sizi mutlu eden şeyler aslında sizi daha çok korkutuyor.

mutluluğun adrenalini *
devamını gör...

bir max blecher kitabıdır.

bazı eserler muhteşem bir hale gelmek, artık değiştirilemeyecek o son ve eksiksiz duruma erişmek için belirli bir zamanı beklerler. edebiyat tarihi boyunca bu bahsettiğim zaman genellikler ya bir intihar öncesi ya da bir hastalık sonrası ortaya çıkmıştır. yani eserin yazarı ölümün nefesini teninde hissetmeye başladığı o korku dolu ve heyecan verici anda.

yaklaşan ölüm dokunduğu ya da kendisini hisseden her şeyi güzelleştiren bir tılsımdır sanki. uzaktan görünmesi bile yaratıcı bir işle uğraşan insanlarda kalıcı bir eser yaratma telaşına neden olur. can havliyle yazılan ya da yaratılan eserle çıkar ortaya ve bu eserler en saf, en yalansız ve en eksiksiz olan eserlerdir. bu da öyle bir kitap.

ölüm kapınızda bekliyorsa acele etmeniz gerekebilir ve eğer yatağa mahkumsanız acele edecek gücünüz sınırlı olabilir. o zaman kendi aciz bedeniniz dışında düşsel bir beden yaratıp dış dünyaya onu salmaktan başka yapacak bir şeyiniz kalmayacaktır.

maceraları sizin yerinize bu saydam gerçekliğe bulanmış beden yapacaktır. ve bu beden acele etmek zorundadır, gerçek beden kaybolmadan önce gerçekdışı bir savaşı vermek için. acilen okunması gereken bir kitap.
devamını gör...

ne zaman balkona sigara içmeye çıksam, o çöp kamyonunun saatine denk geliyorum, köşede beni bekliyor sanki, haldır haldır bir saat gürültüsünü dinlemek zorunda kalıyorum, üstelik eve girince bile rahatsız edici derecede sinir bozucu, başka ülkelerde de böylemi çok merak ediyorum, bu iş gürültüsüz olmuyormu acaba ya..

birde oturduğumuz bölge kentsel dönüşümle yenilendiği için, bizim bulunduğumuz sokak, komple 80 hane iken, şimdi kaba bir hesapla 800 hane filan olduğundan, gökyüzüne doğru istiflendik, kent değil kamp olduk resmen, ve bu yüzden anormal bir paket servis motorsiklet trafiği var, camı açmak balkonda oturmak filan, fonda hep bir motor sesi ile yaşıyoruz, maalesef dönüştüğümüz değil, eski halimiz kentmiş asıl.
devamını gör...

sanırım annemizin ölmesi... keşke anneler ölmese veya annemden önce ben ölsem.
devamını gör...

depresyon hırkası olmasına rağmen huzur veren bir tarafı vardır. ayrıca hırka seven arkadaşlara melamet hırkasını da öneririm.
devamını gör...

just ice diye bir yazar gördüm bugün. bir de ide var.

bu iki arkadaşın nicklerini de benzetiyorum.
(bkz: freshandnatural)
(bkz: fearofartemisia)
devamını gör...

en çalışkan belediye olabilir. bir de genelde geceleri çalışıyor. yerli batman.
devamını gör...

hasret gültekin hayat şiiri
peki öyle olsun hayat.. zannetme ki pes ettim. kilonu tartarım kilonu. satarım kilonu da, bırakmam onuru. haziran 1992
devamını gör...

sürücü kursu kitabıdır. okunmadığının kanıtını trafikte 5 dakika harcadığınızda çokça kez görürsünüz.
devamını gör...

kafadaki kurgulanan kişiden hoşlanmadır. gerçek değildir. yalnızca kendini kandırma halidir.
devamını gör...

incittikleri neydi peki? kediyi bırak incitmedikleri canlı kalmadı da.
devamını gör...
(tematik)

karma eğitim görmüşseniz ve ortadoğu'nun vasat ülkesinde değilseniz normaldir gayet.
devamını gör...

aslında sevdiğim aktivitedir ama bu sene yaparken, beni hüzünlendiren bir aktivite oldu. yazı severim, yazlık kıyafetlerin inceliği, rahatlığı ve yazın enerjisi beni mutlu eder. ama bu sene her birini çıkartıp, dolaba yerleştirirken, bunların hangilerini giyebileceğim acaba? bunları giyip, dışarı çıkabilecek miyim acaba? düşünceleri arasında koydum yerlerine. kışlıkları kaldırırken de, eşofman ve sweetler dışında diğerlerinin giyilmeden, tekrar kaldırıldıklarını fark etmek üzdü.
zaten bir tek evden çıkmayanın, tatile gitmeyenin ben olduğu düşüncesi beni hayli üzüp, korkuturken, bu yaz hiçbir yere gidememe fikri beni çok üzdü. umarım gerçekten vaka sayıları düşer ve az da olsa nefes alabiliriz.
devamını gör...

adamlar cennet tenha kalsın ümidiyle herkesi cehennemlik ilan etti.
devamını gör...

küçükken birisi lan dediğinde başka birisi de bunu derdi. komikti o zamanlar.
devamını gör...

halife hz. ali ve hz. muaviye arasında yapılan, 657 tarihli savaş.

657 senesiydi, hz. ali'nin halifelik devriydi. cemel vakasından sonra hz. ali'nin halifeliğine muhalefet eden hz. muaviye ve taraftarları vardı. hz. muaviye ve taraftarları, hz. osman'ın intikamını alma davasında olduklarını iddia ettiler. onların iddiasına göre, hz. ali, hz. osman'ı şehid edenleri koruyor ve cezalarını vermiyordu.

fakat hz. ali, fitnenin giderilmesinden sonra suçlulara cezalarını vereceğini söylüyordu. hz. ali, kumandan sahâbî cerîr bin abdullah'ı hz. muaviye'ye gönderip, muhâcir ve ensârın kendisine bey'at ettiklerini, kendisinin de onlar gibi bey'at edip itaatini bildirmesini istedi. elçi olarak gönderilen cerir bin abdullah hz. muaviye'ye vardı, bunu bildirdi fakat hz. muaviye cerir bin abdullah'ı oyalayıp ünlü sahâbî hz. amr bin as'a danıştı.

hz. amr, hz. muaviye'ye, hz. ali'den hz. osman'ın kanını isteme konusunda ısrarcı olmasını, eğer katilleri hemen cezalandırmazsa o zaman suriye ordusunu alıp üzerine yürümesini söyledi. cerir bin abdullah da dönüp durumu hz. ali'ye bildirdi.

ki, hz. muaviye, medine'den şam'a getirilen hz. osman'ın kanlı gömleği ile hz. osman'ın hanımı nâile'nin kesik parmaklarını caminin minberine astı. nâile kendisini hz. osman'ın önüne attığı sırada eliyle durdurmaya çalıştığı kılıç darbeleri sonucu iki parmağını kaybetmişti. işte hz. muaviye kanlı gömlek ve kesik parmakları caminin minberine asınca askerler oraya toplanıp ağlıyorlardı.

orda toplananlar hz. osman'ın intikamını alıncaya kadar yataklarında uyumayacaklarına, yıkanmayacaklarına dair yemin ettiler. ayrıca hz. muaviye suriye ordusuna fazlaca maaş veriyordu. hz. muaviye orduyu tahrik ettikten sonra, 85.000 kişinin bulunduğu bir orduyla şam'dan yola çıktı.

hz. ali de 90.000 kişiden oluşan ordusuyla küfe'den sıffin'e doğru yola koyuldu. hz. muaviye karargâh kurdu. hz. ali'nin ordusu da karargâh kurmuştu, hz. ali'nin ordusunun karargâh kurmuş olduğu yer ile nehir arasında hz. muaviye'nin askerleri olduğu için ilk gece susuz kaldılar. fakat, bir saldırı yapıldı ve bu saldırıyla birlikte şam ordusundan olan birlikler nehirden uzaklaştırıldı.

ve hz. muaviye'nin ordusu susuz kaldı. bunun üzerine hz. ali'ye adam göndererek nehirden su almaları için izin istedi. hz. ali bunun üzerine su almalarına engel olmadı. hz. ali hz. muaviye'ye elçiler gönderip onu birliğe ve müslümanların topluluğuna girmeye davet ederek savaştan vazgeçirmeye çalıştı. fakat olumlu bir cevap alamamıştı.

iki ordu birlikleri arasında da birtakım küçük çarpışmalar yaşandı. daha sonra ateşkes yapıldı ve elçiler gidip geldi. fakat elçilerin gidip gelmeleri de bir barışı sağlamamıştı. sonra savaş tekrar başladı. ilk haftada iki taraftan da birer komutanın çarpışmaları yaşandı. sonrasında da hz. ali orduya toplu saldırma emri verdi. savaş birkaç gün tüm şiddetiyle devam etti. ilk müslümanlardan olan sahâbî hz. ammâr bin yasir şehid edilince hz. ali çok üzüldü ve hz. ali'nin şiddetli bir saldırısı ile şam ordusu dağılmaya kadar geldiler.

savaş nerdeyse kazanılacaktı fakat hz. amr bin âs, suriyeli askerlere şöyle dedi:

her kimin yanında mushaf bulunuyorsa onu mızrağının ucuna takarak yukarı kaldırsın.

askerler bu emri yerine getirdiler ve karşı tarafa şöyle seslendiler:

aramızda allah'ın kitabı hakem olsun.

hz. amr bin âs'ın gerçekleştirdiği bu hile işe yaramıştı. ıraklı askerler şöyle demeye başlamışlardı:

allah'ın kitabına yapılan çağrıya uyalım.

hz. amr bin âs bu hileyle şam ordusunu kesin bir yenilgiden kurtardı ve karşı tarafın gücünü kırdı. hz. ali bunun bir savaş hilesi olduğunu anlatmaya çalıştı ama başarılı olamadı. hz. ali şöyle diyordu:

bu bir hiledir. bununla sizin aranıza ayrılık düşürmek ve birliğinizi bozmak istemektedirler.

fakat ıraklılar isteklerinde diretip savaşa devam etmekte olan komutan eşter'e adam göndererek savaşmayı bıraktırmasını istediler.

hz. ali de mecburen eşter'e savaşı bırakması için adam gönderdi. eşter, gelen adama şöyle karşılık verdi:

şimdi mevziden ayrılacak bir an değildir. ben şimdi kesin zafere ulaşacağımı ummaktayım, acele etme.

gönderilen adam hz. ali'ye gelmeden eşter'in savaşan askerleri arasında sesler yükseldi. daha bir hevesle savaşı sürdürüyorlardı. bunun üzerine ıraklılar hz. ali'ye şöyle dediler:

vallahi biz, senin eşter'e bırakması için değil de, savaşa devam etmesi için adam gönderdiğini sanıyoruz.

hz. ali ikinci kesin emir gönderince eşter, mecburen savaşı bıraktı. hz. ali, hz. muaviye'nin ne düşündüğünü anlamak için sahâbî eş'as bin kays'ı hz. muaviye'ye gönderdi. hz. muaviye şöyle dedi:

aramızda allah'ın kitabını hakem kılmak isteriz. her iki taraftan birer hakem seçilmesini ve onlardan allah'ın kitabına uygun bir karar vereceklerine dair ahd alıp da tarafların onların vereceği karara uymalarıdır.

hz. ali'nin taraftarları bundan memnun oldular. şamlılar hakem olarak siyasi bir dehaya sahip hz. amr bin âs'ı seçtiler. ıraklılar ise sahâbî olan ebu musa el eş'arî'yi hakem tayin etmek istediler. hz. ali ise ebu musa'nın daha önce kendisine muhalefet ettiğini, halkı kendisinden ayırmaya çalıştığını, yani onun hakemliğine güvenilemeyeceğini söyledi. ancak ıraklılar onun hakem olması konusunda direttiler.

daha sonra da iki taraf arasında hakemlerin uyacağı kuralların belirlendiği metin (tahkimnâme) hazırlandı. buna göre bir araya gelecek iki hakem halifelik meselesini kur'an'a, kur'an'da bir hüküm bulamazlarsa sünnete başvurarak adil bir şekilde çözeceklerdi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazarları tanımama vesile olan pozitif bir durumdur.
devamını gör...

annenin ciddi bir suratla "baban seni çağırıyor" demesi. *

gidip de ne olduğunu öğrenene kadar kalbiniz depar atar.
devamını gör...

orta asya'da kımız içip delirmeceler.
devamını gör...

müthiş bir ülke olduk ya. anıtkabir'e gidemiyorsun yasak. ama camiye gidebiliyorsun. anıtkabir'de bulaşan virüs camide bulaşmaz. çünkü siyasal islamcı olmak bunu gerektirir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim