şiddet gördüğü sevgilisiyle tekrar barışan insan
insanlar değişmiyor. insanlar değişmez. insanlar hep aynı. senin sevgin onu değiştirmez. senin sevgin onu iyileştirmez. barışmayın.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
canlığından merdumgiriz_ ve ismi çok benzeyen ı am melting lannn melting
ağabeyliğinden kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası yaşıt olsakta anneliğinden limonluekşilisalata
şu an vızıldamasa da gelince gitme kal diyeydim diyeceğim bal yerine reçel yapan arı
ince düşünceliumurumda bile olmaz nükleer denemeler
göbeğinden pavlov'un göbeği liliginden eyluling ve gerçekten bu kadar samimi ve tatlı olmasını beklemediğim yoldaş benjamin franklin
ismi uzun dünya tatlısı bengaripsengüzeldünyaumutlu
tıp tanımlı robins
ilk nickaltım hincime
ne çok sevgi sığdırmışım. yazarken aklıma gelmediğini konuşurken fark ettiğim onca isimde olmuş. sizleri sevmediğimden değil sakın öyle anlaşılmasın. mesela kuzguncuktaki vişne yaprak sarma fan kılap ve kendini bilen assolistim. hepiniz çok değerlisiniz.
ben burada yazmaktan nana gibi sevgimi gösterip gün içinde 55 tane saçmasapan tanım girmekten mutluyum.
ağabeyliğinden kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası yaşıt olsakta anneliğinden limonluekşilisalata
şu an vızıldamasa da gelince gitme kal diyeydim diyeceğim bal yerine reçel yapan arı
ince düşünceliumurumda bile olmaz nükleer denemeler
göbeğinden pavlov'un göbeği liliginden eyluling ve gerçekten bu kadar samimi ve tatlı olmasını beklemediğim yoldaş benjamin franklin
ismi uzun dünya tatlısı bengaripsengüzeldünyaumutlu
tıp tanımlı robins
ilk nickaltım hincime
ne çok sevgi sığdırmışım. yazarken aklıma gelmediğini konuşurken fark ettiğim onca isimde olmuş. sizleri sevmediğimden değil sakın öyle anlaşılmasın. mesela kuzguncuktaki vişne yaprak sarma fan kılap ve kendini bilen assolistim. hepiniz çok değerlisiniz.
ben burada yazmaktan nana gibi sevgimi gösterip gün içinde 55 tane saçmasapan tanım girmekten mutluyum.
devamını gör...
veri
bir olayı incelemek için aydınlatmak için gerçeği ortaya çıkarmak için ya da herhangi bir konuda karar vermek ve sonuca varmak için toplanan bilgidir. veriler doğrultusunda kararlar verilir ve olaylar sonuca bağlanır.
devamını gör...
düşük bütçeli hobi tavsiyeleri
evet biliyorum türkiye şartlarında hobi edinmek bile çok zor ama hâlâ umut var diyip başlıyorum:
(bkz: yemek yapmak) dünya mutfağından lezzetler deneyebilirsiniz, bu hem iyi hissettirir hem de yeni lezzetler tatmış olursunuz. meksika mutfağı denenebilir.
(bkz: fotoğrafçılık) udemy üzerinden 30 tl gibi bir rakamla gayet iyi bir kurs satın alınabilir. daha da ilerletmek isterseniz, photo play üzerinden 99 tl gibi bir ücretle yine süresiz kullanabileceğiniz bir kurs alınabilir. makina fiyatları çok pahalı olduğu için "mobil fotoğrafçılık" üzerinde yoğunlaşabilirsiniz.
(bkz: resim çizmek) youtube üzerinde başlangıç için sayısız video var. benim kadar beceriksiz değilseniz, siz de iyi kötü bir şeyler çizmeye başlayabilirsiniz
(bkz: amigurumi) çok düşük bir maliyetle, edinilecek en tatlı hobi olabilir. yine youtube üzerinden sayısız videosu var. amigurumi bebekler piyasada 250-300 civarı fiyatlarla satılıyor.
iyice öğrenip, bu hobinizden para bile kazanabilirsiniz.
(bkz: kalimba) 150 tl gibi fiyatlardan başlayıp, dilediğiniz kalimbaya göre değişiyor fiyatları. çalması kolay ve zevklidir. internette, youtube'da öğretici videolar var.
(bkz: dans etmek) tamamen ücretsiz, insan ruhuna iyi gelen, düzenli yapıldığı zaman form tutmanıza bile yardımcı olan müthiş bir şey. yine youtube üzerinde dilediğiniz dans türünün videolarını izleyip, üzerine yoğunlaşabilirsiniz.
(bkz: yabancı dil öğrenmek) yine udemy üzerinden ücretsiz kurslar bile var ama ben ücretsiz olanları tavsiye etmem. 30 tl'den başlayıp kursun kalitesine göre fiyatı değişiyor. yanında destekleyici olarak, duolingo türevi uygulamalar kullanılabilir.
(bkz: video oyunları) genelde erkekler tarafından tercih edilse de çok zevklidir, zaman kaybı olarak görülmesin. video oyunlarının bile kazanımları vardır. hele de sevgiliyle birlikte oynanınca. bunu hiç denemedim tabii ama eminim öyledir.
(bkz: kitap okumak) benim için hobi değil, hayatımın önemli bir parçasıdır. okuyun arkadaşlar, roman okuyun, şiir okuyun, deneme okuyun, makale okuyun. yeter ki okuyun, roman okuyanları küçümseyen insanları dikkate almayın, sizin ruhunuza iyi geliyorsa, bitmiştir. tesla'yı zamanında hastalığından kurtulmasını sağlayan, motive eden romanlar olmuştur.
(bkz: yürüyüş yapmak) bedava arkadaşlar bu. yanında temiz hava ve sağlıklı olmak da cabası.
(bkz: evde şarap yapmak) 4733 sayılı tapdk kanunu'nun 8. maddesi uyarınca evde üreteceğiniz şarap, yılda toplam 350 litreyi aşmamak kaydıyla yasaldır. youtube üzerinde, internette sayısız video var.
hiç denemedim tabii ama yapan arkadaşlarım var ve çok keyif alıyorlar bundan.
çok uzun bir entry oldu affola.
(bkz: yemek yapmak) dünya mutfağından lezzetler deneyebilirsiniz, bu hem iyi hissettirir hem de yeni lezzetler tatmış olursunuz. meksika mutfağı denenebilir.
(bkz: fotoğrafçılık) udemy üzerinden 30 tl gibi bir rakamla gayet iyi bir kurs satın alınabilir. daha da ilerletmek isterseniz, photo play üzerinden 99 tl gibi bir ücretle yine süresiz kullanabileceğiniz bir kurs alınabilir. makina fiyatları çok pahalı olduğu için "mobil fotoğrafçılık" üzerinde yoğunlaşabilirsiniz.
(bkz: resim çizmek) youtube üzerinde başlangıç için sayısız video var. benim kadar beceriksiz değilseniz, siz de iyi kötü bir şeyler çizmeye başlayabilirsiniz
(bkz: amigurumi) çok düşük bir maliyetle, edinilecek en tatlı hobi olabilir. yine youtube üzerinden sayısız videosu var. amigurumi bebekler piyasada 250-300 civarı fiyatlarla satılıyor.
iyice öğrenip, bu hobinizden para bile kazanabilirsiniz.
(bkz: kalimba) 150 tl gibi fiyatlardan başlayıp, dilediğiniz kalimbaya göre değişiyor fiyatları. çalması kolay ve zevklidir. internette, youtube'da öğretici videolar var.
(bkz: dans etmek) tamamen ücretsiz, insan ruhuna iyi gelen, düzenli yapıldığı zaman form tutmanıza bile yardımcı olan müthiş bir şey. yine youtube üzerinde dilediğiniz dans türünün videolarını izleyip, üzerine yoğunlaşabilirsiniz.
(bkz: yabancı dil öğrenmek) yine udemy üzerinden ücretsiz kurslar bile var ama ben ücretsiz olanları tavsiye etmem. 30 tl'den başlayıp kursun kalitesine göre fiyatı değişiyor. yanında destekleyici olarak, duolingo türevi uygulamalar kullanılabilir.
(bkz: video oyunları) genelde erkekler tarafından tercih edilse de çok zevklidir, zaman kaybı olarak görülmesin. video oyunlarının bile kazanımları vardır. hele de sevgiliyle birlikte oynanınca. bunu hiç denemedim tabii ama eminim öyledir.
(bkz: kitap okumak) benim için hobi değil, hayatımın önemli bir parçasıdır. okuyun arkadaşlar, roman okuyun, şiir okuyun, deneme okuyun, makale okuyun. yeter ki okuyun, roman okuyanları küçümseyen insanları dikkate almayın, sizin ruhunuza iyi geliyorsa, bitmiştir. tesla'yı zamanında hastalığından kurtulmasını sağlayan, motive eden romanlar olmuştur.
(bkz: yürüyüş yapmak) bedava arkadaşlar bu. yanında temiz hava ve sağlıklı olmak da cabası.
(bkz: evde şarap yapmak) 4733 sayılı tapdk kanunu'nun 8. maddesi uyarınca evde üreteceğiniz şarap, yılda toplam 350 litreyi aşmamak kaydıyla yasaldır. youtube üzerinde, internette sayısız video var.
hiç denemedim tabii ama yapan arkadaşlarım var ve çok keyif alıyorlar bundan.
çok uzun bir entry oldu affola.
devamını gör...
hazırcevap
yeri geldiğinde, gerektiğinde hemen ve yerinde yanıtlar bulup veren kimseye hazırcevap denir. örnekler...
incili çavuş, osmanlı elçisi olarak fransa kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. kral bunları görünce dayanamayıp; ‘bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı?’ diye sorunca, incili çavuş; ‘osmanlılar, adama göre adam gönderirler, beni de size göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek efendim’ cevabını verir.
88 yaşındaki winston churchill’e doğum gününde genç bir fotoğrafçı “umarım 100. doğum gününüzün de fotoğrafını çekebilirim.” dedi. churchill genci şöyle bir süzer ve “niye mümkün olmasın delikanlı, bana oldukça zinde ve sıhhatli görünüyorsun!”
spiker: hayatınızda hiç profesyonel futbolculuk yapmamış olmanıza rağmen nasıl başarılı bir teknik direktör oldunuz?”
jose morinho: “peki, jokey olmak için de önce at mı olmak gerekiyor?"
çirkin diye alay edilen abraham lincoln’a muhalefetten biri “bu adam ikiyüzlünün teki, inanmayın.” der. lincoln şöyle cevap verir, “ben ikiyüzlü olsam, neden bu yüzü kullanayım ki?”
sokrates bir gün yürürken, tek kişinin geçebileceği kadar mesafe olan bir mevkide dönemin soylularından biriyle karşı karşıya gelir ve ikisi de durur. kısa bir süre bakıştıktan sonra:
soylu: "ben senin gibi pis bir zavallıya yol vermem!"
sokrates: "ben veririm..."
büyük iskender: “dile benden ne dilersen.”
diyojen: "gölge etme başka ihsan istemem”.
mehmet akif ersoy’a küçümseyen bir soru sorulur: baytar mısınız?
cevap verir. “evet, nereniz ağrıyor?”
bir mahkeme esnasında hâkim bey, saçı sakalı uzamış necip fazıl ile dalga geçer.
“ne o..! maymuna dönmüşsün.”
necip fazıl yüzünü duvara çevirip: “şimdi de duvara döndüm”.
kulaklarının büyüklüğü ile ünlü galileo'ye hasımlarından biri:
- "efendim", demiş. "kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"
galileo: "doğru", demiş. "benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?"
sokrates ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
-haksız yere öldürüyorsunuz, diye ağlamaya başlayınca sokrates'in cevabı gecikmemiş.
sokrates: ne yani, demiş. bir de haklı yere mi öldürülseydim?
napolyon savaşta ispanya'yı yenmiş. ispanya kralı "siz ancak para ve mal için savaşırsınız, biz ise namusumuz ve şerefimiz için savaşırız" demiş. bunun üzerine napolyon:
- evet insanın neyi eksikse onun için savaşır.
ingiliz devlet adamı winston churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın milletvekili, churchill'e kızgın kızgın şöyle seslenir:
- "eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım."
churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır: "hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim."
öğrencilerinden biri, konfüçyüs'e:
- "ölüm nedir?" diye sorduğunda, konfüçyüs'ün cevabı şu olmuş:
hayat hakkında ne biliyorsun ki, sana ölümden bahsedeyim.
irlandalı yazar george bernard shaw ile ingiliz devlet adamı winston churchill hiç geçinemez ve sık sık birbirlerini iğnelermiş. bernard shaw, bir oyununun ilk gecesine, churchill'i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:
- "size iki kişilik davetiye gönderiyorum. bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. tabii dostunuz varsa."
churchill, hemen cevap göndermiş: "maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu seyretmeye gelemeyeceğim. ikinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de oynarsa."
yahya kemal, dostlarından birine:
-bu akşam yemeği benimle yer misin? diye sorunca,
arkadaşı: hay hay! der. çok memnun olurum. hiçbir mazeretim yok!
yahya kemal gülümseyerek karşılık verir: iyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.
sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. bir gün eşi sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış.
sokrates, gayet sakin: "bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum".
fatih sultan mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş.
dilenci parayı alınca: aman sultanım, demiş. koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?
fatih sultan mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca,
dilenci: ikimiz de hazreti adem'in çocukları değil miyiz? demiş. elbette kardeşiz.
sultan fatih: bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.
dümbüllü sahnedeyken bir seyirci protesto etmek için sahneye "hıyar" fırlatıyor.
dümbüllü yere düşen hıyarı alıp kalabalığa dönüyor ve şöyle diyor: "beyefendi kartvizitini yollamış."
incili çavuş, osmanlı elçisi olarak fransa kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. kral bunları görünce dayanamayıp; ‘bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı?’ diye sorunca, incili çavuş; ‘osmanlılar, adama göre adam gönderirler, beni de size göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek efendim’ cevabını verir.
88 yaşındaki winston churchill’e doğum gününde genç bir fotoğrafçı “umarım 100. doğum gününüzün de fotoğrafını çekebilirim.” dedi. churchill genci şöyle bir süzer ve “niye mümkün olmasın delikanlı, bana oldukça zinde ve sıhhatli görünüyorsun!”
spiker: hayatınızda hiç profesyonel futbolculuk yapmamış olmanıza rağmen nasıl başarılı bir teknik direktör oldunuz?”
jose morinho: “peki, jokey olmak için de önce at mı olmak gerekiyor?"
çirkin diye alay edilen abraham lincoln’a muhalefetten biri “bu adam ikiyüzlünün teki, inanmayın.” der. lincoln şöyle cevap verir, “ben ikiyüzlü olsam, neden bu yüzü kullanayım ki?”
sokrates bir gün yürürken, tek kişinin geçebileceği kadar mesafe olan bir mevkide dönemin soylularından biriyle karşı karşıya gelir ve ikisi de durur. kısa bir süre bakıştıktan sonra:
soylu: "ben senin gibi pis bir zavallıya yol vermem!"
sokrates: "ben veririm..."
büyük iskender: “dile benden ne dilersen.”
diyojen: "gölge etme başka ihsan istemem”.
mehmet akif ersoy’a küçümseyen bir soru sorulur: baytar mısınız?
cevap verir. “evet, nereniz ağrıyor?”
bir mahkeme esnasında hâkim bey, saçı sakalı uzamış necip fazıl ile dalga geçer.
“ne o..! maymuna dönmüşsün.”
necip fazıl yüzünü duvara çevirip: “şimdi de duvara döndüm”.
kulaklarının büyüklüğü ile ünlü galileo'ye hasımlarından biri:
- "efendim", demiş. "kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"
galileo: "doğru", demiş. "benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?"
sokrates ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
-haksız yere öldürüyorsunuz, diye ağlamaya başlayınca sokrates'in cevabı gecikmemiş.
sokrates: ne yani, demiş. bir de haklı yere mi öldürülseydim?
napolyon savaşta ispanya'yı yenmiş. ispanya kralı "siz ancak para ve mal için savaşırsınız, biz ise namusumuz ve şerefimiz için savaşırız" demiş. bunun üzerine napolyon:
- evet insanın neyi eksikse onun için savaşır.
ingiliz devlet adamı winston churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın milletvekili, churchill'e kızgın kızgın şöyle seslenir:
- "eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım."
churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır: "hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim."
öğrencilerinden biri, konfüçyüs'e:
- "ölüm nedir?" diye sorduğunda, konfüçyüs'ün cevabı şu olmuş:
hayat hakkında ne biliyorsun ki, sana ölümden bahsedeyim.
irlandalı yazar george bernard shaw ile ingiliz devlet adamı winston churchill hiç geçinemez ve sık sık birbirlerini iğnelermiş. bernard shaw, bir oyununun ilk gecesine, churchill'i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:
- "size iki kişilik davetiye gönderiyorum. bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. tabii dostunuz varsa."
churchill, hemen cevap göndermiş: "maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu seyretmeye gelemeyeceğim. ikinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de oynarsa."
yahya kemal, dostlarından birine:
-bu akşam yemeği benimle yer misin? diye sorunca,
arkadaşı: hay hay! der. çok memnun olurum. hiçbir mazeretim yok!
yahya kemal gülümseyerek karşılık verir: iyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.
sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. bir gün eşi sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış.
sokrates, gayet sakin: "bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum".
fatih sultan mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş.
dilenci parayı alınca: aman sultanım, demiş. koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?
fatih sultan mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca,
dilenci: ikimiz de hazreti adem'in çocukları değil miyiz? demiş. elbette kardeşiz.
sultan fatih: bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.
dümbüllü sahnedeyken bir seyirci protesto etmek için sahneye "hıyar" fırlatıyor.
dümbüllü yere düşen hıyarı alıp kalabalığa dönüyor ve şöyle diyor: "beyefendi kartvizitini yollamış."
devamını gör...
trabzon
fenerbahçe forması giyilmeyen şehir
devamını gör...
geceye z kuşağının bilmediği bir bilgi bırak
uzaktan kumandalı televizyonların olmadığı dönemde evdeki çocuklar uzaktan kumanda niyetine kullanılıyordu.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
kağıdım yok.
devamını gör...
normal sözlük'ü tek cümle ile anlat
sahil kasabası gibi huzurlu.
devamını gör...
çocukların patavatsızlıkları
fikirlerini filtreden geçirmeden dümdüz söyledikleri için genelde insanı şaşırtıyorlar. beni gözlüklü görünce ''korkunç görünüyorsun'' diyen, bir de ara ara ''gözlüğü çıkarsana'' diye beni darlayan yeğenim buna dahil. keşke beğenmediğini bu kadar belli etmeseydi..
devamını gör...
yeterince yapamadığınızı hissettiğiniz şeyler
anı yaşamak.
devamını gör...
ahlaklı kadın bir sene beklemez
benim artık dimağım almıyor ülkede yaşananları ama en çok üzen şey de bunların bir "kadının" sözlerinin olması.
su götürmez bi gerçeği yok saymanız ve üstüne üstlük bunlara maruz kalan insanların iffeti, namusu hakkında atıp tutmanız gerçekten midemi bulandırıyor, duygularımı ve öfkemi kelimelerle ifade edemiyorum.
bu sözleri ben unutmayacağım siz de unutmayın.
su götürmez bi gerçeği yok saymanız ve üstüne üstlük bunlara maruz kalan insanların iffeti, namusu hakkında atıp tutmanız gerçekten midemi bulandırıyor, duygularımı ve öfkemi kelimelerle ifade edemiyorum.
bu sözleri ben unutmayacağım siz de unutmayın.
devamını gör...
aristoteles
muazzam çalışkanlığıyla ün salmış, büyük iskender'in hocalığını yapmış ünlü makedon filozof. tam adı aristotle idir. biz bazen aristo deriz. stagira doğumludur, halkis ölümlüdür. eşi pitias'tır. platon'un öğrencisidir. ayn zamanda rakibidir.(düşmanlığa varacak şekilde) tabii saygıyı bırakmaz. bu küslüğün sebebi platon' un akademi'nin başına akrabası speussippos'u getirmesidir. aristotle anlam veremez. çünkü kendisi daha nitelikliyken, kendinden aşağı bir insan başa gelmemelidir.
hakkında çok şey söylenebilir. ancak söylemeye çekiniyorum. f. m. cornford'un dediği üzere "belki de sadece st. thomas'ın çalışkanlığının boy ölçüşebileceği bir adamın sisteminin ana hatlarını vermeye teşebbüs dahi edemem."
ama şunu söyleyeyim, etikten doğa bilimine kadar yazdığı her şey, günümüz portresine ışık tutmaktadır. marx'tan darwin'e...
ancak darwin için aristo. bazen cahilce konuşurdu. nitekim bilgisi olmadığı konularda ahkam keserdi. dr ogle'a şöyle yazar darwin(kısaca) : "kasların hareketin aracı olduğu konusundaki gibi bazı konulardaki cehaleti ne kadar tuhaf."
(darwin, f., yayına hazırlayan, 1887, life and letters of charles darwin, including and autobiographical chapter: john murray, london, c. 3, s. 252.)
hakkında çok şey söylenebilir. ancak söylemeye çekiniyorum. f. m. cornford'un dediği üzere "belki de sadece st. thomas'ın çalışkanlığının boy ölçüşebileceği bir adamın sisteminin ana hatlarını vermeye teşebbüs dahi edemem."
ama şunu söyleyeyim, etikten doğa bilimine kadar yazdığı her şey, günümüz portresine ışık tutmaktadır. marx'tan darwin'e...
ancak darwin için aristo. bazen cahilce konuşurdu. nitekim bilgisi olmadığı konularda ahkam keserdi. dr ogle'a şöyle yazar darwin(kısaca) : "kasların hareketin aracı olduğu konusundaki gibi bazı konulardaki cehaleti ne kadar tuhaf."
(darwin, f., yayına hazırlayan, 1887, life and letters of charles darwin, including and autobiographical chapter: john murray, london, c. 3, s. 252.)
devamını gör...
vahşi güzel
müthiş bir pembe dizidir.
kalın kalın kitaplar okuyup ödüllü ödüllü filmler izleyip derin derin düşüncelere daldığım üniversite yıllarımda tlc için bulunmaz bir nimet olabilecek teyzemle yaşayarak evdeki domestos kokusunu ciğerlerime çeke çeke kendimi gerçekleştirmek için büyük ve acımasız bir savaş veriyordum.
yeni tanıştığım yazarlarla samimiyeti ilerletmeye çalışmak ve filozoflardan anlayabildiğimi anlamak, anlamadıklarımı sabaha bırakmak çabası içinde kıvranırken bir gün teyzemle vahşi güzeli izlerken buldum kendimi. birikimlerim eyjafjallajökull yanardağı gibi coştuğu, ya da ben öyle hissettiğim ya da kız arkadaşım olmadığı için teyzemin dizisi ile dalga geçe geçe dizinin ilk bölümünü izledim.
boş gezenin boş kalfası olmak üzere eğitildiğim okulum bana çok bir şey ifade etmediği için, yukarıda da belirttiğim gibi o dönem sevgilim olmadığı için, milagros da fiziksel olarak kafka ve diğerlerinden daha çekici olduğu için ikinci, üçüncü ve hatta - inanmayacaksınız belki ama- dördüncü bölümü de izledim.
tabii her seferinde teyzemin zoruyla ve söylene söylene izledim. sonra bir gün teyzem patchwork kursuna gidip evdeki bütün kumaşları birbirine ulayıp yeni bir kumaş ortaya çıkarmaya karar verdiğinde vahşi güzel macerası benim için bitme noktasına geldi.
ama anlayacağınız gibi bitmedi. teyzem yokken de milagros’u izleyip kendi kendime sosyal bir deney yaptığımı söyleyip durdum. hala da merak ederim o sosyal deneyin sonuçlarını ama kesinlikle o dönem sevgilim yoktu.
kalın kalın kitaplar okuyup ödüllü ödüllü filmler izleyip derin derin düşüncelere daldığım üniversite yıllarımda tlc için bulunmaz bir nimet olabilecek teyzemle yaşayarak evdeki domestos kokusunu ciğerlerime çeke çeke kendimi gerçekleştirmek için büyük ve acımasız bir savaş veriyordum.
yeni tanıştığım yazarlarla samimiyeti ilerletmeye çalışmak ve filozoflardan anlayabildiğimi anlamak, anlamadıklarımı sabaha bırakmak çabası içinde kıvranırken bir gün teyzemle vahşi güzeli izlerken buldum kendimi. birikimlerim eyjafjallajökull yanardağı gibi coştuğu, ya da ben öyle hissettiğim ya da kız arkadaşım olmadığı için teyzemin dizisi ile dalga geçe geçe dizinin ilk bölümünü izledim.
boş gezenin boş kalfası olmak üzere eğitildiğim okulum bana çok bir şey ifade etmediği için, yukarıda da belirttiğim gibi o dönem sevgilim olmadığı için, milagros da fiziksel olarak kafka ve diğerlerinden daha çekici olduğu için ikinci, üçüncü ve hatta - inanmayacaksınız belki ama- dördüncü bölümü de izledim.
tabii her seferinde teyzemin zoruyla ve söylene söylene izledim. sonra bir gün teyzem patchwork kursuna gidip evdeki bütün kumaşları birbirine ulayıp yeni bir kumaş ortaya çıkarmaya karar verdiğinde vahşi güzel macerası benim için bitme noktasına geldi.
ama anlayacağınız gibi bitmedi. teyzem yokken de milagros’u izleyip kendi kendime sosyal bir deney yaptığımı söyleyip durdum. hala da merak ederim o sosyal deneyin sonuçlarını ama kesinlikle o dönem sevgilim yoktu.
devamını gör...
kontrgerilla
kontrgerilla, adından da anlaşılacağı gibi karşı gerilla demektir.
gerilla taktiklerine karşı çaresiz kalan düzenli ordular için geliştirilmiş bir disiplindir. olayları ideolojik nitelikten ayrıştırıp sadece askeri taktik olarak inceleyelim. mücadele karakteri gelişmiş, yıllarca zor doğa şartlarında sürekli bir savaş halinde kendini geliştirmiş gerillalara karşı sadece bir iki aylık acemi eğitimi almış erleri gönderirseniz, sonuç bu erleri mezbahaya göndermekten farksızdır.
kontrgerilla bu yüzden geliştirilmiştir. eğer bir gerilla örgütü ile mücadeleyi sadece askeri olarak çözebileceğinizi sanıyorsanız evet, sizin için ideal birliklerdir. tarihsel kökene bakarsak; kontgerilla tekniği soğuk savaşta önem kazanmıştır. amerika tarafından geliştirilen bu disiplin tüm nato ülkelerine, eski nazi subaylarının hocalık yaptığı gladio ajanları tarafından yayılmıştır.
amaç; gerilla faaliyetleri ile komunizmi yaymaya çalışan sovyetlere karşı bir unsur yaratmaktır. türkiye'de kontrgerilla faaliyetlerini iki aşamaya ayırabiliriz; askeri ve sivil.
sivil kontgerilla çoğunlukla ülkücü çevreler arasından kaynak bulmuştur
(bkz: abdullah çatlı)
hedef sol görüşlü kesimlerdir. askeri kontgerilla ise özel harp dairesi ve jandarma istihbarat çatısı altında oluşturulmuş olup, çoğunlukla güneydoğu anadolu'da pkk'ya karşı eylemlere girişmiştir
(bkz: binbaşı cem ersever) (bkz: mahmut yıldırım)
ayrıca kıbrısta müdahale öncesinde kontgerilla faaliyetleri gözlemlenebilir.
gerilla taktiklerine karşı çaresiz kalan düzenli ordular için geliştirilmiş bir disiplindir. olayları ideolojik nitelikten ayrıştırıp sadece askeri taktik olarak inceleyelim. mücadele karakteri gelişmiş, yıllarca zor doğa şartlarında sürekli bir savaş halinde kendini geliştirmiş gerillalara karşı sadece bir iki aylık acemi eğitimi almış erleri gönderirseniz, sonuç bu erleri mezbahaya göndermekten farksızdır.
kontrgerilla bu yüzden geliştirilmiştir. eğer bir gerilla örgütü ile mücadeleyi sadece askeri olarak çözebileceğinizi sanıyorsanız evet, sizin için ideal birliklerdir. tarihsel kökene bakarsak; kontgerilla tekniği soğuk savaşta önem kazanmıştır. amerika tarafından geliştirilen bu disiplin tüm nato ülkelerine, eski nazi subaylarının hocalık yaptığı gladio ajanları tarafından yayılmıştır.
amaç; gerilla faaliyetleri ile komunizmi yaymaya çalışan sovyetlere karşı bir unsur yaratmaktır. türkiye'de kontrgerilla faaliyetlerini iki aşamaya ayırabiliriz; askeri ve sivil.
sivil kontgerilla çoğunlukla ülkücü çevreler arasından kaynak bulmuştur
(bkz: abdullah çatlı)
hedef sol görüşlü kesimlerdir. askeri kontgerilla ise özel harp dairesi ve jandarma istihbarat çatısı altında oluşturulmuş olup, çoğunlukla güneydoğu anadolu'da pkk'ya karşı eylemlere girişmiştir
(bkz: binbaşı cem ersever) (bkz: mahmut yıldırım)
ayrıca kıbrısta müdahale öncesinde kontgerilla faaliyetleri gözlemlenebilir.
devamını gör...
merdumgiriz_
güzel sohbet ettiğim, çok güzel elektrik aldığım, güzel insan. yazdıklarını takip ediyordum ama tanışma fırsatı bugüne kısmetmiş. sağol, varol merdumgiriz *
devamını gör...
ayraç olarak kullanılan nesneler
"yara bandı."
tesadüfen kitabımın arasında bulduğum bir zamandan sonra kullanmaya başladım.
oldukça da anlamlı hissettiriyor. özellikle sıkıntılı bir zamanımda kitabın arasından çıktığında beni baya bir etkilemiş, eskisi gibi güçlenmem gerektiğini hatırlatmıştı. o zamandan beridir bazen bırakıyorum. yaralarımı hep kendim sarıp devam ettiğimi, bu sefer de öyle yapacağımı hatırlatıyor bana...
tesadüfen kitabımın arasında bulduğum bir zamandan sonra kullanmaya başladım.
oldukça da anlamlı hissettiriyor. özellikle sıkıntılı bir zamanımda kitabın arasından çıktığında beni baya bir etkilemiş, eskisi gibi güçlenmem gerektiğini hatırlatmıştı. o zamandan beridir bazen bırakıyorum. yaralarımı hep kendim sarıp devam ettiğimi, bu sefer de öyle yapacağımı hatırlatıyor bana...
devamını gör...
normal sözlük bağımlılığı
maalesef bende de olan durumm. sınava 2 ay kalmış ben saatlerdir sözlükteyim yine.* kafa iznine çıkayım diyorum 2 gün sonra şıp yine sözlükteyim.* moderatörrllerrrrr hesabımı 2 ay boyunca kilitleyebilir misiniz acaba???*
devamını gör...
normal sözlük'ün siyasi çizgisini bilmeyen yazar
pek teessüf ettiğim yazardır.
o kadar da yazdık:
" "kafa sözlük, türkiye’de avrasyacı gençlerin yetişmesine hizmet etmek amacı ile kurulmuş olup kgb’den düzenli olarak fon almaktadır."
gizli gizli de değil aleni yapıyoruz.
o kadar da yazdık:
" "kafa sözlük, türkiye’de avrasyacı gençlerin yetişmesine hizmet etmek amacı ile kurulmuş olup kgb’den düzenli olarak fon almaktadır."
gizli gizli de değil aleni yapıyoruz.
devamını gör...
iq ortalaması düşük ortamlar
kahveler değildir çünkü oralarda derin devletler bilderberg toplantılari,rockfeller ailesi, rotchild ailesi gibi büyük ailelerin gelecekteki dünya düzeni hakkında konuştukları kritik yaptıkları yerdir.
devamını gör...