bir kadına en çok yakışan aksesuar
devamını gör...
fakat müzeyyen bu derin bir tutku
“ama bunu büyükler oynar, canımın içi,” diyecektim. “ve üç kişiyle oynanır. dördüncü katılırsa oyun değişir ve ikili takımlar halinde oynanır. sonra, ‘ikililerden birine, üçüncü biri katılır ve böylece bazıları anlar ki, asıl olan birdir ve bir esastır. fakat nedense bir’i yarım sayar ve iki yaparak tamamlamaya çalışırlar. iki lanet bir sayıdır, kendine yetmez, hep üçe koşar ve sonra sil baştan.”
ilhami algör'ün okuduğum ilk ve çok özel kitabı. tamamen soyutlukta kalmış, bir türlü duyularıma ulaşamamış gibi hissettim okurken. doğrusu girişte edebi yönünü basit* bulacağım ve sıkılacağım bir eser sanmıştım ama hemen ardından son sayfaya kadar keyifle aktı.
devamını gör...
mesaj atsam ayıp olur mu düşüncesi
ayıp olır mu diye değil, selam verdim diye linç yiyip savcılığa verilip bide twitterda ifşa edilirim diye korkuyorum.
devamını gör...
sürekli ayrılıp barışan çiftin arkadaşı olma mağduriyeti
böyle bir çiftin arkadaşı olmak; ilişkilerinin aşkını onlar, ızdırabını ise sizin çekeceğinize işaret eder.
araları iyiyken selam bile vermeyen çiftimiz bozuşur bozuşmaz aşklarının ızdırabını sizin üstünüze kusarlar. her taraf yapış yapış salya sümük gözyaşı olur.
"madem ki anlaşamıyorsunuz hatta ayrılmışsınız önünüze bakın." dersiniz.
bir de bakarsınız ki bu kanser çift yine nüksetmiş ve barışmışlar. öğkkkk!!!
onlara grup vitamin seviyoraa şarkısını hediye ederken allah tepenizden baksın diyorum.
usandım
yetti be!!!
araları iyiyken selam bile vermeyen çiftimiz bozuşur bozuşmaz aşklarının ızdırabını sizin üstünüze kusarlar. her taraf yapış yapış salya sümük gözyaşı olur.
"madem ki anlaşamıyorsunuz hatta ayrılmışsınız önünüze bakın." dersiniz.
bir de bakarsınız ki bu kanser çift yine nüksetmiş ve barışmışlar. öğkkkk!!!
onlara grup vitamin seviyoraa şarkısını hediye ederken allah tepenizden baksın diyorum.
usandım
yetti be!!!
devamını gör...
seyyal taner
türkiye'nin tina turner'ıdır.
annem 64 doğumlu, der ki, "törnır gibiydi, dansları, sahnesi, hayran olurdu herkes, çok güzel kadındı."
hakikaten de, çok güzel kadınmış vaktinde, halen güzeldir, sahne şovu da o dönemler için fevk seviyede, şansı ya da bağlantısı yoktu sanırım. hani ajda filan , yanında figüran kalır. zaten hiç sevmem onu, allah'ın plastiği...
annem 64 doğumlu, der ki, "törnır gibiydi, dansları, sahnesi, hayran olurdu herkes, çok güzel kadındı."
hakikaten de, çok güzel kadınmış vaktinde, halen güzeldir, sahne şovu da o dönemler için fevk seviyede, şansı ya da bağlantısı yoktu sanırım. hani ajda filan , yanında figüran kalır. zaten hiç sevmem onu, allah'ın plastiği...
devamını gör...
normal sözlük
evet, yine insanların ne kadar sığ olduğunu görüyorum. tekrar tekrar anlatılmasına rağmen konunun bir insana eksi oy vermek olduğunu, beğenilmeyen bir görüşe "senin görüşünü beğenmiyorum" demek olduğunu zannedenler var.
biraz uzun bir yazı olabilir, sırayla gidelim.
- bugün, hollywood'da bir film çekerken sjw rüzgarı (normalde başka bir ismi var da ben rüzgar diyeyim) karşısında olan herhangi bir sahneyi filminize koyamıyorsunuz, herhangi bir şaka yapamıyorsunuz. bunun sebebi bu kitlenin çoğunluğu oluşturması ve maddi kaygılardan dolayı çoğunluğun kaybedilmemesinin istenmesi.
- bugün, internette bir galatasaray taraftarı iseniz, fatih terim aleyhine konuşamıyorsunuz. fatih terim'in başarısızlığı üzerine, böyle bir şey gerçekten olsa dahi konuşamıyorsunuz. ama övgü dolu bir yazı yazdığınız anda popüler olup bir anda en ön sıralara çıkıyorsunuz. görüşlerinizi belirtemiyorsunuz demiyorum, yanlışlık olmasın, zaten sorun da burada. görüşlerinizi belirtebiliyor ama belirttiğiniz görüş üzerinden şiddetli bir baskıya maruz kalıyorsunuz. fatih hocayı sevdiğimi, konunun ondan çok onun etrafındaki ve adının etrafındaki oluşumlardan kaynaklı olduğunu belirtmek isterim.
- bugün, amerika birleşik devletleri'nin kendi medyası ile çok şiddetli bir şekilde desteklediği ukrayna aleyhine bir medya ortalığa koyamıyorsunuz. amerika birleşik devletleri, ukrayna'yı çok sevdiği için değil, çıkarları uğruna, rusya aleyhine bir durum oluştuğu için ukrayna'yı destekliyor. bugün ukrayna lehine bütün propagandalar, bütün medyalar ortalığa hemen dökülürken- rusya lehine bile değil bakın- ukrayna'nın yanlış yaptığı bir ayrıntı ile ilgili bir medya ortalığa sürüldüğü anda ne olduğuna bakılmaksızın çok şiddetli bir biçimde konumuzun özeline çağrışım yapmak için böyle söylüyorum dünya kamuoyu tarafından eksi oylanıyor. bütün bu ortamda tarafsız bir olduğu belli olan herhangi bir medya, herhangi bir yazı eğer bu durum bilmeden dahi rusya lehine bir durum oluşturuyorsa ortalıktan kaldırılıyor ya da baskı ile sindiriliyor. savaşta ukrayna tarafında olduğumu zaten söyledim hep, ancak burada bir realiteden bahsediyorum. konu işgalin savunması vs. değil.
yazı devam edecek.
- bugün, kadına şiddet uygulamamasına rağmen feminist grupların olayları yanlış anlamasıyla ve mağdur olduğunu iddia eden kadının bu feminist grupları manipüle etmesi dolayısıyla baskı gören, psikolojik şiddet gören erkekler var. dışarıda gerçek kadın düşmanı ve kadına şiddet uygulayan erkekler cezasız kalmışken olmayan durumlarda da mağdur edilen erkekler var.
- amerika birleşik devletleri'nde, siyahiler tarafından zorbalığa maruz kalan, fakat siyahilerin 'mağduriyet' kalıbını bir silaha dönüştürüp terör estirmesi dolayısıyla bu zorbalığa ses çıkaramayan beyazlar var.
- türkiye cumhuriyeti tarihinde, azınlık oldukları için toplumun en alt tabakası olarak görülen, laik ya da muhafazakar gibi iki güçlü kitleden birisi olarka görülmeyen ve türkiye'de nüfusları yaklaşık 4 bin 5 bin civarında olan insan toplulukları var. bu insanlar tecavüze, saldırıya, gaspa vb. durumlara uğradıklarında haklarını savunamıyorlar çünkü örgütlenmiş şekilde bunları savunacak, bunları savunmaları üzerinden popülerlik oluşturamayacakları için kimsesiz kalan topluluklar, azınlıklar var. normal sözlük'te 1 takipçili olup, bir konuda çok zekice argüman üreterek 400 takipçili bir yazarı köşeye sıkıştırabilecek ancak hiçbir şekilde sesini duyuramayan ve bütün o takipçiler tarafından 'psikolojik anlamda' baskıya uğrayacak olan yazarlar olacak.
- özgür platform olmak, bir muhafazakarın ateizme, bir ateistin islamiyet'e yapabileceği eleştiri ile olur. sözü söyleyen muhafazakarın takipçi sayısı dolayısıyla desteklenmesi, sözü söyleyen ateistin de takipçi sayısı ile doğru orantılı desteklenmesi ile değil, söylediklerinin bir mantık çerçevesinde kalıba oturup oturmaması ile olur.
bugün, birçok arkadaşın hoşuna gitmeyen şeyler söyleyen bir yazar olarak örneğin madalya konusunda sürekli sessiz kaldım. her seferinde sözlüğün dezavantajları hakkında susma hakkımı kullandım. bakın, herhangi bir madalyalı arkadaşı seçin, buna ben de dahil! sözde madalyalı birçok tanım, internetten çalıntı, internetteki yazıların kopyası olan tanımlar. benim denk geldiğim birçok yazarın madalyalı olduğu iddia edilen tanımları ya ımdb ya wikipedia ya da internette görülen yazıların kopyala-yapıştır halleri. sözlükte hem öne çıkan tanım, hem de madalyalı tanım özelliği harika olmasına- ki özellikle öne çıkan tanım özelliği muhteşem bir özellik- rağmen bu özellikleri kötüye kullanan ve takipçi arttırmaya çalışan yazarlar var.
aynı şekilde eksi oy özelliğini de benim gibi hiçbir şekilde kullanmayacak kişiler olmasına rağmen, daha da kalabalık oranda bu özelliği manipülasyon, karşı tarafı baskı altına alma, insanları psikolojik anlamda şiddet altında bırakma gibi amaçlar ile kullanacak binlerce kişi olacak.
bakın size tekrar durumu anlatıyorum yazıyı bitirirken.
ekşi sözlük ya da normal sözlük'te recep tayyip erdoğan başlığına girin. recep tayyip erdoğan ile ilgili tek bir tane bile olumlu olup ta "evet gerçekten böyle bir şey var" dedirtecek yazı ya bulamazsınız ya da otosansür, çoğunluk olanların uyguladıkları sansür(eksi oy vs.) sebebiyle bu yazıların gerekli ilgiyi görmediklerini fark edeceksiniz.
dikkat ederseniz özellikle yukarıda birçok konuda ben ve benim gibilerin muhalif davrandıkları konulardan örnek verdim ki empati yapalım.
eksi oy, tıpkı madalyalı tanım ve öne çıkan tanım gibi fevkalade bir özellik iken tamamen kötü amaçla kullanılan bir silaha dönüşecek. bunun yapılmışı-yaşanmışı gerek ekşi sözlük, gerek te birçok mecrada var.
normal sözlük'te, 500 takipçisi olup bütün bu takipçilerini sadece ama sadece yazdıkları, metinlerinin içerikleri dolayısıyla kazananlar zaten, bu özelliği kullanıp insanlarla polemiğe girerek zorbalık uğruna kullanmayacaklardır. ancak bütün amacı sözlükte popülerlik olan ve manipülasyon ile sözlüğün farkında olunmasa, iyi bir insan zannedilse bile seviyesizliği ile terör estiren kişiler bu özelliği insanları aşağılamak ve zorbalık için kullanacaklardır.
ben taslaklarda çok girdi biriktiren birisiyim. alelade yazdığım yorumlar dışında bir de uzun metinler var. eksi oy destekçisi, sözlükte sadece goygoy kovalayan insanlar ile benim aramda bir fark var. ben sözlükte çoğunluğu oluşturup yazdığım metinlerin karşısında duracak kişilerle muhatap olmak zorunda değilim. ben o kişiyi bir daha görmeyebilirim ancak benim o kişiyi engellemem bir başkasına yapacaklarını engellemez.
sadece para, popülerlik amacında iseniz sorun yok. kalite için bu tip şeylerin üzerinde düşünülmesi gerekir.
biraz uzun bir yazı olabilir, sırayla gidelim.
- bugün, hollywood'da bir film çekerken sjw rüzgarı (normalde başka bir ismi var da ben rüzgar diyeyim) karşısında olan herhangi bir sahneyi filminize koyamıyorsunuz, herhangi bir şaka yapamıyorsunuz. bunun sebebi bu kitlenin çoğunluğu oluşturması ve maddi kaygılardan dolayı çoğunluğun kaybedilmemesinin istenmesi.
- bugün, internette bir galatasaray taraftarı iseniz, fatih terim aleyhine konuşamıyorsunuz. fatih terim'in başarısızlığı üzerine, böyle bir şey gerçekten olsa dahi konuşamıyorsunuz. ama övgü dolu bir yazı yazdığınız anda popüler olup bir anda en ön sıralara çıkıyorsunuz. görüşlerinizi belirtemiyorsunuz demiyorum, yanlışlık olmasın, zaten sorun da burada. görüşlerinizi belirtebiliyor ama belirttiğiniz görüş üzerinden şiddetli bir baskıya maruz kalıyorsunuz. fatih hocayı sevdiğimi, konunun ondan çok onun etrafındaki ve adının etrafındaki oluşumlardan kaynaklı olduğunu belirtmek isterim.
- bugün, amerika birleşik devletleri'nin kendi medyası ile çok şiddetli bir şekilde desteklediği ukrayna aleyhine bir medya ortalığa koyamıyorsunuz. amerika birleşik devletleri, ukrayna'yı çok sevdiği için değil, çıkarları uğruna, rusya aleyhine bir durum oluştuğu için ukrayna'yı destekliyor. bugün ukrayna lehine bütün propagandalar, bütün medyalar ortalığa hemen dökülürken- rusya lehine bile değil bakın- ukrayna'nın yanlış yaptığı bir ayrıntı ile ilgili bir medya ortalığa sürüldüğü anda ne olduğuna bakılmaksızın çok şiddetli bir biçimde konumuzun özeline çağrışım yapmak için böyle söylüyorum dünya kamuoyu tarafından eksi oylanıyor. bütün bu ortamda tarafsız bir olduğu belli olan herhangi bir medya, herhangi bir yazı eğer bu durum bilmeden dahi rusya lehine bir durum oluşturuyorsa ortalıktan kaldırılıyor ya da baskı ile sindiriliyor. savaşta ukrayna tarafında olduğumu zaten söyledim hep, ancak burada bir realiteden bahsediyorum. konu işgalin savunması vs. değil.
yazı devam edecek.
- bugün, kadına şiddet uygulamamasına rağmen feminist grupların olayları yanlış anlamasıyla ve mağdur olduğunu iddia eden kadının bu feminist grupları manipüle etmesi dolayısıyla baskı gören, psikolojik şiddet gören erkekler var. dışarıda gerçek kadın düşmanı ve kadına şiddet uygulayan erkekler cezasız kalmışken olmayan durumlarda da mağdur edilen erkekler var.
- amerika birleşik devletleri'nde, siyahiler tarafından zorbalığa maruz kalan, fakat siyahilerin 'mağduriyet' kalıbını bir silaha dönüştürüp terör estirmesi dolayısıyla bu zorbalığa ses çıkaramayan beyazlar var.
- türkiye cumhuriyeti tarihinde, azınlık oldukları için toplumun en alt tabakası olarak görülen, laik ya da muhafazakar gibi iki güçlü kitleden birisi olarka görülmeyen ve türkiye'de nüfusları yaklaşık 4 bin 5 bin civarında olan insan toplulukları var. bu insanlar tecavüze, saldırıya, gaspa vb. durumlara uğradıklarında haklarını savunamıyorlar çünkü örgütlenmiş şekilde bunları savunacak, bunları savunmaları üzerinden popülerlik oluşturamayacakları için kimsesiz kalan topluluklar, azınlıklar var. normal sözlük'te 1 takipçili olup, bir konuda çok zekice argüman üreterek 400 takipçili bir yazarı köşeye sıkıştırabilecek ancak hiçbir şekilde sesini duyuramayan ve bütün o takipçiler tarafından 'psikolojik anlamda' baskıya uğrayacak olan yazarlar olacak.
- özgür platform olmak, bir muhafazakarın ateizme, bir ateistin islamiyet'e yapabileceği eleştiri ile olur. sözü söyleyen muhafazakarın takipçi sayısı dolayısıyla desteklenmesi, sözü söyleyen ateistin de takipçi sayısı ile doğru orantılı desteklenmesi ile değil, söylediklerinin bir mantık çerçevesinde kalıba oturup oturmaması ile olur.
bugün, birçok arkadaşın hoşuna gitmeyen şeyler söyleyen bir yazar olarak örneğin madalya konusunda sürekli sessiz kaldım. her seferinde sözlüğün dezavantajları hakkında susma hakkımı kullandım. bakın, herhangi bir madalyalı arkadaşı seçin, buna ben de dahil! sözde madalyalı birçok tanım, internetten çalıntı, internetteki yazıların kopyası olan tanımlar. benim denk geldiğim birçok yazarın madalyalı olduğu iddia edilen tanımları ya ımdb ya wikipedia ya da internette görülen yazıların kopyala-yapıştır halleri. sözlükte hem öne çıkan tanım, hem de madalyalı tanım özelliği harika olmasına- ki özellikle öne çıkan tanım özelliği muhteşem bir özellik- rağmen bu özellikleri kötüye kullanan ve takipçi arttırmaya çalışan yazarlar var.
aynı şekilde eksi oy özelliğini de benim gibi hiçbir şekilde kullanmayacak kişiler olmasına rağmen, daha da kalabalık oranda bu özelliği manipülasyon, karşı tarafı baskı altına alma, insanları psikolojik anlamda şiddet altında bırakma gibi amaçlar ile kullanacak binlerce kişi olacak.
bakın size tekrar durumu anlatıyorum yazıyı bitirirken.
ekşi sözlük ya da normal sözlük'te recep tayyip erdoğan başlığına girin. recep tayyip erdoğan ile ilgili tek bir tane bile olumlu olup ta "evet gerçekten böyle bir şey var" dedirtecek yazı ya bulamazsınız ya da otosansür, çoğunluk olanların uyguladıkları sansür(eksi oy vs.) sebebiyle bu yazıların gerekli ilgiyi görmediklerini fark edeceksiniz.
dikkat ederseniz özellikle yukarıda birçok konuda ben ve benim gibilerin muhalif davrandıkları konulardan örnek verdim ki empati yapalım.
eksi oy, tıpkı madalyalı tanım ve öne çıkan tanım gibi fevkalade bir özellik iken tamamen kötü amaçla kullanılan bir silaha dönüşecek. bunun yapılmışı-yaşanmışı gerek ekşi sözlük, gerek te birçok mecrada var.
normal sözlük'te, 500 takipçisi olup bütün bu takipçilerini sadece ama sadece yazdıkları, metinlerinin içerikleri dolayısıyla kazananlar zaten, bu özelliği kullanıp insanlarla polemiğe girerek zorbalık uğruna kullanmayacaklardır. ancak bütün amacı sözlükte popülerlik olan ve manipülasyon ile sözlüğün farkında olunmasa, iyi bir insan zannedilse bile seviyesizliği ile terör estiren kişiler bu özelliği insanları aşağılamak ve zorbalık için kullanacaklardır.
ben taslaklarda çok girdi biriktiren birisiyim. alelade yazdığım yorumlar dışında bir de uzun metinler var. eksi oy destekçisi, sözlükte sadece goygoy kovalayan insanlar ile benim aramda bir fark var. ben sözlükte çoğunluğu oluşturup yazdığım metinlerin karşısında duracak kişilerle muhatap olmak zorunda değilim. ben o kişiyi bir daha görmeyebilirim ancak benim o kişiyi engellemem bir başkasına yapacaklarını engellemez.
sadece para, popülerlik amacında iseniz sorun yok. kalite için bu tip şeylerin üzerinde düşünülmesi gerekir.
devamını gör...
merkez bankası başkanının 128 milyar dolar açıklaması
türkiye cumhuriyet merkez bankası başkanı şahap kavcıoğlu, 128 milyar dolar tutarındaki rezervin akıbetine ilişkin iddialara yanıt verdi. kavcıoğlu, "bilanço varlık yükümlülük denkliği açısından bakıldığında, ortada kaybolmuş bir varlıktan bahsetmek mümkün değildir." ifadelerini kullandı.
devamı için
devamını gör...
biblioburro
ispanyolcada eşekli kütüphane anlamına gelen sözdür.

kolombiya’nın kırsal bölgelerinde biblioburro’lar içine kitaplar yerleştirildikten sonra kolayca katlanabilen bol gözlü büyük yeşil heybelerle oluşturulan mobil kütüphanelerdir.
bu eşekli kütüphaneler köylere bir parti kitap götürüp bırakır ve köyün öğretmeni de bu kitaplardan sorumlu kütüphaneci olur. iki hafta sonra tekrar gelen eşekli kütüphane bir hafta önceki kitapları alır yerine yenilerini bırakır.
okumayı bilenler öğrenmek istedikleri konuda başvuru kitaplarını okurken okuma bilmeyenler için kütüphaneci konumundaki öğretmen istenen kitapları sesli bir şekilde okumaktadır.
ödünç alınan kitaplar hemen hemen her zaman iade edilmektedir. bunun tek istinası bir köyün toplu olarak ilyada kitabını teslim etmeyi reddetmesidir. bunun üzerine kütüphaneci kitabı köye hediye etmiş ama bu itaatsizliğin nedenini de merak etmiştir.
neden aslında çok basittir. köylüler bu kitapta anlatılan hikayenin kendi hikayeleri olduğuna inanmış ve homeros’a kitabını saklayarak minnetlerini sunmak istemişlerdir.
benim de büyük hayallerimden biridir bu. eşekle değilse bile bir minibüsle köyleri gezip kitap dağıtmak. gezici insanolunbiraz kütüphanesi tasarı aşamasındadır. umarım bir gün gerçek olacak.

kolombiya’nın kırsal bölgelerinde biblioburro’lar içine kitaplar yerleştirildikten sonra kolayca katlanabilen bol gözlü büyük yeşil heybelerle oluşturulan mobil kütüphanelerdir.
bu eşekli kütüphaneler köylere bir parti kitap götürüp bırakır ve köyün öğretmeni de bu kitaplardan sorumlu kütüphaneci olur. iki hafta sonra tekrar gelen eşekli kütüphane bir hafta önceki kitapları alır yerine yenilerini bırakır.
okumayı bilenler öğrenmek istedikleri konuda başvuru kitaplarını okurken okuma bilmeyenler için kütüphaneci konumundaki öğretmen istenen kitapları sesli bir şekilde okumaktadır.
ödünç alınan kitaplar hemen hemen her zaman iade edilmektedir. bunun tek istinası bir köyün toplu olarak ilyada kitabını teslim etmeyi reddetmesidir. bunun üzerine kütüphaneci kitabı köye hediye etmiş ama bu itaatsizliğin nedenini de merak etmiştir.
neden aslında çok basittir. köylüler bu kitapta anlatılan hikayenin kendi hikayeleri olduğuna inanmış ve homeros’a kitabını saklayarak minnetlerini sunmak istemişlerdir.
benim de büyük hayallerimden biridir bu. eşekle değilse bile bir minibüsle köyleri gezip kitap dağıtmak. gezici insanolunbiraz kütüphanesi tasarı aşamasındadır. umarım bir gün gerçek olacak.
devamını gör...
pentagram
bu coğrafyaya fazla olduğunu düşündüğüm türk heavy metal grubu. ne yazık ki son parçaları beni büyük bir hayal kırıklığına uğrattı
devamını gör...
sezen cumhur önal
özel günlerde yaptığı uzun konuşmalarla,çevredeki diğer insanları bayması ile de bilinir.son örneği samanyolu berkant'ın cenazzesinde gerçekleşti ve selçuk ural tepki göstermişti.
devamını gör...
eflatun
“cesaret tehlike karşısında akıl ve zekanın kullanılmasıdır.” sözlerinin sahibi yunan bilge ve filozof.
şu trafikte aniden sinirlenen, camı açıp el kol yapanların ciddiye alması gereken sözdür en üstteki de.(swh)
şu trafikte aniden sinirlenen, camı açıp el kol yapanların ciddiye alması gereken sözdür en üstteki de.(swh)
devamını gör...
sibel kekilli
bu toplumun karanlık yüzüdür, pornolarını izleyip cemiyetlerde kızı itin g.tüne sokmaya bayılır bizim millet. lan ne yapsın kızcağız yapmış bir hata, peki sen bu kadar iyisin de nerede bu iyiliğin? sibel .rospu, hande şıllık, gamze lgbti, peki sen kimsin? hani rüyalarında gördüğün iyi insan var ya senin gerçekliğin o değil. sibel kekilli cinsel ilişki teklif etse türkiye'nin bir ucundan almanya'ya koşarak gideceğiz, nedir bu riyakarlık?
atıyorum, mesut özil ne kadar bizimse sibel de bir o kadar bizim, ya da yıldıray ya da aklınıza gurbetçi kim gelirse.
atıyorum, mesut özil ne kadar bizimse sibel de bir o kadar bizim, ya da yıldıray ya da aklınıza gurbetçi kim gelirse.
devamını gör...
mabel matiz'in kocası
devamını gör...
internet nasıl yapılıyor sorunsalı
bir soru.
internet dediğimiz şey aslında, aralarında iletişim sağlanacak bilgisayarların doğru ya da dolaylı yoldan bağlı olduğu bir kablodan ibaret. burada bu bilgisayarlardan bazıları server adı verilen sunucu bilgisayarlar. web sayfaları da bu bilgisayarın hard diskinde bulunan dosyalar. her sunucunun bir ip numarası var, tıpkı tc numarası gibi, bilgisayara özel olan. bilgisayarlar bu ip adresleri ve bunlara verilen özel isimler olan google, facebook gibi isimler aracılığıyla birbirini bulabilir.
evlerde günlük işlerimizde kullandığımız bilgisayarlar sunucu (server) bilgisayarı değil. bunlara client adı veriliyor. bunlar internete doğrudan değil, bir internet servis sağlayıcısı ile bağlı. sunucudan farkları bu. bir siteye gireceğiniz zaman, servis sağlayıcı aracılığıyla sunucu bilgisayara ulaşır ve hard diskindeki dosyalar olan web sitelerine erişim sağlarsınız. internet üzerinden mail yollamak gibi bilgi alışverişleri de benzer şekilde yapılır. hepsi, internet adı verilen kablo ağı üzerinde yolculuk yapan ve bir yerden diğer yere ulaşan bilgilerdir; ister yazı olsun, ister fotoğraf, ister başka bir şey... göndereceğiniz bilgiler packet denen küçük parçalar halinde gider ve orada organize şekilde orijinal halini almak üzere birleştirilir.
basitçe konu böyle. umarım anlatabilmişimdir.
edit: nasıl ortaya çıktığını soruyorsanız, arpanet adında bir proje ile. aslında amaç nükleer bir saldırı esnasında ayakta kalabilecek bir iletişim ağı kurmaktı. bu amaçla proje başındaki kişi, bilgileri parçalar halinde bölüp her yöne olabildiğince hızlı göndermek fikriyle sıvamıştı kolları. şuradan okuyabilirsiniz.
internet dediğimiz şey aslında, aralarında iletişim sağlanacak bilgisayarların doğru ya da dolaylı yoldan bağlı olduğu bir kablodan ibaret. burada bu bilgisayarlardan bazıları server adı verilen sunucu bilgisayarlar. web sayfaları da bu bilgisayarın hard diskinde bulunan dosyalar. her sunucunun bir ip numarası var, tıpkı tc numarası gibi, bilgisayara özel olan. bilgisayarlar bu ip adresleri ve bunlara verilen özel isimler olan google, facebook gibi isimler aracılığıyla birbirini bulabilir.
evlerde günlük işlerimizde kullandığımız bilgisayarlar sunucu (server) bilgisayarı değil. bunlara client adı veriliyor. bunlar internete doğrudan değil, bir internet servis sağlayıcısı ile bağlı. sunucudan farkları bu. bir siteye gireceğiniz zaman, servis sağlayıcı aracılığıyla sunucu bilgisayara ulaşır ve hard diskindeki dosyalar olan web sitelerine erişim sağlarsınız. internet üzerinden mail yollamak gibi bilgi alışverişleri de benzer şekilde yapılır. hepsi, internet adı verilen kablo ağı üzerinde yolculuk yapan ve bir yerden diğer yere ulaşan bilgilerdir; ister yazı olsun, ister fotoğraf, ister başka bir şey... göndereceğiniz bilgiler packet denen küçük parçalar halinde gider ve orada organize şekilde orijinal halini almak üzere birleştirilir.
basitçe konu böyle. umarım anlatabilmişimdir.
edit: nasıl ortaya çıktığını soruyorsanız, arpanet adında bir proje ile. aslında amaç nükleer bir saldırı esnasında ayakta kalabilecek bir iletişim ağı kurmaktı. bu amaçla proje başındaki kişi, bilgileri parçalar halinde bölüp her yöne olabildiğince hızlı göndermek fikriyle sıvamıştı kolları. şuradan okuyabilirsiniz.
devamını gör...
pazarlık yapabilen insan
hayran kaldığım insandır. ben utanmasam üstüne para veririm herhalde. ışte bu yüzden gelen vuruyor giden vuruyor.
devamını gör...
normal sözlük'ün gececi yazarları
evet her gece buradayız. onlardan biride ben oluyorum.
devamını gör...
eccedentesiast
gülümsemesinin ardında bir acı saklayan kimse demektir.
devamını gör...