benim de içinde bulunduğum gruptur. bir şey izlerken falan bayağı akıyor. bölümüm nedeniyle elimin soğumaması, bir şeylerle uğraşmam gerek buna da yardımcı oluyor.
devamını gör...

para ve zaman kriterlerini aşabilen bireylerin bulabileceği, onun dışında kalanların ise tembellikten bulmak istemeyeceğini düşündüğüm başlık.
gençler iş bulamıyor, iş bulanlar mesai saatlerinden sonra temel ihtiyaçlarını karşılayacak vakti bulamıyor. okuyan gençler ise, eğitim hayatlarındaki ödev, proje, tez gibi sorumluluklardan hobiye vakit ayıramıyor.
parası olan ve pandemi süresince evde sıkılan gençlerimiz ise eminim yeni hobi arayışlarına girmiş, kendilerini deneme yanılma yolu ile mutlu edebilecekleri birer zevk sahibi olmuşlardır. malum bütün sosyal mekanlar kapalı.
devamını gör...

gerçek mucidi philipp lenard olan, şans eseri röntgen olarak varsayılan icat.

hatta tesla, röntgen'den çok daha önceleri x-ışınlarını kullanıyordu bile, fakat o dönemde ingilterede yanan labaratuvarındaki çalışmalar yarım kalmış, kurtarabildikleri çalışmalarını ise röntgen'e postalayıp, bu icadın yapılabilmesine ön ayak olmuştur.

o sıralar 2 kişiye nobel verilmeyişi sebebiyle ve verilen nobelin geri alınamayacağı sebebiyle, röntgen, röntgenin mucidi sayılmış, lenard'a ise gönlü olsun diye sonraki yıllarda nobel verilmiş.

lenard'dan da söz ederken; kendisinin bir nazi olduğunu da eklemek gerekir.
devamını gör...

kanlı kavak parkı...denize nazır olmasa da huzur veriyor...
devamını gör...

aklıma yıldız kenter'in bir anısını getirdi. bir ropörtajında anlatmıştı, çok içten ve etkileyiciydi.

yıldız kenter çok yoksul bir ailede büyümüş. karınlarını bile zor doyurdukları zamanlar olmuş. küçükken birgün okulda öğretmeni ona ceza vermiş, tahtaya kaldırıp tek ayak üstünde durmasını söylemiş. öylece dururken yıldız kenter intihar etmeye karar vermiş. sonra cebinde bir avuç kabak çekirdeği olduğunu hatırlamış, sevinmiş, onları yemesi gerektiğini düşünmüş ve intihardan vazgeçmiş.

demek ki bazen böyle küçücük bir sebep bile olabiliyormuş.
devamını gör...

yalnızlık ve yalnız olarak ölmek.
devamını gör...

ona göre gereksiz, oldukça sıkıcı bir muhabbeti baştan bitiren insandır.
devamını gör...

arkadaşlar aranızda ülker çikolatalı gofret sevmiyen var mı? ne itici reklamdı.
ama hedefine ulaştı.
devamını gör...

insan da olsa hayvan da olsa minicik bir yavrunun ihtiyaçlarını karşılamak göründüğünden daha zordur. doğurmak, emzirmek, hiçbir karşılık beklemeden büyütmek bunlar kutsal şeyler.

doğurup sokağa atan da var 2 günlük bebekleri öldüren de var. bu yüzden her kadının harcı olduğunu sanmıyorum. herkes anne olamıyor maalesef.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sol framede sıkça karşılaşmaya başladığım yazar. ışıl ışıl maşallah, hoş gelmiş.*
devamını gör...

"çok şey öğrenmek, anlayışlı olmayı öğretmez."

herakleitos
devamını gör...

düşmanımın bile zeki olmasını seviyorum ben. başka diyecek şey bulamıyorum.
entry israfı olmasın bari kek tarifi vereyim.
3 yumurta
1 ölçü şeker.
1 ölçü sıvıyağ
1 ölçü süt ya da portakal suyu ya da demli çay
2 buçuk ölçü un ve kabartma tozu.
180 derece ve yarım saat.
teşekkürler.
devamını gör...

burada yaşı yeten hemcinslerimin hemen hemen hepsinin cine 5'te gözlerini kısarak bir takım programlar izlediğine yemin edebilirim ama ispatlayamam.

yani öyle cinsel devrim falan gibi entel laf oyunları bizi kesmez. gerçekten iddialı iseniz yerimizi alıp dinler değerlendiririz. *
devamını gör...

arkadaşlık kurmaktan çok keyif aldığım insandır. okuyor yetmiyor okuduğunu anlıyor o da yetmiyor anımsıyor ve kullanıyor. daha ne olsun
devamını gör...

kolombiya ve dünya edebiyatının güçlü kalemlerinden gabriel garcia marquez tarafından yazılan ve 1981 yılında yayınlanan yedinci romanının ismi. herkesin işleneceğinden haberinin olduğu ve kimsenin engel olmak için kılını kıpırdatmadığı namus cinayetini konu edinir. 1982 yılında nobel ödülü kazanmış bir romandır.
olay örgüsü ve karakterleri ile ön plana çıkan kitap, pek çok kişi tarafından okunması için tavsiye edilmektedir. o sebeple de internette hakkında devamlı araştırma yapılan bir eserdir.
yazar, bu kitabı çocukluğunda kasabada işlenen bir cinayetten yola çıkarak yazmıştır. kitabın kahramanı santiago nasar'ın öldürüleceğini, aslında kimin öldürüleceğini, ne zaman ve nasıl öldürüleceğini, daha en başından okuyanlar bilir. kitapta sırlı ve sürprizli bir konu değildir, çünkü öldürülecek olan kişi bellidir. üstelik kimse buna mani olmamakta ve herkes cinayeti seyretmektedir. yani tabiri caizse cinayete iştirak, bir katılım süreci yaşanmaktadır. yani katil tek ve yalnız hareket etmiyor. maktulün katili bir kişiden de fazla.
yazarın ününe ün katan dünya edebiyatına mal olmuş bu romanı 1987 yılında yönetmen francesco rosi tarafından da sinemaya uyarlanmıştır.
devamını gör...

teorik olarak mümkün olan eylem.

yeterince büyük bir kara delik bulabilirseniz bu cisim işinizi görür. kara delikler uzay ve zamanı büyük ölçüde bükmeleriyle meşhur. dünya'nın geçmiş zamanlarında dünya'dan çıkan bir foton düşünün*. bu foton bir kara delik yakınından geçerken bükülen dokuda yolunu değiştirebilir ve kara deliğin etrafından dolaşarak 180 derecelik açıyla geldiği yöne geri dönebilir. bu durumda -karşısına başka herhangi bir cisim çıkmayacağını umut ederek- diyebiliriz ki buradan, yani dünyadan çıkan foton tekrar buraya ulaşacak.

şimdi bunu tek bir foton değil, bir foton demeti yani ışık olarak düşünün. dünya üzerinde yaşanan olayların uzaya yansıması ve bir kara deliğin etrafından geri dönerek tekrar bize kozmik bir ekrandan izletilmesi gibi... ancak dediğim gibi, bu teorik bir durum. gerçekte buradan giden tüm fotonları bize geri döndürecek büyüklükte bir kara delik olup olmadığı, bu fotonların yol üzerinde başka cisimlere rastlamadan başka bir bükülme nedeniyle yön değiştirmemesi gibi birtakım olasılıklar düşünüldüğünde, bu durum pratikte imkânsıza yakın görünüyor.

***

bir başka teorik görüş de şöyle: evreni ya da işinizi görecek kadarlık bir kısmını birbirine "yapıştırmak". bir a4 kâğıdı alıp rulo yapın ve üst üste gelen kenarlarını birbirine yapıştırın. işte evrene bunu uygulamayı başarırsanız -ki başaramazsınız- bu, geçmişi görmek için bir yoldur. özellikle atari ile büyüyen nesiller iyi bilir; bazı oyunlarda * ekranın bir tarafından kaybolup tam tersi taraftan tekrar ekrandan belirebildiğiniz oyunlar vardır. işte bu da ona benzer: buradan çıkan ışık rulo evrenin etrafını dolaşıp tekrar diğer taraftan geri gelir. böylece geçmişteki bir ana ait ışık size tekrar gelir ve geçmişi izleme şansına sahip olursunuz.

***
bir başka teorik yol da şu: eğer şu anda dünya'dan çok daha uzak bir yere ışınlanmayı başabilirseniz, oradan -yine yapılması imkânsız olur ama- yeterince büyük bir teleskop yaparak dünya'ya bakarsanız, onun geçmişini görürsünüz. ne kadar eskiyi görürsünüz? ne kadar uzağa gitmişseniz o kadar...

***

tabii bunlar, az önce de dediğim gibi, pratikte imkânsız olan işler. ancak kesin olan şey şu ki; uzay ve zamanı eğmek, geçmişe yolculuğu mümkün hale getirir. tek sorun bunu yapabilecek bir teknolojimizin olmaması ve muhtemelen de hiçbir zaman olmayacak olması. en azından burada sıraladığım 3 seçenek için...
devamını gör...

postpartum kanamaların tedavisinde kullanılan ayrıca ek olarak variant anjina tanısında kullanılan dopaminerjik etkili ergot alkaloidi ajandır.
doğum indüksiyonunda kullanılmaz.
devamını gör...

ağladım, boyam aktı her gün sana yenil işte
biraz sev sakinleştir, sevdiğinim ben işte
boş ver sev sakinleşir
sevgilin serzenişte.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim