aşk kalpte midir beyinde midir sorunsalı
normal bi insanda beyindedir.gidip de evli barklı kadına adama ya da statü olarak cok düşük veya çok yüksek birine aşık olmazsın oldum sanarsin hoşlantıdan öteye gitmez.
devamını gör...
ibb'nin kurban bağışı toplamasına izin verilmemesi
yeniler bilmez, o iyi niyetle yapılan kurban, deri bağışları, siyasal islami besleyen ciddi kaynaklardan biriydi. beslene beslene semirip gelip anamızı s....r sonra ... bu bağışların nasıl bir güç olduğunu yine en iyi bunlar bilir. ne izin vermesi, ölmeyi yeglerler.
devamını gör...
apeiron
anaksimandros için her şeyin nedeni olan ilk varlık. apeiron sonsuzluk anlamına geldiği gibi belirsizlik anlamına da gelmektedir. arkhe sorusunun cevabı bu belirsiz-sonsuz olan şeydir. aslında bu şekilde evrenin ortaya çıkışındaki belirsizliğine vurgu yapılır. yani evrenin neyden oluştuğunu bilemeyiz o halde bu şey sonsuzluktur.
bu kavram soyut bir kavramdır her ne kadar tartışmalar yapılsa da. thales'in problemi su ile çözmeye çalışması anlamsızdı anaximandros için. çünkü nedenler silsilesinde illaki başka bir şeye ihtiyaç duyulacaktı. bundan dolayı çare: apeiron idi.
bu kavram soyut bir kavramdır her ne kadar tartışmalar yapılsa da. thales'in problemi su ile çözmeye çalışması anlamsızdı anaximandros için. çünkü nedenler silsilesinde illaki başka bir şeye ihtiyaç duyulacaktı. bundan dolayı çare: apeiron idi.
devamını gör...
hastanede seks skandalı
bu duyulanı, duyulmayan yüzlercesi var. insanın sağlığı için gittiği yerde böyle bir durumun yaşanması hoş değil. orası insanlara açık ortamlardır. bir de steril olması gereken bir ortamda yapılması hiç hoş olmayan bir durumdur.
devamını gör...
mavi
sürgünümden çıkıp geldiğim renk.
hatta bir ara direkt mavi diye çağırdılar beni, kimi övme kimi dalga geçme amacıyla. duymadım hiç birini, kendime baktım.
daha dün gibi hatırlıyorum, ibrahim daldal'ın kahvesinin önünden gözüken fenerin ardındaki denizin tuzunun tadını. ilk kez o gün, orada tattım ve bir daha da unutmadım. kıyılarda yüzmek, kafamı çevirdiğimde toprak görmek istemiyordum artık, 7 yaşında denize açıldım ilk defa, bir daha da kapanmadım.
gökyüzü derler, kocamandır, kallavidir tüm göğümüzü kaplar ama bir deniz değil benim için, o mavilik yok gökyüzünde, hem de isteğiniz anda içine dalamıyorsunuz fütursuzca? n'apayım öyle maviliği?
ilk tuttuğum balık lidaki idi, pırıl pırıl, ışıl ışıl ufacık bir balık vardı oltanın ucunda, o çırpınıyordu, ben mavinin büyüsüne bir kez daha aşık oluyordum. ben istedim diye tekrar denize attılar onu, sandaldaki poşulu balıkçılar bir kez daha büyüdü gözümde. onlar, o güneş rengi tenleri, deniz tanrılarına adanmış becerileri ile öyle güzellerdi ki, onlardan biri olmak istedim, oldum da.
13 yaşımda ilk kez özgür oldum tam anlamıyla, dayımın teknesini kaçırdım, akranlarım büyüklerinin arabalarını çalar gezerlerdi, ben pancar motorun o deryayı göçüren sesine aşıktım, balıklara, yosunlara, maviye.
adımı deniz koymamışlar diye annemle kavga ettim, adım denize çok yakındı allahtan, fazla uğraşmadım.
ben denizin mavisine, denizin mavisi bana sevdalıydı, hep!
şimdi birbirimize çok uzak olsak da arşipel beni bekliyor biliyorum, yanına yaklaşıp "hişt!" diyeceğim günlerin hatırına yaşıyorum biraz da.
okuyanlara deli saçması bana hayat ışığı.
thalassa!
hatta bir ara direkt mavi diye çağırdılar beni, kimi övme kimi dalga geçme amacıyla. duymadım hiç birini, kendime baktım.
daha dün gibi hatırlıyorum, ibrahim daldal'ın kahvesinin önünden gözüken fenerin ardındaki denizin tuzunun tadını. ilk kez o gün, orada tattım ve bir daha da unutmadım. kıyılarda yüzmek, kafamı çevirdiğimde toprak görmek istemiyordum artık, 7 yaşında denize açıldım ilk defa, bir daha da kapanmadım.
gökyüzü derler, kocamandır, kallavidir tüm göğümüzü kaplar ama bir deniz değil benim için, o mavilik yok gökyüzünde, hem de isteğiniz anda içine dalamıyorsunuz fütursuzca? n'apayım öyle maviliği?
ilk tuttuğum balık lidaki idi, pırıl pırıl, ışıl ışıl ufacık bir balık vardı oltanın ucunda, o çırpınıyordu, ben mavinin büyüsüne bir kez daha aşık oluyordum. ben istedim diye tekrar denize attılar onu, sandaldaki poşulu balıkçılar bir kez daha büyüdü gözümde. onlar, o güneş rengi tenleri, deniz tanrılarına adanmış becerileri ile öyle güzellerdi ki, onlardan biri olmak istedim, oldum da.
13 yaşımda ilk kez özgür oldum tam anlamıyla, dayımın teknesini kaçırdım, akranlarım büyüklerinin arabalarını çalar gezerlerdi, ben pancar motorun o deryayı göçüren sesine aşıktım, balıklara, yosunlara, maviye.
adımı deniz koymamışlar diye annemle kavga ettim, adım denize çok yakındı allahtan, fazla uğraşmadım.
ben denizin mavisine, denizin mavisi bana sevdalıydı, hep!
şimdi birbirimize çok uzak olsak da arşipel beni bekliyor biliyorum, yanına yaklaşıp "hişt!" diyeceğim günlerin hatırına yaşıyorum biraz da.
okuyanlara deli saçması bana hayat ışığı.
thalassa!
devamını gör...
sözlük yazarlarının çocuklarına vermek istedikleri isimler
kafa sözlük yazarlarının çocuklarına vereceği isimleri merak eden başlıktır.
ben vermeyeceğim büyüyünce kendi koysun.
ben vermeyeceğim büyüyünce kendi koysun.
devamını gör...
kolpaçino tayfun
ateş abiyi dolandırıp sabri abiye koşan adamdır. malı getir malı götür başka bişey bilmez. bu saatten sonra ensesinde ayna mı taşısındır. ekmeğindedir işinde gücündedir.
devamını gör...
incek vista
devamını gör...
cenk’in arka bahçesi
bayramda balıkların akvaryumuna kolonya dökmüş. çok tatlı.
devamını gör...
insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
"sana bir şey söyleyeceğim" deyip "neyse, boş ver" diyen insan.
devamını gör...
gece balkonda sigara içmek
babam odamda içmeme izin vermemesi nedeniyle bir zorunluk olsa da zorunluluğu keyifli bir ruhumla baş başa kalma zamanına çevirdiğim zamandır. balkonumun etrafının limon ve portakal ağaçlarıyla çevrili olması ve yağmur yağdığında su geçirmemesi de şansım olsa gerek.
devamını gör...
15 temmuz 2016 darbe girişimi
olayda hayatını kaybeden masum insanları en içten vatansever duygularımla anıyorum.
anlayamadığım konu iktidarın bunu propoganda malzemesi haline getirmesidir. iktidardakiler bu olayı çok iyi bir şekilde kullanmıştır.
tanım: üzerine türlü tartışmaların döndüğü şaibeli girişim.
anlayamadığım konu iktidarın bunu propoganda malzemesi haline getirmesidir. iktidardakiler bu olayı çok iyi bir şekilde kullanmıştır.
tanım: üzerine türlü tartışmaların döndüğü şaibeli girişim.
devamını gör...
flörtün tam bir mal çıkması
cana geleceğine mala gelsin. hemen kaç kurtar kendini hemen hemen!
devamını gör...
ucubeler
bir sirk cücesi olan hans’ın güzeller güzeli trapezci cleopatra’ya duyduğu imkânsız aşkın ve arzunun hikâyesini anlatan 1932 yapımı bu film, ilk dakikalarından son sahnelerine dek, “ötekilerin" ve "ayrımcılığın" ne olduğuna dair pek çok soruya ilham vermiştir.
freaks
sirk çığırtkanının, insanlarda merak uyandıran, ucubenin hikayesine bir giriş niteliğindeki konuşmasına kulak vermek ayrıca önemlidir: “bizde yalan yok dostlarım. elimizde canlı, nefes alıp veren hilkat garibeleri olduğunu söylemiştik. onlara güldünüz, onları görünce ürperdiniz. ama doğumda başınıza bir kaza gelmiş olsa, siz de onlar gibi olabilirdiniz.”
yönetmen tod browning, makyaj ve kostüm kullanmaktansa filmde görüntüleri son derece farklı olan insanları kullandı. kimi doğuştan getirdiği genetik özellikleri nedeniyle kimiyse uğradığı saldırılar sonucunda diğer insanlardan farklı görünüyordu.
filmde yer alan oyuncuların hepsi gerçek hayatlarında görüntüleri nedeniyle sirklerde çalışıyorlardı.
gösterildiği yıllarda seyirciler dayanamayarak sinemayı terketmiş, sonra da filmin sinemalarda gösterilmesi yasaklanmıştır.
sinema tarihinin en rahatsız edici filmlerinden biri olarak kabul edilir.
film adından da anlaşılacağı üzere ucube olarak nitelendirilebilecek insanların hikayesini anlatırken bir bakıyorsunuz ki gerçek ucubeler fiziksel tuhaflıkları nedeniyle diğerlerini ötekileştirilip aşağılayan ve her istediğini yapma hakkını kendinde gören "normal gözüken" insanlar.
freaks
sirk çığırtkanının, insanlarda merak uyandıran, ucubenin hikayesine bir giriş niteliğindeki konuşmasına kulak vermek ayrıca önemlidir: “bizde yalan yok dostlarım. elimizde canlı, nefes alıp veren hilkat garibeleri olduğunu söylemiştik. onlara güldünüz, onları görünce ürperdiniz. ama doğumda başınıza bir kaza gelmiş olsa, siz de onlar gibi olabilirdiniz.”
yönetmen tod browning, makyaj ve kostüm kullanmaktansa filmde görüntüleri son derece farklı olan insanları kullandı. kimi doğuştan getirdiği genetik özellikleri nedeniyle kimiyse uğradığı saldırılar sonucunda diğer insanlardan farklı görünüyordu.
filmde yer alan oyuncuların hepsi gerçek hayatlarında görüntüleri nedeniyle sirklerde çalışıyorlardı.
sinema tarihinin en rahatsız edici filmlerinden biri olarak kabul edilir.
film adından da anlaşılacağı üzere ucube olarak nitelendirilebilecek insanların hikayesini anlatırken bir bakıyorsunuz ki gerçek ucubeler fiziksel tuhaflıkları nedeniyle diğerlerini ötekileştirilip aşağılayan ve her istediğini yapma hakkını kendinde gören "normal gözüken" insanlar.
devamını gör...
marseille
2016-2018 yılları arasında çekilmiş, başrollerinde gérard depardieu ve benoît magimel'in yer aldığı 2 sezonluk politik drama dizisi. şahsımın hoşuna giden bir yapım olmuştur. netflix'te beğendiğim içeriklerdendir. dizinin konusu, marsilya şehrinin yönetimi için hırslı politikacıların entrikaları diyebiliriz. aşk, entrika, politika üçgenine bolca şahit olabiliyoruz. robert taro, şehri 25 senedir yöneten ve sevilen bir belediye başkanıdır. taro'nun sağ kolu olan ve yanında yetiştirdiği lucas barres ise ona içten içe bir kin gütmekte ve arkasından bıçaklamak için uygun bir an beklemektedir. ikisi arasında geçmişte kalmış bir hesap vardır. taro'nun kızı olan julia, genç bir gazetecidir ve hikayede etkin bir rol oynar. taro'nun ailesi de onun politik hesaplaşmasından ziyadesiyle etkilenir. şehirde vuku bulan diğer olaylar da tüm hikayenin tuzu biberi olur. politikada basamakları tırmanmak için ne kadar tavizkâr olunması gerektiğini gözler önüne seren dizi, bir politikacının yaşadıklarını çok gerçekçi bir şekilde anlatıyor. politikada birçok parametrenin ve güç unsurunun olduğunu görebiliyorsunuz. dizide seks, belki de netflix etkeninden ön planda ancak politikanın oyuncuları olan politikacıların da zaafları olduğunu gayet iyi anlatmışlar. hakkında yapılmış yorumlara baktığım zaman bazılarının beğenmediğini görsem de bence gayet sürükleyici ve hoş bir diziydi. tavsiye ederim.
devamını gör...
çocukken alınmadığı için yazarları bugün de üzen şeyler
kardeşim, evet evet, kardeşim. keşke alınsaymış da bizi bu kadar bunalıma sokan bir ergen birey görmeseydik.
umarım birkaç yıl sonra bu düşüncem değişmiş olur.
umarım birkaç yıl sonra bu düşüncem değişmiş olur.
devamını gör...
şövalye
fransızca 'cheval''kelimesinden türeme bir kelime olup ''atlı'' anlamına gelir. kavim göçlerinden sonra 7.yüzyıldan itibaren avrupa'nın dört bir yanında oluşmaya başlayan derebeyliklerinin, küçük krallıkların iç ve dış güvenliğini sağlayan kişlerdi. bi nevi ağanın adamları yani.
şövalyeler, avrupada o dönemlerde düzenli ordu nedir bilinmediğinden dolayı sonraları paralı asker olarak başta haçlı seferi olmak üzere birçok savaşlarda yeraldılar.15.yüzyıldan itibaren yüzlerce derebeyliğie küçük krallığa bölünmüş avrupanın, büyük krallıklar çatısı altında toplanmaya ve düzenli ordu sistemine geçiş ile birlikte önemlerini yitirerek tarih sahnesinden silinmişlerdir.
şövalyeler, avrupada o dönemlerde düzenli ordu nedir bilinmediğinden dolayı sonraları paralı asker olarak başta haçlı seferi olmak üzere birçok savaşlarda yeraldılar.15.yüzyıldan itibaren yüzlerce derebeyliğie küçük krallığa bölünmüş avrupanın, büyük krallıklar çatısı altında toplanmaya ve düzenli ordu sistemine geçiş ile birlikte önemlerini yitirerek tarih sahnesinden silinmişlerdir.
devamını gör...
hoşlanılan kişinin kitap okumayı sevmemesi
böyle net olan biri hayattan ne istediğini bilen biri de olabilir.genelde şunu derler:" severim de vaktim yok". bence hemen damgalanmamalı bir şans verilmeli. ıçinde özgün bir düşünce belki anlayış çıkabilir. tanımakta fayda var.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
-dürtülerini ortak faydaya odakla
-doğru yada kesin olmayan bir şeyi kabul etme
-kendi arzu ve isteklerini kontrol edebileceğin şeylerle sınırla
marcus aurelius
-doğru yada kesin olmayan bir şeyi kabul etme
-kendi arzu ve isteklerini kontrol edebileceğin şeylerle sınırla
marcus aurelius
devamını gör...
