yann tiersen
23 haziran 1970 doğumlu fransiz müzisyen. amélie film müzikleri ile bilinirligi daha cok artmıştır.
devamını gör...
normal sözlük ocak devrimi
tam olarak 10 tanım girdiğim için anlık bir kalp kriziyle tekrar aranızdayım sevgili yazar dostlarım ve çaylak dostlarım.. hayırlı olsun swh
devamını gör...
normal sözlük’te radikal islamcı patlaması
tepki gösteren herkesi kafir ilan eden dallamaların tamlamalarıyla şenlenen başlık.
devamını gör...
sokak köpeklerine tapanlar dini
mensubu olduğum dindir. en azından tanrılarımız görünmez değil.
devamını gör...
sarhoşken söylenen enteresan cümleler
arkadaşlarla bir alkol meclisinden dönüyoruz, takside şoförle beraber dört kişiyiz. bir ara yan koltuğumdaki arkadaş dışarı bakıp "aha... ben lan. dışarda kalmışım" dediydi. biz de onu almak için taksiyi durdurmuştuk.
devamını gör...
sevgili bulma yöntemleri
aramakla bulunmaz. vakti gelince o seni bulur.
devamını gör...
türkiye'nin son 10 yıllık gidişatını gösteren grafik
f(x)=x+1000 fonksiyonunu baz alırsak,-f(x) fonksiyonudur.
umarım yakın zamanda f(x)=x* doğrusuna dönüşür.
sözelcilerden özür diliyorum*
umarım yakın zamanda f(x)=x* doğrusuna dönüşür.
sözelcilerden özür diliyorum*
devamını gör...
büyük yazarlardan küçük bilgiler
ilk konuğumuz lewis carroll.
~gerçek ismi charles lutwidge dodgson.
~matematik, yazarlık, fotoğrafçılık ve üç tekerlekli bisikletler onun ilgi alanına giriyordu.
~yazı ve matematik kariyerini ayrı tutmaya kararlı olan dodgson, kensine lewis carroll takma adını geliştirdi. bunun için ilk iki isminin yerini değiştirip onları latinceye sonra da yeniden ingilizceye tercüme etti. bu tür tuhaf ve zekice oyunları onun yazı stilinin alametifarikası haline geldi.
~carroll 1862'de arkadaşlarıyla birlikte bir gemi seyahatine çıktı. yolculukta sıra dışı bir dostluk geliştirdiği 10 yaşındaki alice liddell de vardı. carroll, gemide vakit geçirmek için başkahramanı alice olan bir öykü yazdı.*
~carroll ayrıca kütüphanede kolayca bulunabilmesi için kitap adını cildin sırtına yazma fikrini de ilk geliştiren kişiydi.
~"p" ile başlayan o sözcük ölümünün üzerinden yüz yılı aşkın bir süre geçtiği halde lewis carroll'ın yakasını hala bırakmıyordu.
carroll pedofil miydi?
tartışmaların ardı arkası kesilmiyordu. carroll yüzlerce çıplak fotoğraf çekmişti (kendisi değildi çıplak olan kızlardı.) fotoğrafların hiçbiri açıkça cinselliği düşündürmese de kızlardan en azından birinin annesi, kızının başında kimse olmadan fotoğrafının çekilmesi teklifinin ürkütücü bularak reddetmişti.
~carroll'ın "alice harikalar diyarında" kitabının kahramanı alice lidell ile özellikle yakın bir ilişkisi vardı ve bu ilişki 1863'te aniden bitti.
ani bitişin nedenini bilen yoktu. ayrıca carroll günlüklerinde ömür boyu taşıdığı günah ve suçluluk duygusundan söz ediyordu. hangi konuda suçluluk duyduğunu hiç belirtmemişti. acaba fotoğraf çekmekten fazlasını mı yapıyordu?
yakın dönem biyograflarından bazıları carroll'ın sadece willy wonka tipinde, çocuklardan büyülenen ama onları istismar edecek ya da kullanacak bir şey yapmayan biri olduğunu söylüyor. şurası kesinki carroll'ın herhangi birine uygunsuz yaklaştığını gösteren hiçbir delil yok. gerçeği ancak beyaz tavşan bilir.
kaynak: büyük yazarların gizli hayatları.
~gerçek ismi charles lutwidge dodgson.
~matematik, yazarlık, fotoğrafçılık ve üç tekerlekli bisikletler onun ilgi alanına giriyordu.
~yazı ve matematik kariyerini ayrı tutmaya kararlı olan dodgson, kensine lewis carroll takma adını geliştirdi. bunun için ilk iki isminin yerini değiştirip onları latinceye sonra da yeniden ingilizceye tercüme etti. bu tür tuhaf ve zekice oyunları onun yazı stilinin alametifarikası haline geldi.
~carroll 1862'de arkadaşlarıyla birlikte bir gemi seyahatine çıktı. yolculukta sıra dışı bir dostluk geliştirdiği 10 yaşındaki alice liddell de vardı. carroll, gemide vakit geçirmek için başkahramanı alice olan bir öykü yazdı.*
~carroll ayrıca kütüphanede kolayca bulunabilmesi için kitap adını cildin sırtına yazma fikrini de ilk geliştiren kişiydi.
~"p" ile başlayan o sözcük ölümünün üzerinden yüz yılı aşkın bir süre geçtiği halde lewis carroll'ın yakasını hala bırakmıyordu.
carroll pedofil miydi?
tartışmaların ardı arkası kesilmiyordu. carroll yüzlerce çıplak fotoğraf çekmişti (kendisi değildi çıplak olan kızlardı.) fotoğrafların hiçbiri açıkça cinselliği düşündürmese de kızlardan en azından birinin annesi, kızının başında kimse olmadan fotoğrafının çekilmesi teklifinin ürkütücü bularak reddetmişti.
~carroll'ın "alice harikalar diyarında" kitabının kahramanı alice lidell ile özellikle yakın bir ilişkisi vardı ve bu ilişki 1863'te aniden bitti.
ani bitişin nedenini bilen yoktu. ayrıca carroll günlüklerinde ömür boyu taşıdığı günah ve suçluluk duygusundan söz ediyordu. hangi konuda suçluluk duyduğunu hiç belirtmemişti. acaba fotoğraf çekmekten fazlasını mı yapıyordu?
yakın dönem biyograflarından bazıları carroll'ın sadece willy wonka tipinde, çocuklardan büyülenen ama onları istismar edecek ya da kullanacak bir şey yapmayan biri olduğunu söylüyor. şurası kesinki carroll'ın herhangi birine uygunsuz yaklaştığını gösteren hiçbir delil yok. gerçeği ancak beyaz tavşan bilir.
kaynak: büyük yazarların gizli hayatları.
devamını gör...
ilgisiz sevgili
hepimiz insanız. ilgisizlik her şekilde karşıdakini yorar. ne sevgi kalır ne de bir şey.ilişki ile ilgili sorunlar varsa açıkça söyleyin, bu tavır hoş değil.
devamını gör...
druid
ilginç bir şekilde yakın bir zamana kadar yerebatan sarnıcı'nda tören yaptıklarına dair bilgiler bulunmaktadır.
yere batan sarnıcı drıid’ler için çok önemli bir mabettir. yerebatan sarnıcı eskiden bu kadar büyük değildi , yani oraya giden ziyaretçilere çok küçük bir kısmı gösteriliyordu, asıl önemli ve büyük bir kısmı tahta perdelerle gizleniyordu.
her sene nisan ayında , druid’ler istanbul’a gelirdi ve yere batan sarnıcı’nda gizlenen bu bölümde törenler yaparlardı, törenlerin yapıldığı bu bölümde ters dönmüş olan medusa başı da bulunurdu, medusa’nın bulunduğu o sulu alan druid’ler için çok önemlidir, törenlerin yapıldığı en yakın tarihler 1963-64-65 yıllarıydı.
druid’lerin, gnostiklerin ökseotu ile yaptıkları bu gizli törenlerden kimsenin haberi olmazdı, törenler 3 gün sürerdi, bugün stonehenge denilen yerde yapılan törenlerin aynısıydı.
druid’ler için sarnıçta bulunan ters dönmüş medusa başının bulunduğu alan çok önemliydi, çünkü orada kaynağının nereden geldiği belli olmayan bir titreşim vardır, bu nedenle kadın ve erkek druid’ler tören sırasında medusa’ya sarılırdı. bu titreşim halen vardır, bu nedenle medusa’nın çevresi demir parmaklıklarla çevrilmiştir.
medusa oraya tesadüfen konmamıştır, doğu roma’lılar oraya medusa’yı ters olarak bilerek koymuşlardır, roma oradan yayılan titreşimi evil yani kötü, karanlık olarak kabul etmiştir. ama bu karanlık druid’ler için kutsal olarak görülmüş, çünkü druid inancına göre karanlık, aydınlığın anası yani aydınlık karanlıktan doğar. bu nedenle druid’ler medusa’ya mother night demişler yani gece ana adını vermişler.
kaynak
yere batan sarnıcı drıid’ler için çok önemli bir mabettir. yerebatan sarnıcı eskiden bu kadar büyük değildi , yani oraya giden ziyaretçilere çok küçük bir kısmı gösteriliyordu, asıl önemli ve büyük bir kısmı tahta perdelerle gizleniyordu.
her sene nisan ayında , druid’ler istanbul’a gelirdi ve yere batan sarnıcı’nda gizlenen bu bölümde törenler yaparlardı, törenlerin yapıldığı bu bölümde ters dönmüş olan medusa başı da bulunurdu, medusa’nın bulunduğu o sulu alan druid’ler için çok önemlidir, törenlerin yapıldığı en yakın tarihler 1963-64-65 yıllarıydı.
druid’lerin, gnostiklerin ökseotu ile yaptıkları bu gizli törenlerden kimsenin haberi olmazdı, törenler 3 gün sürerdi, bugün stonehenge denilen yerde yapılan törenlerin aynısıydı.
druid’ler için sarnıçta bulunan ters dönmüş medusa başının bulunduğu alan çok önemliydi, çünkü orada kaynağının nereden geldiği belli olmayan bir titreşim vardır, bu nedenle kadın ve erkek druid’ler tören sırasında medusa’ya sarılırdı. bu titreşim halen vardır, bu nedenle medusa’nın çevresi demir parmaklıklarla çevrilmiştir.
medusa oraya tesadüfen konmamıştır, doğu roma’lılar oraya medusa’yı ters olarak bilerek koymuşlardır, roma oradan yayılan titreşimi evil yani kötü, karanlık olarak kabul etmiştir. ama bu karanlık druid’ler için kutsal olarak görülmüş, çünkü druid inancına göre karanlık, aydınlığın anası yani aydınlık karanlıktan doğar. bu nedenle druid’ler medusa’ya mother night demişler yani gece ana adını vermişler.
kaynak
devamını gör...
insanı yoran şeyler
tekrar tekrar aynı hatayı yapmaktır.
devamını gör...
ikinci şansı herkes hak eder mi sorunsalı
hak edip etmediğini ikinci bir şans vermeden anlayamayacağımız durumdur. fakat şiddet, haksızlık, hor görme gibi durumlarda kesinlikle kimse hak etmez.
devamını gör...
savaş esnasında biz yeniçeriysek eskiçeriler kimdi lan diye sorgulayan yeniçeri askeri
rütbeliyse herkesin "komutanım yaa" diye güldüğü kantin çadırında "ya bu adam çok makara birader" dediği askerdir.
normal yeniçeriyse " senin yaptığın şakayı" diye küfür edip, kefere canını alsa da kurtulsak denilen askerdir. zira her şey sınıfsaldır.
normal yeniçeriyse " senin yaptığın şakayı" diye küfür edip, kefere canını alsa da kurtulsak denilen askerdir. zira her şey sınıfsaldır.
devamını gör...
ahmed arif'in dizeleri
"evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık…
ve zehir-zıkkım cıgaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık…"
beni ben eden beni benden alan adam. saygılar..
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık…
ve zehir-zıkkım cıgaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık…"
beni ben eden beni benden alan adam. saygılar..
devamını gör...
antropolog
ilken zamandan günümüze tüm insanların anotomisini, özelliklerni, yaşayış koşullarını, konuştukları dillerini ve yaşadıkları gelenekleri inceleyen, antropoloji bölümünden mezun olan bilim insanlarına denir.
devamını gör...
kimsesizlerinkimiraikkonen
biraz profilini gezdikten sonra hiç bekletmeden takip ettiğim yazar. kaliteli tanımlarını daha fazla görmeyi bekliyorum.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
hayal dünyası incinir, yorulur da..sonsuz dedikleri hayal , sürekli bir gerginlik içinde bulunmaktan tükeniyor. çünkü zaman geçip insan olgunlaştıkça, eski ülkülerin yerine yenilerini koymayınca yıkıntılar arasından yeni bir şeyler bulup çıkarmak zorunluluğu oluyor. o zaman hayalci, tıpkı ateş yakmak isteyince, sönmüş külleri karıştırarak köz aradığımız gibi, vaktiyle kalbinj duygulandırıp gözlerini yaşartan eski hayallerini canlandırmaya çalışıyor. biliyor musunuz nestanka ? ben artık o anlamsız, ürünsüz , ama ruhumun aziz saydığı hayal dünyasına hoşça kal dedim.
beyaz geceler- dostoyevski
beyaz geceler- dostoyevski
devamını gör...


