van gölü
90'lı yıllarda bir adet canavarının olduğu iddia edilen ülkemizin en büyük gölüdür. (bkz: van gölü canavarı)
suyu sodalı ve tuzludur aynı zamanda volkanik bir göldür. nadir türlerden biri olan inci kefalinin evidir.*
suyu sodalı ve tuzludur aynı zamanda volkanik bir göldür. nadir türlerden biri olan inci kefalinin evidir.*
devamını gör...
yazarların uyumama sebepleri
çünkü malım. sabah uyanınca görcem ebeminkini neyse.
devamını gör...
kunduz
güzel bir soru çözüm uygulaması. üniversiteye hazırlık sürecindeki öğrencilere destek için çok faydalı. ayrıca eğitmen olarak alanınızla ilgili olarak soru çözebiliyorsunuz.
devamını gör...
ingilizcedeki en güzel kelime
marvellous and incredible.
devamını gör...
veba
veba, insanların başlarına gelen bir felaketi önce şaşırarak karşılaması,nedenlerini sorgulaması sonra yavaş yavaş eldeki duruma alışmalarını, hissizleşmelerini anlatıyor. derin bir analiz görüyoruz eser de albert camus bir doktoru, hasta odasını bir fareyi bile o an oranın içindeymişsiniz gibi sunuyor. deney alanına girmiş gibi hapsoluyorsunuz.
insan özgürdür görünen budur fakat yazarımız görmeye cesaret edemediğimiz bir esaretle baş başa bırakıyor bizi. tehlikelerin bizi tutsak ettiğini ölümlerin ne kadar sıradanlaştığını tepkilerin azaldığını vurguluyor. kitabın bir yerinde bir sinek gibi ölüyorlardı yazıyordu.
kayıpların, gidişlerin önemi olmadığı bir dünyanın yansıtılması gibiydi.
kitaptaki beklenmedik veba salgınını günümüzde coronavirüs salgınıyla uyarladığımızda insanlığın vermiş olduğu tepkinin hiç değişmediğini tüm şeffaflığıyla görmüş oluyoruz. hatta 1947 de yayınlanan bu eserin tüm zamanların gerçekliğine ışık tutmuş olması, hep aynı döngünün içindeymişiz gibi hissettiriyor.
veba, salgın adı altında insanın korkularını,ızdıraplarını karanlık duygularını temsil eder. camus, dini öğretilerin insanın hayatı sorgulamasında yeterli kalmadığını gösteriyor. insanın kendi kendini kolayca yok edebileceğini sembollerle anlatıyor. kitaptaki baş karakter doktordur. her türlü zorluğa rağmen ayakta durmaya çalışan ve insanlara umut olan bir karakterdir. veba'yı anlamaya algılamaya çalışan ve bunun önlenmesi için sorgulamayı yapan insanın temsilidir. hayata anlam katmanın bizim elimizde olduğunu çağırıştırır.
veba etkili olduğu oranda vasatlığı da artıyordu.aramızdan hiç kimsenin artık öyle coşkulu duyguları yoktu.herkes tekdüze duygular içindeydi. artık bunun sonu gelmeli, diyordu…
artık bunun bir sonu gelmeli! düşündüren, sorgulattıran, katlanamadığımız duyguları anlatan, bilmeden acı çektiğimizi farkına vardıran bir eser. camus farkıyla...
insan özgürdür görünen budur fakat yazarımız görmeye cesaret edemediğimiz bir esaretle baş başa bırakıyor bizi. tehlikelerin bizi tutsak ettiğini ölümlerin ne kadar sıradanlaştığını tepkilerin azaldığını vurguluyor. kitabın bir yerinde bir sinek gibi ölüyorlardı yazıyordu.
kayıpların, gidişlerin önemi olmadığı bir dünyanın yansıtılması gibiydi.
kitaptaki beklenmedik veba salgınını günümüzde coronavirüs salgınıyla uyarladığımızda insanlığın vermiş olduğu tepkinin hiç değişmediğini tüm şeffaflığıyla görmüş oluyoruz. hatta 1947 de yayınlanan bu eserin tüm zamanların gerçekliğine ışık tutmuş olması, hep aynı döngünün içindeymişiz gibi hissettiriyor.
veba, salgın adı altında insanın korkularını,ızdıraplarını karanlık duygularını temsil eder. camus, dini öğretilerin insanın hayatı sorgulamasında yeterli kalmadığını gösteriyor. insanın kendi kendini kolayca yok edebileceğini sembollerle anlatıyor. kitaptaki baş karakter doktordur. her türlü zorluğa rağmen ayakta durmaya çalışan ve insanlara umut olan bir karakterdir. veba'yı anlamaya algılamaya çalışan ve bunun önlenmesi için sorgulamayı yapan insanın temsilidir. hayata anlam katmanın bizim elimizde olduğunu çağırıştırır.
veba etkili olduğu oranda vasatlığı da artıyordu.aramızdan hiç kimsenin artık öyle coşkulu duyguları yoktu.herkes tekdüze duygular içindeydi. artık bunun sonu gelmeli, diyordu…
artık bunun bir sonu gelmeli! düşündüren, sorgulattıran, katlanamadığımız duyguları anlatan, bilmeden acı çektiğimizi farkına vardıran bir eser. camus farkıyla...
devamını gör...
haldun taner
kime kalmış bu dünya? hepsi gidecek, hepsi. kralı da, karunu da. *
devamını gör...
tatlı su solcusu
(bkz: sen ne diyorsun lan deyişik)
devamını gör...
previously on denince akla ilk gelen dizi
previously on the vampire diaries.
devamını gör...
julie london
geçtiğimiz yüzyılın caz efsanelerinden, amerikalı kadın şarkıcıdır. ruhları sakinleştiren esrarlı sesiyle ve arada yaptığı nüktedan tonlamalarıyla gözümde dişiliğin en üst mertebesindedir.
2000 yılında hayata veda eden sanatçı, cry me a river klasiğini, bana göre dinah washington’ dan sonra en güzel yorumlayan ikinci kadındır.
fakat ben, başka bir yorumunu paylaşmak isterim; broken hearted melody...
2000 yılında hayata veda eden sanatçı, cry me a river klasiğini, bana göre dinah washington’ dan sonra en güzel yorumlayan ikinci kadındır.
fakat ben, başka bir yorumunu paylaşmak isterim; broken hearted melody...
devamını gör...
fakirliğini tek cümleyle anlat
bugün aldığım kahvenin plastik bardağını eve getirdim.
devamını gör...
şimdiki maymunlar neden insan olmuyor sorunsalı
dün pide almaya gittiğim fırında dönen lakırdı. hararetli bir şekilde evrim teorisini tartışıyordu vatandaşlar. ben pidemi aldım çıktım. ülkem adına umutlarımı koruduğum bir tartışmaya kulak misafiri olmanın tadı bambaşka be.
devamını gör...
düğünlerden nefret etme sebepleri
olmayan sebeplerdir.
düğün gibi boktan bir organizasyondan nefret etmek için sebep mi gerekiyor alüminyum?
altın tak, akraba terörüne maruz kal, dünyanın en gerzek şarkılarını en yüksek seste dinlemek zorunda kal ve bir de oynamaktan götü başı gezegenin zıt kutuplarına dağılan teyze ve dayıları seyretmekten gözlerin kanasın...
neyse ki bu konuda mükemmel derecede şanslıyım. annem ve babam düğün falan yapmamış. bu kafada olan insanlar da düğüne falan gitmiyor haliyle.
hatta bizimkiler olayı nirvanaya taşıdı; yüzük müzük de takmıyorlar. ben de evde gerzek düğün fotoğrafları görüp kusmuyorum.*
düğün gibi boktan bir organizasyondan nefret etmek için sebep mi gerekiyor alüminyum?
altın tak, akraba terörüne maruz kal, dünyanın en gerzek şarkılarını en yüksek seste dinlemek zorunda kal ve bir de oynamaktan götü başı gezegenin zıt kutuplarına dağılan teyze ve dayıları seyretmekten gözlerin kanasın...
neyse ki bu konuda mükemmel derecede şanslıyım. annem ve babam düğün falan yapmamış. bu kafada olan insanlar da düğüne falan gitmiyor haliyle.
hatta bizimkiler olayı nirvanaya taşıdı; yüzük müzük de takmıyorlar. ben de evde gerzek düğün fotoğrafları görüp kusmuyorum.*
devamını gör...
ben karşının taksisiyim
ömrünün hay aksisiyim... olmaz naaalaaan.
devamını gör...
queen
ıngiliz rock grubu. döneminin en iyisidir. wembley'de verdiği live aid konseri tarihe geçmiştir. vokali freddie mercury öldükten sonra bile yeniden basılıp satışa sunulan bohemian rhapsody'si yok satarak rekor kırmıştır. bohemian rhapsody adında grubu ve freddie'yi anlatan filmi mevcuttur. bu film konser sahneleri birebir çekilen bir filmdir.
--! spoiler !--
filmi izlemeyenler için konser videosu spoiler içerir. filmde beni en etkileyen sahne binlerce kişinin mary austin için söylediği love of my life şarkısıdır. bu şarkı hala en iyi aşk şarkıları listesindedir.
--! spoiler !--
birebir konser sahneleri
--! spoiler !--
filmi izlemeyenler için konser videosu spoiler içerir. filmde beni en etkileyen sahne binlerce kişinin mary austin için söylediği love of my life şarkısıdır. bu şarkı hala en iyi aşk şarkıları listesindedir.
--! spoiler !--
birebir konser sahneleri
devamını gör...
marie curie
7 kasım 1867’de varşova polonya’da dünyaya gelmiştir. rusya hakimiyetindeki polonya’da kadınların üniversiteye gitmesi yasaktır dolayısıyla marie curie ve ablası fransa’ya gidip orada eğitim alabilmek için çalışıp para biriktirmeye başlamışlardır. bir süre sonra parayı biriktirebilip fransa’ya eğitim için gitmişlerdir. ablası tıp, kendisi ise paris üniversitesi’nde fizik okumuştur. bir laboratuvarda çalışmaya başlamış ve o laboratuvarın sahibi pierre curie ile evlenmiştir. uranyumla yaptığı deneyler sonucunda radyoaktiviteyi keşfetmiş, bulduğu elemente memleketini anmak için polonyum ismini vermiştir. birkaç başarısı ise şöyle:
nobel ödülü alan ilk kadındır.
avrupa'da doktora yapmış ilk kadındır.
paris üniversitesi'nde ders veren ve aynı üniversitede profesör unvanı alan ilk kadındır.
iki farklı alanda nobel ödülü almış tek insandır.
nobel ödülü alan ilk kadındır.
avrupa'da doktora yapmış ilk kadındır.
paris üniversitesi'nde ders veren ve aynı üniversitede profesör unvanı alan ilk kadındır.
iki farklı alanda nobel ödülü almış tek insandır.
devamını gör...
günaydın sözlük
güüüünayyydınnnn güneşleriiim!
gerçekten ne derdim vardı da uyandım sabahın köründe bilmiyorum ama olsundu..
uykusuzluğun 50 tonunu yaşadığım bir günden, yine enerjimi güç bela tavan yaptığım bir şekilde günaydın..
bugünü benim gibi yoğun geçirecek herkese kolaylıklar dilerim. yine bir vesikalık fotoğraf faciası yaşamamak için güzelce süslenip püsleneceğim hahahahahahaha
öpüldünüz!
gerçekten ne derdim vardı da uyandım sabahın köründe bilmiyorum ama olsundu..
uykusuzluğun 50 tonunu yaşadığım bir günden, yine enerjimi güç bela tavan yaptığım bir şekilde günaydın..
bugünü benim gibi yoğun geçirecek herkese kolaylıklar dilerim. yine bir vesikalık fotoğraf faciası yaşamamak için güzelce süslenip püsleneceğim hahahahahahaha
öpüldünüz!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
bir gün kaĝıda bir şeyler karalıyordum, baktım ki larktwain yazmışım.
hoşuma da gitti.
bunu kullanayım dedim.
hem de mark twain' i yad etmiş olurum.
hoşuma da gitti.
bunu kullanayım dedim.
hem de mark twain' i yad etmiş olurum.
devamını gör...
shelob
orta dünyanın kötücül yaratıklarından birisi olan shelob, ungoliant'ın kızıdır. orklar tarafından ''hanımefendi'' sıfatı kendisine layık görülmüş ve kendisinden bu şekilde bahsedilmiştir.
önceleri elf diyarında yaşamış olsa da, bu dönem hakkında çok fazla ayrıntı yoktur. bu dönemin sonunda kalıcı konutu olan torech ungol'a yerleşerek yaşamını orada idame ettirmeye başlamıştır.
yaydığı koku sayesinde avının zihnini bulandıran hanımefendi, burada kendisi için stokları ağzına kadar dolu bir ambar inşa etmiştir.
avlarını sarmış sarmalamış özenle ambarına yerleştirmiştir.
insanlar, elfler ve orklardan oluşan leziz yemek portföyüne hobbitleri de eklemek istemiş ancak bu konuda başarılı olamamıştır.
orta dünyanın cesur evladı samwise gamgee, shelob'u karnından yaralamak suretiyle geri püskürtmüştür.
shelob sam'in elinde yıldız camını da görünce, far görmüş tavşandan hallice, güç bela kendisini mağarasına atmıştır. bu da kendisine kapak olmuştur. bu olaydan sonra hanımefendi kayıplara karışmış bir daha kendisinden haber alınamamıştır. öldü mü kaldı mı, halen milleti sarıp sarmalayıp midesine indiriyor mu? ne yazık ki bunun bilgisini haiz değiliz.
shelob aslında sauron için ileri karakol vazifesi görmüştür. ''torech ungol''da yaşamasına izin verilmesinin sebebi tamamen duygusaldır. sauron mordor'a geldikten sonra, ülkesine gizlice girişlerin önünü shelob sayesinde kesmiştir. bu yüzden de kendisine dokunmamıştır. hatta dokunmayı bırakın, hanımefendiye hediyeler göndermiş ve her daim karnını tok sırtını pek tutmuştur.
netice olarak bu kıllı dev örümceği hiç bir zaman sevemedim. babasını da sevmezdim zaten.
önceleri elf diyarında yaşamış olsa da, bu dönem hakkında çok fazla ayrıntı yoktur. bu dönemin sonunda kalıcı konutu olan torech ungol'a yerleşerek yaşamını orada idame ettirmeye başlamıştır.
yaydığı koku sayesinde avının zihnini bulandıran hanımefendi, burada kendisi için stokları ağzına kadar dolu bir ambar inşa etmiştir.
avlarını sarmış sarmalamış özenle ambarına yerleştirmiştir.
insanlar, elfler ve orklardan oluşan leziz yemek portföyüne hobbitleri de eklemek istemiş ancak bu konuda başarılı olamamıştır.
orta dünyanın cesur evladı samwise gamgee, shelob'u karnından yaralamak suretiyle geri püskürtmüştür.
shelob sam'in elinde yıldız camını da görünce, far görmüş tavşandan hallice, güç bela kendisini mağarasına atmıştır. bu da kendisine kapak olmuştur. bu olaydan sonra hanımefendi kayıplara karışmış bir daha kendisinden haber alınamamıştır. öldü mü kaldı mı, halen milleti sarıp sarmalayıp midesine indiriyor mu? ne yazık ki bunun bilgisini haiz değiliz.
shelob aslında sauron için ileri karakol vazifesi görmüştür. ''torech ungol''da yaşamasına izin verilmesinin sebebi tamamen duygusaldır. sauron mordor'a geldikten sonra, ülkesine gizlice girişlerin önünü shelob sayesinde kesmiştir. bu yüzden de kendisine dokunmamıştır. hatta dokunmayı bırakın, hanımefendiye hediyeler göndermiş ve her daim karnını tok sırtını pek tutmuştur.
netice olarak bu kıllı dev örümceği hiç bir zaman sevemedim. babasını da sevmezdim zaten.
devamını gör...
alınan en yanlış karar
kararsızlıktan iyi olduğu iddia edilen karardır.
devamını gör...