cahit sıtkı tarancı
karasevda
bir kere sevdaya tutulmaya gör;
ateşlerde yandığının resmidir.
aşık dediğin, mecnun misali kör;
ne bilsin alemde ne mevsimidir.
dünya bir yana, o hayal bir yana;
bir meşaledir pervaneyim ona.
altında bir ömür döne dolana
ağladığım yer penceresi midir?
bir köşeye mahzun çekilen için,
yemekten içmekten kesilen için,
sensiz uykuyu haram bilen için,
ayrılık ölümün diğer ismidir.
cumhuriyet dönemi şairlerindendir.
şiir dışında hikâyeler de yazmışıtır.
"sanat için sanat" anlayışıyla eserler vermiştir. en bilinen şiiri 'otuz beş yaş' şiiridir. ama ben bu şiirini daha çok severim.
cümlelerinde sevdayı gerçekten hissettiyor bu şiir. anlatmak istediğini çok da güzel anlatıyor.
çok sevmemin nedeni de içinde kendimden birçok cümle görmem. sanki benim duygularımı yazmış gibidir. o yüzden de benim için eşsizdir.
bir kere sevdaya tutulmaya gör;
ateşlerde yandığının resmidir.
aşık dediğin, mecnun misali kör;
ne bilsin alemde ne mevsimidir.
dünya bir yana, o hayal bir yana;
bir meşaledir pervaneyim ona.
altında bir ömür döne dolana
ağladığım yer penceresi midir?
bir köşeye mahzun çekilen için,
yemekten içmekten kesilen için,
sensiz uykuyu haram bilen için,
ayrılık ölümün diğer ismidir.
cumhuriyet dönemi şairlerindendir.
şiir dışında hikâyeler de yazmışıtır.
"sanat için sanat" anlayışıyla eserler vermiştir. en bilinen şiiri 'otuz beş yaş' şiiridir. ama ben bu şiirini daha çok severim.
cümlelerinde sevdayı gerçekten hissettiyor bu şiir. anlatmak istediğini çok da güzel anlatıyor.
çok sevmemin nedeni de içinde kendimden birçok cümle görmem. sanki benim duygularımı yazmış gibidir. o yüzden de benim için eşsizdir.
devamını gör...
aşı olmayanlara kısıtlama gelebileceği iddiası
aşılara güvenmiyorum. en azından yan etkileri hala kanıtlanmadi bu yüzden geeekirse bir yıl daha kalırım evde.
ben canımı yolda bulmadım.
ben canımı yolda bulmadım.
devamını gör...
iltifat edildiğini anlayınca küplere binmek
küplere binmek demeyelim de utanıyor diyelim.
iltifat ile baş başa kalınca utanan insanlar çok oluyor.
iltifat ile baş başa kalınca utanan insanlar çok oluyor.
devamını gör...
pizzayı yuvarlak yapıp üçgen kesip kare kutuya koymak
evleri kare ve dikdörtgen yapıp adını daire koyan kişilerle aynı kişiler bunlar.
devamını gör...
kültür farklılıkları
insanların farklı hayat biçimi ve alışkanlıklara sahip olması durumudur.
akla yaşar kemal’in binbir renkli bahçe kitabını getirebilir ki bu kitapta genel olarak her kültürün bir zenginlik, bir renk olduğunu ve dünyanın da binbir renkli bir kültür bahçesi olduğunu ifade etmiştir.
(bkz: binbir renkli bahçe)(bkz: yaşar kemal)
akla yaşar kemal’in binbir renkli bahçe kitabını getirebilir ki bu kitapta genel olarak her kültürün bir zenginlik, bir renk olduğunu ve dünyanın da binbir renkli bir kültür bahçesi olduğunu ifade etmiştir.
(bkz: binbir renkli bahçe)(bkz: yaşar kemal)
devamını gör...
nohut dürüm
antep'te fakir yemeği olarak 1960'ların ortasında doğmuş, mucidi bu basit ve ucuz yiyecekle kendisine antep'in en güzel semtinde beş kat 16 daire apartman yapmıştır.
eksik ya da hatalı bilinen şeyleri düzelterek tarifini vereyim:
nohut bir gece önceden ıslatılır, ertesi gece ilikli kemikle güzelce ve erimeden kaynatılır. kullanılan ekmek tırnaklı pide değil, antep'te yahudi ekmeği denen dürüm yapmaya elverişli ekmek ya da gobit ekmeğidir. nohut limon, tuz, sumak, ince kıyılmış soğan, kimyon, kırmızı biber ve naneyle karıştırılır. çok az zeytinyağı eklenir. ana karışım budur. eğer üç kuruş fazla para verirseniz üstüne katı pişirilmiş yumurta doğranır. acı biber antepte bir opsiyon değil bir zorunluluktur. bazen taze yeşil soğan, domates, maydanoz gibi yeşillikle de servis edilir. bunun adı sonradan istanbul'a gidince nohut dürüm olmuştur ama asıl adı "neşeli nohut"tur.
bir ekmek nohut dürüm yetişkin bir insanın günlük karbonhidrat ve protein ihtiyacının neredeyse tamamını karşılar. nohutu pişirirken içine bez bir torba içinde her kilo başına bir kaşık rezene (meyane) koyarsanız nohutun gaz yapmasının da önüne geçersiniz. afiyet olsun
eksik ya da hatalı bilinen şeyleri düzelterek tarifini vereyim:
nohut bir gece önceden ıslatılır, ertesi gece ilikli kemikle güzelce ve erimeden kaynatılır. kullanılan ekmek tırnaklı pide değil, antep'te yahudi ekmeği denen dürüm yapmaya elverişli ekmek ya da gobit ekmeğidir. nohut limon, tuz, sumak, ince kıyılmış soğan, kimyon, kırmızı biber ve naneyle karıştırılır. çok az zeytinyağı eklenir. ana karışım budur. eğer üç kuruş fazla para verirseniz üstüne katı pişirilmiş yumurta doğranır. acı biber antepte bir opsiyon değil bir zorunluluktur. bazen taze yeşil soğan, domates, maydanoz gibi yeşillikle de servis edilir. bunun adı sonradan istanbul'a gidince nohut dürüm olmuştur ama asıl adı "neşeli nohut"tur.
bir ekmek nohut dürüm yetişkin bir insanın günlük karbonhidrat ve protein ihtiyacının neredeyse tamamını karşılar. nohutu pişirirken içine bez bir torba içinde her kilo başına bir kaşık rezene (meyane) koyarsanız nohutun gaz yapmasının da önüne geçersiniz. afiyet olsun
devamını gör...
armysuzy
bazen darlıyorum kendisini ama kibarlığından asla ödün vermeden sürekli yardımcı oluyor bana.* birinci yılınız kutlu olsun.
devamını gör...
çalıntı tanım girmek
google' çalmak eylemini, başkasının malını gizlice almak olarak tanımlamış. hırsız kelimesini, çalan kimse olarak tanımlamış.
toplumda var olan hırsızlık anlayışıda ne yazık ki böyledir.... birinin kıymetli bir eşyasını gizlice alınca suç işlemiş oluyorsunuz.
fikir hırsızlığı çocukluk yıllarımızda maruz kaldığımız suistimaldir. cezası yoktur, ilk bizim aklımıza gelen fikri, arkadaşlarımızla paylaşmışızdır ama illa bir kurnaz arkadaşımız çıkmış ve sahiplenmiştir o fikri.... yetişkinlik örnekleri için zeki demirkubuz - nuri bilge ceylan veya daha aşina olduğumuz tesla - edison mücadelesi*.
sığ bir toplumun, cahil çocukları olarak eğitim ille de eğitim havacıva zorlamasıyla neredeyse hepimiz üniversitelere gidiyoruz.
yavrum size okulunuzda hiç mi öğretmediler intihal büyük bir suçtur, bu net bir hırsızlıktır! e tabi bugün, boğaziçi üniversitesinin atanmış rektörü bile çalıntı tez sahibi, sizlerden çok büyük etik değer kaygıları beklememek lazım....
bize üniversitede, ilk dönem alıntı nasıl yapılır eğitimini sindirdiler.
her dersin başında atılan mailler ve ilk oryantasyon derslerinde hocalar şu cümle ile başlardı; intihal yaparsanız direkt n.a durumuna düşersiniz. bu öyle pislik bir durumdur ki, direkt sene tekrarı, kimse gözünüzün yaşına bakmaz.
bu ısrarlı tekrarlara rağmen çok fazla insan intihalden sene tekrarladı. bir arkadaşımız, turn-it-in uygulamasını türkiye'ye getirmiş olan hocanın dersinden intihal sebebiyle kaldı. bu arkadaşımız, bir sene boyunca her ortamın mezesi olmuştu. bu duruma gülmek eğlenceliydi fakat burada büyük bir yanlış vardı, insanlar hala daha cezaya rağmen uğraşıyorlar, kopyalıyorlar yani çalıyorlardı. zamanla bazı şeylerin eğitim ile çözülmeyeceğini anladım.
cahil bir toplumun, şekilci ve sığ gençleri ile yuvarlanıp gidiyoruz. daha çok beğeni, daha çok övgü, daha çok konuşulma arzusu bütün doğruların yok sayılmasına tercih ediliyor.
bilgi tanımları girmekten imtina etmemin en büyük sebebidir, yanlışa veya intihal durumuna düşme korkusu.
bir şairin dizelerini, bir sosyal bilimcinin cümlelerini, bilgiye hızla ulaşabildiğimiz çağda, kopyalayıp benimmiş gibi paylaşamazsınız arkadaşlar. belki sözlükte bir ceza almayacaksınız fakat ileride, iş hayatında mutlaka zorluklarını yaşarsınız.
mesela ben televizyonda en çok profesör doktor ersan şen ve cübbeli'yi dinlemeyi seviyorum.
ersan hoca, anlattığı her durumu, anayasa'nın maddeleri ile ve hatta fırkalarının numaralarını referans vererek konuşur.
cübbeli bey ise anlattığı her kıssadan bir ayeti direkt yapıştırır.
fikirlerine katılırım veya katılmam, konuşurken dahi referans veren adama saygı duyarım.
toplumda var olan hırsızlık anlayışıda ne yazık ki böyledir.... birinin kıymetli bir eşyasını gizlice alınca suç işlemiş oluyorsunuz.
fikir hırsızlığı çocukluk yıllarımızda maruz kaldığımız suistimaldir. cezası yoktur, ilk bizim aklımıza gelen fikri, arkadaşlarımızla paylaşmışızdır ama illa bir kurnaz arkadaşımız çıkmış ve sahiplenmiştir o fikri.... yetişkinlik örnekleri için zeki demirkubuz - nuri bilge ceylan veya daha aşina olduğumuz tesla - edison mücadelesi*.
sığ bir toplumun, cahil çocukları olarak eğitim ille de eğitim havacıva zorlamasıyla neredeyse hepimiz üniversitelere gidiyoruz.
yavrum size okulunuzda hiç mi öğretmediler intihal büyük bir suçtur, bu net bir hırsızlıktır! e tabi bugün, boğaziçi üniversitesinin atanmış rektörü bile çalıntı tez sahibi, sizlerden çok büyük etik değer kaygıları beklememek lazım....
bize üniversitede, ilk dönem alıntı nasıl yapılır eğitimini sindirdiler.
her dersin başında atılan mailler ve ilk oryantasyon derslerinde hocalar şu cümle ile başlardı; intihal yaparsanız direkt n.a durumuna düşersiniz. bu öyle pislik bir durumdur ki, direkt sene tekrarı, kimse gözünüzün yaşına bakmaz.
bu ısrarlı tekrarlara rağmen çok fazla insan intihalden sene tekrarladı. bir arkadaşımız, turn-it-in uygulamasını türkiye'ye getirmiş olan hocanın dersinden intihal sebebiyle kaldı. bu arkadaşımız, bir sene boyunca her ortamın mezesi olmuştu. bu duruma gülmek eğlenceliydi fakat burada büyük bir yanlış vardı, insanlar hala daha cezaya rağmen uğraşıyorlar, kopyalıyorlar yani çalıyorlardı. zamanla bazı şeylerin eğitim ile çözülmeyeceğini anladım.
cahil bir toplumun, şekilci ve sığ gençleri ile yuvarlanıp gidiyoruz. daha çok beğeni, daha çok övgü, daha çok konuşulma arzusu bütün doğruların yok sayılmasına tercih ediliyor.
bilgi tanımları girmekten imtina etmemin en büyük sebebidir, yanlışa veya intihal durumuna düşme korkusu.
bir şairin dizelerini, bir sosyal bilimcinin cümlelerini, bilgiye hızla ulaşabildiğimiz çağda, kopyalayıp benimmiş gibi paylaşamazsınız arkadaşlar. belki sözlükte bir ceza almayacaksınız fakat ileride, iş hayatında mutlaka zorluklarını yaşarsınız.
mesela ben televizyonda en çok profesör doktor ersan şen ve cübbeli'yi dinlemeyi seviyorum.
ersan hoca, anlattığı her durumu, anayasa'nın maddeleri ile ve hatta fırkalarının numaralarını referans vererek konuşur.
cübbeli bey ise anlattığı her kıssadan bir ayeti direkt yapıştırır.
fikirlerine katılırım veya katılmam, konuşurken dahi referans veren adama saygı duyarım.
devamını gör...
gravöl
vikinglerden kalan bir cenaze ritüelidir. ölen kişinin arkasından mezar birası yani gravöl içilir ve eğlenilir.
devamını gör...
1 haftadır konuşulan kadının evlenelim demesi
yurtdışından gelmek için para da istedi mi?
devamını gör...
erkek adam ev işi yapar mı sorunsalı
fıtratının iki ev işi yapmayla bozulup kadınsı olacağına inananın ya kendine güveni yoktur, ya fıtratına.
devamını gör...
doğalgaz faturası
(bkz: kol böreği)
devamını gör...
nutuk’u yasaklamak
bir cesaret örneği.
tabi ki 19 yıldır bu haramzadelere izin veren %50'nin eseridir bu. kimse gocunmasın geleceği görmek isteyen 1970 öncesi ve sonrası iran belgesellerini izleyebilir.
tabi ki 19 yıldır bu haramzadelere izin veren %50'nin eseridir bu. kimse gocunmasın geleceği görmek isteyen 1970 öncesi ve sonrası iran belgesellerini izleyebilir.
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
chandler and monica!
chandler and moonica!!
oh my eyes my eyes!!!!!!!
chandler and moonica!!
oh my eyes my eyes!!!!!!!
devamını gör...
5 temmuz 2021 ilk defa yoldaş’tan artı oy almam
yahu her yaştan, her karakterden insanın olduğu platformda birinin ufak şeylerden mutlu veya hoşnut olması ne kadar battı size değil mi? kimse aylar oldu belki adam akıllı tanım yazmaya yanaşmıyor kaos veya az enteresan bişey yakaladılar mı ama yaban çakalı kesiliyor alayı vay alüminyum!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının birbirlerini övmesi
#458620 genel hatları ile çok güzel açıklanmış mevzu.
bir kaç şey eklemek isterim. yazarların nickaltlarına yazılmasına karşı değilim zaman zaman bunu bende yapıyorum zira doz aşımı yaşandığını gördüğüm anda başlıktan kaçıp, bir süre başka başlıklarda saklanmak zorunda kalıyorum.
bir yazar size özlediğiniz bir şeyleri hatırlatmıştır., yazarsınız...
sizi gülümsetmiştir, kayıtsız kalmak istemezseniz, yazarsınız...
ufkunuzu açıyordur, bakış açınızı değiştiriyordur, yazarsınız..
heybenize yeni bilgiler eklemenize vesile oluyordur, yazarsınız...
liste uzar gider.
ama sırf aranız iyi olduğu için, kişisel sohbetiniz olduğu için yazmaya başlarsanız işin samimiyeti ortadan kaybolur gider. nickaltları yazarların sözlükte yazıp çizdiklerine binaen kullanılması gereken alanlardır.
sözlüğe yeni gelenlere rehber olması gerekir.
hususi ilişkilerinizdeki hislerinizi bu alana börtülü böcekli, kuşlu kelebekli, minnaklı yazarsanız olay başka yerlere evrilir. ha keza nefretinizi sin kaflı bir şekilde kusarsanız da aynı şey olur.
işin cılkını çıkarmamak lazım. tek tornadan çıkmış gibi duran methiye ve sövgü sözcüklerinin kimseye faydası olmaz. nickaltlarını sözlüğe katkısı olacak şekilde doğru kullanmak en güzeli...
bir kaç şey eklemek isterim. yazarların nickaltlarına yazılmasına karşı değilim zaman zaman bunu bende yapıyorum zira doz aşımı yaşandığını gördüğüm anda başlıktan kaçıp, bir süre başka başlıklarda saklanmak zorunda kalıyorum.
bir yazar size özlediğiniz bir şeyleri hatırlatmıştır., yazarsınız...
sizi gülümsetmiştir, kayıtsız kalmak istemezseniz, yazarsınız...
ufkunuzu açıyordur, bakış açınızı değiştiriyordur, yazarsınız..
heybenize yeni bilgiler eklemenize vesile oluyordur, yazarsınız...
liste uzar gider.
ama sırf aranız iyi olduğu için, kişisel sohbetiniz olduğu için yazmaya başlarsanız işin samimiyeti ortadan kaybolur gider. nickaltları yazarların sözlükte yazıp çizdiklerine binaen kullanılması gereken alanlardır.
sözlüğe yeni gelenlere rehber olması gerekir.
hususi ilişkilerinizdeki hislerinizi bu alana börtülü böcekli, kuşlu kelebekli, minnaklı yazarsanız olay başka yerlere evrilir. ha keza nefretinizi sin kaflı bir şekilde kusarsanız da aynı şey olur.
işin cılkını çıkarmamak lazım. tek tornadan çıkmış gibi duran methiye ve sövgü sözcüklerinin kimseye faydası olmaz. nickaltlarını sözlüğe katkısı olacak şekilde doğru kullanmak en güzeli...
devamını gör...
bir abinizin normal sözlük gözlemleri
sonuna kadar katılıyorum. her gün bir şeyler yazabilir miyim diye bakıyorum yazacak başlık bulamıyorum. başlığı kendim açsam rağbet görmeyecek. gündem de olanlar eski başlıklar. onlarda lay lay lom başlıklar yani. özellikle gündemin daha güncel ve gerçekçi şeylerle dolması gerekiyor. hala ekşisözlüğe bakmam gerekiyor çünkü yetkin gündemler çıkıyor orada en azından başlık olarak. bir de çaylaklık sistemi gelmesi güzel evet ama arada böyle aklıselim insanlar da kaynamıştır diye düşünüyorum.
devamını gör...
gruen transferi
gruen transferi olarak bilinen kavram avusturyalı mimar victor gruenin kasıtlı olarak kafa karıştırıcı,sersemletici düzene sahip alanların tüketicilerin daha fazla zaman ve para harcamasına neden olması hipotezine dayanır. gruen transferinin uygulandığı alanlar arasında kumarhaneler, alışveriş merkezleri bulunmakla beraber günümüz reklamcılık ve endüstri sektörünün önemli parçasıdır.
kaynak ve detaylı bilgi
kaynak ve detaylı bilgi
devamını gör...

