you
herkesin hayatında bir joe ya da herkesin içinde bir joe vardır diyebilirim. beck bence love 'dan daha güzel desem linç yiyebilirim. yeni sezon için spoi verebilirim.
devamını gör...
babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
eğer babanız hayattaysa iyi veya kötü ne söyleyecekseniz yüzüne karşı söylemenizi tavsiye ederim. toprağa girdim mi dönüş olmuyor çünkü.
devamını gör...
kokusu hayata küstüren şeyler
yaz günü haşlanmış tavuk kokusu. etten soğuyorum.
devamını gör...
dolar gibi yükselen yazarlar
zed's dead baby ukdesidir.
tanımlarıyla, başlıklarıyla ve de sözlüğe katılımlarıyla yükselen yazarlardır. nick vermek istemiyorum lakin nick verecek olanları da piste davet etmek isterim.
yalnız fazla yükselmek sert çakılmalara neden oluyor dikkat etmekte fayda vardır. söylemeden edemedim kimse kusura bakmasın artık.
tanımlarıyla, başlıklarıyla ve de sözlüğe katılımlarıyla yükselen yazarlardır. nick vermek istemiyorum lakin nick verecek olanları da piste davet etmek isterim.
yalnız fazla yükselmek sert çakılmalara neden oluyor dikkat etmekte fayda vardır. söylemeden edemedim kimse kusura bakmasın artık.
devamını gör...
şeriat
gerçek islam'ın ta kendisidir. kendisine müslümanım diyen birisi laik olamaz. müslüman, allah'ının emrettiği kanunlara körü körüne biat eden bir şeriatçı olmak zorundadır. çünkü islam toplumsal bir dindir. kendine ait bir hukuk sistemi vardır. siyasetle iç içedir.
devamını gör...
ikinci bir fırsatta yapmak istediğiniz meslek
falcı.. çok ciddiyim.. gülmeyin..
devamını gör...
biz adam olmayız
aziz nesin'in yine aynı adlı öykü kitabından bir öykü.
az evvel dinledim.
hapse düşen genç kahramanımız girişte "bizden adam olmaz" diyen insanları ve anında onu onaylayan kitleyi kendince sorguluyor. hatta karşı bile çıkıyor, "neden adam olmazmışız?"
gencimiz hapiste türlü aydınlarla yattığını anlatıyor. gazeteciler, doktorlar, yazarlar vs vs.. hepsi de avrupa görmüş aydın insanlar.
kahramanımız ailesinden aldığı kötü haberlerden ötürü roman yazmaya karar veriyor, böylece para kazanmayı planlıyor. ancak bu romanı yazamıyor, çünkü adam olmayacağımızı anlıyor.
efendim kahramanımız ne zaman eline kalemi alsa avrupa görmüş aydınlarımızdan biri gelip başlıyor konuşmaya.. "bizden adam olmaz.." çünkü avrupa da böyle değil. bak bize, böyle yapıyoruz, adamlarda öyle mi? kıyaslamalarıyla anlatıyorlar da anlatıyorlar. avrupadaki saygı, çalışkanlık, disiplin.. övüyorlar. bizlerde bulunmadığı için tabii, bizim adam olmayacağımızı bir güzel yüzümüze vuruyorlar.
kahramanımıza o romanı yazdırmıyorlar elbette. biri gidip diğeri geliyor. sonunda kahramanımız pes ediyor, bırakıyor kalemi, "yazmayacağım çünkü anladım; bizden adam olmaz."
güzeldi. ancak uyumadan önce aziz nesin dinlenmezmiş, ehe.
edit:
az evvel dinledim.
hapse düşen genç kahramanımız girişte "bizden adam olmaz" diyen insanları ve anında onu onaylayan kitleyi kendince sorguluyor. hatta karşı bile çıkıyor, "neden adam olmazmışız?"
gencimiz hapiste türlü aydınlarla yattığını anlatıyor. gazeteciler, doktorlar, yazarlar vs vs.. hepsi de avrupa görmüş aydın insanlar.
kahramanımız ailesinden aldığı kötü haberlerden ötürü roman yazmaya karar veriyor, böylece para kazanmayı planlıyor. ancak bu romanı yazamıyor, çünkü adam olmayacağımızı anlıyor.
efendim kahramanımız ne zaman eline kalemi alsa avrupa görmüş aydınlarımızdan biri gelip başlıyor konuşmaya.. "bizden adam olmaz.." çünkü avrupa da böyle değil. bak bize, böyle yapıyoruz, adamlarda öyle mi? kıyaslamalarıyla anlatıyorlar da anlatıyorlar. avrupadaki saygı, çalışkanlık, disiplin.. övüyorlar. bizlerde bulunmadığı için tabii, bizim adam olmayacağımızı bir güzel yüzümüze vuruyorlar.
kahramanımıza o romanı yazdırmıyorlar elbette. biri gidip diğeri geliyor. sonunda kahramanımız pes ediyor, bırakıyor kalemi, "yazmayacağım çünkü anladım; bizden adam olmaz."
güzeldi. ancak uyumadan önce aziz nesin dinlenmezmiş, ehe.
edit:
devamını gör...
ihtiyar wertherin ağrıları
...bazen başka birinin adına yaşarsın, her şey alıntı olur, travması... birkaç saçma, abidik, ergenus başlık açıp sivri dilli eleştirisinden migren desteğiyle kurtulmak isteyince, bu defa da boş başlık açmakla itham edilen yazar, şimdilerde sıcak su torbasıyla kan dolaşımını hızlandırmaya çalışıyor, yaşlılık zor... gençleri anlamaksa imkansız, ama size güzel bir dünya bırakamadık, bu da bizim ayıbımız...
devamını gör...
özgür demirtaş'ın demet akalın'ı eleştirmesi
özgür demirtaş, garsonun kafasından aşağı içki döken demet akalın'ı haklı olarak eleştirmiş.
medeni bir ülkede:
sanatçı gibi biri, çalışanın kafasından aşağıya içki dökse, halk onun sahne hayatını bitirir.
umarım aynısı bizde olur. sanat dünyası bir şey kaybetmez, ama medeniyet kazanır, zeki müren, ilhan irem, barış manço gibi nice gerçek sanatçının kemikleri sızlamaz
buradan
medeni bir ülkede:
sanatçı gibi biri, çalışanın kafasından aşağıya içki dökse, halk onun sahne hayatını bitirir.
umarım aynısı bizde olur. sanat dünyası bir şey kaybetmez, ama medeniyet kazanır, zeki müren, ilhan irem, barış manço gibi nice gerçek sanatçının kemikleri sızlamaz
buradan
devamını gör...
bir haz markası beautiful you
bir chuck palahniuk romanıdır.
chuck palahniuk ile uzun zamandır devam eden bir tanışıklığımız var. kendisine zaman zaman çok öfkelensem de okumadan edemiyorum. belki ben her seferinde dövüş kulübü tadı arıyorum yazdıklarında, belki o kafka’nın şato romanındaki kadastrocu k.’nın yok etmeye çalıştığı şato ile yaşadığı ilişkinin bir benzerini kapitalist dünya ile yaşıyor. bilemiyorum altan.
bu bizim chuck ile aramızda bir sorun olduğu için bu konuyu geçip hemen romana geleyim.
romanın özet cümlesi “ bir milyar kocanın pabucu dama atılmak üzere” olduğu için aslıdna romanda ne ile karşılaşacağımıza dair bir fikirle başlıyoruz okumaya ama benden sonra okuyacak olanlar için küçük bir uyarı. hiçbir şeyden o kadar emin olmayın çünkü palahniuk’un zihni bildiğiniz bütün labirentlerden daha karmaşık ve bu labirent içinde kaybolmamak pek mümkün değil.
hikayemizin başkahramanı penny harrigan zamane güzellik kavramına uymayan, mesleğinde istediği başarıya ulaşamayan bir stajyer ve bu zavallı kızımız dünyanın en garip ve en gizemli milyarderi cornelius linus maxwell ile tanışınca gıcık’ın külkedisine dönüşeceğini tahmin bile edemiyor.
bu bir külkedisi masalı gerçekten ama o kadar masum değil. bu külkedisi masalı netflix’in bile yayınlamaktan çekineceği kadar erotik hatta ve hatta pornografik.
chuck, romanında çağdaş zamandaki cinsellik algısına öyle bir saldırıyor ki miğferdibi müdafaası bile onu durdurmakta zorlanırdı eminim. bunu daha önce de ölüm pornosu kitabında yapmıştı ama bu sefer daha bir saldırgan sanki, daha bir öfkeli ve kendinden daha bir emin.
penny ve maxwell dışında en göz önünde olan ve dikkat çeken karakter ise baba kır-sakallı. kendisi dağların tepesinde münzevi bir hayat yaşayan bir bilge ama bizim alışık olduklarımızdan biri değil. çok ama çok farklı.
kitabın bir tecavüz sahnesiyle açılması ve bu tecavüzün herkesin, aslında sadece erkeklerden oluşan bir ekibin gözleri önünde gerçekleşmesi dünya düzenine bir eleştiri olmakla birlikte okuyana otomatik portakal’ı hatırlatması ile de çok değerli.
konusundan fazla bahsetmeyeceğim kitabın ama cinselliğin nasıl bir satış tekniği olduğunun ve insanların belli durumlarda gözünü nasıl kör ettiğinin çok güzel bir anlatımı.
bence hemen okunmalı.
chuck palahniuk ile uzun zamandır devam eden bir tanışıklığımız var. kendisine zaman zaman çok öfkelensem de okumadan edemiyorum. belki ben her seferinde dövüş kulübü tadı arıyorum yazdıklarında, belki o kafka’nın şato romanındaki kadastrocu k.’nın yok etmeye çalıştığı şato ile yaşadığı ilişkinin bir benzerini kapitalist dünya ile yaşıyor. bilemiyorum altan.
bu bizim chuck ile aramızda bir sorun olduğu için bu konuyu geçip hemen romana geleyim.
romanın özet cümlesi “ bir milyar kocanın pabucu dama atılmak üzere” olduğu için aslıdna romanda ne ile karşılaşacağımıza dair bir fikirle başlıyoruz okumaya ama benden sonra okuyacak olanlar için küçük bir uyarı. hiçbir şeyden o kadar emin olmayın çünkü palahniuk’un zihni bildiğiniz bütün labirentlerden daha karmaşık ve bu labirent içinde kaybolmamak pek mümkün değil.
hikayemizin başkahramanı penny harrigan zamane güzellik kavramına uymayan, mesleğinde istediği başarıya ulaşamayan bir stajyer ve bu zavallı kızımız dünyanın en garip ve en gizemli milyarderi cornelius linus maxwell ile tanışınca gıcık’ın külkedisine dönüşeceğini tahmin bile edemiyor.
bu bir külkedisi masalı gerçekten ama o kadar masum değil. bu külkedisi masalı netflix’in bile yayınlamaktan çekineceği kadar erotik hatta ve hatta pornografik.
chuck, romanında çağdaş zamandaki cinsellik algısına öyle bir saldırıyor ki miğferdibi müdafaası bile onu durdurmakta zorlanırdı eminim. bunu daha önce de ölüm pornosu kitabında yapmıştı ama bu sefer daha bir saldırgan sanki, daha bir öfkeli ve kendinden daha bir emin.
penny ve maxwell dışında en göz önünde olan ve dikkat çeken karakter ise baba kır-sakallı. kendisi dağların tepesinde münzevi bir hayat yaşayan bir bilge ama bizim alışık olduklarımızdan biri değil. çok ama çok farklı.
kitabın bir tecavüz sahnesiyle açılması ve bu tecavüzün herkesin, aslında sadece erkeklerden oluşan bir ekibin gözleri önünde gerçekleşmesi dünya düzenine bir eleştiri olmakla birlikte okuyana otomatik portakal’ı hatırlatması ile de çok değerli.
konusundan fazla bahsetmeyeceğim kitabın ama cinselliğin nasıl bir satış tekniği olduğunun ve insanların belli durumlarda gözünü nasıl kör ettiğinin çok güzel bir anlatımı.
bence hemen okunmalı.
devamını gör...
para mutluluğu satın almaz
bal gibi de alır. *
• paranız yokken yanınızda olmayan insanları hayatınızda çıkarmanıza yardımcı olur ve toksik ilişkilerden uzaklaşmış olursunuz. +1 mutluluk.
• bozuk üç liranız var diyelim, bir gofreti çok seviyorsunuz ve kendisi iki lira. hadi yap bi' güzellik, dersiniz, alırsınız. +2 mutluluk.
örnekleri pek tabii çoğaltabiliriz ancak şu basit iki misalle de anlattığımı düşünüyorum. para dediğimiz şey yalnızca villalar, lüks araçlar veya enes batur'lar için değildir. bir de herkesin mutluluk tanımı farklı değil miydi?
• paranız yokken yanınızda olmayan insanları hayatınızda çıkarmanıza yardımcı olur ve toksik ilişkilerden uzaklaşmış olursunuz. +1 mutluluk.
• bozuk üç liranız var diyelim, bir gofreti çok seviyorsunuz ve kendisi iki lira. hadi yap bi' güzellik, dersiniz, alırsınız. +2 mutluluk.
örnekleri pek tabii çoğaltabiliriz ancak şu basit iki misalle de anlattığımı düşünüyorum. para dediğimiz şey yalnızca villalar, lüks araçlar veya enes batur'lar için değildir. bir de herkesin mutluluk tanımı farklı değil miydi?
devamını gör...
etik dinleyici ile akvaryum radyo yayını

ey yo, ey yo!
an itibari ile bugün gerçekleşecek olan akvaryum yayınında bana ayrılan süre boyunca wutang clan aint nuthin ta f wit diyerekten takılacağız. meali, wutang gecesi olacak. ca$h rule$ everything around me, cream get da money!
evet, bu gece o gece. çalma listesinin genelinde klanın as üyeleri yer alacak olsa da yer yer de wu'ya bağlı alt isimleri dinleme durumumuz da söz konusu.
yayın herhangi bir mahsur olmadığı müddetçe, her zaman olduğu gibi yine 21:00 sularında başlayacaktır diye umuyorum. vakti, saati geldiğinde sözlük radyosunda sizleri bekliyor olacağım.
sözlük radyosuna buradan, instagram'ına buradan, twitter'ına ise buradan erişebilmeniz mümkün.
devamını gör...
n
azot elementinin gösterimi olan harftir.
devamını gör...
kıymet bilmek
tanımı: bir şeyin değerini bilmek anlamına gelen deyim.
kıymet bilmek kaybedince arkasından ağlamak değil, yanındayken sımsıkı sarılmaktır. - mevlana
kıymet bilmek kaybedince arkasından ağlamak değil, yanındayken sımsıkı sarılmaktır. - mevlana
devamını gör...
ülkede soğuktan ve açlıktan insanlar ölürken kedi mamasını dert eden tip
az gelişmişlik göstergesi başlıktir. kedileri dert edinen insanlar, senden daha çok ölümleri dert ediniyordur. kedileri düşünmeyi, kediler yaşasın insanlar ölsün diye anlamlayacak ne yaşadın bu hayatta diyesi geliyor insanın. ikisi de canlı, o kediyi kurtarıyor sende adım at diyesi de geliyor insanın. aynı havayı teneffüs edip içerde ona ne yapıyorsun diyesi de geliyor insanın.
daha neler diyesi geliyor da insanin inemiyorum o seviyeye.
daha neler diyesi geliyor da insanin inemiyorum o seviyeye.
devamını gör...
yazarların bir defadan fazla okuduğu kitaplar
şeker portakalı, güneşi uyandıralım, delifişek. yine okuyasım geldi.
devamını gör...
mutlu olmayı beceremeyen insanların ortak özellikleri
mutluluğa takıntılı olmaları.
devamını gör...


