zamanla alışkanlık haline gelen eylem. ancak sevgili güneş'in de dediği gibi, bir adım sonrası insanların konuşmalarını ileri sarma isteği ve evet, mümkün değil bu. maalesef...

bu huy bende var. özellikle bildiğim bir konuyla ilgili bir şeyleri izlerken "şurayı zaten biliyorum, hızlıca geçeyim" ya da türk dizisi izlerken saçma sapan romantizm sahneleri sırasında "gerek yok bu sahnelere. geeeç!.." şeklinde tezahür ediyordu başlarda. sonra baktım ki çok uzun videolarda az da olsa zaman kazancına dönüyor bu hareket, kısacık olanlar dışındaki hemen hemen her videoda uygulamaya başladım.

ancak zamanla gerçekten, karşımda birisi konuşurken, hele de zaten daha önce anlattığı bir şeyi anlatıyorsa ve "bunu anlatmıştın, hatırlıyorum" desem de devam ediyorsa aynı şeyi anlatmaya, onun konuşmalarını da hızlandırma isteğiyle yanıp tutuşmaya başladım. haliyle bunu yapamayınca da sıkıntılar basmaya başladı beni. umuyorum bir adım ilerisi yoktur bu duygunun ve sadece bu kadar sıkmakla kalır bundan sonraki hayatımda da.

adam sandler'ın süper kumanda isimli filmi geldi aklıma, bunları yazarken.


elindeki kumanda ile hayatının işine gelmeyen yahut sıkıcı kısımlarını hızlıca geçer micheal newman ve bir gün aslında o hızlıca geçtiği anların ne kadar değerli olduğunu fark eder.


ben yapıyorum, siz yapmayın. kimse için dilemem ama sonra belki kaybettiklerinizin ardından "keşke burada olsaydı da, biraz daha boş konuşsaydı..." dersiniz.
devamını gör...

fena olmayan bir cv sahibi olarak, başvurduğum şirketlerden sadece biri geri dönüş yaptı. hadi şu an işim var da çok koymuyor ancak insan istiyor ki, ortalık bir şenlensin, yeni firmalar mülakat çağırsın, o da olmadı zoom üzerinden bir görüşelim. yok sevgili sözlük yok. ankara'da olmanın ve oynadığım pozisyonların dezavantajlarını yaşıyorum. resmen içim daraldı.

iş arayan yazarlarımıza buradan bol şans dilerim.

12 senedir aynı yerde çalışan biri olarak, değişiklik ihtiyacı hissediyorum, az biraz da sabırsızlık olduğu için resmen bunaldım vallahi.
devamını gör...

bulaşıklarımı yıkadım kendime kahve yapıyorum. oh mis
devamını gör...

misafir varken yaramazlığın dozunu kaçırmış çocukların başvurduğu bir kaçış yöntemidir. evde misafir vardır ve hafif şımarılmıştır. yaramazlık dozu yavaşça artar. nasılsa misafir var birşey yapamaz annem-babam düşüncesiyle nirvana yaparsın yaramazlıkta. ilerleyen saatlerde misafirler yavaştan gitmeye başlarlar. en son misafir insanı gitmeden koşarak girersin yatağa. misafirler gittikten sonra odanın kapısını açan anne ya da baba seni kontrol ederken gözler sımsıkı kapalı, nefes bile almadan hareketsiz yatarsın. kapı kapandıysa tamamdır, on numara beş yıldız rol çakıyorsun, işe yaramıştır numaran. “ yarına sinirleri geçmiş olur inşallah” diye diye uyur kalırsın.
devamını gör...

günlük hayatta karşılıklı konuşmalarda mimik ve el kol hareketlerini yoğun kullanan birinin yazışma dilinde bunların karşılığı olarak emoji kullanılmasıdır.

itici değil, samimidir.
devamını gör...

param olsa da olmasa da içinde bulunacağım gruptur.

saçma sapan bir tektaşa binlerce lira vereceğime sevgilimin adına fidan bağışlarım en azından birkaç dikili ağacımız olur.
devamını gör...

verdiği yanlış kararlar neticesinde, bir neslin umutlarını öldürmüştür. katildir.
devamını gör...

sol anterior desendan koroner arterin darlığına bağlı duyulan diyastolik üfürümdür.
devamını gör...

sanırım iki tip durumdan kaynaklanıyor:

ilki narsist kişilikli insanların, kendilerine karşı daha da ilgi, sevgi, nefret v.s. beslenmesi arzusu,

ikincisi ise çok hassas, naif kişilikli insanların bu dünyadaki düzende hiçbir zaman anlaşılamadığını düşünüp "en azından giderken sitemimi saklamayayım" motivasyonu.

ilk grup değil de ikinci grup boğazda bir düğümlenme hissi bırakıp gidiyor ne yazık ki.
devamını gör...

her yazarın isteğine karşılık verip, her birine yardımcı olmaya çalışmak. bir ipte birden çok cambaz oynatmak, framede dolanan kırk tilkinin de kuyruğunun birbirine değmemesine uğraşmak.
devamını gör...

sağlıklı insan, ödem ve pastirmalicorek (işte kendi nickaltımı bile gkbzlıyorum işler bu noktaya kadar geldi) karşıtı kişi*

oysa ki sen de burger king'i mcdonalds'ı sevseydin çok farklı olabilirdik.



şaka maka seviyorum kız seni be. çok konuşmadık etmedik ama ısındım ben sana. dedim ki limonlum bu kızı savunduysa vardır bir bildiği dedim. sana bir çemen uzatıyorum zeytin dalı niyetine. al kokla kokla birazcık sağlıksız beslen. come to the dark side.
devamını gör...

seni tanıyordum.

elinde silah, komünist avına çıktığın ta o ilk günlerden beri seni tanıyordum.

önce ankara'da, sonra istanbul'da ve tüm bir ülkede kana bulamadığın sokak, kahvehane, okul avlusu, fabrika önü kalmamıştı.

ev baskınları yaptın; kör karanlıklarda.

boğarak öldürdüğün arkadaşlarımın üstüne, kurşun yağdırmak marifetlerin arasındaydı.
bahçelievler' de yedi canıma sen kıydın.

ellerine bulaşmış insan kanıyla, yüzünü yıkıyordun her sabah.

sarkık bıyıkların, yaz-kış üstünden çıkarmadığın kara ceketin, korkak- hain sinsi, kan oturmuş bakışların, gözümün önünden hiç gitmedi.

16 mart katliamı'nda kardeşlerimin üstüne kurşun yağdıranların başında sen vardın.

1979 kışında, ankara ziraat fakültesi öğrencisi, kayınbiraderim sabit torun'u balgat'ta evinin önünde pusu kurup, yaylım ateşine tutanların başında sen vardın.

kalbura çevirdiğiniz o körpe bedendeki, yirmi bir kurşunun dört adedi, senin cinayet aletinden çıkmıştı.

maraş'ı kana sen buladın.

annelerimizin karnındaki bebeklerimizi katlettin.

bir değil, beş değil, on değil yüzlerle canımızı ateşe verdin.

yozgat, çorum ve 93'te sivas'ta yine sen vardın.

bir dağ başında, elinde silahın uluyan resimlerini anımsıyorum, madımak ateşe verildiğinde, "tahrik var" diyen yine senin ölüm kokulu sesindi.

korkağın tekiydin.

uçan kuştan, akan sudan, kararmış geceden, gündüz güneşten ve insan sesinden ödün patlardı.
bu yüzden olsa gerek, seni yalnız başına kimse görmedi!

kuyruğunu kıstırıp, sokak köşelerine pusu kuran, uyuzluk misali yaşadın.

ardında iş ortağın onca "tosuncuk" varken, hep güvencede hissettin kendini.

bu ülke katillerini seviyor ya, seni daha çok seviyorlar!

bahçeli de seviyor seni, baykal da, tayyip de, erbakan da.

halen arkan sağlam.

ardından methiyeler düzülüyor!

yazık oldu sana yazık. ölümün böyle olmamalıydı!

ateşe verdiğin o maraş yolu, canını aldı!

çakılıp kaldın bir dağın başına.

beş santim buz tutmuş bedenin.

zavallı ürkek yüreğin donmuş!

üzülmedim.

hiç unutmayacağım; söz!

aklıma faşizm düştüğü her an, önce seni anıyordum, yine seni anacağım.



orhan aydın
30 mart 2009
devamını gör...

günaydın, sözlük. rüyamda dayak mı yedim ne oldu bilmiyorum ama çok zor uyandım. yorgunum yorgun!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazen hayat yorar insanı.
şarkılar yorar.
beklemek yorar.
özlemek yorar.
affetmek yorar.
hoş görmek yorar.
boş vermek bile yorar.
ve insan susar.
her şeye, herkese rağmen...
elinden gelen tek şeyi yapar.
bağıra bağıra susar.
devamını gör...

fransızca bir kelime olup “installation“ dan dilimize geçmiştir.yerleştirme sanatı da denmektedir.

bir ışık enstalasyonu:

devamını gör...

16. yüzyılda yaşamış kalenderi- bektaşi şairi (bkz: muhyiddin abdal)* ın sözlerini yazdığı nefes. muhyiddin abdal bu eserinde dönemin (bkz: zahid)lerine meydan okuyor. zahidlerin her şeye dışardan baktıklarını, yargıladıklarını, ama hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını söyler. bizi öyle kulaktan dolma, kıçınızdan uydurduğunuz üç beş şeyle tanıyamızsınız, yargılayamazsınız .

''biz (bkz: hayy) isek siz de hayy sınız. siz (bkz: hu) iseniz biz de hu yuz. hayy dan gelen hu ya gider...''

zahid bizi ta'n eyleme
hak ismin okur dilimiz
sakın efsane soyleme
hazret'e varır yolumuz

sayılmayız parmağ ile
tükenmeyiz kırmağ ile
taşramızdan sormağ ile
kimse bilmez ahvalimiz

erenler yolun güderiz
çekilip hakk'a gideriz
gaza-ı ekber ederiz
imam ali'dir ulumuz

erenlerin coktur yolu
cümlesine dedik beli
gören bizi sanır deli
usludan yeğdir delimiz

tevhid eden deli olmaz
allah deyen mahrum kalmaz
her seher acilir solmaz
bahara ere gülümüz

muhyi sana olan himmet
aşık ise cana minnet
elif allah mim muhammed
kisvemizdir dalımız
devamını gör...

umursamadan yoluna devam eden kedidir. arsızdır. nasıl olsa sahibi, pardon kölesi, gelip temizleyecektir. üzülmeye ne hacettir.
devamını gör...

abd'nin massachusetts eyaletinin başkenti ve en büyük şehridir. mit ve harvard'ın da yer aldığı amerika'nın atina'sı diye anılan şehirdir.
devamını gör...

bazı organizmaların, vücutlarında gerçekleşen kimyasal tepkimelerden çıkan enerjiyi ışık enerjisine çevirerek ışık yayması olayı.

maldivler'deki vaadhoo adası'nda geceleri kıyıya biriken, biyolüminesans özelliğine sahip canlılar:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

karıncaların disiplinli ve mutlak bir düzen içinde yaşamalarına hayran bırakan yuva.rastladığımda bir süre gözlemlerim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim