ecinniler
hayatım boyunca okuduğum en sarsıcı kitaplardan birisidir.
ecinniler, fyodor mihayloviç dostoyevski'nin 1872 yılında yazdığı siyasi psikolojik romandır yani kısaca mükemmel bir dostoyevski eseridir.
900 sayfalık bir kitap başlarda insanı korkutuyor ama hikayenin içine girdikten sonra hiç bitmesin istiyorsunuz.
rus klasiklerinde bulunan uzun isimler bu kitapta da karşımıza çıkıyor o yüzden not tutarak okumak hem kolay hem keyifli olacaktır.
dostoyevski ecinnilerde sosyalizm, nihilizm gibi aşırılıkçı ideolojilerin toplumsal yapıya nasıl zarar verdiğini sarsıcı bir şekilde anlatıyor.
tabi her romanında olduğu gibi sosyolojik bir bakış ve karakterlerin psikolojik analizleri çok yerinde okurken hem şaşırıp hem keyif alıyorsunuz.
ayrıca bu kitabın ortaya çıkışı son derece ilginçtir.
dostoyevski büyük bir günahkarın hayatı adlı kitabıyla uğraşırken rusya'da bir olay yaşanır ve bu olay dostoyevski'yi çok etkiler.
rusya'daki nihilist gruplarından birinin başında bulunan sergey neçayev, kendi grubundan biri tarafından hiçbir yerden emir almaksızın ekibini kendi düşüncelerine göre yönettiği konusunda bir iddia ile itham edilir. bunun karşısında neçayev bu suçlamanın sahibini öldürterek bir havuza attırır.
bu olayı duyan dostoyevski protesto etmek amacıyla bu ölümsüz eseri yazmaya başlar.
kitapta bulunan her karakter çok özel ve mükemmel yaratılmış ama üç karakter var ki bambaşka bir düzeydedir.
nikolay vsevolodoviç stavrogin
ivan şatov
aleksey niliç kirilov
bu üç karakter inanılmaz yaratılmış karakterlerdir kitabın bu kadar büyük bir eser olmasında en büyük pay bence bu üç karakterdir.
kesinlikle okunması okurken düşünülmesi gereken sarsıcı bir dostoyevski eseri.
yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan.
insanoğlu kendini öldürmeden yaşayabilmek için icat etti tanrıyı ve günümüze dek tüm insanlık tarihi bundan ibarettir.
ecinniler, fyodor mihayloviç dostoyevski'nin 1872 yılında yazdığı siyasi psikolojik romandır yani kısaca mükemmel bir dostoyevski eseridir.
900 sayfalık bir kitap başlarda insanı korkutuyor ama hikayenin içine girdikten sonra hiç bitmesin istiyorsunuz.
rus klasiklerinde bulunan uzun isimler bu kitapta da karşımıza çıkıyor o yüzden not tutarak okumak hem kolay hem keyifli olacaktır.
dostoyevski ecinnilerde sosyalizm, nihilizm gibi aşırılıkçı ideolojilerin toplumsal yapıya nasıl zarar verdiğini sarsıcı bir şekilde anlatıyor.
tabi her romanında olduğu gibi sosyolojik bir bakış ve karakterlerin psikolojik analizleri çok yerinde okurken hem şaşırıp hem keyif alıyorsunuz.
ayrıca bu kitabın ortaya çıkışı son derece ilginçtir.
dostoyevski büyük bir günahkarın hayatı adlı kitabıyla uğraşırken rusya'da bir olay yaşanır ve bu olay dostoyevski'yi çok etkiler.
rusya'daki nihilist gruplarından birinin başında bulunan sergey neçayev, kendi grubundan biri tarafından hiçbir yerden emir almaksızın ekibini kendi düşüncelerine göre yönettiği konusunda bir iddia ile itham edilir. bunun karşısında neçayev bu suçlamanın sahibini öldürterek bir havuza attırır.
bu olayı duyan dostoyevski protesto etmek amacıyla bu ölümsüz eseri yazmaya başlar.
kitapta bulunan her karakter çok özel ve mükemmel yaratılmış ama üç karakter var ki bambaşka bir düzeydedir.
nikolay vsevolodoviç stavrogin
ivan şatov
aleksey niliç kirilov
bu üç karakter inanılmaz yaratılmış karakterlerdir kitabın bu kadar büyük bir eser olmasında en büyük pay bence bu üç karakterdir.
kesinlikle okunması okurken düşünülmesi gereken sarsıcı bir dostoyevski eseri.
yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan.
insanoğlu kendini öldürmeden yaşayabilmek için icat etti tanrıyı ve günümüze dek tüm insanlık tarihi bundan ibarettir.
devamını gör...
imam hatipler bütün dünya için model okullardır
bir ımam hatipli olarak sin-kaflı şeyler gelse de dilime demiyorum. oysa kocaman bir 'hadi oradan' desem öfkem geçer gibi ama diyemiyorum.
devamını gör...
geceye enstrümantal bir parça bırak
philippe sarde-martini dry.
devamını gör...
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
devamını gör...
mustafa kemal atatürk
bazı arkadaşların yoksulluk içinde bu büyük dâvanın başarılamayacağını zannederek, memleketlerine dönmek arzusunda olduklarını duydum.
arkadaşlar!
ben sizleri bu millî dâvaya silâh zoruyla davet etmedim, görüyorsunuz ki sizi burada tutmak için de silâhım yoktur. dilediğiniz gibi memleketlerinize dönebilirsiniz.
fakat şunu biliniz ki; bütün arkadaşlarım beni yalnız bırakıp gitseler, ben bu meclis-i âli'de tek başıma kalsam da, mücadeleye ahdettim. düşman adım adım her tarafı işgal ederek ankara'ya kadar gelecek olursa, ben bir elime silahımı, bir elime de türk bayrağını alıp elma dağı'na çıkacağım. burada tek başıma son kurşunuma kadar düşmanla çarpışacağım. sonra da bu mukaddes bayrağı göğsüme sarıp şehit olacağım. bu bayrak kanımı sindire sindire emerken, ben de milletim uğruna hayata veda edeceğim.
huzurunuzda buna and içiyorum.
(1920-birinci büyük millet meclisi'nin gizli celsesinde)
tanım: hayatı boyunca bir kez bile umutsuzluğa düşmeyen ölümsüz liderimiz. bir kez bile..
arkadaşlar!
ben sizleri bu millî dâvaya silâh zoruyla davet etmedim, görüyorsunuz ki sizi burada tutmak için de silâhım yoktur. dilediğiniz gibi memleketlerinize dönebilirsiniz.
fakat şunu biliniz ki; bütün arkadaşlarım beni yalnız bırakıp gitseler, ben bu meclis-i âli'de tek başıma kalsam da, mücadeleye ahdettim. düşman adım adım her tarafı işgal ederek ankara'ya kadar gelecek olursa, ben bir elime silahımı, bir elime de türk bayrağını alıp elma dağı'na çıkacağım. burada tek başıma son kurşunuma kadar düşmanla çarpışacağım. sonra da bu mukaddes bayrağı göğsüme sarıp şehit olacağım. bu bayrak kanımı sindire sindire emerken, ben de milletim uğruna hayata veda edeceğim.
huzurunuzda buna and içiyorum.
(1920-birinci büyük millet meclisi'nin gizli celsesinde)
tanım: hayatı boyunca bir kez bile umutsuzluğa düşmeyen ölümsüz liderimiz. bir kez bile..
devamını gör...
golden ticket
charlie’nin çikolata fabrikası'nda willy wonka'nın sınırlı sayıda ürettiği ve bulunduğu taktirde çikolata fabrikasına girmeye, fabrikanın vârisi olmaya hak kazandıran bilet. sadece 5 tane mevcut. 4 çocuk, zengin ailesi sayesinde yüzlerce çikolata satın alarak golden ticket'ı elde etmesine rağmen son bileti charlie isminde bir çocuk, sadece sonuna kadar içinde hiç sönmeyen umudunu barındırarak bulmuştur.
umarım hepimiz bir gün charlie gibi kendi golden ticket'ımızı bulabiliriz.
umarım hepimiz bir gün charlie gibi kendi golden ticket'ımızı bulabiliriz.
devamını gör...
antidepresan gülümsemesi
"böyle gitme n'olur, biraz yanımda otur, diyemedim, başımı yaslasaydım omzuna, ağlasaydım, öpüp koklasaydım, yapamadım, utandım.'' sözleriyle insanda pişmanlık hissi uyandıran şarkıdır.
devamını gör...
evet
her tanımının sonunu bu ifadeyle bitiren arkadaşımıza armağan ettiğim başlıktır. evet.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
kapat gözlerini, fazla uzağa gitmem...
iyi geceler dostlarım, iyi geceler.
devamını gör...
nickaltı girilsin diye mesaj alımını kapatan yazar
denedim, gerçekten işe yarıyor. şaka şaka, hemen inanmayın. nickaltı tehlikeli bir başlık, kimin ne yazacağını bilemezsiniz. her okur güzel okumaz. yani sizi anlayan kadar anlamayan yazar da vardır. o nedenle sert eleştiriler alabilirsiniz. bir tanesi bana çok fotoğraf paylaştığım için burası ınstagram mı peze....k demişti. okusa, fotoğraftan çok tanımın olduğunu görecek. ben saygısızlık yapmadan cevap verdim. bazılarının iç dünyası çok farklı. kendi gibi olmayanları öcü olarak görüyorlar.
ne çok anlattım ya, neyse rahat olun. sallamayın her konuşanı....
ne çok anlattım ya, neyse rahat olun. sallamayın her konuşanı....
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
erkek kelebekler egzantirik kokular yayarak dişileri etkilemeye çalışır. ekzantirik kokular için minerallere ihtiyaçları vardır. mineraller toprakta bulunur. mineraller çözmenin en iyi yolu ise sudur.
bu subaşında gördüğünüz tüm kelebekler rakiplerineden daha fazla mineral alıp dişi kapmaya çalışan erkek kelebeklerdir. en çok minareli alan dişiyi kapar:))
bu subaşında gördüğünüz tüm kelebekler rakiplerineden daha fazla mineral alıp dişi kapmaya çalışan erkek kelebeklerdir. en çok minareli alan dişiyi kapar:))

devamını gör...
evdekilere küsüp kızınca yapılanlar
yemeğe oturmamak. odada çürümek.
devamını gör...
orhan kemal
asıl ismi mehmet reşit öğütçü olan yazarımız askerliği esnasında yazmış olduğu şiirler yüzünden komünizm propagandası yaptığı öne sürülerek 5 yıl hapse mahkum edilmiştir. bu süreç içerisinde 3 cezaevi değiştirmiş ve bursa cezaevinde nazım hikmet ran ile tanışınca yazarlığının dönüm noktasını yaşamıştır.
gelin dönüm noktası nasıl yaşanmış biraz ona bakalım:
bir gün koğuştakiler nazım hikmet'e orhan kemal'in şiirlerinden bahsediyor. nazım hikmet, ''okuyun, dinleyelim.'' diyor. orhan kemal utanıp sıkılarak da olsa okumaya başlıyor ve daha ilk dizeden nazım hikmet söylenilenlere göre ''yeter kardeşim yeter..'' diyerek bir diğer şiire geçmesini istiyor. bir başka şiir okunurken nazım hikmet'in dudaklarından çıkan söz ''berbat...'' oluyor. tabii nazım hikmet, orhan kemal'i böyle bırakmıyor, birçok konuda ona öncülük edip yardımda bulunuyor ve orhan kemal o severek okuduğumuz, edebiyatımızda çok başka yeri olan romanlarını yazmaya başlıyor, yani romana yöneliyor.
eğer nazım hikmetle yolları kesişmeseydi ne olurdu acaba... şiir yazmak için büyük bir uğraş verip beğenmediği için sıkılıp bırakır mıydı dersiniz yazma macerasını? yoksa ne olursa olsun pes etmeyip bir şekilde roman türüne giriş yapıp o çok önemli eserlerini bizlerle yine buluşturur muydu? yolları kesişmeseydi diye düşünmek yersiz aslında, sonuçta kesişmiş ve orhan kemal edebiyatımıza büyük katkıları olan ve orada çok özel bir yere sahip olan bir yazar haline gelmiş.
gelin dönüm noktası nasıl yaşanmış biraz ona bakalım:
bir gün koğuştakiler nazım hikmet'e orhan kemal'in şiirlerinden bahsediyor. nazım hikmet, ''okuyun, dinleyelim.'' diyor. orhan kemal utanıp sıkılarak da olsa okumaya başlıyor ve daha ilk dizeden nazım hikmet söylenilenlere göre ''yeter kardeşim yeter..'' diyerek bir diğer şiire geçmesini istiyor. bir başka şiir okunurken nazım hikmet'in dudaklarından çıkan söz ''berbat...'' oluyor. tabii nazım hikmet, orhan kemal'i böyle bırakmıyor, birçok konuda ona öncülük edip yardımda bulunuyor ve orhan kemal o severek okuduğumuz, edebiyatımızda çok başka yeri olan romanlarını yazmaya başlıyor, yani romana yöneliyor.
eğer nazım hikmetle yolları kesişmeseydi ne olurdu acaba... şiir yazmak için büyük bir uğraş verip beğenmediği için sıkılıp bırakır mıydı dersiniz yazma macerasını? yoksa ne olursa olsun pes etmeyip bir şekilde roman türüne giriş yapıp o çok önemli eserlerini bizlerle yine buluşturur muydu? yolları kesişmeseydi diye düşünmek yersiz aslında, sonuçta kesişmiş ve orhan kemal edebiyatımıza büyük katkıları olan ve orada çok özel bir yere sahip olan bir yazar haline gelmiş.
devamını gör...
her entry'i beğenen yazarın amacı
umarım okuyarak beğeniyordur dediğim yazarlardır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en gıcık huyları
ben de bir ıslık huyu var kendimi tutmaya çalışsam bile tutamıyorum.
babam, kardeşlerim, annem, eşim hatta bazen iş arkadaşlarım çalma diyorlar elimde değil farkında olmadan kendimi ıslık çalarken buluyorum.
galiba ben de bir sorun var kafamdaki deliyi böyle mi susturuyorum acaba.
gerçekten farkında olmadan çalıyorum özellikle o gün dilime dolanan bir şarkı olursa bittim demektir.
babam, kardeşlerim, annem, eşim hatta bazen iş arkadaşlarım çalma diyorlar elimde değil farkında olmadan kendimi ıslık çalarken buluyorum.
galiba ben de bir sorun var kafamdaki deliyi böyle mi susturuyorum acaba.
gerçekten farkında olmadan çalıyorum özellikle o gün dilime dolanan bir şarkı olursa bittim demektir.
devamını gör...
hayal dünyasında yaşamak
şu sıralar gerçeğini yaşadım da hayali kaldı diyorum. baktım olmuyor, küstüm bende.
devamını gör...
yazarların 23 nisan hatıraları
2019 senesinde çanakkaleye abimin yanına gitmiştim. 22 nisan gecesi oradaydım. ertesi gün kilitbahir’e tabyaları ziyarete giderken eski kordonda bir sürü insan 23 nisanı kutluyordu. çok hüzünlü ama çok coşkulu bir andı. sonrasında tabyaları ziyaret edip tarihten, şehitlerden konuştuk. bize bu güzel vatanı bıraktığınız için teşekkür ederiz, bizim için savaştığınız için teşekkür ederiz. yadigarınıza sahip çıkmaya çalışıyoruz.
devamını gör...
nazik erkeklerin eş cinsel zannedilmesi
konuşurken tonlamalar yapmam ve türkçeyi güzel kullanmamdan ötürü sık sık karşılaştığım durum. ne var yani barzo mu olalım sözlük? diyerek sözlükteki ilk gönderimi aslında takmadığım ama demek ki içimde dert olmuş bu sorunu dile getirerek atıyorum.
devamını gör...