ormanci
#1694566
bir yazar. pek tanımıyorum kendisini.
o da beni tanımaz sanırım, şöyle anlatayım;
bir bilen adlı yazarın bu sözlükte sevmediği insanların en tepesinde yer alıyorum, ben de onu hazetmem doğruya doğru.
ve bu dünkü olay değil, aylardır böyle.
senin şu son iki gündür yaptığın ise / bence / bir bilen üzerinden karşı çıktığın düşüncenin tam karşısı. yani böyle onun her ukdesini takip ederek, durup durup başlık hortlatarak o dediğin insan gibi olmuyor musun sen de?
tekrar söylüyorum, bak eskiler şahittir bir bilen ve benim tartışmam, sürtüşmem her ne boksa neredeyse taaa sözlüğün ilk gününden beri devam eder.
ama şu senin iki günde yaptığını ne ben ona 13 ayda yaptım ne de o bana.
sevmemek ayrı, bu yapılan apayrı bir şey.
lan arkadaş hayret bir şey ya, bana bir bilen'i savundurdunuz jskksksk
ha bir de, "akıllı düşman aptal dosttan iyidir"
ne diyo enteller, hah; keyifli sözlükler.
bir yazar. pek tanımıyorum kendisini.
o da beni tanımaz sanırım, şöyle anlatayım;
bir bilen adlı yazarın bu sözlükte sevmediği insanların en tepesinde yer alıyorum, ben de onu hazetmem doğruya doğru.
ve bu dünkü olay değil, aylardır böyle.
senin şu son iki gündür yaptığın ise / bence / bir bilen üzerinden karşı çıktığın düşüncenin tam karşısı. yani böyle onun her ukdesini takip ederek, durup durup başlık hortlatarak o dediğin insan gibi olmuyor musun sen de?
tekrar söylüyorum, bak eskiler şahittir bir bilen ve benim tartışmam, sürtüşmem her ne boksa neredeyse taaa sözlüğün ilk gününden beri devam eder.
ama şu senin iki günde yaptığını ne ben ona 13 ayda yaptım ne de o bana.
sevmemek ayrı, bu yapılan apayrı bir şey.
lan arkadaş hayret bir şey ya, bana bir bilen'i savundurdunuz jskksksk
ha bir de, "akıllı düşman aptal dosttan iyidir"
ne diyo enteller, hah; keyifli sözlükler.
devamını gör...
film ve dizi klişeleri
hemen hemen her filmde ve dizide gördüğümüz, yaka silktiren sahneler.
(bkz: korku filmi klişeleri), (bkz: türk dizisi klişeleri) gibi bazı başlıklar var ama ben hepsini bir arada toplayıp ayrı ayrı başlık açmamak adına bu şekilde açtım. zira hepsi hakkında diyecek bir çift lafım var.
öncelikle amerikan filmlerinden gelsin;
- yaklaşan bir felaketi herkese anlatan ama kimsenin kendisine inanmadığı bilim insanı,
- 2 adım ötesinde kıyamet kopup dünya yıkılırken bile aşk yaşayan sevimsiz bir çift,
- aklı eski karısında kalmış, tercihen 2 çocuklu bir bilim insanı. film sonunda felaket atlatıldığında genelde barışırlar.
- yine doğal afet konulu filmlerde, işi önceden çözmüş olan bilim insanının çok zeki çocuklarının herkese liderlik edip hayat kurtarması,
- birini vuracak kişinin, silah doğrulttuğu kişiye karşı çenesinin düşmesi. fazla konuştuğu için kişiyi vuramadan işlerin bozulması,
- ukala ve garibanların en önce ölmesi,
- kolejli gençlerin olduğu eğlenceli filmlerdeki okulun gözde kız grubu, en yakışıklının bulunduğu futbol grubu ve çirkin ördek yavrusu olan kız ya da erkeğin sonunda okulun en gözde kişisi haline gelmesi...
örnekler çoğaltılabilir.
türk filmlerine gelelim:
yeni filmlerin çoğunu izlemedim, onu size bırakıyorum. ben yeşilçam'dan başlıyorum:
- zengin kız - fakir oğlan, fakir kız - zengin oğlan kombinasyonları (ki dizi klişemizdir aynı zamanda bu),
- kapı dinleyen, kötü bir şey duyan ve konuşmanın sonunu dinlemeyip aslında durumun kendi lehine döndüğünü duymadan oradan ayrılan 7 aylık sabırsız... madem ayıp edip kapı dinliyorsun, bari hepsini dinle.
- bir şeyle suçlanan, mesela kocasını aldattığı sanılan kadının, hızlıca 2 kelimeyle kendisini dinletecek can alıcı şeyi itiraf etmek yerine "açıklayabilirim, sandığın gibi değil..." türünden boş laflarla vakit kaybederken terk edilmesi,
- tüm cesaretini toplayıp kötü bir durumu haber verecek kişinin "sana bir şey söylemek zorundayım" dediği sırada "sus! öyle mutluyum ki, şu an hiçbir şeyin bunu bozmasını istemiyorum" diyen ama sonra o gerçeği öğrenince ortalığı "neden daha önce söylemedin" diye ayağa kaldıran saftirik,
- bando mızıka çalan, cıvık mutfak personeli...
türk dizilerine geçeyim:
- mutlaka hastane - karakol - mezarlık üçgeninin varlığı,
- şu videoyu akla getiren evlerde yaşayan "normal" insanlar,
- aynı kişiye aşık olan zibilyon tane kişi ve ille de ara bozmaya çalışacak işler yapmaları,
- içimizi bayan uzun aşk sahneleri,
- komik olmayan komedi sahneleri, bağırıp çağırmayı, cıvıklığı komik sanmak...
yeter, çok yazdım. geri kalanları ve yabancı dizi klişelerini de size bırakıyorum. hint dizilerinden iyi malzeme çıkıyor bu konuda, tüyo vermiş olayım *
(bkz: korku filmi klişeleri), (bkz: türk dizisi klişeleri) gibi bazı başlıklar var ama ben hepsini bir arada toplayıp ayrı ayrı başlık açmamak adına bu şekilde açtım. zira hepsi hakkında diyecek bir çift lafım var.
öncelikle amerikan filmlerinden gelsin;
- yaklaşan bir felaketi herkese anlatan ama kimsenin kendisine inanmadığı bilim insanı,
- 2 adım ötesinde kıyamet kopup dünya yıkılırken bile aşk yaşayan sevimsiz bir çift,
- aklı eski karısında kalmış, tercihen 2 çocuklu bir bilim insanı. film sonunda felaket atlatıldığında genelde barışırlar.
- yine doğal afet konulu filmlerde, işi önceden çözmüş olan bilim insanının çok zeki çocuklarının herkese liderlik edip hayat kurtarması,
- birini vuracak kişinin, silah doğrulttuğu kişiye karşı çenesinin düşmesi. fazla konuştuğu için kişiyi vuramadan işlerin bozulması,
- ukala ve garibanların en önce ölmesi,
- kolejli gençlerin olduğu eğlenceli filmlerdeki okulun gözde kız grubu, en yakışıklının bulunduğu futbol grubu ve çirkin ördek yavrusu olan kız ya da erkeğin sonunda okulun en gözde kişisi haline gelmesi...
örnekler çoğaltılabilir.
türk filmlerine gelelim:
yeni filmlerin çoğunu izlemedim, onu size bırakıyorum. ben yeşilçam'dan başlıyorum:
- zengin kız - fakir oğlan, fakir kız - zengin oğlan kombinasyonları (ki dizi klişemizdir aynı zamanda bu),
- kapı dinleyen, kötü bir şey duyan ve konuşmanın sonunu dinlemeyip aslında durumun kendi lehine döndüğünü duymadan oradan ayrılan 7 aylık sabırsız... madem ayıp edip kapı dinliyorsun, bari hepsini dinle.
- bir şeyle suçlanan, mesela kocasını aldattığı sanılan kadının, hızlıca 2 kelimeyle kendisini dinletecek can alıcı şeyi itiraf etmek yerine "açıklayabilirim, sandığın gibi değil..." türünden boş laflarla vakit kaybederken terk edilmesi,
- tüm cesaretini toplayıp kötü bir durumu haber verecek kişinin "sana bir şey söylemek zorundayım" dediği sırada "sus! öyle mutluyum ki, şu an hiçbir şeyin bunu bozmasını istemiyorum" diyen ama sonra o gerçeği öğrenince ortalığı "neden daha önce söylemedin" diye ayağa kaldıran saftirik,
- bando mızıka çalan, cıvık mutfak personeli...
türk dizilerine geçeyim:
- mutlaka hastane - karakol - mezarlık üçgeninin varlığı,
- şu videoyu akla getiren evlerde yaşayan "normal" insanlar,
- aynı kişiye aşık olan zibilyon tane kişi ve ille de ara bozmaya çalışacak işler yapmaları,
- içimizi bayan uzun aşk sahneleri,
- komik olmayan komedi sahneleri, bağırıp çağırmayı, cıvıklığı komik sanmak...
yeter, çok yazdım. geri kalanları ve yabancı dizi klişelerini de size bırakıyorum. hint dizilerinden iyi malzeme çıkıyor bu konuda, tüyo vermiş olayım *
devamını gör...
yazarların doğduğu sene gerçekleşmiş önemli olaylar
benim doğmam.
devamını gör...
1990 doğumlu teyzeler
31 yaşındaki kadına teyze deniyorsa sözlüğü ergenler basmış demektir.. teyze değillerdir..
devamını gör...
insana umudunu kaybettiren şeyler
biz size en yakın zamanda geri döneceğiz deyip de aramayan iş yeri.
devamını gör...
evde lahmacun içi hazırlayıp fırına götürmek
damak tadına uygun, içeriği belli olan, hijyenik lahmacun yemeyi seven insanın tercihidir.
ilk kural lahmacunun içinde yeşil biber ve sarımsak olmamasıdır.*
en iyi lahmacun içi için gerekli malzemeler ise kıyma- robotta çekilmiş soğan- domates rendesi- maydanoz-tuz ve bol acı kırmızı pul biberdir.bunlarla hazırlanan iç hafif suyu süzüldükten sonra fırına götürülür, ustaya kaç adet yapılması isteniyorsa rakam verilir ve pişer pişmez depar atılarak eve sıcak sıcak yetiştirilir.
pide severler de benzer bir yol izleyebilirler.
edit: biraz mırın kırın etseler de istanbul’da bazı fırınlar yapıyor.
ilk kural lahmacunun içinde yeşil biber ve sarımsak olmamasıdır.*
en iyi lahmacun içi için gerekli malzemeler ise kıyma- robotta çekilmiş soğan- domates rendesi- maydanoz-tuz ve bol acı kırmızı pul biberdir.bunlarla hazırlanan iç hafif suyu süzüldükten sonra fırına götürülür, ustaya kaç adet yapılması isteniyorsa rakam verilir ve pişer pişmez depar atılarak eve sıcak sıcak yetiştirilir.
pide severler de benzer bir yol izleyebilirler.
edit: biraz mırın kırın etseler de istanbul’da bazı fırınlar yapıyor.
devamını gör...
mesaja dönmeyen insan
görüldü atıp bırakan insandan daha saygılıdır.
devamını gör...
cağ kebabı
ulan başlığı görünce bile garip hissettim. garip değil de gariban. 5 sene erzurumda okudum da parasızlıktan şunun tadını hiç bilmedim. hiçbir zaman deneyecek param olmadı. güzel mi çirkin mi bilmiyorum ki. riske atamazdım çünkü çok pahalıydı. atandıktan sonra görev icabı erzuruma gidince denedim. çok güzelmiş lan. ıyi ki öğrenciyken yememisim.
devamını gör...
yazarların bırakması gereken 5 şey
-uyuşukluk
-üç beyaz
-internet
-duygusallık
-yatmak
kısacası tüm hayatımı baştan aşağı değiştirmem gerekiyormuş, ben de bunun farkına varmış oldum.*
-üç beyaz
-internet
-duygusallık
-yatmak
kısacası tüm hayatımı baştan aşağı değiştirmem gerekiyormuş, ben de bunun farkına varmış oldum.*
devamını gör...
yazarından daha ünlü olan kitap kahramanları
bazı kitap kahramanlarının yazarının adının önüne geçmesi durumudur. dünya edebiyat tarihinde örneklerine çok rastlanmıştır. aklıma gelen birkaç örnek:
1. frankenstein: marry shelly’nin kaleminin gücüyle ortaya çıksa da dr. frankenstein yazarı gölgede bırakmıştır. ancak doktorum şanssızlığı herkesi romandaki canavarın adını frankenstein sanmasıdır.
2. don quijote: la mancha’nın bağrından kopup gelmiş bu şövalye yazarı cervantes’in önüne geçmiş ve adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır.
3. dracula: transilvanya yöresinden kana olan iştahıyla tanıdığımız bu soylu şahısın ismi de yazarı bram stoker’ın isminden önce gelir.
4. oblomov: içine kök salmış tembelliği kadar uşağı zahar’dan çok çekmiş olan tembellerin piri yazarı gonçarov’u neredeyse edebiyat tarihinden silmiştir.
5. küçük prens: popüler kültür tarafından sömür sömür sömürülen bu kafası karışık küçük adam da yazarı exupery’yi fersah fersah aşan bir üne sahiptir.
1. frankenstein: marry shelly’nin kaleminin gücüyle ortaya çıksa da dr. frankenstein yazarı gölgede bırakmıştır. ancak doktorum şanssızlığı herkesi romandaki canavarın adını frankenstein sanmasıdır.
2. don quijote: la mancha’nın bağrından kopup gelmiş bu şövalye yazarı cervantes’in önüne geçmiş ve adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır.
3. dracula: transilvanya yöresinden kana olan iştahıyla tanıdığımız bu soylu şahısın ismi de yazarı bram stoker’ın isminden önce gelir.
4. oblomov: içine kök salmış tembelliği kadar uşağı zahar’dan çok çekmiş olan tembellerin piri yazarı gonçarov’u neredeyse edebiyat tarihinden silmiştir.
5. küçük prens: popüler kültür tarafından sömür sömür sömürülen bu kafası karışık küçük adam da yazarı exupery’yi fersah fersah aşan bir üne sahiptir.
devamını gör...
içmek istemek ama yarın iş olmak
yazarı üzmek.
zarhoş olunca uyuyamayanlardan olmak.
gerçekten çok kötü olmak.
derin bir elem ve tarifi imkansız kederle dolmak.
arka fonda ali ekber çiçek çalmak.
zarhoş olunca uyuyamayanlardan olmak.
gerçekten çok kötü olmak.
derin bir elem ve tarifi imkansız kederle dolmak.
arka fonda ali ekber çiçek çalmak.
devamını gör...
annelerin çöp diye attığı muhteşem şeyler
6-7 yaşlarındayken bir sabah kalktığımda tüm barbie bebeklerimi yeni alınanlar da dahil hepsini atmıştı. hayatımda hiç o kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum.
barbie bebek koleksiyonu yapıp gözüne sokasım geliyor şimdi.
barbie bebek koleksiyonu yapıp gözüne sokasım geliyor şimdi.
devamını gör...
şimdiki aklım olsa
''yaptıklarımdan pişman değilim ha aklım hala yapamadıklarımda'' derdim bence.
yaptığım hatalar tabii ki oldu ama hata yapmamın sebebi bazı şeyleri yap(a)mamamdı bence.
yaptığım hatalar tabii ki oldu ama hata yapmamın sebebi bazı şeyleri yap(a)mamamdı bence.
devamını gör...
mesaj alımını kapatan yazar
sadece yazmak ve okumak istiyordur. yalnızlık hoşuna gidiyordur. bir şeyleri tartışmak istemiyor da olabilir. önceden dm'de tecrübe ettiği kalitesiz durumlar da buna sebep olmuş olabilir. hepsinden öte depresyon bile olabilir. ama güzel karardır. kaldı ki açıkken mesaj yağıyor muydu sanki derseniz, öyle değildi tabi ama ben yağdırıyordum. mesaj alımını kapatınca aynı zamanda atamıyorum bu sayede bazı yazılarda çok müdahale edesim, sataşasım gelse de hem kendime hem bana çatan yazar arkadaşlara çıkaracağım huzursuzluğun önüne de geçiyorum.
devamını gör...
ruh eşini bulamamak
bulursun benim babam bulursun. sen göynünü ferah tut. ne diye sıkıntı ediyorsun. vaktinden önce hangi çiçek açmış?
devamını gör...
hafta sonu planları
temizlik yapacağım dostlarım.*
devamını gör...
sözlükteki ilginç nickler
ben uyuyorum sanırım bu tanıma.
devamını gör...


