kendinden daha aşağı gördükleri hintlileri aşağılayarak ezikliklerini saklamaya çalışanların toplandığı başlık.

evin camdansa başkasının camına taş atmayacaksın. onlar da ülke salgından kırılırken lebalep parti toplantıları yapıyorlar, halay çekiyorlar dese, söyleyecek söz bulamazsın. ya da halk çöpten yiyecek toplarken, yöneticiler saraylarda şatafat içinde yaşıyor, kimse itiraz etmiyor deseler, ne diyeceksiniz?

ayrıca daha yeni israil' de dini bayramda izdihamda birbirlerini ezdiler, 45 kişi öldü. onlar çok mu akıllı?
daha yazacak çok şey var, içim şişti.
devamını gör...

kökeni britanya'ya dayanan oldukça uysal bir kedi ırkıdır.
uysal olması ve bakımının da diğer kedilere nazaran daha kolay olması münasebetiyle, kedi sahiplenmek isteyenlerin sıkça tercih ettiği bir kedidir kendileri.
ayrıca bildiğim kadarıyla, yine diğer kedilere göre daha az tüy döküyormuş.
bu ırkın erkekleri dişilerden daha iri oluyormuş.
ömürleri ise 14-20 sene arasındaymış.

bir arkadaşım evine ikinci kedi olarak bu ırkın erkek olanını almıştı.
gri ama nasıl karizma bir kediydi.
neyse arkadaşım buna gri olduğu için "duman" ismini verecekti.
bayağı yaratıcı bir arkadaşımızdı kendisi.
neyse ben olaya el attım, hop dedim sen ne yapıyorsun ya duman da ne ola?
kedinin isminin "diablo" olmasına karar verdim, verdik.
ama şu an o arkadaşımla konuşmuyorum dolayısıyla diablo'ya da hasret kaldık.
her gün fotoğrafını atardı.
ahhh diablo'cuğum ne yaptınız acaba?
lila'yla kaynaştınız mı iyice?
en son lila'nın da ahlâkını bozuyormuşsun diye duyumlar aldım, yapma yavrucum, yapma evladım.
yanındaki zalımla konuşmuyorum ben ama seni çok özledim...
benden sonra ismini tekrar duman yapmış yazıklar olsun.
veee diaaaabloooo:
resimag.com/p1/4ba9a610404d.jpeg
devamını gör...

kişilerin, birbirinin vücutlarını çıplak olarak görme isteği doğrultusunda çekilen görüntüleri karşı tarafa göndermesi durumudur.

her ne kadar bizim toplumumuzda “tabu” kavramı içerisinde yer alsa da dünyanın geri kalan kültürlerinde var olan, yaşanan bir gerçektir.

ha ben yapmadım hiç (şimdiye kadar hiç bir ilişkimden çıplak fotoğrafını isteyecek kadar uzak olmadım, özlemedim) ama yapıyor diye de kimseyi ayıplayamam. haddim değil.

cinsel hayatlarını ve ilişkilerini nasıl yaşayacaklarına insanlar karar verir. bu olaydan zevk alıyor ya da mutlu oluyorlarsa “yeterince tanışık olmak, karşılıklı güven ve dürüstlük” koşulları ile ne yapacaklarını kendileri bilirler.
devamını gör...

sevilmez mi yoksa yazarlar özgünlük mü sevmez. benzer başlıklar açılıyor hep. biri kem diyor diğeri küm. biri uçan inek diyor diğeri düşen inek. yani biraz özgün başlıklara değer verelim. ben bir yere bakarak başlık açmıyorum o an ne eserse yazıyorum. he bir de madalyalı başlık açmak lazım ona daha çok yolumuz var şimdilik lak lak zamanı.
devamını gör...

bizim evin halleri.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

an itibari ile güncellenip 96 yazar sayısına ulaşan ve mahşerin 4 atlısını aramaya koyulmuş listedir.

evet yok mu arttıran?! karmayı yani...
devamını gör...

üniversitedeyken bir yere oturdugumuzda hep cay icerdim. böyle etrafım milkshakeler karamel mochalarla donatilmisken ısrarla cay gibisi yok diyip çay icerdim. herkes cayı cok sevdigimi zannediyor. ama dupeduz fakirdim arkadaşlar. orda kahveye verecegim +10 ₺ ertesi gün harclıgi filandi yani. ısin trajikomik tarafı artık cok sukur lattler mochalar iciyoruz ama o zmnlardan kalma mıdır nedir hakikaten cay gibisi de yok.
devamını gör...

değer ve değersizlik hissi bizimle alakalıdır aslında. annenizin karnında büyümeye başladığınız andan itibaren yaşanan her şey değersizlik inancımızı besler. ve bunlar bize istemediğimiz kadar done sunar kendimizi değersiz görmemiz için. en nihayetinde çözüm yine bizde saklı.

1) bunu çözmeyi gerçekten istemek.(çünkü bazen bu his insanı farklı bir mazoşizme sürüklüyor ve bundan bahsetmek bu şekilde dramatik davranışlara girmek bir döngüye dönüşüyor.)

2) ihtiyacımız olan tek ama gerçekten tek değerin kendimize verdiğimiz değer olduğunu farketmek. ve tabii ki kendimize değer vermek. (farketmek yetmez çünkü.)

biz yaptığı fedakarlıklarla varolan bir toplumuz. bu düsturla yetişiyoruz. halbuki sağa sola yapılan bu gereksiz fedakarlıklar sadece bizi değersizleştiriyor ve bizi kendimizden uzaklaştırıyor. bir bakıyoruz bizden geriye ne kalmış ki. sonra dönüp fedakarlıklarımızın hesabını sorduğumuzda şöyle bir cevap almak işten bile değil: “iyi de ben senden bunu yapmanı istemedim ki.” ya da “ben senin de istediğinin bu olduğunu zannediyordum.”

garip bir toplumuz. komün yaşamı damarlarımızda. avrupa bu yüzden bu kadar ilginç bizim için. bireysellik karşısında şaşıp kalıyoruz.

kitap tavsiye etmeyeceğim. okudum ve bir işe yaramadı. sen farketmeden “ben artık böyle biri olmak istemiyorum.” demeden hiçbir şey değişmeyecek.

söyleyeceğim şu: insanların sana verdiği değer de senin kendine verdiğin değerle şekillenecek.

birkaç gün önce karşıma çıkan şu cümleyi de paylaşmak isterim. mutluluğun değerle bir alakası var çünkü.

bir sabah uyanacaksın ve sana lazım olan mutluluğun şehirlerle, hayalini kurduğun işle, okulla, rüyalarına giren o aşkla ilgili değil, içinin iklimiyle ilgili olduğunu farkedeceksin.
devamını gör...

"mutlu olabilirim sanmıştı.."
devamını gör...

ruhu dinlendirir,uyku moduna sokar.
devamını gör...

kısa bir süreliğine de olsa içinde bulunduğum gruptur.

güzel zamanlardı.
devamını gör...

nasıl fotoğraf koyulduğunu bilmediğim için çocuğunu millete gösterme aşkıyla yanıp tutuşan ebeveyn hevesini içimde bırakan başlıktır.
devamını gör...

yakın arkadaşlarıma hiç kıskançlık yapmadım, haklarında kötü düşünmedim.
devamını gör...

istediğiniz gibi derdinizi anlatabilirsiniz bazen hiç tanımadığını birisine daha çok güveniyor daha çok açılıyor insan
devamını gör...

doğru bulmadığım durumdur. psikolojik yardımın doğal bir şey olduğunu, yaşadıklarıyla kişilerin yalnız olmadıklarını göstermeye çalışırken yine ipin ucu kaçırıldı. dram yine en ön plana çıktı. vazgeçirmekten ziyade özendirici bir hal almaya başladı. ayrıca insanların acıları üzerinden reyting kasarak para kazanmayı doğru bulmuyorum. kişiler zaten seans ücreti ödüyor psikiyatriste. üstüne kitabı yazılarak dizisi çekilerek para kazanılıyor bir de. üstüne kendi instagram hesabında bu hafta bilmem kimin başına neler gelecek şeklinde prim kasılıyor, reklam yapılıyor. toplumun sağlığını düşünen bir yapımın daha özenle hazırlanmasını beklerdim. ruh sağlığı alanına büyük zararlar verecek bir hal alıyor durum. bu zor günlerde dram değil de insanları güldürecek yapımların artması gerekirdi bence. insanlar kendi acı dolu hayatlarına bir de akşamları 3 saat başka dramları ekliyorlar. bunun psikolojik sağlamlığı zedeleyeceğini düşünüyorum.
devamını gör...

diz kapağının anatomik ismidir. musculus quadriceps femorisin tendonu patellayı içine alarak patellar tendon ismini alır. daha sonra tüberositas tibiada sonlanır. tendonun patellanın etrafını sarmasından dolayı sesamoid kemik özelliğini taşır. quadricepsin kasılması sırasında kasın çekiş açısını değiştirerek daha az enerji harcamamızı sağlar. dize stabilizasyon kazandırır. ayrıca dize duyu girdisi sağlar.
devamını gör...

ooo, hırsızlık mı?
hırsızlık ne ki bakkal soymuştuk biz. böyle bir ekip kurduk dört beş kişi, biri marketçi beyi lafa tutuyor; diğerleri ceplere çikolataları dolduruyor. sonra diğer markete gidiyoruz; oradaki marketçi hanımla da aynı taktiği gerçekleştiriyoruz. bir de cakamız var ki sormayın. soygun yaptık diye sağda solda anlatıyoruz. birkaç gün böyle gitti. sonra bir gün yengem geldi. o hanım var ya sandığımız kadar aptal değilmiş, abi de babamın arkadaşı olduğu için ses etmiyormuş. marketçi hanım, yengeme ispiyonlamış. ben böyle ağlıyorum falan ama kar etmiyor. babamın bir bakışı vardır, içim cız eder. soruyor. "paran mı eksikti, istediğin bir şey mi alınmadı, seni buna iten ne, nasıl hem günah olan hem de bizi aşağılayan davranışı yaparsın? şimdi ne aldın söyle? gidip onların hepsini sen ödeyeceksin!" kalbim güm güm, ağlaya ağlaya gidiyorum markete. sizden şunları şunları aldık gizlice, parasını ödemeye geldim, diyorum boynum bükük, bükük değil komple yerde.
iyi bir ders oluyor, küçük bana. sonra yolda para bulsam benim değil deyip alamaz hala geliyorum. biliyorum çünkü nasıl bir utanç verdiğini. ahhh çocuk ben, yaramazlıklarınla anne-babanı kaç kez utandırdın!

tanım neydi : sanırım çocuk hırsız. *
devamını gör...

benim bu tip.

eskiden insanların öküz b.ku gibi tepeleme yığıldığı bir şehirde yaşıyordum. sabah değil, öğlen ve akşam da neşesizdim.

kosmos'a şükür* bu karadelikten kurtulup sakin bir yere taşındım. artık her sabah, ne olursa olsun, neşeli uyanıyorum.
devamını gör...

hatta bu kişi, mahir çayan tarafından ayağından vurulmuştur. topal olmasının nedeni budur. devrimci felan değildir. sadece laf kalabalığı yapar. gereksiz bir kişiliktir. aynı zamanda çok usta bir provokatördür.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim