bir flört parçası.



lan oğlum böyle olmaz, olmaz, yapılmaz
lan oğlum böyle olmaz

bir güzele vuruldun, yanma, yakma
lan oğlum böyle yapma
lan oğlum böyle yapma

sana zibidi diyorlar
seni kabul etmiyorlar
şimdi daha beter oldun
bir öyle, bir böyle, bak oğlum yandın işte

lan oğlum böyle olmaz, olmaz, yapılmaz
lan oğlum böyle olmaz
lan oğlum böyle olmaz

elaleme ne dersin, (elaleme) ne dersin, (elaleme)
elaleme, elaleme ne dersin

baban çoktan öldü, baban, hiç yoktan öldü
baban hiç yoktan öldü
lan oğlum çoktan öldü

senin kadere ne çare?
nasıl düştün ki bu hale?
biraz bizi dinleseydin
böyle olmazdı oğlum kendine yazık ettin

lan oğlum böyle olmaz, olmaz, yapılmaz
lan oğlum böyle olmaz
lan oğlum böyle olmaz
lan oğlum böyle olmaz
lan oğlum böyle olmaz
lan oğlum böyle olmaz
lan oğlum böyle olmaz
lan oğlum böyle olmaz
lan oğlum böyle olmaz (lan lan)
lan oğlum böyle olmaz (lan lan)
lan oğlum böyle olmaz (lan lan)
lan oğlum böyle olmaz (lan lan)
lan oğlum böyle olmaz
devamını gör...

ayna hücreleri olarak bu hücreler taklit yoluyla yeni beceri öğrenme konusunda görev alan hücrelerdir.
bu hücreleri yoğun olan insanlarda karşıdaki insanın niyetini de tahmin edebilme özelliği artmıştır.
devamını gör...

günün anlam ve önemine binaen bir görsel bırakalım. görseldeki kartpostalın büyük taarruz’dan sonra yayımlandığı tahmin ediliyor. çizimde fatih sultan mehmet, alparslan ve mimar sinan, mustafa kemal atatürk, ismet inönü ve fevzi çakmak’ı karşılıyor. fatih sultan mehmet ve atatürk’ün ayaklarının altındaki kağıt parçaları ise türkiye’yi parçalara ayıran sevr anlaşmasının yırtılmış halini temsil ediyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beni ilgilendirmiyor demeyi öğrenmemiz gereken başlıklardan.
devamını gör...

yazan ve yönetenin reha erdem aslında hiçbir şey anlatmadığı ama entel dantellerin alakasız anlamlar çıkardığı filmlerden. reha erdem izlerken o anki gerçekliği bir kenera bırakacaksınız. anlam aramayacak sadece estetik tat almaya odaklanacaksınız. aslında amaç bu değil ama reha erdemin tercihi bunu gerektiriyor. size ne oldu bu filmde, hangi kafayla çekildi anlatayım: birçok edebi metin okundu, birçok film izlendi, birçok felsefeci okundu, imge nedir öğrenildi ve filmde de bunların hepsi birbirine gelişigüzel karıştırılarak birbirinden kopuk bir "şey" oluşturuldu. filmdeki tüm metaforları anlayabilecek donanımda olmak imkânsız. filmde kullanılan sanat eserleri ayrı ayrı güzel ve duygulu, bir şeyler anlatan nitelikte ama filmde olduğu gibi kendilerinden bir bütün oluşturulmaya çalışılınca çok zorlama ve bir o kadar anlamsız oluyor.

yönetmenine şimdi filmi sorduğunuzda; büyüsü kaçar açıklayamam, herkes kendi anlamını çıkarır, ben de bilmiyorum aslında gibi romantik cevaplar alacağınız filmlerdendir.

yönetmenin çekerken her şeyi kafasında oturtmuş olduğu ama aradan yıllar geçince onun da ne anlattığını hatırlamayacak kadar zayıf alegoriler kullandığı filmlerdendir.

bu, sanatçı açısından bir tercih meselesidir, kendi çapında bir sanatsever olan benim de nefret etmeyi seçtiğim bir şeydir.

kimi, burjuvazi ve aristokrasi arasında sıkışan kızın dramı demiş, kimi dine dair bir sorgulama (bkz: her gördüğünü gösterebilir misin, rûyanın fotoğrafını çekebilir misin?), kimi psikolojiden dem vurmuş, kimi demiş ki hz isa, kimi demiş doğu batı (bkz: bir tarafta ezan bir tarafta vivaldi)...

hiçbiri. bu film hiçbir şeyi anlatıyor. sinematografisi ve deneyselliği hatrına, yedi verdiğim film. filmden hiçbir şey anlamayacak kadar yetersiz olduğunuz hissiyatına kapılmayacak ve hiçbir şey anlamamanıza rağmen zevk alabilecek ve vakit kaybı gözüyle bakmayacaksanız izleyin. ha bir de reha erdemin filmi çektiği dönemde kullandığı eserlerin hepsini en iyi şekilde biliyorsanız adeta paralel bir evrendeki bir reha erdem iseniz.
devamını gör...

normalde favori butonunu sık sık kullanan biri değilim. * ama bazı günler 3-4 tanım birden favladığım oluyor. gerçekten böyle olmasını ben de istemezdim. ne ara böyle düşüncesiz biri oldum ben!
sözlük beni çok kötü biri yaptı...*
devamını gör...

size olayı bu olayı daha basit bir şekilde izah edeyim

bu aynı gözlük kullanmaya benzer, gözlük sizi daha mükemmel yapmaz, sadece görme açığınızı kapatır ve sıradan bir insan ne kadar görebiliyorsa sizde o kadar görebilirsiniz. işte dehb de böyle, bizim eksikliğimiz görme değil dikkat sadece, ilaçlarda gözlüğümüz.

peki ben gözlük kullansam daha iyi daha net daha uzakları görebilirmiyim, cevap hayır çünkü gözün kapasitesi belli.
sizlerde bu ilaçları kullansanız tıpkı gözlük kullanmak gibi daha iyi odaklanamaz, daha zeki olamazsınız, bu sadece eksiklik giderici bir ilaç.

ilaçların oranları var 5mg/10-18-20-36-72 gibi bunlarda tıpkı gözlüğün numarları gibi

1.25 gözlük ihtiyacı olana 2.5 yada 0.5 gözlük yaramaz
36 mg ihtiyacı olana da daha az yada daha fazlası tam yaramaz, ne kadar eksiklik varsa ona göre kullanılmalı.

tüm olay aslında bu kadar basit

hayır bir modern çağ hastalığı değil, eskiden de vardı hep var olacak ama biz şuan bizim gözlüklerin yeni icat olmaya başladığı bir dönemdeyiz, hepsi bu kadar.

ilaçlar bağımlılık yapmaz ama devamlı kullanmaız gerekir, şöyle düşünün gözlük bağımlılık yaparmı, elbette hayır ama kişi hergün kullanma ihtiyacı duyar.

zararları da gözlük gibi yine, gözlük sizin kulaklarınız ağrıtır, ileride daha büyük numara kullanmanız gerekir gibi zararları var deniliyor, ama tüm bunlar var diye gözlük/ilaç kullanmayı bırakamazsınız.

amerikada vs uyuşturucu niyetine, sakız niyetine bu ilaçlar kullanılıyor, hayır bu da doğru değil.

biz metilfenidat yani amfematinin daha basit ve az oranda olanını kullanıyoruz, onlar direkt amfematin kullanıyor ve bu legal.

sizde taş çatlasa bu ilaç açlığınızı hissetmeme yapar, ilk 1-2 yıl, iştahsızlık gibi değil, yani yemeği yiyorsunuz ama sadece aç olduğunuz hissiyatı devamlı uyarıldığınızdan hissetmiyorsunuz. ama iştihanız azalmıyor yine eskisi kadar yersiniz. belli ilk aylarda belki azalır .
devamını gör...

başımıza gelenlerden korkmadığımız için bütün korktuklarımız başımıza gelir.

aziz nesin .
devamını gör...

tanburi ali efendi'nin talebesi cemil bey eline aldığı müzik aletini çok kısa zamanda ustalıkla çalmasıyla meşhurdur. tanbur, kemençe, lavta ve viyolonselde virtüözlüğü vardır.

tanbur ile türk müziğinde yepisyeni bi çığır açmıştır. özellikle tanburi hamparsum limonciyan'dan da etkilenmiştir ve onun geliştirdiği nota sistemini kullanmıştır.(bkz: hamparsum notası) kendi geliştirdiği yaylı tanbur, çalması oldukça zor olan ahşap bi çalgıdır.

türk müziğinde 'taksim' formunu adeta yeniden dirilten kişidir. özellike peşrev ve saz semaileri eşsizdir. bir nihavend taksimi bırakalım, kulaklarda pas kalmasın.

devamını gör...

cüzdan, cep telefonu ... gibi kıymetli eşyaların anlık olarak çantada/cepte bulunamaması ile tetiklenen şok, panik ve korku dalgasına vücudun tepkisidir.

her zamanki gibi çanta karıştırılır ama cep telefonu bulunmaz, kısa süreli ‘yok ya, burdadır’ düşüncesiyle hareket edilmeye çalışılsa da süre uzadıkça sinirler gerilir, küçük çaplı bu şok yerini panik ve korkuya bırakır, baştan aşağı kaynar su dökülmüşcesine vücut cayır cayır yanarken, yüz kıpkırmızı olur; tam bu esnada vücut çoktan soğuk soğuk ter atmaya başlamıştır.çok ileri vakalarda bu durum yüzdeki damlacıklar ile teşhis edilebilir. şayet aranan eşya bulunabilinirse ani bir rahatlama hissedilir ve bu duygu paha biçilemezdir.
devamını gör...

malum çoğumuzun içinde bir nefret var. biraz da sevgiyi hatırlayalım* diye açtığım başlıktır.
tanım: küçük şeylerle mutlu olan insandır.
devamını gör...

insan dolar ile yaşar
dolar portakalı
dolar'a mektuplar
bilinmeyen bir doların mektubu
dolarlanamayanlar
devamını gör...

acele başlığa moderatör karışır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
entry artı başlık artı nick uyumu.
devamını gör...

bahsettiği lübnan'da bulunan okula girebilmek ciddi bilgi birikimi ve sağlam referans gerektiriyor. dünyanın en kaliteli okullarının başında geliyor, napsam niyet mektubuma misyoner olmak istiyorum mu yazsam?
şu adamın her olaydan sonra platonik aşka yazarmış gibi mektup yazması çok komik.
devamını gör...

türban mağduriyeti en sevdiğim.
devamını gör...

ders arasında sınıf arkadaşımız cep telefonunu aldı, bir yerleri aradı. sınıf da o an sessiz, herkes kendi halinde hocayı bekliyor. sonunda karşı taraf telefonu açtı herhalde, arkadaşın

-"alo, ben karınızın hastasıyım" demesiyle bütün sınıfın kopması bir oldu.

arkadaşın diş doktoru, eşi ile aynı muayenehaneyi paylaşıyormuş meğerse, telefonu dişçisinin kocası olan hekim bey açmış.

bizim içimiz fesatmış.
devamını gör...

güven... tamamıyla yok olmasından korkuyorum.
devamını gör...

ruhbilimci erich fromm'un kaleme aldığı ve sevgi üzerine düşünceler barındıran çok güzel bir kitap.

sevgiyi çoğunlukla kuramsallığa dayandırır. kuramsallık diyorsam aklınıza bilimsel bilimsel şeyler gelmesin hemen. akıcı, sade ve anlaşılır bir dille yazıldığından deneme tarzında olmuş. sevgi nedir, sevgi nasıl uygulanmalıdır gibi sorulara cevap verir. zaten yazar ön söz içerisinde bundan bahseder;
••
bu kitap, sevme sanatı konusunda hazır bilgi isteyenleri umut kırıklığına uğratacaktır. tersine, burada gösterilmek istenen şey; sevginin, belli bir olgunluğa erişmeden, rastgele herkesin tadabileceği bir duygu olmadığıdır.
••
okurken "nereden çıktın karşıma?" diye bağırasınız geliyor, test edildi, onaylandı. altını çizdiğim birkaç cümleyi de yazmadan geçmeyeyim;
••
insanın sevimli olmak için yaptıklarının çoğu başarılı olmak, dost edinmek ve başkalarını etkilemek için yaptıklarıyla aynıdır.

sevgi ta derinden özlenen bir şeyken, öbür şeylerin hepsi sevgiden daha önemli sayılır. başarı, ün, para, güç -bunları elde etmek için varımızı yoğumuzu veririz; sevmeyi öğrenmek içinse hiçbir şey yapmayız.

yalnızlık duygusunun bilinçte belirmesi huzursuzluk yaratır; gerçekte bütün huzursuzlukların kaynağı budur.

edit: imla.
devamını gör...

hain cehape.

bizden önce yoktu biz yaptık.

içişleri bakanımın yanındayım.

şahlandık uçuyoruz dünyada birinciyiz falan filan.

maşallah barekallah ve kapanış.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim