum an sınırlıdır.
sürüyle dolaşanlara yaklaşmıyorum tabii. siz de yaklaşmayın.
t: tavsiyeler verilen başlık.
bir gün parkta dolaşırken su içen bir köpek gördüm ve aklıma daha önce köpekler hakkında öğrendiğim bir bilgi aklıma geldi.
bilgi, köpeğe doğru elimi okşar gibi uzattığımda köpeğin gelip kendini sevdireceği yönündeydi.
suyunu içen köpekçiğe elimi uzattım tırsak şekilde. baktım geliyor. gitsem mi kalsam mı derken beni gafil avladı ve yumuşacık kafasını avucumun içinde gezdirmeye başladı. hayatımda bu kadar mutlu olduğum an sınırlıdır.
sürüyle dolaşanlara yaklaşmıyorum tabii. siz de yaklaşmayın.
t: tavsiyeler verilen başlık.
devamını gör...
normal sözlük'ten sonra ekşi sözlük'e girince hissedilenler
ikisinin de gerçekten kaliteli insanlara sahip olduğunu söyleyebilirim. ekşi sözlük'ün ortamı bana bir tık daha samimi geliyor ne yazık ki. sanırım küfürden dolayı ve orada daha çok siyaset , gündem ve günümüzde insanlarımızın yaşadığı sıkıntılar daha net bir biçimde tartışılıyor diye düşünüyorum. burada genelde ya bilgi ya goygoy amaçlı başlıklar. kafa'nın inanılmaz kötü olduğunu asla savunmuyorum ancak youtube tayfayı buraya toplamanın anlamsız olduğunu düşünüyorum. atıyorum önemli bir olay olur ülke yankılanır ama ben burayı açacağıma ekşi'yi açıp orada ki tanımları okurum zira burada ciddi anlamda çok derin analiz yapılmıyor gündemle alakalı. hatta hiç yapılmıyor insanlar sadece "üzüldüm , keşke olmasaydı." gibi şeyler söylüyorlar burada.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
“hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye,
işte ben onlardan değilim.
ben sensiz de yaşarım;
ama seninle bir başka yaşarım.”
nâzım hikmet
işte ben onlardan değilim.
ben sensiz de yaşarım;
ama seninle bir başka yaşarım.”
nâzım hikmet
devamını gör...
geceye bir siyasetçi sözü bırak
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
kahvemi içtim de geldim
laflar hazırladım da geldim
gramersiz mani olmaz
kabusunuz olmaya geldim.
laflar hazırladım da geldim
gramersiz mani olmaz
kabusunuz olmaya geldim.
devamını gör...
küçükken inandığımız yalanlar
eğer pencereden bakmaya devam edersem kar utanır ve yağmaz.
devamını gör...
normal sözlük'te çaylaklık
artık mevcuttur efendim. ama buradaki çaylaklık sistemi diğerlerine göre çok daha adil.
en azından çıkma kriterleri var. kör kuyuya atılan taş gibi değil.
şimdiden '' hoşgeldiniz '' diyorum, çaylak arkadaşlara.
en azından çıkma kriterleri var. kör kuyuya atılan taş gibi değil.
şimdiden '' hoşgeldiniz '' diyorum, çaylak arkadaşlara.
devamını gör...
yazarların duvarında asılı şeyler
bomboş. tertemiz fildişi duvar. hayallerimi asıyorum işte bazen. bazen de suratımı asıyorum. sevmediklerimi astığımı söylemiş miydim?
devamını gör...
nasa'nın 2020 yılına ait en iyi dünya fotoğrafları
kendi ellerimizle mahvetmemize rağmen dünyanın hala çok güzel olduğunu kanıtlayan fotoğraflar.
devamını gör...
hülagu han
zalim, gaddar ve vahşi ilhanlı hükümdarı. ilhanlıların kurucusudur. gittiği yere zulüm ve eziyet götürmüştür. kütüphaneleri, hastaneleri, şehirleri yakıp yıkmış; kadın-çocuk demeden öldürmüş ve çeşitli işkenceler etmiştir.
türkleri köleleştirmeye çalışan abbasileri yıktığından dolayı hülagû han'a sevgi duyan bazı insanlar var. böylesine zalim bir adama nasıl sevgi duyuyorlar, anlamış değilim.
türkleri köleleştirmeye çalışan abbasileri yıktığından dolayı hülagû han'a sevgi duyan bazı insanlar var. böylesine zalim bir adama nasıl sevgi duyuyorlar, anlamış değilim.
devamını gör...
buz parmak
aslında acımsı bir tadı olan ve pek de lezzetli olmayan, o zamanlar 50 kuruş olan buz dondurmasıdır.
annemlerimiz ne kızardı ama. bir bu bir de meybuz. gereksiz ama vazgeçilmeyen.
annemlerimiz ne kızardı ama. bir bu bir de meybuz. gereksiz ama vazgeçilmeyen.
devamını gör...
yazarların yaşadıklarını hissettiği anlar
her panik atak krizinin bitişinden sonraki dakikalar. işte bu sefer de yaşıyorum, gerçek değildi sadece beynimin bir oyunuydu geçti deyip yaşadığımı hissediyorum.
devamını gör...