daha küçüğüm, anam bana "yakışıklı oğlum" diyor, inanıyorum, sonra büyüyorum, hala acıyor o yalanın izi kfkkflf.. böhü.......
devamını gör...

t: soyut kavramları algılayamadığımız dönemde allahı somutlaştırmaya çalışırken düştüğümüz masum şirkleri içeren başlık.

ben minareyi allah sanıyordum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

vay arkadaş bu nasıl bir demagojidir dedirten sözler.
hadi herkese terörist denmesine alıştık da, bir insan nasıl cümleye öğrenci diye başlar, lgbt diye devam eder gezi diye bitirir aklım almıyor. okudum yine de almıyor.
devamını gör...

kendi öz vatandaşları hariç herkesin refah içinde yaşadığı ülke.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

koçtaşa gidiyorum evimi çok seviyorum.
peşinden direk gelen evinizin herşeyi ikea.
devamını gör...

ben özlediysem özledim derdim. çünkü bazen kaybedince anlıyor insan sevdiğini, özlediğini, o kişinin değerini. böyle olunca gidip söylerdim. çünkü napcam başka?

en son söylediğim kişinin verdiği tepki sonrası dayak yemiş it gibi sinmiştim. köpekleri de bu nedenle biraz sevmem. sahibi bunu döver, bu içine çöküp bir kenara geçer öyle oturur. dövmüslüğüm yok ha, bi kere köpegim olmuştu, komut öğretirken beni ciddiye almayıp ısırıp duruyordu. köpekler beni asla ciddiye almaz. konudan saptım. köpekler aslında onu döven o kişiyi ısırıp yere yatırsa parçalara ayırabilir. mesela beni o an sindiren kişiyi aslında ısırabilirdim, gücüm her türlü yeterdi ama dayağı yiyip kendi köşeme geçtim.

ve o köşeden çıkabilmiş değilim. haddim nasıl güzel bildirildiyse yıllardır içselleştirip duruyorum. o yapmaz, o bana kıyamaz, o ne olursa olsun sever beni dediğin biri varsa ve bunun güveni oluştuysa, en ufak bir terslik 14 yerinden bıçaklanma halini alıyor. biri seni ne kadar güzel seviyorsa o kadar kolay öldürüyor.

bu arabesk tavrım nedenli özür diliyorum. son zamanlarda biraz duygusal bir çocuk oldum. çekeceksiniz, yapacak bir şey yok. özlediği zaman iğne ucu kadar gurur yapmadan özledim diye insanın karşısına çıkabilen birinden, özlediği zaman sessiz sakin şekilde kendi içinde bu meseleyi halletmeye çalışan birine döndüm. çünkümü gururum kırıldı ve daha önce kırılmadığı için gurur yapmıyormuşum. insan neler öğreniyor değil mi? hayret bir şey.

bi ara ekşi'de okumuştum sanırım. adamla kadın ayrılıyor, aradan yillar geçiyor, kadın evleniyor, hiç görüşmüyorlar. bir gün adam dayanamıyor özlemine, gizli numaradan arıyor. adamin adı x olsun. isim bulamadım çünkü. levent mi desem dedim, sonra mahmut geldi aklıma. ne alaka dedim ve x demeye karar verdim. kadın telefonu açıyor ve hiç düşünmeden " x sen misin " diye soruyor. adam hiçbir şey diyemiyordu hatırladığım kadarıyla. zaten ne denir?

durumun bi de bu yönü var. onu da yazmadan edemedim. belki özledim diyemediğimiz biri de bizi özlüyor olabilir. ya da özlemediği için gururumuzun üstünü atlayıp çiğneye de bilir. yemin ederim şansa yaşıyoruz. ne olacağı hiç belli değil. hayat çok karışık bir şey. hiç anlamadım ben ne oluyor ne bitiyor. öyle ezbere yaşıyorum.

oq. bb.
devamını gör...

...claire fletcher...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...brunner, frederick sands ...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...winslow homer ...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...charles bertrand d 'entraygues...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...robert hope...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...judith leyster...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

''mutluluğu sende bulan senindir ötesi misafir'' sözünü iliştirmek istiyorum buraya.
eski arkadaşlar her zaman kıymetlidir, değerinizi uzakta olsanız da rahatlıkla hissedersiniz. her zaman kıymet bilmek dileğiyle...
devamını gör...

o kaybetmiş bacım, madem konuşmayacaktı neden anonimlikten çıkıp instagrama taşımış olayı? neyse, denizde çok balık var.*
devamını gör...

ressam kişiliğinden çok mühendis kişiliğinin ön planda olmayışı insanı dehşete düşürür. tablolarından çok defterlerindeki eskizlerine bayılırım. ben uydurmadıysam makası bulan da oydu.
devamını gör...

annesinin ölümü dahil her şeye nesnel bir biçimde yaklaşan meursault'un dünyayla arasına koyduğu mesafeyi anlatan camus romanıdır.

okurken sevmekle nefret etmek arasında gidip gidip geldiğim bir karakter meursault. bu da yazarın vermek istediği mesajı “insanın dünyadan kopuşunun, onunla anlamlı ve özlemlerine uygun düşen bir ilişkiyi kuramayışının ifade çabasını” oldukça iyi yansıttığı fikrini uyandırır.



--- alıntı ---

"bazen içimden herkesin sözünü kesip 'bir dakika, burada sanık kim? sanık olmak önemli bir şey. benim de söyleyeceklerim var!' demek geliyordu. ama şöyle bir düşününce, söyleyecek bir şeyim yoktu aslında."

--- alıntı ---
devamını gör...

gerbner'ın isim verdiği,
fazla tv izlenen bir evde yaşıyan bireyin az tv izleyen komşusuna göre dünyayı daha daha kötü görmesi anlamına gelen kavramdır.
şiddetle yoğrulmuş tv dünyasına aşırı biçimde maruz kalanlar,
dünyayı güvenli olmayan acımasız bir yer olarak algılamaktadır.
1980lerde ortaya atılan bu kavramın,
bu gün hayatımızın her alanını işgal eden internet sonrası hali,
bu günün insanın umutsuzluğunu da açıklayabilir.
devamını gör...

hayatımda öyle kişilere ihtiyacım yok benim. ne güne yanımda duruyor ya da muhattap oluyoruz, karaktersiz mi o kişi?
ben bunu fark ederim ve onunla muhattap olmam, kendi hazırladığı yolda yürüyebilr.
o beni kendi istediği kalıpta sever o zaman, gerek yok, onunla mı uğraşcam.
devamını gör...

kazası değişeni yok, yürüyeninde hiç bir sıkıntı yok abicim. ekspertiz!e falan niye para vericen bin git arabana garantisi benim diyorum. (iyi aile çocuğu olan galerici yalanı)
devamını gör...

türüne nadir rastlanan siyah renkli ve sarı benekli bir kertenkele cinsi. ısırma ve zehir püskürtme gibi tehlikeleri olmayan, sadece yağmurlardan sonra ortaya çıkarak sümüklüböcek ve küçük tırtıl ile beslenen bir sürüngendir. gözlerinin arka kısmında süt kıvamında bir zehir salgılayarak, kendilerini yemek isteyen kedi ve köpek gibi hayvanların ağız kısmında salgı yoğunluğuna sebep olarak kendilerini tükürttürmek suretiyle hayatta kalmaya çalışırlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu bahsedeceklerim hafif ve orta şiddetli depresyon içindir ağır depresyon için bir uzmandan yardım alınız.

depresyon, sizin kıramadığınız duygusal bir kısır döngüdür bu duygusal döngüyü kırmanız içinse gereken yine sizin iradenizdir. içinizden bir şey yapmak gelmiyor ve siz de içinizi(duygularınızı) bir tarafa bırakıp iradenizle hareket etmiyorsanız yani eyleme geçmiyorsanız bu döngüyü asla kıramazsınız.

ilk kural irade. peki bu irade ile ne yapacaksınız.
hormonel dengenizi düzene oturtacaksınız. depresyon genelde beynin veya vücudun hormonel dengesizliklerinden meydana gelir.
anti-depresan haplarının geneli beyninizin (bkz: serotonin) salgılamasına sebebiyet verir.

ilk yapmanız gereken şey spor. bunu yapmadan döngünüzü kırmanız çok zor olacaktır.
spor, size (bkz: endorfin) salgılatacaktır. endorfin, bir mutluluk hormonudur. acıyı daha az hissetmenize ve mutlu olmanıza yarar. zamanında atalarımız yırtıcı bir hayvandan kaçarken eğer vücudunun bir yerine darbe veya kesik aldıysa beyin endorfin salgılayarak o kesiğin daha az hissedilmesini ve kişinin motive şekilde kaçmasını sağlamak amacıyla endorfin salgılardı bu da onun hayatta kalmasına sebebiyet verirdi. ayrıca (bkz: eroin) kullanan kişiler endorfin patlaması yaşar eroin bağımlılığının temel sebebi endorfinin verdiği mutluluktur. spor'da endorfin salgılanmasının sebebi ise şöyledir:

kas gelişimi için temel kaide sizin kas liflerinizi yırtmanızdır. yırtılan bu kas liflerini daha az hissetmeniz için aynı yırtıcı hayvan mantığıyla vücut endorfin salgılar.
bunların yanında ayrıca vücut cinsiyet hormonlarını da salgılar (bkz: testosteron) (bkz: östrojen) kısa süreli yükselen bu cinsiyet hormonları da sizin daha motive biri olmanızı sağlar. cinsiyet hormonlarına en iyi örnek kısırlaştırılan kedilerdir. kısırlaşmadan önce sağa sola atlayan kediler kısırlaştıktan sonra durgunlaşır, uysallaşır gün boyu uyur.

sporun hormonlar dışında size uzun vadede kattığı vücut gelişimi, disiplin de sizin özgüveninizi arttıracaktır.

ikinci mühim olan konu ise uykudur. eğer siz gece saat 4'de yatıp öğlen 2'de uyanıyorsanız depresyondan çıkamazsınız. gece uykularında vücut (bkz: melatonin) salgılar. melatonin, sizin (bkz: dopamin) ve seratonin dengenizi düzenler.
yeni nesil anti-depresanlarda bu mantıkla piyasaya sürülmüştür (bkz: valdoxan).
sizin için ideal uyku saati 22.00-05.30 arası olacaktır.

ardından size dopamin patlaması yaşatan bağımlılıklarınızdan kurtulun. sigara, alkol, porno, pc oyunu, telefon vs. bu bağımlılıkların beyninizi mahveder. bunlardan o kadar cok dopamin salgılar ki beyniniz artık gündelik işleri yapmanız için salgılanan dopamin kırıntıları ile mutlu olamazsınız ve onları sürekli ertelersiniz,erteledikçe de daha dibe batarsınız.
(bkz: meditasyon)un temel amacı budur sizin boşluğa veya durgun başka bir şeye uzun süre odaklandırarak gündelik yapacağınız işlerden zevk almanızı sağlar. yani bilgisayar oyunlarının tam tersini yapar.

bu üç durumu düzelttikten sonra yapacağınız şeyler basit günlük ödevler belirleyip onları ertelemeden yapmanız olacaktır. mesela yatağınızı toplamak, günlük 30 dakika kitap okumak vs.
bu basit görevler giden özgüveninizi size geri getirip daha motive bir insan olmanızı sağlar.

bu kısmı da atladıktan sonra artık kısmen de olsa motive bir şekilde sosyalleşebilirsiniz istemeseniz de bunu yapmak zorundasınız çünkü insanlar sosyal canlılardır ayrıca sosyalleştikçe beyniniz (bkz: oksitosin) salgılar akabinde karşı cinsle bunu yaparsanız cinsiyet hormonları da salgılar.

bu kısmı da atladıktan sonra önünüzde duran yapmanız gereken ve ertelediğiniz şeyleri yapmanız gerekiyor. okul, tez, iş vs...

burayı da hallettikten sonra muhtemelen depresyondan çıkmış ve kısır döngünüzü kırmış olacaksınız. umarım bu yazılanları okuyup pratiğe dökebilirsiniz. kendinize iyi bakın çünkü yine kendinizden başkası sizi bu durumdan kurtaramayacak.
devamını gör...

üstümün açık kaldığına delalet bir rüya.
hepimiz yine klavyelerimizin başında, kafa sözlükte dolanmaktayız. kaos kokusu 100 metre ötede duyulabilecek bir başlık açılıyor. "yoldaş'ın dolandırıcı olması".
yazar isimlerini hiç görmemekle birlikte, herkes evet beni de dolandırdı tarzı şeyler yazıyor. meğerse yoldaş hepimizin kimlik bilgilerine ulaşmış. işte para çekmiş hesabımdan falan diye yazanlar oluyor, lanetleyenler, kınayanlar vs. sonra bir kadın yazarın yazdığı sözlüğe bomba gibi düşüyor. "benimle evlenmiş." sjsjjsnk. haberi yok.
yana döne çözüm arıyor.
sonrasında yazılanlar tam evlere şenlik. rüyamda bile gülme krizine girdim.

kendime not: gece uyumadan son işin sözlüğe bakmak olmasın.
devamını gör...

t: bütün sözlük yazarlarının aynı evde yaşıyormuşçasına entry girmesi gereken başlık.

ben başlıyorum,

biraz daha sessiz olun ya kitap okumaya çalışıyoruz burada!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim