beğeni alınca mutlu olan yazar
cebimizden gitmiyor ya arkadaş,birilerini mutlu etmek burda bedava. birilerini sevindirmek bu kadar kolay işte.siyasi görüşüne,dini inancına bakmadan emek verilmiş,bir fayda verme gayesinde olunan,hoş bir yüz ifadesi bırakan yazıları beğenmek;desteklemek bize mutlaka bir şekilde olumlu geri döner.
mutlu olmak için polyana olmaya gerek yok ki
mutlu olmak için polyana olmaya gerek yok ki
devamını gör...
dimissum quod nescitur non amittitur
latince kökenli bir deyiştir.
ne kaybettiğini bilmiyorsan, hiçbir şey kaybetmemişsin anlamına gelmektedir.
-bazen bize ait sandığımız aslında hiç bize ait olmamış insanları örnek olarak verebiliriz.
ne kaybettiğini bilmiyorsan, hiçbir şey kaybetmemişsin anlamına gelmektedir.
-bazen bize ait sandığımız aslında hiç bize ait olmamış insanları örnek olarak verebiliriz.
devamını gör...
cinsiyetsiz soyunma kabinleri istiyoruz
duyduğum en mantıksız şey
devamını gör...
normal sözlük - yedikule hayvan barınağı yardımlarının ulaşması
günümü pamuk gibi eden gelişmedir. teşekkürler kafa sözlük, teşekkürler bağış atanlar ayrıca fatih belediyesine de ekstra olarak teşekkür etmek lazım o ne güzel barınaktır öyle.
devamını gör...
moderatörlerdeki öz güven
ben okudum. ama ben troll değilim.
troll ile mizah arasındaki çizgiyi bilirim.
troll ile mizah arasındaki çizgiyi bilirim.
devamını gör...
toy story
dünyanın en güzel animasyon film serilerinden. ilk filmi pixar'ın ilk uzun metrajlı filmi olarak 1995 yılında çıktı. 4 film de biraz bakmaya başladığınızda başından kalkamayacağınız kadar güzeldir. kaç yaşına geldim hala kardeşimi izlerken görünce yanına gidip izliyorum.
duyguları çok güzel hissettirir, karakterlerin üzüntüleri, korkuları, mutlu anları... hepsini yaşamış gibi hissedersiniz. bütün karakterler birbirinden tatlıdır.
söylemeden olmaz
-to infinity and beyond!
duyguları çok güzel hissettirir, karakterlerin üzüntüleri, korkuları, mutlu anları... hepsini yaşamış gibi hissedersiniz. bütün karakterler birbirinden tatlıdır.
söylemeden olmaz
-to infinity and beyond!
devamını gör...
itiyat
“alışkanlık, huy” anlamlına gelen kelimedir.
devamını gör...
kombine antibiyotik kullanımı
birden fazla antibiyotiğin aynı anda kullanılmasıdır.
alttaki sebeplerde tercih edilir:
1.tedaviye direnç gelişimini önlemek
2. ilaç toksisitelerinin azaltılması
3. antimikrobiyal sinerjistik etki elde etmek
4. polimikrobiyal infeksiyonların tedavisinde
5. yoğun bakım ünitesinde yatan kritik hastaların ampirik tedavisi
alttaki sebeplerde tercih edilir:
1.tedaviye direnç gelişimini önlemek
2. ilaç toksisitelerinin azaltılması
3. antimikrobiyal sinerjistik etki elde etmek
4. polimikrobiyal infeksiyonların tedavisinde
5. yoğun bakım ünitesinde yatan kritik hastaların ampirik tedavisi
devamını gör...
yazarların ilk girişimcilik denemeleri
10 yaşımda annemin ve babamın desteğiyle su satmıştım evin önünde.hatta tabela bile yapmıştım ''buz gibi soğuk su' diye. kardeşim de ortağım olmuştu. ama inanır mısınız sayın yazarlar, o parayı bir türlü harcayamamıştım. e tabii, insan kendi kazanınca harcaması çok zor oluyor.
devamını gör...
istanbul sözleşmesi olayının çok abartılması
bayanlar çiçektir kısmından sonra okumadığım tanımdır.
devamını gör...
the world’s end
yönetmenliğini edgar wright’ın yaptığı ve senaryosunu iki gözümün çiçeği simon pegg ile yazdığı, oyuncu kadrosunda tabii ki simon pegg ve bu ikilinin ortak yapımı olan filmlerin vaz geçilmezi nick frost’un olduğu, ek olarak da pastanın üstüne konan çilek niyetine yüzüklerin efendisi hayranlarının atalarından biri olan bilbo baggins’i canlandıran martin freeman’ın bulunduğu eğlenceli ama dikkatle izlenmesi gereken komedi filmidir.

film 20 yıl önce yapmayı planlayıp başarısız oldukları, üzerinde on iki barın bulunduğu altın yolu tekrar kat edip her barda bir bira içerek son bar olan the world’s end’e varmayı isteyen 5 çocukluk arkadaşının hikayesi.
her şeyi başlatan kişi ise 20 yıl önce bu grubun lideri olan ve aslında hiç değişmeyen, diğer arkadaşları gibi düzgün bir hayat kuramayan, o yıllara takılıp kalmış garry king. tipik bir çeteyi tekrar toplama hikayesi gibi görünse de izlerken bu filmi edgar wright ve simon pegg’in yazmış olduğunu ve mutlaka filmin bir yerinde olayın bambaşka bir yere doğru kayacağını akılda tutmak gerekir.

dünyaya bakışının benimle birebir aynı olduğunu düşündüğüm için büyük bir hayranlık beslediğim ve adı geçen her tanımda nerdlerin şahı olduğunu söylemekten usanmadığım simon pegg filmin başından sonuna kadar çok iyi bir oyunculuk sergilemiş.
bundan sonra yazacağım paragraflar tamamen meraklısı içindir. zaten uzun yazı okumaya karşı aşırı tepkili olanlar çoktan okumayı bıraktı. okumak konusunda direnen az sayıdaki cengaver de bu paragrafla okumayı bırakmış olabilir. o zaman kendi kendime konuşur gibi ufak bir bu filmi kullanma kılavuzu yazabilirim.*

plan dahilinde gidilecek olan barların isimleri sırasıyla şöyle:
1. the first spot
2. the old familiar
3. the famous cock
4. the cross hands
5. the good companions
6. the trusty servant
7. the two headed dog
8. the mermaid
9. the beehive
10. the king’s head
11. the hole in the wall
12. the world’s end
bu isimler filmi izlerken size hikayenin nasıl bir yol alacağı konusunda ufak ipuçları verecektir.
film size arkadaşlık ve insanlık kavramları üzerine birçok şey anlatırken bir yandan da dünyanın sonunun nasıl gelebileceğine dair bir öngörüde bulunuyor. bence bu senaryo için de bir hazırlık yapmak gerekebilir.

film 20 yıl önce yapmayı planlayıp başarısız oldukları, üzerinde on iki barın bulunduğu altın yolu tekrar kat edip her barda bir bira içerek son bar olan the world’s end’e varmayı isteyen 5 çocukluk arkadaşının hikayesi.
her şeyi başlatan kişi ise 20 yıl önce bu grubun lideri olan ve aslında hiç değişmeyen, diğer arkadaşları gibi düzgün bir hayat kuramayan, o yıllara takılıp kalmış garry king. tipik bir çeteyi tekrar toplama hikayesi gibi görünse de izlerken bu filmi edgar wright ve simon pegg’in yazmış olduğunu ve mutlaka filmin bir yerinde olayın bambaşka bir yere doğru kayacağını akılda tutmak gerekir.

dünyaya bakışının benimle birebir aynı olduğunu düşündüğüm için büyük bir hayranlık beslediğim ve adı geçen her tanımda nerdlerin şahı olduğunu söylemekten usanmadığım simon pegg filmin başından sonuna kadar çok iyi bir oyunculuk sergilemiş.
bundan sonra yazacağım paragraflar tamamen meraklısı içindir. zaten uzun yazı okumaya karşı aşırı tepkili olanlar çoktan okumayı bıraktı. okumak konusunda direnen az sayıdaki cengaver de bu paragrafla okumayı bırakmış olabilir. o zaman kendi kendime konuşur gibi ufak bir bu filmi kullanma kılavuzu yazabilirim.*

plan dahilinde gidilecek olan barların isimleri sırasıyla şöyle:
1. the first spot
2. the old familiar
3. the famous cock
4. the cross hands
5. the good companions
6. the trusty servant
7. the two headed dog
8. the mermaid
9. the beehive
10. the king’s head
11. the hole in the wall
12. the world’s end
bu isimler filmi izlerken size hikayenin nasıl bir yol alacağı konusunda ufak ipuçları verecektir.
film size arkadaşlık ve insanlık kavramları üzerine birçok şey anlatırken bir yandan da dünyanın sonunun nasıl gelebileceğine dair bir öngörüde bulunuyor. bence bu senaryo için de bir hazırlık yapmak gerekebilir.
devamını gör...
eba’ya girmek için -10 derecede saatlerce yürüyerek şebeke arayan öğrenciler
siirt’in pervari ilçesine bağlı doğan köyünde yaşayan öğrenciler eba tv’ye bağlamak için soğuk havada saatlerce şebekenin çektiği yere kadar yürüyerek ders işledi. haber linki
devamını gör...
allah cezanı versin osman bey
bir atıf yılmaz filmidir. bu filmin senaryosunu ünlü ve büyük yazarımız son komünist vedat türkali yazmıştır. filmin güzelliği de belki bu dev ikilinin bir araya gelmesinden kaynaklanmaktadır.

film tesadüf eseri olmadığı bir kişi olduğu sanılan bir adamın başından geçen olayları anlatır ve benim kurduğum bu saçma cümle kadar da komik ve eğlenceli bir filmdir. başrolde oynayan orhan günşiray bu siyah beyaz filmi renklendirmiş, çolpan ilhan ise müthiş bir zerafet ile arzı endam etmiştir.

filmin asıl ilginç yanı ise ismidir aslında. o dönem atıf yılmaz ile osman seden arasında hem bir dostluk hem de tatlı bir rekabet vardır. ve bu film çekilirken atıf yılmaz filmin adıyla osman seden’e gönderme yapar, sonra da kızdıysa değiştirebileceğini söyler ama seden’in başka bir planı vardır.
osman seden de nerdeyse aynı isimlerle aynı dönemde bir başka film çeker ve filmin ismiyle de bu ikili arasındaki müthiş eğlenceli atışma nihayete ermiş olur. ilk filmi bulmanız zor olabilir ama osman seden filmini bulup izleyebilirsiniz.

film tesadüf eseri olmadığı bir kişi olduğu sanılan bir adamın başından geçen olayları anlatır ve benim kurduğum bu saçma cümle kadar da komik ve eğlenceli bir filmdir. başrolde oynayan orhan günşiray bu siyah beyaz filmi renklendirmiş, çolpan ilhan ise müthiş bir zerafet ile arzı endam etmiştir.

filmin asıl ilginç yanı ise ismidir aslında. o dönem atıf yılmaz ile osman seden arasında hem bir dostluk hem de tatlı bir rekabet vardır. ve bu film çekilirken atıf yılmaz filmin adıyla osman seden’e gönderme yapar, sonra da kızdıysa değiştirebileceğini söyler ama seden’in başka bir planı vardır.
osman seden de nerdeyse aynı isimlerle aynı dönemde bir başka film çeker ve filmin ismiyle de bu ikili arasındaki müthiş eğlenceli atışma nihayete ermiş olur. ilk filmi bulmanız zor olabilir ama osman seden filmini bulup izleyebilirsiniz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
800 tanım giren 100 yazara kitap hediye edilmesi
pes ettiğim olaydır. arkadaşlar 7/24 burada mısınız napıyorsunuz ya
devamını gör...
seri artı oy veren melek
böyle melekleri nickaltında belirtmemek gerekiyor. artı oy vermekten başka bir şey yapmamış gibi bir algı oluşuyor.
devamını gör...
helios (yazar)
iş hayatındaki yoğunluğunun sürmesinden sebep, üzülerek kafa sözlük moderasyon liderliği görevine son vermek durumunda kaldık.
kendisi efsane direktör olarak kafa sözlük tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır.
kendisi efsane direktör olarak kafa sözlük tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır.
devamını gör...
otomatik portakal
kitabın ilk sayfalarında alışık olmadığım bir üslup ve dil olunca bunun dışında da; kısa kısa ve henüz ne anlatamaya çalıştığını kavrayamadığım hikayeler yer alınca acayip sıkıldım. sonra yarım bırakmak istemediğimden devamını getirdikçe olay örgüsünün farklı bir yola gittiğini anladım.
kitabın şöyle bir yanı var ki; şiddet tanımını ayrıştırıp önümüze seriyor alex sayesinde. bir katilin belki de şiddeti eğlence aracı olarak gören bir kişi gözünden. kitabın devamında tabi asıl çocuğumuzun yaşını görünce insanın hayreti daha da bir artıyor. bu kadar suça itecek sebepler ne olabilir o yaşta bu çocuğu diye düşünmeden edemiyor insan. bunun cevabını hala bulamasam da insanların, doğru notalara basıldığı müddetçe içlerinden çıkacak olan ezgilerin daha kulağa hoş gelir olduğunu kitabın sonlarında görmek mümkün zaten; yazar bu noktada güzel bir yere temas etmiş..
şiddetin ne kadar kötü olduğunu, insana ve insanlığa ne denli zarar verdiğini de tarihi olaylarla desteklemiş. şiddet, tarihin her anında, dünyanın her yerinde kol geziyor ve bunu bilinçli olarak kamçılayan unsurlar varken tamamen ortadan kalkması da imkansız gibi, bir kere daha inanmış oldum buna.
kitabın şöyle bir yanı var ki; şiddet tanımını ayrıştırıp önümüze seriyor alex sayesinde. bir katilin belki de şiddeti eğlence aracı olarak gören bir kişi gözünden. kitabın devamında tabi asıl çocuğumuzun yaşını görünce insanın hayreti daha da bir artıyor. bu kadar suça itecek sebepler ne olabilir o yaşta bu çocuğu diye düşünmeden edemiyor insan. bunun cevabını hala bulamasam da insanların, doğru notalara basıldığı müddetçe içlerinden çıkacak olan ezgilerin daha kulağa hoş gelir olduğunu kitabın sonlarında görmek mümkün zaten; yazar bu noktada güzel bir yere temas etmiş..
şiddetin ne kadar kötü olduğunu, insana ve insanlığa ne denli zarar verdiğini de tarihi olaylarla desteklemiş. şiddet, tarihin her anında, dünyanın her yerinde kol geziyor ve bunu bilinçli olarak kamçılayan unsurlar varken tamamen ortadan kalkması da imkansız gibi, bir kere daha inanmış oldum buna.
devamını gör...


