good game -iyi oyun, güzel oyun- anlamına gelen ingilizce kısaltmadır.

bu kısaltmayı ilk gördüğümde 14 yaşlarındaydım. arkadaşımla aramızda geçen konuşmadan anlamını 'g**e geldik' sanmıştım.
devamını gör...

insan haricindeki canlılara kötü davranmak.
devamını gör...

bir marshall curry kısa filmidir. filmin adı the neighbour’s window’dur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yirmi dakikalık bu film uzun metraj bir film tadındadır. kısa film en iyi kısa film oscar’ını da kazanmış ve bence hal etmiştir de.

filmi izlerken aklımda hep kafka vardı. sanırım aklımda hep kafka var. ne izlesem, ne okusam kafka’ya yoruyorum. birçok eserinde pencerelerden bahseder kafka ve kafkaya göre pencere dünya ile ilişki kurabilmek için en güzel, en doğru yöntemdir. içeri girmek ya da dışarı çıkmak mümkün değildir ama insan kendini bir şekilde hem dışarıda hem içeride hissedebilir. dokunulmaz bir gözlemcilik halidir pencere.

ama kafkaya değil marshall curry’ye katıldığım bir durum da var. pencereden bakmak aldatıcı olabilir. hele de başka insanların hayatını izliyorsak.

sahip olduğumuz şeylerle sahip olmak istediklerimizi çarpıştırmak kendimize haksızlık yapmanın en kolay yoludur. çağımızın hastalığı özenmektir, imrenmektir belki de.

asla unutulmaması gereken bir şey var pencereden bakarken. siz pencere kenarında oturup birilerini izlerken başka bir pencere kenarında oturan birileri de sizi izliyor olabilir. her an tetikte olun.

the neighbour’s window
devamını gör...

valiz hazırlamak ne kadar zevkliyse bu da o kadar sinir eden işlemdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hem inanmadığım burcum hem tuttuğum takım...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yönetmen koltuğunda, daniel monzon'un oturduğu, 2009 yapımı hapishane filmi.
aksiyonu bol, dramı bol, oyunculuklar eh işte, verdiği mesajlar oldukça düşündürücü, mutlaka izlenmesi gereken bir film. yaw gel de ispanyol sinemasına hayran olma, ölme, bitme.
filmin içeriğine gelelim:
göreve yeni başlayan juan'ın ilk iş gününde hapishanede isyan çıkıyor ve kendisi bu hengamenin ortasında mahkummuş gibi davranmak zorunda kalıyor.
oyunculuğunu çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.
filmdeki en dikkat çeken karakter ise şüphesiz "malamadre".
kötü biriymiş gibi görünen, başta gıcık kapacağınız ama sonra çoook seveceğiniz bir karakter, tam karizma.
haksızlığa göz yummayan, zeki ve cesur bir karakter kendisi.
filmin özeti niteliğinde olan şu cümlesini de eklemeden geçmeyeceğim:
"hayat farkında olmadan bazen s*k*yr seni
"
beni en çok üzen kısım ise şurası oldu:

moraon'un baş ağrısı onu burada öldürdü.
devamını gör...

ev sahipliği yapıyordur. misafirini de kesin en iyi şekilde ağırlar.
devamını gör...

benim.
ulaşılabilecek kadar müsaitsem görüyorum telefonun çaldığını.
müsait değilsem de amacına uygun hareket ediyor.
*
devamını gör...

bu acıyı burada nasıl tarif edeyim?
devamını gör...

antibiyotiklerin, mikroorganizmalara karşı faydasız hale gelmesi durumu.

başlık vesilesiyle şöyle de bir haber vereyim:

yakın zamanda nature dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, bakterilerin büyük bir kısmında var olan bir enzimi yok etmeyi ve bakterilerin hayatta kalmasını sağlayan moleküllerin üretimine engel olmayı başaran bir bileşik çeşidi bulunmuş. aynı bileşik, insanın vücudundaki bağışıklık seviyesini de artırdığından, bakteri kaynaklı hastalıklara karşı iki farklı koldan etkide bulunuyormuş ve insan vücuduna herhangi bir toksik etkisi de saptanmamış.

yani özetle, bu direnç mevzusu çok yakında tarihe karışabilir. en azından uzunca bir süreliğine... sonra buna karşı da dirençli hale gelebilirler mi, orasını bilemiyorum.
devamını gör...

anneanne=anne. anne

anne= 2 teyze

anneanne=2teyze.2teyze

yani bir anneanne 4 teyzekare oldu

ee noldu şimdi ben niye yaptım bunu?
devamını gör...

hayalini kurduğun bir şeyi gerçekleştirme eşiğini gelince oyun bitiyor ve tüm tadı kaçıyor. mümkünse gerçekleşmeyecek hayaller kurun daha zevkli ya da ben sorunluyum.
devamını gör...

bir an için öfkeye hakim olunamyıp insanlara kem sözler söylendikten, esilip gürlendikten sonra empati yapıp son derece pişman olmak ve acı çelmek. pis bir his.
devamını gör...

yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından
devamını gör...

plasenta ile fetusu birbirine bağlayan iki arter ve bir venden oluşan yapıdır.
devamını gör...

(bkz: dışarıda içine ne katıyorlar bilmiyoruz) diyen anne evhamı içeren garip açıklama...
devamını gör...

kapattım gözlerimi.
el ele miyiz?
yoksa el miyiz birbirimize?
ben yine de yüreğini,
hayal edeyim derim.
hayal meyal dolaşsın,
ellerim saçlarında.
dalgın kederli ruhum,
sarsın belini.
yorgun yüreğimi
ağlarken buldum.
yaşlarımı öptüm de içtim.
ağzım burnum kan içinde.
sonra ben denizi de
hayal ederdim.
yıldızlar ararken,
gördüm poseidon’un mızrağını.
aldım elime de ne yanıma
saplayacağımı bilemedim.
başak tarlasının ortasındayım.
esmer ellerine ne çok yakışıyordu,
başak taneleri.
kurak bozkırın yakıcı sıcağındayım.
bir ağacın altındayım.
bir gölge kapladı tüm benliğimi.
gölgeden çıktı bir gökkuşağı.
simsiyah bir kuşak.
işte o kuşakla bağladığım gözlerimi,
sımsıkı kapattım.
devamını gör...

amerika birleşik devletleri'nde bulunan ve sıklıkla dünya dışı yaşam ile ilişkilendirilen, sivillerin içeriye girmesinin kesinlikle yasak olduğu araştırma merkezi. ancak bilindiği kadarıyla burada yapılan iş dünya dışı yaşamla değil, gizli askeri teknolojiler ve silah geliştirmek gibi amaçlarla ilgili.

savunma bakanlığına bağlı olan ve hava kuvvetleri tarafından idare edilen bu bölge, askeri deneme bölgesi olan nevada test sahası ile bağlantılı. aquatone projesi kapsamında geliştirilen, stratejik keşif uçağı lockheed u-2'nin deneme aşamasında keşfedilen bölgede, 20. yüzyılın ortalarında kuruldu.

birkaç yıl sonra oxcart projesi de burada geliştirildi. bunların sovyetlere karşı başarısız olmasının ardından bu kez d-21 tagboard projesi geliştirildi. bunlar bugün bildiğimiz drone'ların bir anlamda atalarıydı.

soğuk savaş döneminde bölge, ele geçirilen sovyet uçaklarının test edilip incelenmesi amacıyla da kullanıldı. sonrasında yine farklı savaş teknolojileri geliştirilmeye devam edildi.

***

bölge, doğal olarak sıkı güvenlik önlemleriyle korunuyor. bir devletin savaş esnasında kullanacağı teknolojilerin gizliliğini sağlamasından doğal bir şey yok. ancak komplo teorisyenleri, bölge ile ilgili çeşitli söylentiler uydurmakta gecikmedi. bunlara göre bölge, uzaydan gelen ziyaretçilerin saklandığı, ufoların girip çıktığı ve bu yüzden de içeriye girmeye çalışanların güvenlik görevlileri tarafından vurulduğu bir yer.

söylentilerin çıkış nedeni biraz da bölgede görülen ufo vakalarındaki artış. ancak yüksek ihtimalle, dünya dışından geldi sanılan araçlar, amerika'nın geliştirdiği, avro canada vz-9 avrocar olarak anılan şu türden araçlar:


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

***

geçen yıl facebook'tan bir organizasyon planlandı, hatırlarsınız. amaç içerideki "uzaylı"ları görmek için bölgeye siviller tarafından hücum edilmesiydi. yaklaşık 1,5 milyon insan bu organizasyona katılacağını bildirse de, hemen hemen 3000 kşi katıldı ve bunların sadece 150 kadarı bölgeye yaklaşmayı denedi. 5 kişi de bu arada tutuklandı. organizasyonun "şaka" amaçlı olduğu duyurulsa da, hava kuvvetleri bölgeye girmeye çalışanların engelleneceği duyurusunu çoktan yapmıştı bile.
devamını gör...

okuduğum şehre geldim, üniversiteye de uğrayayım dedim. fakülte bahçesinde tüm akademik kadro toplanmış, beni de oturttular. avlu şampiyonlar ligi gibi, profesörler, doçentler, dekan bey daha yeni yukarı çıktı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim