kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
sohbetlerin bol olduğu türk kahvelerinin yapıldığı sürekli fon makinesi sesi gelen kız öğrencileri bir arada kaldığı büyük binadır. tabi bunlar tahminim.
devamını gör...
rahatsız (yazar)
görsellere fısıldayan adam.
devamını gör...
kitap alıntıları
"gerçek anlamda altüst edilmiş dünyada doğru, bir yanlışlık anıdır" guy debord - gösteri toplumu
devamını gör...
buz devri replikleri
herkesin bir manitası var.
benimse bebek gibi bir yüzüm.
benimse bebek gibi bir yüzüm.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
geçmedi yare sözümüz
yollarda kaldı gözümüz
yere sürüldü yüzümüz
böyleymiş karayazımız.
çiçekler açılmaz oldu
pınarlar içilmez oldu
yar bize gülmez oldu
böyleymiş kara yazımız.
yalnız ona yar demiştik
onda bir şey var demiştik
o bizi anlar demiştik
böyleymiş kara yazımız.
hey gönül gene bu gece
kederim geceden yüce
gel susalım beraberce
böyleymiş kara yazımız.
kara yazı-sabahattin ali.
yollarda kaldı gözümüz
yere sürüldü yüzümüz
böyleymiş karayazımız.
çiçekler açılmaz oldu
pınarlar içilmez oldu
yar bize gülmez oldu
böyleymiş kara yazımız.
yalnız ona yar demiştik
onda bir şey var demiştik
o bizi anlar demiştik
böyleymiş kara yazımız.
hey gönül gene bu gece
kederim geceden yüce
gel susalım beraberce
böyleymiş kara yazımız.
kara yazı-sabahattin ali.
devamını gör...
arkadaşının arkadaşın olmadığını anladığın an
iste o an.. hafifleyeceksin.. sırtından bir yük kalkmış olacak..
devamını gör...
saygı duyulan bitkiler
devamını gör...
yönetim göreve
(bkz: forum olmuş gidiyorsun)
...
...
devamını gör...
bıkmışke
kim bilir kimin feyki.
ben bilmem mesela.
ben bilmem mesela.
devamını gör...
you
netflix'in bu günlerde 3. sezonuyla ekranlarda olan dizisi. ilk 2 sezon hakkında bir çok yazı yazılmış başlıkta. ben daha çok 3. sezon üzerine yazmak istiyorum ve biraz da amerikan sinema endüstrisine dair bir şeyler paylaşmak da istiyorum ama bu kısım genel yani 3. sezonla alakalı değil.
genel olarak baktığımızda joe karakteri -özellikle ilk sezon için- gayet düzgün, kültürlü, kitaplarla içli dışlı bir insan. yani tam bir iyilik abidesi. ve aslında bir seri katil. ancak öldürdüğü kişiler "ölmeyi hak eden" kişiler. yani kötü kişiler. yani bir yerde "bunu da niye öldürdü" yerine "oh iyi ki öldürdü" denilmesi bekleniyor seyirci tarafından. amerikan sinema endüstrisi bunu çok yapıyor. dexter dizisinde de dexter'la bunu yapmışlardı. gayet düzgün, tıp okumuş, üzerine emniyette kan analisti olarak çalışan bir insan, ve sadece kötüleri, hak edenleri öldüren bir seri katil. amerikan sineması buradan yola çıkarak insanların, devletlerin hak edenleri öldürebileceğini normalize etmeye çalışıyor. tam da ırak, suriye, afganistan ve hatta vietnam'da yaptığı işgaller ve ölen insan sayıları ortadayken. neyse bu belki de bir başka yazı konusu. ben şimdi you 3. sezondan bahsedeyim değil mi?
ben 3. sezonu açıkçası çok beğendim. ve joe'nin neden böyle bir psikopat olduğunu hatta love'ın neden bir psikopat olduğunu çözümlemeye çalışmışlar.
aşı karşıtlığı ve covid sürecine el atmışlar ki bu da bence çok güzeldi.
eş değiştirme ve grup sex olayını baya bir abartmışlar bence. ancak sosyal medya, influncerlık olayı çok iyi işlenmiş. yozlaşma ve dejenerasyon olarak. tabi sosyal medya olayı zaten dizinin ana konusuydu değil mi? hi stalker.
sonu muğlak bitti joe yine her zaman bildiğimiz joe. haz için yapamayacağı şey yok. asla aşk değil net haz. bakalım 4. sezon gelecek mi_?
genel olarak baktığımızda joe karakteri -özellikle ilk sezon için- gayet düzgün, kültürlü, kitaplarla içli dışlı bir insan. yani tam bir iyilik abidesi. ve aslında bir seri katil. ancak öldürdüğü kişiler "ölmeyi hak eden" kişiler. yani kötü kişiler. yani bir yerde "bunu da niye öldürdü" yerine "oh iyi ki öldürdü" denilmesi bekleniyor seyirci tarafından. amerikan sinema endüstrisi bunu çok yapıyor. dexter dizisinde de dexter'la bunu yapmışlardı. gayet düzgün, tıp okumuş, üzerine emniyette kan analisti olarak çalışan bir insan, ve sadece kötüleri, hak edenleri öldüren bir seri katil. amerikan sineması buradan yola çıkarak insanların, devletlerin hak edenleri öldürebileceğini normalize etmeye çalışıyor. tam da ırak, suriye, afganistan ve hatta vietnam'da yaptığı işgaller ve ölen insan sayıları ortadayken. neyse bu belki de bir başka yazı konusu. ben şimdi you 3. sezondan bahsedeyim değil mi?
ben 3. sezonu açıkçası çok beğendim. ve joe'nin neden böyle bir psikopat olduğunu hatta love'ın neden bir psikopat olduğunu çözümlemeye çalışmışlar.
aşı karşıtlığı ve covid sürecine el atmışlar ki bu da bence çok güzeldi.
eş değiştirme ve grup sex olayını baya bir abartmışlar bence. ancak sosyal medya, influncerlık olayı çok iyi işlenmiş. yozlaşma ve dejenerasyon olarak. tabi sosyal medya olayı zaten dizinin ana konusuydu değil mi? hi stalker.
sonu muğlak bitti joe yine her zaman bildiğimiz joe. haz için yapamayacağı şey yok. asla aşk değil net haz. bakalım 4. sezon gelecek mi_?
devamını gör...
mona lisa
kimilerinin da vinci'nin annesi olduğunu öne sürdüğü tablo.
devamını gör...
ayakkabıları bir metreden yere serbest düşmeye bırakmak
newton amcamızın hareket kanunlarından yola çıkarak hacer teyzemizin 5 katlı bir apartmanın en üst katında oturmakta olduğunu ve markete gitmek üzere ayakkabılarını yere 1 metre mesafeden serbest düşmeye bıraktığında apartman içindeki olacaklara bilimsel olarak bakalım.
buradaki şartlardan birisi hava sürtünmesi olmayan bir ortam olarak düşünüyoruz. ikinci olarak da yer çekimi sabitini kısaca 10 alalım.
not: hacer teyzenin terliği hareketi boyunca g (yerçekimi ivmesi) ile düzgün hızlanan hareket yapacaktır.
bunun için bilmemiz gereken formüllerden birisi:
h=(1/2)gt^2
h: metre olarak yükseklik,
g: ivme-yer çekimi sabiti (metre/saniye kare)
t: saniye olarak zaman.
değerleri denklemde yerine koyduğumuzda hacer teyzemizin ayakkabısının teki tam olarak 0.447 saniye sonra zemine bütün haşmetiyle yapıştığı görmekteyiz.
şimdi de hacer teyzemizin terliği (ayakkabısı) yere kaç metre/saniye hızla yapıştığına bakalım.
bunun için bilmemiz gereken tek formül:
v=g.t
değerler yerine konduğunda hacer teyzemizin terliğinin yere 4,47 metre/saniye hızla çarptığını bulmuş olduk bilimsel olarak. ben anlamam, bu değeri km/saat olarak çevir derseniz eğer kısaca bulmuş olduğunuz hızı 3.6 ile çarparak hızı km/saat formatına dönüştürmüş olursunuz.
eee o zaman hacer teyzenin terliği yere yaklaşık 16 km/saat hızla çarpmış oluyor. apartman içerisindeki şiddetlenerek artan ses de cabası efendim. bir rivayete göre 3. kattaki mehmet amca da bu sesi çok rahat duymaktadır.
işbu tanımımda ayakkabılarını kibarca zemine bırakmayıp, belli bir mesafeden yere serbest düşmeye bırakan tüm kalbi temiz insanlara gelsin.
buradaki şartlardan birisi hava sürtünmesi olmayan bir ortam olarak düşünüyoruz. ikinci olarak da yer çekimi sabitini kısaca 10 alalım.
not: hacer teyzenin terliği hareketi boyunca g (yerçekimi ivmesi) ile düzgün hızlanan hareket yapacaktır.
bunun için bilmemiz gereken formüllerden birisi:
h=(1/2)gt^2
h: metre olarak yükseklik,
g: ivme-yer çekimi sabiti (metre/saniye kare)
t: saniye olarak zaman.
değerleri denklemde yerine koyduğumuzda hacer teyzemizin ayakkabısının teki tam olarak 0.447 saniye sonra zemine bütün haşmetiyle yapıştığı görmekteyiz.
şimdi de hacer teyzemizin terliği (ayakkabısı) yere kaç metre/saniye hızla yapıştığına bakalım.
bunun için bilmemiz gereken tek formül:
v=g.t
değerler yerine konduğunda hacer teyzemizin terliğinin yere 4,47 metre/saniye hızla çarptığını bulmuş olduk bilimsel olarak. ben anlamam, bu değeri km/saat olarak çevir derseniz eğer kısaca bulmuş olduğunuz hızı 3.6 ile çarparak hızı km/saat formatına dönüştürmüş olursunuz.
eee o zaman hacer teyzenin terliği yere yaklaşık 16 km/saat hızla çarpmış oluyor. apartman içerisindeki şiddetlenerek artan ses de cabası efendim. bir rivayete göre 3. kattaki mehmet amca da bu sesi çok rahat duymaktadır.
işbu tanımımda ayakkabılarını kibarca zemine bırakmayıp, belli bir mesafeden yere serbest düşmeye bırakan tüm kalbi temiz insanlara gelsin.
devamını gör...
takipçilerini göremeyen yazarlar
benim. özellikle dolara endeksli olmasıyla da görme ihtimalim gittikçe azalıyor. "sen zaten niye bakasın ki çok mu var sanki" diyecek olursanız bir şey diyemem ama merak işte. özelliğin açılması için gereken puanın sürekli artmasıyla kendimi oyuncak fare ile oynatılan kedi gibi hissediyorum, tam yakalayacağım kaçıyor.
devamını gör...
33333 numaralı girdinin bana yar olmaması
çok istediğim girdi numarasına sahip girdinin bana ait olmaması durumu.
aşağıdaki metni okumadan önce, buyrun cengiz atay'a kulak verelim.
sözlükteki girdi numaralarını çok severim. hatta özel bir numaraya sahip bir girdiniz varsa, size ulaşmışımdır. çünkü güzeldir bu sayılar. palindromlar, referans sayıları, onbinler...
sonra dikkatimi bir şey çekti. sözlük 30000 girdi barajını geçmişti. dedim ki kendime, sanagulbahcesivadetmedim, neden 33333 numaralı girdi senin olmasın? neden olmasındı ki?
akıştan bir şeyler girebileceğim başlıkları seçtim önce. 100 girdiden fazla vardı, 33333 olmasına. dört tane başlığa yazdım girdilerimi. beklemeye başladım.
90 girdi kaldı.
80 girdi kaldı.
70 girdi kaldı.
60 girdi kaldı.
50 girdi kaldı.
bir yandan da son girilen girdilerin numaralarına bakıyorum.
33300 oldu.
33317 oldu.
33324 oldu.
33328 oldu.
akışı yeniledim.
iki başlık daha değişti.
şimdi dedim. şimdi gir işte girdilerini. bas gönder tuşuna.
gönderdim hazırladığım girdilerimi.
ne oldu?
#33332 benim girdim.
#33334 benim girdim.
#33333 başkasının. kayıp balık memo'nun.
ezel'deki üçkağıtçı adam cengiz'in de dediği gibi, "istediğin kadar iyi planla, istediğin kadar mükemmel oyna bu oyunu, hayat seni her seferinde yener."
#44444'da görüşmek üzere sayın yazarlar. kendinize dikkat edin.
#44444 de benim değil. ağlayam.
aşağıdaki metni okumadan önce, buyrun cengiz atay'a kulak verelim.
sözlükteki girdi numaralarını çok severim. hatta özel bir numaraya sahip bir girdiniz varsa, size ulaşmışımdır. çünkü güzeldir bu sayılar. palindromlar, referans sayıları, onbinler...
sonra dikkatimi bir şey çekti. sözlük 30000 girdi barajını geçmişti. dedim ki kendime, sanagulbahcesivadetmedim, neden 33333 numaralı girdi senin olmasın? neden olmasındı ki?
akıştan bir şeyler girebileceğim başlıkları seçtim önce. 100 girdiden fazla vardı, 33333 olmasına. dört tane başlığa yazdım girdilerimi. beklemeye başladım.
90 girdi kaldı.
80 girdi kaldı.
70 girdi kaldı.
60 girdi kaldı.
50 girdi kaldı.
bir yandan da son girilen girdilerin numaralarına bakıyorum.
33300 oldu.
33317 oldu.
33324 oldu.
33328 oldu.
akışı yeniledim.
iki başlık daha değişti.
şimdi dedim. şimdi gir işte girdilerini. bas gönder tuşuna.
gönderdim hazırladığım girdilerimi.
ne oldu?
#33332 benim girdim.
#33334 benim girdim.
#33333 başkasının. kayıp balık memo'nun.
ezel'deki üçkağıtçı adam cengiz'in de dediği gibi, "istediğin kadar iyi planla, istediğin kadar mükemmel oyna bu oyunu, hayat seni her seferinde yener."
#44444'da görüşmek üzere sayın yazarlar. kendinize dikkat edin.
#44444 de benim değil. ağlayam.
devamını gör...
cicikuş
muhabbet kuşu eğitenler bilir,ilk öğretilen kelimelerden biridir.c,d,t,b gibi harflerin içinde geçtiği kelimeleri çabuk öğrendikleri için muhtemelen ilk çıkardıkları kelimede cici kuş olur.
devamını gör...
31 aralık 2020 babamın dolandırılmaya çalışması
insaflıymış bana 10bin tlden açıyolar kapıyı.
devamını gör...
15 yaşında çocukların evlenmesine insan hakkı demek
türkiye insan hakları ve eşitlik kurumu başkanı süleyman arslan, t.b.m.m'de yaptığı konuşmada, çocuk evliliklerini savundu. 15 yaşındaki çocukların rıza ile olabilecek nikâhlarının engellenmesinin ''insan hakkı'' ihlali olduğunu söyledi.
helak olun tez zamanda sapık herifler…
dikkat sapık var
sapık var
devamını gör...


