az konuşan insan
bilim insanları arasında türüne daha sık rastlanan insan çeşidi.
meşhur fizikçi paul dirac, çok düşünüp az konuşan insanlardan biridir mesela. öyle ki, arkadaşları kendi aralarında bir birim bile icat etmişlerdir: 1 dirac = saatte ortalama 1 kelime. zira dirac, saatler boyunca evet, hayır, belki gibi tek kelimeler dışında pek cümle kurmazmış.
bence günümüz insanının en büyük sorunlarından biridir çok konuşup az düşünmek.
meşhur fizikçi paul dirac, çok düşünüp az konuşan insanlardan biridir mesela. öyle ki, arkadaşları kendi aralarında bir birim bile icat etmişlerdir: 1 dirac = saatte ortalama 1 kelime. zira dirac, saatler boyunca evet, hayır, belki gibi tek kelimeler dışında pek cümle kurmazmış.
bence günümüz insanının en büyük sorunlarından biridir çok konuşup az düşünmek.
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
koleksiyoncu olarak bulunduğum gruptur.
rütbemi seviyorum o ayrı ama bana uyuyor mu? hiç sanmıyorum. çünkü koleksiyoncu:
boş zamanlarını değerlendirme, zevk alma, öğrenme ya da yarar sağlama ereğiyle toplanmış, biriktirilmiş ve özelliklerine göre bölümlendirilmiş türdeş ya da benzer şeylerin tümü.
yani bende olmayan şey türdeşlik:) bazen kitap, bazen müzik, bazen din , neye rastlarsam paylaşıyorum. kısacası her telden çalıyorum.
bunu rütbeme itiraz için yazmıyorum; layık görenlerin eline sağlık*.
rütbemi seviyorum o ayrı ama bana uyuyor mu? hiç sanmıyorum. çünkü koleksiyoncu:
boş zamanlarını değerlendirme, zevk alma, öğrenme ya da yarar sağlama ereğiyle toplanmış, biriktirilmiş ve özelliklerine göre bölümlendirilmiş türdeş ya da benzer şeylerin tümü.
yani bende olmayan şey türdeşlik:) bazen kitap, bazen müzik, bazen din , neye rastlarsam paylaşıyorum. kısacası her telden çalıyorum.
bunu rütbeme itiraz için yazmıyorum; layık görenlerin eline sağlık*.
devamını gör...
han sarhoş hancı sarhoş
şarkının sahibi aşık mahzuni şerif, k.maras dogumludur. şarkıyı kendisi seslendirmiş olsa da 1986 yılında prodüktörlüğünü arif sag'in yaptığı albümünde ibrahim tatlıses'de okumustur. bence en güzel ibrahim tatlises söyler. hatta şarkının sahibi aşık mahzuni'den bile daha güzel söyler bence. şarkının altyapısı da oldukça etkilidir. kendisini ne kadar sevmiyorsam bu türküyü ondan dinlemeyi de o kadar çok severim. sanırım o yıllarda k.maras'ta görev yapan babamın yaz tatillerinde bu kaseti arabanın radyosunda 9 saat boyunca cevirip çevirip dinleterek izmir'e yaptığımız yolculukların payı büyük.kendisine burhan çaçan'ın ayaz geceler ve emel sayının yağdır mevlam su kasetleri de eslik etmekteydi. yol boyu hem uyuyup hem şarkılara maruz kaldığım için halen bu kasetlerdeki her hangi bir şarkıyı dinlediğimde sarkinsonunda beynim ototmatik olarak bir sonraki şarkıyı çalmaya başlıyor. şu uykuda öğrenme dedikleri doğru yani, inaniyorum.
sarkiyi ne zaman dinlesem çocukluğum, refujlerinde kırmızı zakkumlarin olduğu maraş yolları, gurbetten sılaya dönen annemin heyecanı, seksenli yılların ne yaparsan yap sakil duran avam gösterişi falan gelir. hani şu belgesellerde "semra bi kaset koy da dinleyelim" diyerek mersedes ile köprüden gectigi turgut özal görüntüsü var ya, hah öyle bir şeyler işte. alamancıların kot giyip geldiği, arjantin'in dünya kupasını kazandığı, cesme'de vekamp'ta yüzdüğümüz, babamın beylik tabancasini amcamlarin evinde unutup 250 km yolu geri gelip, annemin yol boyu la havle çektiği, ıssız bir yolda arabanın tekeri patladığı için abime sarılıp "biz bu hallere düşecek insan mıydık?" diye agladigim, maraş'ta dünyanın en güzel dondurmasını (yaşar pastanesi-mado) bedavadan yedigi halde, izmir'de renkli dondurma görup havalara uctugum nankörlügümün, izmir fuarı nda hapishanedeki mahkumların yaptığı boncuklu çantayi ve dikiz aynasında duran 3 kuşlu üzerinde maşallah yazılı sarı kırmızı süsü aldığımız, ilk kez kordon'da öpüşen çiftleri görüp abimin gözlerimi kapatıp kendisinin ağzının suyunu akita akita baktığı yılın şarkısı. gerçekten ailecek sarhoş gibiydik. bir daha da o kadar mutlu olduk mu emin değilim.
hadi dinleyelim.
sarkiyi ne zaman dinlesem çocukluğum, refujlerinde kırmızı zakkumlarin olduğu maraş yolları, gurbetten sılaya dönen annemin heyecanı, seksenli yılların ne yaparsan yap sakil duran avam gösterişi falan gelir. hani şu belgesellerde "semra bi kaset koy da dinleyelim" diyerek mersedes ile köprüden gectigi turgut özal görüntüsü var ya, hah öyle bir şeyler işte. alamancıların kot giyip geldiği, arjantin'in dünya kupasını kazandığı, cesme'de vekamp'ta yüzdüğümüz, babamın beylik tabancasini amcamlarin evinde unutup 250 km yolu geri gelip, annemin yol boyu la havle çektiği, ıssız bir yolda arabanın tekeri patladığı için abime sarılıp "biz bu hallere düşecek insan mıydık?" diye agladigim, maraş'ta dünyanın en güzel dondurmasını (yaşar pastanesi-mado) bedavadan yedigi halde, izmir'de renkli dondurma görup havalara uctugum nankörlügümün, izmir fuarı nda hapishanedeki mahkumların yaptığı boncuklu çantayi ve dikiz aynasında duran 3 kuşlu üzerinde maşallah yazılı sarı kırmızı süsü aldığımız, ilk kez kordon'da öpüşen çiftleri görüp abimin gözlerimi kapatıp kendisinin ağzının suyunu akita akita baktığı yılın şarkısı. gerçekten ailecek sarhoş gibiydik. bir daha da o kadar mutlu olduk mu emin değilim.
hadi dinleyelim.
devamını gör...
üreter
iki adet bulunur. idrarı böbrekten idrara taşır.
devamını gör...
normal sözlük'ün sansürde rtük'ü sollaması
bunu bilerek geldiğiniz sözlüğü bu konuda eleştirmeniz çok komik. bir düzen oluşturulmaya, saygıyı üst seviyede tutmaya çalışılıyor ve sizin keyfinize uymadığı için bunun değiştirilmesini beklemeniz ne kadar doğru sizce?
devamını gör...
klaas-jan huntelaar diye bir ad varken murtaza olmak
coğrafya kaderdir. ne yapsın bizim murti o mu istedi sanki murtaza olmak.
devamını gör...
yazmak
"yazmak, mutsuzluktur. mutlu insan yazmaz."
devamını gör...
kendini kullandırdığını sonradan anlamak
chocolatewithmilk ukdesi.
bir iyi niyet ve bir başka hüzünlü hikaye sonudur.
tek teselli ise kendinden ödün vermemiş olmaktır, zira sen, kendini ve karakterinin gerekliliğini yerine getirmenin huzuruna sahipsindir.
bir iyi niyet ve bir başka hüzünlü hikaye sonudur.
tek teselli ise kendinden ödün vermemiş olmaktır, zira sen, kendini ve karakterinin gerekliliğini yerine getirmenin huzuruna sahipsindir.
devamını gör...
günün fıkrası
--- alıntı ---
bir fransız, bir alman ve bir türk müzede ‘adem ve havva cennet bahçesinde’ tablosuna bakıyorlarmış.
alman: “bedenlerinin kusursuzluğuna bakar mısınız? adem ile havva mutlaka alman olmalı” demiş.
fransız, alman’a karşı çıkmış: “havva ne kadar güzel, adem ne kadar yakışıklı. bu denli çekici olduklarına göre, hiç kuşkusuz fransız olmalılar.”
türk, tabloyu uzun uzun izledikten sonra kararını vermiş:
“bunlar kesin türk’tür. üstte yok, başta yok, elmadan başka yiyecek yok, ama hâlâ kendilerini cennette sanıyorlar.”
--- alıntı ---
bir fransız, bir alman ve bir türk müzede ‘adem ve havva cennet bahçesinde’ tablosuna bakıyorlarmış.
alman: “bedenlerinin kusursuzluğuna bakar mısınız? adem ile havva mutlaka alman olmalı” demiş.
fransız, alman’a karşı çıkmış: “havva ne kadar güzel, adem ne kadar yakışıklı. bu denli çekici olduklarına göre, hiç kuşkusuz fransız olmalılar.”
türk, tabloyu uzun uzun izledikten sonra kararını vermiş:
“bunlar kesin türk’tür. üstte yok, başta yok, elmadan başka yiyecek yok, ama hâlâ kendilerini cennette sanıyorlar.”
--- alıntı ---
devamını gör...
güneş (yazar)
profilini ilk gördüğümde çok etkilenmiştim. dedim ki doğru yerdeyim. bu yazar buradaysa burası doğru yerdir.
takip butonuna tıkladığım ilk yazardır belki de.
yazdıkları çok etkileyici. eğer ki onun tanımlarını okuyup içiniz parçalanmıyorsa, ruhunuz sıkışmıyorsa inanın dünyanın en şanslı insanı sizsiniz. havanın, suyun ve sevdiklerinizin kıymetini bilin. kaderinizde mutlu bir insan olarak doğmak, mutlu bir aileye sahip olmak yazılmıştır.
umarım yazdığı tanımların bize güzel günleri hatırlatacağı bir zaman gelir.
takip butonuna tıkladığım ilk yazardır belki de.
yazdıkları çok etkileyici. eğer ki onun tanımlarını okuyup içiniz parçalanmıyorsa, ruhunuz sıkışmıyorsa inanın dünyanın en şanslı insanı sizsiniz. havanın, suyun ve sevdiklerinizin kıymetini bilin. kaderinizde mutlu bir insan olarak doğmak, mutlu bir aileye sahip olmak yazılmıştır.
umarım yazdığı tanımların bize güzel günleri hatırlatacağı bir zaman gelir.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
sevgili anneciğim,
binlerce kez açıldım, binlerce kez kapandım yokluğunda
kocaman bir dağ lalesi gibi
ve kapkara göbeğini dünyaya fırlatacakmış gibi duran.şimdi mucizevi bir yerdeyim
muc’ın ucuz evinde
sanki mürekkebi rutubet olan bir kalem
duvarlara hep senin resmini çiziyor
di’li geçmiş zamanda birçok resim,
hep gülümsüyorsun...
didem madak
binlerce kez açıldım, binlerce kez kapandım yokluğunda
kocaman bir dağ lalesi gibi
ve kapkara göbeğini dünyaya fırlatacakmış gibi duran.şimdi mucizevi bir yerdeyim
muc’ın ucuz evinde
sanki mürekkebi rutubet olan bir kalem
duvarlara hep senin resmini çiziyor
di’li geçmiş zamanda birçok resim,
hep gülümsüyorsun...
didem madak
devamını gör...
17 mayıs 2021 esnaf destek paketi
3000 tl neyse de 5000 tl çok olmamış mı diye düşündüren paket.
harca harca bitmez, milletin eline bu kadar çok para vererek bu pandemi döneminde kudurtmaya ne gerek vardı sayın cumhurumun başı?
harca harca bitmez, milletin eline bu kadar çok para vererek bu pandemi döneminde kudurtmaya ne gerek vardı sayın cumhurumun başı?
devamını gör...
mahlassızım
ortak moderatör işine girdik biz bu yazar arkadaşla, aramızda anlaştık hazall'ın dörtte üçü ona ait, gerisi benim.
şaka maka da benim pay iyice azaldı bu ara? biraz da bana bıraksan mı acaba?*
şaka maka da benim pay iyice azaldı bu ara? biraz da bana bıraksan mı acaba?*
devamını gör...
en yakın arkadaşınızın adı
yaşadığım şehirde esse,
istanbul'da ve trabzon'da da çok sevdiğim arkadaşlarım var.
sözlükte de var.
çok insanseverim çok.
istanbul'da ve trabzon'da da çok sevdiğim arkadaşlarım var.
sözlükte de var.
çok insanseverim çok.
devamını gör...
iltifata verilecek cevaplar
bazen teşekkür ederim, bazen "o kadar da değil" derim, bazen de "o senin güzel görüşün/güzelliğin" falan derim. iltifatın edildiği bağlama göre değişir.
devamını gör...
szondi kişilik testi
macar asıllı psikiyatr dr leopold szondi tarafından hazırlanan, özünü "insanlar kendilerine benzeyene karşı bir çekim kuvveti hisseder" felsefesine dayandıran ve birtakım resimlere verdiğimiz tepkinin kişiliğimizdeki bastırılmış duyguları gösterdiğini söyleyen bir çeşit kişilik testi.
söylenene göre bu test 1930'lu yıllarda freud'un çalışmaları kadar ses getirmiştir.

••
yukarıda resmini verdiğim bu sekiz kişi birer akıl hastasıdır. insanın gizli kalmış yönlerini açıklayacak biçimde tasarlanmışlardır. şimdi bu fotoğrafa bakmanızı ve sizi en çok rahatsız eden kişiyi seçmenizi istiyorum. buna göre bastırılmış duygunuzun ne olduğunu göreceksiniz. *
--! spoiler !--
birinci resim: sadist.
- eğer bu resmi seçtiyseniz muhtemelen hayatınızın bir döneminde otoriteye kuvvetli bir biçimde maruz kaldınız demektir. kendinizde fark edebileceğiniz ilk dürtü "başa çıkma" dürtüsü olabilir. normal şartlarda sevecen ve zararsızsınız.
ikinci resim: epileptik.
- bu resmi seçtiyseniz epilepsi hastalarında görülen birtakım duygulara sahipsiniz demektir; aşırı ve ani öfke, asabilik ve aşırı tepki verme gibi. kendinizi ifade edebilmeniz sizin için önemli ve bu gerçekleştiğinde oldukça huzurlu, sakin birisiniz.
üçüncü resim: katatonik.
- bu resimdeki kişiden rahatsız olduysanız bir şekilde içinizdeki hiperaktif kişiyi susturmuşsunuz demektir. baskıya maruz kaldınız, bu nedenle bazı basma kalıp fikirleriniz oluştu. soğuk biri olarak görünürsünüz, kontrolü elde tutmaktan hoşlanırsınız.
dördüncü resim: şizofreni.
- bu resimdeki kişiye karşı bir çekim hissetmişseniz tutarsız düşüncelere, bozuk bir ruh haline ve yoğun hissedilen bir duygusuzluğa sahipsiniz demektir. çocukluğunuzun bir döneminde insanlardan uzaklaşma isteği göstermiş olmanız ihtimaldir. normal şartlarda sosyal biri olarak görünmek sizin için önemli.
beşinci resim: histerik.
- sizi asıl rahatsız eden kişi buysa muhtemelen onay alma ve ilgi çekme arzunuzu bastırmışsınız. içe dönük, alçakgönüllü biri olarak görünürsünüz. içinzde birilerinin dikkatini çekme arzusu var. ilgi görmek istemektesiniz. dış görünüşünüze oldukça kıymet veriyorsunuz.
altıncı resim: depresif.
- dışa dönük, rahat biri olarak tasvir edilirsiniz ancak kimsenin özgüven eksikliği problemi yaşadığınızdan haberi yoktur. içinizde suçluluk duymak gibi bir dürtü var. mutsuzluk başlıca duygunuz.
yedinci resim: manik.
- manik kişilerin göze çarpan özellikleri kendini yüceltme, kontolsüzce dışa dönüklük gibi özelliklerdir. bu resim sizi rahatsız ettiyse içinizdeki heyecana, duyguları uçlarda yaşamaya meyilli olan o insanı susturmuşsunuz demektir. dengeli, kaostan kaçan ve kontrollü bir yapınız var.
sekinci resim: çoklu kişilik bozukluğu.
- bu resimi seçmeniz çocukluğunuzda bir kişilik sorununu saklamış olduğunuzu gösterir. cinsiyetinize bağlı bir sorun yaşamış olmanız muhtemel.
erkekseniz kaba saba tavırlar sergileyebilir, kadınsanız sürekli kadınsı tavırlar sergileyebilirsiniz.
--! spoiler !--
tarafınızı seçin! *
edit: imla.
edit2: fotoğraf güncellemesi.
söylenene göre bu test 1930'lu yıllarda freud'un çalışmaları kadar ses getirmiştir.

••
yukarıda resmini verdiğim bu sekiz kişi birer akıl hastasıdır. insanın gizli kalmış yönlerini açıklayacak biçimde tasarlanmışlardır. şimdi bu fotoğrafa bakmanızı ve sizi en çok rahatsız eden kişiyi seçmenizi istiyorum. buna göre bastırılmış duygunuzun ne olduğunu göreceksiniz. *
--! spoiler !--
birinci resim: sadist.
- eğer bu resmi seçtiyseniz muhtemelen hayatınızın bir döneminde otoriteye kuvvetli bir biçimde maruz kaldınız demektir. kendinizde fark edebileceğiniz ilk dürtü "başa çıkma" dürtüsü olabilir. normal şartlarda sevecen ve zararsızsınız.
ikinci resim: epileptik.
- bu resmi seçtiyseniz epilepsi hastalarında görülen birtakım duygulara sahipsiniz demektir; aşırı ve ani öfke, asabilik ve aşırı tepki verme gibi. kendinizi ifade edebilmeniz sizin için önemli ve bu gerçekleştiğinde oldukça huzurlu, sakin birisiniz.
üçüncü resim: katatonik.
- bu resimdeki kişiden rahatsız olduysanız bir şekilde içinizdeki hiperaktif kişiyi susturmuşsunuz demektir. baskıya maruz kaldınız, bu nedenle bazı basma kalıp fikirleriniz oluştu. soğuk biri olarak görünürsünüz, kontrolü elde tutmaktan hoşlanırsınız.
dördüncü resim: şizofreni.
- bu resimdeki kişiye karşı bir çekim hissetmişseniz tutarsız düşüncelere, bozuk bir ruh haline ve yoğun hissedilen bir duygusuzluğa sahipsiniz demektir. çocukluğunuzun bir döneminde insanlardan uzaklaşma isteği göstermiş olmanız ihtimaldir. normal şartlarda sosyal biri olarak görünmek sizin için önemli.
beşinci resim: histerik.
- sizi asıl rahatsız eden kişi buysa muhtemelen onay alma ve ilgi çekme arzunuzu bastırmışsınız. içe dönük, alçakgönüllü biri olarak görünürsünüz. içinzde birilerinin dikkatini çekme arzusu var. ilgi görmek istemektesiniz. dış görünüşünüze oldukça kıymet veriyorsunuz.
altıncı resim: depresif.
- dışa dönük, rahat biri olarak tasvir edilirsiniz ancak kimsenin özgüven eksikliği problemi yaşadığınızdan haberi yoktur. içinizde suçluluk duymak gibi bir dürtü var. mutsuzluk başlıca duygunuz.
yedinci resim: manik.
- manik kişilerin göze çarpan özellikleri kendini yüceltme, kontolsüzce dışa dönüklük gibi özelliklerdir. bu resim sizi rahatsız ettiyse içinizdeki heyecana, duyguları uçlarda yaşamaya meyilli olan o insanı susturmuşsunuz demektir. dengeli, kaostan kaçan ve kontrollü bir yapınız var.
sekinci resim: çoklu kişilik bozukluğu.
- bu resimi seçmeniz çocukluğunuzda bir kişilik sorununu saklamış olduğunuzu gösterir. cinsiyetinize bağlı bir sorun yaşamış olmanız muhtemel.
erkekseniz kaba saba tavırlar sergileyebilir, kadınsanız sürekli kadınsı tavırlar sergileyebilirsiniz.
--! spoiler !--
tarafınızı seçin! *
edit: imla.
edit2: fotoğraf güncellemesi.
devamını gör...
gözün kenarını öpmek vs dudak kenarını öpmek
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
hem boşa değildi "durma, göğe bakalım!" haykırışları uyar'ın. zira, gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çabuk kirlenir. özdemir asaf
1-
2-
1-

2-
devamını gör...
kingdom come
1987'de almanya'da kurulan ve heavy metal, hardrock, glam türlerde müzikler yapan bir rock grubu. zaten bilirsiniz almanlar bu işte iyidir. klasik amerikan metalinden iyi en azından gümbüdü gümbüdü giden bir akış yok gayet melodik. sevdiğim türden müzikler dinlettiriyor bana.
88'de grupla aynı adı taşıyan albümleri , bugüne kadar uluslararası platformlarda en popüler ve en hasılatlı albümleri. bu albümde "get it on" şarkıları hit yapmış ona da bakabilirsiniz ama ben başka bir şarkı sunacağım tanımda sizlere.
grup bir dönem 88'north american monsters of rock tour'a katılmış. o dönem dokken, metallica, scorpions , van halen ile çalmışlar. 89'da kısa süren bir dağılma süreci de yaşamışlar ama geri toplanmışlar.
90'daki toplanmada , geleceğin poison grubunda çalacak olan blues saraceno'da var.
grup 2016'da yeniden dağılıp, 2018'de ilk kurucu üyelerle orjinal kadroyu toparlayıp grubun adını verdikleri ilk albümleriyle 30. yıl şerefine 2019'da turne planlamışlar. o da son olmuş. artık çalmıyorlar. 2021'de bir röportajda grup başka bir adla belki çalışma yapabilir demişler. şimdilik bir ses yok gibi.
gelelim sarkıya.
24 nisan 1989'da polydor etiketiyle yayınladıkları ikinci albümleri olan "in your face" albümünün bana göre en iyisidir.
"the wind"
bu albümün şöyle de bir olayı var. albümü desteklemek için , gelecekte hit olacak olan iki tane tekli şarkı daha yayınlıyorlar ve wasp ile beraber ingiltere turnesi ayarlıyorlar. ama tam bu dönem grup ayrılıyor turne öncesi. garip olan gitarist chris holmes'de wasp'ı aynı haftalarda terkedince wasp'ta bu turneye gidemiyor.
3. tekli olan stargazer 'de turne öncesi hazır, kayıtlar bitmiş, ama resmi olarak yayınlanamıyor. belki bu olumsuzluklar olmasa grup daha kalıcı, daha sağlam işler çıkarabilirmiş.
the wind...
dinleyelim.
buradan
88'de grupla aynı adı taşıyan albümleri , bugüne kadar uluslararası platformlarda en popüler ve en hasılatlı albümleri. bu albümde "get it on" şarkıları hit yapmış ona da bakabilirsiniz ama ben başka bir şarkı sunacağım tanımda sizlere.
grup bir dönem 88'north american monsters of rock tour'a katılmış. o dönem dokken, metallica, scorpions , van halen ile çalmışlar. 89'da kısa süren bir dağılma süreci de yaşamışlar ama geri toplanmışlar.
90'daki toplanmada , geleceğin poison grubunda çalacak olan blues saraceno'da var.
grup 2016'da yeniden dağılıp, 2018'de ilk kurucu üyelerle orjinal kadroyu toparlayıp grubun adını verdikleri ilk albümleriyle 30. yıl şerefine 2019'da turne planlamışlar. o da son olmuş. artık çalmıyorlar. 2021'de bir röportajda grup başka bir adla belki çalışma yapabilir demişler. şimdilik bir ses yok gibi.
gelelim sarkıya.
24 nisan 1989'da polydor etiketiyle yayınladıkları ikinci albümleri olan "in your face" albümünün bana göre en iyisidir.
"the wind"
bu albümün şöyle de bir olayı var. albümü desteklemek için , gelecekte hit olacak olan iki tane tekli şarkı daha yayınlıyorlar ve wasp ile beraber ingiltere turnesi ayarlıyorlar. ama tam bu dönem grup ayrılıyor turne öncesi. garip olan gitarist chris holmes'de wasp'ı aynı haftalarda terkedince wasp'ta bu turneye gidemiyor.
3. tekli olan stargazer 'de turne öncesi hazır, kayıtlar bitmiş, ama resmi olarak yayınlanamıyor. belki bu olumsuzluklar olmasa grup daha kalıcı, daha sağlam işler çıkarabilirmiş.
the wind...
dinleyelim.
buradan
devamını gör...
