yazarların yaşamak isteyeceği kitaplar
harry potter tabii ki.
devamını gör...
ırkçılık
her insanda aşırı sırıtan ve gereksiz duran bir şey bu. türk ırkçısı da, kürt ırkçısı da aşırı itici ve sempatiden uzak oluyor. türk, kürt veyahut başka milletlerin ırkçıları tedavi görmeliler...
ek olarak, böylesine güzel bir sözlük platformunda ırkçı girdilerin girilmesi ne yazık ki sözlüğü inci sözlük'ün ikinci jenerasyonu gibi ergen yuvasına çevirmekle kalmaz, altına dinamit döşeyip sonunu bugünkü inci sözlük haline getirir. moderasyonun bu kısma el atması gerekiyor
ek olarak, böylesine güzel bir sözlük platformunda ırkçı girdilerin girilmesi ne yazık ki sözlüğü inci sözlük'ün ikinci jenerasyonu gibi ergen yuvasına çevirmekle kalmaz, altına dinamit döşeyip sonunu bugünkü inci sözlük haline getirir. moderasyonun bu kısma el atması gerekiyor
devamını gör...
dispatches from elsewhere
jason segel'in yaratıcısı olduğu amazon prime dizisi. segel, aynı zamanda peter karakterini canlandırıyor. eve lindley, andre 3000 ve sally field dizideki diğer üç ana karakteri canlandıran isimler. eve lindley, kendisinin de gerçekte olduğu gibi trans bir kadın olan simone rolüne hayat veriyor ve performansı gerçekten izlemeye değer.
dizinin gizemli ve alışılagelmedik bir tarzı var. ilk bölümlerde çok fazla duygu ve kafa karışıklığı yaşadığım için diziye ilk iki bölümden sonra ısındım. müzikleriyle, değindiği konular ve farkındalıklarla ortalamanın altında kalmayan deneysel bir dizi olduğunu söyleyebilirim.
müzikleri mutlaka dinlenilmeli.. *
hani, hepimiz hayatlarımızı gerçekleştirirken bizi aşağıya çeken, durduran bir çok sorunla, sıkıntıyla karşılaşırız. ve bunların hepsi kişinin biricik hissiyatından ötürü bize özgü gelir, sanki bir tek bizim başımıza gelirmiş gibi, sanki yalnızızdır bu konuda, kendimize öyle bir pay biçeriz, alan açarız. ama o kadar da özel değilizdir şu koca evrende. en azından bu şekilde gerçekleşmez özel oluşumuz. herkes gibiyizdir. herkes yaşar bunları biz bilmiyor olsak da. o yüzden özelizdir.* sen veya ben değil. biz. biraz da bunu anlatır sanki dizi.
değişim, birbirimizi bulduğumuzda gelir. birbirimizi bulduktan sonra, birleşmiş ruhlarımızın enerjisi uçmaya ve etrafımızdaki dünya değişmeye başlar.
dizinin gizemli ve alışılagelmedik bir tarzı var. ilk bölümlerde çok fazla duygu ve kafa karışıklığı yaşadığım için diziye ilk iki bölümden sonra ısındım. müzikleriyle, değindiği konular ve farkındalıklarla ortalamanın altında kalmayan deneysel bir dizi olduğunu söyleyebilirim.
müzikleri mutlaka dinlenilmeli.. *
hani, hepimiz hayatlarımızı gerçekleştirirken bizi aşağıya çeken, durduran bir çok sorunla, sıkıntıyla karşılaşırız. ve bunların hepsi kişinin biricik hissiyatından ötürü bize özgü gelir, sanki bir tek bizim başımıza gelirmiş gibi, sanki yalnızızdır bu konuda, kendimize öyle bir pay biçeriz, alan açarız. ama o kadar da özel değilizdir şu koca evrende. en azından bu şekilde gerçekleşmez özel oluşumuz. herkes gibiyizdir. herkes yaşar bunları biz bilmiyor olsak da. o yüzden özelizdir.* sen veya ben değil. biz. biraz da bunu anlatır sanki dizi.
değişim, birbirimizi bulduğumuzda gelir. birbirimizi bulduktan sonra, birleşmiş ruhlarımızın enerjisi uçmaya ve etrafımızdaki dünya değişmeye başlar.
devamını gör...
hayvan çiftliği
bu kadar basit bir anlatımın bu kadar çok önemli mesaj verebileceğine şaşırıyorsunuz okurken.
devamını gör...
24 mart 2021 fahrettin koca tweeti
her şeyden önce akplidir. sonra sağlık bakanı. şaşırtmamış, kendine yakışanı yapmıştır.
devamını gör...
doğal kadın
hiç çıt kırıldım olmadık mesela. diğer kadınlar gibi kapımız açılmadı. sandalyemiz çekilmedi. çiçek dalında güzel dedik çiçek istemedik. buluşacağımız zaman sen adresi ver ben gelirim dedik. sen gel al demedik. ağzımız dolusu küfür ettik yeri gelince. salaş bir kafede keyifle çay içtik. lüks restoranlara ne gerek var deyip özel günlerimizde evimizde bir kase şarap yeter dedik.
sonra ne mi olduk?
fazla doğallıktan,
zamanla görülmez olduk
ve unutulduk...
sonra ne mi olduk?
fazla doğallıktan,
zamanla görülmez olduk
ve unutulduk...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının akrostişleri
yalnızlık
yeter dedim artık,
azat et beni yalnızlık.
lafların yetmedi mi
numaraların bitmedi mi
ızdırapların öldürmedi mi
zamanı artık gelmedi mi.
lütfedip gelmişsin ama
ısınamadım bir türlü sana
kor ateşler içinde yanıyorum anlasana...
yeter dedim artık,
azat et beni yalnızlık.
lafların yetmedi mi
numaraların bitmedi mi
ızdırapların öldürmedi mi
zamanı artık gelmedi mi.
lütfedip gelmişsin ama
ısınamadım bir türlü sana
kor ateşler içinde yanıyorum anlasana...
devamını gör...
8 mart dünya emekçi kadınlar günü
şuna inanmak gerekir ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.
mustafa kemal atatürk
8 mart dünya kadınlar günü'müz kutlu olsun.
mustafa kemal atatürk
8 mart dünya kadınlar günü'müz kutlu olsun.
devamını gör...
türkiye’nin girişine yazılması gereken söz
adaletsizlikler ülkesine hoş geldiniz.
devamını gör...
almanların en iyi olduğu konu
(bkz: analitik düşünme)
devamını gör...
akvaryum koyu
ege ve akdeniz'de kaç tane olduğunu merak ettiğim koy ismi. her tatil mekanında tekne turlarında bir akvaryum koyuna uğruyorlar, artık millet ne bilecek diye götürüp ahanda burası mı diyorlar bilmiyorum.
devamını gör...
görgüsüzce davranışlar
genel tanım olarak görgüsüzlük; toplum içerisinde nasıl davranacağını bilmemek, görgü sahibi olmamak şeklindedir.
(bkz: id) adı verilen benlikleri ile hareket eden bu insanları kendini yetiştirememiş insanlar kategorisine rahatça alabilir.
son karşılaştığım örnek, oturduğumuz apartmandan geliyor. benden biraz büyükçe bir komşumuz evi ne kadara aldığımızı sordu ve daha ben cevap veremeden kendisinin sitede dört dairesi olduğunu, yakınca bir konumda da iki dairesi daha olduğunu söyledi.
görgüsüzlük ve görgüsüzler her yerde.
(bkz: id) adı verilen benlikleri ile hareket eden bu insanları kendini yetiştirememiş insanlar kategorisine rahatça alabilir.
son karşılaştığım örnek, oturduğumuz apartmandan geliyor. benden biraz büyükçe bir komşumuz evi ne kadara aldığımızı sordu ve daha ben cevap veremeden kendisinin sitede dört dairesi olduğunu, yakınca bir konumda da iki dairesi daha olduğunu söyledi.
görgüsüzlük ve görgüsüzler her yerde.
devamını gör...
dedesi geçmişte zengin olan kişi
bütün dedeler mi aynı bu nasıl bir şey. resmen kandırılıyoruz koca koca adamlar tarafından.
devamını gör...
turkovac
her şeye plandemi diyenler, o aşının içinde biontech veya sinovac olmadığına inanacak mı?
bidonlarla gelip, ampullerere doldurulmadığı ne malum.
benim, devlete güvenim tam da bir tür ikna taktiği olabilir mi diye bir an aklıma gelmedi değil.
bana ilaç olsun, aşı olsun yeter, yerli yabancı takıntım yok.
ucunda, pandemi finali varsa, çipi olsa razıyım. bana bir şey olmaz evelallah.
bidonlarla gelip, ampullerere doldurulmadığı ne malum.
benim, devlete güvenim tam da bir tür ikna taktiği olabilir mi diye bir an aklıma gelmedi değil.
bana ilaç olsun, aşı olsun yeter, yerli yabancı takıntım yok.
ucunda, pandemi finali varsa, çipi olsa razıyım. bana bir şey olmaz evelallah.
devamını gör...
filin yolculuğu
bugün bitirdiğim( bitirebildiğim) jose saramago kitabı.
daha önce körlük ve görmek kitabıyla tanımıştım kendisini. noktalama işaretleri kullanmaması ve konuşma başlıklarını açmaması yazarı bilen herkesce bilinir. ha işte onun 10 katı olarak düşünün kitabı. uzun cümlelerin içinde ,bazen kim kim, kim neyi dedi diye 2/3 kere okumak durumunda kaldım.
kitabın konusu sadece şu: süleyman adlı fil ve bakıcısı subhro , portekiz kralının emrindeyken avusturya arşidüküne hediye edilmek istenir. arşidükün hediyeyi kabul etmesiyle filin yolculuğu başlar.
kitabın etkileyiciliği konusunda değil, konunun işlenişinde. bu yolculuk tabi ki bürokrasinin ağına takılacaktı. bakıcı subhro aslında farklı bir karakter. akıllı ve mantıklı.politiklikliği de bu mantığından kaynaklanır. arşidük ise lutherci. kilise hapishanesinden çıkıp ülkeyi özgürleştirme ve modernleştirme taraftarı. ama korkuları var ve görüşünü ulu orta dile getirmiyor. yol üzerinde konaklama yerlerindeki halkın düşünce yapıları, askerler,ırgatlara hatta filin bile aklına girerek olası düşüncelerini mizahi bir dille aktarmıştır. aralara kilise karşıtlığını da serpmeyi unutmamıştır.
kitabın çoğunluğu yazarın hastane odasında yazılmış ve yazarın da son kitaplarından biridir.
kitap ise gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmıştır.gilda lopes encarnaçao adlı bir arkadaşıyla buluşmalarında ,kendisine 16.yy’da 3.don joao döneminde, 1551’de bir filin lizbon’dan viyana’ya yolculuğunu anlatmış ve kitabın doğuşu da bu hikayeyle olmuş.
kitap ile ilgili görüşüme gelince; kitapta sürükleyici bir konu bekliyorsanız sizi hayalkırıklığına uğratabilir. ama esprili dili ile okunmaya değer bir kitap.
daha önce körlük ve görmek kitabıyla tanımıştım kendisini. noktalama işaretleri kullanmaması ve konuşma başlıklarını açmaması yazarı bilen herkesce bilinir. ha işte onun 10 katı olarak düşünün kitabı. uzun cümlelerin içinde ,bazen kim kim, kim neyi dedi diye 2/3 kere okumak durumunda kaldım.
kitabın konusu sadece şu: süleyman adlı fil ve bakıcısı subhro , portekiz kralının emrindeyken avusturya arşidüküne hediye edilmek istenir. arşidükün hediyeyi kabul etmesiyle filin yolculuğu başlar.
kitabın etkileyiciliği konusunda değil, konunun işlenişinde. bu yolculuk tabi ki bürokrasinin ağına takılacaktı. bakıcı subhro aslında farklı bir karakter. akıllı ve mantıklı.politiklikliği de bu mantığından kaynaklanır. arşidük ise lutherci. kilise hapishanesinden çıkıp ülkeyi özgürleştirme ve modernleştirme taraftarı. ama korkuları var ve görüşünü ulu orta dile getirmiyor. yol üzerinde konaklama yerlerindeki halkın düşünce yapıları, askerler,ırgatlara hatta filin bile aklına girerek olası düşüncelerini mizahi bir dille aktarmıştır. aralara kilise karşıtlığını da serpmeyi unutmamıştır.
kitabın çoğunluğu yazarın hastane odasında yazılmış ve yazarın da son kitaplarından biridir.
kitap ise gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmıştır.gilda lopes encarnaçao adlı bir arkadaşıyla buluşmalarında ,kendisine 16.yy’da 3.don joao döneminde, 1551’de bir filin lizbon’dan viyana’ya yolculuğunu anlatmış ve kitabın doğuşu da bu hikayeyle olmuş.
kitap ile ilgili görüşüme gelince; kitapta sürükleyici bir konu bekliyorsanız sizi hayalkırıklığına uğratabilir. ama esprili dili ile okunmaya değer bir kitap.
devamını gör...
29 ekim cumhuriyet bayramı
2021 itibariyle cumhuriyet’in ilanı olan 29 ekim 1923 tarihinden sonra 97.kez kutlanacak olan bayramdır, yani cumhuriyet’in 98. yıl dönümüdür. ata acaba şu an devlet ile ilgili ne düşünüyordur? ata acaba bizimle ilgili şu an ne düşünüyordur?
devamını gör...
babanın en iyi olduğu konu
çok güzel soğan doğrar
devamını gör...
yasaklanması gereken şeyler
1. hayvan avcılığı,
2. hareket halinde iken sigara içilmesi ( özellikle insanların kalabalık olduğu yerlerde)
3. televizyondaki tüm ticari kayıtları olmayan firmaların reklam yapmaları ( 2 kavanoz bala 2 kavanoz bal hediye, ya da ücretsiz diye satılan saçma sapan bir ürünün kargo fiyatının 99 tl olması gibi, insanlarımızı kandıran tüm reklamların yasaklanması),
4. insan beynini uyuşturan, geriliğe yol açan saçma sapan tv programlarının, dizilerin, izdivaç programlarının,
5. ülkemin ormanlarının saçma sapan sebeplerle talan edilmesinin yasaklanmasını isterdim.
6. çocuk işilerin yasaklanması. onların yeri okul olması gerekiyor.
2. hareket halinde iken sigara içilmesi ( özellikle insanların kalabalık olduğu yerlerde)
3. televizyondaki tüm ticari kayıtları olmayan firmaların reklam yapmaları ( 2 kavanoz bala 2 kavanoz bal hediye, ya da ücretsiz diye satılan saçma sapan bir ürünün kargo fiyatının 99 tl olması gibi, insanlarımızı kandıran tüm reklamların yasaklanması),
4. insan beynini uyuşturan, geriliğe yol açan saçma sapan tv programlarının, dizilerin, izdivaç programlarının,
5. ülkemin ormanlarının saçma sapan sebeplerle talan edilmesinin yasaklanmasını isterdim.
6. çocuk işilerin yasaklanması. onların yeri okul olması gerekiyor.
devamını gör...
