sistem kuponlarında yer verildiğinde ikramiye oranını artıran seçenek. ama banko yatarsa kupon p*ç oluyor.
devamını gör...

ölüm bile getirsen güzelsin ömrüm. inan bana, bütün yüreğimle söylüyorum bunu. bağırabilirim de. ne var? gene mi “ötekiler” le mukayese beni? maşallah sevgilim! çok mültefitsin… korkunç vuruyorsun. hem de eldivensiz. vur canım. aşağılık bile olsa hoşuma gidiyor bu hâlim. “ben senin mecburunum- başkaca yokum. "
leylim leylim / 16 temmuz 1955
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tiyatro oyunlarında genellikle başrol oyuncularının yaptığı uzun soluklu ve kulağa hoş gelen konuşmalardır. monolog şekilde bir savın kesintisiz anlatımı olan tiratlar bir iç hesaplaşma edası taşıyan repliklerdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şikayet etmeyi başaranların, oluşturduğu bir istatistik var,

genelde yakası çok derin göğsü açık tişört, gömlek düğmesi 3-4 tane açık şekilde yine göğsünü gösteren tipler, çenelerini başlarını yukarıya doğru kaldırıp üstten üstten konuşan, baş parmaklarıyla sert şekilde bir şey işaret eder gibi yaparak konuşan, bir prototip çıkarmışlar ortaya,

gömleklerinin kumaşı bile aynıymış bu tiplerin, okuduğum yazının içinde geçiyordu, yazıyı bulamadım, bulursam ekliycem, zaten bu bildiğimiz "barzo" modeli erkek prototipi, şaşırtmamıştır, bu tiplerden hoşlanan kızların da bir istatistiğini yapsalar %80 aynı model çıkar, genelde güya çok sevdiği için de vazgeçemezler birbirlerinden, iki model de evlerden uzak...
devamını gör...

10 tanım girmesi.
devamını gör...

egede bir koy

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

borçlarıma yatırır eksi bakiyemi azaltırım.
devamını gör...

dostlar, romalilar;
tum hayatinizi burda gecirmeniz, sosyal tum ihtiyaclarinizi burda karsilamaya calismaniz patolojik bir hal almakta. dikkatli olun derim ben.
devamını gör...

bir reklamı vardı. beyaz saçlı bir adam televizyonun üzerine kapı çalar gibi "tık tık tık" vurup ay ti ti şaplorens derdi. nasıl unutmamışım. çocukluğuma götürdü beni bu başlık.
devamını gör...

georges perec - uyuyan adam
soren kierkegaard - baştan çıkarıcının günlüğü
jack kerouac - zen kaçıkları
william burroughs - naked lunch
j.d salinger - franny ve zooey
alejandro jodorowsky - psychomagic
john fante - toza sor
paul auster - sunset park
luis bunuel - son nefesim
pier paolo pasolini - teorama
devamını gör...

reklam şarkısı ile kafamda yer eden lastik markasıdır.
devamını gör...

milliyetçilik kendi milli kimliğini özümsemek, savunmak ve benimsemektir. milliyetçilikte üstünlükten ziyade kendi milletine sahip çıkmak vardır. fakat ırkçılık kendi ırkını diğer ırklardan üstün tutmak, öne almaktır, milliyetçilikle pek bir alakası yoktur. mesela atatürk de milliyetçiydi ama ırkçı değildi. bütün insanlığa ve ırkların yaşama hakkına saygılıydı. zira yurtta sulh cihanda sulh sözünü de bu minvalde söylemiş olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

hâlâ olayın nedenini anlamayanların olması sinirlerimi bozuyor. *

tanıyan tanıyor, bilen biliyor nasıl bir insan olduğumu. nasıl biri olmadığımı ise burada kanıtlamakla uğraşmayacağım. meja her zamanki meja. oyna, devam!
devamını gör...

katıldığım durum. negatif bakışın/enerjinin nesneleri ve insanları etkilediğine içten içe inanıyorum .
bu konudaki teorim ise şu ;
zenginin etrafındakiler zaten zengin yada gelir uçurumu fazla değil bu yüzden zenginin kendi çevresindekiler zengini fazla kıskanıp hasetlenmiyor.

örneğin zengin 100 birim paralık bir şey alıyor zenginin etrafındakilerin ekonomik durumu 80 -70 birimlik aynı şeyden almaya yetiyor bu yüzden kışkançlık ve nagatif enerjide düşük kalıyor. ancak fakir ordan burdan kısıp , borçla, krediyle 100 birim paralık bir şey aldığında etrafındaki insanların onun muadiline bile ulaşacak paraları yok ,belki hayatları boyuncada olmayacak bu yüzden kıskançlık ve negatif enerji daha fazla oluyor ve nazar değiyor.
devamını gör...

bazen müşterilerin çıldırttığı durumlar da yaşanabilmektedir. eskilerden efsane bir görüşme:

devamını gör...

kimseyle hiç bir konuda yarış halinde değilim. kimseden güzel, kimseden akıllı ya da kimseden iyi olmak gibi bir iddiam yok. kimse için "en" değilim,"daha" değilim. bu devasa iddiasızlığın verdiği özgürlüğe hayranım...
devamını gör...

ilk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir.

anlayana.
devamını gör...

muhtemelen, bir ankaralı'nın ha ankara ha istanbul diyerekten, yürüme alışkanlığına karşı koyamayıp, istanbul'da ilk günden yapacağı iş ile farklarını anlaması.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim