stormy monday
muazzam bir t-bone walker şarkısı. blues tarihinin en iyi şarkıları arasında gösterilir. sonrasında başka sanatçılar tarafından farklı yorumları da oldu lakin üstadınkini dinlemenin tadı her zaman bir başka oluyor.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
/ duy, artık sesimi duy
vicdanın yoksa vur, buna kabul /
vicdanın yoksa vur, buna kabul /
devamını gör...
coğrafyacıların çocuklarına isim önerileri
ufuk,tan,doğan,güneş
ard arda okuyunca hoş olabilir.
ard arda okuyunca hoş olabilir.
devamını gör...
fenike alfabesi
mensubu oldukları yunan alfabesi, arap alfabesi ve ibrani alfabesindeki ilk harfler sırasıyla alfa elif alef başlar.
buradan da etkileşim net olarak görülebilmektedir.
buradan da etkileşim net olarak görülebilmektedir.
devamını gör...
5n1k
gazetecilik kuralıdır. ne, nerede, ne zaman, nasıl, niçin, kim sorularının altısını içermelidir. bunları içermiyorsa yazılanlar masal olur.
devamını gör...
sözlük yazarlarının okudukları ilk kitap
denizler altında yirmi bin fersah diye hatırlıyorum.
devamını gör...
euneirophrenia
yunanca kökenli sözcüktür. rüyalardan sonra hissedilen huzur anlamına gelmektedir. görülen rüyanın güzelliğiyle tüm günün güzel geçmesine sebep olan durumdur.
devamını gör...
normal sözlük'te tanımlarından nefret ettiğiniz yazarlar
ayrıştırıcı başlık açanlar,kaostan beslenenler bir kitleye kin kusanlar.
devamını gör...
gorta mór
diğer ismiyle irlanda patates kıtlığı, ya da kısaca büyük kıtlık.
irlanda'da da 1845 yılında başlayıp 1852 yılında süren açlık, sefalet, göç döneminin adıdır. gorta mór, büyük açlık anlamına gelir. bir milyondan insanı kırmıştır, bu kıtlık. irlanda adası'nın demografik, siyasi ve kültürel manzarasını tamamen , ada sahiplerinin ise ingilizlere bakışını ebediyen değiştirmiştir. kıtlığın sebebi halkın temel gıdası olan pateteslere bulaşan phytophthora infestans mantarıdır. bu mantar türü ilk sene ülkedeki patatesin %40'ını, sonraki sene tamamını yok etmiş ve ada kktılıkla boğuşmak zorunda kalmıştır. osmanlı padişahı abdülmecid 1847 yılında yardımda bulunmaya karar vermiştir. padişahın irlanda halkı için 5.000£ yardımda bulunmak istediği ingiliz hükûmetine bildirilmiş, fakat bu yardım isteği kraliçe victoria'nın dahi kendi vatandaşlarına ancak 2.000£ yardımda bulunduğu gerekçesiyle geri çevrilmiştir. yapılmak istenen yardımın 1.000£'e düşürülmesini rica eden ingilizlerin bu isteğini kabul eden padişah 4.000£ değerinde buğdayı da gemilerle irlanda'ya göndermiştir. irlanda halkı bu eşine az rastlanır bonkörlük girişimini asla unutmadı ve bunun sonucunda bayrağımızdaki sembolleri, kurban olduğum yıldızımızı ve hilalimizi bazı bölgelerinin sembolü haline getirdiler. hatta futbol takımını armalarına da türk sembollerini yansıttılar.
drogheda united fc bunlardan biri

bu da kırmızı formaları.

gel de sevme bu insanları şimdi.
irlanda'da da 1845 yılında başlayıp 1852 yılında süren açlık, sefalet, göç döneminin adıdır. gorta mór, büyük açlık anlamına gelir. bir milyondan insanı kırmıştır, bu kıtlık. irlanda adası'nın demografik, siyasi ve kültürel manzarasını tamamen , ada sahiplerinin ise ingilizlere bakışını ebediyen değiştirmiştir. kıtlığın sebebi halkın temel gıdası olan pateteslere bulaşan phytophthora infestans mantarıdır. bu mantar türü ilk sene ülkedeki patatesin %40'ını, sonraki sene tamamını yok etmiş ve ada kktılıkla boğuşmak zorunda kalmıştır. osmanlı padişahı abdülmecid 1847 yılında yardımda bulunmaya karar vermiştir. padişahın irlanda halkı için 5.000£ yardımda bulunmak istediği ingiliz hükûmetine bildirilmiş, fakat bu yardım isteği kraliçe victoria'nın dahi kendi vatandaşlarına ancak 2.000£ yardımda bulunduğu gerekçesiyle geri çevrilmiştir. yapılmak istenen yardımın 1.000£'e düşürülmesini rica eden ingilizlerin bu isteğini kabul eden padişah 4.000£ değerinde buğdayı da gemilerle irlanda'ya göndermiştir. irlanda halkı bu eşine az rastlanır bonkörlük girişimini asla unutmadı ve bunun sonucunda bayrağımızdaki sembolleri, kurban olduğum yıldızımızı ve hilalimizi bazı bölgelerinin sembolü haline getirdiler. hatta futbol takımını armalarına da türk sembollerini yansıttılar.
drogheda united fc bunlardan biri
bu da kırmızı formaları.

gel de sevme bu insanları şimdi.
devamını gör...
devlet hastanesi doktoru vs özel hastane doktoru
ahh be para sen nelere kadirsin..
devamını gör...
karısı dururken ev işi yapan erkeğe söylenebilecek şeyler
ellerine sağlık bebiş ellerin dert görmesin
devamını gör...
nilgün marmara'nın intihar mektubu
beni derinden yaralayan intihar mektubudur.
nilgün marmara çok değerli bir isimdir ve yakın zamanda slyvia plath'ın şairliğinin intiharı bağlamında analizi adlı incelemesini okumuştum kendisi orada şöyle diyordu.
belki kendini yok etmek de bir kendini koruma girişimi, sevgi görmek için atılan bir çığlık ,mutlu yaşama olasılığının aranışıdır.
ayrıca ece ayhan ve (bkz: meçhul öğrenci anıtı) bu konuda çok önemlidir. aldırma 128!
nilgün marmara çok değerli bir isimdir ve yakın zamanda slyvia plath'ın şairliğinin intiharı bağlamında analizi adlı incelemesini okumuştum kendisi orada şöyle diyordu.
belki kendini yok etmek de bir kendini koruma girişimi, sevgi görmek için atılan bir çığlık ,mutlu yaşama olasılığının aranışıdır.
ayrıca ece ayhan ve (bkz: meçhul öğrenci anıtı) bu konuda çok önemlidir. aldırma 128!
devamını gör...
tanımadığın biriyle sohbet etmek
seyyar simitçi amcalarla yaptığım ve çok keyif aldığım bir eylemdir.
sanki yıllardır tanıdığı müşterisiymişim gibi verdiği o cevaplar, o samimiyet...
insanın içinde mutluluk, umut uyandırır.
sanki yıllardır tanıdığı müşterisiymişim gibi verdiği o cevaplar, o samimiyet...
insanın içinde mutluluk, umut uyandırır.
devamını gör...
sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı
oncesinde var olan her seyi tek celsede sonlandiran bir gercektir. sahip olunan ne varsa guc, mevki, para, unvan, aile...hepsini bir saniyede anlamsizlastiran bir gercek. senelerce verilen emeklerin bir kalemde hiclesmesi. urkutucu gelir bana, fazlaca soguk bir kavram ayrica.
devamını gör...
yazarların asla yapmam dediği bir şey
twitch yayıncılarını kesinlikle izlemem..
devamını gör...
ölmek
"hicran, hasret, vuslat" silsilesidir.
hicran: ayrılıktır, gidenden ziyade kalanı ilgilendirir.
hasret: burnun direğiyle birlikte tüm ciğeri yıkıp geçer.
vuslat: gidenin gitmekle ulaştığı kavuşma, varmak.
hicran: ayrılıktır, gidenden ziyade kalanı ilgilendirir.
hasret: burnun direğiyle birlikte tüm ciğeri yıkıp geçer.
vuslat: gidenin gitmekle ulaştığı kavuşma, varmak.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
matilde'ye sone- pablo neruda
seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
çünkü iki yüzüyle çıkar karşına hayat.
bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın,
ateş de pay alır kendine soğuktan.
seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak.
bir yolculuğa yeniden başlamak için,
bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.
sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun
ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları,
hem seviyorum hem de sevmiyorum seni.
sevgimin iki canı var seni sevmeye.
bu yüzden sevmezken seviyorum seni
ve bu yüzden severken seviyorum seni.
seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
çünkü iki yüzüyle çıkar karşına hayat.
bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın,
ateş de pay alır kendine soğuktan.
seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak.
bir yolculuğa yeniden başlamak için,
bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.
sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun
ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları,
hem seviyorum hem de sevmiyorum seni.
sevgimin iki canı var seni sevmeye.
bu yüzden sevmezken seviyorum seni
ve bu yüzden severken seviyorum seni.
devamını gör...
gülünmemesi gereken durumda gelen gülme isteği
gerçekten zoru bir durum. biriyle dövüşeceğim nerdeyse tartışmanın ortasında gülme geliyor bana. haksız olduğumu bildiğim konuda laf yerken gülme geliyor. cenazedeyim yahu ninemin cenazesindeyim, üzgünüm de hani gerçekten ama gülme geliyor tutamıyorum.
devamını gör...
yazarların çocukluk travması
bir çocuk beş yaşından öncesini hatırlar mı bilmiyorum ama ben hatırlıyorum. annem beni 20 yaşındayken doğurmuş. yaşayamadığı her şeyin acısını benden çıkarırdı. hasta olurdum, düğüne gidemezdi beni döverdi. çok ilginç, bebek sayılırım ama her şeyi hatırlıyorum. beş yaştan sonrası yok. annem kardeşimi doğurduktan sonra daha farklı daha olgun oldu. 30 yaşındayım, bugüne kadar bir kere sordum sadece "beni niye o kadar döverdin?" diye. "ben de çocuktum bilmiyorum senden çıkarırdım acısını" dedi. bir daha da üzmemek için sormadım. neresinden baksan hayvan gibi travma, ama ölmedik.
devamını gör...
