elfida
yıl kaç olursa olsun dinlemekten asla vazgeçmeyeceğim şarkı, yazılış hikayesi bu hayatın en büyük gerçeklerinden.
sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu
yorulmuşsun, hakkını almış yılların.
sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu
yorulmuşsun, hakkını almış yılların.
devamını gör...
buralar hep dutluktu
beş on sene sonra kafa sözlük için deriz artık.
devamını gör...
ilkokulda statü göstergesi olan şeyler
mavi önlük üzerine takılan beyaz renkte ve çeşitli desenleri olan yakalık modelleri.*
devamını gör...
sözlüğün iyice wikipedia'ya dönmesi
yazar arkadaşlarımız karma kasmak için sürekli bilgi içeren tanımlar giriyor. tamam bilgide olsun ama akışın tamamı bu defa biyoloji dersine dönüyor. kafa dağıtmaya giriyorum başlıklara baktıkça yoruluyorum.
devamını gör...
teyze anne yarısıysa iki teyzenin bir anne etmesi
tam da benim kızımın durumu.
annesinin yedeği var.
annesinin yedeği var.
devamını gör...
hurafe olaylar
1) gece tırnak kesilmezmiş (nedenini bilmiyorum).
2) evde at nalı bulunması uğursuzlukları kovarmış.
3) muska takmak kötülüklerden korurmuş.
4) makas ve bıçak gibi kesici aletler elden ele geçerse küslük getirirmiş.
5) yıldız kayarken dilek tutulursa mutlaka gerçekleşirmiş.
6) kafaya kuş pislemesi şans getirirmiş.
7) önünüzden kara kedi geçmesi uğursuzluk getirirmiş.
tanım: değişik batıl inançları paylaştığımız başlık.
2) evde at nalı bulunması uğursuzlukları kovarmış.
3) muska takmak kötülüklerden korurmuş.
4) makas ve bıçak gibi kesici aletler elden ele geçerse küslük getirirmiş.
5) yıldız kayarken dilek tutulursa mutlaka gerçekleşirmiş.
6) kafaya kuş pislemesi şans getirirmiş.
7) önünüzden kara kedi geçmesi uğursuzluk getirirmiş.
tanım: değişik batıl inançları paylaştığımız başlık.
devamını gör...
hüsran
dolaptaki schweppes'in oralete dönüşmesidir.
eridik bittik susuzluktan, boğazımız kurudu...
eridik bittik susuzluktan, boğazımız kurudu...
devamını gör...
bir noel şarkısı

orijinal adı a christmas carol olup, yazarı charles dickens'ın "küçük bir noel kitabı" diye tanımladığı eserdir. konusuna gelecek olursak... görüp görebileceğiniz en ruhsuz adam scrooge ile tanışsaydınız muhtemelen içiniz ürperirdi ve hava ne kadar sıcak olursa olsun üşürdünüz... hali vakti yerinde olan, nihilist ve kendinden başkasını umursamayan bu kalpsiz ihtiyar, noel zamanında hayatını değiştirecek bir gece geçirir. çünkü scrooge; geçmişin, şimdinin ve geleceğin hayaletleriyle hayatını kökten değiştirecek bir yolculuğa çıkar. charles dickens bu eseriyle bizlere, yılın soğuk günlerinde içimizi ısıtacak, ders niteliğinde bir hikaye sunmakta. vincent van gogh'un da dediği gibi, 'bir noel şarkısı' insanı hayata bağlayan nadir eserlerden biri...

kitabı okurken bir yandan da kafa yorduğum bir şey vardı. insanoğlunun iyiye yönelmesi için korkuyla kamçılanmayı beklemesi ne kadar da acınasıydı! halbuki içimizden yükselerek gelen o iyi niyetli çağrıya ayak uydursak dünya ne güzel bir yer olurdu. scrooge bencilliği ve taş yüreği yüzünden kendi elleriyle ördüğü dikenli yollara sürükleniyordu. aslında hepimiz kendimize nasıl bir gelecek hazırladığımızın farkındayız, hayatımızı seçimlerimiz şekillendiriyor. kendi ellerimizle hazırladığımız geleceğin gözlerimizi açması için geleceğin hayaletine ihtiyacımız olmadığını düşünüyorum. içimizden yükselen iyi niyetli o çağrılara kulak vermemiz bile yeterlidir.
devamını gör...
othello
şimdiye kadar hiç görmedim ben, kulak yoluyla iyileştirildiğini yürek acısının...
william shakespeare’in en ünlü trajedilerinden biridir othello. bu oyunu cinthio tarafından yazılan “moor of venice” adlı kısa hikâyesine dayanarak, 1603 yılında yazmıştır. insanları tanımak istiyorsan psikoloji kitaplarını değil, tiyatro oyunlarını okuyun derler.
oyun dört ana karakter etrafında döner: othello, karısı desdemona, muhafız komutanı cassio ve güvendiği akıl hocası iago.
othello kıbrıs’taki venedik koloni ordusunun osmanlılarla savaştığı dönemde başarılı ve saygı duyulan mağrip - mısır dışında kuzey afrika ülkelerinde yaşayan arap ya da bedevi - kökenli bir komutandır. halk ve ileri gelenler tarafından çok sevilen bu komutan desdemona’ya aşık olur.
şehrin ileri gelenlerinden birinin kızı olan desdemona da othello’yu sevmektedir. önceleri saygı duyulan othello’nun arkasından bu mağribi beyaz evliliği sonucu birçok dedikodu çıkar. her şeye rağmen evlenen othello ve desdemona’nın mutlulukları halkın dedikoduları ve iago’nun kötülükleriyle bir trajediye döner.
ırkçılık, aşk, kıskançlık ve ihanet konularına sahip olması sayesinde günümüze kadar sevilen ve okunan bir eser olarak kalmıştır. othello, 1930’lu ve 1940’lı yıllarda türkiye’de taşra şehir ve kasabalarında gezgin çadır ve halk tiyatrolarında yaygın olarak “arabın intikamı” adıyla temsil edilmiştir.
oyunun ismi her ne kadar “othello” olsa da aslında iago’nun sözde intikamını almak için ilmek ilmek işlediği entrikaları ve adeta ‘kuklalaştırdığı’ oyun kişilerini nasıl kullandığını izleriz ve şu soruları da sorarız:
ulaşılmaz olana sevgi daha mı büyüktür?
elde edilen şey cazibesini yitirir mi?
seven insan mı kıskanır? sevdiğini zannedip güvenmeyen insan mı kıskanır?
hangi yara birdenbire iyileşmiştir?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının kitap okuma rekoru
genellikle bilim-kurgu kitaplarını çok çabuk bitiriyorum*. rekorum da "piyon-vezir-şah" üçlemesiydi. akşam saat 21 civarlarında başlamış, ertesi gece saat 1 gibi bitirmistim bu üç güzel kitabı.
devamını gör...
emirhan oğuz
kimselerin bilmediği şair
şiir dünyasına gökten zembille indiği söylenen şair 1988 yılında ateş hırsızları söylencesi adlı kitabını yayımladıktan sonra yirmi yıl boyunca gözlerden uzak durdu
daha sonra ne bir edebiyat dergileri ne herhangi bir şiir mecrasında şiir yayımladı.
tam bir fanzinci kişilikte olduğunu düşündüğüm şair 1958 de istanbul'da doğdu. ilköğrenimini beykoz çubuklu ilkokulu'nda ortaöğrenimini galatasaray lisesi'nde tamamladı. istanbul devlet mimarlık mühendislik akademisi mimarlık fakültesinde yüksek öğrenimini sürdürürken 1980 yılı başlarında gözaltına alındı 1986 yılına kadar istanbul'un çeşitli askeri ve sivil cezaevlerinde tutuklu kaldı.
ateş hırsızları söylencesinden yirmi küsür yıl sonra 2009 da myndos geçişi adlı ikinci şiir kitabını okurla paylaştı. 20 yıllık yokluğunda çevirmenlikle uğraştı.
ülkemizin gözden ırak kalmış mücevherleri içinde en değerlilerinden olan bu adamın adını şiir ve edebiyat kitaplarına altın harflerle yazmalıyız. türk şiirinde devrim niteliğinde şiir yazabilen, yenilik getiren ve bunu yaparken popüler kültür içinde eriyip gitmeyen sayılı insanlarımız içinde.
*
ilk ateş hırsızı'ndan, promete'den bu yana "uz" varmak istediğimiz yerdir: ikarus'tur, ahi evran'dır, spartacus'tur, demirci kawa'dır, bedreddin'dir, pir sultan abdal'dır, derviş yunus'tur, nesimi'dir, che'dir, karagül'dür, çiğdem'dir; gerçekleşeceğine inandığımız, bir mümkün ütopyadır.
emirhan oğuz "uz"a doğru giden yolda kendi deyişiyle "zor olan"ı "yazı"yı seçmiştir.
yazı'nın da şair'in de "göyneği ateşten"dir*
şiir dünyasına gökten zembille indiği söylenen şair 1988 yılında ateş hırsızları söylencesi adlı kitabını yayımladıktan sonra yirmi yıl boyunca gözlerden uzak durdu
daha sonra ne bir edebiyat dergileri ne herhangi bir şiir mecrasında şiir yayımladı.
tam bir fanzinci kişilikte olduğunu düşündüğüm şair 1958 de istanbul'da doğdu. ilköğrenimini beykoz çubuklu ilkokulu'nda ortaöğrenimini galatasaray lisesi'nde tamamladı. istanbul devlet mimarlık mühendislik akademisi mimarlık fakültesinde yüksek öğrenimini sürdürürken 1980 yılı başlarında gözaltına alındı 1986 yılına kadar istanbul'un çeşitli askeri ve sivil cezaevlerinde tutuklu kaldı.
ateş hırsızları söylencesinden yirmi küsür yıl sonra 2009 da myndos geçişi adlı ikinci şiir kitabını okurla paylaştı. 20 yıllık yokluğunda çevirmenlikle uğraştı.
ülkemizin gözden ırak kalmış mücevherleri içinde en değerlilerinden olan bu adamın adını şiir ve edebiyat kitaplarına altın harflerle yazmalıyız. türk şiirinde devrim niteliğinde şiir yazabilen, yenilik getiren ve bunu yaparken popüler kültür içinde eriyip gitmeyen sayılı insanlarımız içinde.
*
ilk ateş hırsızı'ndan, promete'den bu yana "uz" varmak istediğimiz yerdir: ikarus'tur, ahi evran'dır, spartacus'tur, demirci kawa'dır, bedreddin'dir, pir sultan abdal'dır, derviş yunus'tur, nesimi'dir, che'dir, karagül'dür, çiğdem'dir; gerçekleşeceğine inandığımız, bir mümkün ütopyadır.
emirhan oğuz "uz"a doğru giden yolda kendi deyişiyle "zor olan"ı "yazı"yı seçmiştir.
yazı'nın da şair'in de "göyneği ateşten"dir*
devamını gör...
arctic monkeys
kuruluş hikâyeleri, modern müzik tarihinin en güzel hikâyelerinden biridir.
buyrun;
--- alıntı ---
2002’de ingiltere, sheffield'lı komşu iki genç; 16 yaşındaki alex turner ve jamie cook, ailelerinden noel hediyesi olarak gitar istediler. arkadaşları matt helders çat pat davul çalıyordu. toparlanıp amatörce müzik yapmaya başladılar. ilk konserlerini 2003 haziranında 13 kişiye verdiler. 2004’ün sonlarında bir arkadaşları, demoları beneath the boardwalk'u internet sitesine koydu ve adresi arkadaşlarına gönderdi. arkadaşları kendi arkadaşlarına, onlar da başkalarına, oradan mp3 arama motorlarına derken birden herkes onlar hakkında konuşmaya başladı. bbc radyosu ve ingilizlerin meşhur tabloid gazeteleri, şarkılarla değil, arctic monkeys’in birden nasıl herkesin konuşma konusu olduğuyla ilgileniyordu.
arctic monkeys, müziklerini internet'te yaymaya devam etmek istiyordu. londra’daki meşhur astoria’yı dolduracak kadar hayranları vardı, konserleri kapalı gişe gidiyordu. 2005 mayısında kendi imkânlarıyla ilk ep’leri five minutes with arctic monkeys'ten bin tane bastılar. röportajlarda plak firmaları için “buraya kadar onlarsız geldik, bundan sonra neden onlara ihtiyaç duyalım ki!” demişlerdi.
--- alıntı ---
kaynak: wikipedia
buyrun;
--- alıntı ---
2002’de ingiltere, sheffield'lı komşu iki genç; 16 yaşındaki alex turner ve jamie cook, ailelerinden noel hediyesi olarak gitar istediler. arkadaşları matt helders çat pat davul çalıyordu. toparlanıp amatörce müzik yapmaya başladılar. ilk konserlerini 2003 haziranında 13 kişiye verdiler. 2004’ün sonlarında bir arkadaşları, demoları beneath the boardwalk'u internet sitesine koydu ve adresi arkadaşlarına gönderdi. arkadaşları kendi arkadaşlarına, onlar da başkalarına, oradan mp3 arama motorlarına derken birden herkes onlar hakkında konuşmaya başladı. bbc radyosu ve ingilizlerin meşhur tabloid gazeteleri, şarkılarla değil, arctic monkeys’in birden nasıl herkesin konuşma konusu olduğuyla ilgileniyordu.
arctic monkeys, müziklerini internet'te yaymaya devam etmek istiyordu. londra’daki meşhur astoria’yı dolduracak kadar hayranları vardı, konserleri kapalı gişe gidiyordu. 2005 mayısında kendi imkânlarıyla ilk ep’leri five minutes with arctic monkeys'ten bin tane bastılar. röportajlarda plak firmaları için “buraya kadar onlarsız geldik, bundan sonra neden onlara ihtiyaç duyalım ki!” demişlerdi.
--- alıntı ---
kaynak: wikipedia
devamını gör...
yazarların olmak isteyeceği ev eşyası
kitaplık.
devamını gör...
michelangelo
italyan rönesans dönemi ressam, mimar, heykeltıraş ve şairidir.
michelangelo'nun davut heykeli en ünlü eseridir. bu eseri 26 yaşındayken yapmıştır.
ayırca ninja kaplumbağalar isimli fantastik çizgi serideki savaşçı olan dört mutant kaplumbağadan birine ismini vermiştir.
michelangelo'nun davut heykeli en ünlü eseridir. bu eseri 26 yaşındayken yapmıştır.
ayırca ninja kaplumbağalar isimli fantastik çizgi serideki savaşçı olan dört mutant kaplumbağadan birine ismini vermiştir.
devamını gör...
30 aralık 2020 deniz akkaya'nın sma hastalarıyla ilgili sözleri
bu beyaz tv'ye çıkanlara ne yedirip içiriyorlar sorusunu akla getiren beyan.
sahi, bu kanalda normal konuşan insan var mı?
sahi, bu kanalda normal konuşan insan var mı?
devamını gör...
kendi işini kendi halleden insan
ruhen güçlü insandır. üstelik donanımlıdır. bilmese bile öğrenir, öyle yapar işini. bayılıyorum böyle insanlara..
sürekli birilerinden bir şey uman, faydalanmaya çalışan insan topluluğu içinde ay parçası gibi gözüme ışıl ışıl geliyorlar. ne güzel insanlardır bunlar. ne aziz ne fevkalade kişilerdir.
evdeki insancıklara kendi bardağını, makineye koymayı öğretemiyoruz yahu..
selam olsun bu insanlara. evdekine değil, kendi işini kendi yapanlara..
sürekli birilerinden bir şey uman, faydalanmaya çalışan insan topluluğu içinde ay parçası gibi gözüme ışıl ışıl geliyorlar. ne güzel insanlardır bunlar. ne aziz ne fevkalade kişilerdir.
evdeki insancıklara kendi bardağını, makineye koymayı öğretemiyoruz yahu..
selam olsun bu insanlara. evdekine değil, kendi işini kendi yapanlara..
devamını gör...
yusuf göbbels
mo de ras yooon papucu yarııım
çık dışarıyaaa oynayalııım....
özgürlük adı altında böyle aptallara müsade etmeye devam edin siz aferin. aylar aylar öncesinden ipliğini pazara çıkarıyoruz ama çoook “hümanist” ekibimiz bunlara ne hikmetse hiç ses etmiyor. lan küfürden bile arındırılan bu ortamda nasıl olur da böyle insanlara tolerans gösterilebilir? vur tekmeyi kıçına gitsin. yok yapamıyorsanız eliniz titriyorsa verin bana yetkiyi 5 dakikacık, bakın nasıl temizliyorum bu parazitleri.
çık dışarıyaaa oynayalııım....
özgürlük adı altında böyle aptallara müsade etmeye devam edin siz aferin. aylar aylar öncesinden ipliğini pazara çıkarıyoruz ama çoook “hümanist” ekibimiz bunlara ne hikmetse hiç ses etmiyor. lan küfürden bile arındırılan bu ortamda nasıl olur da böyle insanlara tolerans gösterilebilir? vur tekmeyi kıçına gitsin. yok yapamıyorsanız eliniz titriyorsa verin bana yetkiyi 5 dakikacık, bakın nasıl temizliyorum bu parazitleri.
devamını gör...
göçmen kızı
sözleri, balkan harbi sırasında kimsesiz kalan genç kızla, bi çoban arasındaki diyaloglardan oluşuyor.
savaştan geriye sadece kuzuları kalan genç kız onları her gün nehrin kıyısına otlatmaya getirirmiş, onları beklerken de için için ağlarmış.
nehrin karşısındaki çoban da kıza aşık olmuş ve aşkını kavalıyla ifade etmiş.
“ben bir göçmen kızı gördüm tuna boyunda
elinde bir besli kuzu hem kucağında
doğru söyle göçmen kızı annen var mıdır
ne annem var ne babam kalmışım öksüz
sen bir öksüz ben bir garip alayım seni
alayım da gizli yerde sarayım seni
telgrafın tellerinden haber var mıdır
ne haber var ne mektup kalmışım öksüz.”
savaştan geriye sadece kuzuları kalan genç kız onları her gün nehrin kıyısına otlatmaya getirirmiş, onları beklerken de için için ağlarmış.
nehrin karşısındaki çoban da kıza aşık olmuş ve aşkını kavalıyla ifade etmiş.
“ben bir göçmen kızı gördüm tuna boyunda
elinde bir besli kuzu hem kucağında
doğru söyle göçmen kızı annen var mıdır
ne annem var ne babam kalmışım öksüz
sen bir öksüz ben bir garip alayım seni
alayım da gizli yerde sarayım seni
telgrafın tellerinden haber var mıdır
ne haber var ne mektup kalmışım öksüz.”
devamını gör...
azizler
azizler filmi oyuncu kadrosu
azizler filminde başrolleri engin günaydın, haluk bilginer, binnur kaya, irem sak, fatih artman ve öner erkan gibi isimler paylaşıyor. filmin kadrosunda ayrıca hülya duyar, gülçin santırcıoğlu ve okan yalabık da bulunurken; bergüzar korel ve halit ergenç de konuk oyuncu olarak filme katılıyor. 8 ocakta netflix'te.
buradan
netflix'in yeni projesi azizler iyi bir yapıma benziyor özellikle binnur kaya ve engin günaydın'ın olması beni epey heyecanlandırdı.
azizler filminde başrolleri engin günaydın, haluk bilginer, binnur kaya, irem sak, fatih artman ve öner erkan gibi isimler paylaşıyor. filmin kadrosunda ayrıca hülya duyar, gülçin santırcıoğlu ve okan yalabık da bulunurken; bergüzar korel ve halit ergenç de konuk oyuncu olarak filme katılıyor. 8 ocakta netflix'te.
netflix'in yeni projesi azizler iyi bir yapıma benziyor özellikle binnur kaya ve engin günaydın'ın olması beni epey heyecanlandırdı.
devamını gör...
aras bulut iynemli
"evi yakan şizofren mete" karakterine de hayat vermiş olan oyuncudur.
bence gayet de iyi bir oyuncudur. karakterini pek bilemem ama en azından can yaman tarzı soytarılar gibi saçma sapan şeylerle medya önüne çıkmamıştır.
bence gayet de iyi bir oyuncudur. karakterini pek bilemem ama en azından can yaman tarzı soytarılar gibi saçma sapan şeylerle medya önüne çıkmamıştır.
devamını gör...